Etiket: kaymakam

  • Fırat, Almus Kaymakamının Alevi köyüne tavır almasını İçişleri Bakanına sordu

    Fırat, Almus Kaymakamının Alevi köyüne tavır almasını İçişleri Bakanına sordu

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat Almus Kaymakamının kendisine teşekkür etmeyen Hubyar köyü muhtarına tavır alarak küsmesini, köye hizmet götümeyeceğini söylemesini Meclis gündemine taşıdı. Fırat, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği iddiaları hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?” diye sordu. 

    Tokat Almus Kaymakamı kendisine teşekkür etmeyen Hubyar köyü muhtarına tavır alarak, köye hiçbir hizmet götürmeyeceğini beyan ederek ayrımcılıkta bulunmuştu.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, kaymakamın tavrını Meclis’e taşıdı. Fırat, bir soru önergesi sunarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlamasını istedi.

    Fırat öncelikle soru önergesinin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Asfaltın bittiği yerden başlayan toprak yollar Alevi köylerine çıkar” sözü Anadolu’da artık sevimsiz bir özdeyişe dönüşmüştür. Asfalt yol görmemiş köylerin Alevi köyleri olması mezhepçilik, ayrımcılık, oy hesapları ve torpil mekanizmasının bu çağda bile terkedilmediğine işarettir.

    Yıllardır yaşanan bu ayrımcılığa son olarak hiçte rastlanmayan bir tarzda yenisi eklenmiştir. Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar Köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği bölgede siyaset yapan kişiler, meclis üyeleri vb. kişilerden öğrenilmiştir. Ayrıca kaymakam bu durumu açıkça yaptığı muhtarlar toplantısında da tüm bölge köy muhtarların huzurunda da söylemiştir.

    Bir kamu görevlisi olan Almus Kaymakamının Muhtara küserek/kızarak köye hizmet götürmek istememesini, bu köyün Alevi köyü olması ile bir ilgisi olmadığını ne yazık ki söyleyemeyiz.

    Tokat’ın Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köyünün yolları yapılmazken aynı konumda bulunan ve Sünni köyü olan Sarıören’in yollarının yapılması bu ayrımcılığı bir kez daha kanıtlamıştır.

    Alevilerin yaşadığı köy yolları birçok Alevi köyü gibi asfalt yüzü görmemiş, bırakın asfaltı toprak yollar bile düzeltilmemekte, yıllardır yapılan çağrılar sonuçsuz kalmakta, özellikle yaz aylarında toz ve engebeler, kış aylarında çamur nedeniyle ulaşım işkenceye dönüşmektedir. Bunun sebebi çokta gizli değildir! Bu köylerde iktidar yanlısı partilere oy verilmemesi nedeniyle bu hizmetlerin götürülmediği düşüncesi yaygındır.

    Kaldı ki bir Alevi İnanç merkezinin Hubyar Köyüne Sivas- Doğanşar bağlantı yolunun Almus ilçe sınırları içerisinde kalan kısmı toprak ve hiçbir şekilde bu toprak yola da bakım yapılmamaktadır.

    Tokat’ın Almus İlçesine bağlı Hubyar Köyünün yolları bakımsızlıktan ulaşımın güçlükle yapıldığı bir haldedir. Hubyar Köyü her yıl onbinlerce Alevinin ziyaret ettiği Hubyar Sultan Ocağı’nın Dergahına ev sahipliği yapan bir Alevi inanç merkezidir.

    Almus Kaymakamı’nın Hubyar köyüne yönelik bu kaprisli ve olumsuz kişisel inisiyatifini kabul etmek mümkün değildir. Bir an önce bu çağdışı bakışın terkedilmesi ve hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede tamamlanması hem iktidarın hem de yerel yönetimlerin en birincil görevi olmalıdır.”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, bu bağlamda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın şu soruları yanıtlamasını istedi:

    1. Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği iddiaları hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?
    2. Tokat’ın Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köyünün yolları yapılmazken aynı konumda bulunan ve Sünni köyü olan Sarıören’in yollarının yapılması bir ayrımcılık değil midir?
    3. Tokat/Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köy yolları ne zaman asfaltlanacaktır?
    4. Aynı zamanda Alevi İnanç merkezinin Hubyar köyüne Sivas- Doğanşar bağlantı yolunun Almus ilçe sınırları içerisinde kalan kısmı da topraktır. Bu yol ne zaman asfaltlanacaktır?
    5. Alevi köylerine yönelik hizmet anlayışında bu ayrımcı politikalardan ne zaman vazgeçilecektir?
    6. Alevilerin yaşadığı köy yolları neden asfaltlanmamaktadır? Bu Köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?
    7. Daha önceleri de defalarca, Alevi Köy yollarının asfaltlanmadığına ilişkin verilen soru önergelerimize neden cevap verilmemektedir?

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Hubyar Sultan AKD’den, Hubyar köyüne hizmet götürmeyen Almus Kaymakamı’na tepki!

  • Alevi köyüne cami yaptılar kapısı kilitli; köylüler cemevine çevrilmesini istiyor -VİDEO

    Alevi köyüne cami yaptılar kapısı kilitli; köylüler cemevine çevrilmesini istiyor -VİDEO

    PİRHA- Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında, ‘Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak’ diretmesi sonrasında cami yapılmıştı. Aradan geçen 4 yılda camiye imam atanmadığı ve köy halkından kimsenin gitmediği belirtildi.  Köylüler caminin cemevine çevrilmesini istiyor. 

    Kars Sarıkamış’a bağlı 38 haneli Aşağısallıpınar köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması tepkilere neden olmuştu. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuştu.

    Köylülerin aradığı Aşağısallıpınar Muhtarı Kutlay Emelet, cami yapımında kimseye danışılmadığına dikkat çekerek, Sarıkamış Kaymakamı’nın, “Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak” dediğini aktarmış ve sonrasında kendisi de bu projeye dahil olmuştu.

    NE İMAM ATANDI, NE DE KÖYLÜLER CAMİYE GİDİYOR

    38 haneli köylerine birçok kez gelen idareciler tarafından AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığı yapılmış ve tüm tepkilere rağmen cami inşa edilmişti.

    Köyün durumuna dair görüştüğümüz kimi köylüler ve yerel kaynaklar, 2019 yılından bu yana inşaatı tamamlanan camiye henüz imam atanmadığını ve köy halkından kimsenin camiye gitmediğini kaydettiler.

    KÖYLÜLER CAMİNİN CEMEVİNE ÇEVRİLMESİNİ İSTİYOR

    Aşağısallıpınar köyünde ve çeşitli kentlerde yaşayan köylüler, yapılan caminin cemevine çevrilmesi için çağrıda bulundu.

    ALEVİ HEYETİ KÖYDE İNCELEME YAPMIŞTI

    Cami yapılan Alevi köyü Aşağısallıpınar’a giden Aleviler, Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamı ile görüşememiş, heyette bulunan dönemin ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, köylülerin bir kısmının camiyi istediğini bir kısmının istemediğini ifade etmişti. Alevi heyet cami inşaatının cemevine çevrilmesi talepli dilekçelerini valiliğe iletmişti.

    Ersin ÖZGÜL/KARS

    İLGİLİ HABERLER:

    Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    Cami yapılan Alevi köyündeki yurttaşlar ikiye ayrıldı

    Alevi köyüne nasıl cami dikeriz peşindeler, yoğun bir saldırı var’-VİDEO

     

     

     

     

  • Yozgat’ta Alevi köyü Yazılıtaş’a 100 yıllık hizmet ayrımcılığı: Yollar çamur deryası-VİDEO

    Yozgat’ta Alevi köyü Yazılıtaş’a 100 yıllık hizmet ayrımcılığı: Yollar çamur deryası-VİDEO

    PİRHA- Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Yazılıtaş köyünün yol sorunu devam ediyor. Alevi olmalarından kaynaklı hizmet alamadıklarını belirten köy sakinleri, yollarının sadece 500 metrelik kısmına çamur olmayan malzeme döküldüğünü belirttiler.

    Türkiye’de birçok Alevi köyünde halkın ortak şikayeti Alevi köyü olması sebebiyle devlet tarafından hizmet alamamaları. Bunlardan biri de Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı 100 haneli Yazılıtaş köyü.

    Yazılıtaş, Akdağmadeni ilçe merkezine 28 km doğusunda olup Akdağmadeni – Şarkışla karayoluna ise 3 km uzaklıkta bulunan bir orman köyü. 1850’li yıllardan sonra kurulduğu sanılan köye Malatya, Almus (tokat), Sarıkamış, Aşkale, Divriği  ve ilçenin Ortaköy’ünden gelen ailelerin yerleştiği biliniyor.

    PİRHA’nın 2023 yılında ulaştığı Yazılıtaş köyü sakinleri, hizmette yaşadıkları ayrımcılığı dile getirmiş ve bu haberle birlikte kimi girişimlerle köy yolunun 500 metrelik kısmına çamur olmayan malzeme dökülmüştü.

    Ajansımız PİRHA‘ya yeniden ulaşan köy sakinleri dağdan getirdikleri toprakla yollarını yapsa da yağmurdan sonra yollar yeniden çamur içinde kaldı. Köylüler ayrıca, her yolun asfalt yol ve parke döşemesine giderek yerinde incelemeler yapan Akdağmadeni kaymakamının, köylerine uğramak bir yana kendilerine tavır aldığını kaydettiler.

    RESMİ KAYITLARDA KÖY YOLU ASFATLIYMIŞ!

    Geçen yıl resmi yazışmalarda yollarının asfaltlandığını öğrenen köylüler, valilik ve kaymakamlığa başvurmaları sonrasında ‘evraklarda karışıklık olmuş’ cevabı almış. Yine çocuk parkı bulunmayan köyde, geçmiş dönem görev yapmış kaymakamların da imzalarının bulunduğu belgede ise köyde çocuk parkı olduğu iddia edilmiş.

    Konuya dair CİMER’e dilekçe yazan köylülere gelen cevapta ise köyde ‘çocuk parkı olmadığı’ ve ‘parkın yanlışlıkla resmi kayıtlara işlendiği’ belirtilmiş.

    SADECE 500 METRELİK YOLA ÇAMUR OLMAYAN MALZEME DÖKÜLDÜ

    Geçen yıl köye gelen ve sonrasında tayini çıkan dönemin valisi Ziya Polat’ın köye gelerek yol ve alt yapı malzemesi sözü verdiğini aktaran yurttaşlar, sonrasında ise yollarının 500 metrelik kısmına çamur olmayan malzeme döküldüğünü aktardılar.

    Köylülerin, ‘hemen sonrasında araya siyaset girdi ve malzeme göndermediler’ dediği durum sonrasında alt yapı malzemesinin kendilerine verilmediğini ve ayrıca yollarının asfaltlanmadığını dile getirdiler.

    KAYMAKAMIN KÖYE TAVRI OLDUĞU İDDİASI

    Malzeme alamayan köylüler dağdan getirdikleri toprağı köy yoluna dökse de yağan yağmur sonrasında ‘değil araba traktör dahi geçemiyor’ dedikleri yolları çamur deryasına dönmüş.

    Köylüler, Akdağmadeni kaymakamı Fatih Topuz’un Alevi olmayan köylere parke taşı döşemesinde giderek yerinde incelediği, fotoğraflar çektiğini, ancak 1000 metrekare parkı döşemesi sırasında kendi köylerine kaymakamın gelmediğini ifade ederek, bunun Yazılıtaş köyüne yönelik bir tutum olduğu eleştirisinde bulundu.

    2024’TEN YENİ GÖRÜNTÜLER: YOLLAR ÇAMUR DERYASI 

    Tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan köylüler sosyal medya paylaşımlarında köy sorunlarının bitmek bilmediğine dikkat çekti. Görüntülerde yağan yağmur sonrası sokakların çamur deryasına dönüştüğü görünüyor.

    Ovada bulunan birçok köyün yollarının asfaltlandığını belirten Yazılıtaşlılar, sıra kendi köylerine geldiğinde bu hizmetin köy sınırında bittiğine şahitlik ettiklerini belirtiyorlar.

    Ersin ÖZGÜL/YOZGAT

     

  • Tarikatçıların şikayetiyle yasaklanmıştı; Rock Festivali mahkemeye taşındı

    Tarikatçıların şikayetiyle yasaklanmıştı; Rock Festivali mahkemeye taşındı

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, 17- 21 Ağustos tarihleri arasında yapılması planlanan ancak kaymakamlıkça izin verilmeyen Zeytinli Rock Festivali mahkemeye taşındı. Organizasyon firması Balıkesir İdare Mahkemesi’ne başvururken, kaymakamlığın savunma için ek süre talebinin kabul edilmesiyle festival tarihi geçti. 

    İlki Edremit ilçesi Zeytinli Mahallesi Altınkum sahilinde, 2005 yılında düzenlenen Zeytinli Rock Festivali, 4 yıl sürdü.

    Festivalde çıkan olaylar ve sonrasında organizasyon firmasıyla yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle etkinlik, bir daha Edremit’te yapılmadı. Daha sonra 2 yıl peş peşe ‘Rock Tatili’ adı altında Foça’da düzenlenen festivale, ardından 3 yıl ara verildi.

    Rock müzik şarkıcısı Umut Kuzey’in 2014’te devreye girmesiyle festival, yeniden Edremit’te düzenlenmeye başlandı. Bir sonraki yıl festivalin 3 gün olan süresi 4 güne çıkarılıp, ilk kez 2 sahne birden kuruldu. Sonraki yıllarda 5 gün devam eden Zeytinli Rock Festivali’ne, 2019’da Edremit Kaymakamlığı tarafından önce izin verilmedi ancak yapılan görüşmeler sonrası sorun giderildi. 2020’de ise festival için organizasyon yapıldı, ancak pandemi nedeniyle yapılamadı.

    Bu yıl 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan Zeytinli Rock Festivali, Burhaniye ilçesine alındı. Zeytinli Rock Festivali’nin sosyal medya hesaplarından Ocak 2022’de yapılan açıklamada, Burhaniye Belediyesi ile 10 yıllık anlaşma yapıldığı ve biletlerin satışa çıktığı belirtildi. Orjan ve Denetko sahil siteleri arasındaki belediyeye ait boş arazide yapılması planlanan festival için organizasyon firması tarafından dozerlerle çalışma başlatıldı. Çalışmalar sürerken, festivale Burhaniye Kaymakamlığı tarafından izin verilmedi.

    MAHKEMEYE TAŞINDI

    Organizasyon firmasının avukatları, konuyu 12 Ağustos’ta Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Organizasyon firması tarafından sosyal medya hesaplarından süreçle ilgili dün akşam yapılan açıklamada, şunları kaydetti:

    “Burhaniye Kaymakamlığı’nın kararına ilişkin Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma kararı alınması için başvuruda bulunduk. Balıkesir 2. İdare Mahkemesi 15 Ağustos Pazartesi sabahı Kaymakamlık makamından savunma istemiş ve 2 gün içerisinde ara kararı açıklayacağını tebliğ etmişti.

    Mahkeme, bugün mesai saatlerinin sonuna doğru aldığı kararda, Kaymakamlık makamının savunma ve delillerini sunmak için ek süre talep etmesi üzerine oy birliğiyle cevap süresinin 5 gün daha uzatıldığını belirtti. Bu sebeple Zeytinli Rock Festivali’nin 17-21 Ağustos tarihleri arasında yapılması ihtimali kalmamıştır.

    Zeytinli Rock Festivali, bu sene 22-25 Eylül tarihleri arasında yapılacaktır. Festivalin detayları İdare Mahkemesi’nin vereceği karardan sonra açıklanacaktır. Her zaman olduğu gibi hukukun üstünlüğüne inanıyor ve mahkeme kararını bekliyoruz. Bu belirsizliğin sonlanmasını beklemek istemeyen festival katılımcıları, biletlerini satın aldıkları kanallardan iade edebilirler. Sürecin tamamlanmasını bekleyenlere de çok yakında güzel haberler vermeyi umut ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaya: Devletin valisi, kaymakamı iktidar partisinin propagandasını yapamaz-VİDEO

    Kaya: Devletin valisi, kaymakamı iktidar partisinin propagandasını yapamaz-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Valiler, kaymakamlar, bürokratlar AKP’nin il ve ilçe başkanları değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin valisi, kaymakamı ve bürokratlarıdır. Devletin bürokratları, iktidar partilerinin propagandasını yapmak, toplantılar düzenlemek için o koltukları işgal edemezler. İktidarlar değişir hesap sorulur!” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya Ankara Yenimahalle Kaymakamlığının “muhtar-bürokrat” toplantısı üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırması için soru önergesi verdi.

    Kaya, “Valiler, kaymakamlar, bürokratlar AKP’nin il ve ilçe başkanları değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin valisi, kaymakamı ve bürokratlarıdır. Devletin bürokratları, iktidar partilerinin propagandasını yapmak, toplantılar düzenlemek için o koltukları işgal edemezler. İktidarlar değişir hesap sorulur!” dedi.

