Etiket: kemal çiçek

  • Kemal Çiçek: Devlet adım atmalı, genel af ve tahliyeler şart!-VİDEO

    Kemal Çiçek: Devlet adım atmalı, genel af ve tahliyeler şart!-VİDEO

    PİRHA- PİRHA’ya konuşan Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde devletin somut adımlar atması gerektiğini belirterek, “Genel affın çıkartılması ve siyasi tutsakların bırakılması gerekiyor” dedi.

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının ardından başlayan ve örgütün kendini feshetmesi ile silah bırakma sürecine girmesi sonrası hız kazanan Barış ve Demokratik Toplum Süreci tartışılmaya devam ediyor. Süreç kapsamında siyasi partilerin oluşturduğu komisyonların çalışmaları ve İmralı görüşmeleri gündemdeki yerini korurken, Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek de sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Türkiye’nin 40 yıl bir savaş süreci yaşadığını belirten Çiçek, “Bununla ilgili geçen seneden beri özellikle Kürt hareketi ile devlet arasında bazı görüşmeler oldu. Bu görüşmeler genelde Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi süreci içerisinde gerçekleşti” diye belirtti.

    Suriye’de ve Ortadoğu’daki yaşanan süreçleri pratik olarak gördükten sonra barış sürecinin başlatılmış olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Çiçek, “Türkiye’nin iş birliği elbette ki hepimiz açısından önemli. Bundan dolayı en son partiler görüşmesi ile bir rapor hazırlandı. Bu raporun içeriğine baktığımızda Kürt sorunu ile ilgili hiçbir ibare yok. Sadece işte silahları bırakın, teslim olun, üzerinden yürütüldü” şeklinde ifade etti.

    “BİR BARIŞ SAĞLANACAKSA DEVLETİN GEREKLİ YASAL ADIMLARI ATMASI GEREKİYOR”

    Kamuoyunda ve basına yansımalarını da böyle okuduklarını belirten Çiçek, “Var olan gerçeği de böyle. PKK’nın yaptığı açıklamalarda biz kendi üzerimize düşeni yaptık. Silahları bıraktık. Bundan sonraki süreç devletin atacağı adımlarda. Evet, eğer gerçek anlamda bir barış sağlanacaksa bir genel affın çıkartılması siyasi tutsakların bırakılması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

    “SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE SİYASİ MAHPUSLAR BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Cezaevlerinde Selahattin Demirtaş’la birlikte binlerce siyasi mahpusun bulunduğuna dikkat çeken Çiçek, “Bununla ilgili adımın atılması lazım. Selahattin Demirtaş ve siyasi mahpuslar bir an önce serbest bırakılmalı. Bu adım atılmadığında iç barışı sağlayamayız” dedi.

    Bu ülkenin bir Kürt sorunu olduğunu belirten Çiçek, “Ben Kürt sorununu kabul ediyorum. Bu sorun var ama bu sorun sadece Kürtlerden kaynaklanan bir sorun değil, devletin yıllardan beri inkarıyla ortaya çıkmış bir sorun” dedi.

    “BU ÜLKEDE BARIŞIN SAĞLANACAĞINA İNANIYORUM”

    Eğer ülkede tam anlamıyla bir barış gerçekleşecekse yasal süreçlerin derhal başlatılması gerektiğinin altını çizen Çiçek, “Elbette ki biz Aleviler olarak da her zaman olduğu gibi barıştan, kardeşlikten eşitlikten yanayız. Umarım gerekli adımlar atılır. Hasret kaldığımız o barışı bu coğrafyada hepimiz birlikte yaşarız. Hepimiz adına da iyi şeyler olacağına inancımı belirtmek istiyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Çiçek: Alevilere dönük katliamlar halkların ortak mücadelesiyle durdurulabilir-VİDEO

    Çiçek: Alevilere dönük katliamlar halkların ortak mücadelesiyle durdurulabilir-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Suriye’de Alevilerle yönelik saldırıların, İslamcı örgütler tarafından önceden planlanarak yapıldığını vurguladı. Çiçek, “Bu katliamları ancak Hristiyanlar, Aleviler, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler ve emekçiler el ele verdikleri zaman durdurabilirler” dedi.

    Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Suriye’deki Alevilerin tedirginliği daha çok arttı. Şam’ın düşmesinin ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “PLANLI VE BİLİNÇLİ BİR KATLİAM YAPILIYOR”

    2010 yılında Lazkiye ve Tartus’ta Alevi katliamının başladığını vurgulayan Kemal Çiçek, “Kamuoyunda bir Alevi katliamı haberi gördük. Türkiye’de de haber kaynakları ‘Esad artıkları’ diye geçti ama sonraki süreçte görüyoruz ki bu ‘Esad artıkları’ değil! Lazkiye valisinin, Rudaw TV’ye yaptığı açıklamada, asayiş güvenlikte 2 kişinin ölümünden kaynaklı bu sürecin daha da büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Aynı zamanda aslında burada bir itiraf var. Alevilerin Lazkiye ve Tartus’ta silah alıp, ayaklanıp, asayiş güçlerine saldırdığı algısı yaratılmaya çalışıldı. Oysa böyle bir durum söz konusu değil. Bu, önceden planlanan bir organizasyon. İdlib’de faaliyet yürüten İslamcı örgütler ve Türkiye’ye bağlı SMO’nun da bu katliam içerisinde olduğunu gelen videolardan da anlıyoruz. Netice itibariyle bu kendiliğinden gelişen bir katliam değil ve bu katliam hâlâ da devam ediyor. Türkiye’de yaşayan Aleviler olarak tedirginlik içerisinde yaşıyoruz. Katliamı kabul etmiyoruz ve buna yönelik tepkilerimiz var. Türkiye’de bu katliamın durdurulmasına ilişkin gerek basın açıklamaları ve gerekse de Hatay’da yapılan son kitlesel eylem bir hassasiyet oluşturdu” dedi.

    “ÇORUM, MARAŞ VE SİVAS’TA OLDUĞU GİBİ…”

    Kemal Çiçek, katliamı yapanların yargılanması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Geçmişte Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da ya da 12 Mart Katliamını yapanların hiçbirinin yargılanmadığını biliyoruz. İşte son Sivas Katliamını yapanların da tek adam rejimi tarafından affedilmesini gördük. Bugün hala Suriye’de katliam devam ediyor. Almanya’da yapılan kitlesel miting önemliydi. Belki Avrupa üzerinden katliamın durdurulması için yeni bir süreç yaşanabilir ve ama bu Türkiye’de de belki bölgesel mitinglerle desteklenebilir. Bunu yapmalıyız.

    “ALEVİLERİN SIĞINDIKLARI ORMANLAR DA YAKILIYOR”

    Orada güya işte ‘silahlı çeteler var’ deniliyor ama ormanlara sığınan siviller de söz konusu. Ormanlar dahi yakılıyor. Bu katliamlar yaşanırken Colani ile Mazlum Abdi arasında imzalanan sözleşme kamuoyuna yansıdı. Elbette ki Suriye demokrasi güçleri uzun dönemden beri kendi öz savunmalarını yapmaktaydılar ve yapmakta zorundaydılar; çünkü bunu yapmasalardı bugün Kürtler de Alevilerin yaşadığı aynı süreci yaşayacaklar, aynı katliamları göreceklerdi. Doğru olanı yapmışlardır, kendi savunmalarını kurarak bu katliamların önünü de kesmiş oldular.”

    “HALKLAR, ŞERİATÇI ANAYASA TASLAĞINI KABUL ETMİYOR”

    Kemal Çiçek, SDG ile HTŞ’nin temaslarına da değinerek şunları söyledi:

