PİRHA-Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, Sarız İlçesi Darıdere Köyü’nde Pullo Dede Cemevi’inin inşaatına katkı sunmak amacıyla 1 Haziran’da kahvaltı programı düzenleyeceklerini duyurdu.
Kayseri’nin Sarız İlçesi’ne bağlı Darıdere Köyü’nde Pullo Dede Cemevi toplumsal dayanışma ve kolektif emekle inşa ediliyor. Cemevinin ilk katının betonu atılmış ve çalışmaları hala sürüyor.
Cemevi’nin inşaatına katkı vermek amacıyla Kayseri Cemevi’nde kahvaltı düzenlenecek. Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, 1 Haziran’da yapılacak olan kahvaltı etkinliğine katkı sunmak ve dayanışma göstermek amacıyla katılım çağrısında bulundu.
Tan, özellikle Kayseri, Sivas, Maraş, Yozgat ve Adana’daki Alevi köylerinin büyük bir kısmında cemevlerinin olduğunu, cemevi olmayan köylerde ise inşaat yapımının devam edeceğini belirtti.
PİRHA –Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, Hollanda’da bulunan Utrecht Alevi Kültür Merkezi ve Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ortaklığında yürütülen çalışma kapsamında depremden zarar gören illere giderek incelemelerde bulundu. Şahin, depremzedelerin mağduriyetlerinin çok büyük olduğunu belirterek, “Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar, bir hiçlik içerisindeler” dedi.
Hollanda’da bulunan Utrecht Alevi Kültür Merkezi (AKM) ile Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ortaklığında, depremin yaşandığı bölgelere hizmet götürmek adına proje geliştirilmişti. Gönüllüler, 6 Şubat depreminin ardından yıkımın yaşandığı illere giderek sosyal hizmette bulunarak incelemeler yaptı.
Yedi kişilik ekipte yer alan isimlerden Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, bir haftalık çalışmanın detaylarını PİRHA’ya anlattı.
“İNSANLAR RUHSAL ÇÖKÜNTÜ İÇERİSİNDE”
Ekip olarak sosyal ve psikolojik hizmette bulunduklarını belirten Enver Cemal Şahin, yapılan gözlemlerin bir rapor halinde kamuoyuna sunulacağını söyledi. Şahin, 27 Mart’ta Kayseri Cemevinde buluşup yola koyulduklarını belirterek, “Amacımız, deprem bölgesindeki insanların acılarını paylaşmak oldu” dedi. Şahin, Elbistan, Nurhak, İslahiye, Ören, Besni, Pazarcık, Samandağ, Defne ve İskenderun başta olmak üzere çok sayıda bölgede çalışma yürüttüklerini aktardı.
Enver Cemal Şahin, gittikleri bölgelerde cemevi yöneticileri ile görüşmeler yapıp, çadır ve konteynırlarda kalan depremzedelerle de sohbet ettiklerini söyledi.
Şahin, şöyle devam etti:
“İnsanların duygularını, dertlerini, acılarını dinledik. İnsanlar genelde ekonomik, sosyal, ruhsal ve bedensel çöküntü içerisinde. Yaptığımız incelemelerde, insanların deprem konusunda çok sarsıldığını gördük. Yardım ve destek konusunda çaresizlik içerisindeler. Bölgede daha fazla sosyal, psikiyatri ve rehberlik çalışmalarını arttırmak gerekir. Birlikte yaşamadan kaynaklı bazı hastalıkların oluştuğunu da gördük. İnsanlar haftalarca yıkanamamışlar. Su bulamıyorlar. Bu nedenlerle bazı hastalıkların oluştuğu tespit edildi. Kişilerde bitlenmenin olduğu görüldü. Çadır ve konteynırlarda temizliğin yetersiz olduğunu da söyleyebilirim. Bazı yerlerde yerleşim yerleri düzgün şekilde yapılamamış, insanlar iç içe yaşıyorlar.
“ENKAZLAR OLDUĞU GİBİ DURUYOR”
Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin durduğu da görülüyor. İnsanlar hiçbir iş yapamıyor, daha doğrusu ne yapacaklarını da bilemiyorlar. Herkes akşama kadar oturuyor. Yönlendiren kimse yok. Zaten acılar içerisindeler. Bu konuda bir yardım da bekliyorlar. Hayvancılıkla uğraşan insanlar da ahırlarının olmaması sebebiyle ellerindeki hayvanları çok ucuz fiyatlara satmışlar.
Ayrıca eğitim sisteminin de çöktüğünü ifade edebilirim. Kadın ve çocukların mağduriyetleri ise çok büyük. Çocukların hiçbir oyun alanı yok. Kadınların ise birçok ihtiyacı giderilemiyor. Ölü ve yaralıların sayısında sağlıklı bir tespitin yapılmadığını, aslında birçok enkazın da olduğu gibi kaldığını söylüyorlar.”
“BÖLGEDE EN DÜZENLİ ÇALIŞAN KESİM ALEVİ KURUMLARI”
Enver Cemal Şahin, bölgede en düzenli çalışan kesimin Alevi kurumları olduğunun da altını çizdi. Şahin, “Cemevleri öylesine organize olmuş ki gerek yurtiçi ve yurtdışından gelen yardımlar önce Kayseri Cemevinde toplanıyor. Ardından diğer illerdeki cemevleri ile görüşülüp isteklerini Kayseri’ye bildiriyor. Bu konuda Kayseri Cemevi çok faal. Cemevleri, insanlar arasında bir din ya da etnik köken ayrımcılığı da gözetmiyor. Kim gelirse gelsin yardımlarını yapıyorlar. Motorize ekipler kurulmuş, kimler yardıma muhtaç, listeler ellerinde var. Ona göre yardımları ulaştırıyorlar. Ama tabii her şeye de yetişemiyorlar. Onların da yapabilecekleri sınırlı” diye belirtti.
ÖNCELİKLE YAŞANABİLECEK BİR ORTAM!
Enver Cemal Şahin, depremzedelerin, yaz ve kış koşullarında çadır veya konteynırlarda barınmalarının mümkün olamayacağını da söyleyerek şöyle devam etti:
“Depremzedeler, sosyal konut talebinde bulunuyorlar. Bazı bölgelerde insanların hiç alım gücü yok. Yani yardım olmazsa bir konut sahibi olamayacaklar. Günümüzde yardımların da azaldığını söyleyebiliriz. Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar. Henüz şoktan kurtulamamışlar. Bir hiçlik içerisindeler. Örneğin Adıyaman’da, Avusturya’nın desteği ile ‘Rıza Şehri’ isimli konteynırlar hazırlanıyor. Fakat Adıyaman, Hatay gibi illerde milyonlarca insan evlerini terk etti. Hatay’da sağlam bir ev göremedik. İnsanların tümü ya çadırlarda ya da başka sığınabilecekleri yerlere gitmişler. Milyonlarca insanın yaşadığı bir şehir mahvolmuş. Bu şehirlerin onarılması, normal hayata dönülmesi öyle kısa dönemde olmaz. Bu süre içerisinde oradaki insanların yaşayabilecekleri bir ortamın öncelikli oluşturulması lazım.
“HATAY SERİNYOL’DA GÜZELBİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR”
Örneğin sanatçı Suavi, Hatay’ın Serinyol ilçesinde bir çalışma yürütüyor. Çok güzel bir ortam yaratmış. Her şeyi düzenli. Bölgeyi sosyal yaşama dönüştürmeye çalışıyorlar. Belirli bir planları da var. Bu konuda valiyle de görüşülmüş. 60-70 metrekarelik prefabrik konutlar düşünülüyor. Vali yer talebine karşılık verirse bu projeyi gerçekleştireceklerini söylediler.”
“DEPREM DEĞİL KATLİAM”
Enver Cemal Şahin, devletin halen kapsamlı bir çalışma yürütemediğini de belirterek, “Çadır ya da konteynırlarda yaşayan herkes mutlaka ihtiyaçlarını gidermek için cemevlerine uğruyor. Cemevlerinde bir takım stoklar yapılmış durumda ve insanlara dağıtılıyor. Bazı cemevleri 3 bine yakın insana sabah, öğle, akşam yemek çıkarıyor. Orada bir katliam olmuş. Biz buna katliam diyoruz. Çünkü, bilim insanları, orada deprem olacağını yıllar öncesinden söylediler. Ancak önlemler alınmamış ve şimdi oradaki sorunun kısa sürede çözüleceğine inanmıyorum. Hasar, zayiat o denli çok” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, depremin ardından başlattıkları ve hala cemevinde yürütmeye devam ettikleri dayanışma kampanyasını anlattı. Tan, “Bölgeden gelen talepler doğrultusunda elimizde olan malzemeleri hemen oraya ulaştırıyoruz. Türkiye Alevi hareketi yaptığı cemevleriyle zaman zaman tartışılıyordu. Ama gördük ki Alevi hareketi cemevleriyle, dernekleriyle, vakıflarıyla çok büyük hizmetler verdiler” dedi.
Yaşanan yıkıcı depremlerin ardından halkın dayanışması da sürüyor. Yurt içi ve yurt dışındaki Alevi kurumları tüm imkanlarıyla deprem bölgesindeki yurttaşlara ellerindeki yardımları ulaştırmaya devam ediyor.
Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, cemevinde yürüttükleri dayanışma kampanyasını anlattı.
“BÖLGEDEN GELEN TALEPLER DOĞRULTUSUNDA ELİMİZDEKİ MALZEMELERİ ULAŞTIRIYORUZ”
Tan şunları aktardı:
“Depremin olduğu ilk günden itibaren biz Kayseri Cemevi olarak bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi yönetimimiz içerisinde bir komisyon oluşturduk ve gelen malzemeleri alana gönderdik. Malatya, Adıyaman, Antep, Maraş ve Hatay bölgesinde önce merkezdeki temsilcilikler aracılığıyla bölgeye sevk ederken, arkasından ilçelere köylere kadar ürünleri taşımaya çalıştık. Yurt dışından oldukça fazla destek aldık. Maddi manevi desteğin yanı sıra ayni malzemeler, tırlarla gelen ürünler depolardan tasnifi yapıldıktan sonra ihtiyaca göre sevk edildi. Yurt dışından ilaç yardımı da geldi. Bu ilaç malzemelerini arkadaşlarımız burada bir araya getirdiler. Aynı zamanda tıbbi malzemeler, ameliyathanelerde kullanılacak ürünleri düzenlediler, paketlediler. Hangi bölgeden ne talep gelirse ihtiyaca göre gönderiyoruz. Çadırlar gelmişti. Onları özellikle Hatay Samandağ bölgesine gönderdik. Yardımlarımızı göndermeye devam edeceğiz. Özellikle çadır, kuru gıda, hijyen malzemeleri, kadınlara yönelik iç çamaşırı, ped gibi birçok ihtiyaç var. Aynı şekilde çocukların birçok ihtiyacı var. Bölgeden gelen talepler doğrultusunda elimizde olan malzemeleri hemen oraya ulaştırıyoruz.
Bu dayanışma, mücadele Türkiye Alevi hareketinin Avrupa ile birlikte hareket etmesi, Avrupa’daki Alevilerin bir bütün federasyonları ile yanımızda olması bize ayrı bir güç verdi. Birçok alanda hala devletin gitmediği yerlerde biz Alevi hareketi olarak var olduk. Oradaki depremzedelerin sorunlarını çözmeye çalıştık. Türkiye Alevi hareketi yaptığı cemevleriyle zaman zaman tartışılıyordu. Gereksiz yatırım deniyordu. Ama gördük ki hakikaten Türkiye Cumhuriyeti’nin yapamadığı, bazı geç kaldıkları konuları Alevi hareketi cemevleriyle, dernekleriyle, vakıflarıyla çok büyük hizmetler verdiler. Yeniden Alevi hareketi özellikle cemevleri barınma noktasında çok daha farklı projelerle geliştirilmeli. Bu deprem bize bunu öğretti ve gördük.”
PİRHA- Cemevlerine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, Meclis’te kabul edildi. Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, Alevilik inancının kanunla yok edilmeye çalışıldığını belirterek, “Komisyonda Alevi temsilcilerinin önerileri dikkate alınmayarak, ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ diyerek, Aleviliği resmen ortadan kaldırarak kanunlaştırdılar. Mücadelemiz sürecek” dedi.
AKP’nin cemevlerine imar planlarında yer ayrılması ve yeraltında madende yaşamını yitiren işçilerin yakınlarına maaş bağlanmasını içeren düzenlemelerin de yer aldığı 25 maddelik “torba kanun” Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, Alevilik inancının kanunla yok edilmeye çalışıldığını belirterek, her türlü yasağa rağmen Alevilik inancının var olacağını söyledi.
“ALEVİLER TORBA YASAYI VE KHK’Yİ YOK SAYIYORLAR, MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:
“Alevi inancı kanunla yok edildi. ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ dediler. Dünyanın hiç bir ülkesinde görülmemiş bir uygulamayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gördük. Ülke nüfusunun üçte birini teşkil eden Alevilerin inancı Alevilere sorulmadan hazırlandı. Komisyonda Alevi temsilcilerinin önerileri dikkate alınmayarak, ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ diyerek, Aleviliği resmen ortadan kaldırarak kanunlaştırdılar ve kendilerine göre ortadan kaldırmış oldular.
Aleviler torba yasayı ve kararnameyi yok hükmünde sayıyorlar. Her türlü hak mücadelemiz devam edecektir.
‘Yürü bire hınzır paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün devrilir’
Büyük Millet Meclisi bir inancı tanıması gerekirken tanımlayarak yok etmiştir. Her türlü yasaya rağmen. ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR.”
PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Ekim’de Şahkulu Dergahında canlı yayınla açılışını yaptığı Kayseri’deki cemevinin köylüler tarafından yapıldığı belirtildi. Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, “Gidip görenler oranın hala bitmediğini, inşaat halinde olduğunu, hala işçilerin çalıştığını söylediler. Oraya yapılan cemevinin tapusu hazineye ait. İnşaatı belediyenin yaptığı söyleniyor. Gelip açılışını yaptılar” dedi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Ekim’de İstanbul’da bulunan Şahkulu Sultan Dergahında canlı yayın bağlantısı 4 cemevi açılışı ve 11 ilde cemevi temel atma törenlerine katıldı.
Açılışı yapılan cemevlerinden biri de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Eskiyassıpınar Mahallesi’nde bulunuyor.
Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Ekim’de Şahkulu Dergahında canlı yayınla açılışını yaptığı Kayseri’deki cemevinin köylüler tarafından yapıldığının açığa çıkmasıyla ilgili PİRHA’ya konuştu.
“CEMEVLERİNİN TAPUSU CEMEVLERİNİN OLMALIDIR”
Bahsi geçen cemevini oradaki köylülerin yaptığını, yan tarafına da devletin 240 metrelik bir yer yaptığını ifade eden Tan, şunları dile getirdi:
“Cumhurbaşkanı oranın da açılışını yaptı. Ben gidip görmedim orayı. Ancak gidip görenler oranın hala bitmediğini, inşaat halinde olduğunu, hala işçilerin çalıştığını söylediler. Oraya yapılan cemevinin tapusu hazineye ait. İnşaatı belediyenin yaptığı söyleniyor. Gelip açılışını yaptılar. Biz dedik ki tapusu bize ait olmayan hiçbir yeri kabul etmiyoruz. Böyle kendilerine göre cemevi yaptık demelerini doğru bulmuyoruz. Çünkü inşaat ruhsatında tesis deniliyor. Parantez içinde ‘cemevi’ yazıyor. Biz bunu da kabul etmiyoruz. Bizim cemevimiz sosyal tesis değildir, ibadetlerimizi yaptığımız yerdir. Cemevlerinin tapusu cemevlerinin olmalıdır.”
Alevilerin ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ diyerek yıllardır mücadele verdiklerini anımsatan Tan, “Birilerinin biz yaptık mantığıyla cemevi yapmasını, tapusunun kendilerinde olmasını istemiyoruz. Cemevleri Alevilerin kendi imkanları ile yapabilecekleri yerlerdir. Yeri geldiği zaman yerel yönetim anlamında elbette destek verebilirler ama tapularının kendilerinin olması şartıyla. Vakıflar, dernekler, federasyonlar var. Cemevleri Alevilerin bu kurumları adına yapılacaktır ve biz kendi cemevlerimizi sahipleneceğiz. Cemevlerinde hizmet verecek dedelerin maaşlarını da biz kendi imkanlarımızla karşılayabiliriz. Cumhurbaşkanı isteyen dedelere maaş bağlayabileceğini söyledi. Cemevlerine yasal bir statü vermeyip de tesis adı altında yapımını sürdüren bir anlayış var. O dedelere vereceği maaşla o dedelere istediği fetvaları verdirecek, dedeleri istediği şekilde yönlendirecek. Biz böyle bir uygulamaya da karşıyız.
‘Biz kendi cemevlerimizi kendimiz yaparız’ diyen Tan, “Orada çalışacak dedelere de maaşlarını biz veririz. İktidar Alevilere yeni bir don biçme politikası izliyor. Bu kabul edilebilir bir anlayış değil. Biz binlerce yıldır bu mücadeleyi verdik, mücadelemizi vermeye devam da edeceğiz. Türkiye’deki ve tüm dünyadaki Aleviler, son dönemler ısrarla aynı sloganı dillendiriyorlar. Bir kez daha ortaya çıkıyor ki Aleviyim diyen her can bu konuda söylem birliği içerisinde, bu mücadeleye devam edecek. Cemevlerini hiç kimsenin siyasi amaçla kullanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
PİRHA- Kayseri HBVAKV Sarız temsilciliğinin açılışı yapıldı. Açılışta konuşan Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan; “Sarız’da ki sevgiyi, dayanışmayı, hoşgörüyü burada birlikte yaşatabilmek için böyle bir mekanı açıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Sarız’ın ihtiyacı olan cemevimize sizlerin de desteğiyle kavuşacağımıza inanıyorum” dedi.
Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarız temsilciliğinin açılışı yapıldı. Alevi yurttaşlar, Kayseri HBVAKV çağrısıyla Sarız’da dernek binası önünde bir araya geldi. Hüseyin Kalkan’ın türkü ve deyişleriyle başlayan açılış etkinliği, Sarız Temsilcisi Arif Şimşek’in kısa konuşmasıyla devam etti.
“SARIZ’DA Kİ DAYANIŞMAYI, HOŞGÖRÜYÜ BİRLİKTE YAŞATABİLMEK İÇİN BU MEKANI AÇIYORUZ”
Şimşek’in konuşmasının ardından sözü Kayseri HBVAKV Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan aldı. Tan konuşmasında; “Bir inancın bir kültürün yaşayabilmesi için acıya, tatlıya, soğuğa dayanacağız. Bugün böyle soğuk bir havada Sarız’da açılış yapıyoruz. Sarız’da ki sevgiyi, dayanışmayı, hoşgörüyü burada birlikte yaşatabilmek için böyle bir mekanı açıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Sarız’ın ihtiyacı olan cemevimize sizlerin de desteğiyle kavuşacağımıza inanıyorum. Bizim kültürümüzde dayanışma var. Biz Sarız’da yıllardır farklı inançlar, farklı kültürler birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Bundan sonrada bu yaşayışımız sevgiyle ve ölçülü bir dostluk çerçevesi içerisinde devam edecektir. Bu açılışımız sembolik bir açılıştır. Sarız’da sadece Alevilere yönelik değil Sarız’da ki tüm canlarımızın, dostlarımızın da bizimle birlikte böyle bir mekanın ayakta durabilmesi için yanımızda olacaklarını biliyoruz. Aşk ile selamlıyorum” dedi.
Konuşmalardan sonra dedenin okuduğu gülbenglerle temsilciliğin açılışı yapıldı. Açılış etkinliği lokmaların paylaşılmasıyla son buldu.
PİRHA- Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyü’nde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatılmıştı. Belediye yetkilileri ile yapılan görüşmelerin ardından duvarın yıkımına başlandı. Yıkımın ardından Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin geliştireceği ortak proje ile Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı yeniden düzenlenecek.
Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Çağşak Köyü‘nde bulunan ziyaret alanındaki kaynak suyunun önü Büyükşehir Belediyesi tarafından istinat duvarı yapılarak kapatılmış ve duvar nedeniyle suyun önü kesildiği için köyün bir kısmına da su verilememişti.
Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, köy muhtarı, köy derneği başkanı ve Cağşaklı Almanya Hamburg Milletvekili Mehmet Yıldız, sorunun çözülmesi için bir süredir Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KASKİ Genel Müdürlüğü ile görüşmeler yapıyorlardı. Yapılan görüşmelerin ardından bugün itibariyle duvarın yıkımına başlandı. Duvarın yıkımının ardından Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin geliştireceği ortak proje ile Aleviler için kutsal olan ziyaret alanı yeniden düzenlenecek.
“CEMEVİ OLARAK YAPILACAK PROJEYE MÜDAHİL OLDUK”
Konuya ilişkin açıklama yapan Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan şunları aktardı:
“Belediyeye bağlı KASKİ ekipleri bugün itibarıyla daha önce yaptıkları duvarı yıkmaya başladılar. Şu an yıkım gerçekleşiyor. Köyün muhtarı, köydeki dernek başkanı, Almanya’dan gelen o köylü bir milletvekili ve ben belediyeye gittik. Birkaç kere görüşmeler yaptık. Taleplerimizi ilettik. Karar alındı ve şu an oraya yapılan duvar yıkılıyor. Yıkımdan sonra oranın nasıl düzenleneceği konusunda Kayseri Cemevinin, Cağşak Köyü’nün ve belediyenin teknik elemanları ortak bir çalışma yapacak. Bir proje ortaya çıkaracağız. Biz Cemevi olarak müdahil olduk bu işe çünkü orası bir inanç yeri, bir ziyaret yeri. Yıkımdan sonra bir proje hazırlayıp orada hayata geçireceğiz ve orayı güzelleştireceğiz.”
NE OLMUŞTU?
Çağşak Köyü muhtarı Davut Duman, köylerinde bulunan ve Alevi yurttaşlar için kutsal sayılan ziyaret alanının temizlenmesi ve koruma altına alınması için kaymakamlığa dilekçe yazarak bu taleplerini iletmişti. Ardından köye gelen Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KASKİ ekipleri ziyaret bölgesinde bulunan su kaynağının önüne istinat duvarı yapmıştı. Yapılan duvar ziyaret alanına girişleri ve su kaynağını tamamen kapatmış ve duvarın yapılmasının ardından köyün bir kısmının da suyu kesilmişti.
PİRHA- Koronavirüs salgınına ilişkin değerlendirme yapan Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, alınan ‘tam kapanma’ kararının sıkıntıda olan halkın büyük bir kısmını daha da sıkıntıya sokacağının ortada olduğunu belirterek; üyelerin, halkın ve yurtdışından derneklerin desteği ile ihtiyaç sahibi beş yüz civarında aileye gıda yardımında bulunduklarını söyledi.
Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi Başkanı Yazar Abbas Tan, pandemi sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
“TEDBİRLER SADECE SİYASİLERİN KARARLARI İLE OLMAMALI”
Dünyayı kapsayan pandemi karşısında gelişmiş ülkelerle, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tedbir açısından farklılıkları ortaya çıktığını belirten Tan, “Ülkemiz bu konuda yeterli tedbirleri alamadığı için büyük kayıplar verildi. 29 Nisan 17 Mayıs arası kısmi kısıtlama, sıkıntıda olan halkın büyük bir kısmını daha da sıkıntıya sokacağı aşikardır. Tedbirler alınırken sadece siyasilerin ve onların emirleri ile hareket edenlerin kararları ile olmamalı idi. İlgi kurumların görüşleri ve destekleri sağlanmadan alınan kararlarla sonuca ulaşmak kolay olmayacaktır” dedi.
“BEŞ YÜZ CİVARINDA AİLEYE GIDA YARDIMINDA BULUNULDU”
Kayseri’de sanayi, tarım ve hayvancılık konusunda devletin yeterli desteği olmadığı için halk büyük sıkıntı içerisinde yaşadığına dikkat çeken Tan, şunları ifade etti:
“Pandemi süresince işsiz ve ekmeğe muhtaç insan sayısı çoğaldı. Cemevi olarak, üyelerin, halkın ve yurtdışından derneklerin desteği ile ihtiyaç sahibi beş yüz civarında aileye gıda yardımında bulunuldu. Bazı ailelerin günü geçmiş elektrik, su ve doğalgaz faturaları ödendi. Yurtdışından ve Yurtiçinden gelen cenazelerin memleketlerine, köylerine nakli sağlandı ve Hakka yürüme erkanlarını yürütmek için ehil insanlar görevlendirilerek sorunların çözümü konusunda çaba sarfedildi. Yaşlı ve yardıma muhtaç aileleri ziyaret etmek mümkün olmadığı için aranarak gönülleri alındı. Yardımlaşma çalışmalarımız devam etmektedir.”
“1 MAYIS’A YASAK GETİRMEK ÇÖZÜM DEĞİLDİR”
1 Mayıs’a ilişkin de açıklama yapan Tan, şunları dile getirdi:
“1 Mayıs İşçi Emekçi bayramıdır. Biz çocukluğumuzdan bu yana 1 Mayıs’ı bir bayram olarak kutluyorken maalesef son dönemlerde sevginin, barışın, hoşgörünün ortadan kalkmasıyla bu bayram havası da ortadan kalktı. Ancak işçiler, emekçiler bu bayramı kutlamaya devam ediyorlar, edecekler de. Kayseri Hacı Bektaş Veli Kültürünü Araştırma Vakfı olarak Kayseri’deki Emek ve Demokrasi Platformlarının bir bileşeniyiz. O yüzden birlikte hareket ediyoruz. Emek ve Demokrasi Platformu’nun yaptığı 1 Mayıs eylemlerine ve anmalarına vakıf olarak katıldık. Biz Aleviler her zaman emeğin yanında olan bir toplumuz. Emek bizim için çok değerlidir. Bugün de aynı düşünce ile 1 Mayıs etkinliklerine katılıyoruz ve destek veriyoruz. İktidar pandemi bahanesiyle bazı hakları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bir taraftan kongreler, kurullar yapılıyor. İktidara her şey serbest iken 1 Mayıs gibi eylemlere yasak getirmek hiçbir çözüm getirmeyecektir. Bu tür yasaklarla toplum hiçbir yere varamaz. İnsanların düşüncelerini açıklamaya engellemeler getirmek, bayram kutlamaya engel olmak, kimsenin sesini kısmaz. Doğru bir uygulama değil iktidarın yaptığı. Biz Aleviler olarak, demokratik kitle örgütleri olarak bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu insani bir görevdir. 1 Mayıs gibi hak arama eylemlerine sahip çıkmak bırakın Alevi kimliğini bir insan olarak temel görevdir.” diye konuştu.