Etiket: kesk eş genel başkanı aysun gezen

  • KESK’in OHAL yürüyüşüne polis engeline tepki: OHAL’siz yapamıyorlar-VİDEO

    KESK’in OHAL yürüyüşüne polis engeline tepki: OHAL’siz yapamıyorlar-VİDEO

    PİRHA-KESK’in OHAL’in kaldırılması talebiyle yapmak istediği yürüyüşe polis engelinin ardından SES Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada, hükümetin OHAL’siz yapamadığı vurgulandı. 

    KESK’in OHAL’in kaldırılması talebiyle yapmak istediği yürüyüşe izin vermeyen polis, toplanma yerinde gaz ve plastik mermilerle saldırdı.

    OHAL’in artık son bulması için “İnsanca Yaşam ve İş güvencemiz için OHAL’e Hayır” sloganıyla yürüyüş düzenleyen KESK üyelerine polis saldırdı. Ankara’da Milli Kütüphane yakınlarındaki Su Deposu’ndan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürümek isteyen KESK üyelerine polis izin vermedi. Toplanma yerinde KESK üyelerine gaz ve plastik mermilerle saldıran polis, yürüyüşün Ankara Valiliği tarafından yasaklandığını söyledi. “Ne darbe, ne OHAL, demokrasi derhal” sloganları atan KESK üyeleri, açıklama yapmak üzere KESK Genel Merkezi’ne gitti.

    “OHAL’SİZ YAPAMIYORLAR”

    Polis saldırısının ardından SES Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada KESK üyeleri saldırıya tepki gösterdi. Açıklamaya CHP milletvekilleri Mehmet Tüm ve Eren Erdem de katıldı. Engellenen açıklamayı burada yapan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, 20 Temmuz 2016 tarihinden bugüne süren OHAL ile hukuksuzluğun, adaletsizliğin, emeği hedef alan saldırıların merkez üssü haline getirilen bir ülkede hayatta kalma mücadelesi verdiklerini söyledi. Üç beş yıl öncesine kadar ağızlarından ‘ileri demokrasi’ söylemini düşürmeyenlerin bugün Anayasanın, hukukun ayaklar altına alındığı OHAL düzenine sımsıkı sarıldığını ifade eden Gezen, “OHAL’siz yapamıyorlar. Çünkü ülkenin yasalarla değil, fermanlarla yönetilir hale gelmesine itiraz eden herkesi susturmak, sindirmek için OHAL’le ayakta tutukları baskı düzenine ihtiyaçları var. Yıllardır hayata geçirilen sermaye yanlısı, emek karşıtı düzeni daha da acımasız bir biçimde sürdürebilmeleri için OHAL’e ihtiyaçları var. Fiilen yok edilen iş güvencemizi kalıcı olarak ortadan kaldırmak, kamuda kuralsız, esnek, güvencesiz istihdamı yaygınlaştırmak için OHAL düzenine ihtiyaçları var” ifadelerini kullandı.

    “OHAL’E DEĞİL, DEMOKRASİYE, ADALETE, BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR”

    Gece yarıları çıkarılan KHK’ler ile 110 bin kamu emekçisinin hiçbir soruşturma ve mahkeme süreci olmadan sorgusuz, sualsiz işinden, ekmeğinden edildiğini hatırlatan Gezen, ne ile suçlandığını dahi bilmeyen 116 bin kamu emekçisinin bir yıl sonra kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna havale edildiğini ve “Git suçsuzluğunu ispatla” denildiğini söyledi. Gezen, “Ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturanlar olarak bizim ekmeğimizi her geçen gün küçültüp haklarımızı özgürlüklerimizi sınırlayan OHAL’e değil, demokrasiye, adalete, barışa, kardeşliğe, laik bir düzene ve seküler yaşama ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMUN YÜKSELEN EMEK MÜCADELESİNİ ENGELLEMEK”

    Gezen’in arkasından söz alan CHP Milletvekili Eren Erdem, OHAL rejiminin iki şey için çıkartıldığına vurgu yaparak şöyle konuştu: “Birincisi demokratik sürecin işlemesi halinde AKP’nin FETÖ ilişkileri ortaya çıkacaktı. Yargı baskı altına alınmak istendi. AKP içinde görev yapan ve FETÖ ile ilişkisi olan birkaç bakan dahi birçok kişinin isminin ortaya çıkmasını engellemekti. Bir diğeri ise toplumun yükselen emek mücadelesi ile eşitlik, özgürlük, demokrasi mücadelesini baskılayacak vali kaymakam ve emniyet müdürü faşizmini inşa etmek adına çıkartıldı.”

