Etiket: kayıp çocuklar

  • DEM Parti’den kaybolan çocuklar için Meclis’e acil toplantı çağrısı

    DEM Parti’den kaybolan çocuklar için Meclis’e acil toplantı çağrısı

    PİRHA- DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, kaybolan çocuklara ilişkin Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nu acil toplantıya çağırdı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, Diyarbakır’ın Rezan (Bağlar) ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran ve kaybolan diğer çocuklar için Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nu acil toplantıya çağırdı.

    Komisyonun çağırılmasına ilişkin verilen dilekçede, her yıl çok sayıda çocuğun kaybolduğuna dikkat çekilirken, kamunun gerekli önleyici politikaları belirlemesini gerektirdiği belirtildi.

    KAYIP ÇOCUKLAR

    Dilekçe de ayrıca, “Kayıp çocuk vakalarında sistematik arama çalışmalarının yapılmaması özellikle ebeveynlerin ve toplumun tamamının güvensiz hissetmesine sebep olmaktadır. Son olarak Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe mahallesinde 21 Ağustos tarihinde kaybolan ve henüz bulunmayan 8 yaşındaki Narin Güran vakası, bu sorunun aciliyetini ve önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kayıp çocuklar konusunda daha etkin ve hızlı çözümler üretilmesi, toplumun geleceği açısından hayati derecede önem taşımaktadır. Tüm bunlardan hareketle komisyonun bünyesinde çalışan Çocuk Hakları İnceleme Komisyonu, kayıp çocuk vakalarına dair acil bir toplantı yapmalı ve kayıplarla etkin mücadele için inisiyatif almalıdır” denildi.

    DEM Partili Güneş, konuya dair Meclis’e, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Güneş, her iki bakanlığa şu soruları yöneltti:

    * “Türkiye’de 2016 yılından bu yana kaybolan çocukların sayısına dair bakanlığınız tarafından tutulan herhangi bir veri mevcut mudur? Mevcutsa bu veriler kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır?

    * Kayıp çocukların bulunması için bakanlığınız tarafından yürütülen özel projeler veya programlar var mıdır? Varsa, bu projelerin etkinliği ve sonuçları hakkında bilgi verir misiniz?

    * Kayıp çocukların bulunmasında ailelere sağlanan psikolojik ve hukuki destek hizmetleri nelerdir? Bu hizmetlerin yeterliliği konusunda bir değerlendirme yapılmış mıdır?

    * Kayıp çocuklarla ilgili veri paylaşımının düzenli olarak yapılması adına bakanlığınız tarafından bir çalışma planlanmakta mıdır?

    * Yakın zamanda kaybolan Narin Güreli ve diğer kaybolan çocukların görünürlüğü için bakanlığınızın ne tür planları var?”

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti: Deprem sonrası kaybolan çocukların akıbeti Meclis tarafından araştırılsın!

    DEM Parti: Deprem sonrası kaybolan çocukların akıbeti Meclis tarafından araştırılsın!

    PİRHA – DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sezai Temelli, Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından kaybolan çocukların akıbetinin araştırılması için Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.  168 çocuk için arama ilanı olduğunu belirten Koçyiğit ve Temelli, çocukların tarikatlara ve cemaatlere verildiği iddialarını vurguladılar. 

    6 Şubat 2023’te meydana gelen Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından kaybolan çocukların akıbeti, bir kez daha Meclis gündemine taşındı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, depremlerin ardından kaybolan çocukların akıbetinin araştırılması, sorumluluğu ve ihmali bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının tespit edilmesi amacıyla Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

    Kayıp çocuk vakalarına ilişkin kapsamlı araştırma ve inceleme sürecinin başlatılmasını isteyen DEM Parti, kayıpların kayıtlarının tutulduğu bir veri tabanının oluşturulması, söz konusu kayıp vakalarına ilişkin ihmali ve sorumluluğu bulunan kamu kurum, kuruluşların tespit edilmesi, kayıpların bulunması için çözümlerin hayata geçirilmesi amacıyla Anayasanın 98’inci TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını talep etti.

    168 ÇOCUK İÇİN ARAMA İLANI!

    DEM Parti Grup Başkanvekilleri Koçyiğit ile Temelli, depremin ilk gününden itibaren kayıp çocuk ihbarlarının gündemde olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptılar:

    “Çocukların kaçırıldığı, koruyucu ailelere verildiği, vakıf ve cemaat gibi dini tarikatlara teslim edildiği yönünde birçok haber basına yansıdı. Depremin ilk günlerinde medyaya yansıyan görüntülerde yeni doğmuş bebeklerin özel jet ve uçaklarla başka illere taşındığı görülürken, bazı çocukların ise İnsani Yardım Vakfı’na (İHH) ait lüks villalarda kaldığı görüntüleri ortaya çıkmıştı. Kamuoyunda büyük tepkiye neden olan bu görüntüler nedeniyle, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, yazılı bir açıklamayla kayıp çocuk vakaları olmadığını kamuoyuna açıklamıştı. Ancak Afet- Çocuk Sivil Koordinasyon ekibi 11 Şubat’ta yayınladığı bilgi notundan deprem bölgesinde en az 168 çocuk için arama ilanı olduğunu aktarmış; bunun üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıp çocuk vakalarının olduğunu ve araştırdığını açıklamak zorunda kalmıştı. Fakat kayıp çocuklara ilişkin bakanlık şimdiye kadar kapsamlı bir araştırma ve soruşturma süreci yürütmediğini söyleyebiliriz. Çünkü aradan geçen bir yıla rağmen depremzede kaybolan çocuklar en önemli ve can yakıcı sorun olarak gündemdeki yerini korumaktadır.

    Türkiye’de çocuk hakları alanında çalışma deneyimi olan gönüllülerden oluşan Afet-Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından kayıp çocuklara ilişkin sosyal medya taraması sonucunda çok sayıda kayıp çocuk ilanı ve haberine rastladıklarını belirterek, buradan yola çıkarak kayıt tutmaya ve veri tabanı oluşturmuşlar. Afet- Çocuk Sivil Koordinasyon ekibi depremin hemen ardında yaptıkları 2 aylık çalışmanın sonucunda 670’e yakın kayıp çocuk başvurusuna ulaştıklarını kamuoyuna açıkladılar. Bu bilgiye yalnızca Türkçe sosyal medya taramaları sonucu ulaştıklarını ifade ettiler. Buna Arapça ve Kürtçe dilinde aramaların dâhil olmadığını ve sosyal medya kullananların sayılarının sınırlı olduğu gerçeğinden hareketle bu sayının çok daha yüksek olabileceğine ifade etmektedirler.
    Yeni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise; kayıp çocuklar olmadığını ve yakınlarını yitiren çocuklarla ilgili ilk günden itibaren kamuoyunun şeffaf şekilde bilgilendirildiğini söyleyerek tüm iddiaları yalanladı. Oysa 6 Şubat depreminin ardından aileler kaybolan yakınlarının bulunması amacıyla bir dernek dahi kurdular.

    ÇOCUKLARIN CEMAAT VE TARİKATLARA VERİLDİĞİ İDDİASI!

    Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (DEMAK) 1 Şubat 2014 tarihinde Ankara Ulus meydanında depremde kaybolan yakınlarının bulunması amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. DEMAK Genel Sekreteri Sema Güleç tarafından okunan basın açıklamasında 38’i çocuk olmak üzere 145 kişinin akıbetinin hala bilinmediğini belirtti. Depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bir taraftan aileler kayıplarını ve çocuklarını ararken bir taraftan bu konunun muhatabı ve sorumluluğu bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş kayıp olmadığını söylemektedir.

    Depremin ilk günden itibaren ve sonrasında kayıplı hale gelen, hakkında arama ilanları verilen, refakatiz kalan, koruyucu ailelere verilen, cemaat ve tarikatlara verildiği iddia edilen, kaçırılma ihtimali olan, devlet koruması altında bulunan, hayatını kaybetmiş ve kimsesizler mezarlığına defnedilen tüm kayıp çocuk iddialarının araştırılması için meclis sorumluluk almalı tüm iddiaları araştırarak kamuoyu bilgilendirilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gergerlioğlu: Depremde kaybolan çocuklar nerede?

