Etiket: kazım uçarcan

  • Kazım Uçarcan: Alternatif muhtar toplantıları, Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimidir-VİDEO

    Kazım Uçarcan: Alternatif muhtar toplantıları, Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimidir-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının muhtarlarla yürüttüğü çalışmalardan rahatsızlık duyan iktidarın, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle alternatif muhtar toplantıları organize ettiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, bu yaklaşımın Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimi olduğunu söyledi. PİRHA’ya konuşan Uçarcan, devletin Alevilerle ilgili adım atmak istiyorsa, toplumun meşru temsilcileri olan federasyon ve kurumlarla diyalog kurması gerektiğini vurguladı.

    Alevi örgütlerinin öncülüğünde Maraş Tilkiler Köyü Cemevi’nde ve Antep’te gerçekleştirilen muhtarlar toplantılarının ardından, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif muhtar buluşmaları düzenlendi.

    AKD Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, bu girişimlerin toplum içinde ayrışma yaratma amacı taşıdığını ifade etti.

    “Biz de karşıt diğer muhtarları yaratabilir miyiz kaygısıyla hareket ediyorlar. Bu, bir anlamda toplumu kutuplaştırma çabasıdır” diyen Uçarcan, muhtarların halk ile devlet arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini söyledi.

    Uçarcan, “Bu çalışmalardan kaynaklı olarak Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, bizim muhtarları çalışmalara dahil etmemizden duyduğu kaygıyla karşı hamle olarak muhtarlarla toplantılar yapıyor” dedi.

    “VARTO’DAKİ JEOTERMAL PROJESİ DUYARLI MUHTAR SAYESİNDE ORTAYA ÇIKTI”

    Muhtarların yerel sorunların görünür hale gelmesinde önemli bir rol oynadığını belirten Uçarcan, Muş’un Varto ilçesinde gündeme gelen jeotermal santral projesini örnek gösterdi.

    “Varto’daki jeotermal santral projesi duyarlı bir köy muhtarı sayesinde açığa çıkarıldı. Muhtar duyarlı bir insan olmasaydı o proje çok daha gizli ve sinsi bir şekilde yürütülecekti” ifadelerini kullandı.

    Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan bir başka gelişmeye de dikkat çeken Uçarcan, Burmadere Köyü Muhtarı Şah İsmail Göyük’ün tutumunun önemli olduğunu söyledi.

    Uçarcan, “Ardahan Valisi’nin Damal ilçesinde köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda, köylerde bulunan cemevlerinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanması talebine karşı çıktığı ve bunu eleştirdiği için görevden alınan, ardından dava açılan Burmadere Köyü Muhtarı Şah İsmail Göyük’ün gösterdiği tutum çok önemli ve çok kıymetlidir” diye konuştu.

    “BU ÇABALAR BEYHUDE”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın izlediği politikaların sonuç vermeyeceğini kaydeden Uçarcan, kurumun başındaki isimlerin toplum nezdindeki karşılığının bilindiğini ifade etti.

    “Bu çabalar beyhude çabalardır. Eğer devlet gerçekten Aleviler için iyi şeyler yapmak istiyorsa, büyük bedeller ödenerek oluşturulmuş Alevi Bektaşi Federasyonumuz başta olmak üzere hem yurt içinde hem de yurt dışında güçlü örgütlenmelerimiz var. Devlet bu kurumlarla diyalog kurmayı denemelidir” dedi.

    Alevi kurumlarının devlete karşı bir pozisyon almadığını belirten Uçarcan, “Bütün eksikliklerine rağmen ne devletin karşısında bir pozisyon alıyoruz ne de intikamcıyız. Biz hala bir arada yaşama kültürünü nasıl daha ileri taşıyabiliriz derdindeyiz. Alevi kurumları olarak toplumsal barışı ve birlikte yaşamı güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    DEVLET, TOPLUMUN KABUL ETMEDİĞİ YAPILAR ÜZERİNDEN BU SÜRECİ YÜRÜTEMEZ”

    Devletin Alevi toplumuyla kurduğu ilişki biçimini eleştiren Uçarcan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Ama devlet ısrarla kendi eliyle oluşturduğu, bizim tarafımızdan tasvip edilmeyen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve toplumumuz tarafından kabul görmeyen bazı kişiler üzerinden bu süreci yürütmeye çalışıyor. Bunda yanılacaktır. Zaman bunun yanlışlığını hem onlara hem de bize gösterecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    İki bölgede Alevi örgütleri ve muhtarlar toplantısı gerçekleşti

  • Kazım Uçarcan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    Kazım Uçarcan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, CHP’deki “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasına tepki gösterdi. Uçarcan, “Osmanlı’dan bugüne Alevilere, Kürtlere ve Ermenilere yönelik nefret dili ve bu tür ithamlar bilinçaltında hep var” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık görevine gelmesiyle başlayan tartışmalar sürerken, Alevi kimliği üzerinden yapılan eleştiriler de tepki çekmeye devam ediyor.

    “KILIÇDAROĞLU’NUN ‘MUTLAK BUTLAN’ GİRİŞİMİYLE CHP’NİN BAŞINA GETİRİLMESİYLE İLGİLİ SAĞLIKLI TESPİTLER YAPMAYA İHTİYAÇ VAR”

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Kılıçdaroğlu’nun “mutlak butlan” girişimiyle CHP’nin başına getirilmesine ilişkin yaşanan olayla ilgili sağlıklı tespitler yapmaya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Alevi kurumları olarak kendi iç yazışmalarımızda, basın açıklamalarımızda mümkün olduğunca itidalli davranarak birleştiren bir rol oynamaya çalıştık” dedi.

    “OSMANLI’DAN BUGÜNE ALEVİLERE, KÜRTLERE VE ERMENİLERE YÖNELİK NEFRET DİLİ HEP VAR OLDU”

    Alevilere, Kürtlere ve Ermenilere yönelik nefretin Osmanlı’dan bugüne bilinçaltında hep var olduğunu belirten Uçarcan, “Kılıç artığı olduğumuzdan tutun mum söndürdüğümüze kadar, son olayda da ‘Tunceli Ermenisi’ kavramı çıktı. Bunlar hep bilinçaltında var” diyerek tepki gösterdi.

    Aleviliğin dünyanın en saygın inançlarından biri olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Öz olarak insanlığı ‘Rıza Şehri’ne götüren bir inanç. Bundan dolayı emperyalistlerin bu inancın yüceliğinden korkmalarından kaynaklı hep en kötü ithamları Alevilere yakıştırarak ve bunun propagandasını yaparak kötülemeye çalışmışlar ve bu da tutmuş” diye belirtti.

    “EGEMENLER TOPLUMLARI AYRIŞTIRARAK EGEMENLİKLERİNİ SÜRDÜRÜYOR”

    Egemenlerin toplumları kutuplaştırarak egemenliklerini sürdürdüğünü belirten Uçarcan, “Bu son olayda da bizim gördüğümüz şey esas olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve Özgür Özel’in siyaseten eleştirilmesine asla karşı çıkmayız. Nihayetinde bir programa sahip partinin mensupları bunlar. O program üzerinden eleştirmeleri gerekirken, fanatiklik düzeyinde, belki de o alan bilinçli olarak birileri tarafından istismara açıldı. İş öyle olunca da kontrolsüz bir tepkiyle her iki taraftan, Alevi canlar içerisinden de olumsuz tepkiler verildi” dedi.

    Toplumun bu süreçte büyük ölçüde kutuplaştırıldığını belirten Uçarcan, “Şimdi bizim burada esas olarak üzerinde durduğumuz şey, Sayın Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini doğru bulmayız ya da eksik buluruz. Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili tavrını sorgularız, bunları konuşuruz, açıklamasını bekleriz ama inancı ve kimliğinden kaynaklı linç edilmesine de karşı dururuz” dedi.

    “İKTİDARIN CHP ÜZERİNDEN CUMHURİYET’E YÖNELİK SALDIRISI SÖZ KONUSU”

    İktidarın, Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Cumhuriyet’in kendisine yönelik bir saldırı yürüttüğünü belirten Uçarcan, “İnsanlar tepkilerini AK Parti’ye, tek adam rejimine karşı yöneltmek yerine Kılıçdaroğlu üzerinden ne kadar tepkileri varsa kustular. Kılıçdaroğlu da onları kesmedi, inancı üzerinden yaptılar. Çünkü o alan hep istismara açık bir alan” ifadelerini kullandı.

    Aleviler açısından “katlimiz her zaman vacip” anlayışının tarihsel olarak var olduğunu belirten Uçarcan, “Dolayısıyla burada derli toplu bir duruş göstermek gerekiyor. Ben açıkçası şu noktadan çok acı çektim. Geçmişte yaşamımızda çok fazla sol yapılanmalar vardı. ‘Sol çok bölünüyor, çok fazla fraksiyon var’ gibi bir egemen anlayış vardı. Aslında bugün toplumda ihtiyaç duyduğumuz yine o fraksiyonlar. Çünkü o en küçük fraksiyonun, en küçük sol yapılanmanın, o kitlelerin ortalama bir donanım düzeyi vardı ve nerede ne konuşulacağını bilecek kadar bilinçliydiler” dedi.

    Bugünkü toplumda bu bilincin olmadığını belirten Uçarcan, “Şimdiki toplum bunların çok uzağında. Toplum belleksizleştirilmiş. Toplum örgütsüz olduğu için karşı taraf saldırısında başarılı oldu” diye konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARININ ‘MUTLAK BUTLAN’ KARARIYLA İLGİLİ TAVRI AYDIN ÇEVRELER TARAFINDAN OLUMLU KARŞILANDI”

    Toplumsal alan açısından Alevi örgütlenmelerinin çok önemli olduğunu belirten Uçarcan, “Derli toplu yaklaşımlar açısından Alevi kurumlarını ve örgütlülüğünü çok kıymetli buluyorum. Bu anlamıyla ‘mutlak butlan’ kararıyla ilgili tavrımız aydın çevreler tarafından olumlu karşılandı” dedi.

    Meseleyi doğru okumanın çok önemli olduğuna vurgu yapan Uçarcan, “Bu ülkede insanlar antikapitalist olmadan antiemperyalist oluyorlar. Burada da ‘butlan eşittir Kılıçdaroğlu’ gibi algıladılar. Ben ‘mutlak butlan’a karşı yapılan protesto eylemine gittim. Arkasından arkadaşlarla sohbet ettim ve kendilerine bir soru sordum: Kılıçdaroğlu olmasaydı ne olacaktı? Orada birçok arkadaş ‘Mesele çözülürdü’ dedi. Sanki Kılıçdaroğlu orada olmasa mesele çözülmüş gibi bir yaklaşımdalar ama gerçek o değil” diye belirtti.

    “BUGÜN CHP’DE YAŞANANLAR, OSMANLI’DAN BUGÜNE ALEVİ TARİHİNDE HER ZAMAN YAŞANMIŞTIR”

    Bugün yaşananların Alevi tarihinde farklı biçimlerde her zaman yaşandığına dikkat çeken Uçarcan, “Abdal Musa’ya Nakşibendi tarikatının şeyhi atandı. Aynı durum Hacı Bektaş Veli’de yaşandı. Bugün de yaşanan şey bu. Meselelere biraz daha komplike bakmamız gerekiyor. Biz öyle bir noktadayız ki sadece fanatikleştirilmişiz. Sonuçlardan hareketle değerlendirmelere gidiyoruz. Örgütlerde sorumluluk taşıyan arkadaşların biraz daha geniş bir perspektiften bakması gerekiyor” dedi.

    “TÜRKİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELERE KARŞI NETLEŞMEYE İHTİYAÇ VAR”

    Kurum yöneticilerinin misyon sahibi olması ve toplumun buradan esinlenerek hareket etmesinin en doğru yöntem olduğunu belirten Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Üyelerimiz bizden çok öte, çok farklı tepkiler veriyorlar. Biz ‘mutlak butlan’a karşıyız, butlan antidemokratik bir uygulamadır diyerek üyelerimize mesaj çekiyoruz. Üyelerimizden bize ‘Siz niye Kılıçdaroğlu’na karşısınız?’ yaklaşımı geliyor. Anlaşılan o ki bu alanlarla ilgili netleşmemiz için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • AKD Genel Sekreteri Uçarcan’dan Cemevi Başkanlığına tepki: Amaç görüntü vermek-VİDEO

    AKD Genel Sekreteri Uçarcan’dan Cemevi Başkanlığına tepki: Amaç görüntü vermek-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Ankara’da muhtarlarla bir araya gelmesine, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan sert tepki gösterdi

    “ALEVİ OLMAYAN MUHTARA NE SORACAKSINIZ?”

    Uçarcan, yapılan çalışmaları “liyakatsizliğin fotoğrafı” olarak nitelendirerek şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bu işin ilerisini gerisini düşünmeden bir çalışma yürütüyorlar. Alevi olmayan bir muhtara gidip cemevi ile ilgili ne sorusu soracaksın, ne önerisi alacaksın? Yapılanlar sanki bir şeyler yapılıyormuş görüntüsü vermekten öte bir anlam içermiyor. Tamamen kendilerince ‘biz de bir şeyler yapıyoruz’ diyerek bir yerlere mesaj ve sinyal verme çabası içindeler. Yoksa bu başkanlığın cemevlerinin sorunları gibi bir derdi yok.”

    “BİZ BU ÇALIŞMALARI ZATEN YAPIYORUZ”

    Alevi kurumları olarak muhtarlarla halihazırda bölgesel toplantılar yaptıklarını hatırlatan Uçarcan kendi süreçlerini şöyle anlattı:

    “Federasyonumuza bağlı İnanç Kurulu şu anda yaygın çalışmalar yürütmekte ve bölgedeki Alevi muhtarlarını da bu sürece dahil etmekteyiz. Muhtarların temsil yetkisini kullanarak ihtiyaçları belirliyor ve doğru yaklaşımlar çıkarmaya çalışıyoruz”

    “AMAÇ FEDERASYONUN ÇALIŞMALARINI BOŞA ÇIKARMAK”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının bu hamlesinin bir “yarış” ve “engelleme” çabası olduğunu ileri süren Uçarcan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi Federasyonu muhtarlarla toplantı yapıyorsa ‘biz daha iyisini yaparız, bütçemiz var, daha iyi yerlerde ağırlarız’ yarışı içerisindeler. Bu yaklaşım hem samimiyetten uzak hem de doğru değil. Bizim yaptığımız şey öze hizmet ediyor; onlarınki ise Alevi Bektaşi Federasyonunun çalışmasını nasıl boşa düşürebiliriz kaygısından ibaret.”

    Uçarcan, sözlerini bu çabaların sonuçsuz kalacağını belirterek tamamladı: “Bu tamamen kaygıyla geliştirilmiş, beyhude bir çabadır. O muhtarların (Alevi olmayanların) böyle bir derdi yok, bu yaklaşımın tutmayacağını biliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD’li Uçarcan: Nefret diline karşı birleşeceğiz!-VİDEO

    AKD’li Uçarcan: Nefret diline karşı birleşeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “kripto kılıç artığı” ifadesine tepki göstererek, “Tarih boyunca bizler ayrımcılığa ve nefret diline maruz kaldık. Ancak biz yeniden bu ülkenin tüm emekçileriyle, tüm inananlarıyla, tüm ezilenleriyle yeniden bir hat oluşturup bu oyunları boşa çıkaracağız” dedi.

    Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Andımız”ın kaldırılmasını istediği iddia edilen bir paylaşımı, “kripto kılıç artığı” ifadeleriyle alıntılamıştı.

    Bu ifadeye tepkiler gelmeye devam ediyor. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat’ın sarf ettiği sözlerin bir toplumsal kesimin bilinçaltındaki gerçekliğin dışa vurumu olarak yorumlayan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Orada bizi yaralayan şey Cumhuriyet gazetesinin tutumudur. Cumhuriyet gazetesi de geçmişi itibariyle dönem, dönem bu zihniyet noktasına düştüğü olmuştur ama iyi yöneticilerin, iyi aydınların tarafından yönetildiği dönemler de olmuştur” diye ifade etti.

    Biz her şeye rağmen Cumhuriyet gazetesini bu ülkenin aydınlıkçı damarının yayın organı olarak görmeyi arzuladıklarını belirten Uçarcan, “Ama şu son tabloda o misyonuna denk hareket etmediklerine inanıyorum” dedi.

     “ALEVİLERE, KÜRTLERE KARDEŞİMİZ DERLER AMA BİLİNÇ ALTINDA O ESKİ HİKAYELER HEP VARDIR

    Toplumsal hassasiyetin yükseldiği dönemlerde her zaman bir şekilde bir yerlerden nefret dilinin kullanıldığını vurgulayan Uçarcan, “Gerçeklerin devrimci olmak gibi bir özelliği var. O rahatsızlık bir yerde kendisini dışa vuruyor ve hakikat ortaya çıkıyor” diye belirtti.

    “ALEVİLER AÇISINDAN MİNE KÜÇÜKKANAT’IN HİÇBİR HÜKMÜ YOKTUR”

    Kendileri açısından Mine Kırıkanat’ın bir hükmü, bir bağlayıcılığı olmadığını dile getiren Uçarcan, “Cumhuriyet Gazetesi Birgün Gazetesi, Evrensel Gazetesi, Gündem Gazetesi gibi halktan yana yayın yapan gazetelerin bir sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiğine inandığımız için zorumuza gidiyor” dedi.

    Mine Kırıkkanat gibilerin halklara verebileceği hiçbir şeyin olmadığının altını çizen Uçarcan, yakın tarihlerde ayrımcılık ve nefret suçunun varolduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

    Doğuda yaşanan çatışmalardan kaynaklı dönemsel hassasiyetler oluşuyordu. Bir asker cenazesi geldiğinde HDP binaları yakılırdı. Kundaklayanlar kimlerdi? Hırsızlardı. Kendisine Türk bayrağı bağlayarak kundaklama yaparak meşruluk kazanırlardı. Devletin gözünde itibarlı sayılırlardı.

    Bunlarla arasına bir mesafe koymayı bugüne kadar başaramadı. Devletin aktör olarak kullandığı Çakıcılardan tutun böyle bir sürü insan var. Tabii ki bunlar yaşamı kirleten insanlar. Yani devlet bunlarla arasına bağ koymak yerine bunları kendi takibatı için kullanan bir pozisyonda.”

    “ALEVİLER ÖTEKİLEŞTİRME VE AŞAĞILAMA YAKLAŞIMLARINI ALT EDEBİLECEK GÜÇTE”

    Tarih boyunca ötekileştirilmek istenen kesimlere karşı ayrımcılığın ve nefret dilinin uygulandığını dile getiren Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bu saatten sonra böylesi suni gündemler tutmayacak. Çünkü bu toplumsal örgütlülük bunu alt edebilecek kapasitede. Biz yeniden bu ülkenin tüm emekçileriyle, tüm inananlarıyla, tüm ezilenleriyle yeniden bir hat oluşturup bu oyunları boşa çıkarmak durumundayız. Ben buna muvaffak olacağımıza inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Kazım Uçarcan: Okullardaki şiddetin kaynağı liyakatsizlik ve bozuk düzendir-VİDEO

    Kazım Uçarcan: Okullardaki şiddetin kaynağı liyakatsizlik ve bozuk düzendir-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı AKD Genel Merkez Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, Siverek ve Maraş’taki okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu. Uçarcan, yaşanan şiddet sarmalının temelinde 24 yıllık siyasi iktidarın eğitim politikaları ve toplumsal yozlaşmanın yattığını savundu.

    “EĞİTİM-SEN’İN YANINDAYIZ”

    Siverek ve Maraş’ta eğitim emekçilerine yönelik saldırılara karşı sessiz kalmadıklarını belirten Kazım Uçarcan, Antalya’da Eğitim-Sen tarafından düzenlenen oturma eylemine kurumsal olarak destek verdiklerini ifade etti. Uçarcan, “Okullarda yaşanan bu şiddete karşı eğitim emekçilerinin yanlarında yer aldık. Bu mücadelenin esas öznesi Eğitim-Sen’dir; tepkiyi bu odak üzerinden örgütlemek en doğru yaklaşımdır,” dedi.

    “EĞİTİM SİSTEMİ BİLEREK TAHRİP EDİLİYOR”

    Okullardaki güvenlik zafiyetini ve şiddet artışını siyasi iktidarın 24 yıllık uygulamalarına bağlayan Uçarcan, laik ve bilimsel eğitimin hedef alındığını öne sürdü. Cumhuriyetin temel kurumlarına yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Uçarcan, şu örneklere dikkat çekti:

    “TÜBİTAK’ın başına hayvanat bahçesi müdürünün atanmasıyla başlayan süreç, Hıfzıssıhha gibi köklü kurumların tasfiyesiyle devam etti. Demokratik Cumhuriyetin temelleri dinamitlenmek isteniyor.”

