Etiket: khk’li platformlar birliği

  • KHK’lı Platformlar Birliği’nden muhalefete yönelik faşist saldırılara tepki

    KHK’lı Platformlar Birliği’nden muhalefete yönelik faşist saldırılara tepki

    PİRHA- KHK’lı Platformlar Birliği, muhalefetin seçim çalışmalarına ve mitinglerine yapılan saldırıları kınayarak, faillerin bulunması için ilgili makamları göreve çağırdı.

    Seçimin son haftasında provokasyonların artması ve son olarak İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile mitinge katılan seçmenlere yapılan saldırılar sebebiyle KHK’lı Platformlar Birliği, şiddeti kınayan bir açıklama yaptı.

    Muhaliflere yönelik şiddet olaylarının artış gösterdiğine dikkat çeken platform, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Geçtiğimiz günlerde hem yurtiçinde hem de yurtdışında muhaliflere yönelik ifade özgürlüğünü ve can güvenliğini hedef alan saldırılar ile infaz listelerinin dolaşıma sokulması bizleri derinden endişelendirmiştir. im tarafından yapıldığına bakılmaksızın seçime gölge düşürecek, özgürlükleri kısıtlayıcı her türlü eylemi şiddetle kınıyoruz.

    KHK’lı Platformlar Birliği olarak, demokrasinin ancak farklı seslerin duyulması ve saygı görmesiyle mümkün olacağına inanıyoruz. Ülkemizi kaosa sürüklemeyi hedefleyen ve demokrasiyi içine sindirememiş gruplara gereken cevabı seçimde halkımız sandık başına giderek verecektir. Özgür bir Türkiye için bayram havasında bir seçim yapılmasını istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • KHK’li Platformları Birliği: Eşit infaz indirimi adaletin gereğidir

    KHK’li Platformları Birliği: Eşit infaz indirimi adaletin gereğidir

    PİRHA – KHK’li Platformları Birliği, yeni ceza infaz düzenlemesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, talebin ciddi sağlık riski altında yaşayan tutuklu ve hükümlüler arasında herhangi bir ayrım olmaksızın eşit koşullarda bir infaz indirimi düzenlemesi yapılması olduğu belirtildi. 

    Yeni ceza infaz düzenlemesine ilişkin açıklama yapan KHK’li Platformları Birliği, düzenlemenin herhangi bir ayrım olmaksızın eşit koşullarda yapılması gerektiğini belirtti.

    Açıklamada, “Dünyada ve ülkemizde büyük boyutta sağlık sorunlarına yol açan ve birçok can kaybına sebebiyet veren yüzyılın en büyük küresel salgını korona konusunda birçok ülkede çok ciddi ve sert tedbirler alınmaktadır. Bu çerçevede, sosyal mesafeyi korumanın imkansız olduğu ve temel hijyen koşullarının bile sağlanamadığı cezaevlerinin salgın riskine karşı büyük bir tehdit altında olduğu açıktır. Bu nedenlerle; İtalya, Norveç, İran, Bahreyn, Filistin ve Suriye ile ABD ve Hindistan’ın bazı eyaletlerinde birçok mahpus için önlem olarak tahliye kararı verilmiştir” ifadeleri yer aldı.

    “SİYASİ MAHPUSLARI KAPSAM DIŞINDA TUTMAK HUKUKSUZDUR”

    “Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, geçen hafta yaptığı açıklamasında, cezaevlerinin infaz indirimi gibi düzenlemelerle acilen boşaltılması çağrısında bulunmuştur. Baroların çağrısı ve kamuoyunda oluşan talepler doğrultusunda hazırlanan yeni yargı paketinde infaz sürelerinde indirim ve denetimli serbestlik süresinin uzatılmasının öngörüldüğü belirtilmektedir. Bununla birlikte terör yargılamalarının kapsamda olmadığı söylenmektedir” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Oysa ki, ülkemizde birçok yasal ve şiddet içermeyen söz ve  eylem;  AB hukuku, Evrensel Hukuku ve Objektif Hukuka  aykırı olarak terör faaliyeti sayılabilmektedir. “Suç ve cezada kanunilik” ilkesi birçok yargı uygulamasında açıkça çiğnenmektedir. Son yıllarda adalet terazisi ile çok oynandığı, yargılamaların adil yapılmadığı da herkesin malumudur. Zira, Terörle Mücadele Kanunu, her türlü muhalif görüş ve düşünceye karşı bir sopa olarak kullanılmaktadır.

    “EŞİT İNFAZ İNDİRİMİ, ADALETİN GEREĞİDİR”

    Böyle bir ortamda, terör yargılamalarını yeni yargı paketinde kapsam dışında tutmak, bu hukuksuz uygulamalara onay vermek anlamına gelecektir.  Terör örgütü üyeliği gibi soyut ithamlar bahane edilerek ve hukuksuz bir terör kılıfı geçirilerek yargılanan siyasi mahpusların diğer “adli mahpuslar gibi eşit koşullarda infaz indirimi” koşullarından faydalanması gerekir. Aksi durum zaten mevcut olan hukuksuzluğu daha da derinleştirecektir.

    Talebimiz; ciddi sağlık riski altında yaşayan mahpuslar arasında herhangi bir ayrım olmaksızın eşit koşullarda bir infaz indirimi düzenlemesi yapılmasıdır. Anayasamızın  10. maddesindeki “eşitlik” ilkesi uyarınca; tüm mahpuslara, özellikle terör kılıfı ile yargılanan, şiddete bulaşmış siyasi mahpuslara eşit hukuk uygulanmalı ve bu kişiler de infaz indirimi kapsamına alınmalıdır. ‘Eşit infaz indirimi’ adaletin gereğidir.”

    (HABER MERKEZİ)