    Gergerlioğlu: Depremde kaybolan çocuklar nerede?

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 6 Şubat depreminde kaybolan çocukların akıbetini sordu. Gergerlioğlu, hastane giriş kayıtları olmasına rağmen kimi çocukların kaybolduğunu belirterek “AK Parti’lilere, MHP’lilere soruyorum buradan, niye cevabınız yok?”

    İYİ Parti’nin depremde kaybolan çocuklar araştırılsın” önerisi üzerine konuşan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, önergeyi desteklediklerini söyleyerek kayıp çocukların nerede olduğunu sordu.

    Depremzede ailelerin, halen çocuklarını aradığını belirten Gergerlioğlu, Meclis’te şu konuşmayı yaptı:

    “Eski Aile Bakanı diyor ki: ‘Kaybolan çocuklar herhâlde sağlık kuruluşlarındadır.’ Yeni Aile Bakanı da diyor ki: ‘Kayıp çocuk yok’ ama yüzlerce çocuk ve insan kayıp. ‘Bu devlet nerede?’ diye aileler soruyor, iktidardan çıt yok. Bakın, işte size bir vaka anlatacağım: Fadime Gökçe, Kahramanmaraş’ta kızını arıyor. Kızı eşiyle birlikteydi deprem gecesi kayboluyor. Sonrasında eşi Barış Gökçe’nin cenazesi, Ebrar Sitesinin enkazında bulundu. Fikriye Aybüke Körük bulunamadı. Fadime Gökçe günlerce kızını enkazın başında bekledi fakat çıkmadı. Annesi Fadime Gökçe her yere ‘Kızım nerede?’ diye sordu. Sonunda nerede çıktı biliyor musunuz? O gece İzmir Tepecik Hastanesine Kahramanmaraş’tan 52 kişi gönderildi, aralarında Aybüke de varmış. Sonra ne oldu? Hastaneye giriş, yoğun bakıma giriş görüntüleri var. Her şey delilli ve hastane kayıtları da burada, hepsini belgeledik. Peki, Fikriye Aybüke Körük nerede? Niye cevap verilmiyor? İktidar yetkililerinden bu konuda cevap bekliyoruz. Anne Fadime Gökçe, ‘Biz yaşamıyoruz, sabah oluyor, gece oluyor, biz aynı karanlık içerisindeyiz. Ben Kahramanmaraş’ta üşümeyi de unuttum, buraya geldim ama ruhum hâlen orada. Evimin penceresinden her baktığımda enkaz gözümün önüne geliyor. Ben o enkazla her yere gidiyorum’ diyor. Ama kızı yok, buharlaştı mı, uçtu mu ne oldu? Tek bir cevap veren yok, aileler çok tedirgin.”

    “KAYBOLAN YAKINLARININ ‘ÖLÜ’ DİYE KAYDEDİLECEĞİNDEN ENDİŞELİ”

    Yüzlerce kayıp insan olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Meryem Özgül ve çocuğu Esila Özgül deprem anından beri kayıp. Eğer ölmüş olsalardı Rönesans Apartmanı’ndan bu cesetlerin çıkması gerekiyordu. İki ceset de çıkmadı. Bir iki hafta sonra bu Meclis’te hepimiz ‘Deprem, deprem.’ deyip bir sürü nutuklar atacağız ama ailelerin sesini hâlen duymuyor iktidar yetkilileri. Aileler depremin birinci yılı dolacağı için kayıp statüsündeki yakınları için öldü kaydı düşülmesinden çok endişeliler. ‘Bizim hâlâ umudumuz var.’ diyorlar. İktidarın umurunda değil ama.”

    “BİR ORGAN MESELESİ Mİ VAR?”

    Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği’nin Meclise geldiğini söyleyen Gergerlioğlu, “Bakanlıklarla ve hükümet yetkilileriyle görüşüyorlar fakat kimseden bir cevap alamıyorlar. Bakın, sordukları soru şu; hiçbir kayıp çocuğumuz yoksa Rönesans Sitesi’ndeki 2 yaşındaki Esila, 1 yaşındaki Mehmet Akif Koşar, Kahramanmaraş Ebrar Sitesi’ndeki 3 yaşındaki Alya Doğa Kılınç, Antakya İlke Apartmanı’ndaki 8 yaşındaki Ebrar ve 4 yaşındaki Cansu Erva Dönmez nerede? Daha sayamadığım yüzlerce cenaze nerede? Niye cevabınız yok, sayın iktidar yetkilileri? AK Parti’lilere, MHP’lilere soruyorum buradan, niye cevabınız yok? Ne oldu bu cenazelere? Bakın, aileler diyorlar ki: ‘Bir organ meselesi mi var?” Çünkü yakınları hastaneden yok olmuş. Bunun cevabı verilebilir mi arkadaşlar? Enkazlarda da yok, hiçbir yerde yok, hiçbir izine rastlanmıyor ve iktidar yetkilileri susuyor. Üç beş gün sonra da ‘Deprem, deprem.’ deyip duracaklar. Cevap bekliyoruz ve önergeyi destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Genel kurulda yapılan oylamada İYİ Parti’nin depremde kaybolan çocuklar araştırılsın” önerisi AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Artan: Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor-VİDEO

    Artan: Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor-VİDEO

    PİRHA-Depremden sonra çocukların tarikatlara verilmesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Depremden sonra çocukların akıbetinin belli olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Biz deprem bölgelerini gezdik, bazı yerlerde insanlar çadırlarda geceleri nöbet tutuyorlar çocuklar kaçırılmasın veya kaybolmasın diye. Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası enkazdan çıkarılan çocukların akıbetine dair tartışmalar sürüyor. Yüzlerce çocuğun tarikatlara verildiği ortaya çıkarken, halen kendilerinden haber alınamayan birçok çocuk bulunuyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan ile depremden sonra yüzlerce çocukların tarikatlara verilmesini konuştuk.

    “AİLELERİNE TESLİM EDİLMEYEN ÇOCUKLARIMIZ NEREDELER?”

    Depremden sonra çocukların akıbetinin belli olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Depremde çocuklar anne babalarını kaybediyor, bu çocukların öldüğüne dair veya nerede olduğuna dair bir belge de yok. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, çocukların tarikatlara verilmediğini söylüyor. Bin tane çocuk ailesiz kaldıysa bunun 500’ü yurtlardaysa, peki geri kalan çocuklarımız nerede? Hangi tarikatın elinde, hangi cemaatin elinde ve neredeler bu çocuklar?” diye sordu.

    Dersim’in kayıp kızlarını hatırlatan Artan, şöyle devam etti:

    “Şimdi ben bunlara depremin kayıp çocukları diyorum. Bu konunun üzerinde durmamız lazım. Biz deprem bölgelerini gezdik, bazı yerlerde insanlar çadırlarda geceleri nöbet tutuyorlar çocuklar kaçırılmasın veya kaybolmasın diye. Çocuklar ailelerine ve yakınlarına teslim edilmedi. Neredeler bu çocuklar bunu sormak lazım. Bence bu konuda ciddi anlamda bir kamuoyu oluşturmamız lazım, çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Veli-Der Denizli Başkanı Elif Bekçi: 1100 çocuk Menzil tarikatının elinde!

    Veli-Der Denizli Başkanı Elif Bekçi: 1100 çocuk Menzil tarikatının elinde!

    PİRHA- Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, deprem bölgesinde kaybolan çocukların cemaat ve tarikatların elinde tutulmasının suç olduğunu kaydederek, konunun takipçisi olduklarını söyledi.

    Maraş’ta dokuz saat arayla meydana gelen ve 11 ilde yıkıma yol açan iki büyük depremde ailesini kaybeden ve refakatsiz yüzlerce çocuğun iktidara yakınlığıyla bilinen İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) ve tarikatlar tarafından bir eve yerleştirildiği ortaya çıkmıştı.

    Çok sayıda sivil toplum örgütü, deprem bölgesindeki refakatsiz çocukların tarikatlar tarafından kaçırıldığı, kendilerini aileleri olarak tanıtan kişilere veya organ mafyalarına teslim edildiğine dair iddialar üzerine suç duyurusunda bulunmuştu.

    Konuya dair Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ın TCK’nın 257. maddesine göre ‘Görevi İhmal ve Görevi Kötüye Kullanma’ suçu işlediğini belirterek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.

    “DEVLETİN GÖREVİ DİNİ YAPILARA DEVREDİLEMEZ”

    Bekçi, çocukların koruma altına alınması görevinin hiç bir kuruma devredilemeyeceğine vurgu yaparak, “Her kötü olayda olduğu gibi bu deprem felaketinden de en fazla etkilenen çocuklarımız oldu. Kimi çocuklarımız günlerce enkaz altında soğukta aç ve susuz kurtarılmayı beklerken, kimileri bir veya birkaç uzvunu kaybetmiş olarak bundan sonraki yaşamlarını engelli olarak devam ettirecekler. Kimi çocuklarımız da annesini, babasını, kardeşini ya da tüm ailesini kaybederek dünyada kimsesiz kaldılar. Böyle bir durumda sosyal bir devletin yapması gereken; bu çocukları koruma altına almaktır. Bu, sosyal devlet olmanın gereğinden öte, devletin görevidir ve bu görev hiçbir kişi, kurum, kuruluş ve dini yapılara devredilemez” dedi

    “1000 ÇOCUK KAYIP, 110O ÇOCUK MENZİL TARİKATİNDE”

    Depremlerde hayatta kalan refakatsiz 1100 çocuğun Adıyaman’daki Menzil tarikatında tutulduğunu bilgisini paylaşan Bekçi, “Ama görüyoruz ki; refakatsiz kalmış depremzede çocuklarımız bir şekilde dini yapıların eline düşmektedirler. Basında yer alan haberlere göre; binin üzerinde çocuğumuz kayıp, 1100 çocuğumuz Menzil Tarikatının Adıyaman’daki köyünde tutulmaktadır. Daha önce yine basında yer alan habere göre, depremde babalarını kaybetmiş 9 çocuğumuz, Sakarya’da İsmailağa Cemaatinin kontrolünde olan Diyanete bağlı Kuran kursuna verildiği il müftülüğü ve cemaat sorumluları tarafından açıklanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUKLARIMIZ HANGİ KURUMLARA YERLEŞTİRİLDİ”

    Bekçi, “Depremzede çocuklarımızın nakillerinin sayısı ise (217 bin 246) iki yüz bini aştı. Pansiyonlu okulların mevcutları doluydu. Kamu yurtlarının yokluğu, yetersizliği bilinen bir gerçek. O gerçek Aladağ’larda yaşadığımız unutulamaz acıyı/acıları yaşattı bize.  Nakilleri yapılan bu çocuklarımız kamu kurumları dışındaki yerlere mi yerleştirildi? Kamu kurumları dışındaki yerlere yerleştirilmişlerse; bu çocuklarımız nerede, hangi kurumlara yerleştirildi?” diye sordu.

    “BAKAN, SORUMSUZLUK ÖRNEĞİ GÖSTERMİŞTİR”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ın açıklamalarını skandal olarak değerlendiren Bekçi , şöyle devam etti:

    “Yardıma muhtaç depremzede çocuklarımızı, devlet koruması altına alması gereken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Derya Yanık, ‘Bizim Menzil cemaatine ya da x, y, z herhangi bir yere verecek bir çocuğumuz yok ama insanlar kendi çocuklarını diledikleri yerde bulundurabilirler, buna da karışacak halimiz yok. İhmal yoksa istismar yoksa şiddet yoksa bizim görevimiz devlet olarak başlamaz’ diye yaptığı skandal açıklamayla büyük bir sorumsuzluk örneği göstermiştir. Yani Bakanlığın görevi çocukların ihmale, istismara ya da şiddete uğramasıyla mı başlar? Bu aynı zamanda görevi ihmaldir.”

    PİRHA/İZMİR

     

  • Milletvekili Özen, ‘depremzede çocukların tarikatlara teslim edildiği’ iddiasını meclise taşıdı

    Milletvekili Özen, ‘depremzede çocukların tarikatlara teslim edildiği’ iddiasını meclise taşıdı

    PİRHA – İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’a deprem sonrası gündeme gelen “Kayıp çocuklar” hakkında sorular yöneltti. Özen, “İstanbul’da 60’a yakın depremzede çocuğun, bir tarikat vakfı tarafından evlere yerleştirildiği iddiası ve görgü tanıklarının paylaşımları kamuoyuna yansımıştır. Bakanlığınızın bu iddialarla ilgili herhangi bir araştırması olmuş mudur?” diye sordu. 

    Maraş merkezli depremler ardından enkazdan kurtulan 479 bebek ve çocuğun hastanelerde tedavilerinin devam ettiği açıklandı.

    Refakatsiz çocuklara ilişkin çalışmalar yapan Afet-Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi; yaşamını yitiren çocuk sayısı, hastanelerde tedavi gören çocuk sayısı, çocukların sevk edildiği şehirler ve hastanelerin hangileri olduğu gibi bazı acil taleplerin cevaplanması için ilgili kurumlara çağrıda bulunmuştu. ‘Kimliksiz çocuklar’ olarak kamuoyunda konuşulan konuyla ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise “Şu anda kimliği belirlenemeyen veya yanında refakatçisi bulunmayan, 0-18 yaş grubundaki evlatlarımız, Ankara, Mersin, Adana, Kayseri ve İstanbul’daki hastanelerimizde bulunmaktadır” açıklamasını yapmıştı. Bakan Koca, bu çocukların “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gözetimi ve velayeti altında takip ve tedavilerinin devam ettiğini” söylemişti.

    “KAYBOLAN ÇOCUKLARIN SAYISI TAM OLARAK NE KADARDIR?”

    Kimlik bilgilerine ulaşılamayan çocuklar konusunda HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yanıtlanması talebiyle soru önergesi hazırladı. Milletvekili Özen şu soruları yöneltti:

    “*Kamuoyundan şu ana kadar edindiğimiz bilgiler ve gördüğümüz kayıpların çoğu ambulans ve hastane sürecinde gerçekleşmiştir. Örneğin; Çocuk, enkazdan çıkarıldıktan sonra; ambulansla hastaneye getirilmekte ve sonrasında ise kaybolmaktadır. Neden deprem bölgesinde bulunan hastane ve görev yapan ambulansların güvenliği ve denetimleri yeterince sağlanamamıştır?

    *Ambulanslarda kaybolan çocuklarla ilgili ciddi oranda bir artış söz konusudur ve bu konuyla ilgili soruşturma ne aşamadadır? Ambulanslarda kaybolan çocuklarla ilgili vaka sayısı tam olarak ne kadardır?”

    ÇOCUKLAR TARİKATLARA MI VERİLDİ?

    Milletvekili Zeynel Özen hazırladığı bir diğer soru önergesini de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın yanıtlaması talebiyle kaleme aldı. Depremlerin ardından 1788 refakatsiz çocuğun 1225’inin ailesine teslim edildiğini belirterek, bu çocuklardan 479’unun hastanede tedavilerinin devam ettiği, 84’ünün ise Bakanlık kuruluşlarında bakımlarının sağlandığını aktardı. Özen, soru önergesinde bu süreçte hızlı bir şekilde e-devlet üzerinden açılan koruyucu aile duyurularını da gündeme getirdi.

    HDP’li Özen, Bakan Yanık’ın yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*6 Şubat’ta gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde enkazlardan çıkarılan çocukların ve bebeklerin ailelerine ait bilgiler kayıt altına alınmakta mıdır?

    *Deprem sürecinde hızlı bir şekilde e-devlet üzerinden açılan koruyucu aile duyurularına neden ihtiyaç duyulmuştur? Deprem süreci dışındaki koruyucu aile başvurularıyla arasında herhangi bir fark var mıdır?

    *Depremden kurtulan çocukların akrabalarına veya soy bağı olan kişilere gerekli bilgilendirmeler yapılmakta mıdır?

    *Şu ana kadar 6 Şubat depreminden bu yana hangi şehirden kaç bebek ve çocuk çıkarıldı ve hangi şehirlere götürülmüşlerdir?

    *Şu ana kadar edindiğimiz bilgiler ve gördüğümüz kayıpların çoğu Ambulans ve Hastane sürecinde gerçekleşmiştir. Örneğin; Çocuk, enkazdan çıkarıldıktan sonra; Ambulansla Hastaneye getiriliyor ve sonrasında ise kaybolmaktadır. Neden deprem bölgesinde bulunan hastane ve görev yapan ambulansların güvenliği ve denetimleri yeterince sağlanmamıştır?

    *Kayıp çocuklarla ilgili artış var ve bu konuyla ilgili soruşturma ne aşamadadır? Kayıp çocuklarla ilgili vaka sayısı tam olarak ne kadardır?

    *İstanbul’da 60’a yakın depremzede çocuğun bir tarikat vakfı tarafından evlere yerleştirildiği iddiası ve görgü tanıklarının paylaşımları kamuoyuna yansımıştır. Bakanlığınızın bu iddialarla ilgili herhangi bir araştırması olmuş mudur?

    PİRHA/ANKARA

  • Sami ve Ufuk’un da cansız bedenleri bulundu

    Sami ve Ufuk’un da cansız bedenleri bulundu

    Kayıp çocuklardan arka arkaya acı haberler geldi. Bitlis’in Ahlat ilçesi’nde dün kaybolan 2 yaşındaki Sami Yusuf Marangoz’un ardından Hatay’ın Hassa ilçesinde 8 gün önce kaybolan 6 yaşındaki Ufuk Tatar’ın da cansız bedeni bulundu.

    Ağrı’da Ramazan Bayramı’nın 1’inci günü ailesiyle ziyarete gittiği dedesinin köyünde kaybolan ve 18 gün sonra ölü bulunan Leyla Aydemir’in acı haberi, hafızalardaki tazeliğini korurken, bir acı haber de Bitlis’ten geldi.

    Ahlat ilçe merkezine yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta bulunan Yuvadamı köyünde yaşayan Marangoz ailesinin en küçük çocuğu Sami Yusuf Marangoz, dün saat 09.00 sıralarında evin önünde oynarken, ortadan kayboldu. Sami Yusuf’un olmadığını fark eden aile fertleri, akrabaları ve köylüler arama çalışmalarına başladı. Sami Yusuf’un çevrede aranmasına rağmen bulunamaması üzerine yetkililere haber verildi. Jandarma ve AFAD ekipleri, Sami Yusuf için arama çalışması başlattı. Van’dan gelen AFAD ekiplerinin katılımıyla kadavra köpekleri de kullanılarak, yapılan aramalar, bugün sabah saatlerine kadar sürdü.

    AFAD, jandarma ve köylülerin aramaları sonucu, saat 08.00 sıralarında, köye yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulunan ağaçlıkta, Sami Yusuf Marangoz’un cansız bedenine ulaşıldı.

    Marangoz ailesine acı haber verilirken, Sami Yusuf’un cenazesi, otopsi yapılmak üzere Ahlat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    UFUK’UN BEDENİ EVİNE 5 KİLOMETRE UZAKLIKTA BULUNDU

    Hatay’ın Hassa ilçesinde 8 gün önce kaybolan 6 yaşındaki Ufuk Tatar’ın da cansız bedeni bulundu.

    Ailesiyle yakınlarını ziyarete gittiği Arpalıuşağı Mahallesi’nde kaybolan Ufut Tatar’ın son görüldüğü su kaynağı ile mahalle ve Amanos Dağları eteklerinde bu sabah yeniden arama çalışmaları başlatıldı.

    Ekipler, arama çalışmalarını Yoluklar Mahallesi’nde yoğunlaştırdı. Arpalıuşağı Mahallesi’ne 5 kilometre uzaklıktaki mahalledeki Katığın Kayası mevkisinde arama yapan korucular, Ufuk Tatar’ın cansız bedenine ulaştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • 8 yılda 104 bin çocuk kayboldu

    8 yılda 104 bin çocuk kayboldu

    Ağrı’da günlerdir aranan 4 yaşındaki Leyla’dan da acı haber gelirken ‘Türkiye’de kayıp çocuk’ vakalarının 8 yılda 100 bini aştığı ortaya çıktı. Verilere göre sadece 2008-2016 yılları arasında 16 ülkenin nüfusundan fazla çocuk kayboldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adli İstatistik verilerine göre 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531’e ulaştı.

