Etiket: kentsel dönüşüm

  • DEM Parti Narlıdere Eş Başkan adayları: Kent uzlaşısı fikriyatını hayata geçireceğiz-VİDEO

    DEM Parti Narlıdere Eş Başkan adayları: Kent uzlaşısı fikriyatını hayata geçireceğiz-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Narlıdere Belediye Eş Başkan adayları Şazime Yaşa ve Hasan Dikici seçim çalışmalarını ve projelerini PİRHA’ya anlattı. Eş Başkan adayları, tüm toplumsal taraflarla müzakere ederek kent uzlaşısı fikriyatını hayata geçireceklerini söyledi.

    İzmir’in birçok ilçesinde 31 Mart yerel seçimlere kendi adayları ile giden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) kitlesinin yoğun olduğu 1. Bölgede, halklar büyük bir umut ve kararlılıkla sandığa gitmeye hazırlanıyor. 1. Bölgede kozmopolit bir yapıya sahip olan ilçelerden biri de Narlıdere. Kürt, Alevi, Tahtacı, Laz ve daha birçok halkın birlikte yaşam sürdürdüğü ilçede, uzun yıllar çözülmeyen kentsel dönüşüm sorunu ilk sırada yerini alıyor. Yıllar içerisinde ilçedeki ekolojik dokunun ranta dönüştürüldüğü, bina ve rezidanslardan nefes alınabilecek bir alanın dahi kalmadığı bir ilçeye dönüştürüldü Narlıdere.

    Sahile yakın bir ilçede bulunmasından kaynaklı belediyenin hizmete soktuğu düğün salonlarının kapatılarak vasıfsız duruma gelmesi sonrasında, kır düğün salonlarının fahiş fiyatları ise bel büker durumda.

    Yoksulluğun en derinden hissedildiği 2. İnönü Mahallesi ve ilçede yaşamak güçleşiyor. Fahiş kira fiyatları, barınma ve yoksulluk gibi pek çok sorunun mevcut olduğu ilçede, uzun yıllardır yerel yönetimler soruna kalıcı çözümler üretemedi.

    DEM Parti Narlıdere Belediye Eş Başkan adayları Şazime Yaşa ve Hasan Dikici, ilçede bucak bucak gezerek Narlıdere’nin can yakan tüm sorunlarına kadınlar ve halk ile çözüm sağlayacaklarını vurguluyor.

    Kadın özgürlükçü belediyeciliği Narlıdere’de hayata geçirme iddiası ile yola çıkan ve ranta geçit vermeyeceklerini belirten eş başkan adayları sorularımızı yanıtladı.

    “YERELİN SORUNLARININ MAĞDURU VE GÖZLEMCİSİYİM”

    40 yıldan fazla bir süredir Narlıdere’de yaşayan ve 90’lı yıllardan beri aktif olarak siyasetin içerisinde olduğunu kaydeden Şazime Yaşa, “Çocukken buraya geldim ve 90’dan beri aktif olarak ailemle birlikte siyasetin içindeyiz. Ara ara kopukluklar oldu ama bu son beş dönemde, iki dönemdir HDP ilçe eş başkanlığı yaptım. Şu anda da partim mahallenin yerel sorunlarını bildiğim için yerel bir halk olduğu için bu göreve talip oldum. Meclis üyeliğine, eş başkanlığa halkın isteği doğrultusunda ben de DEM Parti’de olmaktan ve DEM Parti’nin çalışanı olmaktan gurur duyuyorum. Uzun yıllardır bu bölgedeki sorunların mağduru ve gözlemcisi olarak çözüm noktasında ise irade koyarak aday oldum” dedi.

    “BİZLER BİR GÜCÜZ VE BU GÖRÜLÜYOR”

    Yaşa, kendi partileri ve projeleri ile seçime girmelerinin büyük ilgi ile karşılandığını belirterek, “Narlıdere çok kültürel, çok karma ve çok güzel bir alan. Farklı halklar ve inançlar uzun yıllardır birlikte yaşıyor. Parti olarak kendi adaylarımız ile girmemiz büyük bir sevinç karşılandı. Çünkü sen orada bir güçsün aslında, güçlü bir partisin ve halk bunu görüyor. Pratikte, yerelde halkın çok güzel bir izlenimi var. Karşılaştığımız, ziyaret ettiğimiz, diyalog kurduğumuz birçok vatandaşımız, ‘Neyseki DEM Parti aday oldu, bizim de oylarımızı nereye vereceğimiz belli oldu’ diyorlar. Bu söylemler bize de umut ışığı oldu. Saha çalışmamız genelde çok aktif, çok güzel, çok heyecanlı. Çalışma arkadaşlarımız da çok güzel, çok heyecanlı. Biz birlikte kolektif olarak, Narlıdere bizi bağrına basarak hakikaten de iktidar bir parti gözüyle bize bakıyor” diye konuştu.

    RANTIN GÖZ DİKTİĞİ BİR MAHALLE: 2. İNÖNÜ MAHALLESİ

    Ülkenin en gösterişli ve fahiş fiyatlı bloklarının yanı başındaki gecekondu mahallesi olan 2. İnönü Mahallesi’nde yaşayan ve 40 yıldır alt yapı, internet, doğalgaz sorunlarının mağduru olduğunu kaydeden Yaşa söyle devam etti:

    “40 yıldır kentsel dönüşüm adı altında bir kırsalda yaşıyorum. Yanı başımızdaki Narlıdere merkezi çok farklıydı. Bizim için yaşadığımız mahalle merdivenin,  yolun olmadığı, kışın özellikle düz çamurla düşüp ayaklarını kollarını kıran insanların, okula gidemeyen çocukların, servisin olmadığı bir mahalledeydi. En büyük sorunları kadınlar çekiyor. Kentsel dönüşümün ya da yerelin sorunlarını en iyi bilen kadındır. Manavın, marketin, otobüsün zor olduğu, servisin olmadığı, bir ekmeği aşağı gelip almak maliyet anlamında da bir yük. Sorun yaşayan kadın, sorunu çözen yine kadın olmalı.

    “BELEDİYENİN KREŞLERİNDEN ÜST SINIF FAYDALANIYOR”

    Sen kentsel dönüşüm adı altında hizmet vermiyorsun. Kadın yol istiyor, gidiyorsun belediyeye diyor ki ‘kentsel dönüşüm projesinde yapamayız.’ İnternet istiyorsun, alt yapı yok, yol yapamayız’. Bütün lüks sitelerin doğalgazı varsa, oraya getirebilirsen neden alt yapı yok? Buraya neden doğalgaz vermiyorsun? Bu insanların çıkıp bir de sobadan çıkan dumandan rahatsız olduklarını söylüyorlar. O zaman hizmet yoksa neden vergiyi ödüyoruz? Kadın çalışmak istiyor ama çocuğuna bakacak biri yok. Belediyelere ait kreşler var. Fakat sen bu kreşlere çocuğunu veremiyorsun. Belediyenin halka hizmet etmesi gerekirken, belediyenin çalışan kesimlerinin ya da birçoğu üst sınıfın çocuklarını bıraktığı bir yere döndü. Ama orası hizmet alanı. Şimdi bir anne-baba çalışmak istiyorsa o çocuğu bırakacak bir yer yoksa ne yapacak?

    “SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELEBİLECEK GÜCE VE YETENEĞE SAHİBİZ”

    Sorunlara kadınlar ve halkla çözüm bulan bir belediyecilik anlayışı geliştireceklerini sözlerine ekleyen Yaşa, “Narlıdere’de eğişim şart. Rantçı bir belediye değil, halkçı bir belediye gelsin. DEM Parti bunun üstesinden gelebilecek halkıyla, çalışanlarıyla, meclisiyle yapabilecek yeteneğe ve güce sahip. Birlikte yapalım, birlikte değiştirelim, birlikte başaralım. Bir şans istiyoruz.  Bu yüzden bütün Narlıdere halkının desteğini bekliyorum” şeklinde konuştu.

    DİKİCİ: DEMOKRASİ ANLAYIŞININ YERLEŞMESİNİ BEKLEDİK

    Maraş Pazarcıklı olan ve aktif sendikacılık çalışmaları yürüten DEM Parti Narlıdere Belediye Eş Başkan Adayı Hasan Dikici ise ülkede demokrasi anlayışının hayat bulması için çabaladıklarını kaydederek, “Biz sahaya çıktığımızda tepkilerle karşılaşırız diye bekledim. Bizlere sarılıp ‘iyi ki varsınız, iyi ki aday çıkardınız, yeter artık, siz bu zamana kadar bize koşulsuz destek verdiniz bu yapılmamalıydı’ diyen çok büyük bir kesim oldu. Biz bir partiyiz, kimsenin arka bahçesi değiliz. Bu partiyi de bunun için kurmadık ama bu ülkede tek adam rejimi bir an önce gitsin, bir demokrasi anlayışı yerleşsin diye arkadaşlardan cevap bekledik. Ama bizimle görülmek istemeyen, elimizi sıkmak istemeyen bir belediye başkan adayı var. Biz de dedik ki o zaman yolumuza bakalım. İyi ki de bunu yapmışız. Şu anda kendi seçmen tabanımız da bundan çok mutlu” diye kaydetti.

    “EZİLEN, DEZAVANTAJLI BÜTÜN KESİMLER İLE KENT UZLAŞISI İŞE YÜRÜYORUZ”

    Türkiye’nin batısında ise kenti var eden sosyal ve siyasal dinamikleri geniş ölçekte kapsayan tüm kurum, işçi, emekçi, ekolojist, kadın, gençlik, halklar ve inanç örgütleri, demokrat ve vicdan sahibi yurttaşlar ve tüm toplumsal taraflar ile müzakere ederek ortak mücadeleyi örecek kent uzlaşısı fikriyatı çalışmalarını devam ettirdiklerini dile getiren Dikici şunları vurguladı:
    “Kent uzlaşısı denince herhalde akla şu geliyor. Partiler bir araya gelsinler, üst düzeyde pazarlık yapsınlar ondan sonra ortak seçime girsinler. Aslında kent uzlaşısı bu değildi, tarifimiz de bu değildi. Kent uzlaşısı, hane halkından başlıyor ülkenin tamamına kadar özgürlükçü, barışçıl, demokratik, katılımcı, özellikle kadın öncelikli bir anlayışı temsil ediyor. Biz diyorduk ki her alanda ortak bilinci yükseltelim, ortak dayanışmayı örelim. Ortaklık kavramı zaten çok net bir kavram. Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın tüm dezavantajlılar olmak üzere, ötekileştirilmiş tüm kesimi kucaklayan ve yerelden genele doğru sokak meclislerinden mahalle meclislerine, mahalle meclislerinden ilçe meclislerine kadar tüm bireylerin kendilerini ifade ettiği bir uzlaşıdır. Ama bu belki eksik anlatıldı. Kent uzlaşısı kavramında ‘efendim kent uzlaşısı dediniz neden partiyle bir araya gelmediniz’  denildi. Biz yine kent uzlaşısı içerisindeyiz. Bundan vazgeçmiş değiliz hatta daha da aktif üretiyoruz şu an. Her kesime, ezilen her kesime, göçmenlerde dahil olmak üzere ki onlar da bizim birinci önceliklerimizden, bu kent uzlaşısını şu anda biz yürütüyoruz. Bir tek sorun şu: Bizimle poz vermek istemeyen, elimizi sıkmak istemeyen bir anlayışla birlikte yürümüyoruz.”
    PROTOKÜLÜ ŞERH KOYMADAN İMZALAYAN TEK PARTİ
    Narlıdere’de kentsel dönüşümün sermayenin iştahını kabarttığını ifade eden Dikici, Narlıdere Mahalleler Birliği’nin taleplerini içeren kentsel dönüşüm protokolünü şerh koymadan imzalayan tek parti olduklarını kaydederek, “Kentsel dönüşüm projesi riskli, sosyal anlamda yetersiz, sağlık anlamında yetersiz, konutların ıslah edilmesi amacıyla kanunlaştırılmış bir proje. Ancak bu proje amacının tamamen dışına çıkmış. Özellikle el attıkları yerler, rantı çok yüksek olan yerler. Mesela bizim burada 7 mahalle var. Burası gerçekten sermayenin iştahını kabarttı. Buraya büyük bir hücum var. Çok lüks, gerçekten. Barınma evrensel bir haktır. Doğada tüm canlıların barınmaya ihtiyacı vardır ve barınacak yerleri vardır. Biz bu hakkı talep ederken bize kafamızı sokacak bir yer verin demiyoruz. Biz diyoruz ki insanca yaşayabileceğimiz, uluslararası sözleşmelerde bu kişi başına 30 metrekaredir. Dört kişilik bir aileye tam güvenli, sosyal ihtiyaçlarını giderebilecek, hastalık ortamı yaratmayacak, güneş görebilen, sağlık, eğitim gibi tüm ihtiyaçların karşılanabileceği güvenli evlerden bahsediyorum” diye belirtti.
    “ORTAK AKILLA KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÜZERİNDEN GELECEĞİZ”
    Dikici, devamında şunları dile getirdi:
    “Narlıdere’nin 62 bin nüfusu vardır. 2724 konut kentsel dönüşüm kapsamı içerisinde. Bu yaklaşık olarak 15 bin kişi. Narlıdere’nin Mahalleliler Birliği bu konuda uzun süredir mücadele yürütüyor. Ancak hiçbir zaman karşılığı olmadı. Merkezi yönetim elini yerel yönetimler üzerinden çeksin. Benim bütçem bana kalsın. İşin büyük kısmını yerelin bağımsız hareketiyle çözebileceği bir yapı oluşturalım. Mesela hastane yapılıyor, beş büyük şirket yapıyor biliyorsunuz. Neden ben yapmayayım? Evden başlar ihtiyaç, sokak meclisine gelir, sokak meclisleri toplanır ihtiyacı belirler mahalle meclisine getirir. Mahalle meclisleri yine ortak ihtiyaçları belirler, ilçe meclisi de giderir. Kentsel dönüşümde de aynı şeyi söylüyoruz.  Diyoruz ki biz amasız, fakatsız sizin yanınızda olacağız, sizlerle ortak hareket edeceğiz. Yine de sokak meclisleri, mahalle meclisleri, ilçe meclislerinin marifetiyle sivil toplum kuruluşları ve bunun tekniğini bilen mimarlar odası, mühendisler odası bunların hepsiyle birlikte ortak akılla biz bu sorunun üstesinden geleceğiz.”
    PİRHA/İZMİR

     

  • Halktan AKP’li Başakşehir Belediyesi’ne tepki: Mahkeme kararları uygulansın-VİDEO

    Halktan AKP’li Başakşehir Belediyesi’ne tepki: Mahkeme kararları uygulansın-VİDEO

    PİRHA-Şahintepe Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar AKP’li Başakşehir Belediyesi tarafından yapılmak istenen kentsel dönüşüm projesine tepki göstererek, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bizim Hacımaşlı’ya sürgünümüzü öngören 2022 Ocak ayı imar uygulamasının iptal edilmesini istiyoruz. Ranttan vazgeçin, halkın barınma hakkını gözetin” denildi.

    İstanbul’un Başakşehir ilçesine bağlı Şahintepe Mahallesi’nde oturan halk, kentsel dönüşüm nedeniyle AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin müteahhit firması Başakkent A.Ş. tarafından yerlerinden edilmek isteniyor. Mahalle halkı ise rızası alınmadan yapılmak istenen dönüşüme karşı mücadelelerini sürdürüyor.

    Şahintepeliler, yapılmak istenen kentsel dönüşüm projesine tepki göstermek için Başakşehir Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Levent Aras okudu. Açıklamada, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Mahalle kültürüme dokunma’ , ‘Ranta hayır’ dövizleri taşındı.

    “MAHALLEMİZ RANTÇILARIN HEDEFİ HALİNE GELDİ”

    Şahintepe Mahallesi’nin rantçıların hedefi haline geldiğini belirten Levent Aras, “Mahallemiz, üzerinde yaşayan on binlerce insana rağmen, yerleşim alanı sayılmayarak “rezerv alan” ilan edildi. Üzerinde on binlerce yoksul emekçinin yaşadığı mahallemiz “rezerv alan” olmaktan çıkartılsın diyoruz. 2020’de mahallemiz için hazırlanan imar uygulaması ile rantsal dönüşümün son hazırlığı da tamamlanmıştır. Bu uygulama ile evlerimize hazine arazileri ve Başakşehir Belediyesi’ne ait taşınmazlara ortak edilmiştir. Mahallenin içinde yer alan arsalar ise bu ortak etmelere paralel şekilde mahallenin dışına atılmıştır. Ağırlıklı olarak mahallenin dere tarafı diye nitelendirdiğimiz arsa yoğunluklu adalara Başakkent AŞ’ye ait taşınmazlar yerleştirilmiştir” dedi.

    “İMAR UYGULAMASI İPTAL EDİLSİN”

    Danıştay’da, İstinaf’ta ve Bölge İdare Mahkemelerinde usulsüzlükleri saptanan bu imar uygulamasının bir an önce iptal edilmesini istediklerini dile getiren Aras, şöyle devam etti:

    “Bu usulsüzlüklerde ısrar, rantsal dönüşümde ısrardır. Başakşehir Belediyesi, 2020 imar uygulamasıyla birlikte rantsal dönüşümün önünü açmıştır ve mecliste aldığı kararlarla mahallemizdeki 36 adada bakanlığın dönüşüm yetkilerini Başakkent AŞ’ye devretmiştir. Bizler Başakşehir Belediyesi’nin bütün yetki devirlerine dava açtık; yürütmeyi durdurma ve iptal kararları aldık. Buna rağmen aynı adaların dönüşüm yetkileri hiçbir madde değiştirilmeden meclisten tekrar geçirildi. Bizim Hacımaşlı’ya (Arnavutköy’e bağlı bir mahalle)sürgünümüzü öngören 2022 Ocak ayı imar uygulamasının iptal edilmesini istiyoruz. Ranttan vazgeçin, halkın barınma hakkını gözetin.”

    Açıklamanın ardından Şahintepeliler, mahkeme kararlarının uygulanması için Başakşehir Belediyesi’ne imzaladıkları dilekçeleri verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AKP’li belediyeye karşı direnen Şahintepe halkı: Canımızı yakmasınlar-VİDEO

    AKP’li belediyeye karşı direnen Şahintepe halkı: Canımızı yakmasınlar-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’un Başakşehir ilçesine bağlı Şahintepe Mahallesi’nde AKP’li belediyenin rant politikalarına karşı barınma hakkı mücadelesi veren Şahintepe halkı, çeşitli zorluklarla yaptıkları evlerinin Başakşehir Belediyesi tarafından ellerinden alınmaya çalışıldığını söyledi. Mahalleden yurttaşlar, “Şahintepe’den gitmeyeceğiz, yerimizi de vermeyeceğiz” dedi.

    İstanbul’un Başakşehir ilçesine bağlı Şahintepe Mahallesi’nde oturan halk, kentsel dönüşüm nedeniyle AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin müteahhit firması Başakkent A.Ş. tarafından yerlerinden edilmek isteniyor. Başakkent A.Ş. Firması Şahintepe’de 16 adada kentsel dönüşüm yetkisi almıştı.

    Başakkent A.Ş. Firması’nın, mahalle halkına imzalatmak istediği sözleşmeye göre hak sahipleri imza attığı anda tapuların firmaya devredilmesi gerektiği yazıyor. Ancak inşaatın ne zaman biteceği, dairelerin ne zaman teslim edileceği belli olmadığı için mahalle halkı imza atarak tapusunu kaybetmek istemiyor.

    Belediye, daha önce de mahalleden birkaç evi polis zoruyla yıkmış, hak sahipleri ise karşılığında hiçbir şey alamamıştı.

    Rızası alınmadan yapılmak istenen dönüşüme karşı mücadelelerini sürdüren Şahintepe Mahallesi halkı haklarını istediklerini belirterek, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlatmayı sürdürüyor.

    “CANIMIZI YAKMASINLAR”

    Şahintepe’de kentsel dönüşümün yapılmasına karşı olduğunu belirten mahalleli Aysel Yaman, “Kentsel dönüşüm istemiyorum çünkü arsalarımızı elimizden alacaklar. Ben 30 senedir buradayım. Hepimiz birçok zorlukla evlerimizi yaptık şimdi de evlerimize el koymaya çalışıyorlar. Bizi Arnavutköy’e göndereceklermiş, Arnavutköy’e kendileri gitsin. Hakkımızı versinler, ben buranın çilesini biliyorum fakirin hakkını yemesinler. Canımızı yakmasınlar” dedi.

    “BU GERÇEKTEN RANTSAL BİR DURUM”

    Mahalleli Bahri Düzenli, 2000 yılından beri Şahintepe’de yaşadıklarını ifade ederek “Çocuklarımızı burada büyüttük. Ama belediye şimdi gelip yerlerimizi elimizden almaya çalışıyor. Biz bunu istemiyoruz, yerimizi vermeyeceğiz. Geçen sene beni çağırıp konuştular 167 metre kare yerime 95 metre kare bir daire vermek istediler. Bu gerçekten rantsal bir durum. Şahintepe’den gitmeyeceğiz. Yerimizi de vermeyeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar da buradayız” diye konuştu.

    “BEN ÖMRÜMÜ BURAYA VERDİM NASIL BENDEN ALACAKLAR?”

    Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını ama belediyenin sözleşmeyi kendi isteklerine göre yaptıklarını kaydeden mahalleli Hasan Tekcanlı ise şöyle konuştu:

    “Biz sözleşmeyi avukat aracılığıyla yapalım diyoruz ama onlar kendilerine göre sözleşme yapıp bize hiçbir garanti vermiyorlar. Daire verip vermeyecekleri bile belirli değil. Biz kendi yerimizi istiyoruz. 28 yıldır çocuklarım burada büyüdü. Memleketimiz gibi oldu burası. Evimizi yıkıp da bize burada yer vermedikten sonra biz ne yapalım? Nereye gidelim? Bizim memleketimiz burası. Bizi başka yerlere sürmeye hakları yok. Şimdi de gelmişler tapulu evlerimizi elimizden almaya çalışıyorlar. Ben ömrümü buraya gömdüm nasıl benden burayı alacaklar şimdi?”

    Devrim FINDIK – Cihan BERK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    – Şahintepe Mahallesi halkı, barınma hakkı ve ranta karşı direniyor – VİDEO

    – AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin mağdur ettiği Şahintepe halkı örgütleniyor-VİDEO

  • AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin mağdur ettiği Şahintepe halkı örgütleniyor-VİDEO

    AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin mağdur ettiği Şahintepe halkı örgütleniyor-VİDEO

    PİRHA-2 yıl önce Kanal İstanbul Projesi için yapılan imar uygulamasıyla birlikte Şahintepe Mahallesi’nde sürgün politikası sürecinin başlatıldığını belirten Şahintepe Halk Dayanışması’ndan Yasin Serindere, “Vatandaşlar kentsel dönüşüme karşı değil ama burada yerinde kalma hakkını koruyan adil, eşitlikçi ve mahalle kültürünü koruyan bir dönüşüm istiyor” dedi.

    İstanbul’un Başakşehir ilçesine bağlı Şahintepe Mahallesi’nde oturan halk kentsel dönüşüm nedeniyle AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin müteahhit firması Başakkent A.Ş. tarafından yerlerinden edilmek isteniyor. Başakkent A.Ş. Firması Şahintepe’de 16 adada kentsel dönüşüm yetkisi almıştı.

    Başakkent A.Ş. Firması’nın mahalle halkına imzalatmak istediği sözleşmeye göre hak sahipleri imza attığı anda tapuların firmaya devredilmesi gerektiği yazıyor. Ancak inşaatın ne zaman biteceği, dairelerin ne zaman teslim edileceği belli olmadığı için mahalle halkı imza atarak tapusunu kaybetmek istemiyor. Belediye, daha önce de mahalleden birkaç evi polis zoruyla yıkmış hak sahipleri ise karşılığında hiçbir şey alamamıştı. Mahalle halkı ise rızası alınmadan yapılmak istenen dönüşüme karşı mücadelelerini sürdürüyor.

    Kanal İstanbul ve rantsal dönüşüm saldırıları nedeniyle yıllardır yaşadıkları mahallelerinden gönderilmek istenen Şahintepe halkının dayanışma platformu olan Şahintepe Halk Dayanışması‘ndan Yasin Serindere, yürütülen kentsel dönüşüm süreci ve mahalleli olarak yaptıkları çalışmaları PİRHA‘ya anlattı.

    “2 YIL ÖNCE, ŞAHİNTEPE MAHALLESİ’NDE SÜRGÜN POLİTİKASI SÜRECİ BAŞLADI”

    2 yıl önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Kanal İstanbul Projesi için yaptığı imar uygulamasıyla birlikte Şahintepe Mahallesi’nde sürgün politikası sürecinin başladığını belirten Yasin Serindere, “O süreçte mahalleli bir araya gelerek sivil bir inisiyatif olan Şahintepe Halk Dayanışması’nı kurdu. Davalar açıldıktan sonra eylemler yapıldı ve o uygulamadan bakanlık geri adım atmak zorunda kaldı. Şahintepelilerin mücadelesi sonuç verdi ama Kanal İstanbul Projesi planları devam ediyor. O planlar neticesinde bugün olmasa bile gelecekte yeni bir uygulamayla yeniden bir sürgün politikası gerçekleşecek. Kanal İstanbul süreciyle birlikte Şahintepe Halk Dayanışması oluştu ve hemen akabinde Başakşehir Belediyesi’nin mahalledeki rantsal dönüşüm politikaları başladı. Başakşehir Belediyesi’nin rantsal dönüşümü 2020 yılının aralık ayında askıya çıkardığı imar uygulamasına dayanıyor. İmar uygulamasıyla birlikte mahallede yüzlerce, binlerce parselin yeri kaydırıldı” dedi.

    “VATANDAŞLARIN HAKLARI KORUNMUYOR”

    Kentsel dönüşüm sürecinde Başakşehir Belediyesi’nin her şeyi kendi özel iştiraki şirketi olan Başakkent’e devrettiğini söyleyen Yasin Serindere, şunları ifade etti:

    “Başakkent şirketi, bir kamu şirketi değil. Kamu şirketi olsa zaten olaylar farklı şekilde olur. Özel şirket olduğu için sözleşmelerde vatandaşın haklarını korumayan, onları muhatap almayan bir uygulamayı esas alıyorlar. Vatandaşlar sürekli imarlı tapu beklentisi içerisindeydi, 2020 yılının aralık ayında bu planlar askıya çıktı. Askıya çıktıktan sonra da fark ettik ki uygulamayla birlikte bütün yetkiler Başakşehir Belediyesi’ne devredilmiş ve Başakşehir Belediyesi de bakanlıktan aldığı yetkiyi kendi iştirakli şirketi olan Başakkent’e devretti. Burada üçgen içerisinde Şahintepeliler sıkışmış durumda. Bu yetkilerle birlikte 6306 sayılı Yasa’nın onlara tanıdığı bütün olanakları kullanıp vatandaşları muhatap almayan, yerinden eden politikalar sergilenmeye başladı.”

    “VATANDAŞLAR, MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ KORUYAN BİR DÖNÜŞÜM İSTİYOR”

    Şahintepe halkının 20 yıldır imarlı tapu beklentisi olduğunu dile getiren Serindere, “Burada kimsenin hazine arazisine çöktüğü bir durum yok, herkesin tarla tapusu mevcuttu. Buradaki insanlar seçim dönemlerinde belediye başkanlarından, bakanlardan sözler aldı. Halk, 2018 yılındaki imar barışından da yararlandı ancak Başakşehir Belediyesi ve bakanlık vatandaşları görmezden geldi. Günün sonucunda da yaptığı uygulamalarla vatandaşı yerinden eden bir politikaya imza attılar. Vatandaşlar kentsel dönüşüme karşı değil ama burada yerinde kalma hakkını koruyan adil, eşitlikçi ve mahalle kültürünü koruyan bir dönüşüm istiyor” diye konuştu.

    “ŞAHİNTEPE HALK DAYANIŞMASI, YERİNDEN ETME POLİTİKALARINA KARŞI MÜCADELE ETTİĞİMİZ BİR OLUŞUM”

    Şahintepe Halk Dayanışması’nın, halkı yerinden etme politikalarına ve rant uygulamalarına karşı mücadele ettikleri bir oluşum olduğunu vurgulayan Serindere, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada avukatların, kent plancılarının, dışarıdan bize desteğe gelen gazetecilerin ziyaretlerde bulunabileceği, komşularımızın bilgilenebilecekleri ve bir araya gelip sosyalleşebilecekleri bir alana ihtiyaç vardı. Şahintepe Halk Dayanışması ile birlikte günümüz Türkiye koşullarında herkesin birbirine bu kadar yabancı olduğu, herkesin birbirine bu kadar uzak olduğu, yabanileştiği bir dönemde mücadele insanları birbirine yaklaştırdı. Bu mekan insanların ikinci yuvası oldu. İnsanlar burada çocuklarını halk dayanışmasının bürosuna yönlendirerek çocuk etkinliklerine katılmalarını sağlıyorlar. Kadınlar bir araya gelerek eğitici, bilgilendirici panellere, atölyelere katılıyorlar. Komşularımız burada hem birikimini arttırıyor, hem sosyalleşiyor hem de mevcut sürgün politikalarına karşı mücadele edip, örgütleniyorlar.”

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Şahintepe Mahallesi halkı, barınma hakkı ve ranta karşı direniyor – VİDEO

  • Kadın fotoğrafçıların gözünden kentsel dönüşüm hikayeleri sergilendi- VİDEO

    Kadın fotoğrafçıların gözünden kentsel dönüşüm hikayeleri sergilendi- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de kentsel dönüşüm projesinin devam ettiği Barış Mahallesi sakinlerinin yaşamını konu edinen ve üç kadın fotoğrafçının kolektif emeğiyle hazırlanan Semt-i Çukur fotoğraf sergisi ziyaretçilerle buluştu.

    Kolektif Kadın Fotoğrafçılar Fevziye Yürek, Tülin Şahin Okay ve Selda Aktay’ın bir yıllık sürede tamamladığı Semt-i Çukur belgesel fotoğraf sergisinin açılışı İçel Sanat Kulübü’nde yapıldı.

    11-16 Kasım tarihleri arasında sergilenecek olan fotoğraflar; kentsel dönüşüm projesi sebebiyle Barış Mahallesinde yaşayanların mekânsal olarak yerlerinden olmaları, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan yaşamlarının değişmesi ve bunun sonucunda aidiyetlerini yitirmeleri, yoksulluklarının derinleşmesini konu alıyor.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ETKİLERİNİ GÖSTERMEK İSTEDİK”

    Fotoğrafçı Fevziye Yürek, bu çalışmayla kentsel dönüşümün Barış Mahallesi sakinlerine etkilerini göstermeyi amaçladıklarını söyledi.

    Serginin bağlamını kentsel dönüşümün yarattığı yoksulluk üzerinden kurmaya karar verdiklerini dile getiren Yürek, “Kentsel dönüşüm bir kesimi memnun ederken, o alanda yaşayan alt gelir grubundaki kesimi daha da yoksulluğa itiyor. Barış Mahallesi yoksul bir mahalle cüzi kiralarla bu evlerde oturan insanlar kentin çeperlerine itilerek daha farklı sorunlar ve daha fazla yoksullukla boğuşuyorlar. Mahalle sakinlerinin kentsel dönüşüm kararın neresinde duruyorlar göstermek istedik” dedi.

    “BU SERGİ KADINLARIN ORTAK EMEK ÜRÜNÜ”

    Bir diğer fotoğrafçı Tülin Şahin Okay ise, bu çalışmanın her aşamada kadın fotoğrafçıların kolektif emeği ile oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.

    Semt-i Çukur belgesel fotoğraf çalışmasıyla kentsel dönüşümün, medyada görünmeyen yüzü olan gerçek hayatların gerçek hikayelerini tarihe not düşmeyi hedeflediklerini belirten Okay, şunları söyledi:

    “Barış Mahallesinde yaşayan halkın derin yoksullukları sebebiyle hangi koşullarda, hangi yollarla yaşamaya çalıştıklarını, sosyal dayanışma biçimlerini, ürettikleri ortak çözüm kültürlerini yansıtmak ve kentsel dönüşüm projesinin üzerindeki etkilerini ifade etmek için günlük yaşam hikayelerini ele aldık.

    Aslolanın insan olduğu, mekânsal adalet ve eşitliğin sağlandığı, sosyal olanakların ulaşılır olduğu kentlerin hedeflendiği daha hümanist ve eşitlikçi projelere ihtiyaç var”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • ‘Rantsal dönüşüm’ Resmi Gazete’de yayımlandı

    ‘Rantsal dönüşüm’ Resmi Gazete’de yayımlandı

    PİRHA- Kamuoyu tarafından, “tarihin en büyük mülkiyet gaspı” olarak değerlendirilen, “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren ve TBMM Genel Kurulunda muhalefet partilerinin itirazına ve kamuoyunda da, “tarihin en büyük mülkiyet gaspı” olarak değerlendirmesine karşın AKP-MHP oylarıyla kabul edilen “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmi Gazete’de yayımlandı.

    NE OLMUŞTU?

    AKP’li milletvekillerin imzasıyla Meclis’e sunulan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Teklifi” Genel Kurul’da görüşüldü. 21 maddeden oluşan teklife dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile diğer muhalefet partilerinin verdiği önergeler AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    Teklife dair 320 oy kullanıldı. Teklife 238, “Evet”, 82 “Ret” oyu verilerek Genel Kurul’dan geçti.

    PİRHA/ANKARA

     

  • TOKİ işçilerinden iş bırakma eylemi: 3 aydır mağduruz- VİDEO

    TOKİ işçilerinden iş bırakma eylemi: 3 aydır mağduruz- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de TOKİ inşaatını üstelenen firma üç aydır işçilerin ücretini ödemiyor. 45 gündür iş bırakma eylemi yapan işçiler seslerinin duyulmasını ve mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

    Akdeniz Belediyesi’nin başlatmış olduğu kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapımına başlanan ve Çalışkaner İnşaat’ın yüklenici firma olduğu TOKİ inşaatında çalışan işçilere üç aydır ücret ödenmiyor.

    Söz konusu firma tarafından üç aydır hemen her gün oyalanan işçiler 45 gündür iş bırakma eylemi yapıyor. Çalışma koşullarının da çok kötü olduğunu belirten işçiler, birçok kişinin sigortasız çalıştırıldığını söyledi.

    PİRHA’ya konuşan inşaat işçisi İmam Özoğlu, Çalışkaner İnşaat’ın kendilerinden önce çalışan işçilere de paralarını vermediğini anlatarak şunları söyledi:

    “Burada yapılan işlerin geneli 3 aydan bu yana parasını alamıyor. Dün üç ayın sonunda sadece çok az bir miktar ödeme yaptılar. Bizi bu konuda sürekli geçiştiriyorlar. Dünya kadar malzeme alınıyor her gün. İnşaat için bu kadar malzeme alınıyorsa işçinin de parası verilmeli. İşçiye ödenmeyen parayı demire vermişler. Çalışkaner firması bizden önceki işçilere de paralarını vermemiş. Üçüncü işçi ekibiyiz, biz de aynı şeyleri yaşıyoruz. Çalışkaner firması yolsuzlukta çalışkan. Çoluk çocuğumuzun ekmeği için çalıştık ama şu anda mağduruz”

    Ücretleri ödense dahi bir daha çalışmayacaklarını ifade eden işçiler, emeklerinin karşılığını almayı talep ediyor.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • İBB’nin AKP ve MHP’li üyeleri, kira yardımının 4500 TL yerine 1500 TL olmasını reva gördü

    İBB’nin AKP ve MHP’li üyeleri, kira yardımının 4500 TL yerine 1500 TL olmasını reva gördü

    İstanbul’un depreme hazırlığı için kritik aşamada olan kentsel dönüşüm sürecinde, kira yardımının 4500 TL olmasına dair teklif İBB Meclisindeki komisyonda AKP ve MHP’li üyeler tarafından reddedildi.

    Düzce Gölyaka’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem, İstanbul’da beklenen depremi bir kez daha gündeme getirdi. İstanbul’un beklenen depreme hazırlığı için kritik aşamada olan kentsel dönüşüm sürecinde, kira yardımının 4500 TL olmasına dair teklif İBB Meclisindeki AKP ve MHP’li üyeler tarafından reddedildi.

    İstanbul’da meydana gelmesi beklenen büyük deprem öncesinde binlerce binanın kentsel dönüşüme girmesi gerekiyor. Hem yurttaşlara semt değiştirme dayatmaları hem de fahiş kiralar da düşünüldüğünde inşa süreçlerinde yaşatılan mağduriyet, kentsel dönüşüm süreçlerini zulme çeviriyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm için vatandaşlara 4500 TL’lik kira yardımı yapmak isterken, AKP ve MHP’li komisyon üyeleri ise bu teklifi reddederek yurttaşlara 1500 TL’lik yardımı reva gördü.

    14 bin 588’inin yüksek riskli olduğunu tespit eden İBB Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğü, bu grup içindeki binaların 1525’inin hiçbir deprem kuvveti taşıma kapasitesinin bulunmadığı, 318’inin de kendi kendine çökme ihtimalinin bulunduğunu belirledi. 318 binada 3 bin 99 hane bulunduğu ve 10 bin 320 kişinin yüksek risk altında yaşadığı kaydedildi. Bu doğrultuda ilk etapta kendi kendine çökme riskinin bulunduğu 318 binada, ikinci etapta da bin 207 binanın dönüşümü için yapılacaklar belirlendi.

    İBB 4500 TL YARDIM ÖNERDİ

    İBB, kentteki fahiş kiraları da gözeterek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirlediği kira bedelinin 3 katını ve toplam 18 ayı, kiracıya da bakanlığın rakamının 3 katını ve 12 ayı, evinde yaşamayan ev sahiplerine de kira bedelinin 2 katını ve toplam 18 ayı geçmemek üzere İBB bütçesinden karşılanmak üzere kira yardımı yapılmasını önerdi.

    AKP-MHP 1500 TL’LİK YARDIMI REVA GÖRDÜ

    AKP-MHP’li komisyon üyeleri ise mevzuatı bahane ederek 1500 TL’lik yardımı Meclisten geçirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP’li belediye, Bektaşi türbesini yıkıp yerine villa projesi yapıyor!-VİDEO

    AKP’li belediye, Bektaşi türbesini yıkıp yerine villa projesi yapıyor!-VİDEO

    PİRHA- Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde devam etmekte olan yıkıma karşı yurttaşların itirazları sürüyor. Mahkeme kararlarının aksine devam eden kentsel dönüşüm projesi dahilinde Bektaşi türbeleri de yıkılarak yerlerine villa inşa edileceği belirtiliyor.

    Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde süren kentsel dönüşüme dair yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edildiğini belirten yurttaşlar, mahkemenin ‘yürütmenin durdurulması’ yönündeki karara rağmen yıkımın sonlanmadığına dikkat çekti.

    Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezlerinin tehlike altında olduğunu aktaran mahalle sakinleri, Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’nin de yıkıldığı bilgisini paylaştı.

    AKP’Lİ BELEDİYE NİĞDE’DEKİ SON BEKTAŞİ TÜRBESİNİ DE YIKTI!

    Niğde Kale Mahallesi sakinleri Vekili Av. İsmail Hakkı Atal, gelişmelere dair, “AKP, cemevlerine yasal statü verir gibi yaparken; AKP’li Niğde Belediyesi, Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok etti” dedi.

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Av. Atal, Alevi önderlerine ait türbelerin, şehir mezarlığına taşındığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Niğde Belediyesi’nin XI. yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilmiş olan Niğde Kalesi’nin etrafında yapılanmış olan tarihi Kale Mahallesi’ni yok edecek rant projesini durdurmak için Danıştay 6. Dairesinde 12 dava açmıştık. Niğde Belediyesi’nin yaptığı acele kamulaştırma ve yıkım ihalesi işlemleri 30 Ocak 2022 tarih ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29 Ocak 2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanıyordu. Cumhurbaşkanı kararının iptali için açtığımız 12 yurttaş davasında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Ancak yürütmenin durdurulması verilinceye kadar yerli ve milli AKP’li Niğde Belediyesi tarihi-kültürel varlıkları yok eden yıkım işlemlerine başladı ve Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni de yok ederek, erenlerin kabrini şehir mezarlığına taşıdı. Erenlerin huzurunu kaçıran, yattığı yeri bozan AKP’li Niğde Belediyesi’nin tarihi -kültürel varlıklarımızı, Anadolu Selçuklu’dan kalan kalenin dış surlarıyla iç surları arasındaki tarihi dehlizleri yok eden, kısacası bir tarihi yok eden rant işlemine karşı açtığımız davalarda Danıştay Savcılığı da Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali yönünde mütalaa verdi.  Daha önce ‘yürütmenin durdurulması’ kararlarında da Danıştay 6. Dairesi ‘Cumhurbaşkanının acele kamulaştırma kararı alamayacağı, sadece kamulaştırmanın acele olması gerektiği yönünde karar alabileceği, acele kamulaştırma kararını belediyenin alması gerektiğine’ hükmederek yürütmenin durdurulması kararları vermişti.

    Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok eden AKP’li Niğde Belediyesi ve Niğde Valiliği, tarihi Kale Mahallesi’nde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununu da uygulamadı. Zira Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok açık olup, koruma alanları ile sit alanlarında hiçbir şekilde ‘inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı’ kanun gereğidir. Ayrıca koruma alanları ve sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na münhasır yetki tanınmış olup, belediyenin bu alanda herhangi bir iş ve işlem yapma, ihale yapma, ihale ilan etme, yıkım yapma-yaptırma yetkisi yoktur. Ancak Niğde Belediyesi, Danıştay tarafından YD verilmeden yangından mal kaçırırcasına hemen yıkım işine başlamış ve Niğde Kale Mahallesini de Bektaşi  Türbesi’ni de yok etmiştir.”

    BEKTAŞİ TÜRBESİNİ YIKIP YERİNE VİLLA PROJESİ YAPIYORLAR!

    Kale Mahallesi sakinlerinden Muazzez Öztorun, “Ben Aleviyim. Sözde bunlar Alevilerle barışmak istiyorlar ama yaptıklarına bakın” diyerek süre giden yıkıma dair şunları söyledi:

    “Bektaşi türbesinin olduğu yere şu anda devam eden bir villa projesi var. O bölgede 4 tane yatırımız vardı ama Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi tescilliydi. Diğer yatırları ise söküp nereye götürdüklerini bilmiyoruz. Bektaşi Türbesi için hoca getirdiler ve dua falan okuyup bir ritüel yapıp şehir mezarlığına taşıdılar. Kale projesinin başlangıcı bu bölgenin yaşatılması yönündeydi. Korunarak, yenilerek yaşatılmasından bahsediliyordu peki yaşatmak bu ise yapılanlar nasıl olacak? Buralarda her yeri yıktılar. Bizler davaları kazandık ama yapılaşmayı hiç durduramadık.
    Söz konusu türbenin üzerinde de bir ev vardı, önce o evi yıktılar ve türbeyi ortada bıraktılar. Ardından üzerine bir teneke geçirdiler. Ondan sonra bir baktık ki türbeyi şehir mezarlığına taşımışlar. Buralarda vahşi yıkım yaptılar. Suç duyurularında bulunduk. Bütün davaları da kazanıyoruz. Toplamda 7 dava açtık. Anayasa Mahkemesi’nde dahi dosyamız var. Ayriyeten ilk ihaleyi alan şirket şu an bizden yardım istemekte. Düşünebiliyor musunuz bizi mağdur eden ‘ihaleye girmeyin’ dediğimiz halde ihaleye girip orada iş alan arkadaşlar ‘işin aslının böyle olduğunu bilmiyorduk’ diyerek belediyenin onları da dümene getirdiğini söylüyor. Maddi zarara uğradıklarını belirtip şu anda onlar da bizim saflarımızda ve avukatımız, belediyeye onlar için dava dosyası hazırlıyor.
    Bizim paramızla sürekli yasa dışı iş yapan bir belediye var. Sonsuz derecede suç işliyorlar. Adeta şeytanla mücadele ediyoruz. Ben Aleviyim. Sözde bunlar, Alevilerle barışmak istiyorlar!”

    Eren GÜVEN/ANKARA 

    İLGİLİ HABERLER:

    -AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

     

     

  • Okmeydanı Barınma Hakkı Mücadelesi: Adil dönüşüm istiyoruz

    Okmeydanı Barınma Hakkı Mücadelesi: Adil dönüşüm istiyoruz

    PİRHA-AKP’li Beyoğlu Belediyesi kentsel dönüşüm zorbalığıyla temel atma töreni gerçekleşti. Yaşananlara tepki gösteren Okmeydanı Barınma Hakkı Mücadelesi yaptığı açıklamada “Okmeydanı halkı sağlıklı bir barınma koşulları ve adil dönüşüm istiyor. Yandaş inşaat şirketlerine evlerinin peşkeş çekilip binlerce lira borçlandırılmak istemiyor” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Beyoğlu Okmeydanı’ndaki kentsel dönüşüm projesi kapsamında dün temel atma töreni gerçekleştirildi. Aylardır süren yıkımda AKP’li Beyoğlu Belediyesi, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin elektrik kesintileri ve tahliye edilme kararıyla ilgili kısmi yürütmeyi duruma kararına rağmen, kentsel dönüşüme imza vermedikleri ve evlerini boşaltmadıkları gerekçesiyle hak sahiplerinin elektrik, su ve doğalgazını kesmişti.

    Okmeydanı’ndaki temel atma töreninde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “778 konut ve 161 dükkanımızın temellerini heyecanla, coşkuyla, hep birlikte atıyoruz. Beyoğlu ve çevresinin markasını arttıracak, İstanbulumuzun en önemli dönüşüm projelerinden biri olacak yeni yuvalarımız Beyoğlu için, İstanbullu hemşerilerimiz için, ülkemiz için hayırlı, uğurlu olsun” diye konuştu.

    “İNSANLAR BİNLERCE LİRA BORÇLANDIRILDI”

    Okmeydanı Barınma Hakkı Mücadelesi ise yaşanan sürece tepki gösterirken, sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Okmeydanı halkı rantsal dönüşüm bakanı Murat Kurum ve rantçı Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ı istemiyor! Fetihtepe Mahallesi ile başlayan rantsal dönüşüm tüm Okmeydanı’nda yapılmak isteniyor. Fetihtepe Mahallesi’nde elektrik su ve doğalgazı kesilen insanlar haftalarca baskı ve tehdit altında direndi ve imza atmadı. Ancak tehditlerini arttıran belediye mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararına uymadan baskıyı sürdürerek insanları imzaya mecbur bıraktı.

    Bu imza sonucunda insanlar binlerce lira borçlandırıldı ve 1950 lira gibi komik bir kira yardımı ile evlerinden atıldı. Rıza ile dönüşüm projesi yapacağız dediler, insanları zulüm ile evlerinden attılar. Temel atma töreni düzenlemek için geleceklerini ilan ettiler. Fetihtepe dışından insan taşıyıp hiçbir şey olmamış gibi yarın büyük laflar edecekler. Ancak biz onların boş vaatlerine inanmıyoruz.

    Okmeydanı halkı sağlıklı bir barınma koşulları ve adil dönüşüm istiyor. Yandaş inşaat şirketlerine evlerinin peşkeş çekilip binlerce lira borçlandırılmak istemiyor. Okmeydanı Barınma Hakkı Mücadelesi olarak ranta karşı komşularımız ile yan yana olmaya devam edeceğiz ve Fetihtepe’de işledikleri tüm suçların hesabını sormak için takipte olacağız.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • AKP’li Beykoz Belediyesi’nin yıkımına yurttaşlardan tepki: Bu zorbalık!-VİDEO

    AKP’li Beykoz Belediyesi’nin yıkımına yurttaşlardan tepki: Bu zorbalık!-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Beykoz Belediyesi, İstanbul Beykoz’da Tokatköy Mahallesi’ndeki yurttaşları evlerinden zorla tahliye etmeye çalışırken, mahalleli barikatlarla direniyor. Mahalleliye sert müdahalede bulunan polis, görüntü almak isteyen gazetecileri de alandan çıkardı. Polis 15 kişiyi gözaltına aldı. Halk belediyeye tepkili.

    Beykoz’da AKP’li belediyenin ekipleri, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen evleri yıkıyor.

    Beykoz Belediyesi, Tokatköy Mahallesi’nde kentsel dönüşümün yapılması için sabah saatlerinde polis eşliğinde mahalleye girdi. Zorla evlerinden çıkarılmak istenen mahalleli yolları taşlarla kapattı, polisin önüne barikat kurdu. Yıkıma karşı çıkan mahalle sakinleri ise polisin biber gazlı müdahaleye maruz kaldı.  Mahalleliden bazıları evlerinin çatılarına çıktı. Özel mülk alanlarına giren polis, direnen ev sahiplerini gözaltına aldı. Mahalleli, yürütmeyi durdurma kararının olmasına rağmen Beykoz Belediyesi’nin sabah saatlerinde gelişine de ayrıca tepkiliydi.

    Kentsel dönüşüm kapsamında AKP’li belediyenin yaklaşık 238 binayı yıkacağı belirtilmişti. Bu binalardan yaklaşık 110’unun ise geçen aylarda yıkıldığı öğrenildi.

    “BİZİ SOKAKTA BIRAKIYORLAR”

    CAN TV mikrofonuna konuşan yurttaşlar, “Burada devlet yetkilisi yok, halk ile polis karşı karşıya getiriliyor. Bu zulümü hak ettiğimizi düşünmüyoruz. Zor, gerçekten çok zor. Lafın sözün bittiği yerdeyiz. Burada zorbalık görüyoruz. Evlerimizi yıkıyorlar, bizi sokakta bırakıyorlar. Evlerimizi alıyorlar. Biz haketmiyoruz. Neden bizimle konuşmak istemiyorlar. Zorbalık görüyoruz” ifadelerini kullandılar.

    Beykoz iskelesine iki kilometre mesafede bulunan ve yaklaşık 15 bin 367 kişinin yaşadığı Tokatköy Mahallesi’nde bir ‘dönüşüm’ projesi uygulanmak isteniyor.

    Boğaz’a nazır mahallede bir süre önce AKP’li Beykoz Belediyesi, Emlak Konut ortaklığıyla ‘dönüşüm projesi’ gerçekleştirileceğini duyurdu. Tanıtım dosyasına göre proje 9,1 hektarlık alanda gerçekleşecek.

    Bölgede 238 yapı yıkılıp, yerine 776 konut ile 47 işyeri inşa edilecek.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Fetihtepeliler: Devlet, evimizi zorbalıkla yıkmak istiyor; rantsal dönüşüme karşıyız-VİDEO

    Fetihtepeliler: Devlet, evimizi zorbalıkla yıkmak istiyor; rantsal dönüşüme karşıyız-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin Okmeydanı Fetihtepe’de devam ettirdiği kentsel dönüşüm zorbalığına karşı mahalleliler PİRHA’ya konuştu. Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını belirten mahalle sakinleri, “Devlet, evimizi zorbalıkla yıkmak istiyor. Rantsal dönüşüme karşıyız. Polis ve jandarma kuvveti ile yokluk, açlık, sefalet ile yıldıramazsınız. Bugünün yarını var” dedi. Mahalleli yapılan kira yardımının da çok az olduğunu vurguladı. 

    İstanbul’da AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm zorbalığı devam ediyor. İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin elektrik kesintileri ve tahliye edilme kararıyla ilgili kısmi yürütmeyi duruma kararına rağmen, Beyoğlu Belediyesi kentsel dönüşüme imza vermedikleri ve evlerini boşaltmadıkları gerekçesiyle hak sahiplerinin elektrik, su ve doğalgazını kesti. Mahalle halkı ise yaşananları “rantsal dönüşüm” olarak gördüklerini ifade ederek, yaşam alanlarını savunacaklarını dile getiriyor.

    Polis eşliğinde yürütülen zorla tahliye sürecini ise Fetihtepeliler PİRHA‘ya anlattı. Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını belirten mahalleliler, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın seçimlerden önce “rızaya dayalı kentsel dönüşüm” sözü verdiğini hatırlatırken, verilen sözlerin yerine getirilmediğini kaydettiler.

    “DEVLET, EVİMİ ZORBALIK İLE YIKMAK İSTİYOR”

    Belediye başkanının kendilerine “Ev bulun burayı boşaltın” dediğini aktaran Fetihtepeliler, kira fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ederek, “Söylenen kira yardımı çok az. Nereden bulup o kiraları ödeyeceğiz? Bunlar bizi canlı canlı öldürüyor” ifadelerini kullandı.

    Daha önce Almanya’da yaşayan bir yurttaş yıllar önce Fetihtepe’ye yerleştiğini belirtirken, “Vergilerimizi veriyoruz. Milletine zulüm yapanı istemiyoruz. Yıkım kararı almışlar ama karşımızda kimse yok. Zorbalıkla evimi yıkmak istiyorlar. Zorbalıkla elektriğimi kestiler. Üç gün elektriksiz kaldım. Nereye gidelim. Emekliyim ama emekli aylığımız az. Hayat pahalılığı çok. Yetmiyor. Evimi zorbalıkla yıkmak istiyor devlet” diye konuştu.

    “İNSANLARIN ELEKTRİĞİNİ, SUYUNU POLİS ZORUYLA KESTİLER”

    Mahallede yaşayanların adaletli bir kentsel dönüşüm talebinde bulunduğunu vurgulayan bir yurttaş ise şunları söyledi:

    “Belediye başkanı düne kadar rızaya dayalı kentsel dönüşüm sözü veriyordu. Fakat şu an korkusundan ofisinden çıkamıyor. Burada o kadar yaşlı insanın elektriğini, suyunu, doğalgazını polis zoruyla kesti. Evinde olmayanların kapılarını, kilitlerini kırarak elektriğini, suyunu, doğalgazını kestiler. Evden çıkarken de yeni bir kilit takıyorlar. Ev sahibi geldiğinde dışarıda kalmış. Borç çıkarıyorlar bize. Durumu iyi olmayanlar var. Proje iki senede bitecek diyorlar. İlkokul çocuğuna sorsan bile buranın hafriyatının iki senede kaldırılamayacağını bilir. İki sene kira yardımı yapalım diyorlar ama kiralar bugün 5, 10 bin liraya dayanmış durumda. Bin 500 lira ile insanlar nereye gitsin?”

    “BURADA BİZİM MALIMIZA ÇÖKMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    “Bizim malımıza çökmeye çalışıyorlar. Çocuklarını zengin edebilmek için ben kendi çocuğumun geleceğini karartmam” diyen yurttaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İki gün önce bir tane amcamız vefat etti. Beyin kanaması geçirdi. Hasta, yatalak insanlar var. Son zamanlarda da bizi marjinal grup ilan etmeye çalıştılar. Hakkımı aradım terörist, çapulcu, marjinal, sürtük oldum. Bu ülkede hak aramak neden bu kadar zor? Bu hak neden bu kadar zorunuza gidiyor? Fetihtepe halkı olarak haksızlığa, adaletsizliğe, zulme karşı savunma duvarıyız. Bizi geçerlerse eğer 5-10 yıl sonra herkes bunun farkında Galataport projesini Haliç’e kadar uzatmanın planını yapıyor.

    “İNSANLAR HÜKÜMETLERDEN KORKMAMALI, ONLARI İNDİRECEK OLAN BİZİZ”

    Buranın çoğu kendilerine oy veren kişiler. Ama bu zulmü gören “Lanet olsun bu yönetime” diyor. Yıllardır insanları “din, İslam, Müslümanlık” diyerek kandırdılar. Bir hükümet köprü, hastane, yol yapmak ile övünemez. Hükümet başa geldiyse onun görevidir bunları yapmak. İnsanlar hükümetlerinden korkmamalı. Hükümetler insanlardan korkmalı. Onları oraya getiren biziz. Yine oradan indirecek olan da biziz.

    Kentsel dönüşüm denilen şey nedir? Bir bina risklidir ve onun yıkılmasına karşı insanların canını, malını güvence altına alan bir şeydir. Ama sen burada bizim malımızı, canımızı almaya çalışıyorsun. İnsansan eğer bir dine bağlı olmana gerek yok. Vicdanın varsa bunları yapmaman gerek. Ama bunlar, bunların hepsini yapıyor ve “Ben Müslümanım” diyor.”

    “POLİS, JANDARMA, AÇLIK VE SEFALET İLE YILDIRAMAZSINIZ”

    Tek başına yaşadığını belirten 73 yaşındaki bir başka mahalleli ise belediye başkanına seslenerek; “Yüreğin yetiyorsa gel oturalım. Güzelce derdini anlat, bizi dinle. İnsanların elektriğini kesmekle, tek tek binaları yıkmak ile bir yere varamazsınız. Belki Fetihtepe’yi yıkacaksanız ama mümkünü yok buraya bir çivi çakamazsınız. Ömrünüz az kaldı. 73 yaşında bir vatandaşım. Suyum, doğalgazım yok. Banyo yapacak bir şeyim yok. Mal varlığıma el koydular. 2 bin 300 lira ile geçinen bir vatandaşım. Bana “çık” diyorlar. Bir ev bulsunlar, bulabiliyorlar mı? 7, 8 bin ev kirası istiyorlar. 2 bin 300 lira ile nerede ev bulacağım? 29 bin metrekare alana ne yapacaklar? “Cami yapacağız” diyorlar. Mahalleleri camiler ile doldurdular. Sizin yüzünüzden insanlar camilere de gitmiyor. İslam’dan da soğuttunuz. Bu milletin ahı bir gün sizi berbat edecek. Polis ve jandarma kuvveti ile yokluk, açlık, sefalet ile yıldıramazsınız. Bugünün yarını var” ifadelerini kullandı.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜME DEĞİL RANTSAL DÖNÜŞÜME KARŞIYIZ”

    9-10 gündür perişan halde olduklarını kaydeden bir diğer Fetihtepe sakini de, “Hastalar var. Burayı elimizden almışlar. Bayramdan sonra polis ve jandarma ile bizi zorla buradan çıkaracaklar. Haydar Ali Yıldız “Çıkmazsanız sizi zorla çıkaracağız” demiş. Gelsin bakalım çıkarsın. Yıllar önce o mu vardı burada? 5 bin liradan aşağı kira parası yok. Ben şahsen ödeyemem. Çocukları olanlar ne yapacak? Nasıl ödeyecek?” dedi.

    Mahalle sakinlerinden bir başkası ise “Biz kentsel dönüşüme değil rantsal dönüşüme karşıyız. Hakkımızı versinler biz de seve seve imza atalım. Bizler de güzel yerlerde yaşamak isteriz. Bu yapılanlar zulümdür. Bu ne adalete ne hakka ne de hukuka sığar” şeklinde konuştu.

    FETİHTEPELİLER NE İSTİYOR?

    Fetihtepelilerin taleplerini şöyle sıraladı:

    • Kentsel dönüşüm yasasının ‘plan olmadan dönüşüm yapılamaz’ kuralının gereği olarak 1/5000’lik ve 1/1000’lik planların yapılmasını,
    • Planların bölgemizdeki sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerin ilgili bölümlerinden, şehir plancıları ve mimarlar odasından görüş alınarak yapılmasını,
    • Planlar yapılıncaya kadar adamızdaki plansız kentsel dönüşüm uygulamasının durdurulmasını,
    • Tapulu tapusuz ayrımından kaynaklı sorun ve mağduriyetlerin yaşanmaması için 2981 ve 4706 sayılı yasaların öngördüğü kurallar çerçevesinde hak sahipliği kazanmış olanlara tapularının verilmesini,
    • Hak sahibi olduğumuz paylarımızın belirlenmesinde 6360 sayılı yasa gereği ‘arsa payı’nın dikkate alınmasını, ardından plana ve paylarımıza uygun avan projenin yapılarak tapuya tescil edilmesini,
    • Her dairenin şerefiye puanı ve bedelinin belirlenerek avan projeye işlenmesini,
    • Şu anda bize imzalamamız için sunulan muvafakatnamenin tek taraflı bir beyan olması nedeniyle bunun yerine idarenin ve hak sahiplerinin karşılıklı hak ve sorumluluklarının belirlendiği, ekinde avan proje, idari ve teknik şartnamenin olduğu hukuki sözleşme yapılmasını,
    • Üçte ikilik çoğunluğun sağlanmadan uygulama yapılmamasını,
    • Devlet eliyle yapılan dönüşümün anayasamızdaki ‘sosyal devlet ilkesine’ uygun olarak kârı amaçlayan değil, maliyetine yapılmasını,
    • Halihazırdaki uygulamada 6 ayda bir memura yapılacak zam artışı kadar artırılarak ödememiz istenen borç taksitlerimizin kamu bankalarındaki konut kredi sistemine bağlanarak 20 yılda sabit olarak ödenmesini,
    • 1.500 TL olan kira yardımının İstanbul gerçeğine göre yeniden belirlenmesini ve hak sahiplerine yeni yapılan dairelerine taşınıncaya kadar talep ediyoruz.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Mahkeme kararına rağmen AKP’li belediye mahallenin alt yapı hizmetlerini kesti

    >Fetihtepeliler Beyoğlu Belediyesi önünde: Rantsal dönüşüm istemiyoruz!

  • Fetihtepeliler Beyoğlu Belediyesi önünde: Rantsal dönüşüm istemiyoruz!-VİDEO

    Fetihtepeliler Beyoğlu Belediyesi önünde: Rantsal dönüşüm istemiyoruz!-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm zorbalığına karşı mahalleliler Beyoğlu Belediyesi önünde bir araya geldi. Eylemde konuşan Avukat Onur Cingil, “Biz Fetihtepe’de halkına düşman olan halk düşmanları ile mücadele ediyoruz. Halkına düşman olanların saltanatı yıkılacak” dedi

    İstanbul’un AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm zorbalığı sürüyor. Kentsel dönüşüm adı altında mahallelinin elektrik, su ve doğalgazı çevik kuvvet polisleri eşliğinde kesilmişti. 4 gün önce başlayan işlemlere halkın tepkisi ve direnişi de devam ediyor. Fetihtepe halkı bugün Beyoğlu Belediyesi önünde bir araya gelerek taleplerini bir kez daha haykırdı.

    Belediye önünde toplanan yurttaşlar, “Haydar Ali şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Başka dönüşüm istemiyoruz”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atarken; eyleme CHP İstanbul Milletvekilleri Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ve Sol Parti PM üyesi Alper Taş da destek verdi.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜM OFİSLERİ HALKIN ÜZERİNDE BASKI KURMAYA BAŞLADI”

    Belediye önünde ilk olarak açıklama yapan Fetihtepe Mahallesi Dernek Başkanı Şener Kartal, “Kentsel dönüşüm ofisi açıldı. Burası insanları kandırma merkezi haline getirildi. Önümüze belgeler kondu. Biz bunları istemediğimizi söyledik. Hukuksal tüm kuralların uygulanmasını istedik. Rızaya dayalı bir kentsel dönüşüm yapacağız denildi. Söz namustur. Kentsel dönüşüm ofisi halkın üzerinde baskı kurmaya başladı. Arkadaşlarımıza silah çekildi ve hiçbir soruşturma açılmadı. Kim oldukları belli ama bu insanların, yolları, yerleri belli. Su, elektrik insanın yaşam hakkıdır. Bizler doğru düzgün kira yardımı istiyoruz” dedi.

    “RANTSAL DÖNÜŞÜM İSTEMİYORUZ”

    Okmeydanı Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkan Yardımcısı Rüstem Karakuş ise şunları söyledi:

    “Sivil toplumun, şehir plancılarının görüşlerini almak yerine tepeden inme bir şekilde, kafalarına göre yaptılar. 3500 No’lu adadaki zulmü protesto ediyoruz ve taleplerimizi yineliyoruz. Rantsal dönüşüm istemiyoruz. Evet, bir şeyler yıkılacak ama halkına düşman olanların saltanatı yıkılacak.”

    “FETİHTEPE’DE HALK DÜŞMANLARI İLE MÜCADELE EDİYORUZ”

    Daha sonra mahallelinin avukatı Onur Cingil söz alarak şöyle konuştu:

    “Biz ne yapıyoruz? Fetihtepe’de halkına düşman olan halk düşmanları ile mücadele ediyoruz. Halkını dinlemeyen, halkına çevik kuvvet gönderen, kan döktüren bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Belediye başkanı siyaseti bırakmalı. Belediyeler hizmet etmek için vardır ama bu belediye halkına zulmetmek için var. Başka da bir şey yapmıyor.

    Belediye başkanının kendisi Fetihtepe’ye gelemeyeceği bugün biz belediyenin önüne geldik. Rahat rahat gelemeyeceğini, selam alamayacağını çok net bilsin. Halkına düşman olanların saltanatı en kısa zamanda yıkılacak. Burası içim riskli alan dediler. Riskli alan olmasını ispat edebilirdik. Bir hileyle burayı torba yasadan riskli alan yaptılar. Buralar bu insanların tapulu mülkleri, bugün bakanlıkla belediye tapulu yerlere çöküyor. Vicdanlara, insanlara aykırı bir iş yapılıyor. Dün diyaliz hastasının “Bu elektrik kesilirse hayatta kalamam” demesine rağmen kesiliyorsa diyecek bir şey yok. Fetihtepe’yi kimseye bırakmayız. Yazın ortasında insanları susuz bırakıyorlar.

    “YAZIN ORTASINDA İNSANLARI SUSUZ BIRAKIYORLAR”

    Çok merak ediyorum; belediye başkanı akşam eve gittiğinde Fetihtepe’dekiler aklına geliyor mu? Kendi koydukları kanunu çiğniyorlar. Bu mahkemelere baskı yapılıyor. Bu zulme son verin. Belediye başkanlığını işgal eden kişiye söylüyorum, derhal elektrik su doğalgazı geri bağlat. Yazın ortasında susuz bırakıyorlar insanları. Halk düşmanları kendi koydukları yasayı çiğniyorlar. İstanbul’un orta yerinde bu kadar tarihi bu kadar önemli bir yerde şu an yapılan binlerce insana zulümdür. Elektrik kesintisine dair belgeleri görmek istedik. Dört gündür göstermediler. Elektrik kesintisine dair belgeleri görmek istedik. Dört gündür göstermediler. Dava açmayalım diye bu belgeleri bize göstermiyorlar. Proje neyse onu göster. Rızaya dayalı dönüşümü gelsin yapsın. Eğer yapmazsa Fetihtepe mücadeleden geri durmaz. Halkız, haklıyız, kazanacağız.”

    YURTTAŞLAR TALEPLERİNİ SIRALADI

    Okmeydanı halkının proje ile ilgili talepleri şöyle:

    • Kentsel dönüşüm yasasının ‘plan olmadan dönüşüm yapılamaz’ kuralının gereği olarak 1/5000’lik ve 1/1000’lik planların yapılmasını,
    • Planların bölgemizdeki sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerin ilgili bölümlerinden, şehir plancıları ve mimarlar odasından görüş alınarak yapılmasını,
    • Planlar yapılıncaya kadar adamızdaki plansız kentsel dönüşüm uygulamasının durdurulmasını,
    • Tapulu tapusuz ayrımından kaynaklı sorun ve mağduriyetlerin yaşanmaması için 2981 ve 4706 sayılı yasaların öngördüğü kurallar çerçevesinde hak sahipliği kazanmış olanlara tapularının verilmesini,
    • Hak sahibi olduğumuz paylarımızın belirlenmesinde 6360 sayılı yasa gereği ‘arsa payı’nın dikkate alınmasını, ardından plana ve paylarımıza uygun avan projenin yapılarak tapuya tescil edilmesini,
    • Her dairenin şerefiye puanı ve bedelinin belirlenerek avan projeye işlenmesini,
    • Şu anda bize imzalamamız için sunulan muvafakatnamenin tek taraflı bir beyan olması nedeniyle bunun yerine idarenin ve hak sahiplerinin karşılıklı hak ve sorumluluklarının belirlendiği, ekinde avan proje, idari ve teknik şartnamenin olduğu hukuki sözleşme yapılmasını,
    • Üçte ikilik çoğunluğun sağlanmadan uygulama yapılmamasını,
    • Devlet eliyle yapılan dönüşümün anayasamızdaki ‘sosyal devlet ilkesine’ uygun olarak kârı amaçlayan değil, maliyetine yapılmasını,
    • Halihazırdaki uygulamada 6 ayda bir memura yapılacak zam artışı kadar artırılarak ödememiz istenen borç taksitlerimizin kamu bankalarındaki konut kredi sistemine bağlanarak 20 yılda sabit olarak ödenmesini,
    • 1.500 TL olan kira yardımının İstanbul gerçeğine göre yeniden belirlenmesini ve hak sahiplerine yeni yapılan dairelerine taşınıncaya kadar talep ediyoruz.

    NE OLMUŞTU?

    Aralarında solunum cihazına bağlı 90 yaşında astım hastasının ve engelli çocuğun bulunduğu Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi halkının elektrik, su ve doğalgazı kesildi. İstanbul 4. İdare Mahkemesi tarafından “mahalleliye uygulanan enerji kesimi ve tahliye ile ilgili kısmi yürütmeyi durdurma” yönünde verilen karara karşın enerji kesimine devam edildi. 7 Haziran 2022’den beri polisin sürdürdüğü baskı ve tehditlere direnen yurttaşlar arasındaki 15 yaşında bir çocuk da vardı. Çocuk polisler tarafından darp edilerek ters kelepçeyle gözaltına alındı. En az altı kişinin gözaltına alındığı müdahalede mahallelinin tepkisiyle 15 yaşındaki çocuk serbest bırakıldı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Mahkeme kararına rağmen AKP’li belediye mahallenin alt yapı hizmetlerini kesti

    Mahkeme kararına rağmen AKP’li belediye mahallenin alt yapı hizmetlerini kesti

    PİRHA-AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin kentsel dönüşüm adı altında zorla tahliyeye başladığı Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’nde tahliye etmeyen ev ve iş yerlerin enerjileri de kesildi. Çevik kuvvet ekipleri eşliğinde sürdürülen tahliye işlemine yurttaşların tepkisi sürerken, mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi. 

    İstanbul Beyoğlu Belediyesi’nin Fetihtepe Mahallesi’nde aldığı kentsel dönüşüm kararı sonrası evlerin enerjileri kesilirken, tahliyelere başlandı. Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’ni riskli bölge ilan eden AKP’li Beyoğlu Belediyesi, yurttaşları zorla evinden çıkarmaya çalışıyor. Çevik kuvvet ekipleri eşliğinde gerçekleştirilen tahliye ve enerji kesim işlemine yurttaşların tepkisi sürerken, mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

    MAHKEME YÜRÜTMEYİ DURDURDU

    Beyoğlu Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, “Bir süredir şehir yenileme projesi devam eden Fetihtepe Mahallesi 3550. Ada’da beklenen süreç başladı ve önceden tebliğ edilen hukuki sürede evlerini tahliye etmeyen hak sahiplerinin binalarında elektrik, su ve doğalgaz erişimine son verildi. Yüzlerce hak sahibinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile muvafakatname imzalayarak evini tahliye ettiği bölgede, Ağustos 2021’den itibaren birçok bina şehir yenileme projesi kapsamında yerinden kaldırılmıştı. Evlerini tahliye etmeyen hak sahiplerine tanınan süre Ramazan Bayramı’ndan önce sona ermesine rağmen, bazı hak sahipleri evlerini boşaltmadı. Bugün İSKİ, İGDAŞ ve BEDAŞ ekipleri bölgedeki bazı binalara giderek verilen hizmetin sonlandırıldığını belirttiler” ifadeleri kullanılmıştı.

    Gazete Duvar’dan Hazal Ocak’a konuşan mahallelinin avukatı Onur Cingil, “İstanbul 4. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Yürütmesinin durdurulmasına karar verilen yerlerde altyapı hizmetlerinin kesilmesi ve tahliye işlemi yapılamaz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • AKP’li belediye yıktı, Aleviler tepkili: Ana Meryem Türbesi’ni yeniden yapacağız-VİDEO

    AKP’li belediye yıktı, Aleviler tepkili: Ana Meryem Türbesi’ni yeniden yapacağız-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Mehmet Tevfik Göksu’nun başkanlığını yaptığı Esenler Belediyesi, tarihi kalıntıları bulunan Ana Meryem Türbesi’ni sabah saatlerinde kimsenin bulunmadığı bir anda yıktı. Halk, çevik kuvvetle gelen yıkım ekibini engelleyemese de türbeyi yeniden yapma kararı aldı.

    1240’lı yıllarda Horasan’dan geldiği belirtilen Meryem isimli bir evliyanın türbesi İstanbul’un Esenler ilçesinde yer alıyor. Yapının tamamı o yıllardan kalmasa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı‘nın koruma altına almak istediği taş ve kalıntılar bulunuyor. Ancak AKP’li Mehmet Tevfik Göksu’nun başkanlığını yürüttüğü Esenler Belediyesi‘nin uzun süredir sürdürdüğü kentsel dönüşüm projesi kapsamında ana Meryem Türbesi yıkılmak istendi. Hem mahalle halkının hem Alevi kurumlarının yanı sıra İBB‘de bu yıkıma engel olmaya çalıştı.

    TÜRBENİN ARKASINDAKİ İNŞAAT ALANINDAN GİZLİCE GİRDİLER

    Bugün (25 Mayıs) sabah saatlerinde arka inşaat alanlarından girilerek yıkılan türbenin etrafı da çevik kuvvetle kapatılarak halkın girişlerine de izin verilmedi. Türbe içindeki tüm eşyalarla birlikte yerle bir edildi.

    Yıkımı son anda gören Ana Fatma Cemevi Başkanı Hüseyin Acaray konuya ilişki PİRHA‘ya konuştu. Acaray, yıkım kararından haberdar olmadıklarını belirterek, zira yıkım kararının olmadığını söyledi. Yakın zamanda türbedeki kalıntı taşları almak için geldiklerini ancak türbenin tarihi dokusuna müdahale etmelerine izin vermediklerini anlattı. Acaray, “Burada tarihimizi çalmışlar. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’yu nefretle kınıyoruz. Alevilerin ibadet ve inanç yerini, inançlarını da yok sayarak böyle bir yıkım gerçekleştirdi. Buraları talan ettiler” dedi.

    MAHALLELİ TÜRBEYİ YENİDEN KURACAK

    Tuna Mahallesi daha çok Karabayır olarak biliniyor ve  nüfusu ağırlıklı olarak Abdal Alevilerden oluşuyor. Mahalle halkı türbenin yıkılmasına başından beri karşıydı. Gizlice yapılan bu yıkıma da çok tepkili. Kalıntıları ve türbenin eşyalarını ayıklayarak yeniden türbelerini kuracaklarını belirttiler. Bunun için daha öncesinde belediye ve polisle karşı karşıya geldiklerini söyleyen mahalleli, “Biz yaparsak yeniden yıkacaklarmış. Biz de yeniden yaparız.” diyor.

    Türbenin etrafında ise polis ablukası devam ediyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABER
    > AKP’li Esenler Belediyesi, Ana Meryem Türbesi’ni yıktı!

    > Aydın Deniz’den AKP’li belediyenin Ana Meryem Türbesi’ni yıkmasına tepki

     

     

     

  • Ana Meryem Türbesi’ne yönelik yıkım kararı protesto edildi-VİDEO

    Ana Meryem Türbesi’ne yönelik yıkım kararı protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Esenler’deki Ana Meryem Ziyareti kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya. Yıkım kararına karşı ziyaret önünde açıklama yapılırken; “Alevi toplumu ile dayanışmaya ve ziyaret Ana Meryem’i birlikte savunmaya çağrı yapıyoruz” denildi.

    Esenler Ana Fatma Cemevi ve birçok Alevi kurumun katılımı ile İstanbul Esenler’deki Ana Meryem Türbesi yıkım kararı protesto edildi. Abdal Alevilerin yoğun katıldığı basın açıklamasında, “Ana Meryem’in elleri siper olmuş, bu haksız asimilasyon heveslerini engellemiştir” denildi.

    Esenler’in Tuna (Karabayır) Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm halkın tepkisine sebep oldu. Kentsel dönüşüm alanları içerisine Abdal Alevilerin ziyaret makamı olan Ana Meryem Türbesi de alındı. Türbenin etrafının neredeyse tamamı kazılmış durumda. Ana Meryem Türbesi’nin da yakın zamanda yıkılması bekleniyor. Ancak mahalleli de engel olmakta kararlı. Esenler Ana Fatma Cemevi’nin çağrısıyla bugün (5 Aralık) basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını mahalleli ve cemevi adına Cansu Alataş okudu.

    “ANA MERYEM ZİYARETİ CÜMLEMİZİN NİYAZ MAKAMIDIR”

    Öncelikle ziyaret makamının ne olduğunu ve Alevi inancındaki pozisyonunu açıklayan Alataş, alanları Hızır ve rızalık mekanları olarak tanımladı. “Cümle varlığın Hakk’ın emri rızası ile ikrar birlediği mekanlardır. Karabayır mahallesinde, Abdal canlarımızın pirleri ile niyaz oldukları Ana Meryem Ziyareti de cümlemiz için niyaz makamıdır” şeklinde konuştu. Ziyaretin defalarca yıkılmak istendiğini vurgulayan Alataş, Ana Meryem’in elinin göç ve zulüm ortamında toplumun üzerinde şifa eli olduğunu söyledi.

    YETKİLİLER: ORADA BİR ŞEY YOK, UYDURUYORSUNUZ

    Alataş yetkili makamlarla da görüşüldüğünü de aktardı. Ancak yetkililerin, Alevi inancına saygı göstermekten çok batıl yaklaşımların gördüğünü söyledi. Yetkililerin, “Orada bir şey yok, uyduruyorsunuz” dediğini hatırlatarak, “Sanki biz manaya mefta demişiz. Manaya mefta diyen yol bilmezler ile karşılaştık. Fakat, anlamama halinin de toplumu ve inancını hakir gören üstenci yaklaşımın da kurnaz politika olduğunu üzülerek gördük” dedi.

    80 bin Alevinin yaşadığı mahallenin yerel yönetim tarafından hakir görüldüğünü söyleyen Alataş, türbeyi canları pahasına koruyacaklarını da belirtti. Ana Meryem Türbesi için bin metrekare alanın tahsis edilmesini ve konteynırların derhal kaldırılmasını talep etti. Alataş cümlelerini kadınlara, ekoloji, doğa ve kent savunucularına çağrı yaparak bitirdi:

    “Alevi toplumu ile dayanışmaya ve ziyaret Ana Meryem’i birlikte savunmaya çağrı yapıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    PİRHA- Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde yapılacak kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığı iddia edildi. Bölge sakinleri “Belediyeyi ve AKP milletvekillerini her aradığımızda tehdit aldık. ‘Paranızı alın, arkanıza bile bakmadan orayı terk edin’ şeklinde tehditlere maruz kaldık” dedi. 

    ‘Kentsel dönüşüm’ adı altında yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde, yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edileceği söylenirken, mahalle sakinleri, henüz mahkeme sürecinin sonlanmadığına ve belediyenin hukuksuzca yıkım ihalesi yapmasına işaret ediyor.

    Yıkım kararı alınan mahallelerde özellikle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezleri bulunuyor. Kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığına işaret eden mahalle sakinleri, “Sesimizi yetkililere duyuramadık. Umuyoruz ki hukuken bu yapılanlara ‘dur’ diyecek hakim ve savcı olacaktır” şeklinde açıklama yaptı.

    AKP’Lİ VEKİLLERDEN MÜLK SAHİPLERİNE TEHDİT!

    İsmini açıklamak istemeyen bir mahallelinin, yıkım kararının durdurulması için AKP’li bir milletvekiline ulaştığı, ancak tehdit edildiği öğrenildi. Söz konusu kişinin, AKP’li vekile ‘bize doğru düzgün bir para verin, veyahut yerimizi bırakın. Bölgeyi değiştirmek ise eğer amaç, dokuya uygun hale getirelim ama yerimizde kalalım’ dediği öğrenildi. AKP’li milletvekilinin ise bu kişiye “Paranı al, arkana bile bakma. Orayı terk edin” cümlesini kullandığı iddia edildi.

    “YETKİLİLER KÖR VE SAĞIRI OYNUYOR”

    Kale Mahallesi’nde mülk sahibi olan Muazzez Öztorun, yaşam alanlarına dair ilk yönelimin 2020 yılında “normal kamulaştırma işlemi” adı altında başladığını belirtti. Öztorun, ilk çıkan karara karşı gelmediklerini söyleyerek “Çünkü kentsel dönüşüm içerisinde ‘tarihi yerler korunacak, diğer yerler ise dönüştürülerek kazandırılacaktı” dedi. Muazzez Öztorun,“ Bu süreç içerisinde halkı korkutarak bir kısmına imza attırmaya çalıştılar” diyerek sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “İnsanları korkutarak sözleşmelere imza attırdılar. Komik rakamlara birçok kişinin elinden yerlerini aldılar. Bizler ise yerlerimizi satmak istemedik. Bunun amacı kamulaştırıp güzelleştirmek ise varız ama yerimizi değiştirmek istemiyoruz. Dokuya uygun hale getirerek kazandırılan Ankara Kalesi gibi örnekler de var. Biz de ‘yerimizden gitmek istemiyoruz’ dedik ve imza vermedik. İmza vermeyince bir baktık ki bu kamulaştırma kararnamesini hedef göstererek ‘acele kamulaştırma’ yaptılar. İlk yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nde ‘acele kamulaştırmaya gerek yoktur’ ibaresi de mevcuttu. Bunun üzerine imza toplayıp cumhurbaşkanına gönderdik. Ancak hiçbir ses gelmedi. Belediye başkanları ve milletvekilleri ile toplantılar yaptık. Ancak kör ve sağırı oynuyorlar. En sonunda ‘elektrik ve suyunuzu keseriz’ diyerek halkı korkuttular. Bazıları ağlaya ağlaya yerlerini sattı. Birkaç kişi satmadık.”

    “KALE BÖLGESİNİ HIRSIZLAR VE GÖMÜCÜLER TALAN ETTİ”

    Muazzez Öztorun, yıkıma karşı direndikleri için bir tür “yıldırma operasyonu” ile karşı karşıya geldiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Dava süreci devam ederken Kale bölgesini hırsızlar ve gömü arayıcıları talan etti. Hatta bazıları işi o kadar ileriye götürdü ki ‘belediye başkanımızın izniyle ben bu işlemi yapıyorum’ diyerek talan edenler oldu. Konu ile ilgili belediyeyi her aradığımızda ise tehdit aldık. AK Parti milletvekillerini aradık tehdit aldık. CHP’li milletvekillerini aradık ancak korktular. Görüştüğüm hiçbir milletvekili, bizlerle ilgilenmek istemedi. Bunun üzerine acele kamulaştırmaya karşı dava süreci devam ederken bir baktık ki 1 Kasım itibari ile yıkım ihalesi açmışlar. Biz de ihalenin yasal olmadığına dair dava açtık. İhale 16 Kasım’da yapıldı. Yani hiçbir yasayı tanımıyorlar ve öylesine pervasızlar ki şu anda ablam ve kız kardeşim orada yaşıyorlar ancak gündüzleri tarihi eser kaçakçıları, hırsızlar, bir şey yapacak diye pazar alışverişlerine giderken dahi bir kişi evde duruyor. Anlamsız bir şekilde bize karşı savaş ilan ettiler.”

    TARİHİ SİT ALANINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI!

    Muazzez Öztorun, söz konusu bölgenin tarihi bir zenginliğe sahip olduğunu işaret ederek “Evlerini korkudan satan insanlar, her hafta gelip sattıkları yere bakıp ağlıyor” dedi. Öztorun, Kale Mahallesi’nin asıl değerli kısmının toprağın altında bulunduğuna işaret ederek “Halk arasındaki görüşümüz şudur; söz konusu bölge Kale surları içerisinde eski Ermeni mezarlarının olduğu bir yer. Zeminin altı tümüyle höyüktür. Bu sebeple alt kısma göz diktiler. Şu anda bütün gelen giden, her yeri kazıyor. Hatta birkaçı da yakalanmış. Aslında bölgenin üstünden daha kıymetli olan alt tarafıdır” ifadelerini kullandı.

    Konuya ilişkin kendisine ulaştığımız AKP Niğde Milletvekili Yavuz Ergun, Kale Mahallesi’nden hiçbir yurttaş ile diyaloğunun olmadığını ifade etti. Diğer AKP Niğde Milletvekili Selim Gültekin ile iletişim sağlanamadı.

    Eren GÜVEN/NİĞDE

  • Niğde Belediyesi, yargı süreci devam eden tarihi kale mahallesini yıkıyor!-VİDEO

    Niğde Belediyesi, yargı süreci devam eden tarihi kale mahallesini yıkıyor!-VİDEO

    PİRHA- Tarihi sit alanı olan Niğde Kale Mahallesi için alınan Kentsel Dönüşüm kararına halk tepkili. Niğde Belediyesinin, henüz yargı süreci tamamlanmadan yıkım işi için ihale yapması, yurttaşların tedirginliğini bir kat daha arttırdı.

    ‘Kentsel Dönüşüm’ adı altında yaşanan son bir mağduriyet örneği Niğde’den geldi. Tarihi sit alanı olan Kale Mahallesinde onlarca tarihi ev ve işyeri yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.

    Yıkıma itiraz eden yurttaşlara, resmi makamlarca henüz geri dönüş yapılmazken Niğde Belediyesi, dava sonucunu dahi beklemeden harekete geçti. Söz konusu alanın yıkımı için bir de ihale açan Niğde Belediyesi, mahallelinin barınma hakkına karşı umursamaz bir tavır sergiledi.

    “KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ YOK EDİLİYOR”

    Niğde Kale Mahallesi sakinleri Vekili Av. İsmail Hakkı Atal, konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak “Ülkemizin betona boğularak ekonomik felakete uğratılması sürecinin son örneği Niğde Belediyesi tarafından gerçekleştirilmek isteniliyor” dedi. Avukat Atal, tarihi Kale Mahallesinin hiçbir bilimsel veriye, dayanılmaksızın kentsel dönüşüm kapsamına alındığına işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok açık olup, koruma alanları ile sit alanlarında hiçbir şekilde ‘inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı’ kanun gereğidir. Ayrıca koruma alanları ve sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığına münhasır yetki tanınmış olup, belediyenin bu alanda herhangi bir iş ve işlem yapma, ihale yapma, ihale ilan etme, yıkım yapma-yaptırma yetkisi yoktur. Niğde Belediyesi tarafından yıkım prosedürünün sürdürülmesi ‘hukuk tanımazlığın’ somut bir örneğidir. Bu hukuksuzluğa karşı;  Niğde Kale Mahallesinde tarihi yapıları başlarına yıkılmak istenilen konut-dükkan sahiplerinden 10 yurttaşımız adına 16 Kasım tarihinde yapılan ‘İhalenin ilanının iptali’ davasını Adana 2. İdare Mahkemesinin 2021 /1518 E. sayılı dava dosyasıyla açtık. Acele kamulaştırma ve yıkım prosedürünün dayanağı olan Cumhurbaşkanı Kararı ise hukuka ve kanuna aykırı olup, Cumhurbaşkanı Kararının (CB) iptali için Danıştay 6. Dairesinde 12 dava açılmıştır.

    Cumhurbaşkanı Kararı ‘Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanuna’ dayandırılmaktaysa da bu kanunda ‘acele kamulaştırma prosedürü’ yoktur. CB kararı iptali davalarında Danıştay tarafından Yürütmenin Durdurulması (YD) süreci değerlendirme aşamasında olup, Cumhurbaşkanlığı ile birlikte davalı olan Niğde Belediyesi, Danıştay tarafından YD verilmesi ihtimaline karşı yangından mal kaçırırcasına hemen yıkım işine başlamak istemektedir. Hatta iş o kadar aceleye getirilmiştir ki; 1.11.2021 tarihinde ilan edilen ihale 30 günlük dava açma süresi dolmadan 16.11.2021 tarihinde yapılmıştır.

    Şu hususu da özellikle ve önemle belirtmek isteriz ki; sadece arkeoloji ve sanat tarihi değil ekonomi biliminden de uzak bir anlayışla ülkemiz bir inşaat ve beton yığınına sürüklenmiş ve üretimden uzak bu betonlaşma süreci ülkemizi ekonomik krize sokmuştur. Hal böyleyken, tarihi ve kültürel varlıklarımızın yok edilerek ekonomik krizi daha da derinleştirecek betonlaşma sürecinin devam ettirilmeye çalışılması, sadece tarihi Kale Mahallesinde konut sahibi yurttaşlara değil, tüm ülkemize ve halkımıza zarar verici bir faaliyettir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Konya’da kentsel dönüşüm bahanesiyle Abdallar evlerinden ediliyor!

    Konya’da kentsel dönüşüm bahanesiyle Abdallar evlerinden ediliyor!

    PİRHA-Konya’nın Yeni Mahalle semtinde sürdürülen kentsel dönüşüm sebebiyle Abdal toplumunun mağduriyeti gün geçtikçe büyüyor. Yurttaşlar, arazilerinin belediye tarafından gasp edildiğini belirterek “Bugün arsalarımızı satsak, verilen parayla Konya’nın dışında dahi ev alamayız. Asıl amaçlanan Abdalları yurdundan etmek” ifadelerini kullandı.

    Konya’nın Karatay ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de yaşayan Abdalların evleri belediye zoruyla yıkılıyor. Mahalleliler, tapulu arazilerinin değerinin çok altında satın alınmak istendiğine vurgu yapıyor.

    Karatay Belediyesi, “Yeni Mahalle cazibe merkezi” olacak dese de Abdal toplumunun yaşadığı mağduriyet görmezden geliniyor. Kentsel dönüşüm adı altında yıkımın ilk adresi olan Yeni Mahalle’de şu ana kadar en az 50 evin yıkıldığı söyleniyor.

    MÜTEAHHİTLER, ABDALLARIN YURDUNA DA GÖZ DİKTİ!

    Şehir merkezinde sayılabilecek Yeni Mahalle bugün müteahhitlerin de en çok göz diktiği adreslerden biri. Ancak amaçlanan; bölgedeki demografik yapının bütünüyle değişmesi yönünde. Konya’da gelir düzeyi en düşük insanlar olan Abdallar, şimdi de doğup büyüdüğü bölgeden zorla uzaklaştırılıyor. Belediye, “görüntü kirliliği” sebebi ile söz konusu evleri yıkacaklarını söylese de yurttaşlar, “Alevi olduğumuz için dışlanıyoruz” diyor.

    ARAZİLER USULSÜZCE KAMULAŞTIRILIYOR!

    Yaşananlara dair bilgi veren Ayhan Okşimşek de Yeni Mahalle’de doğup büyüyen yurttaşlardan birisi. Karatay Belediyesi’nin daha önceki yıllarda söz konusu bölge için 4 kat çıkma izni verdiğini söyleyen Okşimşek, şimdilerde 6 kata kadar imar izni verilmekte. Ancak bir yandan da arazilerimizden kısmaktalar” dedi.

    Ayhan Okşimşek, yaşadığı evin 409 metre genişliğinde olduğunu belirterek “Şu anda ise 200 küsür metre yer kaldı. Ve arazilerimizin ederi bugün metrekare fiyatına 1500 lira olarak gösteriliyor. Bugün arazimizi satsak o parayla gidip Konya’nın dışında dahi ev alamayız” diye konuştu.

    Abdal ailelerin kalabalık nüfusa sahip olduğunu da anlatan Ayhan Okşimşek “Sahip olduğumuz evde 7 kişi kalmaktayız. Ortalama 80 metrekarelik bir evdeyiz. Bugün iki odalı bu evden çıksak dahi Konya’nın hiç bir yerinden ev alamayız” dedi.

    “ASIL AMAÇLANAN ABDALLARI YURDUNDAN ETMEK”

    Ayhan Okşimşek, belediye yetkililerinin birçok kez mahallelerine gelip yurttaşların evleri boşaltması yönünde ısrar ettiklerini de aktardı. Okşimşek, asıl amaçlananın, Alevi yurttaşları bölgeden uzaklaştırmak olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

    “Mahallemize gelen müteahhitlerle anlaşsak dahi bizlere o yapılan apartmanlarda yer vermiyorlar. ‘Siz Abdalların yüzünden daireler satılmıyor’ diyorlar. Müteahhitler ısrarla ‘para vereyim gidin başka yerlerde yaşayın’ diyor. Hem belediye yüzde 40 arsamızdan kesiyor hem de metresi 2,5 lira olan arazimizi 1 liradan gösteriyor. Şu anda yaşadığımız yer Konya’nın gözbebeği halinde. Şehir merkezine çok yakın mesafedeyiz. Asıl amaçlanan Abdalları yurdundan etmek.”

    Eren GÜVEN/KONYA

    İLGİLİ HABERLER

    Konya’da evleri yıkılan Abdallara ırkçı yaklaşım

  • Keçiören’de imar değişikiliğiyle alanlar ranta açıldı

    Keçiören’de imar değişikiliğiyle alanlar ranta açıldı

    PİRHA- TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu yaptığı basın açıklamasıyla, Ankara’nın merkez ilçesi Keçiören’de yapılan imar değişikliğiyle alanların ranta açıldığını belirttti. Açıklamada, “Bugün Türkiye’nin her yerinde bir mafya liderinin açıklamalarıyla bir dolu iş gündeme gelirken, burada onları ona katlayacak bir rant organizasyonu ile karşı karşıyayız. Bu Keçiören’i yeniden rant ilişkilerinin izinden yeniden yapılandırıyor. Bu ölçekte büyük bir değişikliği yaşamış değil Ankara. Bu bir dönüşüm değil peşkeş projesidir” denildi. 

    TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara’nın merkez ilçelerinden Keçiören’de kentsel dönüşüm adı altında talan yapıldığını belirterek basın açıklaması yaptı.

    Keçiören sınırları içerisinde herhangi bir alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilan edilmediğini, kentsel dönüşüm planı bulunmadığı halde imar değişikliği yoluyla alanların ranta açıldığını belirtti.

    Yapılan açıklamada, yargı süreçleri devam eden bu imar planlarının iptal edilmesi halinde kentsel dönüşümün diğer örneklerinde olduğu gibi bakanlık ve belediyeler eliyle on binlerce insanın evinden edileceği ve uzun yıllar boyunca mağduriyet yaşayacakları vurgulandı.

    Yapılan basın açıklamasına, Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Atakan ve Songül Üzgün, TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu, Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Ömer Dursun Üstün, Elektrik Mühendisleri Odası’ndan (EMO) Mustafa Öztürk katıldı.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜM PLANI BULUNMADIĞI HALDE RANTA AÇILIYOR”

    Meslek örgütlerinin ortak açıklamasını TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu okudu. Keçiören’de sürdürülen kentsel dönüşüm aldatmacasına son verilmesi gerektiğini ifade eden Topçu şunları dile getirdi:

    “Buradan Keçiören halkına sesleniyoruz. ‘Kentsel dönüşüm’ adı altında sürdürülen bir rant projesidir, halk mağdur edilmektedir. TMMOB’a odalar olarak bu sürecin takipçisiyiz. Hukuksal süreçler devam etmektedir. Davalar sonuçlanmadan müteahhitlerle sözleşme imzalamayın. Konu ile ilgili odalarımıza yurttaşlar tarafından çok sayıda başvuru ve bilgi edinme talebi gelmekte, oldu bittiye getirilerek hukuksuzca yürütülen bu uygulamalardan ilçe sakinleri dahi haberdar edilmemektedir. Keçiören ilçesi sınırları içerisinde herhangi bir alan Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilan edilmemiştir; dolayısıyla bir kentsel dönüşüm planı bulunmadığı halde imar değişikliği yoluyla alan ranta açılmaktadır.

    Keçiören Belediyesi tarafından kentsel dönüşüme yönelik imar planları hazırlatılarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne onaya sunulmuş fakat yapılan teknik inceleme sonucu mevzuata, üst ölçekli imar planlarına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılıklar tespit edilerek düzeltilmesi için Keçiören Belediyesi’ne iade edilmiştir. Ancak daha sonra aynı planlar, hiçbir düzenleme yapılmaksızın, mevzuatın arkasından dolaşılarak önerge yoluyla meclise sunulmuş ve onaylanmıştır. Onlarca mahalleyi kapsayan imar planı değişiklikleri yapı ve nüfus yoğunluğunu artırmakta, bölgede zaten yetersiz olan sosyal ve teknik altyapıyı yok etmektedir.”

    “ON BİNLERCE İNSAN UZUN YILLAR BOYUNCA MAĞDURİYET YAŞAYACAK”

    Bölge halkının evlerinden, yerlerinden edileceğini vurgulayan Topçu sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Mevcut dört katlı yapıların yerine 16 katlı yapılar önerilmekte ve elde edilecek rant müteahhitlere bırakılacak şekilde plan notları bulunmaktadır. Nitekim her yanıyla mevzuata, üst ölçekli imar planlarına ve kamu yararına aykırı olan bu planlar Odalarımızca yargıya taşınmış olup Kavacık Subayevleri ve Hasköy mahallelerini kapsayan plan hakkında mahkeme tarafından ‘hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden’ denilerek yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Tüm bunlara rağmen müteahhitler bölgedeki hak sahipleriyle sözleşme imzalamaya başlamış; imzalanan ilk sözleşmeden sonra binadaki diğer hak sahiplerinden habersiz bir şekilde riskli yapı başvurusunda bulunulmuştur. Adeta sözleşme imzalayanlara riskli yapı raporu garantisi veren müteahhit firmaların uğraşlarıyla ‘riskli yapı’ tebligatı eline ulaşan hak sahipleri 60 gün içerisinde evlerini boşaltmak zorunda kalmakta ve çözümsüz bırakılmaktadır. Keçiören halkını açıkça kentsel dönüşüm tuzağına düşüren bu süreçte yetkili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Keçiören Belediyesi bu hukuksuzluğa müdahale etmek bir yana hak sahiplerini müteahhitlerin eline bırakmaktadır. Yargı süreçleri devam eden bu imar planlarının iptal edilmesi halinde kentsel dönüşümün diğer örneklerinde olduğu gibi bakanlık ve belediyeler eliyle on binlerce insan evinden edilmiş olacak ve uzun yıllar boyunca mağduriyet yaşayacaktır.”

    “BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL PEŞKEŞ PROJESİDİR”

    Keçiören’in yüzölçümünün yüzde 8’ini, kent merkezindeki yapılaşmanın yüzde 20’sini kapsayan yaklaşık 15 milyon metrekarelik alanda ‘yıkım ve yapım süreci’ yapıldığını ifade eden Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ise şu açıklamalarda bulundu:

    “Aslında yeni bir Keçiören inşa ediliyor ve burada insanların mülkiyetlerini gasp ederek onun üstüne üç kat alıyorlar. Halka bir, sermayeye üç veriyorlar. Keçiören kent merkezindeki yoğunluk yüzde 60 daha artıyor, yani üç katına çıkıyor. Keçiören Belediyesi bir taraftan halkın oradaki varlığını alarak halka bir verirken halkın varlığı üzerinden sermayeye üç vererek, hem Keçiören’i planlama ve altyapı açısından kaldıramayacak yeni bir rant odağı yaratıyor. Plan yapma ilkelerine aykırıyken Büyükşehir Belediyesi’nden önergeyle geçiyor olması da kabul edilebilir bir durum değil, karşımıza çıkan yeni rant ilişkisinin arkasında bir ilçeyi yıkıp yeniden yapacak bir organizasyon çıkıyor. Müteahhit firmaları kimdir, mülkiyet el değiştirmeleri yaşanıyor mu onlara bakmak lazım. Bugün Türkiye’nin her yerinde bir mafya liderinin açıklamalarıyla bir dolu iş gündeme gelirken, burada onları ona katlayacak bir rant organizasyonu ile karşı karşıyayız. Bu Keçiören’i yeniden rant ilişkilerinin izinden yeniden yapılandırıyor. Davalarımızı açıyoruz, süreci takip ediyoruz. Bu ölçekte büyük bir değişikliği yaşamış değil Ankara. Bu bir dönüşüm değil peşkeş projesidir.”

    “BU SÖZLEŞMELERİ İMZALAMAYIN”

    Planın Keçiören ilçesinin yüzde 8’ini kaplayan bir alanı içerdiğini belirten Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Ömer Dursun Üstün ise şunları aktardı:

    “Burada 4, 5 tane farklı plandaki plan notu değişiklikleriyle ortaya konuyor. Özetle plan 4 parselini birleştir, 4 katlı apartmanlardan 4 tanesini birleştir, sana şunu yapacağız diyorlar. Müteahhit sözleşmeyi hak sahiplerine birer tane daire veriyor. 4 daireli olan blokta 32 konut nereye gidecek, yanda bir blok var ikişer daireli o nereye gidecek? Altında da beş kata kadar yapılacak ticaret bloğu kime gidecek. Vatandaşlar odayı arıyor hatta müteahhit aramış burada bir bit yeniği var bana bu kadar düşmemeli. Belediyenin bu sözleşmelere de yorumu yok. Sözleşmeyi yapan hak sahibi riskli yapı başvurusunda buluyor. Artık 60 gün içinde çıkmak zorundasınız, çıkmazsan 60 günün sonunda elektriğin suyun kesilecek sonunda polisle çıkarılacaksın. Planda buraya gelecek bir nüfus gelecek burası yaşanmaz bir yere dönüştürecek. Yapıların bir jeolojik etüdü de yok, bir tane bile sosyal donatı alanı bir yok ASKİ ile ilgili altyapı hatları götürülmemiş vaziyette. Hak sahiplerine birebir bir veriliyor, onun iki üç katı müteahhitte kalıyor. Sadece müteahhitte çalışan bir plan notu değişikliği var. Bir tanesinde yürütmeyi durdurma kararı alındı. Diğerlerinden de iptal bekliyoruz. Ancak müteahhitle sözleşme imzalayanlar için süreç çok daha sıkıntılı, riskli yapı tebligatı gelen insanlar var. Keçiören haklını uyarıyoruz bu sözleşmeleri imzalamayın.”

    PİRHA/ANKARA