PİRHA – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimleri “darbe” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Yönetim Kurulu üyesi Kemal Koldakoç, “Sadece çatıştıran, düşman eden bir politika üzerine çalışmaktalar” dedi.
14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi için iktidar cephesinin, seçimi “darbe” olarak nitelendirmesi ve sandık güvenliği konusundaki açıklamaları tartışmaları büyüttü.
Seçimleri “darbe” olarak nitelendirenlerden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sözlerine bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Yönetim Kurulu üyesi Kemal Koldakoç’tan geldi.
“TOPLUMU ÇATIŞTIRAN BİR POLİTİKA ÜZERİNDEN KURGU YARATIYORLAR”
Soylu’nun açıklamalarını PİRHA’ya değerlendiren Koldakoç, “Ötekileştiren, yok sayan, toplumun sorunlarını çözmek yerine yeni sorunlara kapı aralayan bir pozisyon yaratmalarını anlamak mümkün değil” dedi.
Koldakoç, iktidarın seçim sürecine ilişkin elindeki argümanları yitirdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Artık yıkılmış, dökülmüş, çaresizliğe düşmüş olan siyasal iktidar, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimin, darbe niteliği taşıdığı üzerinden bir politikayı devreye sokmuş olması gerçekten ülkemiz adına çok kötü. Bu durum, olumsuzluk barındıran ötekileştiren, yok sayan ve toplumun sorunlarını çözmek yerine yeni sorunlara kapı aralayan bir pozisyondur.
Sorunlara dair çözüm önerileri olmayanlar maalesef sadece çatıştıran, düşman eden, ayrıştıran bir politika üzerine bir kurgu yaratmaya çalışıyorlar. Ancak bu kurgu tutmayacaktır. Bu, onların son çabaları, son sözleridir. Toplum artık o dönemleri aşmıştır. Bu tarz yaklaşımlara kesinlikle izin verilmeyecek, bu değişim ve dönüşüm mutlaka gerçekleştirilecektir.”
PİRHA- Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı Alevi başlıklı videoya ilişkin konuşan PSKAD Alanya Şube YK üyesi Kemal Koldakoç, “Ülkemiz olağanüstü bir dönemden geçiyor. Toplumun bütün kesimlerinin savrulduğu taleplerinin dikkate alınmadığı, mevcut hak ve özgürlüklerin, yaşam biçimlerinin tamamen altüst olduğu bir dönem yaşıyoruz” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSKAD) Alanya Şube YK üyesi Kemal Koldakoç, Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı “Alevi” başlıklı video hakkında konuştu.
Seçim sürecinde kendi gerçeklikleri ile yüzleşme fırsatı da bulduklarını ifade eden Koldakoç, “Bir değişim dönüşüm sürecinde başlatmış olduğu yüzleşme aynı zamanda siyasi partilerin şu andaki davranış biçimleri, politik yaklaşımlarının tümüne baktığımızda sanki bu sorunlar daha önceden yokmuş, bugün var olmuş gibi birtakım yaklaşımlar ve çözüm önerileri üzerinden değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz” dedi.
“DEMOKRASİNİN OLMAZSA OLMAZI ORTAK YAŞAMDIR”
Eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünün ülke içerisindeki kısıtlılığına dikkat çeken Koldakoç, şunları dile getirdi:
“Aslında var olanı yok sayma bir insan hakları ihlalidir. Demokrasinin olmazsa olmazı farklı inançların, kültürlerin, dillerin ortak yaşamıdır. Bu ülkede bütün insanlar eşit yurttaşlık hakkı üzerinden demokrasinin tüm kurumlarıyla bütün yurttaşlarına eşit davranması gerekirken bir cumhurbaşkanı adayının bile baskı sonucunda kendi etnik yapısını açıklamak zorunda bırakılmış bir ülkede yaşıyoruz maalesef bunu üzülerek söylüyorum. Biz haklar ve özgürlükler açısından baktığımızda insanların kendi doğuştan getirdiği niteliklerinin tartışma konusu olmasından dolayı ve bunu açıklama ihtiyacı duymasından dolayı üzüntülüyüz. Ama böylesine bir argümanın kullanılması da çoğaltmak için siyasetin elindeki birtakım kozların alınması kullanım alanı olarak ortaya çıkarılmasını engelleyen bir durum olarak da değerlendirmek gerekir.”
Koldakoç, son olarak, “21 yıllık bir iktidarın toplumun bütün kesimlerinde yarattığı hasarı derleyip toparlayabilmek için şu andaki mevcut iktidara alternatif olarak bir ittifakın, bir birlikteliğin oluştuğu önemli bir süreci de yaşıyoruz. Umarım bu ülkede tüm söylediğim şeylerin diğer boyutlarının artık tartışılmayacağı yeni bir dönemin başlangıcı olacak diye de düşünüyorum. Bu seçim sürecini ve ittifakların aslında bir aday üzerinde yoğunlaşmış olması geçmişten gelen deneyimlerimizin birikimlerimizin sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bir an önce bu dönemi kapatıp yeni bir dönemin kapısını aralamak yol açmak gerekir” ifadelerine yer verdi.
PİRHA- Büyük Alevi Kurultayı sonrasında Alevi hareketinin sahada çok daha örgütlü olarak sokağa çıkması ve iktidarın hamlelerine bir karşı koyuşu başarabilmesi gerektiğini söyleyen PSAKD Alanya Şube Yöneticisi Kemal Koldakoç, “Sokağa çıkmayan, talebini büyütmeyen, geliştirmeyen bir anlayışla bu işin olmayacağını artık anlamamız gerekiyor” dedi.
AKP hükümetinin cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesine alan kararına karşı Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Demokratik Alevi Derneği, 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı yaptı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Başkanı Yürütme Kurulu Üyesi Kemal Koldakoç, 25 Aralık’ta Alevi örgütlerinin İstanbul’da gerçekleştirdiği Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“LAİKLİK OLMADAN HİÇBİR İNANÇ İBADETİNİ ÖZGÜRCE YAPAMAZ”
Toplumun ülkedeki genel sorunları sahiplenerek ortak mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Koldakoç, “Bir şey mücadele edilmeden kesinlikle elde edilemez, kazanılamaz. Metal işçileri yasaklanmasına rağmen direnerek kendi haklarını şu andaki mevcut durumun çok daha iyi seviyesine çıkarttılar. İyi bir ücret ve sosyal haklarını elde edebildiler. Buna sadece Alevilerin mücadelesi olarak da bakmamak gerekiyor. Yani bu ülkede yaşayan tüm halkların, tüm insanların ortaklaştırdığı bir mücadeleyi mutlaka görmek gerekiyor. Yani sadece Alevilerin sorunu olarak bakıldığı müddetçe yalnızlaşıyorsunuz, bir etkiniz olmuyor ve dolayısıyla asimile oluyorsunuz. Bizim yaşamak istediğimiz koşulları yaratma olanakları neredeyse sıfır noktasındadır. Alevilik sorunu değil, laiklik sorunudur. Laiklik olmadan hiçbir inanç grubunun kendini ifade edebilme, ibadetini yapabilme olanakları yoktur” dedi.
“MÜCADELE ALANINA DÖNÜŞMESİ GEREKİYOR”
Büyük Alevi Kurultayı’nın bu gücünün mutlak bir mücadele hattına evrilmesi gerektiğine vurgu yapan Koldakoç, “Büyük Alevi Kurultayı için benim algıladığım şuydu: Bürokratik bir yapıya dönüşmüş temsilciler boyutu, sadece siyasi partilerle diplomatik görüşmeler yapan bir durum vardı. Bunun ötesinde sokağa çıkmayan, sokakta talebinin büyütmeyen, geliştirmeyen bir anlayışla bu işin olmayacağını artık anlamamız gerekiyor. Görüşme elbette ki olmalıdır, o bir diplomasidir. Diplomasinin ötesinde arkasında durabileceğin bir kitleyi de hazırlamak zorundasın. Fiili olarak kesinlikle bir mücadele alanına dönüştürmesi gerekiyor. Yenikapı kurultayının ve bölge toplantıların ardından, demokratik kitle örgütleri ile ortak mücadele edilmesi gerekir. Mutlaka meşru bir alana dönük olarak ne yapılması gerekiyor tartışılmalı. Belki günlerce belki aylarca sürebilecek bir mücadeleyi yaratmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KABUL ETMİYORUZ”
Kemal Koldakoç, şunları dile getirdi:
“Şimdi seçim dönemine giriyoruz. Aleviliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlamak gibi yok sayan asimilasyoncu bir anlayışı getiriliyor. Alevilerin sorunu sadece elektrik borcunun ödenmesi, kirasının ödenmesi, bakım onarım gibi ve hatta daha ileriye giderek dedelere maaş bağlamak değildir. Buna onay veren Alevileri, dedeleri protesto ederek düşkün ilan etmemiz gerekiyor. İlan edildi ama yetmez söylemek de yetmez ne yapmak gerekiyor? Sokağa da bunu yansıtmak gerekiyordu. Orada cemevlerine ibadethane ve cemi de bir ibadet olarak anlamayan ve ancak bir torba yasayla birtakım ihtiyaçları karşılama biçimi ile ‘sizin sorununuzu da çözdük pozisyonu yaratmalarını kesinlikle reddediyoruz. Böyle bir anlayışı kabul etmiyoruz.”
PİRHA-Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine dair konuşan PSAKD Alanya Şubesi YK üyesi Kemal Koldakoç, “Ülkemizde insan hakları sorunu var. Bursa’daki olay bir sonuç aslında. Zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır” dedi. Koldakoç, söz konusu öğretmene bir yaptırım uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Koldakoç, geçtiğimiz aylarda Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.
“ÜLKEDE İNSAN HAKLARI SORUNU VAR”
Sözlerine “Ülkemizde aslında temel sorun insan hakları sorunu” diyerek başlayan Koldakoç, eğitim sistemini eleştirdi.
Koldakoç, “Nereden bakarsanız bakın eğer bu ülkede demokratik, laik, bilimsel bir eğitim verilemiyorsa; siz neresinden bakarsanız bakın toplumsal ayrıştırmaya uygun bir pozisyon yaratmış olursunuz. Temelde Alevilik sorunu olarak baktığımız müddetçe bu ülkede yaşayan yurttaşlar olarak bu sorunun çözülebilme olanakları neredeyse sıfır. Aslında insan olarak bakmalı, Sünnilik, Alevilik boyutlarıyla tartışmak yerine, yurttaşlık hakkı olarak ve laiklik anlayışı bünyesi içerisinde tartışmak gerekiyor. Onu talep etmek ve hayata geçirebilmenin koşullarını yaratmak gerekiyor” dedi.
“BURSA’DAKİ NEFRET SÖYLEMİ BİR SONUÇTUR”
Koldakoç, öğretmenlik mesleğinin de zaman içerisinde olumsuz yönde ilerlediğini belirterek, “Genelde öğretmenlik mesleği açısından baktığımızda da öğretmenlik mesleğinin statüsünü ortadan kaldıran, öğretmeni objektif ve somut bilimsel anlayıştan uzaklaştıran, tamamen manevi alanlara doğru yönelten ve biat kültürünü yaratmaya çalışan bir anlayış var. Bursa’daki olay aslında sonuçtur. Yıllarca yapılan öğretmenlik mesleğinin statüsünden kopartılmasının sonucudur zaten. Bir öğretmen eğer bir ayrımcı, inkârcı, aşağılayıcı, yok sayıcı bir yaklaşım içerisinde bulunuyorsa bunun bir yaptırımı mutlaka olmalıydı. Ama kim yaptırım uygulayacak? Karşılıksız kalan bir nevi de ödüllendirilen bir öğretmenlik mesleği ile de karşı karşıyayız. Katıldığımız toplantılarda demokrasiye, barışa ve kardeşliğe ihtiyacımızın olduğunu her zaman vurguluyoruz. Mücadele boyutumuz aslında bu boyutta olmalı. Demokrasi, insan hakları, laiklik ilkesinin mutlaka bu ülkede egemen kılınabileceği bir mücadele hattı yaratmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“ZORUNLU DİN DERSLERİ BİR BASKI ARACIDIR”
Zorunlu din derslerinin bir baskı aracı olduğunu söyleyen Koldakoç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buna sadece bir Alevilik sorunu olarak bakmamak gerekiyor. Zaten demokrasi ve laiklik uygulandığı zaman bütün inanç grupları, etnik yapılar kendilerini ifade edebilecek, eşit yurttaşlık statüsünü kazanmış olacak. Aleviler olarak aslında bir şeyi unutmamak gerekiyor. Bizi istedikleri gibi yönlendirecekleri, istedikleri statüye, asimilasyoncu bir anlayışın potasına sokabilecekleri pozisyona düşmemek gerekiyor. Yani talep eden değil, mücadele eden boyuta taşımak gerekiyor. Mücadele edilmeden bir hakkın elde edilebilmesi ve onun gereklerini yerine getirebilme olanakları neredeyse yok denilecek gibidir. Mesela zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır aynı zamanda. Din derslerinin mutlaka seçmeli olması gerekiyor. İnsanların tercihlerine bırakılmalıdır. Bütün dinlere ve inançlara eşit mesafede bulunabilecek bir durumu yaratmak gerekiyor.”