Etiket: kazdağları

  • Yaşam savunucuları ÇED toplantısını yaptırmadı!- VİDEO

    Yaşam savunucuları ÇED toplantısını yaptırmadı!- VİDEO

    PİRHA- Kazdağları’nda CVK Madencilik’in TV Tower altın madeni projesi halkın katılımı toplantısında gergin anlar yaşandı. Yaşam savunucuları, “Siyanürcü şirket Kazdağları’nı terk et” sloganlarıyla toplantıyı protesto etti. ÇED sunumu tepkiler nedeniyle engellenirken, köylüler madenin su kaynaklarını ve meraları tehdit ettiğini vurguladı.

    Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Kuşçayır köyünde düzenlenen Halkın Katılımı Toplantısı, CVK Madencilik’in TV Tower Altın Madeni projesine karşı çıkan yaşam savunucularının protestolarına sahne oldu. Köy meydanına kurulan sahne ve ses sistemi önünde toplanan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağları Ekoloji Platformu, Su Yaşam Adalet Koalisyonu, Devrimci Emekliler Sendikası Çanakkale Şubesi ve İda Dayanışma Derneği üyeleri, pankart ve sloganlarla projeye tepki gösterdi. Meydanda sık sık “Siyanürcü Şirket, Kazdağları’nı Terk Et” sloganları yankılandı.

    “SİYANÜRCÜ ŞİRKET, KAZDAĞLARINI TERK ET”

    Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çanakkale İl Müdürü’nün başlattığı sunum, tepkiler nedeniyle tamamlanamadı. ÇED şirketi MİTTO’nun hazırladığı video gösterimi kısa sürdü, ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Köylüler, atık barajının güvenliği, içme suyu kaynakları ve meraların durumu hakkında sorular yöneltti.

    Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Kazdağları’nın maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını, projelerin kümülatif etkisinin göz ardı edildiğini vurguladı. TV Tower projesinin 38 bin dönümlük ÇED alanıyla bölgeyi yeni bir ekolojik yıkıma sürükleyeceğini, orman ekosistemini yok edeceğini ve köylülerin göçe zorlanacağını belirtti.

    Kuşçayırı köyünde yaşayan emekli bir öğretmen ise, bölgenin özelliklerini anlatarak, antik yerleşimlerden de söz ederek, açık ocak madenciliğin köylerini bitireceğini ve tarım ve hayvancılık yapılamayacağını ifade etti.

    “HAVAMA, SUYUMA, TOPRAĞIMA DOKUNMA”

    Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu’nun da yer aldığı toplantıda, Su, Yaşam, Adalet Koalisyonu, İda Dayanışma Derneği, Kazdağları Ekoloji Platformu, Kazdağları Kardeşliği temsilcileri ve Çanakkale Belediyesi Meclis Üyeleri de söz alarak projenin bölgenin suyunu bitireceğini, ormanların yok edileceğini, maden kazalarının büyük bir gerçeklik olduğunu, Kuşçayırının da İliç olmasını istemediklerini belirttiler.

    ÇOMÜ öğrencilerinden bir genç ise, yaşamın altından daha değerli olduğunu ve bu projenin yıkımlara yol açacağını, Romanya’da yaşanan altın madeni kazası sonrası siyanürlü atıklar nedeniyle çok sayıda canlının yaşamını yitirdiğini ve içerisinde büyük bir atık barajı bulunan bu proje için de benzer bir tehdidin olduğunu söyledi.

    Çanakkale CHP Milletvekili Özgür Ceylan da, “Kazdağları’nda madencilik yapılamaz. Bölgenin madenciliğe kapatılması gerekir. Kazdağları altından daha kıymetli. Madene verecek suyumuz da yok. Atikhisar Barajı tehdit altında” dedi.

    Toplantı, “Havama, Suyuma, Toprağıma Dokunma” ve “Madene Verecek Suyumuz Yok” sloganlarıyla sona erdi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, projeye karşı mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı ve tüm bölge halkını su kaynaklarını, ormanlarını ve meralarını savunmaya çağırdı.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Çevrecilerden maden protestosu: Cengiz Kazdağlarından defol!

    Çevrecilerden maden protestosu: Cengiz Kazdağlarından defol!

    PİRHA – Kazdağları Ekoloji Platformu öncülüğünde Çanakkale Bayramiç Hacıbekirler Köyü’nde yer alan Halilağa Bakır Madeni İşletmesi önünde biraraya gelen çevreciler, Cengiz Holding’i mahkeme kararına uymamasını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Sana bu madeni açtırtmayacağız, Kazdağlarından Defol Cengiz!” denildi.

    Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’nin Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Madenciliğin Halilağa Bakır Madeni Projesi için verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen, sahadaki çalışmalar devam ediyor.

    Kazdağları Ekoloji Platformu öncülüğünde Çanakkale Bayramiç Hacıbekirler Köyü, Halilağa Bakır Madeni İşletmesi önünde biraraya gelen çevreciler, Cengiz Holding’i mahkeme kararına uyması için protesto etti.

    “MAPEG’İ ACİLEN GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”

    Kazdağları Ekoloji Platformu, Kazdağı Koruma Derneği ve Kazdağları Kardeşliği’nin maden işletmesi önünde yaptıkları ortak basın açıklamasında şu talepler sıralandı:

    “Bir an önce yürütmeyi durdurma kararının uygulanması ve Halilağa katliam sahasındaki madencilik faaliyetlerinin yürütülmesinin durdurulması için MAPEG’i acilen göreve çağırıyoruz.

    Kararların uygulanmasında, hukuksuz çalışmaların tespitinde kolluğun sahaya yönlendirilmesinde Çanakkale Valimizin kurumları, kuruluşları göreve çağırmasını bekliyoruz.

    Altı aydır Danıştay’da benzer argümanlardan oluşan dosyamızın beklediğini kamuyoyuna yeniden hatırlatarak, Danıştay’ın ivedilikle kararını açıklamasını da umuyoruz.”

    “SANA BU MADENİ AÇTIRTMAYACAĞIZ!”

    Açıklamanın devamında ise şu ifadeler yer aldı:
    “Hukuksuz ve mevzuata aykırılıklarla aldığın izinlerinin her biri iptal edilecek, bir milyon ağacımızı katlettiğinle kalacaksın Cengiz! Ağaçlarımız yeniden çıkar ama bu toprakları kimyasal atıklarınla zehirlemene, ocak alanı ve tesisler için tüm bu coğrafyayı, ekosistemi yok etmene izin vermeyeceğiz! Sana bu madeni açtırtmayacağız, Kazdağlarından Defol Cengiz!”

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Ankara’da Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına karşı eylem!-VİDEO

    Ankara’da Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına karşı eylem!-VİDEO

    PİRHA- Ankara Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen ekoloji örgütleri, Cengiz Holding’in Kazdağları’ndaki altın ve bakır madeni projesine tepki göstererek, Danıştay’ın bir an önce yürütmeyi durdurma kararı vermesini istedi.

    Ankara’da bulunan ekoloji örgütleri, Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına tepki gösterdi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ekoloji Meclisi’nden Tuğba Kahraman, maden projesi sahibi Cengiz Holding’in hukuki süreç devam etmesine rağmen orman kıyımına başladığını söyledi.

    “YIKIM DURDURULMAZSA 1 MİLYONA YAKIN AĞAÇ KATLEDİLECEK”

    Ekoloji örgütleri adına açıklamayı Polen Ekoloji üyesi Deniz Gümüşel okudu. Gümüşel, orman kesiminin acilen durdurulması çağrısında bulunarak, “Cengiz Holding, Çanakkale Bayramiç ilçesi Hacıbekirler köyünde kurmak istediği 60 bin dönüm ruhsat alanına sahip Halilağa Bakır Madeni projesi için 6 bin dönümlük ÇED alanda, halkın tüm itirazlarına ve hukuki süreç devam etmesine rağmen orman katliamına başladı. 5 bin 200 dönümlük ormanlık alanda yüzbinlerce ağaç ve içindeki tüm canlıları ile birlikte çok büyük bir orman ekosistemi yıkıma sebep olacak, geleceğimizi yok edecek bu projenin derhal iptal edilmesi gerekmektedir. Eğer bu yıkım durdurulmazsa 1 Milyona yakın ağaç katledilecek” dedi.

