Etiket: kayyum rektör

  • Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni rektör ataması

    Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni rektör ataması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de yayınlanan kararnamesiyle Boğaziçi Üniversitesi’nin rektörlüğüne Prof. Dr. Naci İnci atandı.

    Bulu’nun görevden alınmasından sonra vekaleten rektörlük yapan İnci, direnişle geçen altı ayın ardından görevinden alınan kayyum rektör Melih Bulu’nun yardımcılığını yapmakta ve öğrenciler tarafından kayyum rektörlükte görev almayı kabul eden ilk akademisyen olması bağlamında Bulu ile aynı şekilde protestolara maruz kalıyordu.

    Boğaziçi Dayanışması, İnci’nin atanmasıyla tüm üniversite bileşenlerini yeniden mücadeleye çağırdı. Yapılan paylaşıma “Boğaziçi Direnişinin bütün bileşenlerini Kayyum Naci İnci’ye karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Tüm kayyumlar gidene kadar #DirenişeDevam #NaciİnciRektörümüzDeğildir #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz” notu düşüldü.

    Boğaziçi Direnişi hesabı ise “Naci İnci bugün istifa etti mi?” isimli bir twitter hesabı açtı.

    HİÇBİR ADAY MÜLAKATA ÇAĞIRILMADI

    Rektörlüğe aday olan ve 600’den fazla akademisyenin katıldığı oylamada güven oyu alan ve YÖK’e başvuran 17 profesörün bir tanesinin bile mülakata çağırılmadığı iddia edildi. Aynı oylamada %95 oranında karşı oy alan Naci İnci ise rektör olarak atandı.
    TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil “%95 oranıyla reddedilen Naci İnci az önce rektör olarak atandı. Çünkü Saray’da yaşayan tek bir kişi, her şeyi bildiğini sandığı gibi, Boğaziçi’ni de Boğaziçililerden daha iyi bildiğini sanıyor.” dedi.

    NE OLMUŞTU?
    Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki dönem kayyum rektörü de gece yarısı bir kararname ile atamış daha sonra gece yarısı kararnamesi ile görevden almıştı.  6 aylık öğrencilerin direnişinin sonucu olduğu düşünülen bu olay, iktidara yakın yazarlar tarafından farklı yorumlanmıştı. Fatih Altay, Nagehan Alçı gibi isimler Naci İnci’nin daha sert biri olduğu için Erdoğan’ın yeni rektörünün belli olduğu şeklinde yorumlar yapmıştı.


    HELİN YILMAZ

  • Kayyım Rektör Melih Bulu görevden alındı

    Kayyım Rektör Melih Bulu görevden alındı

    PİRHA-Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile görevden alındı.

    Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalara ilişkin kararlar, Resmi Gazete’de yayınlandı.

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince görevinden alındı. Melih Bulu’nun yerine ise henüz yeni bir bir atama yapılmadı.

    YEDİNCİ AYINDA GÖREVDEN ALINDI

    Melih Bulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 Ocak 2021’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine getirilmişti. Bulu’nun göreve atanmasıyla birlikte rektörün seçimle belirlenmesini isteyen öğrenci ve akademisyenler, protestolara başlamıştı.

    Öğrenciler, Melih Bulu’yu protesto etmek amacıyla 1 Şubat’ta gösteri düzenlemiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Bazı öğrencilerin elektronik kelepçe takılarak ev hapsine alınması tepkilere neden olmuştu. Melih Bulu, “Tepkiler altı aya biter” dedi ancak yedinci ayında görevinden alındı.

    Boğaziçi Dayanışması, karar ardından “İlk günden itibaren direnişimizin kişilerle değil, tepeden inme atamalar ve kayyum düzeniyle ilgili olduğunu tekrarlıyoruz! Bütün üniversitelere ve belediyelere atanan kayyumlara karşı mücadelenin tavizsiz bir çizgide devam etmesi gerektiğini savunuyoruz! #TümKayyumlarGidecek” mesajını paylaştı.

    MELİH BULU KİMDİR?

    Prof. Dr Melih Bulu 15 Ağustos 1970 tarihinde Kırıkkale’de doğdu. Bulu, finans alanında doktora edindi. İstanbul Şehir Üniversitesinde İşletme Bölüm Başkanı (2010-2016), İstinye Üniversitesi Kurucu Rektörü (2016-2019), Haliç Üniversitesi Rektörü (2020) olarak görev yaptı. AK Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı kurucusu olan Bulu, 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde Ataşehir Belediye Başkanlığı için, 2015 yılı genel seçimlerinde İstanbul 1. bölge milletvekilliği için aday adayı oldu.

    Cumhurbaşkanı tarafından 2 Ocak 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atanan Bulu, 14 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla görevden alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Boğaziçi Mezunları’ndan, akademisyenlerin hukuk mücadelesine destek

    Boğaziçi Mezunları’ndan, akademisyenlerin hukuk mücadelesine destek

    PİRHA-Boğaziçi Üniversitesi mezunları, kayyum rektöre karşı Boğaziçili akademisyenlerin hukuk mücadelesine destek vererek “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” dedi.

    Boğaziçi Mezunları, Boğaziçili akademisyenlerin açtığı davayla ilgili “rektör atamasının iptali” talebiyle müdahillik dilekçesini Danıştay’a iletti. Sonrasında basın açıklaması yapan Boğaziçi Mezunları, Melih Bulu’nun anti-demokratik bir kararname ile “tepeden inme bir şekilde atanmasının Anayasaya aykırı ve hukuk dışı bir uygulama” olduğunu söyledi.

    “BOĞAZİÇİ SUSMAYACAK”

    Rektör atamasının üniversitenin kurumsal özerkliğine ve akademik özgürlüğüne zarar verdiğini ifade eden Boğaziçi Mezunları, “Toplumsal sorumluluklarımız dahilinde, kamu yararını da gözeterek özgür ve demokratik bir toplum ve üniversite için hukuki süreçlere müdahil olmayı görevimiz kabul ediyoruz. Rektör atamalarını, Türkiye’de yaşanmakta olan otoriterleşmenin, artan siyasal baskının, toplumsal barış ve çeşitliliğe karşı engellemelerin bir parçası, dolayısıyla tüm üniversitelerin ve toplumun zararına bir uygulama olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    Boğaziçi Üniversitesi mezunları olarak taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

    “Rektörlerin tüm üniversitelerde, çoğulcu, katılımcı müzakere süreçleriyle belirlenmesi, bu bağlamda Melih Bulu’nun istifası,

    Akademik kadroların ve üniversite yöneticilerinin kurumsal özerklik ve kurum içi demokrasi temelinde belirlenmesi,

    Boğaziçi Üniversitesi’nin akademik kurullarının ve senatosunun iradesini yok sayarak gece yarısı kararnamesi ile açılan iki fakülte kararının iptali,

    Akademisyenlerin ve öğrencilerin hedef gösterilmesinin ve tutuklanmasının; polis şiddetinin, kampüs içindeki polis varlığının ve çevresindeki ablukasının son bulması,

    BÜLGBTİ+ kulübü dahil, hiçbir öğrenci topluluğu faaliyetinin engellenmemesi, Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu CİTÖK’e dokunulmaması,

    Boğaziçi Üniversitesi’nin bir bileşeni olan biz mezunların üniversite yerleşkelerine girişlerindeki engellerin derhal ve koşulsuz kaldırılması,

    Din, dil, ırk, mezhep, etnik köken, fikir, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, yaş, her türlü engellilik ve diğer nedenlerle ayrımcılığa yer vermeden, herkese adil ve eşit davranılması!

    Akademisyenler, öğrenciler ve öğrenci aileleri ile birlikte, sonuç alana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

    Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz! Boğaziçi susmayacak.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaplan: Boğaziçi’nde kayyım sorununa öncelikle öğrenciler karşı çıkmalı-VİDEO

    Kaplan: Boğaziçi’nde kayyım sorununa öncelikle öğrenciler karşı çıkmalı-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin kayyım rektöre karşı direnişine dair “Öncelikle öğrenciler kendi sorunlarına sahip çıkmalı. Eğer alanlara çıkılacak evreye gelinirse o zaman Alevi örgütleri de devreye girer” dedi.

    video gelecek…

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PASKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya karşı yapılan eylemlere ilişkin konuştu.

    Kaplan, PSAKD olarak öğrencilerin eylemlerini destekler açıklamalar yaptıklarını belirterek, “Öncelikle öğrenciler kendi sorunlarına sahip çıkmalı. Eğer alanlara çıkılacak evreye gelinirse o zaman Alevi örgütleri de devreye girer” dedi.

    “ALANLARA ÇIKILDIĞINDA ZATEN ALEVİ ÖRGÜTLERİ DE DEVREYE GİRER”

    Gani Kaplan, “Bizler örgüt olarak üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Bu konuda bir özeleştirimiz yok. Ülkede geçmiş yıllarda yapılan yanlışlıkları yapmamak üzere politika yürütüyoruz. Boğaziçi Üniversitesi Türkiye’nin apolitik üniversitelerinden birisidir. Özeleştiri yapmamamız bunun üzerine kurgulu değildir, bunu da belirtmek gerekir. Ülkenin en zeki çocuklarının orada eğitim gördüğü, politikadan ziyade daha çok bilim insanı yetiştirme, akademi çalışmaları yürüten bu üniversitemizin yıllardır hiç sesi soluğu çıkmamıştır. Sanat alanında daha çok kendini göstermiştir. Üniversiteye bir kayyum rektör atandı, sonrasında da bu apolitik olan üniversitemiz birden politik bir üniversite haline geldi. Biz örgüt olarak defalarca bununla ilgili açıklama yaptık ancak yıllarca bir yanlışlık yapıldı. Örneğin bugün Türkiye’de bir işçi sınıfı mücadelesinden bahsedilemez. Çünkü bu tür mücadeleleri hep bir başkaları üstlendi. Dolayısıyla şu anda üniversitelerin bu sorunlarına öncelikle üniversite öğrencilerinin ve diğer okullardaki öğrencilerin sahip çıkması lazım. Kitlesel hale gelinip alanlara çıkıldığında işte o anda zaten Alevi örgütleri de devreye girer.”

    PİRHA/ ANKARA

  • Ankara’da kayyım rektör protestosuna yine müdahale!-VİDEO

    Ankara’da kayyım rektör protestosuna yine müdahale!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’daki üniversite öğrencileri ile sivil toplum örgütlerinin, “Kayyum rektöre direnen Boğaziçi hepimizin, aşağı bakmayacağız” çağrısı ile yapmak istediği protesto eylemine polis müdahale etti. Biber gazı ve kalkanların kullanıldığı müdahale sonrasında çok sayıda yurttaş gözaltına alındı.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya yönelik Ankara’da yine protesto vardı.

    Çankaya Belediyesi önünde yapılmak istenen eyleme polis izin vermedi. Kızılay ve çevresi yüzlerce polis tarafından adeta abluka altına alındı.

    Çankaya Belediye binası çevresinin gözaltı araçları ile kapatılması üzerine yurttaşlar, Konur Sokak’a yöneldi. HDP Milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki ile Ali Kenanoğlu’nun da içerisinde olduğu grup adına basın açıklamasını İHD Ankara Şube Başkanı Fatin Kanat okudu. Kanat “Geri adım yok, aşağı bakmayacağız” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Bu bir ayı aşan direniş bize birçok şeyi gösterdi. Öğrenci dayanışmasından ödü kopanların üniversite kapısına nasıl kelepçe vurduklarını, korkularından köşeye sıkışanların ‘toplumsal hassasiyet’ adı altında direnenlere nasıl nefret söylemlerinde bulunduklarını ve en önemlisi bizlere alanlarda bir arada olmanın, dayanışmanın, direnişi nasıl büyüttüğünü bir kez daha gösterdi.

    ‘Yönetemiyorsunuz. Ölüyoruz, tükeniyoruz’ diyen sağlıkçılar ‘Yeter!’ diyor. Her gün öldürülen, tacize-tecavüze maruz bırakılan kadınlar ‘Yeter!’ diyor. Hakları gasp edilen işçiler ‘Yeter!’ diyor. Geleceksizliğe ve baskıya karşı öğrenciler ‘Yeter!’ diyor. Asimilasyon politikalarına başkaldıran halklar ‘Yeter!’ diyor. Nefret söylemine maruz bırakılan LGBTİ+’lar ‘Yeter!’ diyor. Ve dünyanın dört bir yanından işçiler, emekçiler, halklar, öğrenciler, kadınlar itiraz haykırışlarını yükseltiyor.”

    KORNALI PROTESTOYA CEZA!

    Fatin Kanat’ın açıklamayı okuduğu esnada polis, biber gazı ve kalkanlarla yurttaşlara müdahale etti. İki üniversite öğrencisi, yüzlerine sıkılan gaz nedeniyle fenalık geçirdi.

    Yaşanan arbede nedeniyle Meşrutiyet caddesindeki trafik aksarken kimi sürücüler, polis müdahalesini araç kornalarıyla protesto etti. Kolluk güçleri, korna çalan iki sürücünün plakasını alarak cezai işlem yaptı.

    Sakarya Caddesi ve Tunanı Hilmi Caddesi’nde de gruplara müdahale eden kolluk güçleri, aralarında avukatların da olduğu en az 21 kişiyi gözaltına aldı.

    PİRHA/ANKARA

  • Prof. Dr. Atilla Güney: Boğaziçi eylemlerinin meşruiyeti giderek büyüyor-VİDEO

    Prof. Dr. Atilla Güney: Boğaziçi eylemlerinin meşruiyeti giderek büyüyor-VİDEO

    PİRHA- Barış imzacısı akademisyen Prof. Dr. Atilla Güney, Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun kayyım rektör olarak atanmasına karşı süren protestoları iktidarın terörize etmeye çabalarına rağmen kitlesel eylemliliklerin halkın gözündeki meşruiyetinin giderek büyümeye başladığına vurguda bulundu. 

    Protestolar sırasında polislerin öğrencilere uyguladığı sert müdahalenin ülkedeki muhalif kitlelerin tüm protestolarına yansıdığına işaret eden Güney, “Hükümetin elinde bulundurduğu medya gücünü ve dezenformasyon gücüne rağmen öğrencilerin kitlesel eylemlilikleri ve halkın gözündeki meşruiyetleri giderek büyümeye başladı” diye belirtti.

    Barış imzacısı akademisyen Prof. Dr. Atilla Güney, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan ‘kayyım’ tartışmasını ve ardından başlayan öğrenci eylemlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “İKTİDAR VE MEDYA EYLEMLERİ TERÖRİZE EDİYOR”

    -Üniversitelere kayyum ne anlama geliyor? Ortaya çıkan protestoları nasıl görüyorsunuz?

    Prof. Dr. Atilla Güney: Kendine özgü bir demokratik geleneği bulunan Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı tarafından dışarıdan rektör atanmasının ardından üniversitenin temel bileşenlerinden olan öğrenciler, bir haftadır devam eden kitlesel bir eylemlilik süreci başlattılar. Bu eylemlerin arkasından bir AKP faşizmi klasiği ile karşı karşıyayız. Her zamanki gibi öncelikli olarak bu eylemi başlatan öğrencilere uygulanan polis şiddeti, fiziksel şiddet, bunun yanı sıra basına yansıdığı kadarıyla sözel ve fiziksel taciz vakaları ile karşılaştık. Bu AKP’nin bugüne kadar aldığı kararlar karşısında bu kararlardan mağdur olan kitlelerin muhalif kitlelerin protesto eylemleri sırasında sıkça karşılaştıkları tavırlar. Bugün de bu konuda bir şaşkınlık yaşamıyoruz ne yazık ki. Bunun yanı sıra yine her alınan idari karar arkasından bu karardan rahatsız olan, yada mağdur olduğunu düşünen kitlelerin başlattığı protestolar sonrasındaki bir başka AKP klasiği de ortaya çıktı. Bu da olayları terörize etme, olaylara katılan grupları terör örgütleri ile özdeşleştirme, kokteyl terör örgütleri tasarlayarak bu eylemsellikleri yapanları bu terör örgütlerinin mensupları olarak halka ve kamuoyuna yansıtma uygulaması. Gerek cumhurbaşkanının, gerek İçişleri Bakanının, gerek hükümetin diğer üyelerinden bu yönde sıkça açıklamalar duyduk.

    “KİTLESEL EYLEMLERİN MEŞRUİYETİ GİDEREK ARTIYOR”

    -Yaygın ve yandaş medya aracılığıyla protestoları manipüle etme durumu yaşanıyor?

    Prof. Dr. Atilla Güney: Evet, bu durum sıkça karşımıza çıkıyor. Eylemlilik sürece devam ederken öğrencilerin rektörlük binasını basarak rektöre saldırmak istediklerini ilişkin yanlış bilgilendirme -ki bu bilgilendirme bilindiği gibi üniversitesinin hocaları tarafından yalanlandı- öğrencilerin büyük bir kısmının üniversite öğrencileri olmadığı, dışarıdan gelen kuvvetler olduğuna dair yanlış bilgilerle de sıklıkla karşılaştık. Bunun yanı sıra eylemsellik sürecinde dini değerlerin ve hassasiyetlerin Gezi’de olduğu gibi eylemliliklerin meşruiyetini sorgulamak adına kullanılması ile de karşılaştık. Bu süreçte İçişleri Bakanı yine de kabinenin diğer bakanları hatta ve hatta muhalefet partilerinin sözcüleri dahi böyle bir söylem tutturdular.

    Bunlarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Fakat bütün bunlara rağmen öğrenciler bütün bu hükümetin elinde bulundurduğu medya gücünü ve dezenformasyon gücüne rağmen öğrencilerin kitlesel eylemlilikleri  ve halkın gözündeki meşruiyetleri giderek büyümeye başladı. Eylemler Boğaziçi Üniversitesi kampüsünün dışında İstanbul’un sokaklarına yayıldı. Arkasından ülkenin farklı kentlerindeki üniversiteli öğrenciler, arkadaşlarına destek eylemleri başlattılar.

    “AKADEMİSYENLER TAVIR GELİŞTİRDİ”

    -Öğretim üyelerinin eylemleri de devam ediyor, akademinin tavrı sizce yeterli mi?

    Prof. Dr. Atilla Güney: Bütün bunlar yaşanırken öğrencilerin yanı sıra üniversitenin diğer temel bileşeni olan akademisyenlerin bu konudaki tavırları çoklukla eleştiriye tabi tutuldu. Hocalarının öğrencilere destek olmadıkları, bu uygulamadan rahatsız olmalarına rağmen bu eylemlilik sürecine fazlasıyla öğrencilere destek olmadıklarına dair eleştiriler ile de karşılaştık. Hocalar bildiğiniz gibi önce rektörlük binasına her gün sırtlarını dönerek yaptıkları bir eylemlilikle öğrencilere destek oldular ya da karşı tavırlarını gösterdiler. Arkasından öğrencilerinin kitlesel biçimde gözaltına alınmasının ardından rektörlük binasına yürüyerek ellerindeki dövizleri ve pankartları rektörlük binasının önüne bıraktılar, basın açıklamaları yaptılar. Bir başka uygulama rektörün bir türlü idari kadro kuramaması. Rektör yardımcılarının atayamaması yine akademisyenlerin bu uygulamaya karşı bir protesto tavrı olarak da yorumlanabilir.

    “BULU’NUN İSTİFA ETMESİ İRADE TASARRUFUNDA DEĞİL”

    -Kayyum rektör bir açıklama yaparak istifa etmeyeceğini açıkladı. İstifa bekliyor muydunuz?

    Prof. Dr. Atilla Güney: İstifa etmesini beklemiyordum. Görevden istifa etmesi ne yazık ki kendi irade tasarrufunda değil. kendisini oraya rektör olarak tayin eden yürütmenin en üstündeki Cumhurbaşkanının tasarrufunda olan bir şey. Biz bundan önceki istifalardan da biliyoruz. Bakanların, müdürlerinin istifalarından, hatta seçilmiş AKP’li belediye başkanlarının istifalarından ya da istifa ettirmelerinden biliyoruz ki AKP içerisinde herhangi bir idari kadroda bulunan bir bürokratın ya da seçilmişsin istifa etmesi ancak reisin tasarrufunda olan bir şey. Onun iradesi ve icazeti alınmaksızın bir istifa beklemek mümkün değil.

    -Peki bu eylemler nereye varır?

    Prof. Dr. Atilla Güney: Bu eylemlerin başarıya ulaşması kitleselleşmesine ve süreklilik arz etmesine bağlı. Ne yazık ki pandemi koşullarından kaynaklı üniversitelerin kapalı. Bunun sonucu olarak da, öğrencilerin büyük kısmı kendi memleketlerinde. Fakat buna rağmen yürüttükleri eylemsellikleri muazzam bir şey. Hocaların da bu eylemlere desteğinin artması gerekiyor.

    Diren KESER/MERSİN

    re

     

  • AÜ’den Boğaziçi öğrencilerine destek: Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız-VİDEO

    AÜ’den Boğaziçi öğrencilerine destek: Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız-VİDEO

    PİRHA-Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin tutuklanmasına Ankara Üniversitesi öğrencilerinden de tepki geldi. Basın açıklaması yapan öğrenciler, “Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Üniversitelere ve öğrencilere yapılan bu saldırı hepimizi ilgilendiriyor. Hiçbirimizi ayrıştıramayacaksınız” dedi.

    Ankara Üniversitesi (AÜ) öğrencileri, Boğaziçili öğrencilerin tutuklanmasını yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti.

    Eğitim Sen 5 Nolu Şubede yapılan basın açıklamasını öğrenciler adına Büşra Gerçek okudu.

    “Arkadaşlarımız serbest bırakılsın, Bundan Sonrası Bizde” pankartı asan öğrenciler, “Hiçbir kayyumun bizlere rektör olamayacağını haykırıyoruz. Bizlere kulaklarını tıkayan iktidar, bizleri susturacağını sanıyor” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “HİÇBİRİMİZİ AYRIŞTIRAMAYACAKSINIZ”

    “Bugün burada Boğaziçi Üniversitesi’nde tutuklan ve ev hapsi alan 4 arkadaşımız için toplanmış bulunuyoruz. Arkadaşlarımız, geçtiğimiz cuma günü yaptıkları sergi ve dini değerler bahane edilerek gözaltına alınmıştır.

    Bizler biliyoruz ki bu tutuklamalarla direnişimiz kırılmak isteniyor. Yaşananlar LGBTİ+ bireylere açık bir saldırıdır. Bu süreçte LGBTİ+ bireylere Yöneltilen nefret söylemleri artmıştır. Bu durum İstanbul Sözleşmesi iptal edilsin boyutuna kadar gelmiştir.

    Arkadaşlarımız açıkça hedef gösterilirken Kayyum Melih Bulu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu attığı tweetler ile durumdan geri kalmamıştır. Attıkları tweet ve söylemleriyle Boğaziçi

    Üniversitesi’ne rektör olamayacağını bir kez daha göstermiştir. Mücadelemizin başından beri hiçbir kayyumun bizlere rektör olamayacağını haykırıyoruz.

    Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Üniversitelere ve öğrencilere yapılan bu saldırı hepimizi ilgilendiriyor. Hiçbirimizi ayrıştıramayacaksınız.”

    “KAMPÜSLERİMİZİ ATANMIŞ REKTÖRLERE BIRAKMAYACAĞIZ”

    Büşra Gerçek, üniversitelerin AKP iktidarı döneminde yok edilmeye çalışıldığını ifade ederek

    “Üniversitelerimizi sermayeye peşkeş çeken iktidar bu süreçte hocalarımızı KHK’larla uzaklaştırmış, bizleri baskı altına almaya çalışmıştır” dedi. “Polis kampüsleri derhal terk etsin” denilen açıklamada taleplerle birlikte şu ifadeler de yer aldı:

    “Söz-Yetki-Karar hakkını kullanmak isteyen bizlerin meşruiyetini yalan bahanelerle terörize etmeye çalışmıştır. Boğaziçi’ndeki arkadaşlarımız tutuklanması bütün üniversite öğrencileri ilgilendiren bir konudur. Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız, bundan sonrası bizde. Üniversitelerden uzaklaştırılması gerekilen kişiler nefret söylemi üreten sizlersiniz, kampüslerimizi sizlere ve atanmış rektörlere bırakmayacağız.

    Ortak taleplerimiz:

    Tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın. Ev hapsi uygulaması kaldırılsın.

    Tüm kayyumlar istifa etsin.

    Rektörlük seçimleri üniversitelerin tüm bileşenlerinin katılımıyla demokratik şekilde yapılsın.

    LGBTİ bireylere karşı söylenenler nefret söylemi kapsamında suç sayılsın.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’da rektör protestosunda çok sayıda öğrenci gözaltına alındı-VİDEO

    Ankara’da rektör protestosunda çok sayıda öğrenci gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’yu protesto etmek isteyen Ankara’daki üniversite öğrencileri, darp edilerek gözaltına alındı.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyım rektör olarak atanan Melih Bulu, Ankara’da da protesto edildi. Güvenpark’ta eylem yapmak isteyen öğrenciler, polisin sert müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.

    Güvenpark’ı abluka altına alan emniyet güçleri, öğrencilerin park içerisine girmesine engel olarak müdahalede bulundu.

    Arbede sebebiyle trafiği durduran polis, İzmir Caddesi’nde bir araya gelen öğrencileri sürükleyerek polis otobüslerine bindirdi.

    “Üniversiteler bizimdir” ve “Kayyım defol” sloganları atan en az 10 öğrenci gözaltına alınarak emniyete götürüldü.

    “GAZETECİLERE ENGELLEME VE SERT MÜDAHALE”

    Emniyet güçleri, gazetecilerin de görev yapmasını engelledi. KRT Televizyonu çalışanlarına sert müdahalede bulunan polisler, Mezopotamya Ajansı bir çalışanı da hareket halindeki bir aracın önüne itti.

    (PİRHA/ANKARA)