    Toplumsal şiddetin kanıksanmasında medya içeriklerinin büyük payı olduğunu belirten Uçarcan, televizyonlardaki dizi içeriklerini eleştirdi:

    “Her gün onlarca kişinin birbirine silah çektiği sahneler yayınlanıyor. Topluma sanki bu ülkenin normal gündemi ve yönetim biçimi buymuş gibi bir algı aşılanıyor.Dizilerdeki silahlı çatışma sahnelerinin topluma ve okullara yansıması bugün yaşadığımız acı tablodur.”

    “BOZUK DÜZENİN ÇARKLARI DÖNMÜYOR”

    Türkiye’deki temel sorunlardan birinin liyakatsizlik olduğunu savunan AKD Antalya Şube Başkanı, her meslek kolunda bir çöküş yaşandığını ifade etti. Pir Sultan Abdal’ın Bozuk düzende sağlam çark olmaz” sözünü hatırlatan Uçarcan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Sadece eğitimde değil; tıpta, hukukta, din kurumlarında liyakat bitti. Devleti ayakta tutan dinamikler gerici anlayışlar tarafından sarsılıyor. Bu bozuk düzende sağlam bir çark bulmak imkansız hale geldi. Çözüm; tüm demokratik güçlerin bir araya gelerek Demokratik Cumhuriyet’i yeniden kendi fabrika ayarlarına döndürmesi ve toplumsal erdemlerimizi seferber etmesidir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Uçarcan: Söke’deki kriz kişisel değil, yol erkanı meselesidir-VİDEO

    Uçarcan: Söke’deki kriz kişisel değil, yol erkanı meselesidir-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, 9’uncu olağanüstü genel kurulda alınan yetki sonrası Söke Cemevi’nde yaşanan krize ilişkin konuştu. Şube Başkanı Şevki Kaya’nın hem siyasi görev yürütmesi hem de dernek yapısında tek taraflı kararlar almasının “yol erkanına aykırı” olduğunu belirten Uçarcan, yaşanan sürecin hukuki ve örgütsel çerçevede çözüleceğini, cemevlerinin ise “siyasetin değil rızalığın alanı” olduğunu vurguladı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Söke Şube Başkanı yönetim kurulu kararı olmaksızın AKD Söke Şubesinin tabelasını indirerek yerine Hacı Bektaş Veli  Derneği tabelası asması ve CHP’de faaliyet yürüten cemevi üyelerinin üyeliklerinin silinmesi üzerine AKD Genel Merkezi tarafından Şube Başkanı Şevki Kaya ve YK üyeleri görevden alındı.

    AKD Antalya Şube Başkanı ve Genel Sekreteri Kazım Uçarcan yaşanan gelişmelerle ilgili Pirha’ya açıklamalarda bulundu.

    “HÜDA-PAR’IN MERSİN CEMEVİNİ ZİYARETİ BİZİ ZEDELEDİ”

    Alevi Kültür Dernekleri olarak sadece Aydın Söke Şubesinde değil bazı şubelerinde bu türlü sıkıntılar yaşandığını belirten Uçarcan, Mersin Cemevi’ne  Hüda-Par’ın ziyareti olmuştu ve bu bizi yaralayan bir ziyaretti” dedi.

    Bu ziyarete ilişkin Mersin Cemevi Başkanı’nın yaptığı açıklamanın tatmin edici bir açıklama olmadığını belirten Uçarcan, “Mihman Ali’dir demişti. Hadi mihman Ali’dir ölçeğini de kabul ettik. Kapının önüne çıkıp o fotoğrafları çekmek neyin nesiydi? Yaptığı işi kutsamak tescillemek olarak algılandı” ifadelerini kullandı.

    “GENEL KURULDA ORTAK ÖNERGE KABUL EDİLDİ”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, “9’uncu olağanüstü genel kurulumuzda aday olan her iki listenin verdiği ortak önergede, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile görüşenlerin düşkün ilan edilmesi, kurumsal anlamda görüşen şubelerin ise görevden alınması genel kurulda onaylanarak kabul edildi. 9’uncu olağanüstü genel kurul öncesinde genel merkezin şubeleri görevden alma yetkisi yoktu” dedi.

    Şubelerin genel merkez tarafından görevden alınmasının örgütsel anlamda anti-demokratik görünebileceğini belirten Uçarcan, “Demek ki öteden beri bir birikim varmış ki sorunları çözme noktasında her iki liste de bunu önerdi” diye konuştu.

    Genel kuruldan alınan yetki sonrası Söke Cemevi’nde olumsuz bir süreç yaşandığını belirten Uçarcan, Şevki Kaya’nın kendi tasarrufuyla birtakım uygulamalara başvurduğunu ifade etti. Olağanüstü genel kurulda en çok şikayet edilen konunun, cemevi başkanlığı ile siyasi görevin birlikte yürütülmesi olduğunu vurguladı.

    “CEMEVİ BAŞKANI AYNI ZAMANDA SİYASET YAPAMAZ”
    “Cemevinin başkanı olup aynı zamanda siyaseten bir yere aday olmak ve görev yapmak, yol anlayışımıza terstir. Bu durum üye canlarımız tarafından kabul edilmeyen, şiddetle reddedilen bir durumdur” dedi.

    Şevki Kaya’nın aynı zamanda belediye meclis üyesi olduğunu hatırlatan Uçarcan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nden meclis üyesi oldu. Belediye başkanı CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçince o da istifa etti. Rızalık anlayışıyla seçilip, o insanlara danışmadan alanı terk etmek kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    ÜYELERİN İHRAÇ EDİLDİĞİ İDDİASI
    Uçarcan, Kaya’nın cemevine üye olan ve CHP’de faaliyet yürüten kişileri üyelikten çıkardığını belirterek, “Gerekçesiz bu uygulamayla da yetinememiş 2020 yılında derneğimiz kurulurken dernekler yasası gereği Alevilik kelimesi hukuken kullanılamadığı için Hacı Bektaş Veli Derneği olarak kuruldu ve derneğimiz o isimle 49 yıllığına belediye ile bir protokol yapılmıştı. Daha sonra 2008 yılında Alevilik kelimesi üzerinden hukuken kazanım sağlandıktan sonra Alevi Kültür Dernekleri adına 2052 yılına kadar protokol yenilenmiş ve bizim orada belediyeyle bir protokolümüz söz konusu” dedi.

    TABELA DEĞİŞTİRİLDİ, YETKİ TARTIŞMASI DOĞDU
    AKD Söke Şubesi tabelasının indirilerek yerine “Hacı Bektaş Veli Derneği” tabelası asıldığını ifade eden Uçarcan, “Arsa belediyeye ait, bina canlarımızın lokmalarıyla yapıldı. Başkan iki kişiyle karar alarak derneğin adını değiştirmiş, AKD’yi başka adrese yönlendirmiş” ifadelerini kullandı.

    Uçarcan, “Oraya gittiğimizde ‘burası sizin derneğiniz değil’ denildi. Mesele tamamen kişiselleştirilmiş” diye konuştu.

    POLİS MÜDAHALESİ TEPKİ ÇEKTİ
    Genel merkez yöneticilerinin karar tebliği için gittiklerinde polis zoruyla karşılaştıklarını belirten Uçarcan, “Polisin cemevinde bu şekilde müdahil olması asla kabul edilemez” dedi.

    Şevki Kaya’nın önce olağanüstü seçimi kabul ettiğini, ardından reddettiğini belirten Uçarcan, “Biz yasal haklarımızı kullanmakla mükellefiz” dedi.

    KAPI ÇİLİNGİRLE AÇILDI, POLİS ENGELİ YAŞANDI
    Cemevine gittiklerinde kapının kapalı olduğunu, çilingirle açtırdıklarını belirten Uçarcan, yönetim kurulu defterlerini almak isterken sivil polislerin müdahale ettiğini aktardı.

    Yaşananların görünür olması için basını çağırdıklarını belirten Uçarcan, provokatif davranışlara rağmen süreci hukuki zeminde çözdüklerini ifade etti.

    Polisin kendilerine “haklısınız ama siz de çağrı yapın” dediğini aktaran Uçarcan, süreçte “kafa-kol ilişkileri” yürütüldüğünü iddia etti.

    Seçimi kaybedenlerin farklı algı yarattığını belirten Uçarcan, “Bizim niyetimiz olsaydı başka şubelerden başlardık. Bu bir hesaplaşma değil” dedi.

    Tüm sürecin şeffaf yürütüldüğünü vurgulayan Uçarcan, isteyen herkese hesap vermeye hazır olduklarını söyledi.

    “ÜYELER DERGAHLARINA SAHİP ÇIKTI”

    İki gün boyunca üyelerin cemevine sahip çıktığını belirten Uçarcan, Şevki Kaya’nın yalnız kaldığını ve uyarılara rağmen geri adım atmadığını ifade etti.

    Kaya’nın isterse hukuki yollara başvurabileceğini, isterse inançsal olarak kendini aklayabileceğini belirten Uçarcan, “Aklanırsa baş tacı olur” dedi.

    1 AY İÇİNDE OLAĞANÜSTÜ KONGRE
    Yeni yönetimin belirlenmesi için bir ay içinde olağanüstü kongre yapılacağını açıklayan Uçarcan, aynı adreste iki dernek gösterilmesini “entrika” olarak nitelendirdi.

    Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Uçarcan, hukuki girişimlerin sürdüğünü söyledi.

    Şevki Kaya hakkında doğrudan yaptırım düşünmediklerini belirten Uçarcan, “Gelip özeleştiri verirse birlikte çalışabiliriz” dedi.

    “TÜZÜK YETERSİZ, DEĞİŞMELİ”
    Tüzüğün bu tür durumlarda yetersiz kaldığını belirten Uçarcan, yeni bir tüzük çalışmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Son olarak Uçarcan, “Bir kişi ya siyaset yapar ya dernek başkanlığı yapar. Cemevleri siyasetin aracı değildir. Biz buraya bunu engellemek için geldik” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    …….

     

  • İktidarın Alevileri bölme girişimlerine Uçarcan’dan tepki: Beyhude çabalar!-VİDEO

    İktidarın Alevileri bölme girişimlerine Uçarcan’dan tepki: Beyhude çabalar!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın cemevleri ve Alevi kurumlarını arayarak yaptığı davetlere tepki gösterdi. Uçarcan, bu tür girişimlerin  Alevileri bölmeye yönelik beyhude çabalar olduğunu söyledi.

    Tartışmaların odağında olan ve Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tarif ettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi ziyaretleri, köyleri, kurumları ve cemevlerine müdahalesini sürdürüyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faliyetlerine ilişkin konuştu.

    Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak çalışan ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurucu isimlerinden biri olan Ali Arif Özzeybek adına yapılan davetlere ilişkin konuşan Uçarcan, örgütlü olabildikleri alanlarda bu tür girişimleri boşa çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti.

    2 Nisan Cumhurbaşkanlığı programı çerçevesinde Ali Arif Özzeybek tarafından arandığını belirten Kazım Uçarcan, “Bizi külliyeye Cumhurbaşkanımızın huzuruna götürebileceğini söyledi. Bende kendisine böyle bir programa icabet edemeyeceğimizi, bizim federasyonumuzun olduğunu dolayısıyla bizim ve bizim gibi kurumların aranmamasını rica ettim” dedi.

    “GEMEL MERKEZLER OLARAK ÖRGÜTLERİMİZE HâKİM DEĞİLİZ

    Daha sonra kendileri gibi birçok Alevi kurumunun arandığına dikkat çeken Uçarcan, “Sosyal sayfalarda yaptığım paylaşımlar üzerinden dönüşler oldu. Birçok yer aranmış. Buna icabet eden kurumlar da olmuş. Çünkü biz hala bütün kurulu derneklerimize hâkim değiliz. Tam anlamıyla bir bütünlük de sağlanabilmiş değil” şeklinde ifade etti.

    Bu tür tekliflere tamah edenlerin olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Kendisini ‘değerli’ hissetmiş olanlar oluyor. 3-5 sandalye, masa verip sonra da bunun çetelesini tutuyorlar. Biz şu kadar yere, şu kadar Alevi kurumuna yardım ettik diye propaganda yapıyorlar” dedi.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN ALEVİLERİ BÖLME GİRİŞİMLERİ BEYHUDE ÇABALARDIR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı içinde faaliyet yürütenlerin kendilerini cemevi uzmanı diye tanıttıklarını aktaran Uçarcan, örgütlü olabildikleri alanlarda bu tür girişimleri boşa çıkarmaya çalıştıklarını söyledi: “Bütün çabamızı seferber ediyoruz. Biz bu kurumu, bu yapıyı tanımıyoruz. Nihayetinde Ali Arif Özzeybek’i, Ali Rıza Özdemir’i ve Esma Ersin’i çok iyi biliyoruz. Bu girişimler beyhude çabalardır. Biz yolumuza kendi örgütlerimizle, kendi üyelerimizden kendi Yol anlayışımızdan, kendi canlarımızdan aldığımız gücü direngenliğe dönüştürerek devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD’li Uçarcan: Köylülerin cami yerine kültür merkezi istemeleri mevcut zihniyeti rahatsız ediyor!-VİDEO

    AKD’li Uçarcan: Köylülerin cami yerine kültür merkezi istemeleri mevcut zihniyeti rahatsız ediyor!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Urla ilçesine bağlı Alevi köyü olan Bademler Köyüne İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılma girişimine tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, yaşadıkları mahallede de benzer sorunla karşı karşıya olduklarını söyleyerek, “Mahallede okul yok. Yurttaşlar okul istiyor, kaymakam cami yapacağım diyor” dedi.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden yurttaşlar tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü’ne cami yapımına ilişkin konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan köylerin dışında 2 kişinin cami talep etmesine bu kadar hızlı karşılık verenlerin iktidarın zihniyetini ortaya çıkardığını söyledi.

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Bademler köyünde yıllardır sanat yapıldığını vurgulayarak, “Aleviler cemi her yerde yapabilirler. Bir ağacın gölgesi, suyu soğuk pınarlar bizim ibadet yerlerimiz. Yani gidip oralarda biz her türlü ibadetimizi yapabiliriz. Bunun için bir şekle şemaile ihtiyaç yok. Ama önemli olan buradaki niyeti okumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “DERNEĞİMİZİN BULUNDUĞU MAHALLEDE OKUL YOK”

    Derneklerinin bulunduğu yerleşkeden yaşadıkları pratikten örnek veren Uçarcan, “Bizim şu an şu röportajı yaptığımız dernek yerleşkesinin olduğu mahalle Abdalların yaşadığı bir mahalle. Mahallenin sınırları içerisinde bir karakol, bir okul ve bir sağlık ocağı yeri tahsis edilmesine rağmen üçü de yok” dedi.

    Bir bölge milletvekilinin kendilerini ziyarete geldiğinde okul sorununu kendisine aktardıklarını belirten Uçarcan, “Ondan sonra gelen amirler içerisinde ilçe kaymakamı ‘Buraya çok hızlı bir cami yapmamız gerekir’ diyor. Buradaki yerleşik canlarımız şöyle bir itirazda bulunuyorlar. Burada camiden önce bir okula ihtiyacımız var. Burada okul yok. Kaymakam ise okul projede yok. Şu anda acil bir cami yapmamız gerekir cevabı veriyor” dedi.

    CAMİDEN ÇOK EĞİTİM KURUMLARINA İHTİYACIMIZ VAR”

    Zeytinköyde yaşayan halkın ısrarla camiye değil okula ihtiyaçları olduğunu ifade etmelerine rağmen dikkate alınmadığını ifade eden Uçarcan, “Burada 600 tane öğrenci taşımalı olarak başka mahalleye gidip eğitim görüyor. Şimdi bu yüzyılda bir mahallede bir okul yok” diyerek tepki gösterdi.

    Israrla ‘cami yapacağız’ demelerinin aslında mevcut zihniyetin dışa vurumu olarak algıladıklarını belirten Uçarcan, bu ülkenin camiden çok eğitim kurumlarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Bademler Köyü’nde yaşayan köylülerin herkesi kucaklayıcı sanatsal çalışmalarından dolayı karşı tarafta rahatsızlık yarattığını dile getiren Uçarcan, “Oysa onlar şunu da söylüyorlar. Biz cemevi istemiyoruz cami de. Buraya olacaksa bir kültür merkezi olsun diyorlar. Bundan daha doğal bir talep olamaz. Bu anlamıyla Bademler köyünün taleplerini bizde sahipleniyoruz” diye belirtti.

    “ALEVİLERİN TEMEL SIKINTISI KENDİSİ DIŞINDAKİLERLE YETERLİ İLETİŞİM KURAMAMASI

    Alevilerin temel sıkıntısının daha geniş kesimlerle doğru orantılı doğru iletişim kurmakta sıkıntılar olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Bizim temel taleplerimizde onların da bizim yanımızda olmalarını öne çıkaran yaklaşımlar içerisinde olmalıyız. Bunu başaramadığımız sürece bürokratlar çıkacaklar, kafalarının estiğince işte bu alanlarda böyle mühendislik yapacaklar. Bu da bizim daha fazla kutuplaşmamızı beraberinde getirir” diye belirtti.

    “DİYALOĞ GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Hangi dinden hangi inançtan olursa olsun birlikte ve yan yana yaşayan insanlar olduklarının altını çizen Uçarcan, kendilerine düşenin her türlü ayrılığı, ayrımcılığı ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: İktidar ‘Ramazan Genelgesi’yle kendi tabanını konsolide etmek istiyor-VİDEO

    Uçarcan: İktidar ‘Ramazan Genelgesi’yle kendi tabanını konsolide etmek istiyor-VİDEO

    PİRHA- Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Ramazan ayına ilişkin okullara gönderdiği etkinlik genelgesine tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Ramazan etkinliklerinin okullara kadar indirgenmesinin arka planında kendi kitlelerini konsolide etme çabası olduğunu belirtti.

    Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat’ta 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” başlıklı talimatta; okul öncesinden ortaöğretime kadar öğrencilerin öğretmenleri eşliğinde okul dışında düzenlenecek iftar ve sahur programlarına katılımının öngörüldüğü belirtildi.

    Söz konusu genelgeye yönelik eleştiriler devam ederken, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, bu tür uygulamaların hükümetin iktidarını koruma arayışı olduğunu vurguladı.

    “RAMAZAN ETKİNLİKLERİ GENELGESİ ZORLAMALARLA OLMAZ”

    Kazım Uçarcan, Ramazan genelgesini yürürlüğe koyanların zorlamalarla bu işin tutmayacağını bilmeleri gerektiğini söyledi.

    Türkiye’de 4 yaşında 5 yaşında çocukların okul öncesi Kur’an kurslarına gönderildiğini belirten Uçarcan, o yaştaki çocukların anlatılanları çok fazla algılayamayacağını belirtti.

    Ramazan etkinliklerinin okullara kadar indirgenmesindeki esas amacın, şeriatçı yaşam tarzının provası  olarak değerlendiren Uçarcan, toplumda bu projenin tutmayacağını ifade etti.

    Bunun gündem değiştirmek için yapıldığını savunan Uçarcan, “Kendi kitlelerini konsolide etme çabası. Yani biz hala varız. Bakın bu uygulamayı okullara kadar indirgedik demek istiyor. Genel olarak AKP hükümeti, AKP iktidarı öteden beri bu tür uygulamaları devreye sokup, sonra tepkiye göre geri çekme ya da tekrar tekrar sonra da bunu meşrulaştırıp yaşama sunmaya çalışıyor” dedi.

    Türkiye’de laikliğin eksik de olsa çok geniş kitlelerin benimsediğine inandığını belirten Uçarcan, “Bu kitlelerin laiklikten vazgeçmeyeceğine dair de inancım var” diye konuştu.

    “ŞU AN ÜLKEYİ YÖNETENLER YAŞAMI DOĞRU OKUYABİLECEK DÜZEYE SAHİP DEĞİL”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Çıkar bir profesör ‘bizim için en makbul kesim okumayan kesimdir’ derse, gerisini siz düşünün. Toplum ne kadar eğitimsiz kalırsa sorgulayıcılığı o kadar azalır anlayışındalar. Cehaletin bu örgütlü halinden bizim bilimsel yaklaşımlar, toplumsal gelişmelerin önünü açacak siyasal yaklaşımlar beklememiz doğru değil.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü!-VİDEO

    AKD Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Derneği Antalya Şube’ye bağlı Zeytinköy Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü. Cem erkânında, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaş ve katliamlara dikkat çekilerek, “Nerede olursa olsun insanlara, doğaya ve tüm canlılara yönelik baskı ve katliamlara karşı durmak Alevi yolunun gereğidir” vurgusu yapıldı.

    Cemi, Arzuman Ocağı evladı Ana Şehriban Mutluer ile Üryan Hızır Ocağı evladı Kenan Akbaba yürüttü. Derviş Cemal Ocağı evladı Kazım Uçarcan, Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, Ala Talu, Ersin Genç ve Efe Güldaş zakirlik hizmetini yerine getirdi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı cem, deyişler ve semahlarla sürdü.

    “KATLİAMLARA KARŞI DUYARLI OLMALIYIZ”

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasında güncel gelişmelere değinerek şunları söyledi:

    “Bugün dünyamız çok zor zamanlardan geçiyor. Biz bu yolun, bu aydınlanmacı yolun yolcuları olarak bu zor zamanlarda sorumsuzluk içerisinde olamayız. Gazze’de yaşanan katliam, yanı başımızda Suriye’de Alevilere ve tüm azınlıklar üzerinden geliştirilen katliamlar, Roboski’de, Rojava’da Kürtlerin durumu… Bunların tümüne duyarlı olmamız, sorumluluk anlayışıyla hareket edip bir bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor.”

    Uçarcan, eşitsizlik üzerine kurulu iktisadi ve siyasal sistemlerin “ezen-ezilen ilişkisini” yeniden ürettiğini belirterek, Alevi yolunun dünyanın neresinde olursa olsun insanlara, doğaya ve tüm canlılara yönelik her türlü katliam ve baskıya karşı durmayı esas aldığını ifade etti.

    “ALEVİLER HİÇBİR DÖNEM SAVAŞLARDAN YANA OLMADI”

    Alevilerin tarih boyunca savaştan yana olmadığını vurgulayan Uçarcan, “Bugünden sonra da savaşlardan yana olmayacağız. Ama savaşlar olmasın diye de dilimizin yettiğince herkese anlatacağız, teşhir edeceğiz, yanlışa yanlış diyeceğiz. Biz hiçbir canlıya kıyamayız” dedi.

    Bu yıl Türkiye’nin birçok yerinde Hızır cemlerinin güçlü bir katılımla gerçekleştiğini belirten Uçarcan, bunun Alevi hareketinin toplumsal karşılığının göstergesi olduğunu dile getirdi.

    Arzuman Ocağı’ndan Ana Şehriban Mutluer, cemevlerinin er-bacının ortak hizmet verdiği meydanlar olduğunu belirterek, Aleviliğin ilim ve irfanının cemlerde öğretildiğini söyledi.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIRI OLMALIYIZ”

    Üryan Hızır Ocağı’ndan Yol Yürütücüsü Kenan Akbaba ise Hızır inancının Alevilikteki yerini anlattı. Hızır’ın dara düşenin yanında olmak anlamına geldiğini vurgulayan Akbaba, şu ifadeleri kullandı:

    “Bir başkasının Hızırı olamıyorsak dışarıdan Hızır çağırmanın bir anlamı yoktur.”

    Akbaba, Hızır ayında üç gün oruç tutulduğunu, ardından lokmaların paylaşıldığını ve mezar ziyaretlerinin önemli bir erkân olduğunu hatırlattı.

    Cemde gülbenglerin okunmasının ardından deyişler söylendi, semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması sonrası lokmalar pay edildi. Hızır erkânı, dayanışma ve hakikat vurgusuyla sona erdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Kazım Uçarcan: Cemevlerini ‘Kültürel Tesis’ sayan düzenlemeyi meşru görmüyoruz!-VİDEO

    Kazım Uçarcan: Cemevlerini ‘Kültürel Tesis’ sayan düzenlemeyi meşru görmüyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın cemevlerini “kültürel tesis” olarak tanımlamasını eleştirdi. Uçarcan, yıllardır Alevilerin taleplerinin hükümet tarafından görmezden gelindiğini belirterek, “Torba yasa altında yapılan çalışmaların bizim açımızdan hiçbir hükmü ve meşruluğu yoktur. Bu tür uygulamalara karşı meşru zeminde tüm toplumsal kesimlerle ortaklaştırarak mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Bakanlığın 22 Ocak’ta yayımladığı ‘Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ndeki değişiklikle birlikte cemevleri imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” olarak tanımlandı. Düzenlemeye Alevi kamuoyundan tepkiler gelmeye devam ediyor.

    AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, yönetmeliğe ilişkin PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    “AKP İKTİDARI YÖNETME KABİLİYETİNİ YİTİRMİŞTİR”

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin her alanda yönetme kabiliyetini yitirdiğini savunan Uçarcan, “Torba yasa altında her şeyi birbirine karıştırarak esasta bir iki göz boyamayla, gece yarıları toplanarak tepki almamak için gündemlerine alıp torba yasayla TBMM’den geçirerek yasallaştırıyorlar” dedi.

    Yapılan çalışmaların kendileri açısından herhangi bir hükmü ve meşruluğu olmadığını belirten Uçarcan, “Biz bu çalışmaları kabul etmeyiz, meşru görmeyiz. Açıkçası hükümetten Alevilere dönük olumlu bir yasa çıkarmasını bekleme gibi bir tutum içinde de olmadık, olmuyoruz” ifadelerini kullandı.

    İKTİDAR HER ŞEYİ TERSİNDEN HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Uçarcan, hükümetin her şeyi tersinden hayata geçirmeye çalıştığını belirterek, “Yaşama katkı sunmak için örgütlenen bu camiayı görmezden gelip onlara alternatif bir örgüt yaratma girişiminde olan bir hükümetten bahsediyoruz. Sürekli yozlaştırmaya ve asimilasyona yönelik bir yaklaşım var. Bunu, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı gibi bir kurumla zaten somutlaştırdılar” dedi.

    İktidardan bir beklentilerinin olmadığını vurgulayan Uçarcan, “Buradan bir şey beklemek yerine meşru haklarımız doğrultusunda mücadele edip, kazanımlarımızı bu yolla elde etmek daha anlamlıdır. Bizim her alanda verdiğimiz bir mücadele var ve bunun farkındayız” diye konuştu.

    Yıllardır Alevilerin taleplerinin hükümet tarafından görmezden gelindiğini ifade eden Kazım Uçarcan, “Sürekli taleplerimizi görmezden gelip arkadan dolanarak nasıl boşa çıkartırızın derdindeler. Biz de meşru zeminde haklı taleplerimizi dile getirmeye ve gerek kendi kitlelerimizle gerekse diğer toplumsal kesimlerle ortaklaştırarak mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi’nden yoksul çocuklar için eğitim protokolü!-VİDEO

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi’nden yoksul çocuklar için eğitim protokolü!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle eğitimden kopma riski yaşayan çocuklar için Tasarı Kurs Rehberlik Akademisi ile tüm branşları kapsayan yüzde 30 indirimli bir protokol imzalandığını açıkladı.

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hakkına erişemeyen çocuklar için yürüttükleri çalışmalar kapsamında, Tasarı Kurs Rehberlik Akademisi ile bütün branşları kapsayan yüzde 30 indirimli bir protokol imzaladıklarını açıkladı.

    Protokole ilişkin PİRHA’ya konuşan Uçarcan, fırsat eşitsizliğinin yalnızca Alevi çocuklarını değil, genel olarak tüm yoksul çocukları etkilediğini vurguladı. Uçarcan, “Bu durum çocuklar için ciddi bir handikap. Alevi Kültür Dernekleri olarak, gerçekten okumak isteyip de okuyamayan öğrencilere nasıl katkı sunabiliriz sorusuyla yola çıktık. Bu çalışma da bu arayışın bir sonucu” dedi.

    20 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE BURS

    Eğitime yönelik desteklerinin sadece kurs protokolüyle sınırlı olmadığını belirten Uçarcan, 15 Kasım’da düzenledikleri yemek etkinliğiyle yaklaşık 20 üniversite öğrencisine burs verebilecek bir bütçe oluşturduklarını ifade etti. Bu çalışmanın kendileri açısından moral ve motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Uçarcan, “Bunu başarmak bize güç verdi. Yeni projeler üretme konusunda hem yönetici arkadaşlarımız hem de gençlerimiz açısından cesaretlendirici oldu” diye konuştu.

    “EĞİTİM BİR HAKTIR”

    Durumu iyi olmayan çocuklar için eğitim kurumlarıyla sürekli temas halinde olduklarını söyleyen Uçarcan, Tasarı Kurs Rehberlik Akademisi ile yapılan protokolün bu yaklaşımın somut bir örneği olduğunu belirtti. Uçarcan, “Yoksul halk çocuklarının okuması çok önemli. Çünkü eğitim bir haktır. Aleviler olarak paralı eğitime karşıyız ancak mevcut koşullar bizi böyle çözümler üretmeye zorluyor. Burada vicdanen sorumluluk alıyoruz; yakınımızdaki insanların eksiklerine dokunabilmek istiyoruz” dedi.

    YENİ PROTOKOLLER YOLDA

    Tasarı Kurs Rehberlik Akademisi sahibi Şenol Hoca’ya teşekkür eden Uçarcan, ilerleyen süreçte farklı alanlarda da benzer protokoller imzalamak için çalışacaklarını söyledi. “Üyelerimizle dayanışmayı güçlendirmek, toplumu örgütlemek ve toplumla birlikte örgütlenebilmek için bu tür alanlara dokunmak önemli. Bu anlaşmaların bizi toplumla daha fazla kaynaştıracağına ve daha örgütlü hale getireceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Antalya’daki Alevi Kurumlarından 2026 Mesajı: Barışın ve eşitliğin yılı olsun-VİDEO

    Antalya’daki Alevi Kurumlarından 2026 Mesajı: Barışın ve eşitliğin yılı olsun-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Altınova Şubesi Başkanı Adnan Arslan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan ve PSAKD Altınova Şube Sekreteri Abdurrahman Karadağ, 2026 yılına dair değerlendirmelerini PİRHA’ya yaptı. Alevi kurum temsilcileri, 2026 yılının Aleviler üzerinde yürütülen asimilasyon politikalarının son bulduğu, Suriye’de Alevilere yönelik soykırımın durdurulduğu, düşüncelerinden dolayı insanların tutuklanmadığı; adaletin, barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüklerin tesis edildiği bir yıl olması temennisinde bulundu.

    Antalya’daki Alevi kurum temsilcileri, yeni yıla dair beklentilerini PİRHA ile paylaştı.

    “2025 MAZLUMLAR AÇISINDAN İYİ BİR YIL OLMADI”

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, 2025 yılını değerlendirerek 2026’dan beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:

    “2025 yılı sadece Aleviler için değil, tüm mazlum halklar için iyi bir yıl olmadı. Her güne bir hukuksuzlukla, haksızlıkla, gözaltılar ve tutuklamalarla uyandık. Siyasal iktidar, kendisinden olmayanları anayasaya aykırı biçimde cezaevlerine attı. Suriye’de Alevilere yönelik bir soykırım yaşandı. Bu nedenle 2025, sadece ülkemiz için değil, dünya açısından da iyi bir yıl olmadı.”

    2026 yılının insan haklarından, demokrasiden, özgürlükten ve barıştan yana bir yıl olması gerektiğini vurgulayan Arslan, şunları söyledi:

    “Artık insanlar ölmesin. 2026 yılının barış ve kardeşlik içerisinde; herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, inancını özgürce yaşayabildiği, sokaklarda korkmadan dolaşabildiği bir yıl olmasını diliyoruz.”

    “2025’TE TOP YEKÛN BİR MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEYEMEDİK”

    AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan ise 2025 yılında Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına karşı Aleviler olarak yeterli bir mücadele ortaya koyamadıklarını belirterek şunları ifade etti:

    “Gerek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviler üzerindeki uygulamalarına gerekse Suriye’de yaşanan katliamlara karşı topyekûn bir mücadeleyi örgütleyemedik. Bu görevimizi layıkıyla yerine getiremediğimizi düşünüyorum.”

    Uçarcan, 2025 yılının aynı zamanda devlet desteğiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Alevi dergâhlarını kontrol altına alma girişimlerinin yoğunlaştığı bir yıl olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

    “Özellikle 2025 Abdal Musa Anma Etkinlikleri’nde dergâhlarımıza yönelik müdahalelere karşı Abdal Musa Dergâhı’nda yaptığımız yürüyüşle bu girişimleri boşa çıkardık. Boyun eğmedik, mücadelemizi sürdürdük ve sürdürmeye devam ediyoruz.”

    2026 yılında daha örgütlü bir mücadele yürüteceklerini belirten Uçarcan, “Dünya halklarıyla ortaklaşabileceğimiz, ‘72 millete bir nazarla bakmak’ felsefesiyle hareket edeceğimiz, amaçlarımız doğrultusunda bütünleşeceğimiz bir yıl olmasını diliyorum” dedi.

    “ALEVİ KATLİAMLARI İNSANLIK ADINA BİR VAHŞETTİR”

    PSAKD Altınova Şube Sekreteri Abdurrahman Karadağ  2025 yılını Aleviler açısından asimilasyon politikalarına karşı mücadeleyle geçen bir yıl olarak değerlendirdi. Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ve son olarak Hz. Ali Camisi’ne yönelik bombalı saldırıya dikkat çeken Karadağ, şunları söyledi:

    “Bu saldırılar kabul edilemez. Bu insanlık adına bir vahşettir. Biz ‘bir karıncayı dahi incitmeyelim’ diyen bir inancın mensuplarıyız. Suriye’de insanlar Alevi oldukları için diri diri öldürülüyor. İnsan olan bunu yapmaz. Maalesef bu katliamlar emperyalist güçlerin desteğiyle sürdürülüyor. Buna karşı mutlaka ‘dur’ demek gerekiyor.”

    Karadağ, 2026 yılına dair beklentilerini ise şu sözlerle dile getirdi:

    “2026 yılının savaşların, ölümlerin ve katliamların sona erdiği; kadınların ve çocukların ölmediği, insanların barış, huzur ve güven içinde, kendi ülkelerinde insanca yaşayabildiği bir yıl olmasını diliyorum. Yeni yılın tüm insanlığa sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Uçarcan: Dersim’i Alevi inancının merkezi olarak gördükleri için cami yapmak istiyorlar!-VİDEO

    Uçarcan: Dersim’i Alevi inancının merkezi olarak gördükleri için cami yapmak istiyorlar!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Nazımiye ilçesine Hakis’te (Büyükyurt) İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılmak istenmesine tepki gösteren AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Dersim özgünlüğünde çok denenmiş çok sınanmış ve karşılık bulmamış bir şeyi tekrar tekrar gündeme getirmeleri ancak çaresizlikle açıklanabilecek bir yaklaşımdır” diye belirtti.

    Hakis’te planlanan cami yapımına ilişkin PİRHA’ya konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, iktidarın tamamen zorlamalarla bu işleri yapmalarının kabul edilebilir bir yanı olmadığını belirtti.

    “DERSİM’İ ALEVİ İNANCININ MERKEZİ OLARAK GÖRDÜKLERİ İÇİN CAMİ YAPMAK İSTİYORLAR”

    Dersim’i Alevi inancının merkezi gördükleri için cami yapmayı hedeflerine koyduklarını belirten Kazım Uçarcan, “Bunun geçmişte de yaşanmış örnekleri var. 80’li yıllarda bizim köylerimize camiler yaptırdılar. Sonra dışarıdan imamlar getirdiler ama camilere kimse gitmedi” dedi.

    Bilerek veya bilmeyerek camilerin ruhunu da incittiklerini ifade eden Uçarcan, “Çünkü oralara yapılan camiler daha sonra işlevsiz ve boş kaldı. Hem gereksiz hem de her anlamda gereksiz kaldı. Başarılı olunmamasına rağmen tekrar tekrar denemelerindeki bu mantığı açıkçası çok anlamlandıramıyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ YAPMAK ACİZLİKTİR”

    Bu tür girişimlerin acizliğe düşmenin bir ifadesi olduğunu belirten Uçarcan, “Dersim özgünlüğünde çok denenmiş ve karşılık bulmamış bir şeyi tekrar tekrar gündeme getirmeleri biraz çaresizlikle açıklanabilecek bir yaklaşım. Bu dergâhlara gidip dergâhlarda oranın ruhuna aykırı ritüeller gerçekleştirmelerinden çok bağımsız bir yaklaşım değil. Biz nasıl ki kendi cenahımızdan, kendi cephemizden sesimizi yükseltmeye alanımızı genişletmeye çalışıyoruz onlar da kendilerince misyonlarına denk düşecek çalışmaları uygulamaya sokmak istiyorlar” dedi.

    “OSMANLI’DA OYUN BİTMEZ”

    ‘Osmanlı’da oyun bitmez’ sözünü hatırlatan Uçarcan, bu tür yaklaşımların ibadete katkı niteliği taşıyan yaklaşımlar olmadığının vurguladı.

    Hakis’te yapılmak isteneni “dayatma, yok sayma” olarak tanımlayan Kazım Uçarcan, “Tamamen Sünni, tamamen zorlamalarla bir inancın yüceliğini nasıl köreltebiliriz, nasıl yozlaştırabiliriz, nasıl asimile edebiliriz politikasıyla hareket ediyorlar. O da tutmayacak. Bizim yolumuz sırları olan, çok kıymetli öğretileri olan, o öğretileri kavrayabilen her insan insani kâmil aşamasına doğru giden bir Yol. Bizim öyle ibadetle ilgili inançla ilgili çok fazla bir şey kaygımız yok” şeklinde ifade etti.

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPMA GİRİŞİMLERİ TUTMAYACAK”

    Bu Alevi köylerine cami yapma girişimlerine karşı mücadele yürüteceklerini belirten Uçarcan, “Bunu teşhir etmek için, deşifre etmek için mücadele edeceğiz. Bu saatten sonra geniş kesimlerle toplumsal muhalefeti örgütleyip işin esasına odaklamamız gerekiyor. Gerçekten dünya halklarının onurlu, haysiyetli, çağdaş bir yaşam sürebilmesi için ne yapmamız gerekiyor noktasında konuşmalıyız” dedi.

    Alevi örgütlerinin artık mücadele açısından yeni bir aşamaya ihtiyaçları olduğunun altını çizen AKD Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Biraz meseleyi ritüel boyutundan çıkarıp bu noktaya evirmemiz gerekiyor. Bunu yapabilirsek kutuplaşmayı da ortadan kaldırmış oluruz. Belki Sünni inancına sahip bir canımız da çıkar, ‘Bizim yerimize niye bir Alevi köyüne cami kurma ihtiyacı duyuyorsunuz? sorusunu sorar. Bunu yaptığımız oranda başarılı oluruz.

    Evrendeki bütün canlıların haklarını bilince çıkarıp ona göre örgütlenmek, temel düsturumuz olan 72 milletle bir araya gelebildiğimiz, onların haklarını savunabildiğimiz oranda dünyadaki yaşamı daha yaşanılır hale getirmiş olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Uçarcan: İhtiyacı olan gençlerimize burs vermeye dönük çalışmalarımız devam edecek!-VİDEO

    Uçarcan: İhtiyacı olan gençlerimize burs vermeye dönük çalışmalarımız devam edecek!-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş-ı Veli’nin Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ anlayışıyla öğrencilere burs vermek için dayanışma yemeği düzenlediklerini belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, “Çünkü Alevi kurumları olarak bilinçli ve donanımlı gençlere ve kadrolara ihtiyacımız var” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesi öğrencilere burs vermek için etkinlik düzenledi. Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, kurum olarak çocukların eğitimle ilgili nitelikli ve donanımlı olmaları için çalışma yürüttüklerini söyledi.

    Eğitimin ekmek ve su kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu belirten Uçarcan, “Ekmek, su için nasıl bir bütçe yapıyorsak eğitim için de bir bütçe yapmalıyız” diye konuştu.

    “OKUMAK İSTEYİPDE OKUYAMAYAN GENÇLERİMİZE BURS VERECEĞİZ”

    Okumak isteyip te olanaksızlıklardan kaynaklı okuyamayan gençler için bir fon oluşturmak istediklerini vurgulayan Uçarcan, “Yetişen gençlerimiz hem bizim toplum içerisinde yerimizi daha üst bir noktaya taşır, hem de toplumla bağımızın daha sıkı olmasını sağlar. Bu amaçla bir gece düzenleme kararı aldık” dedi.

    “ÖZ GÜCÜMÜZE DAYALI İŞLER YAPMAK İSTİYORUZ”

    Öz güçlerine dayanarak yola çıktıklarının altını çizen Uçarcan, “Eğitime destek için Alevi kurumları ve dostlarıyla bir araya gelip güçlü bir fotoğraf oluşturduk. Eğitimle ilgili dayanışma yemeğimizle tekrar kurumlar arası ilişkide güven tazeledik” diye belirtti.

    Bu fotoğraftan sonra daha büyük projelere imza atabileceklerini umudunu taşıdıklarını belirten Uçarcan, “Kanaat önderlerimizden, akademisyenlerimizden oluşan bir danışma meclisimize bu gecenin değerlendirmesini sunacağız. Onlar içerisinden bir heyet oluşturulacak. Oluşacak heyet burs verme kriterlerini belirleyecek. Böyle yolumuza devam edeceğiz” şeklinde ifade etti.

    İHTİYACI OLAN ÖĞRENCİLERİ OKUTMAYA DÖNÜK ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”

    Uçarcan, konuşamasının devamında şunları vurguladı:

    “Yöre dernekleriyle de görüşme yapıp öğrencilere burs vereceklerse bizim üzerimizden vermelerini isteyeceğiz. Çünkü biz burs verirken her şeyi gözetmeyeceğiz. Şu buralı, bu buralı diye bir uygulama yapmayacağız, tam tersi kim daha çok burs almaya muhtaçsa onları araştırıp bulacağız. Onların gerçekten yaşamını kolaylaştıracağız” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: Alevi kurumları ‘Barış Çalıştayı’ yapmalı-VİDEO  

    Uçarcan: Alevi kurumları ‘Barış Çalıştayı’ yapmalı-VİDEO  

    PİRHA- Müzakere sürecine dair değerlendirmede bulunan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı, Kazım Uçarcan, Aleviler olarak barış girişimlerini çok olumlu ve aynı zamanda hayati bulduklarını belirterek, Alevi kurumlarına ‘Barış Çalıştayı’ yapmaları çağrısında bulundu.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Aleviler olarak her zaman savaşa karşı olduklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Tarih boyunca Alevi kurumları olarak savaşlardan yana olmamışızdır. Bizim bir düsturumuz var; bin kez mazlum olsan da bir kez zalim olma. Bizim açımızdan savaşların zorbalığın ve yıkıcılığın ne kadar kötü olduğunu anlatan evrensel bir anlayıştır “dedi.

    “BARIŞ SÜRECİNDE HUKUKSUZLIKLAR HALA DEVAM EDİYOR”

    Hangi coğrafyada olursa olsun her zaman savaşa karşı barıştan yana tavır geliştirdiklerinin altını çizen Uçarcan, “Çünkü bir taraftan böyle bir süreç geliştirirken öte taraftan her türlü hukuksuzluk sürüyor. Seçimle gelen belediye başkanlarının görevden alınıp tutuklanması, hasta mahpus ve siyasi tutukluların durumu, çevre katliamlarının olması açıkçası bizi düşündürüyor. Yani biz bu noktalarda siyasal iktidarı çok samimi bulmuyoruz” diye konuştu.

    Barışa hem küresel anlamda hem de ülkesel anlamda büyük ihtiyaç olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Bu toprakların gerçekten barışa ihtiyacı var ve bunu fiili olarak görmemiz gerekiyor” diye belirtti.

    Hükümetin hiçbir kademesinde liyakat kalmadığını belirten Uçarcan,” Bizim açımızdan barış çok elzem. Gerçek anlamda bir barış ortam yakalanmışsa liyakat meselesi de gündeme gelir. Gerçekten bundan sonraki süreci götürmede kendi alanlarında uzmanlaşmış liyakatli insanlar eliyle yürütülürse bunun üzerinden sonuç alınır” şeklinde ifade etti.

    “BARIŞ SÜRECİ ŞEFFAF YÜRÜTÜLMELİ”

    Barış girişimlerini olumlu baktıklarını ve hayati bulduklarını belirten Uçarcan, “Sadece kaygılarımız şeffaf yürümemesinden kaynaklı. Onun dışında Aleviler olarak biz barış sürecini olumlu karşılıyoruz” dedi.

    Barış görüşmeleri sonucunda Kürt sorununun çözülmesi Alevi sorunu üzerinde çok önemli yansımaları olacağının altını çizen Uçarcan, “Aleviler Cumhuriyetin kurucu unsuru. Barış süreci de Cumhuriyeti ilgilendirdiği için Alevilerin burada aktif rol alması gerekiyor ancak muhatap alınmıyorlar. Muhatap alınmaları gerekiyor” diye ifade etti.

    “MECLİS KOMİSYONUNDA ZORUNLU DİN DERSLERİ VE CEMEVLERİNİN DURUMU KONUŞULMALI”

    Hala zorunlu din derslerinin kaldırılmadığı, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmadığını belirten Uçarcan, “Yani bu barış sürecinde aslında tarafların bunları da konuşması gerekiyor. Eğer bir barış olacaksa sağlıklı bir yapının hedeflenmesi gerekiyor. Bu ülkedeki ışığı açığa çıkaran, bu ülkedeki sanatı, edebiyatı bir biçimde yaşamı tahkim eden alan Alevilere ait. Ama şimdi Aleviler burada barış sürecinin dışında tutuluyor. Muamma olan tarafta burasıdır” dedi.

    ”ALEVİ KURUMLARI BARIŞA İLİŞKİN ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRMELİDİR”

    Alevilerin barış sürecine ilişkin çalıştay yapması çağrısında bulunan Uçarcan, “Misyonumuzu doğru oynayabilmemiz için Alevi örgütlerinin bir barış programı yaparak ‘barıştan ne anlamalıyız, barış nasıl olmalı?’ çalışması bizim misyonumuza denk düşecek bir çalışmadır. Bunu eksik bıraktığımız taraf olarak algılıyorum” dedi.

    “ALEVİ KURUMLAR BARIŞ SÜRECİNDE ROLLERİNİ OYNAMALI”

    Barış sürecinde Alevilerin rolünü oynayamadıklarını vurgulayan Uçarcan, şunları söyledi:

    “Mesela Aleviler bir inisiyatif kullanma noktasında irade, güç olma noktasında sanki biraz eksik kaldılar.

    TBMM ‘deki komisyonda Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, Cem Vakfının temsilcilerinin muhatap alınmasının  doğru bir yaklaşım. Yapılan görüşmelerde velev ki bizim savunduğumuz politikalara denk gelmeyen yaklaşımlar da olabilir. Ben karşıt görüşlerinde dinlenmesinin de faydalı olacağını düşünüyorum. Çünkü sonuç olarak bu yapılan görüşmelerin tümünün sentezinin ortaya çıkaracağı sonuç açısından karşıt görüşlerin oralarda dinlenmesinden de yanayım. Bu tür görüşmelerin daha olumlu sonuca götürebileceğine inanıyorum.

    Barışı girişimini organize eden ya da o sürecin öznesi olan taraflardan Alevilere bir önerinin gelmesi gerekir. Alevi örgütlerinin gerçekten tarihin hiçbir döneminde Aleviler savaştan yana olmamıştır.

    Çünkü savaşın doğa için, insanlık için, bütün canlılar için bir yıkım olduğunu, özellikle kadınlar ve çocuklar için bir yıkım olduğunu öteden beri bilince çıkarmış bir topluluktur Aleviler. Bu boyutuyla eksik kaldığımızı düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Alevi kurumlarının bu konuda yeterli çabayı ortaya koymadığı eleştirisinde bulundu. Uçarcan, yapılması gerekenin sorunun muhataplarıyla ortak mücadeleyi geliştirmek olduğunu da sözlerine ekledi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 Eylül 2025 tarihli Cuma hutbesini yeni eğitim öğretim yılına ayırdı. “İlim Hakkı Bilmektir” başlığıyla yayımlanan hutbede, eğitimin yalnızca bilgi edinme süreci olmadığı, aynı zamanda çocukların “ahlaki ve manevi değerlerle” yetiştirilmesi gerektiği belirtildi. Diyanet, okul ve ailenin bu konuda birlikte hareket etmesi gerektiğini savunurken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin bu “değer aktarımı” için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

    Diyanet’in eğitimi dinsel temellere dayandıran söylemlerine ilişkin Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, PİRHA ’ya değerlendirmede bulundu.

    “SİYASAL İKTİDAR DİNİ ESASLARA DAİR EĞİTİMİ İNŞA ETMEK İSYİYOR”

    Kazım Uçarcan, iktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayarak, “Zaten Milli Eğitim Bakanlığı’nın dini eğitim modelinde çok fazla bir rolü olmayacak. O formaliteden ibaret olacak. Bu iş Hutbelerle götürülecek. Bu iş için de uygun bir figür doğal olarak da diyanet işlerinin başındaki insan olacak” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI İKTİDAR KARŞISINDA EDİLGEN BİR POZİSYON KONUMUNDA”

    Alevi kurumlarının bu konularda edilgen durumda olduğuna dikkat çeken Uçarcan, “Sanki kurumlarımızda böyle biraz bürokratik bir yapı oluştu. Meseleyi iradi anlamda muhataplarla tartışmadan, üyelere doğru yansıtmadan oradan doğru tepki almadan bir şekilde genel kurullarda seçilmiş benim gibi başkanların, federasyon başkanlarının kendi inisiyatifleri doğrultusunda beyanları oluyor bu doğru değil” diye belirtti.

    “MUHATAPLARLA ALANA DÖNÜK YÜRÜTÜLEN MÜCADELEDE ORTAKLAŞMADAKİ SIKINTILAR BİR AN ÖNCE AŞILMALIDIR”

    Bunun önüne geçmenin yolunun muhataplarıyla tartışmak ve ortaklaşmaktan geçtiğini belirten Uçarcan, Muhataplarıyla tartıştırıp alanlarda çok sıkı karşı koyuşlar örgütlememiz gerekiyor. Yani rahatsız etmemiz gerekiyor. Başka türlü bu işin önüne geçilmez” şeklinde konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK ALANA DÖNÜK MÜCADELEYİ TEMEL ALMALIYIZ

    Örgütsel olarak en büyük handikaplarının gündemi bir türlü kendilerinin belirleyememeleri olduğu tespitinde bulunan Uçarcan, şunları dile getirdi:

    “Biz kendimiz gündem yaratmak yerine gündemi daha çok karşı taraf yaratıyor. Biz onların yarattığı gündemle enerjimizi belli alanlara odaklıyoruz sonuçta oda bizim önümüzü tıkıyor. Örneğin Hacıbektaş’ta alternatif anma yapıyor. Biz bütün gücümüzle buraya yükleniyoruz ama maalesef çok kitlesel, çok örgütlü hareket edemiyoruz”diye ifade etti.

    Eğitim yılının açılışında ben kimlerle basın açıklaması yapmak isterim? Velilerle, ebeveynlerle hatta ve hatta çocuklar olsun isterim. Ama biz Emek Demokrasi Güçleri asıl işin öznelerini değil birer temsilci gönderiyor. Eski sol hastalıklarımız maalesef hala devam ediyor. Pankart pazarlığı yapılıyor. Herkes iki pankartla gelsin. Hala flama pankart yarışındayız. Buraları çoktan aşmış olmamız gerekiyor. Oraya 100 pankartla da gelse, 50 flama ile de gelse, kim getirirse getirsin, oradan devrim çıkaramayacak. Asıl mesele esas olarak oraya gerçek anlamda muhataplarını getirebilmekte. Meselenin odağında asıl güç asıl özne kimse onun üzerinden örgütlenmek gerekiyor. Bulunduğumuz alana itiraz noktasında geniş kesimleri yığabilirsek başarılı olabiliriz.”

    “KENDİ VAR OLAN SORUNLARIMIZ ÜZERİNE ODAKLANMALIYIZ

    İçeresinde bulunduğumuz coğrafyada daha önemli konuların konuşulup bilince çıkartılması gerektiğini belirten Uçarcan, “Gerçekten insani bilimsel değerleri yükseltebilecek, çevre duyarlılığını arttırabilecek, eğitim sistemini yeniden nasıl inşa edebilirizi konuşmak yerine başka, başka şeyleri tartışıyoruz. Ciddi bir daralma görüyorum” ifadelerine yer verdi.

    “YAŞAMI SONUNA KADAR SAVUNMALIYIZ”

    Nazım Hikmet’in ‘Safları Sıklaştırın Çocuklar ‘şirini hatırlatan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Bizim için elzem olan bu. Gün safların gerçekten sıklaştırılması, bayrakların gerçekten derlenip dürülmesi ve herkesin her kurumun bu meseleyi bilince çıkarmış her birinin kendi cephesinden özne olup kendisini hayata dayatması gerekiyor. Bu bizim açımızdan her yönüyle yaşamın savunulması anlamına geliyor.

    Hep birlikte ve her alanda yaşanacak ortak kararlaşmaların ve iradi güç olarak  dirayeti arttırabilir ve bu anlayışla öteki demokratik kitle örgütleriyle doğru çalışma ortamı yakalayabilirsek o zaman bu saldırıyı püskürtebileceğimize inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    PİRHA- AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Örgütten uzaklaşan, küskün, dargın olan canların sorunlarını çözüp çalışmalara katmayı planlıyoruz. Aynı zamanda eğitim ağırlıklı akademik çalışmalar yürüteceğiz. Tüm kesimlerle birlikte de toplumsal muhalefeti örgütlemenin çabası içerisinde olacağız” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, çalışmalarına ve gerçekleştirecekleri faaliyetlere ilişkin konuştu.

    “ANTALYADA TÜM KESİMLERLE İLİŞKİLENEREK TOPLUMSAL MUHALEFETİ ÖRGÜTLEYECEĞİZ”

    Alevi kurumlarında bir şekliyle kırılıp veya farklı nedenlerle ayrılanları yeniden örgüte kazandırmanın derdinde olduklarını belirten Uçarcan, “Bu canların hepsiyle görüşme içerisindeyiz. Sonra da öteki toplumsal kesimlerle yeniden bir toplumsal muhalefet örgütlenmenin çabası içerisinde olacağız. Bu görüşmelerimizi ve programlarımızı bu temele dayandırarak yapıyoruz. Öteki toplumsal kesimlerle bir yerde buluşmak zorundayız” dedi.

    “AKADEMİK DÜZEYDE ÇALIŞMALAR YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Şube yönetimini devraldıktan sonra şubelerine akademisyenlerin gelip gitmeye başladığını ifade eden Uçarcan,”Burada kültürel faaliyetler anlamında semah, halk müziği korosu, bağlama kursu için üniversitede bir öğretim üyesi arkadaşımız bizimle ilişkilendi. Akademik düzeyde bir şeyler yapmaya çalışacağız” şeklinde dile getirdi.

    “ANTALYANIN BÜTÜNÜNDE ALEVİ KURUMLARINA KÜSÜP AYRILANLARI YENİDEN KAZANMANIN ÇABASI İÇİNDE OLACAĞIZ”

    Şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüteceklerini vurgulayan Uçarcan, şunları aktardı:

    “Nasıl örgütleyebiliriz? Alevilerin Antalya’daki, Türkiye’deki ve Avrupa’daki duruşuna nasıl bir ayna tutabiliriz? Bunun çabası içindeyiz ve bütün mesaimizi bu bağlamda harcıyoruz. Geçmişe dönük böyle kırgınlıkları, dargınlıkları ortadan kaldırabilmek için yoğun bir çalışma içinde olacağız. Yani bu konuda önderlik yapacağız. Bütün bu çalışmalarımızı denetleyen bir mekanizma kuracağız.

    “ABF BAŞKAN YARDIMCISI GÖREVİNİ YÜRÜTEN KİŞİNİN AKP’DEN ENCÜMEN ADAYI OLMASI KABUL EDİLEMEZ”

    ABF Başkan Yardımcısının AKP’ aday olmasının sorgulaması gerektiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bir insanın Alevi Federasyon başkanı olarak Türkiye’yi bırak dünyayı radarına alacak. Basında Alevi Bektaşi Federasyonu AKP’yi destekliyor diye haber çıktı. Bu yapılanları bu yaşananları incelemeleri ve bakmaları gerekiyor. Bunlar bizim açımızdan çok önemli süreçler. Yani biz kimseyi yargılamıyor, kimseyi ötekileştirmiyor ama ince eleyip sık dokuyoruz. Gerçekten bu görevi layıkıyla yerine getirebilecek insanlarla hareket ediyoruz. Bu bizim yolumuz açısından çok çok önemli.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Uçarcan: İktidarın amacı korkuyu tüm topluma yaymak-VİDEO

    Uçarcan: İktidarın amacı korkuyu tüm topluma yaymak-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, iktidarın her geçen gün güç kaybettiğini belirtti. Uçarcan, “Bir taşla iki kuş vurmak adına ‘kent uzlaşısının da hesabını sorarım’ mantığı ile İmamoğlu’nu önce gözaltına aldı ardından da tutukladı” dedi.

    AKD Antalya Şube Başkanı Kazım uçarcan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “KENT UZLAŞISI ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Ekrem İmamoğlu’nun, tek adam rejimine karşı tek rakip olduğunu belirterek “Oradan yüklenmeye çalışıyor ama sonuçta bu CHP’li belediyelere başarıyı getiren ‘Kent Uzlaşısı’ çok önemli bir yere sahip” dedi.

    Kazım Uçarcan, siyasal iktidarın, “bir taşla iki kuş vurmak adına” kent uzlaşısının da hesabını sorma mantığı yürüttüğünü belirtti. İmamoğlu’na yönelik gözaltının arka planını değerlendiren Uçarcan, “Burada bizim açımızdan değerlendirilmesi gereken Kent Uzlaşısının özellikle Tayip Erdoğan nezdinde kutuplaşmayı nasıl kırdığını, toplumları nasıl bir araya getirdiğini ve onun sonuçlarının sandığa CHP’nin belediyeleri kazanmasına tezahür etmesini sindiremiyorlar” diye belirtti.

    “İKTİDARIN AMACI KORKUYU TÜM TOPLUMA YAYMAK”

    Her gecen gün siyasal iktidarın güç kaybettiğini belirten Uçarcan, konuşmasını devamında şunları belirtti.

    “Bunun verdiği rahatsızlıkla da daha fazla saldırganlaşma, daha fazla korkuyu yayma ve tehdit girişimleri söz konusu. İmamoğlu özeline indirgendiğinde aslında tek adam rejimi, cumhuriyetin değerlerine saldırıyor diye algılanıyor. Hem Ekrem İmamoğlu’nun uğradığı haksızlık hem de cumhuriyet ve kurumlarına yönelik bir tehdit olarak görüldüğü açık. Sonuna kadar bununla mücadele içerisinde olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: Aleviler barış sürecinde çok büyük rol almalılar!-VİDEO

    Uçarcan: Aleviler barış sürecinde çok büyük rol almalılar!-VİDEO

    PİRHA- PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin değerlendirmede bulunan AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, çatışma ortamının bir an önce sonlanmasının Aleviler için çok önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Uçarcan, “Yeni müzakere sürecinde geçmiş müzakere sürecinde oduğu gibi bu ülkenin akademisyenleri geniş toplumsal kesimleri, sendikal hareketler ve kanaat önderleri ve dinamikler bu sürece dahil edilmesi gerekir” diye konuştu.

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    “SAVAŞ ORTAMININ BİR AN ÖNCE SONLANMASININ ÇOK BÜYÜK ÖNEMİ VAR”

    Silahlarını bırakılması ve ateşkes açıklamasının önemli olduğunun altını çizen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Zaten çatışmalı bir durum da yok. Ama bizim açımızdan bu alan çok şeffaf değil. Kaygılı olduğumuz noktalar kapalı kapılar arkasında neler konuşuluyor, neler alınıyor neler veriliyor bu gerçekten Kürt halkının geleceği açısından yaşamlarına nasıl tekabül edecek gerçekten onların kültürel anlamda kendilerini ifade edebilmeleri için olumlu olanaklar karşılanacak mı ekonomik sosyal kültürel ile ilgili daha net şeyler söyleyebilmem için o görüşme oradan biraz daha bilgi gelişmesi gelmesi gerekiyor” diye belirtti

    “SİLAHLARIN SUSMASI DİYALOĞUN BAŞLAMASI ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”

    Görüşmeler ne üzerinden yapıldığını ve neler konuşulduğunu bilmediklerini belirten Uçarcan, “Ama özet olarak silahların susmasını ve diyaloğun başlamasını olumlu buluyoruz. Bu ülkenin akademisyenleri var geniş toplumsal kesimleri, sendikalı hareketler, kanaat önderleri var. Geçmişte bu denenmişti bu dinamiklerin sürece dahil edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “ALEVİLER BU ÜLKENİN VİCDANI VE AHLAKIDIR”

    Alevilerin barış sürecinde çok büyük rol oynayabileceğini vurgulayan Uçarcan, “Çünkü Aleviler bu ülkenin vicdanıdır, ahlakıdır. Burada olması gereken şey bu süreci tüm toplumsal kesimlerle bir görüşme yapıp mutabakat çıkarmak olmalıdır. Bizim açımızdan doğru olan görüşülen süreçlerin şeffaf olmasıdır. Burada bahsettiğim gerçekten bu konuyu sağlıklı yaklaşımlar getirebilecek öteki toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesi her iki taraf açısından da ön açmak anlamında da bir rol oynar. Aleviler öteden beri şiddete barıştan yana savaşa karşı bir misyonları var. Ona tekabül eden bir yerde dururlar, bu noktada bir kaygı yok”diye diye ifade etti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA