Etiket: kestel

  • Kestel Cemevi Başkanı Çiftçi: Bir Alevinin Geyikli Baba’da rahatlıkla ibadet yapacağı ortam yok

    Kestel Cemevi Başkanı Çiftçi: Bir Alevinin Geyikli Baba’da rahatlıkla ibadet yapacağı ortam yok

    PİRHA- Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi Başkanı Türkan Çiftçi, Alevilerin Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp, deyiş söyledikleri için tehdit edilmesine tepki gösterdi. Çiftçi, “Geyikli Baba Türbesi ile cami yan yana. Bir Alevinin rahatlıkla gidip, ibadetini yapabilecek bir ortam ne yazık ki orada yok. Biz de gittiğimizde “Bir an önce ziyaretimizi yapıp, çıkalım” diyoruz” ifadelerini kullandı. Çiftçi, Bursa’da birçok Alevi köyünün asimile olduğuna işaret etti. 

    Bursa’nın Kestel ilçesindeki Geyikli Baba Türbesi’ni 30 Ekim günü ziyaret ettikten sonra türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini “cami görevlisi” olarak tanıtan kişiler “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulunmuştu.

    Bursa’da bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi Başkanı Türkan Çiftçi yaşananlara ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “RAHATÇA DUA EDEMEDİĞİMİZ YERDE BAĞLAMA ÇALMANIN İMKANI YOK”

    Çiftçi, daha önce de benzer bir olayın yaşandığını duyduklarını belirtirken, Geyikli Baba Türbesi’ni ziyaret ederken rahat olmadıklarını söyledi. Çiftçi şöyle konuştu:

    “Daha önce bir dedemiz kurban kesmek istemiş orada. İzin vermemişler. Köyün meydanında yapabileceği belirtilmiş. Dedemiz de bunu kabul etmemiş. Şehitler Köyü’ne gidip orada yapmış. Bunu duyduk. Geyikli Baba Türbesi ile cami yan yana. Oraya ziyaretimizi yapıp dönüyoruz sadece. Geçen sene Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) bir önceki başkanı olan Hüseyin Güzelgül ile orayı ziyaret etmiştik. Ziyaretten önce oradakileri bilgilendirdik. Bizi karşıladılar. Böyle bir şey yaşamadık. Ama biz bağlama çalmadık. Çalsaydık tepki alacak mıydık? Demek ki alacaktık. Ama oranın durumunu bildiğimiz için böyle bir şey de yapmadık. Yani rahatça dua edemediğimiz yerde bağlama çalmanın imkanı yok.

    Son yaşananlara çok üzüldük. Bir Alevinin rahatlıkla gidip, ibadetini yapabilecek bir ortam ne yazık ki orada yok. Biz de gittiğimizde “Bir an önce ziyaretimizi yapıp, çıkalım” diyoruz. İçeri girdiğinde camiyi görüyorsun. O nedenle orada duyguyu çok rahat hissetmiyorsun. İçeri girmekle çıkmak bir oluyor.”

    “BURSA’NIN BİRÇOK KÖYÜ ALEVİ OLMASINA RAĞMEN ZAMANLA ASİMİLE OLMUŞ”

    “Bursa’nın birçok köyü daha önce Alevi olmasına rağmen zaman içerisinde asimile olmuş” diyen Çiftçi, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti. Şehitler Köyü’nde bulunan Hasan Dede Türbesi’ni ziyaret ederken herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını belirten Çiftçi sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bursa Alevi Platformu’nda da bu konuyu konuştuk. Suç duyurusunda bulunulmuş. Oradan çıkacak sonuca göre takipçisi olacağız. Buraya ziyarete gelen kurumlar bizlerle iletişime geçerse iyi olur. Birlikte hareket etmek güç verir.

    Baba Sultan Köyü’ne rahatlıkla gidip inancımızın gereklerini yerine getiremiyoruz. Orada duayı bile sıkılarak yapıyoruz. Hemen karşısındaki Şehitler Köyü’ne gitmek ile Baba Sultan Köyü’ne gitmek arasında çok fark var. Şehitler Köyü’nde de Hasan Dede Türbesi var. Şehitler Köyü de asimile olmaya başlamış. Ama orada bir sıkıntı yaşamıyoruz.”

    PİRHA/ BURSA

    İLGİLİ HABERLER:

    >Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi
    >Eski bir Alevi köyü ama asimile olunmuş; türbede deyiş söyleyen Aleviler tehdit edilmişti

  • Eski bir Alevi köyü ama asimile olunmuş; türbede deyiş söyleyen Aleviler tehdit edilmişti

    Eski bir Alevi köyü ama asimile olunmuş; türbede deyiş söyleyen Aleviler tehdit edilmişti

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri Bursa Ataevler Şubesi Başkanı Nesimi Haydar Üçlertoprağı, Alevilerin, Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp, deyiş söyledikleri için tehdit edilmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Üçlertoprağı, “O köy aslında eski bir Alevi köyü ama asimile olanlar biliyorsunuz ki hangi inanca geçmişse kendilerini kabul ettirmek için onu daha fazla savunmak zorunda kalıyorlar” dedi.

    Bursa’nın Kestel ilçesindeki Geyikli Baba Türbesi’ni ziyaret ettikten sonra türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini “cami görevlisi” olarak tanıtan kişiler “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulundu.

    Alevi Kültür Dernekleri Bursa Ataevler Şubesi Başkanı Nesimi Haydar Üçlertoprağı konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “BABASULTAN ESKİ BİR ALEVİ KÖYÜ AMA ASİMİLE OLMUŞLAR”

    Yaşananları Bursa Alevi Platformu’nda da tartıştıklarını belirten Üçlertoprağı, Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak‘ın 11 Aralık günü Bursa’ya geleceğini kaydetti. Üçlertoprağı şunları söyledi:

    “O gün namazın bitmesini beklemişler. Caminin avlusunda da oturmamışlar. Camiden uzak bir yerde Türkçe duazlar okunmasına oradakiler karşı çıkmış. Maalesef zihniyet böyle. O köy (Babasultan) aslında eski bir Alevi köyü ama asimile olanlar biliyorsunuz ki hangi inanca geçmişse kendilerini kabul ettirmek için onu daha fazla savunmak zorunda kalıyorlar.

    Şikayetten bir sonuç alınacağını düşünmüyorum. Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi ziyarete gittiğimizde Hacıbektaş Kaymakamlığı’ndan izin almıyoruz. Orada bağlama çalıp, deyişlerimizi söyleyebiliyoruz. Ama buradaki durum farklı. Daha önce de benzer bir durum yaşanmış. Orayı kendi bünyelerine geçirmişler. Dergahın bizler tarafından ziyaret edilmesinden de rahatsızlık duyuyorlar.”

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan Ahmet Yesevi Cemevi, iki otobüs dolusu yaklaşık 110 kişi ile 30 Ekim 2022 günü Bursa’nın Kestel ilçesi Baba Sultan Köyü’nde yer alan Geyikli Baba Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini cami görevlisi olarak tanıtan kişiler müdahalede bulunurken, “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulunmuştu.

    PİRHA/BURSA

    İLGİLİ HABERLER:

    >Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi

  • Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi-VİDEO

    Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi-VİDEO

    PİRHA-Bursa’nın Kestel ilçesindeki Geyikli Baba Türbesi’ni ziyaret ettikten sonra türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini “cami görevlisi” olarak tanıtan kişiler “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulundu. Yaşananları PİRHA’ya aktaran Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, “Etrafımızı çevirdiler. O an aklıma Sivas Madımak geldi” dedi. 

    İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan Ahmet Yesevi Cemevi, iki otobüs dolusu yaklaşık 110 kişi ile 30 Ekim 2022 günü Bursa’nın Kestel ilçesi Baba Sultan Köyü’nde yer alan Geyikli Baba Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini cami görevlisi olarak tanıtan kişiler müdahalede bulunurken, “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulundu.

    Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, 30 Ekim günü yaşananları PİRHA‘ya anlattı. Çolak, ziyarete katılanların çoğunun köyü gezdiği, alışveriş yaptığı sırada yaklaşık 20 kişi ile Geyikli Baba Türbesi’ndeki ezan okunması ve namaz kılınmasını bekledikten sonra türbenin alt kısmında yer alan ziyaretçi banklarında bağlama çalıp, deyiş söylemeye başladıklarını söyledi.

    “AKLIMA O SIRA SİVAS MADIMAK GELDİ”

    Sonrasında yaşananları ise Çolak şöyle dile getirdi:

    “Fakat daha sonra kendilerini “Kestel Müftülüğü Baba Sultan Hazretleri Türbesi ve Camii görevlisi” olarak tanıtan birkaç kişi, bağlama çalıp, deyiş söylememize müdahalede bulunarak, “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Sizler kötü niyetlisiniz. Siz ibadet etmiyorsunuz. Buradan gidin yoksa bütün köyü ararız, herkesi buraya yığarız. Sizin için kötü olur” ifadelerini kullandı. Daha sonra birden çoğaldılar. Köydeki gençler de geldi oraya. Etrafımızı çevirdiler. Aklıma direkt Sivas Madımak geldi.”

    “DAHA ÖNCE BİR DEDE KURBAN KESMEK İSTEMİŞ AMA İZİN VERMEMİŞLER”

    Geyikli Baba Türbesi’nde daha önceden de benzer olayların yaşandığını öğrendiğini ama hiçbirinin duyurulmadığını söyleyen Çolak, “Daha önce de Bursa’daki bir cemevi dedesi kurban götürmüş, kesmesine izin vermemişler. Bu zamana kadar kimse tepki koymamış. Geyikli Baba ulu erenlerden biri. Bizim hakkımız ne olacak?” dedi.

    “BAĞLAMAMIZDAN KORKUYORLAR, ŞİMDİYE KADAR KİMSEYE KÖTÜLÜĞÜ OLMADI”

    Çolak, tehdit edildikten sonra Bursa Valiliği’ne şikayette bulunduklarını da belirtirken, şöyle konuştu:

    “Valiliğe şikayette bulunduk. Valinin bizi aramasını, bir de bizden dinlemesini beklerdik. O durumu kaymakamlığa bildirmiş. Kaymakamlıktan konuyla ilgili olarak bize yazı geldi. Yazıda suçlu bizi göstermişler. Şikayetimizi işlemden kaldırmışlar. Bağlamamızdan korkuyorlar. Kimsenin bağlamamızdan korkmasına gerek yok. Şimdiye kadar kimseye bir kötülüğü olmadı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na da konuyla ilgili olarak şikayette bulunduk.”

    CAMİ GÖREVLİLERİNİN TEHDİDİ, KAYMAKAMLIĞA GÖRE “UYGUN ÜSLUP”

    Kestel Kaymakamlığı tarafından Ahmet Yesevi Cemevi’ne gönderilen yazıda ise saz çalmak için cami görevlileri ile müftülükten izin alınmadığı belirtilerek, tehdit edilen taraf suçlu gösterildi. Kaymakamlık yazısında şu ifadelere yer verildi:

    “İnceleme sonucunda cami avlusunda ve türbe önünde faaliyette bulunmak, saz eşliğinde Alevi-Bektaşi geleneğine ait deyişleri söylemek için cami görevlilerinden veya Kestel İlçe Müftülüğünden izin almadıkları 15.12.2020 tarihli 847444 sayılı Başkanlık onayı ile yürürlüğe giren Din Hizmetleri Uygulama Genelgesinin 7/4 maddesinde “Camilerin ibadet alanlarında muhtelif vesilelerle icra edilen programlarda enstrüman kullanılmasına izin verilmeyecektir” denildiği; alınan ifadelerde cami görevlilerinin ziyaretçilerin cami önünde saz çaldıkları sırada meri mevzuat çerçevesinde uygun bir üslupla uyardıkları, aşağılayıcı, tahrik edici söz ve eylemlerde bulunmadıkları anlaşıldığından, söz konusu iddialarla ilgili şikayetin işlemden kaldırılması hususunu takdirlerinize arz ederim.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • Kestel Cemevinde aşure lokması paylaşıldı

    Kestel Cemevinde aşure lokması paylaşıldı

    PİRHA- Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi’nde aşure paylaştırıldı. 

    Bursa’da Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi Muharrem Orucu’nun sona ermesiyle birlikte aşure yaptı. Aşure paylaşımına yurttaşların katılımı yoğun oldu.

    Aşure paylaşı öncesi bir konuşma yapan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi Türkan Toluay Çiftçi, “Bir olmanın, iri olmanın, diri olmanın ne denli önemli olduğunu en büyük acılardan sonra bile ne kadar kıymetli olduğunu düşünmemiz gerekiyor. En küçük hikayelerimize bile bir tanık isteriz hayatın her anında. Günün en karanlık anında, günün en aydınlık anında fark etmeksizin bizler birbirimizin tanığı olmalıyız” dedi.

    Eğilmeden, bükülmeden yolun ışığından ayrılmadıklarını belirten Türkan Tolunay Çiftçi, “Beş yıldır bu hizmete gönüllü olmuş canlarımızın yegane amacı yolumuzun varlığını daim kılmaktır. On iki gün boyunca yasımızı kalbimizde yaşayabilmek için sessiz kaldık susmak hikmet kapılarından bir kapıdır. Susmak, sevgi kazandırır her hayırlı işin kılavuzudur ama son zamanlarda yaşanan cemevlerine yapılan saldırılar hepinizin malumu. Bu konuda söylenecek çok net bir şey var o da “Cemevleri bizim ibadethanemizdir” diye konuştu.

    Türkan Tolunay Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yaşananlar bize sadece mücadelemizi daha da güçlendirmemiz gerektirdiğini düşündürüyor. Bizler aydınlığı savunarak yürüyeceğiz bu karanlığa karşı. Bizler bir arada yaşamı savunacağız bu ayrımcılığa karşı. Bizler geleceği savunacağız bu gericiliğe karşı. Bizler Hüseyiniliği savunacağız bu Yezidliğe karşı. Bizler sevgiyi savunacağız.. Bizim sevgimiz Ehli Beyt sevgisidir ve sevginin dili yaşamın dilidir. Bizler inanıyoruz ki insanların en hayırlısı, insana hizmet verendir.

    Dayanışma ve yardımlaşma ruhuyla birliğimizin daim, geleceğimizin aydınlık olmasını temenni ediyorum. Bu amaçla ilçemizde on iki gün boyunca hiçbir etkinlik yapılmamıştır. Bu gün bu sofrada, yarın başka bir yerde ama hayatın her alanında, bir olmanın önemiyle tekrar beraber olma dileğiyle.”

    PİRHA/BURSA

  • Kestel Hacı Bektaş Veli Kültür Tanıtma Ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nden Covid-19 konferansı

    Kestel Hacı Bektaş Veli Kültür Tanıtma Ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nden Covid-19 konferansı

    PİRHA-Kestel Hacı Bektaş Veli Kültür Tanıtma Ve Sosyal Yardımlaşma Derneği bugün ‘Covid-19 Pandemisi ve Aşılar’ başlıklı bir konferans düzenleyecek. Konferansa Prof. Dr. Kayıhan Pala konuşmacı olarak katılacak. 

    Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Kültür Tanıtma Ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala‘nın katılımıyla ‘Covid-19 Pandemisi ve Aşılar’ başlıklı bir konferans düzenledi.

    Konferans 29 Aralık Çarşamba günü (bugün) saat 19.00’da başlayacak.

    PİRHA/ KESTEL

  • Kestel’de Kuran kursunda bir çocuk yakıldı; babadan sert tepki: Kurs değil, işkencehane!

    Kestel’de Kuran kursunda bir çocuk yakıldı; babadan sert tepki: Kurs değil, işkencehane!

    Bursa Kestel’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir Kuran kursunda 10 yaşında bir çocuğun vücudu, hafızları C.S. (18), M.Ö. (19) tarafından üzerine kolonya dökülerek yakıldı.

    Kestel Çamlıtepe Hafızlık Yatılı Kuran Kursu’nda yaşanan akıl almaz olayın ardından 10 yaşındaki Y.K., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi yanık ünitesine kaldırıldı.

    Bursa Muhalif.com adlı sitede yer alan habere göre, vücudunun çeşitli yerleri yanan Y.K’nin hastanenin yanık ünitesinde ameliyata alınacağı öğrenildi.

    Baba Ali Karabulut, olayın ardından yaptığı açıklamada “Çocuğu kursa Kuranıkerim ve dua öğrenmesi için yatılı gönderdik. Aslında Kuran kursu değil, işkencehaneymiş” ifadelerini kullandı.

    Karabulut, olayla ilgili polisin soruşturma başlattığını ve çocuğunu yakan kişilerin emniyette gözaltında olduklarını ifade etti.

    Gözaltına alınan iki kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Kestel Müftülüğü yetkilisinin, Kestel Çamlıtepe Hafızlık Yatılı Kuran Kursu’nda 10 yaşındaki Y.K’nin yakıldığı sırada 11-12 yaşlarında 7 öğrencinin ve öğrencilere yardımcı olmak için iki hafızın bulunduğunu belirttiği öğrenildi.

    Kestel Müftülüğü yetkilisinin, C.S., M.Ö.’nün kolonya ve çakmak ile oyun oynarken yanlışlıkla 10 yaşındaki Y.K.’yi yaktıklarını, olayda bir kasıt bulunmadığını, soruşturmanın devam ettiğini ve C.S. ve M.Ö.’nün denetimli serbestlik ile serbest bırakıldıklarını söylediği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği’nin başkanı yeniden Türkan Çiftçi

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği’nin başkanı yeniden Türkan Çiftçi

    PİRHA-Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi 14. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Türkan Çiftçi, yapılan kurulla birlikte yeniden başkanlığa seçilen isim oldu.

    Kestel Hacı BektaşVeli Derneği ve Cemevi, pandemi sebebiyle 1,5 yıldır ertelenen 14. Olağan Genel Kurul Kongresini yaptı. Dernek binasında yapılan kongrede pandemi kuralları göz önünde bulundurularak her katılımcıdan HES kodu talep edildi.

    Kongreden çıkan sonuçla birlikte mevcut başkan Türkan Çiftçi’nin 2 yıl daha aynı görevi yürütmesi kararı alındı.

    Çiftçi, kongreye dair yaptığı açıklamada “Burası bizim toplumsal merkezimiz ve bizim inanç yerimizdir. Bizler talip olduğumuz bu görevlerden önce de buradaydık, bu görevleri başka canlarımıza devre ettiğimizde de burada olacağız. Burası bizim hüznümüz, burası bizim gençliğimiz, burası bizim kültürümüz ve mirasımızdır. Öğrencilerimizle, sazımızla, sözümüzle, dayanışmamızla, birlik ve beraberliğimizle, buranın ışığı ile toplumumuzun her yanını aydınlatmalıyız ve bunun için çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bursa’da İstanbul Sözleşmesi için eylem: Haklarımızdan vazgeçmiyoruz!-VİDEO

    Bursa’da İstanbul Sözleşmesi için eylem: Haklarımızdan vazgeçmiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Kestel Demokrasi Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini protesto ederek “Kadını, yaşamın her alanında köle olarak gören zihniyetin, yaşam hakkımızı elimizden almasına izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı.

    Kadınlar, Bursa’nın Kestel ilçesinde de sokaktaydı. İstanbul Sözleşmesi’nin AKP iktidarı tarafınca feshedilmesini protesto eden kadınlar, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek “Haklarımızdan ve yaşamlarımızdan vazgeçmiyoruz” pankartını açtı.

    Kestel Demokrasi Platformu tarafından yapılan protesto eyleminde “Dayanışma yaşatır. Kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz” yazılı dövizler de taşındı.

    “İKTİDARIN ATAERKİL İSTEKLERİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Platform adına yapılan açıklamada “Kadınların can güvenliğini sağlamak, kadın mücadelesinin kazanımlarını geliştirmek, eşit ve adil bir toplum kurgulamayı amaçlamaktadır. İsmi ‘İstanbul’ olan ve Türkiye’nin ev sahipliği ile imzalanmış bir sözleşmeden ayrılmak abestir” ifadeleri kullanıldı.

    Basın açıklamasının devamında şu cümleler dile getirildi:

    “Kadın katliamı boyutuna varan, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde önemli bir hukuksal dayanağın kaldırılması kadın düşmanlığının geldiği boyutu açıkça göstermektedir. Basına yansıyan ve yansımayan yüzlerce kadının her gün şiddete maruz kaldığı kadın cinayetlerinin devam ettiği ülkemizde Türkiye Büyük Millet Meclisi devre dışı bırakılarak ve Anayasa hiçe sayılarak bir kararname ile sözleşmeden çıkmayı kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin kendisini bir tehdit olarak gören siyasi iktidarın ataerkil isteklerine teslim olmayacağız. Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir. Yaşamın her alanında kadın dayanışmasını hep beraber inşa edeceğiz.

    Yaşam hakkı ve özgürlük için vazgeçmiyoruz, kabul etmiyoruz. Hepimiz, bulunduğumuz her alanda kadın düşmanlığını teşhir etmeye, ‘hayır’ demeye, kadınlar üstündeki baskılar son bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Kadını evde, işyerinde, yaşamın her alanında köle olarak gören zihniyetin yaşam hakkımızı elimizden almasına izin vermeyeceğiz. Kazanımlarımızdan geri adım atmayacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemevine saldırmadan önce eski başkanın işyerini takibe almış!

    Cemevine saldırmadan önce eski başkanın işyerini takibe almış!

    PİRHA- Bursa’da Kestel Cemevi’nin merdivenlerine 3 yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan saldırgan K.D.’nin, planlı bir şekilde önceki dönem Kestel Cemevi Başkanı Hüseyin Kalkan’ın işyerinde çalışması için arkadaşını yerleştirdiği belirtildi. Kalkan, söz konusu şahsın bir süre çalıştıktan sonra cemevine yazılı saldırıda bulunulduğunu söyledi. Cemevine saldırının organize olduğunu belirten Kalkan, saldırgana sadece para cezası verilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti. 

    Bursa’da Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine yaklaşık 3 yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan K.D. adlı şahsın yargılandığı davanın ilk duruşması 12 Kasım’da  Bursa Adliyesi’nde görüldü. Saldırganın yaşı olay anında 18 yaşından küçük olduğu için 70 gün hapis cezası verildi. Ancak hapis cezası para cezasına çevrildi.

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine sprey boyayla nefret yazıları yazan saldırgan K.D.’nin, planlı bir şekilde cemevinin önceki dönem başkanı Hüseyin Kalkan’ın işyerinde çalışması için arkadaşını yerleştirdiği belirtildi.

    Kalkan, söz konusu şahsın bir süre çalıştıktan sonra cemevine yazılı saldırıda bulunulduğunu söyledi. Cemevine saldırının organize olduğunu belirten Kalkan, saldırgana sadece para cezası verilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

    “SPREYİ BİZİM DÜKKANDAN ALMIŞ”

    Hüseyin Kalkan, saldırgan K.D.’nin, cemevine saldırıdan önce Kestel’deki işyerine nasıl yerleştirildiğini şöyle anlattı:

    “Bizim Kestel’de dükkanımız var. Bir gün geldiler, dediler ki; bir çocuk var, ailesinden ayrı, dedesinin yanında kalıyor, çok zor durumda. Sizin yanınızda part-time çalışsa en azından kendi ekmeğini çıkartır. İsmail diye biri referans oldu. Onu da yönlendiren bir arkadaş geldi, bizden birisine söylemiş. O da bize getirmiş. Böyle aracılar kullanıyorlar. Bize sözü geçen kişileri aracı yapıyorlar. Biz de çocuğu aldık işe. Çocuk yaklaşık bir ay çalıştı. Sonra işten çıktı. ‘Ben okulu yürütemiyorum’ dedi. Okul ile iş bir arada gitmiyor, diyerek bahane etti, çıktı. Tam bir hafta sonra o yazı yazan çocuk (saldırgan) her akşam gelip bu çocuğu alıp götürüyordu bizim dükkandan, çıkış saatinde. Meğer bunu o yerleştirmiş. Biz garibandır, ihtiyacı var, diye tamam dedik. Part time çalışsın dedik. Bir hafta sonra işten çıktıktan sonra, işte o yazı yazan çocuk (saldırgan) gelip bizden sprey alıyor, fotokopi çoğaltıyor bizim dükkanda. Eleman da bakmıyor mahrem var, eğer müşteri ters veriyorsa kağıdını, biz bakmıyoruz içeriğin ne olduğuna.

    “İŞYERİNE KİM GELİYOR, KİM GİDİYOR, NE KONUŞUYORLAR” DİYE TAKİPTE

    Yazı yazıldıktan sonra o çocuk olduğunu anladık, Kürşat isminde Kestel’de. Yanımızda çalışan çocuğu çağırdık. Bu çocuk böyle bir şey yapmış, sen de geldin burada çalıştın dedik. ‘O soktu beni işyerine” dedi. Neden? diye sorduk. ‘Soruyordu kim geliyor, kim gidiyor? Ne konuşuyor? Kiminle konuşuyor? Böyle her akşam sorguluyordu beni’ dedi. Niye bize bir şey demedin? dedik. ‘Nasıl diyeyim, beni getiren oydu’ dedi.

    “NE KARAKOLA NE DE MAHKEMEYE ÇAĞRILDIK”

    Yazı yazıldıktan sonra karakola gittiklerini, şikayetçi olduklarını belirten Hüseyin Kalkan, “Karakola olayla ilgili ne o çocuğu çağırdılar ne de beni. Zaten dedesi emekli polismiş. Geçen (12 Kasım) dava görüldü sandık. Başkan gitti. Yazıdan dolayı 75 gün sözde ceza verdiler. Yaşı küçük olduğu için paraya çevirdiler. Parayı da 5 yıl ertelediler. Çocuk serbest. Böyle bir olay yaşadık. Ama bana göre organize bir iş. Hiçbir şekilde ne mahkemeye çağırıldık ne karakolda ifademiz alındı, bizim şikayetimizin dışında” diye konuştu.

    “OLAY ORGANİZE AMA KİM OLDUĞUNU BULMADILAR”

    Kalkan, “Biz emniyet müdürüne olayı anlattık. Ama Türkiye’de birçok olay böyle uyutularak, atlatılarak geçiştiriliyor. Yönlendirenler var; organize ama arkasından gitmediler, kim olduğunu bulmadılar. Biz dedik bu iş organize, fakat münferit, kişisel gibi tek kişiye indirgendi. Cezasını sözde verdi, kapattılar olayı” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ KESTEL

  • Kalkan: Kestel’de Alevi köyleri tamamen asimile olmuş, Aleviliği konuşamazsınız!

    Kalkan: Kestel’de Alevi köyleri tamamen asimile olmuş, Aleviliği konuşamazsınız!

    PİRHA- Kestel Cemevinin üç dönem başkanlığını yapan Hüseyin Kalkan, Bursa genelinde ve Kestel’de faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Alevi asimilasyonunun hissedilir derecede olduğunu belirten Kalkan, “Kestel’de dede soyundan gelen çok insan var ama Yol’u süren çok az insan var” dedi. Kalkan, Kestel’de asimile olan Alevi köylerinde Aleviliğin A’sının konuşalamadığını vurguladı. 

    Bursa ve ilçelerinde de Alevi yurttaşlar yaşıyor. Kimi ilçelerde cemevi var kimilerinde yok. Cemevi olan ilçelerden biri de Kestel.

    Kestel Cemevinin önceki başkanı Hüseyin Kalkan, Kestel’deki alevilere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    36 yıldır Kestel’de yaşıyor Kalkan. Aslen Dersimli ancak Erzincan doğumlu olan Hüseyin Kalkan, Bursa Cemevi ve Kestel Cemevinde yöneticilik yapmış. 2000-2006 yılları arasında Kestel Cemevi Başkanlığı yaptığını belirten Kalkan, üç dönem başkanlık yaptığını söyledi.

    Bursa Alevi Kültür Derneği’nin 1993 yılında kurulduğunu ifade eden Kalkan, derneğin tam kapatılacağı sırada devreye girdiğini, bir arsa alıp Kestel Cemevini yaptırdıklarını kaydetti.

    750 metrekare büyüklüğündeki arsanın 450 metrekaresi üzerine 3 katlı cemevi yapıldığını dile getiren Hüseyin Kalkan, Kestel Belediyesi’nin de cemevinin yapımında destek verdiğini söyledi.

    “ELEKTRİK FATURASINI ÖDEMEK ZORUNDA KALIYORUZ”

    Kalkan, cemevinin su faturasını sembolik olara ödediklerini ancak elektrik faturasını ise ödemek zorunda kaldıklarını ifade etti. Mahkeme kararlarının kabul edilmemesi nedeniyle faturayı ödemek zorunda kaldıklarını vurgulayan Kalkan, Kestel Cemevinin Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı olduğunu söyledi.

    CHP’li Mudanya Belediyesi’nin cemevi yapılması için söz verdiğini ancak hala verdiği sözleri yerine getirmediğini dile getirdi.

    Kalkan şunları kaydetti:

    “Mudanya’da Alevi toplumu oy veriyor. Ama hizmete gelince yok. Kestel ise her istediğimiz yapılıyor. Kimseye de asla taviz vermiyoruz. Bizler de vergi ödüyoruz.”

    “KESTEL’DE DEDE SOYUNDAN GELEN ÇOK AMA YOLU SÜREN AZ”

    Kestel Cemevinde Kureyşan Ocağı’na bağlı Kazım Asma’nın dedelik yaptığını söyleyen Kalkan, “Kestel’de dede soyundan gelen ocak sahibi çok insan var ama Yol’u süren çok az insan var. Dede çocuğu var ama dedelik yapmıyorlar” diye konuştu.

    “ALEVİ KÖYLERİ TAMAMEN ASİMİLE OLMUŞ, ALEVİLİĞİ KONUŞAMAZSINIZ!”

    Hüseyin Kalkan, Kestel’deki Alevilerin başka bölgelerden Kestel’e göç ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

    “Kestel’in merkezinde Alevilere rastlamadık ama köylerinin çoğunda ‘dede plavı’ yapılıyor. Şu anki nesil ‘geleneksel dede plavı’nı ‘geleneksel hayır’ gibi algılıyorlar. Oysa o yörede dedeler var. O dedeler onu kurmuş, bu gelenek haline gelmiş. Şehitler Köyü, Kozlu Ören köyü var. Geyikli Baba’nın evliya olduğu, eren, Alevi olduğu bilindiği halde o köyle Alevinin A’sını konuşamazsın. Çok ciddi asimile olmuşlar. İslami gruplar burada çok etkin.

    “38’DE KESTEL’E GELENLER ASİMİLE OLDULAR”

    Kestel’de Aleviler üzerinde özel bir baskı olmadığını ancak 1938’de Dersim’den gelenlerin asimile olduklarını, Sünnilere uyum sağladıklarını, camiye gittiklerini ifade eden Kalkan, hatta bu kişilerin Kestel’de cemevi yapılmasına bile karşı çıktıklarını, bunun üzücü olduğunu dile getirdi.

    “BURSA’DA ÇOK CİDDİ BİR ASİMİLASYON VAR” 

    Asimilasyonun çok hızlı ilerlediğini belirten Kalkan, “Bursa’da çok ciddi asimilasyon, dönmüşlük var. 5 yıl sonra Aleviliği mumla arayacağız. Şii misyonerler, Cem Vakfı, Hıristiyan misyonerler geldi ancak izin vermedik. Her ağacın kurdu içindedir. Böyle sıkıntılar yaşıyoruz. İktidarın baskısını hissediyoruz. İş bulmak için umuduyla asimile olabiliyorlar.

    PİRHA/ BURSA

     

     

  • Kestel Cemevine yazılı saldırıda bulunan kişiye para cezası

    Kestel Cemevine yazılı saldırıda bulunan kişiye para cezası

    PİRHA-Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine yaklaşık 3 yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan K.D., bugün hakim karşısına çıktı. Mahkeme 70 gün hapis cezası verdi ancak ceza para cezasına çevrildi. Ancak cemevi avukatları karara itiraz edecek. 

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine yaklaşık 3 yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan K.D. adlı şahsın yargılandığı davanın ilk duruşması bugün saat 10.00’da Bursa Adliyesi’nde görüldü.

    Bursa’da bulunan, Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevine 3 Mayıs 2018 tarihinde saat 03.12 sularında 17 yaşında olduğu belirtilen K.D. tarafından sprey boya ile nefret söylemleri içeren yazı yazılmıştı. Binanın giriş merdivenlerine yazı yazan şahıs, güvenlik kamerasına doğru el işareti yaparak uzaklaşmıştı.

    Nefret yazısının fark edilmesinin ardından bir açıklama yapan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi, saldırgan hakkında dava açmıştı.

    Bursa Adliyesi’nde bugün görülen ilk duruşmada karar verildi.

    Avukatlar Umut Beyaz, Şirin Alçı, Nazlı Can ve Tolga Özgür’ün savunma yaptığı duruşmada, saldırganın yaşı olay anında 18 yaşından küçük olduğu için 70 gün hapis cezası verildi. Ancak hapis cezası para cezasına çevrildi. Saldırganın 5 yıl içinde herhangi bir suça karışmaması da gerekiyor.

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi ise karara itiraz edeceklerini bildirdi.

    PİRHA/ BURSA

    İlgili haberler...

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/kestel-cemevi-baskani-ciftci-saldirganla-uzlasmadik-olay-tamamen-organizeydi-240756.html/11/11/2020/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/kestel-cemevinin-kapisina-yazili-saldiri-120308.html/03/05/2018/

     

     

     

  • Kestel Cemevi Başkanı Çiftçi: Saldırganla uzlaşmadık, olay tamamen organizeydi!

    Kestel Cemevi Başkanı Çiftçi: Saldırganla uzlaşmadık, olay tamamen organizeydi!

    PİRHA- Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine yaklaşık 3 yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan K.D., 12 Kasım’da hakim karşısına çıkacak. Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi Başkanı Türkan Çiftçi, “Şahsın o dönem 17 yaşında olduğunu ancak arkasında başka güçlerin yönlendirdiğine inandıklarını söyledi. Olayın kapatılmasını istemediklerini belirten Çiftçi, herkesin şiddete karşı çıkması gerektiğini kaydetti. 

    Bursa’da bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevinin merdivenlerine iki buçuk yıl önce sprey boyayla nefret yazıları yazan şahsın yargılanacağı davanın ilk duruşması 12 Kasım günü saat 10.00’da Bursa Adliyesi’nde görülecek.

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevine 3 Mayıs 2018 tarihinde saat 03.12 sularında 17 yaşında olduğu belirtilen bir şahıs tarafından sprey boya ile nefret söylemleri içeren yazı yazılmıştı. Binanın giriş merdivenlerine yazı yazan şahıs, güvenlik kamerasına doğru el işareti yaparak uzaklaşmıştı.

    Yaklaşık üç yıl önce nefret yazısının fark edilmesinin ardından dava açan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi Başkanı Türkan Çiftçi, saldırının yaşandığı akşam K.D. adlı failin yakalandığını, 18 yaşından küçük olduğu için  ifadesinin alınıp serbest bırakıldığını, üç ay derneğe uzaklaştırma cezası verildiğini söyledi.

    SALDIRGAN DAHA ÖNCE ESKİ BAŞKANIN DÜKKANINA YERLEŞTİRİLMİŞ

    “Bu çocuğu ve onun arkadaşını daha önce derneğimizde yöneticilik yapmış olan başkanımızın dükkanına yerleştirmişler” diyen Çiftçi, bütün bilgiler alınmış. Hüseyin (Kalkan)Başkan da ifade verdi ve şikayetçi olduğu halde davası görülmedi, çağrılmadı” dedi.

    “UZLAŞMADIK, TAMAMEN ORGANİZE EDİLMİŞ”

    1 Temmuz’da uzlaşması için kendisine mesaj geldiğini belirten Türkan Çiftçi, “Ben kabul etmedim. 15 günlük bir başkandım. Halkımız çok tepki gösterdi. Çocuk da olsa arkasındaki kişilerin araştırılması gerekir. Özellikle çocuk seçilmiş. Özellikle emin bir şekilde kameranın yerini biliyor. Tamamen organize edilmiş. Babası burada esnaflık yapıyor. Ben davacıyım” ifadelerini kullandı.

    Saldırıyı yapan K.D.’nin o dönem lisede okuduğunu ve arkasında mutlaka birilerinin olduğuna inandıklarını söyleyen Çiftçi, olayın kapatılmak istendiğini ancak bunu kabul etmediklerini kaydetti.

    CEMEVİ ÖNÜNDE “BURADA ALLAH YOK MU” DİYE DE BAĞIRMIŞLAR!

    “Alevilerin üzerinden ellerini çeksinler” diyen Çiftçi, bir dava daha olduğunu, bu olayda da cemevi önünden geçen gençlerin “Burada Allah yok mu?” diye bağırdıklarını ifade etti. Çiftçi bu davanın da sürdüğünü söyledi.

    Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi Başkanı Türkan Çiftçi, nerede bir şiddet varsa, zulüm varsa herkesin tepki göstermesi gerektiğine işaret etti.

    PİRHA/ BURSA

     

  • Bursa’daki sel felaketinde 5 kişi yaşamını yitirdi

    Bursa’daki sel felaketinde 5 kişi yaşamını yitirdi

    Bursa’da Kayacık Mahallesi’nde selde kaybolan yurttaşları bulmak için gece boyunca çalıştı. Yapılan çalışmada, kaybolan 5 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kalan 1 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor.

    Bursa’nın Kestel ilçesinde, dün akşam sağanak sonrası meydana gelen sele kapılarak, kaybolan 5 kişiden 2’sinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Selde hayatını kaybedenlerin sayısı, 5’e yükselirken, kayıp 1 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

    Kestel ilçesinde sağanak ve dolu nedeniyle bazı dereler taştı. Kestel’e bağlı kırsal Dudaklı, Narlıdere, Aksu ve Kayacık mahallelerinde akşama doğru etkili olan kuvvetli sağanak sele yol açtı. Bu mahallelerdeki yollar su altında kaldı. Çok sayıda araç selde sürüklendi.

    SAHADAKİ ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

    Sağanağın etkisiyle Dudaklı Mahallesi’nin dağlık kesimlerindeki 4 katlı evin 1’inci katında oturan aile, eve su dolmaya başlayınca hemen dışarı çıktı. Bu sırada sele kapılan çiftçiyi köy meydanında mahalle sakinleri, suyun içinden kurtardı. Evin içinde kalan ve bedensel engelli olduğu öğrenilen Kader Akbaba (22) ise yaşamını yitirdi.

    Bursa Valisi Yakup Canbolat, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, Dudaklı ve Narlıdere mahallelerinde incelemelerde bulundu. Aktaş, Büyükşehir Belediyesinin tüm ekiplerinin sahadaki çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı. (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Genel Merkezi Kestel Cemevi’ne saldırıyı kınadı

    PSAKD Genel Merkezi Kestel Cemevi’ne saldırıyı kınadı

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Kestel Cemei’ne yönelik yapılan saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bizler yüzlerce yıldan beri hiçbir tehdide, saldırıya, baskıya ve katliama boyun eğmedik. İnancımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmedik. Bundan sonra da ne pahasına olursa olsun inancımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmeyeceğiz” denildi.

    Bursa Kestel Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve Cemevi’nin kapısına dün sabah hakaret içerikli yazılar yazıldı. Binanın giriş merdivenlerine yazı yazan kişi güvenlik kamerasına doğru el işareti yaparak olay yerinden ayrıldığı görüldü. Çevredeki esnaf sabah iş yerlerindeki duvarlarda nefret söylemleri içeren yazılarla karşılaştı. Çevre sakinleri ve cemevi yönetimi durumu emniyete bildirdi. Konuyla ilgili ise soruşturma başlatıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’de cemevine yapılan bu saldırıyı kınadı. Yapılan açıklamada, Alevi halkına dönük kapı işaretleme, yazılama ve hakaret içeren bildiriler bırakma gibi tehdit ve gözdağı içeren saldırılara bir yenisinin daha eklendiği belirtildi.

    “ASİMİLASYON VE YOK ETME POLİTİKASININ BİR YANSIMASI”

    Aleviler olarak daha önce defalarca aynı şekilde işaretlemelerle ve tehdit içeren yazılamalarla hedef gösterildiğinin hatırlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Her defasında yetkililer ‘çocuklar yapmıştır’, ‘bunlar münferit olaylardır’, ‘yapan kişinin akli dengesi bozuktur’ gibi ciddiyetten uzak, saldırıların üstünü kapatmaya dönük yaklaşımlarla hareket etmişlerdir.

    Ancak bizler bu yaşananların bireysel ve münferit saldırılar olmadığının fazlasıyla bilincindeyiz. Devletin en üst yetkilileri tarafından defalarca ayrımcılık ve nefret içeren söylemlere maruz kaldık. Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta Alevileri katledenler ile onların avukatları çeşitli şekillerde ödüllendirildiler. Aleviler halkımıza dönük olarak devlet tarafından uygulanan sistematik bir ayrımcılık, ötekileştirme ve asimilasyon projesi bütün hızıyla devam etmektedir. O yüzden Bursa’da yaşanan bu saldırı tesadüfi bir saldırı olmayıp sistematik bir asimilasyon ve yok etme politikasının bir yansımasıdır.

    Bizler yüzlerce yıldan beri hiçbir tehdide, saldırıya, baskıya ve katliama boyun eğmedik. İnancımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmedik. Bundan sonra da ne pahasına olursa olsun inancımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmeyeceğiz.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak Bursa Kestel Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve cemevimizin sonuna kadar yanında olduğumuzu belirtiyoruz ve tüm canlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.” (HABER MERKEZİ)     

     

  • Bursa HBVAKV’de kadınlar yönetimde- VİDEO

    Bursa HBVAKV’de kadınlar yönetimde- VİDEO

    PİRHA- Bursa’nın Kestel ilçesinde bulunan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi’nin 13. Olağan Kongresi gerçekleşti. Kongrede tek kadın aday Türkan Çifti Yönetim Kurulu Başkanı olurken, yönetim kurulunda da kadınların çoğunlukta olması dikkat çekti. 

    Bursa’nın Kestel ilçesinde bulunan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği ve Cemevi’nin 13. Olağan Kongresi 15 Nisan tarihinde gerçekleşti. Katılımın yüksek olduğu kongrede yönetim kurulu başkan ve yöneticileri belirlendi. Tek adayın olduğu kongre Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği’nin yeni başkanı artık bir kadın oldu. Yeni Dernek Başkanı Türkan Çiftçi’nin yardımcısı ise Binali Yeşil.

    Yönetimde yer alan dernek üyelerinin isimleri ise şöyle:

    “Nuran Hoş, Sakine Eriş, Arzu Karausta, Yüksel Kılıç, Hüseyin Doğan, Mehmet Koçak, Ayvaz Gündoğdu, Selçuk Vurgun, Mustafa Coşkun.”

    Olağan kongresinde konuşan dernek başkanı Türkan Çiftçi, “Canlar asıl ve yedek yönetim kurulu listemizde 22 kişiden 11’inin kadın olmasının özel bir önemi olduğunu düşünüyorum. Yaşadığımız toplumsal değişimin içinde hayatın farklı alanlarında fiziki ve psikolojik şiddetin her gün arttığı, statü ve eğitim düzeyinin fark etmeksizin kadına yönelik ayrımcılık ve şiddetin artığı bir ortamda böyle bir listenin var olması kadının hayat içindeki var olmasını anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)