    “600 DÖNÜMLÜK TARIM ALANI GASP EDİLEREK ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

    Kesilen sadece ağaçlar değildir, şirket ve bu yıkıma izin veren tüm yetkili kurumlar bilsinler ki kesilen tüm Türkiye’nin nefesi olduğunu vurgulayan Gümüşel, “Eğer bu yıkım projesi gerçekleşirse Kazdağları ekosistemi geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görecek. Proje kapsamında 3 köy, onlarca verimli tarım alanı haritadan silinecek. 55 köyün su kaynağı, Kocabaş Çayı’nın sulan maden projesine tahsis edilecek. Madenin yaratacağı kirlilik Bayramiç ve Ezine tanım alanlarını, yaşam alanlarını yüzyıllarca tehdit edecek. Köylerin tarla alanları ile ilgili kamulaştırma davaları açıldı. 600 dönümlük tarım alanı gasp edilerek şirkete peşkeş çekildi ve proje kapsamında yok edilecek” diye konuştu.

    ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için 94 davacı ile açılan dava, davacılardan yana olan bilirkişi raporuna rağmen, 3 kişilik mahkeme heyeti tarafından 1 karşı oya ile kaybettirildiğini ve Danıştay’da temyiz sürecinin devam ettiğini belirten Gümüşel, hukuki süreç devam ederken başlanan ağaç kesimleri hukuksuz olduğu ifade edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu: İktidar Kazdağları’na Cengiz Holding’i kayyım olarak atadı-VİDEO

    HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu: İktidar Kazdağları’na Cengiz Holding’i kayyım olarak atadı-VİDEO

    PİRHA-Kazdağlarının korunması için Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlatan yurttaşlara destek veren HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın bir çok kente kayyım atadığı gibi Kazdağları’na da Cengiz Holding’i kayyım olarak atadığını vurgulayarak, “Bu yağmacılar, talancılar buradan def olup gideceklerdir” dedi.

    İktidarın yıllardır kamu kaynaklarını ve doğayı teslim ettiği ve üstüne bir de vergi borçlarını sildiği Cengiz Holding’in yan kuruluşu Truva Madencilik, Kazdağları’nın eteklerinde altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katletmeye hazırlanıyor.

    “YAĞMACILAR, TALANCILAR BURADAN DEF OLUP GİDECEKLER”

    Bölge halkı, Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlattı. Eyleme destek veren Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın bir çok kente kayyım atadığı gibi Kazdağları’na da Cengiz Holding’i atadığını vurguladı.

    HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu, “Bu ormanların sahipleri buradaki sincaplardır,kurtlardır, börtü böceklerdir. Cengiz Holding de buraya atanan kayyumdur. Bu kayyumları Türkiye’nin her tarafından, ormanlarımızdan da def etmek için mücadele edeceğiz! Buranın gerçek sahipleri, buraya sahip çıkanlar burada yaşamaya devam edeceklerdir. Bu yağmacılar, talancılar buradan def olup gideceklerdir. Eskiden devlet insanlara karşı ormanları korurken, şimdi insanlar ormanlarını devlete karşı koruyor. Bizler yaşam ve barış savunucuları olarak rantçılara, talancılara karşı mücadelemizi büyüteceğiz, kayyımları göndereceğiz” dedi.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Yaşam savunucuları doğa katliamına karşı Kazdağları’nda-VİDEO

    Yaşam savunucuları doğa katliamına karşı Kazdağları’nda-VİDEO

    PİRHA- Yurttaşlar, Kazdağları’nda doğa katliamına girişen Cengiz Holding’e karşı direniyor. Bayramiç’teki ağaç kesimlerine karşı çevrecilerle birlikte eylem çağrısında bulunan bölge halkı, iş makinelerini durdurdu.

    İktidarın yıllardır kamu kaynaklarını ve doğayı teslim ettiği ve üstüne bir de vergi borçlarını sildiği Cengiz Holding’in yan kuruluşu Truva Madencilik, Kazdağları’nın eteklerinde altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katletmeye hazırlanıyor.

    Bölge halkı, Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlattı. “Ona buna peşkeş çekilmesini istemiyoruz,” diyen yurttaşlar, gözyaşları içinde doğalarına sahip çıkarken, jandarma engeline rağmen iş makinelerini durdurmayı başardı.

    AKP iktidarından aldığı ihalelerle servetine servet katan Cengiz Holding‘in yan kuruluşu Truva Madencilik‘in Kazdağları‘nın eteklerindeki Bayramiç ilçesinde açmak istediği Halilağa altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katledecek.

    Şirket, proje için ağaç kıyımına hız kesmeden devam ederken, bölge halkı çevre katliamına dur demek için Çanakkale Bayramiç’teki Hacıbekirler Köyü‘nde bir araya geldi.

    DÜN DURDURULDU, BUGÜN YİNE GELDİLER

    Yurttaşlar, Cengiz Holding’in çevre talanına isyan etti.

    Gözyaşları içinde konuşan bir yurttaş, “Biz istemiyoruz. Çamları kendi ellerimizle diktik. Ellerimle diktim. Yazık değil mi? Dün geldik durdurduk, bugün yine gelmişler” dedi.

     Çanakkale’de yaşayan 72 yaşındaki Mülkiye Yılmaz şunları söyledi:

    “Kazdağlarının talan edilmesinden dolayı buradayım. Ona buna peşkeş çekilmesini istemiyoruz. Böyle bir talan hiçbir yerde görülmüş değil. Bu ağaçları babaları mı dikti? Sorumsuzca kesiyorlar.”

    Yurttaşlar ve çevreciler, ağaç katliamına devam eden iş makinelerini durdurdu.

    Jandarma, kapattığı yolu, yurttaşların tepkisi üzerine geri açtı. Yurttaşlar ellerinde pankartlar ve sloganlar eşliğinde şantiye alanına doğru yürüyüşe başladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cengiz Holding, Çanakkale Halilağa’da ağaç katliamına başladı!-VİDEO

    Cengiz Holding, Çanakkale Halilağa’da ağaç katliamına başladı!-VİDEO

    PİRHA-Cengiz İnşaat doğayı talan etmeyi sürdürüyor. Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş, Kazdağları’nda maden ocağı için ağaçları kesmeye başladı.

    Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Hacıbekirler köyünde Halilağa Bakır Madeni projesi yapmak istiyor.

    Proje için verilen “çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu” kararının iptali için açılan dava süreci Danıştay’da devam ederken şirket faaliyetlerini hızlandırdı. Proje için 14 Mart 2023 tarihinde “ÇED olumlu” kararı verildi. Karara karşı bölge halkı ve yaşam savunucuları dava açtı. Bilirkişi raporunun yurttaşlardan yana olmasına rağmen mahkeme, kararını şirketin lehine kullandı. Karar, Danıştay’a temyiz edildi. Süreç ise devam ediyor.

    AĞAÇ KESİMİ BAŞLADI!

    Şirket, Danıştay kararını beklemeden 100 dönümün üzerinde bir alanda şantiye inşaatına başladı. Diğer yandan da açık ocak alanı içerisinde kalan ormanlık alandaki ağaçlara işaretleme yaptı. Şimdi de Halilağa’da işaretleme yaptığı ağaçları kesmeye başladı, köy yolları jandarma ile kapatıldı.

    Kazdağları Ekoloji Platformu bir açıklama yaparak, “Cengiz Holding Halilağa’da katliama başladı. Köy yolları jandarma ile kapatıldı, Kastamonu’dan kesim ihalesi yapılan şirketin elemanları bölgede dünden beri kesime hazırlanıyorlar ve ağaç kesimine başladı” dedi.

    Platform, tüm doğa dostlarını yanlarında olmaya, seslerini duyurmaya çağırdı.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Tuncel Kurtiz unutulmadı; sevenleri kabri başındaydı-VİDEO

    Tuncel Kurtiz unutulmadı; sevenleri kabri başındaydı-VİDEO

    PİRHA- Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu, senarist Tuncel Kurtiz yaşamını yitirmesinin 11’inci yılında Balıkesir’in Edremit ilçesindeki mezarı başında anıldı. Anmaya Kurtiz’in sevenlerinin yanı sıra Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi de katıldı.

    Oyuncu, senarist, yönetmen, yapımcı ve seslendirme sanatçısı Tuncel Kurtiz’in yaşamını yitirmesinin 11’inci yılı dolayısıyla unutulmadı.

    Balıkesir’in Edremit ilçesindeki kabri başında, Kazdağları eteklerinde yer alan kırsal Çamlıbel Mahallesi’nde, Edremit Belediyesi tarafından usta oyuncu Tuncel Kurtiz için anma töreni yapıldı.

    Ailesi, sanatçı dostları ve Çamlıbelli sevenlerinin katıldığı anmada Kurtiz ile ilgili anılar, onun sanata bakışı, sanata olan tutkusu, çevre ve doğa sevdası dillendirildi.

    Törene katılan sevenleri, sanatçının kabrine çiçek bırakıp anı fotoğrafları çekti.

    PİRHA/BALIKESİR

  • Koçyiğit: Tahtacı Alevi Türkmenlerin, inanç özgürlüğü  de kültürel hakları da tehlike altında

    Koçyiğit: Tahtacı Alevi Türkmenlerin, inanç özgürlüğü de kültürel hakları da tehlike altında

    PİRHA- HEDEP Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Edremit’te yaşayan Tahtacı Aleviler’in Kazdağları ziyaretlerinin engellenmesi üzerine soru önergesi verdi. Önergede, “Bölge turizme açık olduğu halde, bölgenin kadim halkı olan Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin Kazdağları’nda gerçekleştirdiği inançsal ve kültürel ziyaretlerin yasaklanmasının yasal ve anayasal gerekçesi nelerdir?” diye soruldu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 700 yıldır inancının bir parçası olarak Kazdağları’nı ziyaret eden Tahtacı Aleviler’in orman yangınları bahane edilerek inançlarını yaşamalarına engel olan kararı İçişleri Başkanlığı’na sordu. Koçyiğit’in, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması talebiyle verdiği önergede şu ifadeler yer aldı:

    “Edremit ilçesinde yıllardır geleneksel olarak yapılan 700 yıllık bir etkinlik olan Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin Kazdağları’nı ziyareti, inançlarını ve kültürlerini yaşatma geleneği son üç yıldır yasaklanmış durumdadır. Tahtacı Alevi Türkmenleri, bu yasağa karşı Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirmiştir.

    Tepki gösterilen yasaklar, 700 yıldır gerçekleştirilen kültürel ve inançsal ziyaretin yerine getirilememesine yol açmış ve bu durum kültürel ve inançsal değerlerin tehlike altına girmesine neden olmuştur. Tahtacı Alevi Türkmenleri, yasakların sürdürülmesinin toplumun kültürel ve inançsal zenginliğini yok etme tehlikesi taşıdığına vurgu yapmıştır. Yasakların, toplum içinde hoşnutsuzluğa, kırılganlığa ve gönül yangınlarına neden olduğu ifade edilmiştir.

    Yasakların gerekçesi olarak orman yangınlarına karşı alınan tedbirler gösterilmiştir. Ancak Tahtacı Alevi Türkmenleri, bu gerekçenin sadece bahane olduğunu ve asıl amaçlarının kültürlerini yok etmek olduğunu düşünmektedirler. Tahtacı Alevi Türkmenleri, Kazdağları bölgesinde tarih boyunca önemli bir rol oynamışlardır. Geleneksel etkinlikleri ve kültürel mirasları ile bu topluluk, bölgenin kültürel çeşitliliğini ve zenginliğini korumuştur. Orman işçiliği ve kereste üretimi ile bölgeye katkıda bulunmuş, tarım ve hayvancılıkla da yerel üretimi desteklemiştir. Toplumsal dayanışma ve dayanışma kültürü ile bölgede birlik ve beraberlik duygusunu yaşatmış, aynı zamanda turizme katkı sağlamıştır. Tahtacı Alevi Türkmenleri, Kazdağları’nın sosyal dokusunu zenginleştirmiş ve bölgenin kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmuşlardır.

    Alevi inancındaki ziyaretin gerçekleştirilmesine yönelik yasaklar, inanç ve kültürlerini yaşatmalarını engellemekte ve bu da bir inanç asimilasyonu biçimini lmaktadır. Alevi inancının doğa ile iç içe ilişkili olduğu bilinmektedir. Kazdağları ziyaretleri bu inançla bağlantılı bir ritüel olarak görülmektedir. Bu nedenle, yasaklar Alevi inancı ve kültürüne yönelik bir saldırı olarak algılanmaktadır.

    Bu durum, Türkiye’nin anayasal laiklik ilkesi ve inanç özgürlüğü temel insan hakları ile de çelişmektedir. Yasakların, Tahtacı Alevi Türkmenlerinin inaçlarını ve kültürlerini özgürce yaşamalarını engellediği ve anayasal haklarını ihlal ettiği düşünülmektedir. Ayrıca, Kazdağları’nın turizme açık olması ve diğer etkinliklerin düzenlenmesine izin verilmesine rağmen Tahtacı Alevi Türkmenlerinin geleneksel etkinliklerine izin verilmemesi, adalet ve eşitlik ilkesi açısından sorgulanmaktadır.

    Tahtacı Alevi Türkmenlerin, inanç özgürlüğü  de kültürel hakları da tehlike altında görülmektedir. Bölge turizme açıkken Tahtacı Alevi Türkmenleri’ne uygulanan bu yasakların anayasal hakları ihlal ettiği düşünülmektedir. Bu tür uygulamaların dikkatli bir şekilde gözden geçirilmesi ve anayasal haklara saygı gösterilmesi önemlidir. Aksi takdirde, inanç asimilasyonu ve kültürel kayıplar gibi olumsuz sonuçlar kaçınılmaz olacaktır.

    Bu bağlamda;

    1. Bölge turizme açık olduğu halde, bölgenin kadim halkı olan Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin Kazdağları’nda gerçekleştirdiği inançsal ve kültürel ziyaretlerin yasaklanmasının yasal ve anayasal gerekçesi nelerdir?
    2. Orman yangınlarına karşı alınan önlemler çerçevesinde Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin inançsal ve kültürel ziyaretlerine getirilen yasaklar, alternatif çözümler düşünülerek ele alınmış mıdır?
    3. Bu yasaklamaların Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin inançsal ve kültürel değerlerine dair etkilerine, bu durumun da göçe sebep olabileceğine dair bir risk değerlendirmeniz var mıdır?
    4. Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin Kazdağları ziyaretinin yasaklanmasının, inanç ve kültürel değerlerin özgürce yaşatılması ve ifade edilmesi hakkına zarar verdiği düşüncesine dair değerlendirmeniz nedir?
    5. Yasakların uygulanmasının Tahtacı Alevi inancını asimile etme veya baskılama amacı taşıdığına dair kamuoyuna yönelik oluşan endişelere nasıl bir açıklama getireceksiniz?”

    ORMAN YANGINLARA TEDBİR

    İçişleri Bakanı Yerlikaya’dan ise yalnızca orman yangınlarını bahane eden bir açıklama geldi. Doğaya karşı saygısıyla bilinen Tahtacı Alevilerin inançlarının bir parçası olarak Kazdağları’na yaptıkları ziyaretlerin engellenmesine ilişkin Yerlikaya tarafından yapılan açıklamada yalnızca şu ifadelere yer verildi:

    “İlgi (a) yazınızın ekinde yer alan Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç KOÇYİĞİT’e ait 7/3608 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir. Balıkesir Valiliği’nin 18.09.2023 tarihli ve 81562 sayılı ilgi (b) yazısında özetle; Kaz Dağları’na ilişkin yapılan yasaklama işleminin orman yangın riskinin yüksek olması nedeniyle Balıkesir Valiliği’nin “Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Toplantısı”nda alınan karar gereği 24.06.2023-30.09.2023 tarihleri arasında olduğu, Kaz Dağları’na gitmek için müracaat eden vatandaşlara sınırlı sayıda izin verilmesi önerildiği ancak kabul edilmediği, alınan yasaklama kararının hiç kimsenin inançsal ve kültürel faaliyetlerine yönelik bir yasaklama olmadığı, orman yangınlarına karşı korumaya/önlemeye yönelik bir tedbir olduğu belirtilmiştir. Bilgilerinize arz”

    PİRHA/ ANKARA 

  • Koçyiğit, Tahtacı Alevilerin Kazdağları ziyaretinin yasaklanmasını Meclis’e taşıdı

    Koçyiğit, Tahtacı Alevilerin Kazdağları ziyaretinin yasaklanmasını Meclis’e taşıdı

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Edremit ilçesinde geleneksel olarak yapılan Tahtacı Alevilerin 700 yıllık Kazdağları ziyaretlerinin yasaklanmasını Meclis’e taşıdı. Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’e ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yönelttiği soru önergelerinde, yasal ve anayasal hakların ihlali ile inanç özgürlüğünün ve kültürel değerlerin risk altında olup olmadığını sordu.

    Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Edremit ilçesinde yıllardır geleneksel olarak yapılan 700 yıllık Tahtacı Alevilerin Kazdağları ziyaretlerinin son üç yıldır yasaklanmasını Meclis gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ayrı ayrı soru önergeleri sunan Koçyiğit, yasağın inanç ve kültürel özgürlüklere yönelik bir saldırı olarak algılandığına dikkat çekti.

    Tahtacı Alevilerinin yıllardır devam eden Kazdağları ziyareti geleneği, son üç yıldır alınan bir kararla yasaklanmış durumda. Bu yasaklama, Tahtacı Alevileri’nin inançlarını ve kültürel değerlerini yaşatma geleneğine büyük bir darbe vurmuş durumda. Gülüstan Kılıç Koçyiğit, bu duruma dikkat çekerek, Tahtacı Alevileri’nin yasaklara karşı Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasına ve tepkilerine değindi.

    Yasakların, 700 yıldır devam eden kültürel ve inançsal ziyaretin yerine getirilememesine yol açtığını belirten Koçyiğit, bu durumun kültürel ve inançsal değerleri tehlike altına soktuğunu ifade etti. Yasakların toplum içinde hoşnutsuzluğa, kırılganlığa ve gönül yangınlarına yol açtığını vurgulayan Koçyiğit, yasakların sürdürülmesinin toplumun kültürel ve inançsal zenginliğini yok etme tehlikesi taşıdığını belirtti.

    Yasakların gerekçesi olarak orman yangınlarına karşı alınan tedbirler gösterilmiş olsa da, Tahtacı Aleviler, bu gerekçenin asıl amaçları olan kültürlerini yok etmek olduğuna inanıyor.

    Koçyiğit, Kazdağları bölgesinin tarih boyunca Tahtacı Alevileri için önemli bir rol oynadığını ve bu topluluğun geleneksel etkinlikleri ve kültürel mirasıyla bölgenin zenginliğini koruduğunu vurguladı.

    Alevi inancının doğa ile iç içe ilişkili olduğuna dikkat çeken Koçyiğit, Kazdağları ziyaretlerinin bu inançla bağlantılı bir ritüel olduğunu, yasakların Alevi inancı ve kültürüne yönelik bir saldırı olarak algılandığını belirtti. Bu durumun Türkiye’nin anayasal laiklik ilkesi ve inanç özgürlüğü temel insan hakları ile de çeliştiğine dikkat çeken Koçyiğit, yasağın Tahtacı Alevilerinin inançlarını ve kültürlerini özgürce yaşamalarını engellediğini ve anayasal haklarını ihlal ettiğini düşündüğünü ifade etti.

    Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yönelik soru önergesinde, Tahtacı Alevilerin kültürel mirasının ve inançsal değerlerinin korunması ve geleneksel etkinliklere destek taleplerini dile getirdi. Bu yasaklamaların Türkiye’nin kültürel çeşitliliği ve zenginliğini tehlikeye attığını belirten Koçyiğit, Tahtacı Alevilerin inançsal ve kültürel özgürlüklerinin korunması ve asimilasyon riskinin bertaraf edilmesi amacıyla atılacak adımları sordu.

    Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kazdağları ve çevresindeki inanç ve kültürleri koruma altına almak için bir çalışma planının olup olmadığını sordu. Yasakların sürdürülmesinin Tahtacı Alevilerin kültürel mirasının tehlike altına girmesine neden olduğunu belirten Koçyiğit, bu tehlikeyi önlemek ve kültürel mirasın korunmasını sağlamak amacıyla atılacak adımları da sordu.

    KÜLTÜR VE TURİZM BAKANINA SORULAR

    Milletvekili Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’e şu soruları yöneltti:

    *Tahtacı Alevi Türkmenlerinin inançları gereği kutsal kabul ettikleri Kazdağlarını ziyaret edip inançsal ritüellerini yerine getirmelerinin yasaklanması inanç asimilasyonu değil midir?

    *Tahtacı Alevi Türkmenlerinin coğrafyadaki bin yıllardır varlığını ve kültürel mirasa katkılarını düşündüğümüzde mevcut yasaklamanın kültürel mirasa zarar vereceğini düşünmüyor musunuz?
    *Tahtacı Alevi Türkmenlerinin kültürünün korunması ve yaşatılmasına yönelik alınan önlemler nelerdir?
    *Tahtacı Alevi Türkmenlerinin Kazdağları ziyareti, hem inançsal hem de kültürel bir değer taşımaktadır. Bu ziyaretin yasaklanması, Tahtacı Alevi inancını ve kültürel mirası asimile etme tehlikesi taşıdığına dair kaygılara cevabınız nedir? Bu kaygının bertaraf edilmesi için almayı düşündüğünüz tedbirler nelerdir?
    *Kazdağları ve çevresindeki inanç ve kültürleri koruma altına almak için bir çalışma planınız var mıdır?
    *Yasakların sürdürülmesi, Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin kültürel mirasının tehlike altına girmesine neden olmuş ve bu durum toplumun kültürel çeşitliliğini zayıflatabileceği endişesini uyandırmaktadır. Bu tehlikeyi önlemek ve Tahtacı Alevi Türkmenleri’nin kültürel mirasını ve inanç özgürlüğünü korumak amacıyla atmayı düşündüğünüz adımlar nelerdir?
    *Bu yasaklamalar uygulamaya konulurken görüşleriniz alınmış mıdır? Yasaklamaya dair değerlendirmeniz nedir?

    İÇİŞLERİ BAKANINA SORULAR

    Gülüstan Kılıç Koçyiğit, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya ise şu soruları yöneltti:

    *Bölge turizme açık olduğu halde, bölgenin kadim halkı olan Tahtacı Alevi Türkmenlerinin Kazdağları’nda gerçekleştirdiği inançsal ve kültürel ziyaretlerin yasaklanmasının yasal ve anayasal gerekçesi nelerdir?
    *Orman yangınlarına karşı alınan önlemler çerçevesinde Tahtacı Alevi Türkmenlerinin inançsal ve kültürel ziyaretlerine getirilen yasaklar, alternatif çözümler düşünülerek ele alınmış mıdır?
    *Bu yasaklamaların Tahtacı Alevi Türkmenlerinin inançsal ve kültürel değerlerine dair etkilerine, bu durumun da göçe sebep olabileceğine dair bir risk değerlendirmeniz var mıdır?
    *Tahtacı Alevi Türkmenlerinin Kazdağları ziyaretinin yasaklanmasının, inanç ve kültürel değerlerin özgürce yaşatılması ve ifade edilmesi hakkına zarar verdiği düşüncesine dair değerlendirmeniz nedir?
    *Yasakların uygulanmasının Tahtacı Alevi inancını asimile etme veya baskılama amacı taşıdığına dair kamuoyuna yönelik oluşan endişelere nasıl bir açıklama getireceksiniz?

    PİRHA/ANKARA

  • Bornova Dersimliler Derneği’nin futbol turnuvasının finali tamamlandı-VİDEO

    Bornova Dersimliler Derneği’nin futbol turnuvasının finali tamamlandı-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Derneği’nin, Dersim başta olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki doğa kıyımı ve ekolojik tahribata karşı başlattığı futbol turnuvasının finalinde HDP Bornova Gençlik takımı birinci oldu. 

    İzmir’de çalışmalarını yürüten Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ‘Doğa İçin El Ele’ şiarıyla ülkenin farklı bölgelerinde devam eden ekolojik tahribat ve doğa kıyımına duyarlılık geliştirmek amaçlı düzenlediği futbol turnuvasının final maçı ün akşam oynandı. Final maçı Munzur Spor kuruculuğu ve Dersimliler Derneği yöneticiliği yapmış olan Hasan Yıldırım ve Hüseyin Kotan’a adandı.

    Final maçı öncesinde çerağlar uyandırılarak lokmaların pay edildiği sahaya, ‘Bu Toprakların Sahipleriyiz, Her Ağacı Tek Tek Sahipleneceğiz’, ‘Munzuruma Dokunma, Doğama Dokunma’, ‘Maden Şirketlerine Hayır, Avcılığa Hayır’ pankartları asıldı.

    Final maçına Bornova Dersimliler Derneği, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri üyelerinin yanı sıra CHP ve HDP Bornova ilçe örgütleri katıldı.

    DERSİM, CUDİ, KAZDAĞLARI VE TOROSLAR’DAKİ EKOLOJİK YIKIM

    Final maçı öncesinde bir konuşma yapan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, Dersim başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde devam eden ekolojik kıyıma dikkat çekerek, “Kaz Dağlarından Toroslar’a, Dersim’den Cudi’ye kadar doğamız yıkıma uğratılıyor, maden projelerine peşkeş çekiliyor. Çevresel ve ekolojik krizlerin derinleşerek yaşam alanlarımızı tehdit ettiği, kültürel dokumuzun mayası olan ana dilimizin giderek soluklaştığı bir dönemde Dersim Hozat’ta kesilen meşe ağaçları, Cizre’de kesilen ağaçlar, Kaz dağlarında kesilen zeytin ağaçları için sesimizi yükseltelim. Bu doğa bizim. Maden arama şirketlerine karşı ormanları yakarak sermayeye peşkeş çekenlere karşı ‘Doğa için el ele’ diyerek Dersimliler Derneği olarak futbol turnuvası başlattık. ‘Doğa içi el ele’ diyerek yola çıkan turnuvamız, endüstriyel futbol anlayışına karşı; ‘başka bir futbol mümkün’ diyerek saha içinde ve dışında gülmeyi, anadilimizde sohbet etmeyi değerli ve anlamlı bir çaba olarak sürdürmeyi amaçladık ve bunu başardık. Katılarak destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

    HDP BORNOVA GENÇLİK TAKIMI ŞAMPİYON OLDU

    Konuşmaların ardından düdüğün çalmasıyla final maçı başladı. Final maçı 22 takım içerisinden kalan CHP Bornova Gençlik ve HDP Bornova Gençlik takımları arasında oynandı.

    Yoğun kalabalık ve coşkunun olduğu final maçında HDP Bornova Gençlik takımı CHP Bornova Gençlik takımını 5-2’lik skorla yenerek kupanın sahibi oldu. Kupayı, CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır kazanan takıma takdim etti.

    Final maçı, marşlar ve alkışlar eşliğinde sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Bornova Dersimliler Derneği’nden doğa kıyımına karşı futbol turnuvası

    Bornova Dersimliler Derneği’nden doğa kıyımına karşı futbol turnuvası

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim başta olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki doğa kıyımı ve ekolojik tahribata karşı futbol turnuvası başlatıyor. 

    İzmir’de çalışmalarını yürüten Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ülkenin farklı bölgelerinde devam eden ekolojik tahribat ve doğa kıyımına duyarlılık geliştirmek amaçlı futbol turnuvası düzenliyor.

    BAŞVURULAR BAŞLADI

    ‘Kaz Dağlarından Toroslar’a, Dersim’den Cudi’ye Doğamızı Savunuyoruz’ şiarıyla gerçekleşecek turnuvaya ilişkin paylaşım yapan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği şunları kaydetti:

    “Çevresel ve ekolojik krizlerin derinleşerek yaşam alanlarımızı tehdit ettiği, kültürel dokumuzun mayası olan ana dilimizin giderek soluklaştığı bir dönemde Dersim Hozat’ta kesilen meşe ağaçları, Cizre’de kesilen ağaçlar, Kaz dağlarında kesilen zeytin ağaçları için sesimizi yükseltelim. Bu doğa bizim. Maden arama şirketlerine karşı ormanları yakarak sermayeye peşkeş çekenlere karşı ‘Doğa için el ele’ diyerek Dersimliler Derneği olarak futbol turnuvası başlatmış bulunmaktayız. ‘Doğa içi el ele’ diyerek yola çıkan turnuvamız, endüstriyel futbol anlayışına karşı; ‘Başka bir futbol mümkün’ diyerek saha içinde ve dışında gülmeyi, anadilimizde sohbet etmeyi değerli ve anlamlı bir çaba olarak sürdürmeyi amaçlamaktayız.”

    6 kişiden oluşacak takımların futbol turnuvasına başvuruları başladı. Turnuvanın ilk maçı 17 Eylül, final maçı ise 23 Eylül’de gerçekleşecek.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Kemal Bülbül’den İçişleri Bakanına ‘Sarıkız Türkmen Şenlikleri’ sorusu

    Kemal Bülbül’den İçişleri Bakanına ‘Sarıkız Türkmen Şenlikleri’ sorusu

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Sarıkız Türkmen Şenlikleri”nin yasaklanmasını İçişleri Bakanına sordu.

    Hakların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Tahtacı, Çepni Türkmen Alevilerin, Yörüklerin ve göçle gelen Alevilerin 600 yıldır Balıkesir’in Edremit İlçesi’ndeki Milli Park sınırları içinde kalan Kaz Dağları’nda her yıl ağustos ayında düzenledikleri “Sarıkız Türkmen Şenlikleri”nin son iki yıl pandemi nedeniyle 2022’de de “Orman Yangını Tehlikesi’ gerekçe gösterilerek Balıkesir Valiliği tarafından engellenmesi veya ertelenmesini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

    Her yılın Ağustos ayının 3. haftasında yapılan Sarıkız Türkmen Şenlikleri’nin son üç yıl pandemi ve “orman yangını tehlikesi” gerekçesi ile ya iptal edilmiş ya da engellendiğine dikkat çeken Bülbül, İçişleri Bakanlığı’nın tarafından yanıt verilmesi istemiyle, “Bakanlığınız Alevi inancının bir gereği olarak ve Alevi toplulukların kutsal yas ve oruç günleri olan Yas-ı Kerbela’da Sarıkız’a gidiş ile ilgili etkinliğin ağustos ayının 3. haftasında düzenlenmesi için yerel halkın talebini karşılamak amacıyla herhangi bir girişimde bulunacak mıdır?” sorusunu sordu.

    PİRHA/ANKARA 

  • ‘Kazdağları’nda Alamosgold’un katlettiği alan yeniden yeşertilecek midir?’

    ‘Kazdağları’nda Alamosgold’un katlettiği alan yeniden yeşertilecek midir?’

    PİRHA-HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kaz Dağları’ndaki Kanadalı Alamos Gold şirketinin altın madeni faaliyetlerine son verildikten sonra rehabilitasyon çalışmalarına başlanılmamasını Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, maden sahasında 347 bin 815 ağacın kesildiğine işaret ederek, Tarım ve Orman Bakanı’na Alamosgold’un, ağaç keserek katlettiği alan yeniden yeşertilecek midir?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kaz Dağları’ndaki Kirazlı Balaban Tepesi’ndeki doğa talanına dikkat çekti. Kenanoğlu, Kanadalı Alamos Gold şirketinin altın madenini faaliyetlerine son verildikten sonra rehabilitasyon çalışmalarına başlanılmamasını Meclis gündemine taşıdı.

    Söz konusu maden sahasında 347 bin 815 ağacın kesildiğini belirten Kenanoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı‘na verdiği soru önergesinde şirket tarafından boşaltılan alanın ekolojik hassasiyetlerin gözetilerek hızla rehabilite edilmesi gerektiğini ifade etti.

    “EKOLOJİK HASSASİYETLER GÖZETİLMELİ!”

    Milletvekili Ali Kenanoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre sahanın orman vasfına tekrar kavuşması için rehabilitasyon çalışmalarına ve bütçe görüşmelerine başlandığı haberlerini de hatırlattı. Kenanoğlu “Ancak, bu açıklamaya rağmen, 347.815 ağacın kesilerek büyük bir tahribata uğrayan sahada herhangi bir rehabilitasyon çalışması yapılmadığı görülmektedir” diye de ekledi.

    “Ekolojik hassasiyet gösterilmeli” diyen Ali Kenanoğlu, konuyu Meclis gündemine taşıyarak Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye şu şu soruları yöneltti:

    “*Kazdağlarında Alamosgold’un 347.815 ağaç keserek katlettiği alan yeniden yeşertilecek midir?

    *Kazdağları Kirazlı Altın Madeni işletmecisi Alamosgold’un ruhsatının iptalinden sonra yapılması gereken rehabilitasyon çalışmaları ne zaman başlatılacaktır?

    *Kazdağlarında Alamosgold’un ağaç kesimi yaptığı sahanın rehabilitasyonu için bir planlamanız var mıdır? Bunun için bir bütçe ayrılmış mıdır?

    *Kazdağlarının rehabilitasyon masrafları için Alammosgold’dan teminat alınmış mıdır?

    *Rehabilitasyon planının hazırlık ve uygulanma sürecinde bölgedeki STK’ların görüşleri alınacak mıdır?

    *Basında yer alan Alamosgold’a yeniden ruhsat verileceği iddiaları doğru mudur?”

    PİRHA/ANKARA

  • Kazdağları’ndaki orman yangını sürüyor

    Kazdağları’ndaki orman yangını sürüyor

    PİRHA- Kazdağları Milli Parkı’nda çıkan orman yangını ikinci gününde devam ederken havadan müdahale sabah yeniden başladı.

    Balıkesir’in Edremit ilçesi, Kazdağları eteklerinde bulunan Kavurmacılar Mahallesi yakınındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın devam ediyor.

    Gece boyunca karadan devam edilen yangın sabahın ilk ışıklarıyla Edremit Koca Seyit Havalimanı’ndan havalanan helikopterler de çalışmaya katıldı. Çalışmalara, AFAD, itfaiye, jandarma, emniyet, UMKE ve sağlık ekipleri de destek veriyor.

    Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada yangının tamamiyle kontrol altında olduğunu ve soğutma çalışmaları havadan ve karadan devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Dün gece yer yer alevlenen bölgelere sabah ekipler tarafından anında müdahale edildi. Yangının yayılma durumu şu saat itibariyle söz konusu değil.Bugün belirli bir saate kadar havadan helikopterlerle soğutma çalışmaları devam edecek. Gökyüzünde helikopteri gördüğümüzde yangının devam ettiği endişesine kapılmayalım. Bilgi kirliliği yaratmayalım. Helikopterler soğutma çalışmasına destek veriyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alamos Gold, ‘Halkla ilişkiler’ için 1,5 milyon doları Türkiye’de kimlere verdi?’

    ‘Alamos Gold, ‘Halkla ilişkiler’ için 1,5 milyon doları Türkiye’de kimlere verdi?’

    PİRHA-Kanadalı maden şirketi Alamos Gold’un Türkiye’de yaptığı harcamalar kapsamında ‘Hükümet ve halkla ilişkiler girişimleri’ başlığı altında 1,5 milyon dolar ödeme yaptığı ortaya çıktı. HDP Milletvekili Hüda Kaya üç Bakanlığa birden soru önergesi vererek, “Bu para hangi Bakanlıklara, ne için ödenmiştir?” dedi.

    Kazdağları’nda yaptığı doğa katliamıyla gündeme gelen Kanadalı maden şirketi Alamos Gold’un, 28 Nisan’da yaptığı açıklamada 2021’in ilk çeyrek sürecinde Türkiye’de yaptığı harcamalar kapsamında ‘Hükümet ve halkla ilişkiler girişimleri’ adı altında 1,5 milyon dolar ödendiği ortaya çıktı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, gündeme gelen bu iddiaları üç Bakanlığa da sordu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Kurum’un yanıtlamaları istemiyle verdiği soru önergelerinde şu ifadeler yer aldı:

    “Kanadalı maden şirketinin ‘250 milyon dolar yatırım yaptıklarını, Türk hükümetine 20 milyon doların üzerinde katkı sağladıklarını, çeşitli toplumsal ve sosyal girişimler için bugüne kadar 25 milyon dolarlık harcama yaptıklarını’ beyan ettiği ilgili açıklamada, Türkiye’ye karşı meydan okuyucu bir dil kullanmış, Türkiye aleyhine açacakları dava ile Türkiye ekonomisinin olumsuz etkileneceğini de ifade etmişlerdir.”

    “ÖDEME YAPILAN KURUMLAR ARASINDA AKP’NİN GENÇLİK, KADIN, VAKIF VE DERNEKLERİ DE VAR MI?”

    Kaya’nın üç Bakanlığa yönelttiği sorular ise şöyle:

    1. Bakanlığınız ile firma arasında yapılan bir protokol var mıdır? Eğer var ise bu protokol kapsamında söz konusu firmanın Türkiye hükümetine harcadığını iddia ettiği bu ödemeler hangi kapsamda değerlendirilmiştir?
    2. Şirketin “hükümet ve halkla ilişkiler girişimleri” için 1,5 milyon dolar harcadığı iddiası doğru mudur? Doğru ise 1,5 milyon dolar olduğu iddia edilen harcama Hükümete ne için ve hangi bakanlıklara ve birimlere ödenmiştir?
    3. Şirketin iddia ettiği bu harcama hangi yetkililere ve ne kadar miktarda yapılmıştır? Hükümet yetkilileri iddia edilen bu para akışının kaydını hangi Bakanlık tarafından tutmuştur?
    4. Şirketin harcadığını iddia ettiği ‘halkla ilişkiler girişimi’nden kastı nedir?
    5. Bir buçuk yıldır ruhsatı uzatılmamış/uzatılması için çaba sarf eden şirket, hükümete ne gibi bir harcama yapmıştır?
    6. ÇED raporuna aykırı olarak ağaç kesildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise rapora aykırı olarak kesilen ağaç sayısı kaçtır? Aykırı olarak yapılan ağaç kesimleri ile ilgili idari ve/veya cezai işlem gerçekleşmekte midir?
    7. Bakanlığınızca, çalışmalarını hukuki sorumluluğa aykırı yürüttüğü iddia edilen proje sahibi şirket için herhangi yaptırım uygulayacak mısınız?
    8. Yine söz konusu şirketin “toplumsal ve sosyal girişimler için bugüne kadar 25 Milyon Dolarlık yatırım yaptıklarını” ifade ettikleri iddianın kapsamına hangi resmi veya sivil kurumlar, çevreler girmektedir?
    9. Bu söz konusu kurumlar arasında AKP’nin gençlik, kadın, eğitim amacıyla kurulan vakıf ve dernekleri de var mıdır?
    10. İddia edilen harcamaların yapıldığı sivil veya resmi yetkili ve şahısların kaydı var mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Kenanoğlu’ndan Enerji Torba Kanunu görüşmelerine çevre örgütleri alınmamasına tepki-VİDEO

    Kenanoğlu’ndan Enerji Torba Kanunu görüşmelerine çevre örgütleri alınmamasına tepki-VİDEO

    PİRHA- Enerji Torba Kanunu TBMM Alt Komisyonu’nda görüşülmeye başlanırken, çevre örgütleri komisyona davet edilmediği gibi komisyona girenler de çıkarıldı. Duruma tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, maden kanunun görüşüldüğü bir yerde çevre örgütlerinin kabul edilmemesinin doğru olmadığını belirterek, torba yasanın geri çekilmesini istedi.

    Haberin videosu;

    TBMM Alt Komisyonu’nda Enerji Torba Kanunu görüşülmeye başlandı. Çevre örgütleri komisyona davet edilmediği gibi komisyona girenler de çıkarıldı.

    Komisyon üyesi Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, çevre örgütlerinin ve kendilerine başvuranların komisyona davet edilmediğini belirterek, tepki gösterdi.

    Kenanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Maden kanunuyla ilgili maddeler görüşmekteyiz. Maden kanunun görüşüldüğü bir yerde çevre örgütlerinin kabul edilmemesi doğru değil. Kazdağları’nda yaşayan her bir insanın burada olması ve sözünü söylemesi gerekiyor. Önümüze getirilen yasa adrese teslim yasa olarak hazırlanmış. Çıkartılan kanunla dağlar, ormanlar talan ediliyor. Buralarda yaşayan insanlar, etkilenecek, ancak konuşmalarına izin verilmiyor. Türkiye’de ihtiyacından fazla altın var. Bu böyleyken neden, Kazdağları’nın altını üstüne getirip geleceğimizi mahvediyoruz. İşgalci şirket Kazdağları’ndan çıkartılmıyor, orada ormanlar için direnen insanlar çıkartılıyor. Ruhsat süresi bitmiş emperyalist şirket mi kanunsuz iş yapıyor, yoksa nefes almak için direnen insanlar mı suçlu? Sadece Kazdağları da değil, Türkiye coğrafyasının tamamında benzer bir tablo var. Tüm bunlardan kaynaklı bu yasa teklifi geri çekilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kazdağları’nda ormana giriş ve çıkışlar yasaklandı

    Kazdağları’nda ormana giriş ve çıkışlar yasaklandı

    Balıkesir Valiliği, Kazdağları’ndaki ormanlık alanlara giriş ve çıkışların yasaklandığı duyuruldu.

    Balıkesir Valiliği, Kanadalı şirket Alamos Gold’un orman katliamı yaptığı Kazdağları’ndaki ormanlık alanlara giriş ve çıkışların yasaklandığı duyuruldu.

    Açıklamada “Orman idaresinden ihaleli/tahsisli iş alanlar ve bu işte çalışanlar ile orman idaresi tarafından çalıştırılan kişiler hariç olmak üzere 15 Eylül 2020 tarihine kadar 1. maddede belirtilen alanlar dışında, Balıkesir dahilindeki tüm ormanlık alanlara giriş çıkışlar, orman içi yollarda ATV, UTV, motosiklet vb. vasıtalarla sportif amaçlı her türlü faaliyetler ve çadırlı kamp yapılması yasaklanmıştır” denildi.

    Valilik, belirlenen mesire yerlerinde ise 09.00 ile 20.00 saatleri arasında mangal ve semaver yakılmasına izin verileceğini de belirtti.

  • Kazdağları direnişçilerine ceza yağdı

    Kazdağları direnişçilerine ceza yağdı

    PİRHA- Kazdağları’nda altın madeni projesine karşı 288 gündür nöbet tutan çevrecilere ‘toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığını, çevreyi ve ekonomik düzeni bozmak’ suçlamasıyla, 57 bin 240 lira idari para cezası kesildi. Çevreciler cezaya, “Bir kabahat varsa doğayı korumayanların, suç varsa doğayı katleden şirketlerindir” dedi.

    Kazdağları’nda altın madeni projesine karşı 288 gündür nöbet tutan çevreciler, Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kişi başı günlük 3 bin 180 liradan 4 günde toplamda 57 bin 240 lira idari para cezası kesildi.

    Nöbet tutan çevrecilerden Ferzan Aktaş kendilerine kesilen ceza hakkında şunları söyledi:

    “Biz kendimizi pandemi sürecinde izole etmiştik. Buna rağmen valilik tarafından idari yaptırım cezaları Kabahatler Kanunu’nu gereğince kesildi. Kanun şöyle diyor: ‘Toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla esaslar ve kabahatler sıralanmıştır.”

    Bizler çevreyi korumak için 288 gündür buradayız. Bu eylemimizle hem çevreyi hem de sağlığı koruyarak ahlaklı davranıyor ve toplum düzenini, yaşamını koruyoruz. Ayrıca ekonomik düzeni tarıma dayalı olan bölgenin vahşi madencilik ile yok edilmemesini istiyoruz. Dolayısıyla Kabahatler Kanunu’na aksi yönde hareket etmiyor, kabahat işlemiyoruz. Para cezalarının iptal edilmesi için gerekli itirazlarımızı yapacağız.

    Tekrar söylüyoruz, biz burada piknik yapmıyoruz. Burada milyonlarca can şirketler tarafından katledilmesin diye nöbet tutuyoruz. Bir kabahat varsa doğayı korumayanların, suç varsa doğayı katleden şirketlerindir.”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Her yer Kazdağları Platformu, koronavirüse karşı her türlü önlemi aldıklarını, buna rağmen çevreyi kirletme suçundan kendilerine ceza verilmesine tepki gösterdi.

    Açıklamaya şöyle devam etti:

    “8 Mayıs 2020 tarihinde Çanakkale İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun, ormanlarda piknik yapmanın, konaklamanın, dron uçurmanın yasaklanmasını içeren kararı gereğince, Kazdağları nöbetimize kişi başı günlük 3.180 liradan 4 gün üst üste, toplamda 57.240 lira idari para cezası kesilmiştir. Bizler, daha önce de belirttiğimiz gibi pandemi süresince her türlü önlemi almış ve kendimizi bu alanda izole etmiştik. Buna rağmen valilik tarafından idari yaptırım cezaları Kabahatler Kanununun 5326 sayılı maddesi gereğince kesilmiştir. 5326 sayılı madde şöyle diyor;

    “Toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi, ekonomik düzeni korumak amacıyla idari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar ve kabahatler tanımlanmıştır.”

    “PARA CEZALARI İPTAL EDİLSİN”

    Bizler anayasanın 56. maddesinin her yurttaşa verdiği sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ve çevreyi koruma göreviyle, 288 gündür, havamızı, suyumuzu, toprağımızı yani çevremizi korumak için buradayız, çadırlarımızla nöbetteyiz. Bu eylemimizle hem sağlığı, hem de çevreyi koruyarak ahlaklı davranıyor, toplum düzenini ve yaşamını koruyoruz. Ayrıca ekonomik düzeni tarıma dayalı olan bölgenin vahşi madencilik ile yok edilmemesini istiyoruz. Dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanununa aksi yönde hareket etmiyor, bir kabahat işlemiyoruz. Hakkımızda kesilmiş bu idari para cezalarının iptal edilmesi için itirazlarımızı yapacağız.

    Tekrar söylüyoruz; biz burada piknik yapmıyoruz. Biz Kaz Dağlarımız ve burada yaşayan milyonlarca can, açgözlü şirketler tarafından katledilmesin diye nöbet tutuyoruz. Bir kabahat varsa bu bunca talana izin vererek doğayı korumayanların, bir suç varsa bu da doğayı katleden şirketlerindir”

    (HABER MERKEZİ) 

     

     

  • Savcı, gazeteci Ruken Demir’in haberleri için ‘sözde’ dedi

    Savcı, gazeteci Ruken Demir’in haberleri için ‘sözde’ dedi

    Yaptığı haberler gerekçe gösterilerek tutuklanan MA muhabiri Ruken Demir hakkındaki iddianame hazırlayan savcı, haberleri için “sözde röportaj” diyerek örgüt üyeliğinden yargılanmasını istedi. 

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bir soruşturma kapsamında, 12 Kasım 2019’da gözaltına alınıp, açlık grevleri ve Kaz Dağları’ndaki eylemlere ilişkin yaptığı haberler gerekçe gösterilerek tutuklanan ajansımızın muhabiri Ruken Demir hakkında “Örgüt üyeliği” iddiasıyla iddianame hazırlandı. Ege Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği ile İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi yöneticileri ve kimi arkadaşlarıyla yaptığı telefon görüşmeleri suçlama konusu yapılan Demir, hakkındaki iddianame İzmir 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
    “DEVLETİN İMAJINI ZEDELİYOR”
    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Cumhuriyet Savcısı Ünsal Demirci tarafından hazırlanan iddianamede, Demir’in açlık grevlerine dair haberleri ile Kaz Dağları eylemlerine ilişkin haber ve haber görüşmelerinin yanı sıra çok sayıda gündelik telefon görüşmesine yer verildi. Demir’in “KCK basın komitesi” adına faaliyet yürüttüğünü ileri süren savcı “(…) sözde siyasi tutsaklar olarak nitelendirilen cezaevlerinde tutuklu/hükümlü bulunan PKK/KCK terör örgütü mensupları ve aileleri ile irtibatlı olduğu, bu şahıslar ile sözde röportaj yaptığı, Cezaevi koşullarının kötü olduğu, devletin hasta tutuklu/hükümlülere kötü davrandığı, tedavilerini aksattığı şeklinde yalan-kurgu haber” diye belirtti. Demir’in haberleriyle ilgili “Ülkemizin imajını zedelemek” amacıyla hareket ettiğini savunan savcılık, “Türkiye’nin hukuk devleti olmadığı, cezaevinde bulunan tutuklu/hükümlülere kötü davrandığı yönünde algı oluşturarak ulusal ve uluslararası düzeyde kamuoyu oluşturmaya çalıştığı” ifadesini kullandı.
    DEMİR’İ FİZİKİ VE TELEFONLA DİNLEMİŞLER
    Demir’in fiziki takip edildiği ve telefonun dinlendiği bilgisine yer verilen iddianamede “(…) aldığı bilgi ve belgeleri terör örgütü güdümünde yayın yapan internet siteleri üzerinden yaptıkları haberler ile ideolojik, politik, ajitasyon, propaganda, aydınlanma ve bilinçlendirme ihtiyaçlarını örgütledikleri, örgütün talimatları doğrultusunda görev yaptığına dair hakkında kamu davası açmaya yeterli suç şüphesi oluşturan deliller elde edildiği” ifadelerini kullandı.
    Demir’in ilk duruşması, 5 Mart’ta İzmir Bayraklı Adliyesi 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
  • Kazdağları’nda yeni ağaç katliamı

    Kazdağları’nda yeni ağaç katliamı

    Kazdağları Direnişçileri, Atikhisar Barajı’na yaklaşık 3 kilometrelik mesafede, Koza Madencilik tarafından yapıldığı ileri sürülen ağaç katliamını belgeledi.

    Kirazlı Balaban bölgesinde direnişlerini sürdüren ve 115 günü aşkın bir zamandır çadırlı nöbet tutan Kazdağları Direnişçileri, Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’na yaklaşık 3 kilometrelik mesafede, Koza Madencilik tarafından yapıldığı ileri sürülen ağaç katliamını belgeledi. Kazdağları Direnişçileri, “Kazdağları’ndan elinizi çekin, yeter!” açıklamasında bulundu.

    Evrensel’den Seçkin Sağlam’ın haberine göre uluslararası altın tekeli Alamos Gold tarafından yapılan ağaç katliamına ve maden çalışmalarına karşı direnen, 115 günü aşkın bir zamandır da çadırlı nöbet tutarak ağaç katliamına izin vermeyen Kazdağları Direnişçileri, bu kez de daha önce FETÖ soruşturması kapsamında TMSF’ye devredilen Koza Madencilik’in yaptığı ileri sürülen katliamı ortaya çıkardı. Çanakkale’nin tek ve alternatifsiz içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’na yaklaşık 3 kilometrelik mesafede bulunan alanda fotoğraflar çeken Kazdağları Direnişçileri, duruma tepki göstererek, “Kazdağları sistematik bir şekilde yok edilmeye devam ediliyor” dediler.

    “KAZDAĞLARI’NDAN ELİNİZİ ÇEKİN”

    Her Yer Kazdağları Grubu’ndan paylaşılan fotoğraflarla birlikte yapılan açıklamada, “Bu görüntüler Koza Madencilik’in Serçeler – Terziler altın ve gümüş madeni projesinin ÇED alanından alınmıştır. Koza Madencilik şu an bu alanda ağaç kesimi ve sondaj çalışmaları yapıyor. ÇED alanı Çanakkale’nin içme suyunu sağlayan tek baraj olan Attikhisar’a 3km. mesafededir. Alanda karşılaştığımız şirket yetkilileri ağaç kesiminin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığını iletti. Alamos Gold’un Kirazlı’da izlediği katliam yolunun aynısı diyebiliriz. Kazdağları’ndan elinizi çekin, yeter!” denildi.

    “KAZDAĞLARI’NDA TALAN BİTMİYOR”

    “Kazdağları’nda talan bitmiyor” denilen Kazdağları Kardeşliği Grubu ise, “Koza şirketi, Çanakkale’nin içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’na sadece 3,8 km mesafede açmak istediği Terziler-Serçiler altın ve gümüş madeni için sondaj çalışmaları yapıyor, ağaç kesiyor. Bu alan, Alamos Gold’un Kirazlı projesine sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Alandaki çalışanlar ağaç kesiminin orman müdürlüğü tarafından yapıldığını söylüyorlar ve aynı Alamos Gold’un yapmaya çalıştığı gibi katliamın sorumluluğunu almıyorlar. Çalışmalar sonucu oluşacak asit kaya drenajı, içme suyu barajının ağır metallerle kirlenmesi riskini yaratıyor ve Alamos Gold’un Kirazlı’da yok ettiği yüz binlerce ağaca yenilerini ekliyor. Kazdağları sistematik bir şekilde yok edilmeye devam ediliyor” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)