    “BÖYLE OLSAYDI HİTLER VE MUSSOLİNİ BAŞARIRDI”

    CHP Milletvekili Mehmet Tüm de bu tür baskı ve engellemeleri sık sık yaşadıklarını belirterek, “Artık en ufak bir şey bile tahammülleri yok. Bunun nedeni de korkudandır Ama bu korku ve baskı artıkça bunların sonu gelecektir. Biz bu ülkede barış istiyoruz, demokrasi ve birlikte yaşamayı istiyoruz. Ama bunlar baskıyla şiddetle iktidarlarını sürdürmek istiyorlar, bu mümkün değil. Yeryüzünde bu yöntemle hiçbir iktidar başta kalmamıştır. Bu nedenle geleceğe dair umutlarımızı yitirmeyelim. Böyle olsaydı Hitler ve Musolini başarırdı. AKP’ye karşı güçlerimizi birleştirerek bunları yolcu edeceğiz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • B.Ü. öğrencilerinin aileleri isyan etti: Hedef gösterenler özür dilesin-VİDEO

    B.Ü. öğrencilerinin aileleri isyan etti: Hedef gösterenler özür dilesin-VİDEO

    PİRHA- Boğaziçi Üniversitesi’nden tutuklanan öğrencilerin aileleri, bir basın toplantısı düzenledi. Aileler, “Barış ve aydınlık Türkiye’den yana tüm halkımızı çocuklarımızın eğitim hakkını savunmaya, üniversite özgürlüğünden yana öğretim üyeleri ve öğrencileri bu gençlerle dayanışmaya, çocuklarımızı ve Boğaziçi Üniversitesi’ni hedef gösterenleri özür dilemeye davet ediyoruz” dedi. 

    Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin operasyonu için lokum dağıtanları protesto etmelerinin ardından tutuklanan öğrencilerin aileleri İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) basın toplantısı yaptı.

    Toplantıya çok sayıda akademisyen ve öğrencinin yanı sıra DİSK Genel Başkanı Kani Beko, TTB Başkanı Raşit Tükel, KESK Eş genel Başkanı Aysun Gezen, HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, ANAP eski Genel Başkanı Nesrin Nas, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, TMMOB MMO Başkanı Battal Kılıç, İTO Sekreteri Samet Mengüç, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, EMEP MYK üyesi Levent Tüzel ve Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay katıldı.

    “KİM BU GENÇLER?”

    İlk konuşmayı yapan tutuklu bulunan öğrencilerden Deniz Yılmaz’ın babası Bülent Yılmaz, “Çocuklarımız devleti yönetenler de dahil, taraflı medya, Boğaziçi Üniversitesi’ne ve bu üniversitenin hoşgörü, demokrasi ve özgürlük geleneğine karşı kin besleyenler tarafından hedef gösterilmişlerdir. 12 gün süren uzun gözaltı sürecinde kaba dayak da dahil olmak üzere psikolojik işkenceye maruz bırakılmışlardır. Bu 12 günlük gözaltı sürecinin son gününde çocuklarımızın emniyet ifadeleri alınmıştır, bu nedenle bu 12 gün gözaltı süresi keyfiyet ve cezalandırmadan öte bir anlam taşımamaktadır. 3 Nisan 2018 tarihinde savcılığa çıkartılan çocuklarımızın savcılık ifadeleri dahi alınmadan tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmeleri çok manidardır” dedi.

    “ÖĞRENCİLER TUTUKLU DEĞİL TUTSAK”

    Hiçbir hukuksal gerçekliğe dayanman, kanıttan yoksun bir şekilde Bakırköy ve Silivri Cezaevinde tutulan öğrencilerin eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamayacağını söyleyen Yılmaz, “Başka ülkede olsa savaş taraftarları yargılanırdı. 10 öğrenci tutuklu değil tutsak edilmiştir. Çocuklarımızın yeri Bakırköy, Silivri cezaevi değil Boğaziçi Üniversitesi’nin kampüsüdür” ifadelerini kullandı.

    “HEDEF GÖSTERENLER ÖZÜR DİLESİN”

    Yılmaz, açıklamanın sonunda hedef gösterenlerin özür dilemesini isteyen Yılmaz, “Barış ve aydınlık Türkiye’den yana tüm halkımızı çocuklarımızın eğitim hakkını savunmaya, üniversite özgürlüğünden yana öğretim üyeleri ve öğrencileri bu gençlerle dayanışmaya, çocuklarımızı ve Boğaziçi Üniversitesi’ni hedef gösterenleri özür dilemeye davet ediyoruz” dedi.

    “SADECE BARIŞ İSTEYEN ÇOCUKLARDI”

    17 yaşındaki hazırlık sınıfı öğrencisi Yaren Tuncer’in annesi Özgür Tuncer kızının evlerinin karşısında bir defne ağacı için ağladığını söyleyerek “Sadece barış isteyen çocuklardı, ne diyebilirim ki” dedi. Tuncer, “Yavrumu her cana duyarlı, toplumda yaşananlara karşı farkındalığı yüksek bir çocuk olarak büyüttüm. Ağaçlar için de şehitler için de gözyaşı dökebilen bir çocuk o. İktidar için canlar yanmasın, analar ağlamasın istediler” ifadelerini kullandı.

    “KALEM TUTMASI GEREKEN ELLER KELEPÇELİ”

    Esen Deniz Üstündağ’ın ablası Özlem Kösem “Kardeşim 23 Mart’a kadar sıradan bir barınak gönüllüsü öğrenciydi. Ama o günden bu yana kalem tutması gereken elleri kelepçeyle tanıştı” diye konuştu.

    “OKULDA BERABERSEK HAPİSHANEDE DE BERABER OLMAK İSTİYORUM”

    Boğaziçi Üniversitesi eski Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Faruk Birtek de öğretim üyeleri adına konuştu.

    “Bizim üniversitemizde her görüş özgürce ifade edilir” diyen Birtek, “İsmi geçen çocukların pırıl pırıl olduklarına eminim, onlardan terörist olamaz. Bütün çocukların suçsuz olduğu ortaya çıkacak fakat ben dayanamıyorum. Dershanede berabersek hapishanede de onlarla olmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

    “ZORBALIĞA KARŞI DURDUKLARI İÇİ GURUR DUYUYORUZ”

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri adına konuşan ve kendisi de 22 Mart’ta gözaltına alınıp serbest bırakılan Tilbe Akan “Arkadaşlarımızla kendi seslerini zorbalığa karşı ifade edebildikleri için gurur duyuyoruz” diye konuştu.

    Akan insani duygularla yapılan eylemlerin çarpıtıldığını belirterek bunun sebebini Boğaziçi Üniversitesi’nin “İktidarın bastırdığı düşüncelere her zaman yer vermiş olması” dedi.

    “60 YAŞINDAYIM, KORKARAK YAŞIYORUM BU ÜLKEDE”

    Açıklamanın sonunda bir kadın ayağa kalkarak sadece Boğaziçi Üniversitesi’nde değil diğer üniversitelerde de bu sorunların yaşandığına dikkat çekti.

    “Kimse bunları duymuyordu ancak Boğaziçi’ne değince duydu. 60 yaşındayım korkarak yaşıyorum ülkemde. Eşimle sabaha kadar uyumuyoruz acaba bugün kapımız çalınır mı diye” ifadelerini kullanan kadın, “Okuması yazması olmayan özel güvenlikler bizim çocuklarımızı her gün dövüyor. Boğaziçi’ne gelene kadar kimsenin sesi çıkmıyordu. Bugün de kapım çalınır mı diye biz uyuyamıyoruz. Lütfen ayrım yapmayın, hepsi bizim yavrumuz. Biz çocuklarımız için her zaman önde olmalıyız” diye katılımcılara seslendi. (HABER MERKEZİ)   

  • Gözaltına alınan KESK Eş Genel Başkanı Gezen serbest bırakıldı

    Gözaltına alınan KESK Eş Genel Başkanı Gezen serbest bırakıldı

    PİRHA- KESK’in Ankara’da OHAL ve KHK’ler ile ilgili her hafta yaptığı basın açıklamasına müdahale eden polis KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen’in de bulunduğu üç sendikacıyı ters kelepçe takarak gözaltına aldı.

    KESKAnkara Şubeler Platformu OHAL’in kaldırılması, KHK ile ihraç edilenlerin işlerine geri dönmesi ve KHK’in iptali için yapılmak istenen eyleme polis biber gazı ve pilastik mermi ile müdahale etti. Müdahale sonucu KESK Eş Genel başkanı Başkanı Aysun Gezen’in de aralarında bulunduğu üç sendikacı gözaltına aldı.

    Gözaltına alınan KESK Eş Genel başkanı Başkanı Aysun Gezen ve iki sendikacı götürüldükleri Karakoldaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

    Cebrail ASLAN /ANKARA