Etiket: kayısı

  • ‘Malatya’daki zirai don sebebiyle acilen afet bölgesi ilan edilmelidir!’

    ‘Malatya’daki zirai don sebebiyle acilen afet bölgesi ilan edilmelidir!’

    PİRHA – DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Malatya’da yaşanan zirai don sebebiyle kayısı üreticilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için meclis araştırması açılmasını talep etti. Fırat, “Kar yağışı sonucu yaşanan zirai don, bölge ekonomisi ve üreticiler açısından büyük kayıplara yol açmış olup bölge acilen Afet Bölgesi ilan edilmelidir” diye belirtti.

    Malatya’da 12 Nisan gecesi hava sıcaklığının sıfır derecenin altına düşüp kar yağması nedeniyle tarımsal ürünler zarar gördü. Zirai don sebebiyle kent genelindeki tüm kayısı ağaçları olumsuz etkilendi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına araştırma önergesi sunarak Malatya ilindeki kayısı üreticilerinin tarımsal zararlarının tespit edilmesini talep etti. Celal Fırat, kayısı üreticilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi ve bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini de belirtti.

    “BÖLGE ACİLEN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR”

    Milletvekili Celal Fırat, Meclis Araştırma teklifinin ‘Gerekçe’ bölümünde şu ifadelere yer verdi:

    “Son dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde ardı ardına yaşanan zirai don afeti tarım alanlarında ciddi hasar yaratmış durumdadır. Bazı bölgelerde gece hava sıcaklığının eksi 14-15’leri görmesi tarım alanlarında ciddi hasar yaratmıştır.

    Malatya’da etkili olan kar yağışının ardından yaşanan zirai don milyonlarca kayısı ağacına zarar vermiştir. Dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 85’inin karşılandığı Malatya’da etkili olan kar yağışının ardından yaşanan zirai don, kent ekonomisinin de belkemiği olan kayısıyı vurmuştur. Malatya Ticaret Borsasının (MTB) açıklamasına göre yıllık 500 milyon dolar üzerinde gelir elde edilen kayısının tamamının kaybedildiği ifade edilmektedir.

    Malatya ekonomisinin temel dayanaklarından biri olan kayısı üretiminin büyük oranda zarar görmesi hem üreticilerin geçim kaynaklarını hem de ülke ihracat gelirlerini tehdit etmektedir.

    Malatya ilinde ani sıcaklık düşüşü ve kar yağışı sonucu yaşanan zirai don, bölge ekonomisi ve üreticiler açısından büyük kayıplara yol açmış olup bölge acilen Afet Bölgesi ilan edilmelidir.

    Bu çerçevede, yaşanan afetin boyutlarının tam olarak belirlenmesi, mağdur üreticilerin desteklenmesi, bölgenin afet bölgesi ilan edilerek tarımsal sigorta, kredi borçları ve diğer mali yükümlülükler konusunda düzenlemeler yapılması ile benzer afetlerin etkilerini azaltacak önleyici tarım politikalarının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurularak, Malatya’da meydana gelen zirai don afetinin etkilerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Malatya’da kayısılar soğuktan yandı, çiftçiler mağdur!

    Malatya’da kayısılar soğuktan yandı, çiftçiler mağdur!

    PİRHA-Malatya’da soğuk havalardan etkilenen kayısılar yandı. Çiftçilerin yaşamış olduğu zararın karşılanması için çağrıda bulunan Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şubesi Haydar Göktaş, “Tüm Malatyalı siyasileri, milletvekillerimizi ve bürokratları yerel yöneticiler ile el ele vermeye, bu sorunları çözmeye çağırıyoruz” dedi.

    Malatya’da etkili olan don, meyve bahçelerine zarar verdi. Kent genelinde arpa ve buğday hariç tüm meyve çeşitleri dondan etkilendi.

    Çiftçilerin geçim kaynağı olan kayısının yanmasıyla birlikte birçok insanın mağdur olduğunu belirten Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şubesi Başkanı Haydar Göktaş, “Malatya’da emeklileri bitirdiniz, çiftçi ve köylü de biterse esnafı da, işvereni de biter” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

    Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

    “Deprem afetini yönetemeyenler, mücbir sebebi berbat edenler, rezerv alan karmaşası yaratanlar, emekliye dul ve yetim aylığı alanlara destek vermeyenler, kar ve zirai don afetinde acaba ne yapacaklar? Malatyalıların büyük umutla beklediği kayısıdan geçinen gençler, emekliler, depremde yıkılan evlerini yapmak zorunda kalan aileler, kayısıyı beklerken esnafın, çiftçilerin tek geçim ve yaşam kaynağı kayısı da bu sene yandı, heba oldu.

    Böyle zamanlarda tüm Malatyalı siyasileri, milletvekillerimizi ve bürokratları yerel yöneticileri el ele vermeye, bu sorunları çözmeye çağırıyoruz. Malatya’nın emeklilerini bitirdiniz çiftçi köylüsü de biterse esnafı da işvereni de biter. Malatya biter yani.”

    PİRHA/MALATYA

  • Elbistanlı çiftçi Akif Keçeli organik kayısı yetiştiriyor; fiyatlardan dertli- VİDEO

    Elbistanlı çiftçi Akif Keçeli organik kayısı yetiştiriyor; fiyatlardan dertli- VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Elbistan ilçesinde kimyasal ilaca alternatif olarak organik ilaç kullanan kayısı üreticisi Akif Keçeli, Türkiye’de organik tarımın az olduğunu ifade ederek, Tarım Müdürlüğü’nün bu konuda çiftçiyi desteklemesi gerektiğini söyledi.

    Maraş’ın Elbistan’a bağlı Köşk köyüne yaşayan Akif Keçeli, 10 senedir kayısı üretiyor. Hiçbir şekilde kimyasal ilaç kullanmadığını ifade eden Keçeli, organik ilaç fiyatlarının yüksek olmasından dolayı çiftçilerin ilaçları alacak gücü olmadığı için kullanamadıklarını, İl Tarım Müdürlüklerinin çiftçilere destek vermemesinden dolayı üreticilerin geri durduğunu söyledi.

    “TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM YAPAN KİŞİ SAYISI AZ”

    CAN TV mikrofonuna konuşan Keçeli, “Türkiye’de organik tarımı yapan insan sayısı çok az. Benim de idealimde olduğu için ilgimi çekti” diye konuştu.

    “ÇİFTÇİNİN EN ÇOK MAĞDUR OLDUĞU DURUM MAZOT FİYATLARI”

    Çiftçilerin ekonomik kriz ve hayat pahalılığından şikayet ettiğini söyleyen Keçeli, organik ilaçların diğer ilaçlara göre çok yüksek olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

    “Mazot fiyatları oldukça pahalı, işçi fiyatları yüksek, ilaç satışlarında da artış var. Kullandığımız organik ilaçlar normal kullanılan kimyasal ilaçlara göre 50 kat daha pahalı. Ortalama bir dönümde 2 litre mazot tüketilir. 3 sefer kullanıldığında toplamda 6 litre mazot gider. Bundan dolayı çiftçi olarak en çok yaşadığımız sorun mazot fiyatları. Bu işi Elbistan’da yapan 11 kişi var. Malatya’dakilerle birlikte toplamda 65 kişi bu işi yapıyor. Kimyasal ilaç kullanıldığında bizler vatandaşa zehir vermiş oluyoruz. Türkiye’de genel olarak sarı kayısı denilen üretim yapılır. Kayısıyı doğal halinden çıkarıp kimyasal ile kükürtlüyorlar.”

    “TÜCCARLAR FIRSATÇILIK YAPIYOR”

    Mazot ve işçi ücretlerinin yüksek olmasının çiftçileri zor durumda bıraktığını, bundan dolayı çiftçilerin kayısılarını erken satmak durumunda kaldığını ifade eden Keçeli, “Günkurusu kayısı 1 sene kendini koruyabilirken, islime alınmış kayısı ise 10 sene kadar kendini muhafaza edebiliyor. Burada da çiftçinin elinden bir şey gelmiyor. Özellikle mazot fiyatlarının, işçi fiyatlarının yüksek olmasından dolayı çiftçiler ucuz şekilde kayısısını erken satmak zorunda kalıyor. Tüccarlar da bu durumdan istifade edip ucuz haliyle alıyorlar.” diye konuştu.

    “YETKİLİLER GEREKEN DESTEĞİ VERMİYOR”

    Tarımsal konuda yetkililerin yeteri kadar çiftçilere sahip çıkmadığını belirten Keçeli, “Organik tarımla ilgili olarak İl Tarım Müdürlüğü önem veriyor, destek veriyor ama çiftçilere sahiplenme noktasında sahip çıkmıyor. Destek noktasında da hiçbir adım atmadı” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/MARAŞ

     

  • Malatya Ören’de su sorunu hala çözülmedi, kayısı üretimi bitme noktasında-VİDEO

    Malatya Ören’de su sorunu hala çözülmedi, kayısı üretimi bitme noktasında-VİDEO

    PİRHA- Malatya’nın Ören Mahallesi’nde yaşanan su sorunu devam ediyor ve kayısı üretimi bitme noktasına geldi. PİRHA’ya konuşan Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Kımay “Üreticinin burada çok büyük bir kaybı var. Kendi sorumluğu olmadığı bir kayıp bu. Devlet Su İşleri’nin bu sorunları çözmüş olması gerekiyordu. Ben bu konuda adım atacağım. Verilen zararın hukuki yollardan tazmin edilmesini isteyeceğim” dedi.

    Malatya’nın Ören Mahallesi’nde yaşanan su sorunu kayısı üretimini bitirme noktasına getirdi.

    Malatya Ören Mahallesi’nde yaşanan su sorununu PİRHA olarak haberleştirmemizin ardından Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Milletvekili Celal Fırat konuyu meclis gündemine taşımıştı.

    Çözülmeyen su sorunu yurttaşların kayısı üretimini durdurma noktasına getirdi. Konu üzerine yeniden iletişime geçtiğimiz Örenli yurttaş Yusuf Bozkuş yaşadıkları sorunu anlattı.

    Bozkuş, “Sulama ve içme suyundaki sorunlar devam ediyor. İçme suyu kolay çözülecek bir sorun değil, şebeke yetersiz kalıyor. Yeni su kaynaklarının merkezde toplanıp köye dağıtılması lazım. Konteynerlarda hala su yok. Gece belli saatlerde akıyor, onun dışında su olmuyor. Sulama suyu barajlardan bırakıldı. Akçadağ’da var, Ören’de yok. Kaymakamlık ve ziraat odalarıyla görüşüldü fakat bir çözüm bulanamadı” dedi.

    “SU SORUNU BU YIL KAYISICILIĞI BİTİRİYOR”

    Örenli Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Kımay ise ” Malatya’da kayısı tarımının en yoğun yapıldığı yerlerin başında Ören’in geldiğini belirterek, “Çok geniş tarım arazileri var. Son yıllarda bir takım sorunlarımız var kayısı ile ilgili. Kayısı her sene tutan bir meyve ağacı değil. Özellikle bu sene depremden sonra burada kayısıcılığı bitirecek noktaya getiren sorun, su sorunu” dedi.

    “VERİLEN ZARARIN HUKUKİ YOLLARDAN TAZMİN EDİLMESİNİ İSTEYECEĞİM”

    Depremden sonra tünellerin ve kanalların zarar gördüğünü belirten Kımay, şöyle devam etti:

    “Bu zararla ilgili hem Devlet Su İşleri’nden hem de Sulama Birliği’nden aldığımız bilgiler Mart ayında tespitinin yapılıp, tamirat için ihaleye verildiği ancak müteahhitin on yerde aynı şekilde ihale aldığı, ekipmanların ve çalışanların yetersiz olduğu dolasıyla 4 aydır onarımların yapılmadığı yönünde. Şu an bizim kayısı ağaçlarımıza ikinci, üçüncü suyu verme zamanımızdı. Fakat su olmadığı için ağaçlarımızı sulayamadık. Kayısının özellikle haziran-temmuz ayında sulanması çok önemli. Çünkü ağaç bir sene sonraki meyve gözlerini oluşturma çabasında oluyor. Bu yılki zararımız bir tarafa önümüzdeki yıl verimimizin yarısı kayıp. Üreticinin burada çok büyük bir kaybı var. Kendi sorumluğu olmadığı bir kayıp bu. Devlet Su İşleri’nin bu sorunları çözmüş olması gerekiyordu. Biri birine zarar verirse o zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Kimsenin kimseye zarar verme hakkı yok. Kamunun vatandaşa zarar vermeye hiç hakkı yok. Parasıyla alınan bir su hizmeti var ve bu hizmet doğru düzgün verilmiyor. Ayrıca bu sene kasıt varmış gibi üretici çok büyük zarara uğratıldı. Ben bu konuda adım atacağım. Verilen zararın hukuki yollardan tazmin edilmesini isteyeceğim.”

    Dilan ŞİMŞEK/MALATYA 

    İLGİLİ HABERLER

    > Malatya Ören’de su verilmediği için Kayısı üreticileri dertli: Meyve alamayacağız- VİDEO

    > Fırat’tan hükümete: Malatya’da Alevi kayısı üreticilerine neden su verilmemektedir?

  • Malatya Ören’de su verilmediği için Kayısı üreticileri dertli: Meyve alamayacağız- VİDEO

    Malatya Ören’de su verilmediği için Kayısı üreticileri dertli: Meyve alamayacağız- VİDEO

    PİRHA- Malatya’nın Ören Mahallesi’ndeki kayısı üreticileri, köylerine su verilmediğini ve üretimlerine devam edemediklerini ifade ettiler. Üreticiler, “Genellikle Alevi bölgesi faydalanıyor bu sulama kanalından. Böyle düşünmek istemiyoruz ama fiilen uygulanan bu. Bu sulama kanallarının şimdiye kadar tamir edilmemesi akıllara bunu getiriyor” dedi. 

    Malatya’nın Ören Mahallesi’ndeki kayısı yetiştiricileri köylerine su verilmediğini ve üretimlerine devam edemediklerini söyledi.

    PİRHA’ya konuşan Ören köylülerinden bir kayısı üreticisi, “Bu ağacın aslında sulanması gerekiyor. İkinci suyu vermemiz gerekiyordu ama mahallemizde zamanında su verilmediği için böyle. Bu gidişle de çözülebilecek gibi durmuyor. Su gelmesi gerekiyordu ama gelmedi. Bu yıl böyle giderse önümüzdeki yıl da kayısı meyvesi alamayız” dedi.

    “DEPREMDE TAHRİBAT OLDU AMA DEVLET BU İŞE EL ATMADI”

     Örenli yurttaş Azmi Örtürk “Depremden bir tahribat oldu ama devlet bu işe el atmadı. Bu sorumluluğu taşımadılar, kanalları yapmadılar” diyerek mağduriyetini dile getirdi. Meyve ağaçlarının hepsinin kurumak üzere olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Gelecek sene kayısı olmaz. Şu anki evrede birinci suyu verip hasattan sonra ikinci suyu vermemiz gerekiyordu. Biz daha birinci suyu veremedik. Zaten meyve de yok. Burayı tankerle suladık. Böyle traktörü çalıştırmak büyük bir masraf. Küçük fidanları traktörün arkasına 5 tonluk tanker takarak suladık, büyük ağaçları sulayamazsın böyle. Bunlar suya doymaz ki” dedi.

    “KÖYDE DEVASA BİR SUSUZLUK SORUNU YAŞANIYOR”

    Ören köylülerinden Yusuf Bozkuş ise yaşadığı sorunları şu şekilde ifade etti:

    “Çok yönlü sorun var. Yerinde inşa sorunu, toz sorunu, susuzluk sorunu, barınma sorunu var. Buralara henüz kalıcı bir çözüm bulunmuş değil. Köyde devasa bir susuzluk sorunu yaşanıyor. İçme suyu sorunu var. Geçmişte de bu sorun yaşanıyordu ama şu anda hat safhada yaşanıyor. Sulama suyunu sebzeleri de sulamak için kullanıyorlar. Köyün yarısından fazlasına su ulaşmıyor. Ana taşıyıcı kanal zarar gördü. Bu kanalı yapmak için Mart’ta ihale çıktığı söyleniyor ama hala yapılmış değil. Genellikle Alevi bölgesi faydalanıyor bu sulama kanalından. Böyle düşünmek istemiyoruz ama fiilen uygulanan bu. Bu sulama kanallarının şimdiye kadar tamir edilmemesi akıllara bunu getiriyor.”

    Murat Kamil DEMİR/ MALATYA

  • Elbistan Körücek köylüleri topraklarına dönerek üretime başladılar-VİDEO

    Elbistan Körücek köylüleri topraklarına dönerek üretime başladılar-VİDEO

    PİRHA- 1970’li yılların başında çoğunlukla ekonomik sıkıntılardan kaynaklı topraklarını terk etmek zorunda kalan Elbistan’a bağlı Körücek köylüleri, tekrar köylerine dönerek üretime başladı. Geri dönüşler sonrasında bölgenin ekonomik olarak değer kazandığını söyleyen köylüler, topraklarına sahip çıkarak üretime katılma çağrısında bulundular.

    Maraş Elbistan’a bağlı Körücek köyünde yaşayan Hüseyin Kartal, Ali Rıza Tunç ve Mustafa Yüksel yeniden üretim yapabilmek ve kendi kültürünü yaşayabilmek için uzun yıllar sonra köylerinin yolunu tuttular.

    Körücek köylüleri siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı 1970’li yıllarda büyükşehirlere ve Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmışlar. Uzun yıllar sonra topraklarına dönen Körücek köylüleri yüzlerce dönümlük araziler üzerinde yeniden üretime başlayarak bölgeye yeniden yaşam verdi.

    52 YIL SONRA DÖNÜŞ KARARI

    Yaşamı Yeniden ve Yerinde İnşa Hareketi’nin çağrısıyla 52 yıl boyunca yaşadığı İstanbul’dan köyüne dönerek üretim kararı alan Hüseyin Kartal, “1969 yılında Ankara’ya göç ettik. Ağırlıklı ekonomik sıkıntılar ve 1967 yılında Elbistan olayları sonrasında insanlar burayı terk etmek zorunda kaldı. Dönem dönem gelip gittik. 52 yıl boyunca köyümüze döneceğimizi hiç düşünmedik. Yaşamı Yeniden İnşa Hareketi’nin  projesiyle buralara döndük. Elbette bu dönüşün ekonomik getirisi de olacak. Topraklarımızı sahipsiz bırakmamak, geleceğimizin bu topraklar üzerinde olacağını düşündüğümüz için yerleşme kararı aldık” dedi.

    “SÜRGÜNDEN KURTULUP TOPRAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALYIZ”

    ‘Bizler sürgün edildik ve bu sürgünden kurtulup geri dönmeliyiz’ diyen Kartal, 45 dönümlük bahçeye kayısı dikerek üretime başladığını kaydetti. Teknolojik gelişmeler ile üretimin daha kolay bir hal aldığını söyleyen Kartal, geri dönüş çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “45 dönümlük bahçeyi iki bahçe yaptık. Çevre köylerden de bahçe alarak 3 bin kök kayısı diktim. Evlerimizi yapmaya başladık. Bir traktör aldım. Bu proje başarıya ulaşırsa ekonomik olarak toplumumuz çok güçlü olacak. Çok iyi tepkiler aldık. Elbistan’da birçok köyde binlerce ağaç dikimine başlandı. Mutlaka ata topraklarımıza sahip çıkmalıyız. Eskiden teknoloji yoktu, zorluk çekiyorduk. Bahçeleri nasıl kullanacağımızı bilmezdik. Şimdilerde ise bu imkanlarımız var. Bu geri dönüşler sayesinde topraklarımız ekonomik olarak değer kazandı. Bizler sürgün edildik ve bu sürgünden kurtulup geri dönmeliyiz.”

    ASPİR BİTKİSİNİN İLK HASADI YAPILDI

    Körücek köyü sakinlerinden Ali Rıza Tunç ise destekleme ve ekipman hibeleri ile aspir bitkisi ekmeye başladığını dile getirdi. Bölge topraklarının değerli olduğunu ve farklı bitkiler ile daha çok verim alınacağını kaydeden Tunç, “İstanbul’da tekstil ile uğraşıyorum. Uzun yıllardır gelip gidiyorum. Karar alarak topraklarımı ekip biçmeye başladım. Bu sene aspir ektim ve ilk hasadını aldım. Aspiri destekleme için ektik. Ekipman hibesi ve dönüm başı destek alıyoruz. Aspir, ayçiçek yağına alternatif olarak ekiliyor. Yağı çok değerli. Devlet belli şeyleri destekliyor. 5 yıl aspir ekme zorunluğu getiriliyor. Aspir, kıraç arazi için bulunmayan bir bitkidir. Bölgedeki gençler Avrupa’ya gidiyor. Bizim yaşımızdakiler ise köye geri dönüş sağlıyor. Bu dönüşler teşvikler ile hızlanır. Bizim gidecek bir yerimiz yok. Buralar ata topraklarımız. Köyümüzü de, toprağımızı da seviyoruz” diye konuştu.

    “MALİYETLER 10 KAT ARTTI, DEVLET DESTEĞİ YERİNDE SAYIYOR”

    150 dönümlük arazi üzerine kayısı eken Mustafa Yüksel de, köyde yeterli bahçe olmadığı için elde ettikleri ürünlerini başka yerlere ucuza satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yüksel, her geçen yıl artan maliyetlerine karşılık devletin verdiği desteğin 10 yıl önceki destekle aynı olduğundan dert yanarak şöyle konuştu:

    “10 sene önce köye gelerek kayısı ağacı ektim. Buğday ve arpa da ekiyorum. İyi sonuçlar elde ettik. 1970’li yıllarda ekonomik sebeplerden kaynaklı köyden büyükşehirler ve Avrupa’ya göçler başladı. Daha sonra köye dönüşler başladı. 150 dönüm arazi üzerine kayısı ektik. İyi verimler aldık. Yeteri kadar bahçe olmadığı zaman tüccar köye gelip ürünü almıyor. Ancak zorla başka yerlere daha ucuza satıyoruz. Bahçelerimiz artarsa tüccar köye gelip daha yüksek fiyatlara ürünlerimizi alıyor.

    Devletin bizlere ciddi bir desteği yok. Bir mazot desteği var o da çok az kalıyor. 10 sene önce dikilen bahçelerin dönümü yüz lira destek verilirken aradan geçen 10 senede verilen destek yine yüz lira. 10 sene altı liraya aldığımız fidan şu an elli lira. Desteğin 10 kat artması gerekirken hala yerinde sayıyor. Ona rağmen üreterek yolumuza devam edeceğiz. Buralar ata topraklarımız, buralara sahip çıksınlar.”

    Ersin ÖZGÜL/MARAŞ

  • Akçadağlı kayısı üreticileri: Borçlarımızı ödeyemeyecek durumdayız-VİDEO

    Akçadağlı kayısı üreticileri: Borçlarımızı ödeyemeyecek durumdayız-VİDEO

    PİRHA- Akçadağlı kayısı üreticileri, zirai dondan sonra, geçen haftalarda yağan dolu nedeniyle ilçede kayısıda zararın katlandığını, çiftçinin mahsul alamayacağını ve bu nedenle de borçlarını ödeyemeyeceğini ifade ederek hükümetten destek istedi.

    Akçadağ’da kayısı üreticileri, ziraat odaları temsilcileri, muhtarlar bir araya gelerek kayısı üreticisinin sorun ve sıkıntılarını gündeme taşıdılar.
    Akçadağlı kayısı üreticisi Akçadağ bölgemizde yüzde 80 bir zarar durumu var. Bu sadece don hasarı değil, don sonrasında dolu hasarı da var. 1300 rakımın üzerinde meyve var ancak daha sonraki yaşanan dolu olayı yüksek yerleri de vurdu” diyerek alan bazlı destek istedi.

    “İYİ TARIM UYGULAMALARI YAPILAMIYOR”

    Üreticiler adına bir açıklama yapan Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal, “Şu anda dünyada kayısı merkezi dediğimiz Malatya, Malatya’da da en çok kayısının olduğu Akçadağ ilçesinde çiftçi arkadaşlarımızla toplanmış bulunuyoruz. Burada bulunan arkadaşlarımız yönetim kurulu üyesi olsa da hepimiz burada çiftçiyiz. Yakın bir zamanda don afeti ve arkasından dolu afetine maruz kaldık. Çiftçilerimizin 2021 ve 2022 yılında yaşadığı don olayından dolayı çiftçilerimizin mağduriyetini dile getirmek istiyoruz. İki yıl içeresinde uygulama fiyatlarının düşürülmesi, iyi tarım uygulamalara verilen desteklerin düşürülmesi, organik tarım desteklerinin düşürülmesi nedeniyle iyi tarım uygulamaları yapılamamaktadır. Ardından 2021 yılında yaşanan don olayı, yine 2022 yılında yaşanan don ve dolu olayının ardından çiftçilerimiz artan girdi maliyetlerinin yükselişi ile ilgili olarak çiftçilerimiz şu anda zor durumdadır. Mazot, gübre ilaç vs.. girdilerden dolayı çiftçilerimiz tamamen zor durumda kalmaktadır” dedi.

    “KREDİLER ÖTELENSİN”

    Çiftçinin bankaya olan borcunun fazla olduğunu ve bu anlamda destek beklediklerini işaret eden İnal şöyle devam etti:

    “Burada Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Özel Bankalar ve ilaç satıcılarına çiftçilerimiz borçlanmış durumdalar. 2 yıldır ürün olmaması sebebiyle borç ertelense dahi çiftçilerimiz bu borcu ödeyecek durumda değiller. Burada Devletimizin yapacağı kredi faizlerinin, ertelenmesi, bütün devlet ve özel bankaların bu işe dahil edilmesi gerekmektedir. Şayet bunlar yapılmadığı takdirde çiftçi tarlasını, traktörünü satacak kadar bir çıkmaza girmiş durumdadır. Bu duruma en kısa sürede bir el atılması gerekmektedir. Bizim buradaki taleplerimiz, bütün Malatya milletvekillerimizin bu konuyla ilgilenmesidir. Bunun muhalefeti, iktidarı yoktur. Buradaki yaşanan olay bütün çiftçilerimizin ekmek meselesidir. Konu ekmek meselesi olunca burada parti gözetilmez. Çünkü bütün çiftçilerimiz aynı sıkıntıyı yaşamaktadırlar. Hepimiz aynı gemideyiz. Milletvekillerimizin birlikte bir önerge verip çiftçilerimizin sıkıntılarının giderilmesi hususunda mecliste bu konuyu dile getirmeleri gerekmektedir. Şayet bu da olmadığı takdirde Sayın Cumhurbaşkanımızın konuya el attığı takdirde bu konunun çözüleceğini ve çiftçimizin mağdur olmayacağını düşünüyoruz.”

    “TARSİM PRİMLERİ YÜKSEK”

    TARSİM primlerine de değinen İnal, “Ayrıca bir TARSİM olayı var. TARSİM şu anda primleri yükselttiği için çiftçilerimiz yüzde 25 civarına poliçe yaptılar. Bunun da yüzde 8’i dolu ile alakalı. Kalan yüzde 17’si yeterli değil. TARSİM bu işlemi yeniden düzenleyerek çiftçimizin mağduriyetini gidermelidir. Bu düzenlemenin en kısa zamanda yapılması gerekmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuya el atması halinde çiftimizin bu sorunlarının kısa sürede çözüme kavuşacağını ve çiftçimizin mağduriyetinin giderileceğini umut ediyoruz. TARSİM primleri de şu an yüksek durumda. Planlama ve birtakım yeni uygulamalar var. Kaysının maliyeti yüksek ama yaş kaysının fiyatı düşük gösteriliyor. Yaş kaysının kilosu 6 lira olarak gösteriliyor. Bu da çiftçinin zararına bir durum oluyor. Poliçeler yapılmaya başlandığında böyle belirlendi. Çiftçiye 24 lira veriliyor. Sigorta yaptıranlar primlerin yüksek olması nedeniyle de yetiştirici sigorta yaptıramıyor. Son dolu olayı ile ilgili olarak İlçe Tarım Müdürlüğünün yapmış olduğu bir çalışma var. Ancak rakam açıklanmış değil. Bizim gözlemlerimize göre de Akçadağ bölgemizde yüzde 80 bir zarar durumu var. Bu sadece don hasarı değil, don sonrasında dolu hasarı da var. 1300 rakımın üzerinde meyve var ancak daha sonraki yaşanan dolu olayı yüksek yerleri de vurdu.” İfadelerinde bulundu.

    Mehmet YALMAN/ MALATYA

  • Kayısı üreticisi hükümetten destek istedi-VİDEO

    Kayısı üreticisi hükümetten destek istedi-VİDEO

    PİRHA- Malatya’da meydana gelen zirai don nedeniyle zor durumda kalan kayısı üreticileri, hükümetin yardım etmesi için açıklama yaptılar. 

    13-14 Nisan’da Malatya’da meydana gelen zirai don nedeniyle kayısı üreticileri, ilaçlama ve mazot gibi gideri ‘borçlanarak ya da kredi çekerek yaptıklarını, gelinen noktada kayısı kalmadığını ve borçlarını ödemekte güçlük çekeceklerini’ söyleyerek hükümetten destek istediler.
    Meteoroloji müdürlüğü 13-14 Nisan’da ‘zirai don tehlikesi’ için uyarı yapmıştı ve bu tarihler arasında bölgede alçak kesimlerde kayısı ağaçlarının neredeyse yüzde 90’nın zirai dondan etkilendiği ileri sürüldü.
    İlaçlama ve diğer girdilerle birlikte emeklerinin boşa gittiğini ifade eden çiftçiler, hükümetten yardım bekliyor.  Çiftçinin taleplerini mahalle muhtarları ile birlikte duyuran Akçadağ ziraat odası başkanı Mehmet İnal, şunları kaydetti:

    “13-14 Nisan tarihinde Akçadağ başta olmak üzere Malatya genelinde don hadisesi yaşanmıştır. Bu Malatya’mız için büyük bir kayıptır. Çiftçilerimize büyük bir yük teşkil etmektedir. Çiftçilerimiz şu anda ilaç, gübre, mazota yönelik ödediği girdilerle ve kayısının yanması ile birlikte zor durumda kalacaktır. Önümüzdeki dönemde Ziraat Odaları Birliği olarak yapacağımız çalışmalarda çiftçilerimize yardımcı olması için resmi kurumlarla temasa geçeceğiz. Çiftçilerimize yardım hususunda gerekli girişimde bulunacağız. Bunu sadece Akçadağ Ziraat Odası olarak değil, aynı zamanda, Malatya’daki diğer oda başkanlarıyla görüşüp yapacağımız basın açıklaması ile de sürdüreceğiz. Muhtar arkadaşlarımız da burada. Yüksek kesimlerde olan birkaç köyün dışında yüzde 90 civarında hasar olduğu beyanında bulunmuşlardır. Bu hasar nedeniyle çiftçimize el uzatacağı konusunda ümitlerimiz var, olması da gerekmektedir. Çiftçimize yardım edilmesini arzu etmekte ve beklemekteyiz.”

    Mehmet YALMAN/ MALATYA

  • Bu nasıl ayrımcılık? Sünni köyüne su verildi, Alevi köyüne yok-VİDEO

    Bu nasıl ayrımcılık? Sünni köyüne su verildi, Alevi köyüne yok-VİDEO

    PİRHA-Malatya merkeze bağlı Cumhuriyet Örnekköy’de su sıkıntısı tankerlerle giderilmeye çalışılıyor. Köy sakinlerinden Medet Kılınç, köylerinden AKP’ye oy çıkmadığı için hizmet verilmediğini vurguladı.

    Cumhuriyet Örnekköy, Malatya merkeze bağlı bir Kürt Alevi köyü. Kışın şehirlere göç veren, yazın ise nüfusu artan köyde su ihtiyacı tankerlerle karşılanmaya çalışılıyor. Ayrıca halk kayısı bahçelerini sulamak için de taşıma su kullanıyor.

    “BU YIL ÖRNEKKÖY’E SU VERİLMEDİ”

    Köy sakinlerinden Medet Kılınç, AKP’li Öznur Çalık’ın, Örnekköy’ün var olan su kaynaklarını HES’e sattıktan sonra su sıkıntısının yaşandığını ifade ederek, “İleride Cafana Köyü var, Sünni köyüdür. Burası da Alevi köyü. Su Cafana’dan geri dönüyor. Bu sene dört kez su verildi ama hala Cumhuriyet Örnekköy’üne su verilmedi” dedi. Su verilmeyince kayısı bahçelerinin kurumaya başladığını vurgulayan Kılınç, sondajı olanların sadece ağacı kurutmamak için bir- iki saat su verebildiğini belirtti. Kılınç, bu sıkıntılar yüzünden yurttaşların tarım alanında verdiği emeğin karşılığını alamadığını kaydetti.

    Eski ile karşılaştırıldığında kayısı ile insanların ev, traktör gibi yatırımlar yapabildiğini bunun için de herkesin kayısı dikmeye başladığını söyleyen Kılınç, Çat barajı yapıldıktan sonra durumlarının daha kötüye gittiğini ve bu politikanın yanlış bir politika olduğunu ekledi.

    “AKP’YE OY ÇIKMADIĞI İÇİN HİZMET VERİLMİYOR”

    İnsanların susuzluktan kuruyan ağaçları kesmeye başladığını ve böyle giderse ağaçların kesilmeye devam edeceğini ifade eden Kılınç, köylünün su sıkıntısını gidermek için kendi imkanlarıyla bir pompa ve depo yaptırdığını ancak bu pompalanan suyun da köye yetmediğini kaydetti. Kılınç, şu anki hükümetin kendine siyaseten yakın olan köylere hizmet verdiğini ancak Örnekköy’den AKP’ye oy çıkmadığı için hizmet verilmediğini vurguladı.

    Mustafa YÜKSEL/Suay ABAK
    MALATYA