    Kaya soru önergesinde şunları kaydetti:

    “Ankara Yenimahalle Kaymakamlığı muhtarlara gönderdiği mesajda, 21 Mayıs 2022 Cumartesi günü “muhtar-bürokrat” toplantısı yapılacağını duyurmuş; süren projeler, muhtarların talepleri ve beklentilerinin değerlendirileceği kaydedilmiştir. Toplantıya ilçe sağlık müdürlüğünden, ilçe milli eğitim müdürlüğünden, ilçe müftülüğünden, ilçe nüfus müdürlüğünden ve Başkentgaz’dan kurum temsilcilerinin de katılacağı bilgisi verilmiştir. Mesajda ayrıca toplantıya bölge milletvekillerinin de katılacağı aktarılmıştır.

    Toplantıya katılan muhtarların tarafımıza aktardığı bilgiye göre, Yenimahalle Kaymakamlığı’nın mesajda duyurduğu kurum temsilcilerinin toplantıya katılmadığı; toplantıya AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan, MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer ve iki partinin ilçe yöneticilerinin katıldığı bildirilmiştir.

    Toplantıya katılan muhtarların AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan ve MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer tarafından kapıda karşılandığı da iddia edilmektedir.

    Toplantı divanı ise Yenimahalle Kaymakamı Türker Çağatay Halim, AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan, MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer’den oluşmuştur.

    Kürsüde söz alarak konuşan, AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan ve MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’ni hedef alan açıklamalarda bulunmuştur. AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan Yenimahalle Belediyesinin çalışmadığını iddia ederek, Yenimahalle’nin bunları hak etmediği açıklamalarında bulunmuştur. Toplantının Cumhur İttifakının siyasi propagandasına dönüştüğünü söylen bazı muhtarların da toplantıyı terk ettiği bildirilmiştir.

    Bu bilgiler kapsamında;

    1. Yenimahalle Kaymakamlığı tarafından düzenlenen toplantıya AKP ve MHP milletvekilleri ve ilçe başkanları davet edilirken, neden diğer siyasi partilerin milletvekilleri ve ilçe başkanları davet edilmemiştir?
    2. Toplantıya kamu kurumlarının temsilcilerinin de katılacağı duyurulmasına rağmen, neden hiçbir kamu kurumu temsilcisi katılmamıştır?
    3. Yenimahalle Kaymakamlığının düzenlediği bir toplantıya sadece Cumhur İttifakını oluşturan AKP ve MHP’nin milletvekilleri ve ilçe başkanlarının davet edilmesi ne anlama gelmektedir?
    4. Toplantıda AKP ve MHP’nin Ankara milletvekillerinin muhalefeti eleştiren, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’nin çalışmadığını iddia eden açıklamalarda bulunması etik midir?
    5. Ankara Valiliğinin konuya ilişkin bilgisi var mıdır?
    6. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Yenimahalle Kaymakamı Türker Çağatay Halim’in, AKP ve MHP’nin siyasi propaganda yapması için toplantı düzenlemesi hakkında bir işlem yapılacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • FEDA: Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalı

    FEDA: Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalı

    PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), yazılı bir açıklama yaparak, Düzgün Baba Cemevi Başkanı sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan hakkında cezai ve idari soruşturma açılmasını istedi. FEDA, “Devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız” dedi. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yayımlayarak, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ı protesto etti. FEDA açıklamasında, “Cemevleri, Alevi inancı ve inanç değerleri üzerindeki devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız” ifadelerini kullandı.

    “Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalıdır” diyen FEDA şunları kaydetti:

    “Hak, adalet, eşitlik ve ortak yaşamı inancın temel değerleri olarak kabul eden, bu uğurda ağır bedeller ödeyen Alevilere saldırılar devam ediyor. 72 millete bir nazardan bakan hümanist değerler sahibi Alevilere, en son saldırı Nazımiye Kaymakamı’nca yapıldı. Kutsal Xızır günlerinde Düzgî Bawa Ziyaretgâhı ve Düzgün Baba Cemevi’ne karşı Kaymakam’ın bu yaklaşımı inkârcı, asimilasyoncu zihniyetten güç almaktadır.

    Aynı fotoğraf karesini cami önünde vermiş olsaydı, cami cemaati ile ilgili aynı sözleri sarf etmiş olsaydı, iktidar tarafından çoktan gereği yapılmış olacaktı. Bu da devletin bir bütün olarak biz Alevilere bakışının tezahürüdür. Kaymakamın eli silahlı korucu ve özel timlerle cemevi önünde servis ettiği fotoğraf ve sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım; Alevilere tehdit olup Anayasayı hiçe saymaktır. Bu temelde Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalıdır.”

    “KAYMAKAMIN YAKLAŞIMINI ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ”

    FEDA, cemevlerinin elektrik ve su faturaları devlet tarafından karşılanmadığını hatırlatarak, “Aleviler vergi verirken ülkenin eşit vatandaşı olduğunu söyleyen devlet ve bürokratları iş, eşit hakları savunmaya gelince ırkçı ve inkârcı kesiliyor. Tüm dinlere, tüm inanç ve kimliklere karşı eşit mesafede olması gereken kaymakamın had bildiren, Alevi ibadethanesine sınır çizen bu yaklaşımını ve anlayışını şiddetle reddediyoruz” dedi.

    “CEMEVLERİ DERHAL YASAL STATÜYE KAVUŞTURULMALIDIR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Anayasa ve ilgili kanunlardan hareketle kanaat ve düşüncesini açıklayan Düzgün Baba Cemevi yönetimine karşı kaymakamın geliştirdiği bu davranış, kendisi gibi Anayasayı tanımayan, yok hükmünde gören faşist zihniyetten güç almaktadır. Alevi canları sevgi ve barışta buluşturan inancımızın ibadethanesi cemevleri derhal yasal statüye kavuşturulmalıdır.
    Cemevleri ve Alevi inancı ve inanç değerleri üzerindeki devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız. Haklı ve meşru talepleri taleplerimizdir diyor, ‘ Yol Bir, Sürek Binbir’ düsturumuz gereğince tüm Alevi kurumlarını, Pîrlerini, Ocakzadelerini Düzgün Baba Cemevi’nin etrafında nehaka karşı birliğe, tavır almaya çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu, cemevi başkanını tehdit eden kaymakamı Meclis gündemine taşıdı

    Kenanoğlu, cemevi başkanını tehdit eden kaymakamı Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın Dersim’de bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne baskısını ve Başkanını silahlı fotoğraf yayınlayarak tehdit etmesini Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, “Açıkça tehdit suçu işleyen Nazımiye Kaymakamı hakkında derhal idari ve cezai işlem başlatılarak görevden alınmalıdır” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın, Dersim’de bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne kesilen 60 bin TL cezayı eleştiren Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i silahlı fotoğrafla tehdit etmesini Meclis gündemine taşıdı.

    Kenanoğlu verdiği önergede, Nazimiye Kaymakamı Tutkan’ın Düzgün Baba Cemevi önünde silahlı kişilerle çektirdiği fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşarak Cemevi Başkanı Kırmızıçiçek’e yönelik, ‘Devletimizin gücünü göstereceğiz’ demesinin suç olduğunu vurguladı.

    Söz konusu tehdit ve fotoğrafın tüm inançlara eşit mesafede yaklaşılmadığının başka bir göstergesi olduğunu da söyleyen Kenanoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, “Düzgün Baba Cemevi yönetimini silahla tehdit eden Tunceli/Nazimiye Kaymakamı görevden alınacak mıdır?” diye sordu.

    “KESİLEN AĞIR PARA CEZALARIYLA CEMEVİNİN FAALİYETLERİ ENGELLENMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”

    Kenanoğlu, Meclis’e sunduğu soru önergesinin gerekçesinde şunları belirtti:

    “Tunceli’nin Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından son 3 yıl içerisinde 60 bin lira tutarında idari ve mali para cezaları kesilmiştir.

    Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’in, kesilen cezaların hukuksuz olduğu yönünde yaptığı açıklamanın basına yansıması üzerine, Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan, yanında getirdiği 4 silahlı kişi ile cemevi önüne gelerek fotoğraf çektirmiş ve sosyal medyada paylaşarak “Dernek adı altında halkımızın inancını kullanarak para toplayıp, topladığı paraları da usulsüz, kanunsuz ve Düzgün Baba Cemevi ve mekânı dışında yani amaç dışı harcayacaksın, sonra da cemevlerimizi biz ticarethane göreceğiz. Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kanun ve hukuk devletidir. Sana da uzantılarına da öğreteceğiz kanunu, hukuku ve devletimizin gücünü” diyerek tehdit etmiştir.

    Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından uzun bir süredir, idari ve mali yönden kesilen ağır para cezalarıyla Düzgün Baba Cemevinin faaliyetleri engellenmeye çalışılmaktadır. Cemevine bir ticarethane gibi yaptırımlar uygulanmaktadır. Nazımiye Kaymakamı, sistematik bir şekilde sürdürdüğü baskı, sindirme ve cezalandırma politikasını, eli silahlı kişilerle cemevi önünde fotoğraf çektirip size “devletimizin gücünü” öğreteceğiz diyerek açıkça ölümle tehdit etme seviyesine çıkarmıştır.

    “NAZİMİYE KAYMAKAMI, AÇIKÇA TEHDİT SUÇU İŞLEMEKTEDİR”

    Cemevleri yasal olarak ibadethane statüsünde görülmediği için dernekler yasası gerekçe gösterilerek para cezası kesilmekte, ticarethane sayılarak yüklüce elektrik faturalarına maruz bırakılmaktadır. Nazimiye Kaymakamı cemevinde gönüllü olarak hizmet yürüten ve aralarında pir ve anaların da bulunduğu insanların kayıtdışı çalıştığını iddia ederek SGK’ya şikâyet etmekte, cemevinin zorunlu harcamalarını ticarethane gibi göstererek para cezaları uygulamaktadır. Cemevlerine yönelik sürdürülen bu tutumun ve çözümsüzlükte ısrarın sonucu bir devlet yetkilisinin cemevlerine yönelik silahlı tehdidine dönüşmesi tehlikenin boyutunu anlamak için yeterli olmalıdır.

    Tunceli Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne karşı Nazimiye Kaymakamı’nın bu davranışı, cemevlerinin inanç merkezi olarak görülmediğinin ve tüm inanç merkezlerine eşit mesafede davranılmadığının başka bir göstergesidir.

    Nazimiye Kaymakamı, açıkça tehdit suçu işlemektedir. Anayasanın 2. maddesindeki laiklik hukuk devleti ilkesini ve 10. maddesindeki eşitlik ilkesini, 24. maddesindeki dinî ve inanç hürriyetini, 25. maddesindeki düşünce ve kanaat hürriyetini yok saymaktadır. Derhal hakkında idari ve cezai işlem başlatılarak görevden alınmalıdır.”

    “CEMEVİ YÖNETİMİNİ SİLAHLA TEHDİT EDEN KAYMAKAM GÖREVDEN ALINACAK MIDIR?”

    Milletvekili Kenanoğlu bu bağlamda, İçişleri Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

    -Düzgün Baba Cemevine para cezaları kesen ve cemevi önünde silahlı adamlarla verdiği pozu sosyal medyada paylaşan Tunceli/Nazimiye Kaymakamı hakkında idari ve cezai soruşturma açılmış mıdır?

    -Düzgün Baba Cemevi yönetimini silahla tehdit eden Tunceli/Nazimiye Kaymakamı görevden alınacak mıdır?

    -Nazimiye Kaymakamının Düzgün Baba Cemevine kestiği bu yüksek cezalar bir cezalandırma yöntemi değil midir?

    -Tunceli genelinde faaliyet gösteren kaç dernek vardır? Bu derneklerin kaçına bu tür para cezaları uygulanmıştır?”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • DAD: Zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz, kaymakam derhal görevden alınmalı!

    DAD: Zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz, kaymakam derhal görevden alınmalı!

    PİRHA-DAD Genel Merkezi yaptığı, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın görevinden alınması çağrısında bulundu. DAD, “Hakk Yol Aleviliğin kutsal ayı olan Xızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve makamlarına, zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Dersim’de Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek‘in, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından tehdit edilmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi de yayımladığı yazılı bir açıklama ile Tutkan’ın görevinden alınması çağrısında bulundu.

    DAD Genel Merkezi’nin yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

    “Yeryüzünde varlığın rızalı makamları vardır. Reya Heq/ Raa Heqi/Hakk Yol Alevilik rızalı makamları Xızır makamları olarak görür. Xızır makamlarına lokma ile gidilir. Edep erkan içerisinde niyaz olunur. Xızır makamları cümle varlığın rızalı olduğu makamlardır. Hakk Yol evlatları bu makamlarda tüm kainatla cem olur. Rıza makamları hafıza makamıdır.

    Murad alıp, murad dilenen makamdır. Muradına hasıl olanlara aşk ile.

    Kainatta iyi ve kötü mana bulmuş insan varlığının işidir. Yol, kamil insanın iyilik makamına meydan açar. Meydana gelen cem olup, dar görmüş, dar görüp didar olmuşların meydanıdır. Yol bu minval üzere rahmet diler. Rahmet dileyip, rahmete meydan kuranlara aşk ile.

    Her yol evladı Xızır makamlarında niyaz olduğu vakit, külli kainatla niyazında iyilik diler. İyilik dileyip, iyilik bulanlara aşk ile.

    “UĞUR TUTKAN SİLAHI İLE YOL EVLATLARINI TEHDİT ETTİ”

    Tabi makam bilmeyenlerin, Xızır bilmeyenlerin, edep erkan bilmeyenlerin kör gözleri, art niyetleri, rızkını pay bilmeyen nefisleri, makam sarhoşluğunda cehaletleri gelip çatıyor Xızır makamlarına. Hakk Yol Alevilik bunca demdir çok gördü. Rızasız makama girip nefis şöhretine çiğ söz edenleri.

    Bunlardan biri de Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan, Düzgün Bawa Makamı’na silahı, külahı ile gidip Yol evlatlarını tehdit etti.

    Kıble ve makam bilmeden kanundan, nizamdan bahsetti. Derki malum “Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kanun ve hukuk devletidir. Sana da uzantılarına da öğreteceğiz kanunu, hukuku ve devletimizin gücünü.”

    Öncelikle; kaymakam Harde Dewreşte süreli maaşlı görevini icra ederken hizmet ettiğin toplumun değerlerini bilmek ile sorumludur. Devlet adalet ile yönetilir. Cahilce Makama silah ile girilmez, makama nefis ile gelinmez, makama kötü niyet ve yalan ile gelinmez.

    “ZÜLMANE YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ”

    Makama geldiğinde korkmana gerek yok. Yol evlatları makamlarda düşman bilmez. Kara gözlü dağ keçisi, koca yürekli ayı, körpecik tavşan, aç kalmış kurt, yüreği avucunda tilki korkmuyor ise senin de korkmana hiç gerek yok. Rıza makamlarında kimseye zarar gelmez senin de korkmana gerek yok.

    Devletin gücü hak, hukuk, adaleti ile kolluğunu azalttığı kültüründen alır. Hakk Yol Alevi milletleri zulmü ile vergi ile kendini gücünü gösteren devletleri çok gördü. Kapımıza niyaz olmadan devlet de yol yürüyemez. Bilmez isen Osmanlı’ya, Selçuklu’ya dönüp bir bakıver.

    Hakk Yol Aleviliğin kutsal ayı olan Xızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve makamlarına, zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz. Gereği yapılmalı, Nazimiye Kaymakamı derhal görevinden alınmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir İnanç Dolu: Biri istedi diye cem yapılmaz

    Pir İnanç Dolu: Biri istedi diye cem yapılmaz

    PİRHA-Nazımiye’nin Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme, Aleviler yoğun tepki gösterdi. Söz konusu cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu söyleyen Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, “Biri istedi diye cem yapılmaz yüzyıllardır pirlerin, taliplerin ibadet esnasında söyledikleri gibi ‘Hakk için ola seyir için olmaya’ sözü tam bu nokta içindir. Bizim ibadetimiz sadece toplanmak, deyiş söylemek sonrada semah dönmek değildir” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla cem yapıldı. Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    “BİZİM İBADETİMİZ SADECE DEYİŞ SÖYLEYİP, SEMAH DÖNMEK DEĞİLDİR”

    Cem gününün inanç açısından bir anlamı olması gerektiğini vurgulayan İnanç Dolu, “Biri istedi diye cem yapılmaz, yüzyıllardır pirlerin, taliplerin ibadet esnasında söyledikleri gibi ‘Hakk için ola seyir için olmaya’ sözü tam bu nokta içindir. Bizim ibadetimiz sadece toplanmak, deyiş söylemek sonrada semah dönmek değildir. Cem ruhen, vicdanen, ve aklen bir olmaktır. Alevi bir vali, bir kaymakam yada başka kurum amiri olabilir, ama buda ona özel cem yapma ya da yaptırma yetkisi vermez. Tam bu noktada ‘Kırklar Cemi’ mitolojisi gelir akla. Cem erkânına katılan canlar cemal cemale ve birdir. O yüzden kimse kartviziti, makamı ve üniformasıyla gelmez. Pirler bir yere seyahat ettiklerinde namerde muhtaç olmamak için heybelerinde ekmeklerini taşırlardı. Ismarlama cem hizmeti yapanlarsa mevki makam uğruna bu duruma düşmemeliydi” dedi.

    Yeni bir ‘Alevi açılımı’ndan bahsedildiği bu günlerde, Alevi pirlerine ve cemevi çalışanlarına maaş söylemleriyle böyle bir cemin konuşulmasının manidar olduğunun altını çizen Dolu, “Zorunlu din derslerine ilave olarak, din derslerinin 4-6 yasa kadar düşürülmesi, Aleviliğin bir inanç, cemevlerininde ibadethane olarak kabul görmemesi gibi önemli konuları konuşmamız gerekirken Alevi pirlerine maaş verilmesi gibi basite indirgenmesi kabul edilemez bir durumdur. Önemli olan her inancın resmi olarak aynı düzeyde görülmesidir. Alevi pirleri ve talipleri birlikte oluşturdukları rıza toplumu içerisinde bugüne gelmiştir. Maaş almazken talip toplumunun erkânını yürüten pirler kimseye muhtaç kalmamıştır. Bugün bu inanç o pirler ve o taliplerle ayaktadır” diye konuştu.

    “KİMSENİN İBADETİMİZE MÜDAHALE ETME HAKKI YOKTUR”

    Kurumlar, kurum amirleri, belediyeler ziyaretlere ve cemevlerine hizmet götürürken vatandaşlık hakkı çerçevesinde yaklaşması gerektiğini belirten Dolu, “Milletvekilleri, işadamlarımız da bir lokma verirken, diğer canlarımız gibi davranmalı. Bu lokmaları ve hizmetleri reklam amaçlı kullanmamalı. Pirler ve cemevi görevlileri de buna müsaade etmemeli. Kimsenin bize ibadeti öğretmesine, ibadetimize müdahale etmesine hakkı yoktur. Murşidler, pirler ve rehberler talipleri ile birlikte bugüne kadar bu hizmetleri yapmışlardır, mevki makam pesinden koşmadan, kartvizit ve etiket istemeden. Şimdi bakıyoruz siyasi parti temsilcileri isimlerinin önüne ocakzade etiketi yapıştırmış. Bizim yolumuz can incitmemiş, eline beline diline sahiplerin yoludur. Büyük, küçük, erkek ve dişi demeyenlerin, can olanların yoludur. Makamımız yol, ibadetimiz cemdir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    >Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!

    >Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    >Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

     

  • Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

    Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

    PİRHA-Nazımiye’nin Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme, Aleviler yoğun tepki gösterdi. Söz konusu cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu söyleyen HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Cem tiyatro, halk oyunu değil, inançsal bir ritüeldir ve sadece o inancın gerçekten parçası olmak isteyenler girebilir. ‘Hadi bir cem tutun görelim’ diyen devlet yetkililerinin orada oturmaları mümkün değildir” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla cem yapıldı. Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme tepki gösteren HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit PİRHA’ya konuştu.

    Yeryüzündeki bütün inançlar saygılı olunması gerektiğini söyleyen Koçyiğit, “Ama ne yazık ki Türkiye’de uzun yıllardan beri Alevi toplumu her zaman inancı asimile edilmek istenmiş. Aleviler de buna karşı bin yıldır direniş sürdürerek inancını bugüne kadar getirdiler. Geldiğimiz yüzyıl içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Alevi inancını yok sayan tutumunun değişmeden devam ettiğini görüyoruz. Devletin halen Aleviliğin ne olduğunu tartışıyor ve Aleviliği bir kalıba sokmaya çalışarak Sünniliğin yan dalı gibi gösterme arayışları var” dedi.

    “İNANCIMIZI KORUMAK HER ALEVİ YURTTAŞIN GÖREVİDİR”

    Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu vurgulayan Koçyiğit, “Bu artık ‘bir cem tutun da bakalım nasıl tutuyorsunuz’ olayına dönmüş durumda. Yapılanlar kabul edilecek şeyler değildir” dedi. Koçyiğit, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Valilerin, kaymakamların, askeri personelin oturması ve oradaki halkımızın da cem tutması diye bir şey olamaz. O bir cem olamaz zaten. Cem tiyatro, halk oyunu değildir, inançsal bir ritüeldir ve sadece o inancın gerçekten parçası olmak isteyenler girebilir. ‘Hadi bir cem tutun görelim’ diyen devlet yetkililerinin orada oturmaları mümkün değildir. Çünkü cemde can olunur, daha önce de Ahmet Davutoğlu’nun gelip Tunceli Cemevinde posta oturması veya başkalarının makamlarından mevkilerinden aldıkları güçle o inancın mekanında oturmaları ve o inanca yönelik müdahalede bulunmaları kesinlikle kabul edilecek bir durum değildir. Buna bir şekilde karşı çıkmayan veya çıkamayanların da kendisini gözden geçirmesi gerekiyor. Alevi inancı böyle asimile olur, böyle yok olur. ‘Herkes gelsin bir şey olmaz’ derse ortada inanç diye bir şey kalmaz, inancımızı korumak her Alevi yurttaşın görevidir. Bu konuda Alevi toplumunun da ciddi eksiklikleri olduğunu da ifade etmemiz gerekiyor. Aleviler de inancını korumakta ve gelecek nesillere aktarmakta ne yazık ki sorunlar yaşıyorlar” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    >Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!

    >Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

  • Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    PİRHA- Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde Vali, Kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ve tepki çeken cemi, Kaymakamın istediği belirtildi. PİRHA’ya konuşan Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi Derneği Başkanı Yaşar Seyrek, “Bu sene Kaymakam biraz yardım etti. Bir depo yaptı. Sonra bu kadar hizmet ettim, burada bir cem yapayım, dedi” şeklinde konuştu. 

    Dersim Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla geçen hafta bir cem yapıldı.

    Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi Derneği Başkanı Yaşar Seyrek’e ulaşarak cem ile ilgili sorularımızı yöneltip bilgi aldık.

    PİRHA: Bir cem yapmışsınız. Askerler, Vali, Kaymakam da var cemde. Nasıl katıldılar ceme?

    YAŞAR SEYREK: Kaymakam bey kendisi bir cem yapacağım, dedi.

    -Kaymakam Alevi mi? 

    Onu ben bilemem. Dikkat ederseniz hep askerdi, sivil yoktu.

    -Evet askerler de vardı. Bu cemevinin dedesi kim?

    Cemevinde Ali Ekber (Yurt) dede, Nesimi dede vardı.

    -Cemi bu kişiler mi yürüttü?

    Evet. Biz onay verdik, yapabilirsiniz, dedik. Bu sene Kaymakam biraz yardım etti. Bir depo yaptı. Sonra dedi ki bu kadar hizmet ettim, burada bir cem tutayım.

    -Her canı isteyen ‘cemevinde cem yapacağım’ diyebilir mi?

    Neden demesin. Bizim orası ibadet yeridir. Herkes gelir, kurbanını, niyazını dağıtır.

    -Ancak biliyorsunuz cemi Aleviler yapıyor. 

    Onlar cemevine geliyorsa bir şey diyeceğim yok.

    -Cemin bir anlamı var. Her isteyen ‘cem yapacağım ben’ diyebilir mi?

    Aleviler geldi cem yaptı da biz bırakmadık mı?

    -Hangi gün yapıldı cem?

    Perşembe günü.

    -Cemi, Ali Ekber Yurt mu yürüttü?

    Beraber yürüttüler. Vali vardı, Kaymakam vardı.

    -Askerler de resmi kıyafetiyle katılmışlar ceme. Neden öyle geldiler?  

    Bölük komutanı, askerler onlar da geldiler.

    -Ceme sivil kıyafetle katılması gerekmiyor mu? 

    Bir Valiye ben ‘burada cem yapmayın, girmeyin’ diyebilir miyim.

    -Her inancın kuralları var. Denilebilir tabi ki.

    Vali bey buraya girme deme şansım var mı?

    -Deme şansınız var tabi. Her isteyen ya da bir Alevi; camiye, kiliseye gidip ‘ben burada ibadet yapacağım’ diyebilir  mi? İstediği gibi girebilir mi?

    Girebilir, kimse ona girme diyemez ki.

    -Peki ‘Erenler cemine her can giremez’ demiyor muyuz?

    Biz adam seçmiyoruz.

    -İki Alevi derneği açıklama yaptılar. ‘Bizim cemevimiz gösteri merkezi değil, cemimiz tiyatro değil, seyirlik değil’ diyerek tepki gösterdiler bu duruma.

    Herkesin düşüncesi kendisine ait. Ben kimlik kontrolü yapamam. Burası ibadet yeri.

    -Peki askerler silahlarıyla mı cemevine girdi?

    Ne silahı, ne topu, ne tüfeği?

    -Tamam ama askerler ceme sivil kıyafetleriyle gelmemişti. 

    Ben kontrol edemem silahı var mı yok mu? İnsan insan olsun. Herkese kapımız açıktır. Cemevimize Aleviler neden yardım etmedi?

    -Doğru. Aleviler dayanışmalı, yardım etmeli elbette. Peki Kaymakam cemevine hangi yardımları yaptı? 

    Su deposunu, çatıyı, yolu, asfaltı, tuvaletleri yaptı.

    -Anladım. Sonra da ‘cem yapacağım’ dedi!

    İstanbul’da geldik. Derdimizi anlattık. Kimse derdimize derman olmadı. Belediye (Maltepe) Başkanı Ali Kılıç Alevidir ama yardım etmedi. Gürsel Erol her yere yardım etti, buraya etmedi.

    ***

    “CEMEVİ GÖSTERİ MERKEZİ, CEM SEYİRLİK DEĞİL”

    Bu arada, söz konusu ceme tepki gösteren iki Alevi derneği de dün yaptıkları açıklamada, “Cemde mevki, makam ön plana çıkarılmaz. Bunu düzenleyen hiç bir rehber, pir ve dernek başkanının hakkı yoktur ve olmaz da. Günümüzde bir inanç kurumuna gidip ‘siz inancınızı yerine getirin, biz de bir tiyatro, sinema izler gibi izlemeye geldik’ desek herhangi bir ibadete yakışır mı? İnanan bütün insanların inancına ters düşmez mi?” dedi.

    Açıklamada, “Kişi cemevine ziyarete gelirse benliğini, kibirini dışarda bırakarak bir can olarak yapar. Bu ziyareti reklam olarak kullanamaz. Ocaklarımızı ve ocakta bulunan cemevlerimizi siyasi sermayeye çevirmemeliyiz. Cemevleri, ocak, dergahlar bir müze, bir sergi, bir gösteri alanı değil, olmamalıdır da. Ocaklarımızı, Ziyaretlerimizi, İnançsal değerlerimizi bireysel çıkarlar ve menfaatleriniz için kimsenin kullanmaya hakkı ve yetkisi yoktur” denildi.

    PİRHA/ DERSİM

    İLGİLİ HABER

    Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!

  • Nazımiye kaymakamı Hızır lokması dağıtıp halkı koruculuğa davet etti

    Nazımiye kaymakamı Hızır lokması dağıtıp halkı koruculuğa davet etti

    Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan yanında jandarma ve bir heyetle önce Düzgün Baba’da ardından da köylüleri çarşıya toplayarak Hızır lokması dağıttı. Köy ve ilçede birçok evi ziyaret eden kaymakamın halkı koruculuğa davet ettiği iddia edildi. 

    Yeni Demokrasi Gazetesi’nin haberine göre Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan yanında jandarma ve heyeti ile köyleri dolaşarak Hızır lokması dağıtarak halka korucu olmaları yönünde dayatmada bulundu.

    Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan Nazımiye’de birçok haneyi ziyaret ederek özellikle birçok kadına koruculuk dayatmasında bulundu. Korucusu olmayan köylere ise bölge dışından korucu getirilerek, her köyde mutlaka bir korucu olması gerektiğinin söylendiği kaydedildi.

    Pülümür ve diğer ilçelerde de muhtarlarla güvenlik toplantıları adı altında yine koruculuk dayatması yapıldığı bilgisi paylaşıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mecliste ‘Alevi köyüne cami’ tartışması – VİDEO

    Mecliste ‘Alevi köyüne cami’ tartışması – VİDEO

    PİRHA- Mecliste Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılmasıyla ilgili HDP İstanbul Milletvekilleri Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu ve AKP Kars Milletvekili Ahmet Arslan arasında tartışma yaşandı.

    HABERİN VİDEOSU

    Kars’ın Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılması Mecliste tartışma konusu oldu.

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekilleri Zeynel Özen ve Ali Kenanoğlu ile AKP Kars Milletvekili Ahmet Arslan arasında yaşanan tartışma meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:

    “ASFALTIN BİTTİĞİ YERDE ALEVİ KÖYÜ BAŞLAR”

    Zeynel Özen: “Dilimiz yeni bir deyim kazandı: Nerede asfalt yol bitiyorsa oradan sonra bir Alevi köyü vardır. Türkiye’nin her yerinde istisnalar dışında bu böyledir.

    Memleketim olan Kahramanmaraş’ta Kabayar, Düğünyurdu, Kızılcıksuyu, Afşin’in Türkçayırı, İncirli köyleri -liste çok uzun- yetkililere hizmet için başvurduklarında ya ‘Seçim döneminde AKP’ye oy vermiyorsunuz.’ denip reddediliyor ya da ‘Köyünüze camiyle başlayalım, ondan sonra hizmet gelir.’ diyorlar. Bu, basında bu hafta işlendi. Kars Sarıkamış’ta bir köye cami yapılmaya başlandı. Bu ayrımcılığa, bu baskıya, insanları bölmeye yönelik çalışmalara son verilmesi gerekiyor, eşit yurttaşlığın herkese uygulanması gerekiyor.”

    AKP’Lİ VEKİL: VASİYET YERİNE GETİRİLİYOR

    Ahmet Arslan: “Sarıkamış’ın Aşağı Sallıpınar köyünde bir cami yapılıyor. Bu camiyle ilgili olay şudur: Muhtar ‘Annemin bana vasiyetidir, bu köyde bir cami yapacağım.’ dediği için ve köylünün desteğini aldığı için köyde cami yapılmaktadır ancak bu köyde cami yapılmasını istemeyen, şehir dışından, köy dışından birileri bu olayı çok başka bir boyuta taşıdı, sanki, ‘Kaymakam bu işin karşısında. Köyde cami yapılmasına izin verilirse hizmet edilecek.’ gibi bir şey üretildi; külliyen yalandır. Köyde yıllardır hizmetler yapılmaktadır, bu sene de kilit parke taşı yapılmıştır. Muhtarın, annesinin vasiyetini yerine getirmek için bir talebini köylü yerine getiriyor. Biz köylerin hepsine hizmet ettiğimiz gibi buraya da hizmet ediyoruz, hizmet etmeye de devam edeceğiz. Bu doğru bilginin kamuoyuyla paylaşılmasında fayda vardı.”

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ ASİMİLASYONDUR” 

    Ali Kenanoğlu: “Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılması muhtarın annesinin vasiyetiyle ilgili bir durum değildir. Annesinin vasiyetiyle ilgili cami yapılsa ya da cemevi yapılsa birçok annenin vasiyeti yerine getirilirdi. Burada muhtarın dernek başkanıyla konuşma kaydı vardır. Kaymakamın kendisinden hizmetlerin gelebilmesi için öncelikle cami talep etmeleri gerektiğini ifade ettiğine dair dernek başkanıyla konuşma kaydı vardır. Bu gerçeği görmeden camiye ihtiyacı olan Sünni köylere cami yapmayı tercih etmek yerine Alevi köylerine cami yapmayı, apar topar hızla bitirmeyi hedeflemenin amacı nedir? Asimilasyondan başka bir şey değildir; bu gerçeği de hepinizin görmesi gerekiyor.”

    “BİZİM İBADETHANEMİZ CEMEVİDİR”

    HDP İstanbul Milletvekili Kenanoğlu, şöyle devam etti:

    “Yıllarımız Alevi kurumlarında bu konuları takip etmekle, araştırmakla geçti, bu konudaki şikâyetleri dinlemek ve raporlamakla geçti. Bu bir yöntem olarak kullanılıyor. Sivas’la ilgili şöyle bir şey anlatılır, çok meşhurdur bu. Sivas’a giden bir gazeteci bir Alevi köyüne gitmek istediğini söylüyor ve oradaki vatandaş da diyor ki: ‘Şu asfalt yoldan git, sağa sola dön, oralar hep Alevi köyüdür. Asfaltın bittiği noktadan itibaren başlayan toprak yollu köylerin hepsi de Alevi köyüdür. Aslında bu sadece Sivas’ta olan bir durum değil, Ordu’da Maraş’ta, Tokat’ta, Çanakkale’de Bingöl’de.

    Şimdi, değerli arkadaşlar, böyle Aşağısallıpınar köyü için denildiği gibi muhtarın annesi vasiyet etmiş, kaymakamlık da bunu görev bilmiş ve annesinin vasiyeti üzerine gitmiş, hemen köye camiyi başlatmışlar. Köylüler demiş ki: ‘Kardeşim, biz Aleviyiz, bizim ibadethanemiz cemevidir, bizim cemevine ihtiyacımız var.’ İtirazlar yükselince de bir haftada inşaat bitirilmek üzere arkadaşlar, bir haftada. Şimdi, şunu söylüyoruz. Burada daha önce konuşmacı hatiplerin dile getirdiğini biliyorum -tutanaklarda vardır- birçok Sünni köyünde caminin olmadığını ya da tamire, bakıma ihtiyaç olduğunu, hatta cami hocasının olmadığından yakınıldı ve şikâyet edildi. Şimdi, oralara hizmet götürülmesi gerekirken yani ihtiyaç duyan, bu konuda ihtiyacı olan köylere hizmet götürülmesi gerekirken, bir muhtarın annesi vasiyet etti diye, devletimiz de bu vasiyeti yerine getirsin diye, koşa koşa Alevi köyüne cami yapılıyor. Tabii, bunun biz ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz, bunun karşılığını da biliyoruz. Oysa Alevi kültür dernekleri parti grubumuzu ziyaret etti, sizleri de ziyaret etti, basından biliyorum, etmedikleri partileri de edecekler, onların ve Alevi kurumlarının bir talebi var cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesiyle ilgili, birçok annenin de bu yönde vasiyeti var örneğin. Hükûmetimiz bu vasiyetleri duymuyor mu, görmüyor mu? Bununla ilgili, bırakın vasiyeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Kararı uygulasanız cemevleri ibadethane olarak kabul edilecek ama siz, bırakın annelerin bu yöndeki vasiyetini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını dahi uygulamıyorsunuz.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyüne yapılan caminin cemevine dönüştürülmesi için imza kampanyası başlatıldı-VİDEO

    Alevi köyüne yapılan caminin cemevine dönüştürülmesi için imza kampanyası başlatıldı-VİDEO

    PİRHA – Alevi köyünde inşaatı devam eden cami yapımına karşı Aşağısallıpınar Köyü’nün şehirde yaşayan köylüleri, yapılan caminin cemevine çevrilmesi için imza kampanyası başlattı. Cami inşaatına tepki gösteren dedeler Takmaz ve Deprem, bu asimilasyon politikalarına karşı gerekirse köye gidip köy meydanında cem yapacaklarını söyledi. 

    Haberin Videosu

    Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’daki cami inşaatı devam ederken köylüler, yapılan cami inşaatının cemevine dönüştürülmesi için imza kampanyası başlattı. Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar Köyü Dernek Başkanı Hüseyin Candan, Pir Hamza Takmaz ve Süleyman Deprem bir araya gelerek konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “YAPILAN CAMİNİN CEMEVİNE ÇEVRİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar Köyü Dernek Başkanı Hüseyin Candan, İstanbul ve İzmir’de imza kampanyası başlattıklarını belirterek, Alevi Dernekler Federasyonu’na (ADFE) topladıkları imzaları göndereceklerini ve vakfın da toplanan imzaları kaymakamlığa, valiliğe ve TBMM’ye göndererek cami inşaatının cemevine dönüştürülmesi için mücadele edeceğini duyurdu.

    “Yapılan caminin cemevine çevrilmesini istiyoruz” diyen Candan, köydekilerin de bunu böyle istediğini fakat korkutulduklarını söyledi. Kimsenin inancına, düşüncesine ve ibadet şekline karşı olmadıklarını dile getiren Candan, Kaymakama seslenerek, “Çok yürekliyse gidip bir Sünni köyüne ‘Ben burada cemevi yaptıracağım’ desin. Bakalım Sünni köyün tepkisi ne olacak. Alevi köyüne cami yaptıracağına cemevi yaptır” dedi.

    “GİRİŞİMLER SONUÇ VERMEZSE AİHM’E GİDECEĞİZ”

    Konunun mecliste HDP milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından da gündeme getirildiğini hatırlatan Candan, CHP’li milletvekilleriyle de görüştüğünü onların da gerekli desteği vereceğini söyledi.

    Bu konuda iyi bir kamuoyu oluştuğunu kaydeden Candan, Türkiye’nin şu anda çok hassas bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde bu şekilde bir Alevi köyüne caminin yapılmasını doğru bulmadığını belirtti.

    Son olarak Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar Köyü Dernek Başkanı Hüseyin Candan, yapılan girişimlerden sonuç alınmaması halinde AİHM’e gideceklerini söyledi.

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ YAPILMASI DEVLETTEN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR”

    Sinemilli Ocağı dedelerinden Süleyman Deprem ise Emevi İslamının iktidarından bu yana özellikle Alevilere yönelik yok etme politikasının imha, inkar ve asimilasyon olduğunun altını çizdi.

    Alevi köyüne cami yapılmasının devletten bağımsız olmadığını kaydeden Deprem, şunları söyledi;

    “Geçmişten bu yana bilinçli bir asimilasyon politikası yürütülüyor. Alevi köyüne cami yapmanın altında yatan sebep Alevileri kışkırtarak bir düşman yaratıp onun üzerinden tekrar kendi iktidarlarını pekiştirme gayretidir. Aleviler bu oyuna gelmemek üzere çatışmak ve savaşmak istemediklerinden dolayı Alevilerin bu yumuşak davranışlarını ranta çevirerek oralarda bir çatışma alanı yaratma gayretleri var. Çünkü bu iktidar anca çatışma ilişkileri içinde kendini ayakta tutabilir. Kürtler olmadı Alevilere yönelelim.”

    Deprem, kimsenin Alevileri zorla camiye, kiliseye, havraya sokmasına gönüllerinin razı olmadığını bu sebeple her türlü direniş haklarının olduğunu vurguladı.

    “ÖRGÜTLÜ BİR ÇALIŞMA GEREKİR”

    Daha önce hakka yürüme erkanı için Aşağısallıpınar Köyü’ne giden Kureyşan Ocağı Dedesi Hamza Takmaz, AKP’nin geldiği dönemlerde köye cami yapımı için tekliflerin olduğunu ancak köylülerin bunu kabul etmediğini vurguladı.

    Köyden birinin “Cami yapılsa da ben gitmem” sözlerini hatırlatan Takmaz, “Evet o gitmez ama kırk yıl sonra sizin çocuklarınız gidecektir camiye. Orada eğitime tabi tutulduğunda mutlaka o camiye sokulacaktır, taraftar olanlar camiye gidecek o çocuklar okullarda karşılıklı ayrışmalara neden olacaktır. Bunu Bergama köylerinde gördüm” dedi.

    Örgütlü bir çalışmanın yapılması gerektiğini söyleyen Takmaz, “Yola, ikrara bağlı olmayanlar istediği yere gidebilirler ama Alevi diyorlarsa o köy bir kişiye ait değildir herkesin köyüdür. O köy yol, ikrar bir köydür” diye konuştu.

    “DEDELER OLARAK KÖYE GİDİP KÖY MEYDANINDA CEM YAPACAĞIZ”

    Takmaz, gerektiğinde dedeler olarak Aşağısallıpınar Köyü’ne gidip köy meydanında cem yapacaklarını belirterek cami yapımına izin vermeyeceklerini söyledi.

    Takmaz, “Herkes o köye sahip çıkmalı. Bizi bir nazarda görmeyen sistem okullarda öğretmenler de dahil ellerinizi Alevilerin üzerinde çekin. Dedeler de sahip çıksın” çağrısında bulundu.

    PİRHA/İZMİR

  • Cemevi önünden korsan ezan hoparlörlerinin kaldırılması için yetkililere çağrı-VİDEO

    Cemevi önünden korsan ezan hoparlörlerinin kaldırılması için yetkililere çağrı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Şişli’de Ayazağa mahallesindeki cemevinin bulunduğu sokak ve çevresine bir yıl önce bağlanan korsan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunmasına hala son verilmemesine  cemevi dedesi İbrahim Erdoğan tepki gösterdi. Erdoğan, korsan hoparlörlerin kaldırılması için yetkilileri göreve çağırdı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Bir yıl önce İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki ve Alevilerin evlerinin önündeki elektrik direklerine toplam 22 hoparlör takıldı. Bu direklerdeki hoparlörlerden ezan sesi yükselmeye başladı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörler, tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Korsan hoparlörlerin bir yıldan fazla bir süredir kaldırılmamasına tepki gösteren Ayazağa cemevi dedesi, Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan konuya ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Erdoğan, mahalledeki insanlar camiye çağrıldığında herkesin bunu duyacağı yeterlilikte ses sisteminin ve caminin olduğunu söyledi. Erdoğan, “Bunu bilinçli bir şekilde getirdiler tam cemevinin duvarının dibine koydular. Biz burada cemimizi yürütürken inancımızı yerine getirirken ezan okunduğu zaman birbirimizi duyamıyoruz. Çünkü o ses tamamen cemevinin içerisindeymiş gibi güçlü geliyor” dedi.

    BELEDİYE: HOPARLÖRLERİ KALDIRIRSAK OY KAYBEDERİZ

    Takılan korsan hoparlörlerden rahatsız olduklarını dile getiren Erdoğan, hoparlörlerin kaldırılması için kaymakamlığa, emniyete ve belediyeye başvurduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını ifade etti.

    Kendilerini sürekli oyaladıklarını ve sorunu çözmediklerine dikkat çeken Erdoğan, Sarıyer Belediye zabıtasının kendilerine, ‘Bu hoparlörlerin kaldırılması gerektiğini ancak kaldırırlarsa oy kaybedeceklerini’ ifade ettiklerini söyledi.

    “DEVLETİ VE ÜLKEYİ YÖNETENLER KATLİAMDAN ZEVK  ALAN BİR ANLAYIŞA SAHİP”

    Geçtiğimiz hafta PİRHA‘nın gündeme getirdiği Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi Köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına da tepki gösteren İbrahim Erdoğan dede şunları kaydetti:

    “Buradaki anlayış ne ise Kars’taki anlayış da odur. Çünkü devletin ve yönetenlerin anlayışından kaynaklanan bir olay ve sistemdir.  Kendilerinden başka kimseyi ve kendi inançlarından başka inançlarını tanımıyorlar. Bu yok etme sistemidir. Devleti yönetenler, bu ülkeyi yönetenler katliamdan neşelenen ve zevk alan bir anlayışa sahip oldukları için bizim buradaki bu hoparlör sorununun çözüleceğine de ben inanmıyorum. Bize şöyle bir oyun oynuyorlar. Biz çıkıp onları kaldıralım ortalık karışsın halk cemevini bassın. Bu durumdan zevk alıyorlar. Ama biz bu zevki onlara tattırmamak ve o imkanı onlara tanımamak için öyle bir harekette bulunmayacağız. Bu zamana kadarda bulunmadık.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erzurum’daki Alevi köylerinde seçmenlikler düşürülmüş-VİDEO

    Erzurum’daki Alevi köylerinde seçmenlikler düşürülmüş-VİDEO

    PİRHA- “Her köyde 5 ile 10 arası oy silinmiş. Düşününki orada 39 tane Alevi köyü var. Ve kaç oy yapıyor?” Bu sözler Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticisi Gülizar Taşbilek Polat’a ait. Polat, bu konuda Hınıs Kaymakamı’nın yönlendirmesi olduğunu savundu.   

    Erzurum’un Hınıs ilçesi Hayran (Dikme) köyü sakinleri, Hınıs Kaymakamı Bülent Ay’ın, bölge oyları üzerinde oynadığını iddia etti. O bölgede 39 Alevi köyü olduğunu ve yıllardır köylerinde oy kullandıklarını dile getiren yurttaşlar her köyden 5 ila 10 arasında seçmenin silindiğini söylediler.

    HINIS KAYMAKAMI’NIN YÖNLENDİRMESİ!

    Hınıs kaymakamı ve jandarmanın, Hayran köy muhtarını yönlendirerek kışın köyde olmayan köylülerin seçmenliklerini iptal ettirdiği belirtildi. Köylüler kaymakam Bülent Ay’ın diğer Alevi köylerinde de aynı yöntemi uygulamaya soktuğunu iddia etti.

    Yazın İstanbul’da kışın köyde yaşayan anne babasının da seçmenliklerinin iptal edildiğini söyleyen eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticisi Gülizar Taşbilek Polat, ilçe seçim kuruluna başvurduklarını belirtti.

    Polat yaşanan süreci şöyle özetledi:

    “Oylar askıya alındıktan sonra haberim oldu. Kardeşim ile birlikte ilçe seçim kurulunu aradık durumumuzu belirttik. Bu insanlar köyde oy kullanıyor ve oyları siliniyor. Vatandaşın haberi yok. Nasıl böyle bir şey olabilir? Bize verdikleri yanıtta, ‘Dilekçe yazıp, buraya gelip başvurmanız gerekiyor. Ancak askıdan indiği için artık listeye de alamazsınız’ şeklinde oldu. Listeye alınmıyorsa gidip dilekçe vermenin bir anlamı da yok. Bunu yapanın peşini bırakmayacağım. Çünkü orada her köyde 5 ila 10 arasında oy silinmiş. Düşününki orada 39 tane Alevi köyü var. Ve kaç oy yapıyor? Bu büyük bir sorun.”

    “AKP’YE OY VERMEZSENİZ SİZE HİZMET YOK”

    AKP adına bölgede seçim çalışması yürüten Hınıs kaymakamı Bülent Ay’ın köylülere hitaben AKP’ye oy vermezseniz size hizmet yok dediğini belirten Polat, bir mülki idarecinin bu tarz bir söylemde bulunmasının kaygı verici olduğunu ve “O gün onu söyleyen kaymakam bugün de bunu yapar” diyerek tepki gösterdi.

    MUHTARLAR DAHA HASSAS OLMALI   

    Seçim hilelerinin önüne geçebilmek için muhtarların üzerine önemli sorumlulukların düştüğünü ifade eden Polat, muhtarların hassasiyetle hareket etmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

    Polat sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ama insanların oylarını silip haber vermeden haklarını elinden almak ne demek? Seçim arifesinde bu muhtarların yapabileceği ve düşünebileceği bir düşünce değil ve ben asla inanmıyorum. Çünkü kaymakamın yönlendirmesi ile olabilecek şeyler bunlar. Oyların hepsinin özellikle silindiğini düşünüyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ovacık’ta kaymakam ve polisler silahlarla ceme girdi, dede hoşgörüyle karşıladı-VİDEO

    Ovacık’ta kaymakam ve polisler silahlarla ceme girdi, dede hoşgörüyle karşıladı-VİDEO

    PİRHA – Ovacık Munzur Baba Cemevi’nde geçtiğimiz akşam yapılan Xızır cemine kaymakam ve koruma polisleri de girdi. Silahla girilmemesi gerektiği uyarılarına rağmen cemi yürüten dede Yusuf Yıldız, “Polis onlar, hoşgörüyle karşılamak lazım” diyerek müdahale etmedi.

    Ovacık Munzur Baba Cemevi’nde yürütülen Xızır ceminde, Ovacık kaymakamı Selçuk Haskırış ve polisler de ceme katıldı.

    Polisler, silahlarla cem erkanına katıldı.

    Cem ibadetini yerine getiren canlar, cemde gözcü görevini yürüten gence “korumaların ceme silahla girmemesi” yönünde konuyu dedeye söylemesini istediler. Fakat cemi yürüten dede Yusuf Yıldız “Onlar polis. Bunu hoşgörüyle karşılıyoruz” cevabını verdi ve duruma müdahale etmedi.

    Silahlı polisler eşliğinde ceme devam edildi.

    Ayrıca cemde Kur’an’dan alıntılar yapılarak, dedenin el açıp dua ettirmesi dikkat çekti. Ana dilleri olan Kırmancki ile birlikte cem tutulmasını bekleyen bazı canlar, Arapça ve Türkçe dualarla karşı karşıya kaldı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Ovacık Şube Başkanı Aydın San, bu konuyu cemden önce konuştuklarını, korumaların silahla ceme girmemelerini söylediklerini ifade etti. Uyarılara rağmen silahlarla ceme girilmesine tepki gösteren San, “Sadece cem ibadeti sırasında değil, cemevinin içine dahi silahlarla girilmesi yanlıştır, uyarılarımıza rağmen böyle bir şey yapıldı” dedi.

    PİRHA/DERSİM