    Ağrı’da kaybolan dört yaşındaki Leyla Aydemir ile kamuoyunun gündemine gelen kayıp çocuklara ilişkin son olarak 2008-2016 yıllarını kapsayan TÜİK Adli İstatistiklere göre, 31 bin nüfuslu San Marino, 36 bin 656 nüfuslu Lihtenştayn ve 56 bin 810 nüfuslu Grönland’ın da aralarında bulunduğu 16 ülkenin nüfusundan daha fazla çocuk kayboldu.
    Ailelerine kavuşturulan çocukların sayısının yer almadığı istatistiklere göre, 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi.

    26 BİN ÇOCUK EVDEN KAÇTI

    97 bin nüfuslu Ardahan, 82 bin nüfuslu Dersim ve 80 bin nüfuslu Bayburt’tan daha kalabalık olan kayıp çocukların 59 bin 435’i kız çocuklarından oluşuyor. Çeşitli nedenlerden ötürü ailelerinden kaçarak sokaklara düşen çocuk sayısı ise 26 bin 168 olarak kayıtlara geçti.

    Son günlerde giderek artan kayıp çocuk vakalarının, AKP iktidarı tarafından 16 yıldır gözardı edilen çocuğun istismarı konusuna işaret ettiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, “İktidar, ‘çocuk istismarı’ denilince sorunu sadece fiziki ve cinsel şiddet boyutunda ele alıyor. Oysa ‘çocuğun istismarı’ son derece geniş, acı ve endişe verici bir alanı tanımlamaktadır” dedi.

    “AKP İKTİDARI SORUNLARA SIRTINI DÖNMÜŞ DURUMDA”

    Uygulanan yanlış ekonomik, siyasi ve sosyal politikalar nedeniyle ailesinden kopan çocuk sayısında her yıl artış yaşandığını belirten CHP’li İlgezdi, şunları söyledi:

    “Kayıp çocukların insan tacirlerinin eline düşmesi olası bir durumdur. Aklımıza cinsel istismar haricinde organ kaçakçılığı da geliyor. Fakat Türkiye’deki organ kaçakçılığı faaliyetleri konusunda elimizde yeterli veri yok. Küçük yaşta evlilikleri meşru gösterecek hukuki adımların atılmış olması da çocuğa yönelik istismarı artıran bir diğer önemli sorundur. Ne yazık ki AKP iktidarı bütün bu sorunlara sırtını dönmüş vaziyette.”

    “KAYIP ÇOCUK DESTEK HATTI KURULMALI”

    Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin çeşitli çalışmalarda bulunan Uluslararası Çocuk Merkezi Çocuk Hakları Bölüm Koordinatörü Işıl Erdemli ve Uluslararası Çocuk Merkezi İletişim ve Savunuculuk Sorumlusu Ebru Ergin, konu ile ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu.

    Uzmanlar, çocukların kaybolmasının yalnızca yabancılar tarafından kaçırıldıkları anlamına gelmediğini ifade ederek, “Birçok nedeni olabilir. Şiddet, istismar, yoksulluk gibi nedenlerden bakım evlerinden ve evlerinden kaçabiliyorlar. Ebeveynlerinden birisi tarafından ya da yabancılar tarafından da kaçırılabiliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

    Erdemli ve Ergin, kayıp çocuklara ilişkin değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:

    “Kayıp çocukların kaybolduktan sonra birçok şiddet türüne maruz kalma açısından risk altında olduklarını söyleyebiliriz. Çocukların ortadan kaybolmasını engellemek için önleme çalışmalarına odaklanmak gerekiyor. Kaybolmuş çocukların bulunduktan sonra izlenmesi yolu ile risk haritasının çıkarılması ve bu riskleri ortadan kaldıracak çalışmaların yapılması gerekiyor. Arama çalışmaları sırasında da aileler psiko-sosyal olarak desteklenmeli. Ayrıca, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de kaybolan çocukların destek alabilecekleri ve tüm çocuklar için ulaşılabilir olan bir ‘kayıp çocuk destek hattı’ da kurulmalı.”

    (Kaynak: BirGün-Hüseyin Şimşek)