    “Yapılan anlaşma ile sanki ‘SDG, HTŞ’ye teslim oldu’ anlamında bir sonuç çıkarılması doğru değil. Bu durum bence Türkiye’de farklı anlatılıyor. Bir süreç izlenecek. İslam rejimine göre bir anayasa şekillendiriliyor ama bu Suriye’de olur mu olmaz mı halklar bu kararı verecek. Şu anda Suriye’deki İslam anayasası taslağına ilişkin Dürziler, Aleviler ve Kürtler farklı düşünüyor. Alevi bölgesinde bir sorun var. Kürtlerde de aynı şekilde… Geriye Sünni Araplar kalıyor. Böyle bir ülkede demokrasi gelişmez. Tek taraflı bir anlayışla ülke yönetilemez. Colani’nin ipleri emperyalist ülkelerin elinde. Onlar karar vereceklerdir bu aşamaya. Bence biz biraz daha beklemeliyiz. Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakları var. Sorun biz Alevilerin başta bu ülkedeki örgütlülüğümüzü nasıl şekillendireceğiz, önemli olan budur. Çünkü yaşadığımız katliamlar bu coğrafyada açık ve nettir. Türkiye’de özellikle yeni Alevi gençliği, kendini yeniden örgütlemeli. Bu bir gereklilik ve zorunluluktur. Biz bunu yapamazsak geleceğimizi garanti altına alamayız.”

    “KATLİAMLARI DURDURMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMALAIYIZ”

    Mazlum Abdi ve Colani arasında yapılan anlaşmadan hemen sonra AKP hükümeti yetkililerinin Şam’a gittiklerini hatırlatan Çiçek, “Orada Alevi katliamının durdurmasıyla ilgili konuşuldu mu konuşulmadı mı bunu biz bilmiyoruz ama kamuoyuna yansıyan bir durum yok. Bence isteseler yıllardır besledikleri destekledikleri lojistik destek verdikleri IŞİD, bir sonraki HTŞ ya da diğer ona bağlı güçlere karşı inisiyatifleri var; isteseler aynı saatte bu katliamı durdurabilirler. Yapılan ziyaret Alevi katliamını durdurmak için değil, Kürtlerin orada kazanımlarını engellemek ve bertaraf etmek için yapılan bir ziyaretti” diye belirtti.

    “HALKLARIN ORTAK MÜCADELESİYLE DURDURULABİLİR”

    “Suriye’de yaşanan katliamları kimler durdurabilir?” sorusunun çok önemli olduğunu belirten Çiçek, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bu katliamı, halklar dünya genelindeki Hristiyanlar, Aleviler, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler, emekçiler el ele verdiği zaman durdurabilir. Başka türlü bu katliam durdurulamaz. Bugün Suriye’nin güneyinde Dürzileri İsrail koruyabiliyor. Biz bu ülkede 20 milyona yakın bir kitleyiz, kendi devletimizden ‘Alevileri koruyun’ diyemiyoruz. Çünkü böyle bir ülkede Aleviler katledilirken Alevileri koruyamadılar. Bugün geriye dönüp düşündüğümüzde bu halkın bir tepkisi var. Bu tepki üzerine devlet, bu konuda kendi üzerine düşeni yapmalıydı. Biz isterdik ki bugün yaşadığımız ülkenin devleti böyle bir açıklamada bir misyon, bir görev alsın ama bu olmayacaktır. Bu üzüntü vericidir. Bize düşen görev; yeniden düşünüp, örgütümüzü yeniden oluşturarak, geleceğimizi bu coğrafyada diğer haklarla birlikte ortak yaşam kurmaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Çiçek: Suriye’de Alevilere dönük yapılan katliamları sürekli gündemde tutmalıyız-VİDEO

    Çiçek: Suriye’de Alevilere dönük yapılan katliamları sürekli gündemde tutmalıyız-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi yöneticilerinden Kemal Çiçek, Suriye’de rejim değişikliği ile birlikte Aleviler üzerinde ciddi katliamların yaşandığını ve hala yaşanmakta olduğunu belirterek, “Alevilerin yaşamları garanti altına alınabilmesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler üzerinden baskı oluşturmak lazım, yoksa başka türlü katliamlar durdurulamaz” dedi.

    Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün, Suriye’de yönetime getirilmesiyle birlikte Arap Alevileri katlediliyor. Alevi nüfusunun yoğun olduğu Lazkiye ve çevresindeki kentlerde yaşayan Aleviler, HTŞ baskısı sebebiyle yaşadıkları şehirleri terk ediyor.

    Arap Alevilere ait kutsal mekanların da tahrip edilmesiyle birlikte HTŞ, adeta bir soykırım girişiminde bulunuyor. Suriye’de oluşan bu tabloya karşılık dünya kamuoyundan yeteri tepki oluşmasa da Türkiye’deki Alevi kurumları ve yurttaşlar, itirazlarını dile getirmeye devam ediyor.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi yöneticilerinden Kemal Çiçek, “Uluslararası güçlerin Suriye’deki rejimin tasfiye edilmesini yönünde karar aldıklarını vurgulayarak, Suriye’ye ilişkin planların 2010 yılında başladığını” belirtti.

    “ESAT ALEVİYDİ SURİYEDE KATLİAMLARI ALEVİLER YAPTI SÖYLEMİ HTŞ TARAFINDAN YARATILAN BİR ALGIDIR”

    Rejim değişikliği ile birlikte yapılan propaganda “Esad Alevi Suriye’deki katliamları da Aleviler yapıyor” diye kamuoyunda bunun sürekli işlendiğini belirten Çiçek, “Oysaki Suriye Arap ordusunun büyük bir çoğunluğu Sünnilerden oluşturuldu. Suriye’deki Alevilerin çok az bir kesimi asker veya polistir. Buradan Suriye ordusunda Aleviler etkindir katliam gerçekleştiriyor manasını çıkardılar ve bundan dolayı da Aleviler sürekli hedef tahtasına oturtuldu” dedi.

    SURİYENİN BİRÇOK KENTİNDE YAŞANAN VE KAMUOYUNUNA YANSIYANLARI ÖĞRENEBİLİYORUZ ANCAK YANSIMAYAN BİRÇOK KATLİAM VAR”

    Selefilerin yarattıkları bu algı üzerinden katliam yürüttüklerini belirten Çiçek, şunları ifade etti:

    “Propagandayı öyle geliştirdiler. İktidar değişikliğiyle birlikte HTŞ gücü eline geçiridi ve şu anda Suriye’deki Aleviler savunmasız durumda. Suriye’ye bir bütün bakıldığında Arapların ya da bölgede faaliyet yürüten Kürtlerin Deyrizor tarafında bulunan  Dürzilerin ise bölge anlamında kendilerini savunacak güçleri, askeri yetenekleri var. Ama özellikle Lazkiye, Hama, Tartus bölgesinde Aleviler şu anda savunmasızlar ve Alevilere katliamlar yapılıyor. Ancak bu yaşananlar ciddi anlamda kamuoyuna yansıdığı kadar görebiliyoruz.”

    MARAŞTA ÇORUMDA SİVASTA YAŞANAN KATLİAM BUGÜN SURİYEDE YAŞANIYOR”

    Geçmişte Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da yaşadıkları katliamların aynısını Suriye’de de yaşandığını dile getiren Çiçek, “Burada Aleviler hangi katliamları gördülerse orada da bugün aynı katliamlar yaşanıyor. Biz Alevilerin bu konuda duyarlı olmalarını ve kamuoyu oluşturmalarından yanayım” diye belirtti.

    Suriye’de yaşananlarla ilgili Türkiye’deki Alevilerin hassasiyetlerini artırmak ve bunu sürekli gündemde tutmak gerektiğine vurgu yapan Çiçek, “Eğer bunlar durdurulmazsa gelecekte biz Aleviler Türkiye’de bu katliamlarla karşılaşabiliriz. Tarih çok uzak değil, geçmişte yaşananları tekrar yaşayabiliriz bu anlamda daha çok duyarlı olmalıyız. Avrupa’da 30 yıldır örgütlü olan Avrupa Alevi Federasyonu ve diğer Alevi kurumları uluslararası örgütler üzerinde bir baskı süreci oluşturabilir.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Birleşmiş Milletler bu konuda Suriye’de daha aktif rol alabilir. Suriye üzerinden de bu süreç işletilmeli.Alevilerin gelecekte yaşamları garanti altına alınabilmesi için Avrupa Birliği üzerinde baskı oluşturulabilir katliamlar durdurulabilir. Başka türlü bu tür durdurulamaz. Ancak tüm kesimlerle birlikte bir arada olursak bu katliamları durdurabiliriz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Çiçek: Aleviler olarak barış konusunda daha fazla inisiyatif almalıyız-VİDEO

    Çiçek: Aleviler olarak barış konusunda daha fazla inisiyatif almalıyız-VİDEO

    PİRHA- Müzakere sürecine dair değerlendirmede bulunan, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği yöneticisi Kemal Çiçek, bir tarafta barış görüşmeleri yapılırken diğer taraftan HDK’ yapılan operasyonlar, belediyelere kayyum atanması, gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklamaların yaşanması AKP’nin kendi barışını yaratma girişimi olarak değerlendirerek, “Barış olabilmesi için ülkede yaşayan tüm demokrasi güçlerin Alevilerin, sendikacıların yan yana gelmesi gerekiyor” dedi.

    Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesine dair yapılan tartışmaları Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği yöneticisi Kemal Çiçek, PİRHA’ya değerlendirdi.

    AKP’nin barış, demokrasi, kardeşlik ve hukuktaki adaletsizlik söylemleriyle iktidara geldiğini belirten Kemal Çiçek, “Kitlelerin o dönem hoşnutsuzluğu vardı bu da Erdoğan ve hükumetinin iktidara gelmesini sağladı ve bir dönem bu söylemlerle yürüdü. Daha sonra kendi demokrasisini oluşturmaya başladı. Anayasada, yargıda, eğitimde yaptığı değişiklikler ile Türkiye’yi kendi anlayışına göre yönetmeye çalıştı ve o konuda da başarılı oldu” dedi.

    “BARIŞ GÖRÜŞMELERİ SÜRERKEN KAYYIMLARIN VE OPERASYONLARIN YAŞANMASI ANLAŞILIR DEĞİL”

    Mevcut gelişmelere bakıldığında görüşmelerin olumlu sonuçlanacağına inanmadığını ifade eden Çiçek, “Çünkü bir tarafta barış görüşmeleri yapılırken diğer tarafta belediyelere kayyum atanması, gazetecilerin gözaltına alınması, toplumun tüm kesimlerinin zapturapt altına alınarak aslında ‘ben barışçı açıklamaları yapıyorum ama kendi barışımı getiririm’ anlayışıdır. Barış diyerek demokrasi güçlerine karşı bir baskı oluşturuyor” diye belirtti.

    “BARIŞ SÜRECİNİN BAŞLATILMASI SURİYE’DEKİ KÜRT KAZANIMLARININ BERTARAF EDİLMESİ AMAÇLI”

    Çiçek, iktidarın Suriye’deki demokrasi güçlerinin kazanımlarından rahatsız olduğu, oradaki gelişmeleri engellemek için barış süreci başlatıldığının altını çizerek, “Suriye demokrasi güçlerinin orada kendi iradeleriyle oluşturduğu bir yönetim anlayışı var. İktidarın ise bundan hoşnut olmadığı için buradaki kazanımlarını bertaraf edilmesi için bu süreci başlattı. Asıl amaç aslında orayı bertaraf etmekti” diye konuştu.

    Daha düne kadar HTŞ’yi terörist ilan edenlerin bugün görüşmeler gerçekleştirip aynı noktada birleşebildiklerini vurgulayan Çiçek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Coloni’ ye ‘sayın cumhurbaşkanım’ demesi bir vahamet. Çünkü Colani seçilmiş bir cumhurbaşkanı değil. Demokratik yollarla gelen bir grup değil. Uluslararası güçlerin uzun zamandan beri ortak yürüttükleri operasyon sonucu Suriye’de bir rejim değişikliği yapıldı ve devam ediyor” diye belirtti.

    BU KADAR GÖZALTI VE TUTUKLAMALARIN YAŞANDIĞI BİR YERDE BARIŞ OLMAZ. OLSA OLSA AKP’NİN KAFASINDAKİ BARIŞI OLUR.

    Barış görüşmelerinin sürdürüldüğü bir dönemde Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik operasyonların gerçekleşebiliyor olmasının oldukça düşündürücü olduğunu söyleyen Çiçek, “İmralı, Avrupa ve Suriye demokratik güçleri ile mektupların ve heyetlerin gidip geldiği bir dönemde böyle bir operasyonun yapılması ne istendiğinin göstergesi. Buradan da barış çıkar mı? Bence barış çıkmaz” dedi.

    Barış olabilmesi için ülkede yaşayan tüm demokrasi güçlerin Alevilerin, sendikacıların yan yana gelmesi gerektiğinin altını çizen Çiçek, “İşçi sınıfı ile birlikte örgütlenerek demokrasi cephesini ancak genişlettiğimizde biz barışı sağlayabiliriz. Bunu sağlamak için daha çok çalışmak daha çok emek harcamak gerekiyor. Evet barışı sağlamak zordur savaşı savunmak kolaydır” ifadelerine yer verdi.

    “ALEVİ KURUMLARI BARIŞ İÇİN DAHA FAZLA ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

    Barış konusunda Alevi kurumları olarak  inisiyatif almaları gerektiğinin altını çizen Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği yöneticisi Kemal Çiçek, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Aleviler olarak barışı biz daha çok savunmalıyız. Çünkü 72 millete aynı nazardan bakıyorsak bu konuda bizler inisiyatif almalıyız.

    Pınar Aydınlar gibi tutuklanan tüm arkadaşlara yapılan muameleyi kabul etmiyoruz.  HDK içerisinde mücadele veren ve  tutuklanan gazeteciler, aydınlar, yazarların derhal özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz. Temennimiz bu doğrultuda ama temenni yetmiyor. Demokrasi mücadelesini daha çok geliştirmek gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Abdal Musa Dergahı’nda bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı’nda bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği üyeleri, anma etkinlikleri öncesinde Abdal Musa Dergâhı’na ziyarette bulunarak rızalık lokmalarını paylaştı. Abdal Musa Dergâhı içinde bulunan Budala Baba Türbesinde ilk defa semah dönüldü. 

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği üyeleri, 280 üyenin katılımı ile Abdal Musa Dergâhı’na ziyarette bulundu. Dergahta sabah kahvaltısı toplu olarak yapıldıktan sonra Abdal Musa Türbesi ziyaret edildi.

    TÜRKÇE VE KIRNAMÇKİ NEFESLERLE SEMAH DÖNÜLDÜ

    Kızıldeli Ocağı evlatlarından Yol hizmetkârı Mustafa Sazcı‘nın okuduğu gülbeng sonrasında Zakir Hayri Aslanboğa ile birlikte deyişler, nefesler okundu. Ardından dergâh içerisinde bulunan dilek için çerağlar yakıldıktan sonra türbe içerisinde bulunan dilek ağacı ve Budala Baba Türbesi ziyaret edildi. Burada Türkçe ve Kırmançki nefesler eşliğinde semahlar dönüldü. Kızıldeli Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı’nın okuduğu gülbenk sonrası lokmalar canlara pay edildi.

    “GIDAMIZI MUHABBKETTEN ALIYORUZ”

    Lokma paylaşımı sonrasında Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği idari binası içerisinde bulunan konferans salonunda bir araya gelindi. Kızıl Deli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Hacı Bektaş Dergahı’nın girişinde müze yazan kısmında bir kitabe vardı, daha sonra bu kitabe kaldırıldı. O kitabede, bu kapı ışıkların kapısıdır eksik gelen tamam olur. Biz bu dergâhlara eksiklerimizi tamama yazdırmak için geliyoruz. Biraz önce lokma muhabbeti yapıldı. Hüdai babanın da bir nefesi var. Hüdai Baba diyor ki ‘Hüda’ya vasıl olmayan, kursağı kulaktan gıda almayan dünyayı yese doyar mı? İnsan gerçekten dünyayı yemekle doymaz. Ancak hakikatin ilmiyle, hakikatin bilgisi ile kişi kendi nefsini sırlayarak kendini pişirebiliyorsa o insan lokmadan yemeyebilir. Kaldı ki bugün bütün yöneticilerimiz lokma yemeden ayrılacak ama biz gıda lokmamızı burada sevgiden muhabbetten aldık. Onun için bizim için yeterli olan da buydu” diye konuştu.

    İKTİDARA ELEŞTİRİ

    Alevilerin Türkiye’de yaşadığı sorunlar üzerine değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği YK üyesi Kemal Çiçek yaptığı konuşmada, “Bugün biz Abdal Musa Dergâhı’na ziyaret gerçekleştirdik. Bu salonda bulunan herkes kendi imkânları ile  rızalık lokmalarını verdi, yolumuz bu. Devletin cemevlerimize vereceği paraya bizim açımızdan baktığımızda, bu dergâhımızı teslim almaktır. Bu işveren işçi ilişkisine döner. ‘Ben senin maaşını vereceğim sen de bana çalışacaksın’ demektir. Bu anlamıyla özellikle genç arkadaşlarımızın bu konuda çok daha çaba sarf etmeleri lazım” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar da, iktidarın Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerine yönelik tutumunu eleştirerek şunları ifade etti:

    “Siyasal iktidar cemevini inanç yeri olarak kabul etmiyor, ‘dedeye maaş vereyim’ diyor ama cemevini ibadethane olarak kabul etmiyor. Peki dede orada ne iş yapacak? Dedenin görevi cemevinde hizmet yürütmek değil mi? Cemevini kabul etmiyorsun, yasallaştırmıyorsun. Şu anki mevcut hükümet sadece Alevilere bir şeyler vermiş gibi görünerek hiçbir şey yapmıyor. Onun için Aleviler olarak bu konuda daha duyarlı olacağız kendi değerlerimize sahip çıkacağız. En önemlisi de bu eğitim sorunu çok önemli. Çünkü çocuklarımızın küçük yaşta anlayışını, yaşam biçimini değiştirmeye çalışıyorlar.”

    Konuşmaların ardından nefes ve deyişlerle birlikte semaha duruldu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Antalya’da Alevilerden, Abdal Musa Türbesi’ne ziyaret sonrası muhabbet- VİDEO

    Antalya’da Alevilerden, Abdal Musa Türbesi’ne ziyaret sonrası muhabbet- VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği, Elmalı Tekke Köyü’nde bulunan Abdal Musa Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ardından yapılan muhabbette söz alan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği YK Üyesi Kemal Çiçek, “Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği üzerinden yapılan söylemleri kabul etmiyoruz. Yıllardır farklı partilere oy veriyoruz ama hiçbir zaman hiçbir partiyi inancından dolayı sorgulamadık” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği, Elmalı Tekke Köyü’nde bulunan Abdal Musa Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Zakir Mustafa Sazcı deyişler söyleyerek, gülbeng okundu.

    Daha sonra Budala Sultan Türbesi’ne geçildi ve bu ziyaretin ardından Abdal Musa Kültür Tanıtma ve Yaşatma Derneği konferans salonunda bir araya gelindi.

    Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, Naciye Çokbilir, Zakir Hayri Aslanboğa ve Kader Bahadır katılımcıların rızalıklarını alarak muhabbet erkanı oluşturdu.

    “KILIÇDAROĞLU’NUN ALEVİLİĞİ ÜZERİNDEN SÖYLENEN SÖZLERİ KABUL ETMİYORUZ”

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği YK Üyesi Kemal Çiçek, bir konuşma yaptı.

    Çiçek, “Özellikle son yıllarda kültürümüzün, inancımızın asimile edilmesine ilişkin bir çalışma var. Her gün kamuoyunda görüyoruz ve yaşıyoruz. Bizimle ilgili söylenen sözlerden de rahatsızız. Özellikle bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğinden dolayı yapılan söylemleri kabul etmiyoruz. Yıllardır farklı farklı partilere oy veriyoruz ama hiçbir zaman hiçbir partiyi inancından dolayı sorgulamadık, sorgulamayız da. Sorgulamak bizim kültürümüzde, felsefemizde, anlayışımızda yoktur. Diyanet İşleri Başkanı’nın özellikle Tunceli Cemevini ziyaret etmesi, bu yolu sürdürenlere karşı bir asimilasyon ve yok etme politikasıdır. Bugün huzurunda olduğumuz Abdal Musa’yı, Hacı Bektaşi Veli’yi yetiştiren kadındır. Bu anlamıyla bu salonda yoğunluklu olarak kadın canlarımız var. Bu yolun sürdürülmesine gönül vermiş, ikrar vermiş bizler bu yolu yaşamalı ve yaşatmalıyız.”

    Çiçek’in yaptığı konuşmadan sonra zakirler deyişler söyledi. Ardından da pişirilen lokmalar gelen canlara pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA