Etiket: kesk açıklama

  • KESK’ten Afrin açıklaması : Siyasal iktidar ülkenin bekası için değil, kendi bekası için savaşıyor

    KESK’ten Afrin açıklaması : Siyasal iktidar ülkenin bekası için değil, kendi bekası için savaşıyor

    PİRHA – KESK Afrin Operasyonu’na yönelik yapılan açıklamada, “Siyasal iktidar Afrin operasyonunu ülkenin bekası için değil, kendi bekası için zorunlu görmektedir” denildi.

    TSK’nin  Afrin’e başlattığı operasyonla ilgili KESK Yürütme Kurulu yazılı bir açıklama yaptı.

    OHAL’DEN SAVAŞ HALİNE GEÇMİŞ BULUNUYORUZ

    Açıklamada,  “Haftalardır yapılan hazırlıkların, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ tehditlerinin ardından başlatılan Afrin operasyonu ile ülke olarak OHAL’den savaş haline geçmiş bulunuyoruz.

    Suriye iç savaşından kaçan bir milyon sivilin sığındığı kente bombaların yağdırıldığı operasyon iktidar ve medyası tarafından bir zafer havasında kutlanıyor. İktidar sözcüsü medyayı saran haber ve yorumların her kelimesinden militarizm ve savaş çığırtkanlığı akıyor” denildi.

    “SAVAŞ POLİTİKALARINDAN MEDET UMULUYOR”

    “Saray –AKP iktidarı, dünya ile dalga geçer gibi operasyon ile Kürtlerin bölgede yaşayan diğer halklarla demokratik bir şekilde yönettikleri “Afrin’i özgürleştireceğini” iddia ediyor” tepkisi gösterilen açıklamada, “Oysa ülkeyi OHAL olmadan yönetemeyeceğini bilen siyasal iktidar savaş politikalarından medet ummaktadır.

    Emekçileri, halkı her geçen gün daha fazla açlığa ve sefalete sürükleyen, temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran OHAL’e karşı artan tepkiler ‘milli güvenlik’ meselesi olarak gösterilen operasyonla bastırılmak istenmektedir. 2019 seçimlerinde tek adama dayalı baskıcı rejim konusunda MHP ile kader birliği yapan siyasal iktidar, sadece Kürtleri değil, demokrasi, barış ve insanca yaşamayı savunan herkesi daha fazla baskı altına almayı hedeflemektedir” ifadelerine yer verildi.

    “ÜLKE BEKASI DEĞİL, KENDİ BEKASI”

    “Siyasal iktidar Afrin operasyonunu ülkenin bekası için değil, kendi bekası için zorunlu görmektedir” vurgusu yapılan açıklamada,  savaşın ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım olduğuna vurgu yapılarak, savaşın getireceği yıkımlar şöyle sıralandı:

    “-Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım demektir!

    -Savaş, cinayet demektir!

    -Savaş, baskı, şiddet ve sömürünün katmerlenerek artması demektir!

    -Savaş, emekçilerin ekmeğinin küçülürken zenginlerin kasalarının dolması demektir!

    -Savaş, emeğin haklarının tamamen ortadan kaldırılması demektir!

    -Savaş, demokrasi ve özgürlüklerin bitirilmesi demektir!

    -Savaş, iktidarın yolsuzluklarını örtmek demektir.

    -Savaş, insan haklarının, hukuk ve adaletin hiçe sayılmasıdır!

    -Savaş, çevrenin, doğanın tahrip edilmesi demektir!

    -Savaş, savaş kararı alanların çocuklarının değil, emekçi halk çocuklarının gönderildiği bir cehennem -demektir!

    -Savaş sürdükçe halk konuşamayacak!

    -Savaş sürdükçe kan ve gözyaşı akmaya devam edecek!

    -Savaş sürdükçe onlar kasalarını dolduracak, halk yoksulluğa mahkum olacak.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • KESK’ten 3+3’lük zam teklifine tepki: Orta oyununa karşı mücadele edelim

    KESK’ten 3+3’lük zam teklifine tepki: Orta oyununa karşı mücadele edelim

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik hükümetin yaptığı yüzde 3+3’lük zam teklifine Memur Sen’in “Bu teklife kapalıyız” demekten öteye gidemediğini söyleyerek tepki gösterdi. TİS sürecinde masada bulunan, bulunmayan bütün konfederasyonlara çağrı yapan Bozgeyik, “Bu yanlıştan vazgeçin, bu haksızlığa, hukuksuzluğa karşı hep birlikte hareket edelim, bu orta oyununa karşı mücadele edelim” dedi.

    KESK Ankara Şubeler Platformu hükümetin geçtiğimiz hafta teklifini vermesinin ardından bugün sona erecek toplu sözleşme görüşmeleri öncesi basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi.

    Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen KESK üyesi kamu emekçileri yüzde 3+3’lük artışın sefalet zammı olduğunu belirterek hükümet ve masada bulunan konfederasyonlar arasında gerçekleşen toplu sözleşme görüşmelerinin ‘ortaoyunu’ olduğunu söyledi. Açıklamaya KESK eş genel başkanlarının yanısıra bağlı sendikaların yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

    Açıklamayı yapan Dönem sözcüsü Devrim Kahraman, hükümet ve masada bulunan sendikalar arasında bugün uzlaşma sağlanamazsa hakem heyetine gidileceğini belirtti. Hükümetin 3+3’lük zam teklifinin ardından son günlerde hükümetin “kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmeyeceğiz” açıklamaları yaptığına dikkat çeken Kahraman, “Herhalde yüzde 3+3’e yüzde 1-2 ekleyince sorunu çözeceklerini sanıyorlar. Ve bunu memura müjde diye sunacaklar” dedi. Hükümetin yapacağı bu yüzdelik zamlarla aslında gerçek enflasyonu da gizlemeyi hedeflediğini belirten Kahraman, bu tarz toplu görüşmelerden kamu çalışanlarının taleplerini karşılayacak herhangi bir sonuç beklemediklerini söyledi.

    “OHAL KALDIRILSIN, DEMOKRATİK DÜZENE GEÇİLSİN”

    Kahraman, görüşmelerin ‘ortaoyunu’nun ötesine geçmediğini kaydederek KESK’in taleplerini bir kez daha sıraladı: “OHAL’in kaldırılmalı, ihraç edilen kamu emekçilerinin işe iade edilmeli, demokratik düzene geçiş sağlanmalı, giyim, yakacak vb. yardımlar hariç en az memur maaşının 3 bin 450 lira olmalı, taşeron çalışanların kadroya geçirilmeli, tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmalı, performansa göre ücretlenmeye son verilmeli,  4/A kadrosunun iş ve ücret güvencesini tehdit eden düzenlemelerin kaldırılmalı ve sözleşmelilerin 4/A kadrosuna geçirilmeli, yeni bir İşçi Sağlığı ve İş güvenliği yasası yapılmalı, en az 50 çalışanı olan işyerinde kreş ve bakımevi açılmalı”.

    ‘AKP HÜKÜMETLERİNDEN NEMALANANLAR DIŞINDA MUTLU OLAN YOK’

    Kahraman sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sürekli istikrar vurgusu yapan AKP hükümetleri gerçekten haklılar. İstikrarlı bir şekilde borçlarımız artıyor, taşeronlaştırma, güvencesiz çalıştırma, işçi ölümlerinde istikrar var. Kadın ve çocuklara yönelik taciz, şiddet, tecavüz vakalarında artış var. OHAL istikrarından bir şey kaybetmiş değil. AKP hükümetlerinden nemanalananlar dışında mutlu olan hiçbir kesim yok.”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik de toplu sözleşme görüşmelerinin hükümet ve masada bulunan sendikalar arasında danışma toplantıları şeklinde devam ettiğini söyledi. Memur-Sen’in “Bu teklife kapalıyız” demekten öteye gidemediğini kaydeden  Bozgeyik, “Bir konfederayonun başkanı bu teklifi kabul etmeyeceklerini söyleyerek yeni bir teklif için telefonlarını açık tuttuğunu söyledi. Bu bekleyiş nafile. Ne arayan, ne soran var o konfederasyonu” dedi.

    “ARTIŞLA AYDA 2 KİLO 250 GRAM ET ALINIR”

    2018 yılı Ocak ayında gerçekleşecek yüzde 3 artışla 35 yıllık eğitim emekçisinin maaşının 3 bin 300 lira olacağını belirten Bozgeyik, günlük 3 lira 20 kuruşluk zam alacağını söyledi. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 4 bin 800 lira olduğunu ve zammın bunun çok altında olduğunu vurgulayan Bozgeyik, “35 yıllık öğretmen yüzde 3 artışla günde 3 ekmek ya da 2 simit ya da 2 bardak çay içebilir. Ayda 4 kilo zeytin ya da 2 kilo 250 gram et alıp evine götürebilir” dedi.

    Diğer konfederasyonlara da çağrıda bulunan Bozgeyik, “Masada olsun olmasın herkese çağrımızdır. Bir an önce bu yanlıştan vazgeçin, bu haksızlığa, hukuksuzluğa karşı hep birlikte hareket edelim, bu ortaoyuna karşı mücadele edelim”.

    Bozgeyik diğer konfederasyonların sessiz kalması halinde işyerlerinde kamu emekçilerinin ve işçilerin mücadelesinin birleşeceğini ve KESK’in de bu mücadelenin merkezinde olacağını söyledi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • KESK Eş Başkanlarından açıklama: Nuriye ve Semih’in talepleri taleplerimizdir

    KESK Eş Başkanlarından açıklama: Nuriye ve Semih’in talepleri taleplerimizdir

    PİRHA- KESK Eş Başkanları, Kızılay Konur Sokakta Bulunan Mülkiyeliler Birliği’nde bir basın toplantısı yaparak, AKP hükümetinin uygulamalarına dikkat çekti. Toplantıda ihraç edilen emekçilerin işe geri alınmaları talep edilerek, mücadele çağrısı yapıldı. 

    KESK’e bağlı tüm sendikaların MYK üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda basın metnini KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik okudu.

    “ZİFİRİ KARANLIK BİR TÜNELDEN GEÇİYORUZ”

    Bozgeyik, “AKP karanlığı hak ve özgürlükler üzerine bir karabasan gibi çöküyor. Her gün bir gün öncesini aratır duruma geldi. Korku, kutuplaşma ve kaos stratejisi üzerinden geleceğimiz ipotek altına alınmaya çalışılıyor” dedi.

    “Zifiri karanlık bir tünelden geçiyoruz” diyen Bozgeyik, şunları kaydetti:

    “Bir kez daha 15 Temmuz darbe girişimini lanetliyor, temel hak ve özgürlükler karşıtı tüm girişim ve hareketlere karşı net bir tutum içinde mücadele ettiğimizi, edeceğimizi belirtiyoruz. Darbeler ancak toplumsal barışın tesisi, temel hak ve özgürlüklerin esas alındığı yeni toplumsal sözleşmeler, evrensel hukukun tüm norm ve ilkeleriyle hayata geçirilmesiyle önlenebilir. Yeni darbelerin zemini de ancak bu şekilde kurutulabilir. Darbeye karşı kendi darbesini gerçekleştirmek yeni darbelere davetiye çıkaracağı gibi, kaosun ve gerilimin sürekliliğini sağlar. AKP’nin gerçekleştirdiği tam da budur. Birkaç gün önce yıldönümü vesilesi ile AKP ve Devlet Bahçeli ortak yapımı bir takım etkinliklere şahit olduk. Bu etkinliklerle muhalif kesimlere karşı açıkça gözdağı verilmiş, AKP sivil darbesinin ve OHAL’in olağan hale getirileceği ilan edilmiştir. Nitekim 14 Temmuz’da yeni bir KHK ile binlerce kamu emekçisi ihraç edilmiş, dün yapılan açıklamayla da ilk ilan edildiğinde 45 gün süreceği söylenen OHAL 4. Kez uzatılmıştır.”

    “ARKADAŞLARIMIZ NEYLE SUÇLANDIKLARINI BİLMİYOR”

    14 Temmuz 2017 tarihinde yayınlanan 692 sayılı KHK ile KESK’e bağlı sendikaların üyelerinden aralarında çok sayıda şube başkanlarının olduğu 701 kişinin daha ihraç edildiğinin belirtildiği açıklamada, “Toplamda şu an itibariyle 3942 KESK’li en ufak bir gerekçe söylenmeden, hukuksal bir süreç işletilmeden, kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın ihraç edilmiş durumdadırlar. AKP açıkça örgütlü mücadeleyi, sendikal hak ve özgürlükleri hedef almaktadır. İhraç edilen arkadaşlarımızla ilgili FETÖ iddiası olmadığı gibi neredeyse tamamına yakınının haklarında daha önce açılmış bir dava yoktur. Bazı arkadaşlarımız hakkında açılan davalar ise lehlerine sonuçlanmıştır” denildi.

    İhraç edilen KESK’lilerin neyle suçlandıklarını bilmediklerinin belirtildiği açıklamada, Askeri darbe dönemlerinde bile olmayan işlemlerle karşı karşıyayız. Bizlerin tek suçu AKP’ye muhalif olmaktır. KESK tam da bu özelliğinden dolayı AKP iktidarının ve yandaşlarının hedefi olmaktadır” ifadesi dile getirildi.

    Diyarbakır’da ihraç edilen KESK’lilerin basın açıklaması yapma hakkının bile ellerinden alınarak en az 32 kişinin gözaltına alındığının hatırlatıldığı açıklamada, açlık grevindeki eğitimcilere de değinildi.

    “NURİYE VE SEMİH YAŞATILMALI”

    “Nuriye ve Semih’in talepleri taleplerimizdir. Arkadaşlarımızın talepleri derhal karşılanmalı, ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir. Nuriye ve Semih yaşamalı, yaşatılmalıdırlar. Aksi durumda bunun tek sorumlusu AKP hükümeti olacaktır.”

    BİRLİKTE VE ORTAK MÜCADELE VURGUSU

    Bozgeyik’in ardından basın açıklamasına KESK Eş Başkanı Aysun Gezen devam etti.

    Gezen de KESK’in 7-8-9 Temmuz’da yapılan 9. Olağan Genel Kurulu sonrası yeni kararlar alındığını belirterek, “9. Olağan Genel Kurulumuz;  birlikte ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekerek referandumda açığa çıkan Hayır iradesinin, Adalet Yürüyüşünde öne çıkan adalet talebinin, gerici/mezhepçi eğitime karşı bilimsel, demokratik, özgürlükçü, laik ve anadilinde eğitim hakkının, kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı eşitlik mücadelesinin sahiplenilerek emek ve demokrasi mücadelesinin yükseltilmesi kararlılığını vurgulamıştır” dedi.

    “1 AĞUSTOS’TA TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ BAŞLAYACAK” 

    Aysun Gezen şunları dile getirdi:

    “Özelleştirme ve taşeronlaştırma ile kamuda istihdam parçalı hale getirilmiş, sözleşmeli, esnek ve kuralsız çalışma yaygınlaştırılmıştır. İstihdamda kuralsızlığı, taşeronlaşmayı, güvencesizliği temel alan dönüşümün bedeli artan iş cinayetleri ile emekçilere ödetilmektedir. Angarya çalışma artırılmış, çalışma süreleri uzatılmıştır. Sendikal ve demokratik haklarını kullanan emekçilere yönelik baskı, ceza ve sürgünler hız kazanmış, özellikle konfederasyonumuza bağlı sendikaların üyelerini hedef alan çok yönlü saldırılar artmıştır. Böylesi ağır bir ortamda, 1 Ağustos 2017 tarihinde, kamu emekçilerinin 2018-2019 yılları için toplu sözleşme süreci başlayacaktır. Yandaş Konfederasyon kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını peşkeş çekerek hormonlu büyümeye devam ededursun, bizler gelecek ay yapılacak toplu sözleşme görüşmelerini bir kez daha kamu emekçilerinin gerçek sorunlarını ve taleplerini gündeme getirmek için değerlendirecek, taleplerimiz için fiili ve meşru mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. TİS taleplerimiz ve yaklaşımımıza dair önümüzdeki günlerde Konfederasyonumuz gerekli açıklamayı yapacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA