Etiket: keçe sanatı

  • Geleneksel keçe sanatı ‘Dersim’in Tanrıçaları’na hayat verdi- VİDEO

    Geleneksel keçe sanatı ‘Dersim’in Tanrıçaları’na hayat verdi- VİDEO

    PİRHA- Dersim’in binlerce yıllık kültürel mirasını ve kadın emeğini ön plana çıkaran Dersim’in Tanrıçaları Keçe Sergisi, 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde ziyaretçileriyle buluştu. Keçe sanatının geleneksel yöntemleriyle hayat bulan sergi, kadınların doğayla kurduğu kutsal bağları ve Dersim’in geçmişini, modern bir bakış açısıyla günümüze taşımayı amaçlıyor.

    Dersim’in binlerce yıllık kültürel mirasını, kadın emeğini ve doğayla kurulan kutsal bağı günümüze taşıyan Dersim’in Tanrıçaları Keçe Sergisi, 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında 4 gün boyunca Yeraltı Çarşısı’nda sergilendi. Sergi, keçe sanatını yaşatmak ve bu sanat aracılığıyla Dersim’in geleneksel kadın portrelerini yeniden hatırlatmak amacıyla gerçekleştirildi.

    Serginin arkasındaki isimlerden Keçe sanatçısı Zeynep Çiçek Ayrılmaz ve Gülay Bilge, sergiyi hazırlarken hem tarihsel hem de kültürel derinliklere inmeyi amaçladıklarını vurguladı.

    “KÜLTÜREL MİRASI YENİ NESİLLERE AKTARMAK İSTEDİM”

    Zeynep Çiçek Ayrılmaz, Anadolu’nun kadim kültürüne duyduğu bağlılık ve Dersim yöresine olan sevgisiyle bu çalışmanın ortaya çıktığını belirtti. Ayrılmaz, “Bu yolun henüz başındayız ama keçe sanatı, bitmeyen bir derya deniz. Sürekli öğreniyoruz, sürekli araştırıyoruz. Ben, geleneksel Anadolu kadınlarıyla ilgili portreler yapmam gerektiğinde, ilk olarak Dersim’in nenelerinin kıyafetlerinden ilham aldım. Amaç, geçmişteki bu zengin kültürel mirası yeni nesillere aktarmaktı” dedi.

    Ayrıca, sergide yer alan eserlerin, nesilden nesile aktarılan geleneksel kıyafetler üzerinden kadınların doğayla olan bağını gözler önüne serdiğini ifade etti.

    Keçe sanatının zamanla kaybolan bir gelenek haline geldiğine dikkat çeken Ayrılmaz, bu sanatla hem tarihi canlandırmayı hem de günümüzdeki kadınları, bu geleneksel el işçiliğiyle buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Ayrılmaz, “Dersim’de kadın kooperatifleriyle iş birliği yapmayı da çok istiyorum. Keçeyi öğretip, hem geleneksel ürünler yapabiliriz hem de ekonomik bir gelir kaynağı yaratabiliriz. Nene figürleri ve geleneksel kıyafetler gibi sembollerle bu kültürü yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KEÇEYİ MODERNİZE EDECEK ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK”

    Keçe sanatçısı Gülay Bilge ise, 20 yıllık bir deneyime sahip olmanın verdiği derinlikle, geleneksel yöntemlerle çalışmanın önemine vurgu yaptı. Bilge, “Bugün sentetik ürünlerle çevremiz zehirleniyor. Biz, sağlıklı ve geleneksel ürünleri yaşatmayı sürdürüyoruz. Keçe, hem sağlıklı hem de estetik bir ürün. 4 yıl önce başladığımız projenin ilk adımlarını Tunceli’de attık ve bu sergiyle de bu süreci pekiştirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

    Ayrıca, keçe sanatının modernize edilerek, geleneksel kıyafetlerle birleşmesi üzerine de çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

    Sanatçılar, bu sergiyle sadece geçmişi yaşatmayı değil, aynı zamanda keçe sanatını halkla buluşturmayı ve gelecek nesillere öğretmeyi amaçladıklarını belirtti. Ayrılmaz ve Bilge, halkın keçe sanatıyla tanışması gerektiğinin altını çizdi.

    Fatoş SARIKAYA/ DERSİM

  • Binlerce yıllık keçe geleneğini sanata dönüştürdüler!-VİDEO

    Binlerce yıllık keçe geleneğini sanata dönüştürdüler!-VİDEO

    PİRHA – ‘Anadolu’nun Kadim Topraklarında Mama Hatun Keçe Sanatı’ isimli sergi, İstanbullu sanatseverlerin beğenisini topladı. Sergide kadın sanatçılar tarafından keçe ile işlenen resim, kıyafet, çanta ve birbirinden güzel bibloları görmek mümkün.

    Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıkları Koruma Derneği ile Kartal Belediyesi işbirliğinde, keçe sanatı kapsamında üretim yapan kadınların eserleri, belediye fuaye alanında sergilendi.

    28 Nisan’da açılan sergide, resimden çantaya, oyuncaktan elbiseye kadar birçok üretimin yapıldığı keçeden eserleri görmek mümkün. 7 Mayıs’a kadar açık olacak sergide, 15 kadın sanatçıya ait karma tablo ve tekstil çalışmaları yer alıyor.

    BİNLERCE YILLIK GELENEĞİN SÜRDÜRÜCÜLERİ!

    Serginin detaylarına dair Keçe sanatçısı Gülay Bilge ile konuştuk. Keçe geleneğinin milattan önce 4000’li yıllara dek uzandığını söyleyen Bilge, keçenin işlenmesine dair ise şu bilgileri paylaştı:

    “Keçe, yünün; yani hayvan kıllarının su ve sabunla basınç altında sıkıştırılarak kumaşa dönüştürülmesidir. Bizim Orta Asya’dan bu yana gelen bir geleneğimiz. Keçeden halı, çadır, çizme gibi ihtiyaçtan doğan ürünler yapılmıştır ama bugün biz, giyim kuşam olarak daha kullanılabilir, sürdürülebilir sağlıklı ürünler yapmaktayız.”

    İNSAN SAĞLIĞINA FAYDALI ÜRÜN!

    Keçe sanatçısı Zeynep Çiçek Ayrılmaz da sergide çalışmaları yer alan isimlerden birisi. Emekli olduktan sonra keçe uğraşına başlayan Ayrılmaz, “Süreç içerisinde keçeyi çok sevdim ve geleneksel bir sanat olması nedeniyle dokunulması, devam ettirilmesi gereken bir sanat olduğunu düşündüm. Keçenin aynı zamanda insan sağlığına ve doğaya da faydası olduğunu öğrenince daha sıkı sarıldım. Usta öğrencilik belgesi aldıktan sonra eğitmenlik yapmaya başladım. Bu sergiye de öğrencilerimle birlikte dahil olduk” diye konuştu.

    DERSİM’İN SİMGELERİNİ KEÇE İLE BULUŞTURDU!

    Keçe sanatçısı Zeynep Çiçek Ayrılmaz, çalışmalarında özellikle memleketi olan Dersim’in nenelerini konu edindiğini belirtti. Ayrılmaz, keçe çalışmalarını Dersim’de de sergilemeyi düşündüğünü söyleyerek şöyle devam etti:

    “Dersimli nenelerimizi çalışmalarımda daha çok yaşatmak istedim. Bu zamana kadar yaklaşık 10 adet Dersimli nene çalışmam var. ‘Dersim’in tanrıçaları’ diyerek nenelerimizle ilgili bir sergi yapmayı da planlıyorum.

    Benim amacım, Dersim’de özellikle kadınların yapıp sattığı yerel ürünlerden sadece birkaç parça var, istiyorum ki Dersim’deki kadınlarımız, özellikle sürece dahil olup el emeğinin değeri arttırsın. Kadınlarımızla keçeyi buluşturup; işte tablolar, kıyafetler ya da Dersimli bebek oyuncaklar yaptım, bunun gibi ürünler daha çok ilgi uyandıracak, kültürümüz yayılacaktır. Kadınlarımıza destek olmak amaçlı orada olmak istiyorum. Dersimdeki kültürlerimizden; geyiklerimiz, ters lalemiz, yani bizi simgeleyen bütün her şeyi keçeye yansıtmayı çok isterim.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL