PİRHA- 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 2. gününde Geyiksuyu’nda madencilik projesine tepki göstermek için yürüyüş yapıldı.
“Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” temasıyla 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali devam ediyor.
Festivalin ikinci gününde Dersim merkeze bağlı Deşt (Geyiksuyu) köyünde madencilik projesine tepki göstermek için yürüyüş yapıldı. ‘Doğana sahip çık, madene geçit verme’ pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık ‘Dersim’de maden istemiyoruz’ , ‘Doğama, havama, suyuma dokunma’ sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından Geyiksuyu ve Çevre Köyleri Doğayı Koruma Platformu ve çevre dernekleri ile siyasi parti temsilcileri konuşma yaptı.
“YAŞAM ALANLARIMIZI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Dersim coğrafyasında binlerce hektarlık alanın madencilik projeleri için ruhsatlandırıldığını belirten Geyiksuyu ve Çevre Köyleri Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü Hıdır Yıldız, “Maden şirketleri, pusuda beklemektedir ancak bizler de nöbette olacağız. Doğamızın kıyımına izin vermemeye kararlıyız. Yaşam alanlarımızı savunmaya devam edeceğiz” dedi.
“MADEN ŞİRKETLERİNE ENGEL OLMAZSAK DERSİM DİYE BİR YER KALMAYACAK”
Dersim coğrafyasının birçok noktasının tehlike altında olduğuna dikkat çeken Munzur Koruma Kurulu Sözcüsü Hasan Şen, “Eğer biz maden şirketlerine engel olmazsak Dersim diye bir yer olmayacak. Birlikte mücadele edersek mutlaka maden şirketlerini engelleriz. Sekasur, Geyiksuyu ve Cevizlidere tek başına bir şey kazanamaz, parçalı bir şekilde mücadele edersek maden şirketleri başarılı olur” diye belirtti.
“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Polen Ekoloji Kollektifi’nden Umut Şener, “Bu saldırıları püskürtene kadar doğanın ve yaşamımızın hakkını koruyana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“MADEN PROJELERİ YAŞAMIMIZA ZARAR VERECEKTİR”
Madencilik projeleri uygulanırsa coğrafyalarının yok olacağını söyleyen CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Son zamanlarda Dersim’de kanser vakaları arttı. Maden projeleri yaşamımıza zararı verecektir” diye ifade etti.
“MÜCADELEYİ BİRLİKTE ÖRERSEK KAZANIRIZ”
Sermayenin her şeye düşman olduğunu vurgulayan Munzur Çevre Derneği Dersim İl Temsilcisi Yusuf Topçu, “Elbette ki hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz ama en önemli şey örgütlenmektir. Bizler Sekasur’da, Geyiksuyu’nda, Cevizlidere’de mücadeleyi birlikte örersek kazanırız” dedi.
Kürdistan coğrafyasının %70’inin maden sahası ilan edildiğini söyleyen ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, “Türkiye’nin her tarafında maden çalışması var. Dersim’in %57’si de maden sahası ilan edildi. Dersim halkı madenlere karşı mücadelesini başlatmıştır ve madenlere geçit vermeyecektir” diye konuştu.
PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, 15-16 Haziran Direniş’inin yıldönümü ve kayyım tarafından işten atıldıktan sonra greve başlayan işçilerle dayanışma yürüyüşü gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “15-16 Haziran, işçi sınıfının kendi gücünü keşfettiği, birleştiğinde önünde hiçbir engelin duramayacağını kanıtladığı bir başkaldırı ve hak arayışı günüdür. Dersim Belediyesinden atılan işçiler olarak kayyumların geri çekilmesini, işten atılan emekçilerin bir an önce işe iade edilmesini talep ediyoruz” denildi.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Dersim Belediyesine kayyım atandıktan sonra işten atılan işçiler için “Kayyımlar geri çekilsin işçiler işe iade edilsin” şiarıyla yürüyüş düzenledi.
Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yapılan yürüyüşte sık sık “Kayyım gidecek biz kalacağız”, “Dersim’de kayyım istemiyoruz”, ”Birleşe birleşe kazanacağız”, “ İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları atılırken “15-16 Haziran’ı selamlıyoruz emeğimize sahip çıkıyoruz“ yazılı pankart taşındı.
Açıklama saygı duruşuyla başlarken basın metnini kayyım tarafından işten atılan işçi Ali Mükan, okudu.
İlk olarak sözü alan DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Başkanı Yaşar Yamaç, DİSK Genel Başkanları’nın işçilerin yapmış olduğu direnişe karşı sessiz kaldığını bu konuda bir açıklama yapmamalarını talihsizlik olarak niteledi.
“15-16 HAZİRAN’LA İŞÇİLER KENDİ GÜCÜNÜ KEŞFETTİ”
Ali Mükan, bugünün Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’nin 55’nciyıl dönümü olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“15-16 Haziran’da emekçilerin zincirleri kıran öfkesi sel olup meydanlara aktı. Fabrikalarda şalter indi, sokaklar ‘Yaşasın sınıf mücadelesi’ sloganlarıyla yankılandı. İstanbul’un, Kocaeli’nin, Ankara’nın fabrika bacalarından yükselen dumanlar, isyanın kıvılcımına dönüştü. Yüz binler, ‘Haklarımız için, onurumuz için’ diyerek sokağa döküldü. 15-16 Haziran, işçi sınıfının kendi gücünü keşfettiği, birleştiğinde önünde hiçbir engelin duramayacağını kanıtladığı bir başkaldırı ve hak arayışı günüdür. Son yıllarda ülkedeki anti demokratik uygulamalar, baskı ve zulüm politikalarından işçiler de payına düşeni almıştır.”
“EMEKÇİLERİN BİR AN ÖNCE İŞE İADE EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
Gelinen süreçte yoksulluğun had safhada olduğunu ifade eden Ali Mükan, “Bizler Dersim Belediyesinden atılan işçiler olarak 165 gündür her türlü zorluğa karşı yaşam mücadelesi veriyoruz. TÜİK’in resmi verilerine göre Dersim’de son iki yılda yaklaşık 2.700 kişilik net göç yaşanmıştır. Ancak gerçekte bu rakam daha da fazladır. Dersim’in göç vermesinin temel nedenleri arasında ekonomik yetersizlikler ve işsizlik yer almaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de halkın seçilmiş iradesini gasp edip, işçileri işten çıkarmak bu kentte yaşamaya çalışan emekçileri adete sürgüne göndermek demektir. Kayyum sadece, halkın iradesini gasp etmek değil, o bölgenin dilini, kültürünü, kimliğini ve emekçilerin alın terini de yok etmektir. Bizler Dersim Belediyesinden atılan işçiler olarak kayyumların geri çekilmesini, işten atılan emekçilerin bir an önce işe iade edilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Ardından söz alan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, emek mücadelesinin yanında olduklarını belirtti. Özcan, şunları ekledi:
“Çünkü biliyoruz ki emek olmadan üretim, kalkınma, demokrasi olmaz. Burada bir araya gelişimiz sadece geçmişi anmak için değil. Aynı zamanda geleceğe sahip çıkma kararlılığımızdır. Bugün burada farklı siyasi görüşlerinden gelen dostlarımızla sendika temsilcilerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve yurttaşlarımızla kol kola olmamız bu topraklarda emeğin dayanışmanın ve demokrasinin hala ne kadar güçlü bir değer olduğunu göstermektedir. CHP olarak emeğe ve onun örgütlü mücadelesine inancımız tamdır. Biz mücadeleyi ne yalnızca kendi adımıza ne de sadece bugün hesabıyla yürütüyoruz. Biz çocuklarımız için, geleceğimiz için daha adil bir Türkiye için bu mücadeleyi veriyoruz. Bugün burada bulunan emekçi dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu birliktelik emek tarihimiz için yeni bir umut olacaktır” diye konuştu
“MÜCADELEYİ BÜYÜTMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise açıklamada mücadele etmekten başka çağrı olmadığını belirterek şunları konuştu:
“Ortak mücadeleyi yürüttüyse aynı şekilde onlardan öğreneceğimiz birleşik mücadeleyi büyütmekten başka çaremizin olmadığını görmemiz lazım. Emek Partisi olarak bugün 15-16 Haziran direnişinin yıl dönümünde Ocak ayında başlattığımız barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş kampanyasını işçileri meclise çağırarak işçiler kendi yasasını yapıyor diyerek kampanyasını büyüterek orada bugün sonlandırdık. Bu on binlerce işçinin, emekçinin, kadının, gencin verdiği imzalarla siyasi partilerin, sendikaların, kitle örgütlerinin desteğiyle büyüyen bir kampanyaydı. Bu sadece bir imza metni değil, temel amacı ortak mücadeleyi, birleşik mücadeleyi, yasaksız grevi ve işçilerin özgürce istedikleri sendikaya üye olması için ortak mücadeleyi için yapılmış bir çağrı için. Bundan sonra da bu çağrıyı büyüteceğimizi belirtmek istiyoruz. 2024 yılı 31 Mart seçimlerinden sonra burayı biliyorsunuz Dersim ittifakı kazandı. O günden bugüne 7 ay sonra kayyum geldi. Kayyumların en çok yaptığı şeylerden biri rant ve talanla birlikte ekmeğini buradan emeğiyle karşılamaya çalışan işçileri çıkarmakta olsun. Burada da aynı şeyi işçi arkadaşlarımız yaşadı. Günlerdir direnişlerini, mücadelelerini sürdürüyorlar. Ve onların yanında olduğumuzu bir tek bir daha dile getirmek istiyorum.”
“KAYYIMLAR SADECE BELEDİYELERİ GASP ETMİYOR, HALKIN KİMLİĞİNİ GASP EDİYOR”
Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, kayyımların sadece belediyeleri gasp etmediğini aynı zamanda halkın kimliği ve kültürünü de gasp ettiğini vurguladı. Konak, “Emekçi arkadaşlarımızı iş alanlarında, verimli olamayacakları alanlarda görevlendirdiler. İşte adama göre iş yarattılar. Ve yaklaşık 58 tane arkadaşımız 42’si emekli olmak üzere resmen emekliyi ayırmak üzere 16 kişiyi de işten çıkarttılar. Ekonomik krizin yaşandığı bu süreçte hangi arkadaşımız 14 bin 22 bin lirayla geçimini yapar sağlar arkadaşlar? Mümkün mü? Değil. Ve sadece işten çıkarılan arkadaşlarımızı psikolojik sorunları yaşanmayacak. Ailelerinde sosyal sorunlar da yaşamaya başlayacak. Çünkü işsizliğin çığ gibi büyüdüğü ildeyiz. Bu anlamda arkadaşlarımızın üzerindeki psikolojik baskıların kaldırılması bizim talebimizdir. Kayyımların irade gaspına dün karşı olduğumuz gibi bugün ve bundan sonra da mücadelemiz devam edecektir. İşten uzaklaştırılan arkadaşlarımızı işe alınmaları bizim en büyük talebimizdir. Ve ayrıca da 55 yıl önce 15-16 Haziran’da mücadelede bedel ödeyen ve bu 55 yıllık süre içerisinde hak, adalet ve hukuk için mücadele ederken zindanlarda duran zindanlarda olan arkadaşlarımıza da buradan Dersim’den selamlarımızı gönderiyoruz. Bedel ödeyen arkadaşlarımız da saygıyla, hürmetle, minnetle anıyoruz” diye kaydetti.
“SOSYALİZM MÜCADELESİNİ BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Son olarak söz alan ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi de şunları konuştu:
“Emek ve sermaye çelişkisinin olduğu bir ortamda, iktidar eğer sermayeden yana tutum alıyorsa işçi direnişlerin de işçilere saldırıyorsa patronu koruyorsa bu mücadele de devam edecek. Yani 55 yıl da geçse, yüz yıl da geçse bu çelişki ortadan kalkmadığı sürece bizler işçiler, emekçiler olarak mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Sömürüsüz, baskısız, adaletin eşitliğin, kardeşliğin olduğu, iş gücünün, sermayeye peşkeş çekilmediği bir toplumu bir dünyayı yaratmak için mücadele edeceğiz. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için sosyalizm mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. 15-16Haziran’ı yaratanlar bugün Trendyol’da, Metal-İş’te bugün İzmir Belediyesi’nde Dersim Belediyesi’nde ve birçok iş kolunda direnişlerini sürdürüyorlar. Tüm direniş alanlarına buradan binlerce selam gönderiyorum.”
PİRHA-Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde, sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM tarafından onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam” dedi.
7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle AYM’de açılan dava olumsuz sonuçlandı.
Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM’de onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Kanlı yasa istemiyoruz’ sloganları atıldı.
Açıklamada, ‘Yaşatarak, yaşamayı öğreneceğiz’ pankartı açıldı Açıklamayı Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan okudu. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi.
Bugüne kadar kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat yasasını tanımayan belediyelerin ölüm yasasını sahiplenmelerine tepki göstererek sözlerine başlayan Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Toplamaları köpek başına para vererek ihaleye sundular. Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam. Yıllarca kısırlaştırma yapmayan belediyeler, üretime destek verenler, satın alanlar, katliam yasasını destekleyenler ve bu yasayı yürürlüğe koyan hükümet, destekleyen vicdansız belediyeler, yasayı iptal etmeyen Anayasa Mahkemesi, bu hayvanların vebali sizin üzerinizde” diye belirtti.
“İKTİDAR, HAYVANLARI UYUTARAK KISA YOLDAN SORUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR”
Devletin sokak hayvanlarını koruma gibi bir görevi olduğunu belirten CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Sokak hayvanlarını uyutarak yok etmek, sosyal devlet anlayışına uymamaktadır. Hasta olan ya da saldırgan olan sokak hayvanları resmi kurumlarca tedavileri için barınaklara alınabilir. Ama ne yazık ki ekonomik olarak çıkmaza giren iktidar, kısa yoldan hayvanları uyutarak sorunu çözmeye çalışmaktadır” diye ifade etti.
“YENİ YASAL DÜZENLEME EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE AYKIRI”
Yeni yasal düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerine ve anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Avukat Özgür Ulaş Kaplan, “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın hiçbir maddesinde ya da herhangi bir kısmında hayvanların öldürülmesine yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Bu anlamda da idareye bu tür yetkiler verilmesi tamamen hukuka aykırıdır” dedi.
“EN DOĞRU YÖNTEM, KISIRLAŞTIRMA YÖNTEMİDİR”
Yaşamlarını etkileyen yasalara karşı birlikte ses çıkartılması gerektiğini dile getiren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Ciddi bir hayvan popülasyonu var. Ama bu popülasyon barınaklara doldurarak ve katlederek çözülecek bir popülasyon değil. En doğru yöntem, kısırlaştırma yöntemidir. Ama siz ısırıyor gibi bahanelerle eğer bir katliam yasası çıkartıyorsanız burada çok ciddi bir şekilde bir zihniyet sorunu var” diye konuştu.
PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararına tepkiler Dersim’de de büyüdü. bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de katıldığı yürüyüşte, “Hükümet istifa, hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı. Eylemde konuşan siyasi parti temsilcileri, tutuklama kararını kınayarak, demokrasi ve eşitlik mücadelesinin süreceğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler Dersim’de de devam ediyor. Dersim’de CHP İl Başkanlığı önünde toplanan kalabalık Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü. Aralarında bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de olduğu kitle, yürüyüş sırasında sık sık ‘Hükümet istifa, Hak, hukuk, adalet, direne direne kazanacağız’ sloganları attı.
Yürüyüşün ardından meydanda DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu, CHP İl Başkanı Kemal Özcan ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin konuşma yaptılar.
“BU YOLU KABUL ETMİYORUZ”
Türkiye’deki gündemi herkesin bildiğine vurgu yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Neler olup bittiğini hepiniz biliyorsunuz” diyerek eyleme katılanlara teşekkür etti.
Ardından söz alan EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, büyük şehirlerde olduğu gibi, AKP iktidarının baskı ve sömürü politikalarına karşı sokakları dolduran kitleleri selamlayarak başladığı konuşmasında şunları ifade etti:
“Önümüzde iki yol var. Biri AKP ve Cumhur İttifakı’nın baskıyı ve sömürüyü arttırarak halkı teslim alması. Biz bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Diğeri ise emeğin, barışın, kardeşliğin yükseleceği, sömürünün olmadığı diğer yol. Bizim yolumuz bu yoldur. Birlikte mücadeleyi büyüterek bu yolu seçmek zorundayız.”
“DEMOKRASİYİ VE EŞİTLİĞİ BU TOPRAKLARDA HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”
Son olarak söz alan DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu ise şunları dile getirdi:
“Van’dan Hakkari’ye, Hakkari’den Dersim’e, İstanbul’a kadar uzanan bu hak gaspını, bu darbeci zihniyeti ir kere daha bu meydanlarda kınadığımızı, demokrasiyi ve eşitliği bu topraklarda hep birlikte inşa edeceğimizi ve bu inşayı mutlaka bütün halklarla hep birlikte gerçekleştireceğimizi bir kere daha belirtmek istiyorum. Ekrem İmamoğlu ve tutuklanan müdür arkadaşlarının derhal serbest bırakılması gerekiyor. Bu karar yargıya yapılmış bir darbedir, geri çekilmelidir.”
PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de yüzlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapılarak protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.
CHP Dersim İl Başkanlığı’nın çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Protestoya Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.
“BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
Yürüyüşün ardından açıklama yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Siyasi iktidarını uzatmaya çalışan Erdoğan iktidarının büyük saldırılarıyla güne başladık. Halkın seçme ve seçilme hakkına açık bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Seçimle kazanamayacaklarını anlayış zorbalığa başvurmaktadır. Kararlıyız ve boyun eğmeyeceğiz” diye belirtti.
“İKTİDAR ER YA DA GEÇ HALKA HESAP VERECEK”
‘Tek adam iktidarı kendi önünde engel olabilecek her bir mesele karşısında faşist baskılarını devam ettiriyor’ diyen Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da, “Bu ceberrut iktidar anlayışının yapacağı tek şey şiddet ve baskı politikalarını sürdürmektedir. AKP iktidarına Dersim’den sesleniyoruz; belediyelere aradığınız kayyımlar, baskılar, gözaltılar, tutuklamaların hepsi nafile er ya da geç bu halka hesap vereceksiniz. Artık birlikte hareket etmekten başka bir çaremiz kalmadı. Bugün artık ülkede genel direnişler hep birlikte örgütlemek zorundayız” dedi.
“İKTİDAR, DARBECİ ANAYASAYA BİLE UYMUYOR”
Darbeci anayasaya bile uymayan bir iktidar ile karşı karşıya olduklarını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “AKP iktidarının ülkenin demokrasisine vurduğu darbe ile karşı karşıyayız. Bu topraklarda barış çağrısı gerçekleşti bugün yapılan gözaltılar barış çağrısına atanan bir kayyımdır. Demokrasiye ve özgürlük mücadelesine yapılan bir provokasyondur. Bundan sonra da birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye ifade etti.
“ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”
Mücadelelerinin sürdükçe baskı ve gözaltı terörünün devam ettiğini vurgulayan Ezilenlerin Sosyalist Partisi MYK Üyesi Orhan Çelebi, “İktidar ülkeyi yönetmeliği için kendisine muhalif güçlere saldırılarını artırarak devam ettiriyor. Biz örgütlü bir mücadele edersek onlar yenilmeye mahkumdur. Ülkeye barışı ve özgürlükleri getirmenin yolu birlikte mücadeleyi büyümekten geçmektedir” diye konuştu.
PİRHA-Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nden dolayı inanç yerlerinin de etkileneceğini belirten yurttaşlar, Sultan Paşa Türbesi’nde çerağlar uyandırıp lokmalar pay edip, projenin daha uygun bir yerde yapılmasını istedi.
Dersim’de Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi‘ne ilişkin tartışmalar devam ediyor. Bilirkişi raporuna göre proje yapılırsa 55 bin ağaç kesilecek, yaban hayatı yok olacak ve kutsal mekanlarda etkilenecek. Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım, 7 Şubat 2025 cuma günü iş makinalarını projenin yapılacağı bölgeye göndererek sondaj çalışmasını başlattı.
Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nden dolayı inanç yerlerinin de etkileneceğini belirten Sütlüce yöresi köylüleri ve Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş Milli köyündeki Sultan Paşa Türbesi’nde çerağlar uyandırıp lokmalar pay etti.
“VAHŞİ DEPOLAMAYA BİZ DE KARŞIYIZ”
Vahşi depolama alanına kendilerinin de karşı olduklarını belirten Kırmızıdağ Çevre Platformu Üyesi Kemal Altmış, “Ama vahşi depolamanın sorumlusu bizler değiliz, bunun sorumlusu şimdiye kadar belediyeleri yöneten beceriksiz yöneticilerdir. Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, yalan söylediğimizi söylüyor ama biz neyi yalan söylüyoruz bölgede orman olmadığı, ağaçların kesilmediği ve inanç yerlerinin olmadığı mı yalan?” diye belirtti.
“PROJENİN DAHA UYGUN BİR YERDE YAPILMASI GEREKİYOR”
Çöp tesisinin insanların yaşam alanlarını ve doğayı olumsuz etkileyeceğini ifade eden Avukat Özgür Ulaş Kaplan, “Projenin yapılacağı yer yanlış seçilmiştir, projenin daha uygun bir yerde yapılması gerektiğini demokratik yollarla dile getirdik. Halk dinlenmiyor ve mevcut alanda projenin yapımında ısrar ediliyor. Projenin daha uygun alanlarda yapılması gerekiyor” dedi.
“PROJE YAPILIRSA İNSANLARIN YAŞAMINA VE DOĞAYA ZARAR VERECEK”
Projenin hem yerleşim yerlerine hem de inanç yerlerine yakın olduğunu ifade eden Cumhuriyet Halk Partisi Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Bir proje yapıldığı zaman o yörede yaşayan insanların görüşü alınması lazım. Biz projenin yapılmasını istiyoruz ama bu bölgede değil. Burada insanların yaşamına ve doğaya zarar verecek. Bizim istediğimiz bu tesisin başka bir alanda yapılmasıdır” diye konuştu.
“KÖYLÜLER, KATI ATIK TESİSİNİN ÇIKARACAĞI KOKU VE SIZINTIDAN ENDİŞE DUYUYOR”
Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım projenin yapılacağı alana iş makinalarını götürerek sondaj çalışmasını başlattı. Ancak buna karşı tepkiler gelişmezse bunun devamı da gelecek. Köylüler katı atık tesisinin çıkaracağı koku ve sızıntıdan dolayı endişe duyduklarını dile getiriyorlar. Vahşi depolamaya herkes karşı ama köylüler projenin daha uygun bir alanda yapılmasını istiyor.”
Konuşmalardan sonra Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut’un okuduğu gülbengin ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA-Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren Dersim Emek ve Demokrasi Platformu ile CHP Dersim İl Örgütü birlikte açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik bu müdahale kabul edilemez. Çünkü bu, halkın siyasal tercihlerine karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırı başarılı olursa diğer belediyelere ve başkanlara sıçrayacaktır” denildi.
Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren Dersim Emek ve Demokrasi Platformu ile CHP Dersim İl Örgütü birlikte Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklamada “Kayyum, halkın iradesine ve kamusal kaynaklara saldırıdır kabul etmiyoruz” pankartı açıldı. Açıklamayı CHP Dersim İl Örgütü adına CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına ise EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamada sık sık, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.
“HALKIN İRADESİNİ YOK SAYAN ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUZ”
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanıp belediyeye kayyım atanmasının halkın iradesinin çiğnenmesi anlamına geldiğini ifade eden Kemal Özcan, “Esenyurtluların oyuyla seçilen belediye başkanımızı hedef alarak halkın iradesini yok sayan bu kararı ve siyasi iktidarın yargıyı istediği gibi kullanarak kendi çıkarlarına göre hukuk dışı süreçler işletmesini asla kabul etmiyoruz. Halkın sandıktan çıkan iradesini yok sayan bu siyasi operasyonla halk iradesi gasp edilmekte, halkımızın seçme ve seçilme hakkı ayaklar altına alınmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her türlü baskıya ve hukuksuzluğa karşı halkımızın iradesini savunmaya, demokrasiyi korumaya kararlıyız. Halkın iradesini çiğneyen siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu ülkenin seçilmişlerine karşı yürüttüğünüz hukuk dışı operasyonlar, vatandaşlarımızın Cumhuriyete ve demokrasiye olan bağlılığına gölge düşüremeyecektir. Bu hukuksuzluk sona erene kadar, halk iradesini korumak için meydanlarda, yargı önünde ve tüm demokratik platformlarda sesimizi büyüteceğiz” diye belirtti.
“HALKIN SİYASAL TERCİHLERİNE YAPILMIŞ BİR DARBEDİR”
Kayyımların halkın temsiliyetine darbe olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “İktidarın, kayyum atamalarını sıradanlaştırarak sürdürdüğü bu son hamle, yakın zamanda başlattıkları sürecin de iç yüzünü açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, muhalif kesimleri baskı altına alma politikasının bir parçasıdır ve iktidarın kalıcı olma hevesini göstermektedir. Nüfusu bir milyonu aşan Esenyurt ilçesinde, halkın seçtiği bir belediye başkanına yönelik kayyum uygulaması, iktidarın Kürt politikasında demokratikleşme niyetinde olmadığının açık bir göstergesidir. Esenyurt’un kent uzlaşısı fikriyle ortak adayda birleşmesi ve AKP’yi yenilgiye uğratması gibi, daha genel anlamda da iktidarın karşısında birleşme eğiliminde olan kesimlere gözdağı verilmek istenmektedir. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik bu müdahale kabul edilemez, çünkü bu, halkın siyasal tercihlerine karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırı başarılı olursa diğer belediyelere ve başkanlara sıçrayacaktır. İktidarın bu kirli ve gaspçı siyasetine karşı tüm ülkeyi meşru mücadeleye ve demokratik tepkisini ortaya koymaya davet ediyoruz” dedi.
“KAYYUM POLİTİKALARINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Esenyurt’ta kent uzlaşısı ile seçilen Ahmet Özer’e kayyum atanarak halklara beraber hareket etmeyin ve demokrasi mücadelesini büyütmeyin yoksa kayyum politikaları ile halkın varlıklarına el koyarız ranta açarız mesajı verilmek isteniyor. 31 Mart’ta Türkiyeli halklar iktidarın darbe politikasına çok güçlü mesaj verdi. Faşizme karşı biz demokrasi ve özgürlük mücadelesini daha da büyüteceğiz. Kayyum politikalarını asla kabul etmiyoruz.”