Etiket: kıdem tazminatı

  • Kaya: İşçilerin birliği, kıdem tazminatını hedef alan yasaya geçit vermedi!

    Kaya: İşçilerin birliği, kıdem tazminatını hedef alan yasaya geçit vermedi!

    PİRHA- ‘Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı gaspına’ yol açacağı belirtilen ‘esnek çalışma’ teklifi geri çekildi. CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, yasa teklifinin sadece rafa kaldırıldığını yeniden Meclis gündemine getirileceğine işaret etti. Kaya, Covid-19 sürecinde sendikaların taleplerinin de ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

    AKP, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in ‘kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı gaspına’ yol açacağı gerekçesiyle karşı çıktığı 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar için ‘esnek çalışma’ teklifini geri çekiyor.

    İstihdam teşviki ve borç yapılandırma düzenlemelerini de içeren İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nden, esnek çalışmaya ilişkin maddeler çıkarılacak.

    Kararda, işçi konfederasyonlarının iktidar ve muhalefetle geçen haftadan beri yürüttüğü müzakereler etkili oldu.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, yasa teklifinin sadece rafa kaldırıldığını yeniden Meclis gündemine getirileceğine işaret ederek şunları söyledi:

    “AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un esnek çalışmaya ilişkin 33 ve 37’nci maddelerin tekliften çıkarılmasına ilişkin kararı açıklarken “…bu iki maddeyi daha detaylı çalışmak üzere metinden çıkaracağız…” demesinden anlıyoruz ki yasa teklifi sadece rafa kaldırılıyor, uygun bir zamanda yeniden Meclis gündemine getirilecek. Sayın Mehmet Muş’a buradan sesleniyorum; işçiler ve emekçiler fabrikalardan, tarlalardan, çalışma alanlarından, sokağa çıkıyor. Bu ayağa kalkış, emeğin en yüce değer olduğunu bilenlerin bilmeyenlere haykırışıdır. Duyun bu sesi! Emekçilerin haklarını gasp etmek için puslu havaları beklemeyin!”

    Kaya, Covid-19 sürecinde sendikaların şu taleplerinin de ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi:

    1. İşçi sendikaların Covid-19 salgını sürecinde “İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanma koşullarının işçi lehine genişletilmesi teklifi hayata geçirilmelidir.

    2. İşsiz kalan işçiyi desteklemek amacıyla kurulan “İşsizlik Sigortası Fonu” işvereni desteklemek için kullanılmamalıdır.

    3. İşsizlik Fonu işverene peşkeş çekilmemelidir. İşsizlik Fonundan yararlanma koşulları işçinin lehine esnekleştirilmelidir.

    4. İşsizlik Fonundan yararlanma koşulları, işverenin SGK’ya bildirim koduna bağlı olmamalıdır.

    5. Ücretinden İşsizlik Fonuna kesinti yapılan her işçi, işsiz kaldığında işsizlik fonundan koşulsuz yararlanmalıdır.

    6. Asgari ücret vergi dışında bırakılmalıdır.

    7. Ücretiyle geçinenler için vergide adalet sağlanmalıdır.

    8. Covid-19 süresince temel gıda maddelerinden vergi alınmamalıdır.

    9. Su, doğalgaz ve elektrik faturalarında asgari ücret ve altında ücret alanlarla, işsizlere indirim yapılmalıdır.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • ‘Küçük bir azınlığın çıkarı için, işçilerin geleceğini yakmayın’-VİDEO

    ‘Küçük bir azınlığın çıkarı için, işçilerin geleceğini yakmayın’-VİDEO

    PİRHA- DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, TBMM’de bu gün görüşülmesi planlan torba yasası ile ilgili yaptığı basın açıklamasında, Milletvekillerine seslenerek, “Halka karşı sorumluluğunuzu unutmayın. Küçük bir azınlığın çıkarı için, işçilerin haklarını, geleceğini yakmayın” dedi.

    Haberin videosu;

    İşçiler kıdem tazminatının ellerinden alınmasına karşı sokaklara çıktı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (DİSK) bağlı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) Mersin Şubesi de, TBMM’de bu gün görüşülmesi planlan torba yasası ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Genel-İş Sendika binası önünde yapılan açıklamaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra onlarca işçi katıldı.

    DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy tarafından yapılan açıklamada Genel Başkanları Arzu Çerkezoğlu’nun koronavirüse yakalandığını belirterek, geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

    “GENÇ İŞÇİLERİN VE 50 YAŞ ÜSTÜ İŞÇİLERİN HAKLARINA EL UZATMAKTAN HEMEN VAZGEÇİN”

    Goksoy, yaptığı açıklamada, İzmir’de bir felaketin yaşandığı günlerde işçilerin haklarına el uzatan bir yasa teklifinin Meclis’e sunulduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:

    “Bu yasa teklifine göre 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek. Belirli süreli sözleşme geçici işçiliktir. Belirli süreli sözleşme kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadan çalışmaktır. Belirli süreli sözleşme güvencesiz çalışmaktır. İktidara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sesleniyoruz: İşçiler arasında yaşa göre ayrımcılık uygulamak adaletsizdir, Anayasa’ya aykırıdır. Genç işçilerin ve zaten EYT sorununun mağduru olan 50 yaş üstü işçilerin haklarına el uzatmaktan hemen vazgeçin.”

    “HALKA KARŞI SORUMLULUĞUNUZU UNUTMAYIN”

    Ülkenin pandemi gibi, deprem gibi, hayat pahalılığı gibi, işsizlik gibi bu kadar ciddi sorunları varken TBMM’den beklenen işçilerin haklarını gasp edecek yasalar değil; işi, aşı geçimi, sağlığı koruyacak tedbirler alması çağrısında bulunan Göksoy, “Milletvekillerine sesleniyoruz: Halka karşı sorumluluğunuzu unutmayın. Küçük bir azınlığın çıkarı için, işçilerin haklarını, geleceğini yakmayın” dedi.

    “KÖLELİK YASALARI GERİ ÇEKİLMELİDİR”

    Göksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Genç işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, emeklilik hakkını yok eden, işçiler arasında yaş ayrımı yaparak bir kısmını feda eden bir girişime verilen onay, hiç çıkmayacak bir kara leke olarak tarihe kazınacaktır. Bu teklife onay veren her milletvekili seçmenine, hatta kendi ailesine, çocuklarına, torunlarına dahi bunun açıklamasını yapamayacaktır. İşçiler ve çocuklarımız, hatta torunlarımız bu yapılan haksızlığı, hukuksuzluğu, vicdansızlığı hep hatırlayacaktır. Tüm milletvekillerini haklarımızı korumaya, istisnasız bütün sendikaların karşı olduğu, bu dayatmadan vazgeçmeye davet ediyor ve “milletin vekili” olarak asli görevinizin halkın ve emekçilerin yaşamsal çıkarlarını korumak olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bugün Meclis’te görüşmelerine yeniden başlanacak olan bu kölelik yasaları geri çekilmelidir. DİSK’in Türk-İş’in ve Hak-İş’in ortak bir irade gösterdiği bu konuda, haklarımız ve çocuklarımız için gereğini yapmak hepimizin boynunun borcudur.  Bu yasa teklifinin geri çekilmemesi halinde bugüne kadar ortaya koyduğumuz iradeyi daha da büyüteceğimize, üretimden gelen gücümüzü kullanarak da dahil olmak üzere demokratik direnme hakkımızı kullanacağımıza kimsenin şüphesi olmasın. Bir kez daha altını çiziyoruz: Bu yasa teklifi bugün meclisten geri çekilmez ise üretimden gelen gücümüzü kullanarak meydanları doldurmaya kararlıyız.  Tüm emek örgütlerini ve tüm dostlarımızı köleliğe karşı bu iradeye güç vermeye çağırıyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Çerkezoğlu: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir, izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Çerkezoğlu: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir, izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Meclis’te görüşmeleri devam eden torba yasa teklifine karşı tüm engellemelere rağmen yapılan basın açıklamasında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Yasanın Meclis’ten geçmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) Meclis Genel Kurulda görüşmeleri devam eden İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ne karşı yapmak istediği basın açıklaması polisler engellenmek istendi.

    Torba yasanın geri çekilmesi talebiyle Meclis Dikmen kapısında yapılmak istenen açıklama “izinsiz” olduğu gerekçesiyle polisler tarafından engellendi. Meclis kapısına gelen DİSK Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu ve beraberindeki DİSK’e bağlı iş kollarının başkanlarını polis zorla araçlarla bindirerek uzaklaştırmaya çalıştı. Yaşanan arbede sırasında DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu sendikaya bağla iş kollarının başkanları ve milletvekilleri polis kalkanları arasında sıkıştı.

    Meclisi ablukaya alan polisler basın çalışanlarının kapıya yaklaşmasını “turkuaz kart” olmadığı gerekçesiyle yasakladı. Engelleme üzerine Dikmen kapısına gelen Hakların Demokratik Partisi  (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Başkan yardımcısı Remzi Çalışkan’ı polislerin engellemesine rağmen Meclis’in içine aldı.

    Tüm engellemelere rağmen Meclis’te yapılan basın açıklamasında konuşan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, engellemeye tepki göstererek, “Biz DİSK olarak günlerdir mecliste görüşmekte olan ve Türkiye işçi sınıfının en temel kazanılmış haklarını kıdem, emeklilik iş güvencesi gibi düzenlemeye karşı günlerdir işlerde alanlarda meydanlarda itirazımızı dile getiriyoruz. Yasanın görüşüldüğü bugünde meclisteki siyasi partilerle iktidar partisine siyasi iktidarına bu konudaki itirazlarımızı ifade etmek ve yasanın Meclis’ten çekilmesi için taleplerimizi iletmeye geldiğimizde arkadaşlarımızın önü kesildi” diye konuştu.

    “İŞVERENE TEŞVİK VAR”

    Meclis Gene Kurulu’nda görüşmeleri devam eden yasa tasarısının “istihdam paketi” olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, şunları söyledi:

    “Yasanın genel gerekçesine baktığımızda kovid-19 pandemisinin istihdam üzerindeki olumsuzluğu gidermek işveren ve işçi üzerinde yarattığı riskleri uyarınca en aza indirmek ve gidermek için bu yasayı çıkartıyoruz deniliyor. Ama yasanın içeriğine baktığımızda işverenlere destekler teşvikler var. Patronlara yapılan ödemelerin arttırılması, kayıt dışı işçi çalışan işverenlere ödül var, işçiler açısından numunelikte olsa bir madde yok.”

    Torba yasada vergilerin azaltmasına yönelik bir düzenlemenin olmadığının altını çizen Çerkezoğlu, “Elektrik, su, doğalagaz gibi temel tükettim maddelerinde KDV’nin çıkarılması yok. Pandeminin yıkımına karşı işçiyi koruyacak hiçbir düzenleme yok” dedi.

    “MECLİS’TE DEPREM GÖRÜŞÜLMELİ”

    İzmir’de yaşanan depreme de değinen Çerkezoğlu, “Meclisin görüşülmesi gereken deprem yasallarını görüşmesi gerekirken pandeminin yarattığı yıkımı ortadan kaldırmaya dönük önlemlerin alınması görüşülmesi gerekirken bugün bizim en temel kazanılmış haklarını ortadan kaldırılmaya çalışıyor. Kıdem, ihbar emeklilik hakkı gibi 1930 iş kanununda Türkiye içi sınıfının haklarının ortadan kaldırılması var. Gençlerimiz için bugün Türkiye’de her 3 gençten biri işsiz. Gençlere kalıcı ve güvenli istihdam yaratması gereken siyasi iktidar gençlerimizi güvencesiz çalıştırmak istiyor” ifadelerini kullandı.

    “TORBA YASA GERİ ÇEKİLMELİ”

    Torba yasanın Meclis’ten geçmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Çerkezoğlu, şunları kaydetti:

    “Biz geleceğimizin bu şekilde karartılmasına izin vermeyeceğiz. Kıdem tazminatının gasp edilmesinin yeni yöntemi bulunmuş o nedenle bu yasaya karşı kazanılmış haklarımızı savunmak boynumuzun borcudur, bu bizim kırmızı çizgimizdir. Koşulları ne olursa olsun baskı ortamına rağmen haklarımızı sonuna kadar savunmakta kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim. Tüm partilere çağrımız bu torba yasanın derhal geri çekilmesidir.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Genel-İş Mersin Şubesi: Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz!

    Genel-İş Mersin Şubesi: Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz!

    PİRHA- Mersin’de DİSK Genel-İş tarafından bir basın açıklaması yapılarak, “Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz, kıdem tazminatına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin” denildi. 

    Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında, 81 ilde eşzamanlı açıklama yapıyor.

    Mersin’de DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy ve işçiler bir açıklama yaptı.

    “Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz, kıdem tazminatına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin” diyen DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Türkiye işçi sınıfının doksan yıla yakın bir süredir sahip olduğu kazanılmış en köklü hakkı olan kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına yönelik girişimler hız kazanmıştır. Sermayenin ve iktidarların 45 yıllık düşü olarak, 11. Kalkınma Planı’ndan Yeni Ekonomik Program’a kadar bütün politika belgelerinde yer alan hedefler ve IMF’nin tüm raporlarında geçen “tavsiyelerini” hayata geçirmek doğrultusunda işçi sınıfının “sinir uçları” ile oynanmaktadır “dedi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bir yandan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatımız fona aktarılarak, bir yandan da 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar başta olmak üzere esnek-güvencesiz çalıştırmayı yaygınlaştırarak kıdem tazminatı hakkı yok edilmek istenmektedir.
    Pandemi koşullarında 82 milyon insan yaşam mücadelesi verirken, işçiler olarak bizler, canımızı, işimizi ve gelirimizi korumak için mücadele verirken, işsizlik rekorlar kırmışken, ülkeyi yönetenler kıdem tazminatımıza el uzatmakta ve daha esnek, daha güvencesiz, kölece çalışma dayatmaktadır.
    DİSK Başkanları Kurulu, salgın koşullarında dahi bir bütün olarak, sendikalı-sendikasız tüm işçilerin hak gaspına kalkışanlara karşı işçi sınıfının biriken öfkesini ve bu saldırıları püskürtme kararlılığını görmekte ve bu kararlılığı örgütlü bir güce dönüştürme iradesini dile getirmektedir.
    Ayrıca bu kadar önemli bir sürecin, Hükümet tarafından gazete köşelerine sızdırılan kimi bilgilerle, dinamik bir süreç olan çalışma hayatının tanımlı mekanizmaları işletilmeden, Anayasal bir kurum olan Ekonomik Sosyal Konsey, yasal bir kurum olan Üçlü Danışma Kurulu gibi mekanizmaları çalıştırmadan kapalı kapılar arkasında yapılan “müzakereler” yoluyla tartıştırılması kabul edilemez.”

    “DİRENİŞLE KARŞILANACAKTIR”

    DİSK’in tüm işçi sınıfını ilgilendiren bu büyük tehlikeye karşı dişe diş bir mücadele için işyerlerinde gerekli çalışmaları başlattığını belirten Göksoy, “Kıdem tazminatını ortadan kaldırmaya, daraltmaya, budamaya, işçi sınıfının belirli kesimlerini bu haktan mahrum etmeye yönelik her girişim, direniş ile karşılanacaktır.
    Kıdem tazminatını bir işveren sorumluluğu olmaktan çıkaracak, iş güvencesi dayanağı işlevine son vererek işten çıkarmaları kolaylaştıracak, işverene iş sürecinde keyfiyet olanağı verecek, son ücret ile bağını kopararak kıdem tazminatının miktarını düşürecek planların müzakere edilecek hiçbir yanı yoktur. Fon, kıdem tazminatımıza, birikmiş emeğimize ve geleceğimize el koymak demektir.

    “KIDEM TAZMİNATI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

    “Kıdem tazminatı ile ilgili konuşulacak tek şey, mevcut sistemin güçlendirilmesi, kuvvetlendirilmesi, bir gün bile çalışsa tüm işçilerin istifa hali dahil kıdem tazminatı alacağı bir düzenlemenin yapılması ve işverenler işçilere kıdem tazminatını vermediğinde devletin kanun hakimiyetini sağlamasıdır” diyen Göksoy, şöyle devam etti:

    “DİSK Başkanları Kurulu, bir kez daha kararlılığını ve iradesini ortaya koymakta ve iktidarı uyarmaktadır: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir! “Kırmızı çizgi” geçilmesi mümkün olmayan bölge anlamına gelmektedir ve işçi sınıfı kıdem tazminatına o ya da bu biçimde dokunulmasına izin vermeyecektir.
    Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir! Kıdem tazminatına sahip çıkmak emeğimize, geleceğimize, memleketimize sahip çıkmaktır.
    DİSK Başkanlar Kurulu bu mücadeleyi omuzlama onurunu, diğer işçi konfederasyonları, emek ve meslek örgütleri başta olmak üzere tüm emek ve demokrasi güçleri ile beraber taşımak için girişimlerin başlatılması gerekliliğinin altını çizer.
    İşçi sınıfının kıdem tazminatına dair hassasiyetini, örgütlü ve kararlı bir irade olarak işyeri eylemlerine, yürüyüşlere, meydanlara, direnişlere, grevlere ve dişe diş bir mücadeleye taşıma kararlılığının altını çizen DİSK Başkanlar Kurulu, DİSK örgütünün bir bütün olarak tüm sendikalarımızla birlikte önümüzdeki günlerde açıklanacak eylem takvimini hayata geçirmek için hazır olduğunu ilan eder. Daha güçlü bir mücadele ile sokaklarda sesimizi yükselteceğimize Haklarımız için omuz omuza mücadele edeceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz.”

    PİRHA/ MESİN

  • KESK: ‘Kıdem tazminatıma dokunma’ diyen işçilerin yanındayız

    KESK: ‘Kıdem tazminatıma dokunma’ diyen işçilerin yanındayız

    PİRHA – Kıdem tazminatının gasp etme girişimine ilişkin açıklama yapan KESK Yürütme Kurulu, “Tüm kamu emekçilerini, emekten yana olan tüm kesimleri sadece işçilere destek açıklamaları ile yetinmemeye, elimizde kalan son hakları gasp etmeye çalışanlara karşı işçisiyle, kamu emekçisiyle omuz omuza vermeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

    KESK Yürütme Kurulu, kıdem tazminatının ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ adı altında gasp etme girişimine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Tüm dünyayı saran pandemi süreci Türkiye’de emeğe, emekçilere yönelik yeni saldırıların fırsatı haline getirildiğini ifade eden KESK, “Ülkeyi yönetenler koronavirüs salgını ile birlikte daha da ağırlaşan ekonomik ve toplumsal sorunları çözmek yerine salgından en fazla etkilenen işçilerin, emekçilerin ellerinde kalan son haklara göz dikmektedir” diye belirtti.

    “ÖZEL EMEKLİLİK ŞİRKETLERİNİN BESLENMESİ”

    Bu kapsamdaki en önemli saldırılardan biri de işçilerin son kalesi kıdem tazminatının gaspına ve kamu emekçilerinin kamusal emeklilik hakkının budanmasına yönelik saldırılar olduğu vurgulanan açıklamada, “Neredeyse her iki yılda bir tekrar ısıtılıp servis edilen Kıdem Tazminatı Fonu bu kez Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ambalajı ile allanıp pullanıp önümüze konulmaktadır. Ancak ambalajı ne kadar cilalansa hedef en başından beri işçilerden ve kamu emekçilerinden yapılan kesintilerin sermayeye ucuz kredi olarak aktarılması, özel emeklilik şirketlerinin beslenmesidir” diye kaydedildi.

    Söz konusu hedefin 10 Nisan 2019 tarihinde açıklanan “Yapısal Dönüşüm Adımları” paketinin sunumunda Hazine ve Maliye Bakanı’nın kayıtlara geçen “Sistemde biriken fonlar reel sektöre ve ülkemizin büyümesi üzerinde kanalize edilmesini sağlayacağız. Şirketlerimiz böylece daha ucuz finansmanla yatırımlarını yapabilecekler” sözleri ile çok önceden itiraf edildiğinin altı çizilen açıklamada, “Ayrıca KESK olarak daha önce defalarca dikkat çektiğimiz üzere söz konusu hedef hem 2020-2022 dönemini kapsayan Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) hem de 11. Kalkınma Planı’nda tekrar edilmiştir” denildi.

    KESK Yürütme Kurulu, “Hedefte sadece işçilerin kıdem tazminatı hakkı değil, kamu emekçilerinin kamusal emeklilik hakkı da vardır. Nitekim medyaya da yansıyan bilgilere göre masada olan modellerden birisi de cayma hakkını kullananların sayısının artması üzerine beklenen verimin alınmadığı zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’nin Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) olarak yeniden yapılandırılması modelidir. Buna göre daha önce zorunlu BES’ten çıkanlar da dahil olmak üzere tüm çalışanların, cayma hakkı olmaksızın ve en erken 10 yıl içinde sistemden çıkabilme gibi ağır şartlarla TES’e dahil edilmesi hedeflenmektedir” diye belirtti.

    “KAMU EMEKÇİLERİNİN EMEKLİ İKRAMİYESİNİ HEDEFE KOYMAYACAĞININ GARANTİSİ YOK”

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Öte yandan kamu emekçilerini bekleyen tehlike sadece zorla TES’in kapsamına alınmaktan ibaret değildir. Bilindiği üzere işçilerin kıdem tazminatının kamu emekçileri açısından karşılığı emekli ikramiyeleridir. Bugün işçilerin kıdem tazminatına göz dikenlerin yarın kamu emekçilerinin emekli ikramiyelerini hedefe koymayacağının bir garantisi yoktur.
    Bunun için KESK olarak bugün işyerinde, fabrikasında, sokakta ‘Kıdem Tazminatıma Dokunma’ diyen işçilerin onurlu mücadelesini selamlarken, tüm kamu emekçilerini, emekten yana olan tüm kesimleri sadece işçilere destek açıklamaları ile yetinmemeye, elimizde kalan son hakları gasp etmeye çalışanlara karşı işçisiyle kamu emekçisiyle omuz omuza vermeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ ANKARA

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, kıdem tazminatı için 81 ilde açıklama yapacak

    Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, kıdem tazminatı için 81 ilde açıklama yapacak

    PİRHA- Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında, 81 ilde açıklama yapacak.

    İşçi, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında bugün yurt genelinde eylemlere başlıyor. Türk-İş ve DİSK, 81 ilde açıklama yapacak. Fabrikalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Türk-İş, 1.5 milyon el ilanı dağıtacak.

    Açıklamalar Türk-İş temsilciliklerinde, saat 11.00’de yapılacak. Türk-İş, temsilciliklerine gönderdiği yazıda açıklamalara geniş katılım olmasını istedi. Türk-İş’in kararı doğrultusunda ayrıca sendika binalarına, arabalara, işyerlerine, evlere “kıdem tazminatına dokunulamayacağına” yönelik posterler asılacak.

    Türk-İş, 81 ilde 1.5 milyona yakın el ilanı da dağıtarak, yapılmak istenilen değişikliği herkese anlatacak.

    DİSK de Başkanlar Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda bugün tüm işyerlerinde eyleme çıkacaklarını bildirdi. Bu kapsamda DİSK Başkanlar Kurulu’nun kıdem tazminatına ilişkin açıkladığı sonuç bildirgesi bugün 81 ilde ve DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde işçilerin de katılımı ile okunacak. DİSK yöneticileri, bölge ve işyeri temsilcileri tüm ülkede fabrikalarda, işyerlerinde etkinliklere katılarak açıklama yapacak.  (HABER MERKEZİ)

  • Serdaroğlu uyarıyor: Hükümet tavrında devam ederse hayatı durdururuz-VİDEO

    Serdaroğlu uyarıyor: Hükümet tavrında devam ederse hayatı durdururuz-VİDEO

    PİRHA- DİSK/ Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, “Tamamlayıcı emeklilik sigortası, dediğimiz şey, geçmişte bireysel emeklilik sistemi olarak lanse edilen durumun farklılaştırılmış hali. Her dönem farklı isimlerle kamuoyunun gündemine getiriyorlar, kafa karışıklığı yaratıyorlar” dedi. Serdaroğlu, “Hükümet bu tavrında devam ederse biz örgütlü gücümüzle dayanışma içerisinde diğer işçi konfederasyonlarıyla birlikte hayatı durdurarak geri püskürtürüz” diye konuştu. 

    DİSK/ Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, kıdem tazminatı eylemlerine hazırlandıklarını söyledi.

    Can Tv’de Nilgün Mete’nin sunduğu Can’da Gündem programına konuk olan Adnan Serdaroğlu, “Tamamlayıcı emeklilik sigortası, dediğimiz şey, geçmişte bireysel emeklilik sistemi olarak lanse edilen durumun farklılaştırılmış hali. Her dönem farklı isimlerle kamuoyunun gündemine getiriyorlar, kafa karışıklığı yaratıyorlar. Bir takım eksiklikleri işçilerin parası üzerinden gidermeye çalışıyorlar” dedi.

    “HANGİ HAKLA İŞÇİNİN MAAŞINA MÜDAHALE EDİLİYOR”

    Serdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bir takım eksiklikleri dediğim konulardan biri düşük emekli ücreti. Bugünkü ülkeyi yöneten insanların en büyük ayıplarından birisi 1500 Liranın altında emekli maaşı alan insanlar, asgari ücretin altında emekli maaşı alan milyonlar var. Bunların yaşam standartları çok düşük ve şikayetleri de var. Yani tamamlayıcı emeklilik sigortası üzerinden insanların kıdem tazminatının gasp edilmesi için bir yöntem olarak önümüze getirilmiş durumdalar. İşçinin kıdem tazminatı işverende bıraktığı bir parçasıdır. Yani maaşının bir parçasıdır. Bu 86 yıl önce tescil edilmiş, işçilerden kesilerek bir sistem oluşturulmuş ve günümüze kadar gelmiş. Şimdi siz işçinin parasıyla, işçinin işverende bıraktığı, işverenin sorumluluğu olduğu noktada işçinin parasıyla tasarruf yapma hakkına sahip değilsiniz. Bir başkasının maaşını yükseltme hakkına sahip değilsiniz. sosyal devletiz diyorsanın emeklilik maaşını yükselteceksiniz, insanları mağdur etmeyeceksiniz. Cumhurbaşkanının maaşına müdahale hakkımız yoksa onların da işçinin maaşına müdahale hakkı yoktur. Hangi hakka işçinin maaşına müdahale ediliyor.

    PEKİ KIDEM TAZMİNATI NEREDE KULLANILACAK?

    DİSK/ Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, işçiden kesilen kıdem tazminatlarının, “Bu zamana kadar hangi amaçlar için kullanılmışsa bugünkü yapmak istedikleri emeklilik “Tamamlayıcı emeklilik sigortası” da mutlaka kendi amaçları için kullanacağı bir birikim haline getirilmek isteniyor. Bir Kore modeli uygulamaya çalışıyorlar. Daha önce Avusturya modeli vardı, şimdi Kore modeli uyguluyorlar. Diyorlar ki emeklilikte sizlerin daha fazla ücret almanız için şöyle bir fon oluşturalım. Tamamlayıcı emeklilik sigortası yapalım. Şimdi iki türlü fon oluşturmak istiyorlar. Diyorlar ki 19 günü kıdem tazminatı fonuna aktarılsın, 11 günü de ‘Tamamlayıcı emeklilik sigortası’na aktarılsın. Yani iki tane fon oluşturacaklar, bu fonları aynı işsizlik sigortasında olduğu gibi kendi amaçları doğrultusunda kullanacaklar” diye konuştu.

    Bu sistemin Kore’de batmış bir sistem olduğunu belirten Serdaroğlu, “İşsizlik sigortasında 132 milyar TL’nin olması gerekirdi. Bugün işsizlik sigortasında para kalmadı. Pandemi sürecinde işçilere verdikleri para 6 milyar TL verildi. Şu anda biz işsizlik sigortasından yararlanabilir değiliz” dedi.

    Serdaroğlu, “Hükümet bu tavrında devam ederse biz örgütlü gücümüzle dayanışma içerisinde diğer işçi konfederasyonlarıyla birlikte hayatı durdurarak geri püskürtürüz” diye konuştu.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimine karşı eylem yapılacak

    Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimine karşı eylem yapılacak

    Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında işçi sesini yükseltiyor. Türk-İş bugün kıdem tazminatını görüşmek üzere başkanlar kurulunu toplantıya çağırdı. Pazartesi günü ise 81 ilde basın toplantısı yapılarak “kıdem tazminatında fona hayır” eylemi yapılacak.

    Türk-İş Başkanlar Kurulu bugün saat 10.00’da toplanacak. Toplantının gündeminde kıdem tazminatı var. Toplantı sonrasında da başkanlar kurulu bildirisinin yayımlanması bekleniyor. Türk-İş, bölge ve il temsilciliklerine gönderdiği yazıda 29 Haziran pazartesi günü saat 11.00’de düzenlenecek basın toplantılarına ilişkin bilgi verdi.

    Toplantıya şube başkanları, yöneticileri ve işyeri temsilcileri ile birlikte salgın önlemlerine dikkat edilerek geniş bir katılım sağlanması istendi. Türk-İş basın toplantısında yararlanılmak üzere bölge ve il temsilciliklerine açıklama metni de gönderdi. Pazartesi günü basın toplantılarında okunacak olan bu metinde, son günlerde çalışma yaşamında sıkıntılı bir durum yaşandığı, kıdem tazminatıyla ilgili bazı düzenlemeler yapılmak istendiğine dikkat çekildi.

    İşsizlik Sigortası Fonu kesintilerinin artırılmak istendiği, 25 yaş altı ve 50 yaş üstünde çalışanlara esnek çalışma getirilerek kıdem ve ihbar tazminatının ortadan kaldırılacağına işaret edilen metinde, kıdem tazminatı kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sistemi getirileceği ancak ortada paylaşılan bir taslak olmadığı vurgulandı.

    “KIDEM TAZMİNATI İŞÇİ SINIFININ KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”

    Değişiklik için sosyal tarafların talebinin bulunmadığı, mutabakat da olmadığına işaret edilen metinde, ekonomide mevcut sıkıntıların aşılması için çözümün yine işçide arandığı, faturanın işçiye kesildiği belirtildi. Kıdem tazminatı hakkının masaya yatırılmak istendiği, daha esnek bir çalışma düzeninin kabul ettirilmeye çalışıldığı dile getirilen metinde, “Bunların hiçbirisini kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir” denildi.  (HABER MERKEZİ)

     

  • DİSK: Kıdem tazminatını kimseye yedirtmeyiz

    DİSK: Kıdem tazminatını kimseye yedirtmeyiz

    Kıdem tazminatının AKP iktidarı tarafından gasp etme planlarına ilişkin açıklama yapan DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, “Gençlerimizin ve çocuklarımızın emaneti kıdem tazminatını kimseye yedirmeyiz” diye belirtti.

    İşçi sınıfının kıdem tazminat hakkının gasp edilmesine dönük yeni planlara ilişkin DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu yazılı açıklama yayınladı.

    Kıdem tazminatını ortadan kaldırmaya, budamaya, el koymaya dönük çeşitli yeni planların olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, “Hükümet her zaman yaptığı gibi konunun asıl muhatapları olan bizleri görmezden gelerek gizli kapalı biçimlerde nabız yoklamaya çalışıyor. Kıdem tazminatını yok etme planı için zemin oluşturmaya çalışıyor” dedi.

    Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaya, daraltmaya ve budamaya dönük her türlü girişime karşıyız. Kıdem tazminatının fona devredilmesine karşıyız. Kıdem tazminatının tamamlayıcı emeklilik sistemi adı altında yok edilmesine karşıyız” diye belirtti.

    “KIDEM TAZMİNATI BİR HAKTIR”

    Kıdem tazminatı bir işveren yükümlülüğü olduğunu, son ücret üzerinden hesaplandığını ve iş güvencesi dayanağı olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatını işveren yükümlülüğü olmaktan çıkaracak, son ücret ile bağını koparacak, iş güvencesi dayanağı olmaktan çıkaracak her türlü dayatma, bir müzakerenin değil ancak mücadelenin konusu olabilir. Memleketin gündemi kıdem tazminatı değildir. Kıdem tazminatı bir sorun değildir, haktır” diye vurguladı.

    AKP iktidarını uyaran Çerkezoğlu, “İşinize bakın” dedi. Çerkezoğlu, “İşiniz işsizlik sorununu çözmek. İstihdam yaratmak. Vatandaşın gelirini korumaktır. İşiniz salgın günlerinde çöken ekonomiyi canlandırmaktır” diye hatırlattı.

    “DİRENECEĞİZ”

    İşçilerin 90 yıla yaklaşan en köklü kazanılmış hakkı olan kıdem tazminatına göz dikmeyi iktidarın bırakması gerektiğinin altını çizen Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatı sadece dünün ve bugünün değil, geleceğimizin de kazanımıdır, gençlerimizin ve çocuklarımızın emanetidir. İşçinin alın terinin, emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatını kimseye yedirmeyiz. Kıdem tazminatımızı korumak için dün olduğu gibi bugün de sonuna kadar direneceğiz” diye belirtti.

    15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin 50’nci yılında hükümeti bir kez daha uyaran Çerkezoğlu, “İşçiler dün nasıl sendikalarına sahip çıktıysa bugün de kıdem tazminatı hakkına sahip çıkmakta tereddüt etmeyecektir. Kıdem tazminatına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin” dedi.

  • İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri yarım gün iş bıraktı – VİDEO

    İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri yarım gün iş bıraktı – VİDEO

    PİRHA – İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri, kıdem tazminatının gaspına karşı, ücretlerin artırılması ve vergide adalet için yarım gün iş bıraktı.

    Haberin Videosu

    İzmir’de DİSK’e bağlı Genel-İş üyesi belediye işçileri, kıdem tazminatının gaspına karşı, ücretlerin artırılması ve vergide adalet için yarım gün iş bıraktı.

    İş bırakma eyleminin ardından DİSK Ege Bölge Temsilciliğine bağlı sendikaların da katılımıyla kitlesel bir basın açıklaması yapıldı.

    İtfaiye, İZSU acil birimi ve ESHOT dışında, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde birçok birimde çalışan işçiler, yarım günlük iş bırakma eylemi yaptı. İş bırakma eyleminin ardından DİSK’e bağlı diğer sendikaların da katılımıyla Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasına DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, Genel Sekreteri Cafer Konca ile Genel-İş Genel Merkez yöneticileri katıldı.

    “Zamlara dur demek için, adaletli bir vergi sistemi için sokağa” diyen DİSK üyesi işçiler, “Ücretlerimiz artsın vergi yükümüz azalsın”, “Vergi adaleti istiyoruz” sloganlarını attı.

    “Bu ücretlerle ve bu vergilerle geçinemiyoruz” diyen işçiler insanca bir ücret ve vergi adaleti talep etti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • CHP’li Kaya: Kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin- VİDEO

    CHP’li Kaya: Kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin- VİDEO

    PİRHA – CHP’li Yıldırım Kaya, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ilişkin yaptığı açıklamada “Erdoğan, damadını ekonominin başına getirdiğinde işçi ve emekçiden yana olmayacağını söyledi. Bir ülkede eğer grevli, toplu sözleşmeli sendika yok ise o ülkede dikta rejimi vardır” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 1 Mayıs kutlamalarında Tandoğan Meydanı’ndaydı. 31 Mart sonrasında dengelerin değiştiğini ifade eden Kaya, “Hiç kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin” yorumunu yaptı.

    “ERDOĞAN EMEKÇİDEN YANA OLMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

    Siyasal iktidarın, emek cephesine dönük baskı politikası uyguladığını ifade eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sırça saraylarda oturanlar, yoksul, işçi ve emekçinin ne yaşadığını bilmez. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var. Hiç kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin. Son 3 ayda iş kazalarında 300’e yakın kişi hayatını kaybetti. Yılda ortalama iş kazalarında hayatını kaybedenlerin oranı ne yazık ki 3 bin gibi rakama ulaşıyor. Eğer bu ülkede 7 milyon işsiz varsa, 10 milyon işçinin sadece bir milyon 700 bini sendikalı ise bundan biz siyasetçiler ancak ve ancak utanır, hicap duyarız. Bir ülkeyi eğer özgür ve demokratik tarif ediyorsanız o ülkenin örgütlü mücadelesi ne kadar büyükse ülkeniz demokrasiye o kadar yaklaşmıştır.

    Bir ülkede sendikal haklar, grev ve toplu sözleşme hakkı ne kadar yerleşmişse o ülkede demokrasi ve özgürlükten bahsedebiliriz. Ama bir ülkede grevli toplu sözleşmeli sendika yok ise o ülkede dikta rejimi vardır. Eğer ülkede işçi ve emekçiler kendi haklarını almak için mücadele ettiğinde 1889’da kazanılmış hakların gerisine düşen bir durum varsa bu çağın ötesine giden bir anlayıştır. Biz geriye dönüp bakmayacağız. Geçmişi de inkar etmiyoruz. Geçmişten öğreniyor, geleceğe yürüyoruz. Geleceğe yürürken de geçmişi tekrar ederek yürümüyoruz. Geçmişten aldığımız derslerle adım adım yürüyeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan, damadını ekonominin başına getirdiğinde zaten işçi ve emekçiden yana olmayacağını söyledi.”

    “KIDEM TAZMİNATINA MİLİM DOKUNDURTMAYACAĞIZ”

    AKP’nin kıdem tazminatı projesiyle ne yapmak istediğine de değinen Kaya şunları söyledi:

    “İşçi ve emekçiden alıp zengine vermek istiyor. Bugüne kadar yaptığını tekrar etmek istiyor yani. Ama emekçiler, buna asla izin vermeyecektir. Bizler, birleşe birleşe kazandık, direne direne kıdem tazminatına milim dokundurtmayacağız. Devlet güdümlü sendikalar, gerçekten sendika olmak istiyorlarsa bu süreçte direnmeleri gerekiyor. Bu süreçte direnmeyip o sendikaya üye olan emekçilere de bir çağrı yapıyorum; gelin sizin haklarınız için direnen ve mücadele eden örgütlere sahip çıkın. Çünkü o örgütler sizin çocuklarınızın geleceğidir. Devlet güdümlü sendikalarla başarıya ulaşmak mümkün değildir.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

     

  • 18 yılda 23 gün izin kullanmış; Yargıtay kararını verdi

    18 yılda 23 gün izin kullanmış; Yargıtay kararını verdi

    18 yıl çalıştığı iş yerinde sadece 23 gün yıllık izin kullandığını, geriye kalan 294 günlük iznin arasını isteyen işçiye Yargıtay’dan kötü haber geldi. Yüksek mahkeme, 18 yıldır aynı iş yerinde çalışan işçinin, sadece 23 gün izin kullanmasını hayatın olağan akışına aykırı buldu.

    11. İş Mahkemesi’ne müracaat eden işçi, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini beyan ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatili alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etti.

    Mahkemede ifade veren davalı işveren ise davanın reddini istedi. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı davalı işveren temyiz edince devreye Yargıtay 22. Hukuk Dairesi girdi. Daire, emsal bir karara imza attı.

    Kararda; 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlandığı hatırlatıldı. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şart olduğu vurgulandı.

    Kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesinde iş sözleşmesinin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmadığının altı çizildi. Kararda şöyle denildi:

    “Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

    Somut uyuşmazlıkta, davacının kıdemine göre 317 gün yıllık izin süresi olduğu, tüm izinlerinden 23 gününü kullandığı kabul edilerek hesap yapılmıştır.

    Davacının 18 yıl boyunca sadece 23 gün yıllık izin kullanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği dikkate alınmalı. Mahkemece; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddesine göre hakimin davayı aydınlatma yükümü gereği davacı asilden; yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı, ne kadar yıllık izin kullandığı sorulup açıklattırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi bozma nedenidir. Karar oy birliği ile bozulmuştur.”

  • Kıdem tazminatı iktidarın hedefinde, kamuda performans sistemi getirildi

    Kıdem tazminatı iktidarın hedefinde, kamuda performans sistemi getirildi

    2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı Resmi Gazetede. Kıdem tazminatı hedefte, itirazlara, tepkilere rağmen ‘kamuda ödül ve performans’ sistemi getirildi. 

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”na göre, kıdem tazminatı yeniden gündeme geldi, eğitim emekçilerinin itiraz ettiği ‘kamuda ödül ve performans’ sistemi getirildi.

    Programa göre;

    • Bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı sistemi geliyor.
    • Kamu kurum ve kuruluşlarında etkili bir insan kaynakları planlaması yapabilmek için esnek çalışma modelleri geliştirilecek.
    • Kamu sektörü insan kaynağının ödül ve performans sistemleri vasıtasıyla etkin yönetimi sağlanacak.

    “BİREYSEL HESABA DAYALI KIDEM TAZMİNATI SİSTEMİ”

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nda kıdem tazminatı hedefe konuldu, ‘bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı sistemi’ getirildi.  “Sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçiler açısından erişilebilirliğin sağlanacağı bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sistemi oluşturulacak. Sosyal tarafların mutabakatıyla tüm işçilerin erişilebilirliğini güvence altına alan bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı reformu yapılacak.”

    ÖZEL SEKTÖR GİBİ KAMU SİSTEMİ

    Yıllık program içinde kamu emekçileri için itirazlara rağmen ödül ve performans sistemi de getirildi:

    “Kamu sektöründe çalışanlar için yetenek ölçümü, tekrar yerleştirme ve norm kadro çalışmaları yürütülecek, kamu sektörü insan kaynağının ödül ve performans sistemleri vasıtasıyla etkin yönetimi sağlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında personel sisteminin, işe alımdan emeklilik sonrasına kadarki süreçleri kapsayan bir insan kaynakları yönetimi anlayışıyla ele alınması amacıyla model geliştirilecek. Etkinlik ve verimlilik analizini de içeren yeni bir sistem oluşturulacak, verimlilik ve başarı ödüllendirilecek, kamuda performansı da dikkate alan bir değerlendirme sistemi teşkil etmek amacıyla yönetmelik hazırlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında etkili bir insan kaynakları planlaması yapabilmek amacıyla yürütülmekte olan Kamu Personeli Bilgi Sistemi çalışması tamamlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında etkili bir insan kaynakları planlaması yapabilmek için esnek çalışma modelleri geliştirilecek.”

    Yıllık program ile birlikte sağlık alanı için de çeşitli sistemler getirildi:

    “SGK ile protokolü olan üniversite hastanelerinde, kamu hastanelerinde ve sözleşmeli eczanelerde Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemine (BKDS) geçilecek. Bu kapsamda bütüncül bir sağlık provizyon sistemi oluşturulacak, teknik şartname ve sözleşme metinleri hazırlanacak, ihtiyaç doğrultusunda cihaz temin edilecek, pilot uygulamaya başlanacak ve ve uygulama ülke çapında yaygınlaştırılacak. Hastalara gereksiz tetkik ve tahlil işlemlerinin yapılmaması ve hastaların zaman kaybını önleyip tedavi sürecini hızlandırmak için tetkik ve tahlil sonuçlarının MEDULA üzerinden depolama yapılmadan görüntülenmesi sağlanacak.”

    2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan diğer başlıklar ise şöyle;

    * SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının 2019 yılı ocak ve temmuz aylarında önceki 6 aylık enflasyon tahmini dikkate alınarak artırılması öngörülüyor.
    * Kamu görevlileriyle yapılan toplu sözleşme hükümlerine göre memur maaşları ve memur emekli aylıklarının 2019 yılının ocak ayında yüzde 4, temmuz ayında yüzde 5 oranında artırılması, ayrıca 2019’un ocak ve temmuz aylarında geçmiş 6 aylık dönemlerde oluşacak enflasyon farklarının ilave edilmesi planlanıyor.
    * İşsizlik Sigortası Fonu varlığının 2019’da 148,5 milyar lira ile GSYH’nin yüzde 3,3’üne ulaşması hedefleniyor.
    * Kreş ve gündüz bakımevlerinin desteklenmesi amacıyla özel sektöre yönelik teşvik uygulamaları hayata geçirilecek. Yerel yönetimlere ait kreşlerin yaygınlaştırılması sağlanacak. Kamu sektörüne hizmet veren kreşlerin kontenjanlarının doldurulması amacıyla ilgili mevzuat gözden geçirilecek.
    * İş gücü piyasasına girişlerinin kolaylaştırılması amacıyla esnek çalışma biçimlerinin uygulanmasına yönelik ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanacak. Yarım çalışma ödeneğinin etkin şekilde uygulanması sağlanacak.
    * Sosyal güvenlikte hak ve prim geliri kayıplarına yol açan kayıt dışılıkla etkin mücadele kapsamında, denetime, koordinasyona, bilişim alt yapısına ve bilinçlendirme faaliyetlerine önem verilecek.

    “2019 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI YILLIK PROGRAMI”

    Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan program 303 sayfadan oluşuyor. “Eğitim”, “Sağlık”, “Adalet”, “Güvenlik”, “Temel Hak ve Özgürlükler”, “Sivil Toplum Kuruluşları”, “Aile ve Kadın”, “Sosyal Koruma”, “Kültür ve Sanat”, “İstihdam ve Çalışma Hayatı”, “Sosyal Güvenlik”, “Spor”, “Yenilikçi Üretim, İstikrarlı Yüksek Büyüme” gibi başlıklarda amaç ve hedefler paylaşılıyor. (HABER MERKEZİ)

  • ‘İşçiler ve emekçiler 15-16 Haziran direnişinden aldığı güçle kazanacaktır’-video

    ‘İşçiler ve emekçiler 15-16 Haziran direnişinden aldığı güçle kazanacaktır’-video

    PİRHA- Disk Genel-İş Mersin şubesi 15-16 Haziran İşçi direnişinin 47. yıl dönümünde panel düzenledi. Panelde konuşmacılar, işçi ve emekçilere dönük hak gasplarının arttığına dikkat çekerek birleşik mücadele vurgusu yaptı.

    15-16 Haziran İşçi direnişinin 47. yıl dönümünde bir kentte etkinlikler yapılırken, Disk Genel-İş Mersin şubesi de, “15-16 Haziran işçi direnişinin 47. Yıl dönümünde Kıdem tazminatımıza sahip çıkıyoruz” şiarıyla panel düzenledi.

    Panel öncesi açıklama yapan Disk Genel-İş şube başkanı Kemal Göksoy, bir ülkede adalet, hukuk, demokrasi, özgürlük yoksa, bu ülkede siyasette, sendikacılıkta yapılmaz diyerek, demokrasi mücadelesini kim veriyorsa versin yanında olacağız dedi.

    Ardından konuşan örgütlenme sekreteri Taner Sanlı da, her geçen gün iş cinayetlerinin arttığı bir ülkede, kiralık işçiliğin getirilmesine, kıdem tazminatının kaldırılmasına sonuna kadar karşı çıkacaklarını belirterek, işçilerin örgütlü gücü DİSK 15-16 Haziran direnişinden aldığı güçle direnecek ve kazanacaktır dedi.

    Konuşmaların ardından geçilen panelde panelistler, AKP iktidarının kıdem tazminatı ve kiralık işçi uygulaması ve 657 memurlar kanununda yapılmak istenen değişikliklere dikkat çekerek, işçi ve emekçilerin kaderinin ortak olduğuna vurgu yaparak, birlikte mücadele hattının hızlı bir şekilde yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.

    Diren Keser/MERSİN

  • DİSK İzmir’de Cuma günü iş bırakacak

    DİSK İzmir’de Cuma günü iş bırakacak

    PİRHA-DİSK İzmir’de kıdem tazminatının gasbına karşı Cuma günü iş bırakacak. 

    DİSK’e bağlı sendikalar aldıkları kararla 15-16 Haziran 1970’deki işçi eylemlerinin yıl dönümünde kıdem tazminatının fona devredilmesine dikkat çekmek amacıyla yarım gün iş bırakacak.

    Cuma günü öğle arasıyla birlikte başlayacak olan işçilerin iş bırakma eylemi “Kıdemi değil taşeronu kaldır” talebiyle Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak olan mitinge katılmalarıyla devam edecek.

    Evrensel’in haberine göre DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, İzmirlilere çağrıda bulunarak “Şanlı işçi sınıfının 15-16 Haziran eylemlerinin 47. yılında işçi sınıfına yapılan tüm saldırılara karşı DİSK’e bağlı sendikalar olarak yarım gün iş bırakıyoruz. Şubelerimiz çalışmalarına başlamıştır. O gün işçi sınıfının gücünü göstermek için tüm işçileri, işsizleri, sınıf kardeşlerimizi, emekten yana güçleri Cumhuriyet Meydanı’na bekliyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK, kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı sokaklardaydı-VİDEO

    DİSK, kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı sokaklardaydı-VİDEO

    PİRHA-DİSK Türkiye genelinde kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesine karşı eş zamanlı basın açıklamaları düzenleyerek tepki gösterdi. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu kıdem tazminatının fona devredilmesine bugün ülkenin çeşitli yerlerinde yaptığı basın açıklamalarıyla tepkilerini dile getirdi.

    İstanbul’da İşkur önünde toplanan DİSK üyeleri “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganları sloganları atarak kıdem tazminatının kaldırılmasına karşı mücadele edeceklerini ifade ettiler.

    Ankara’da Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önünde toplanan DİSK üyeleri “Kıdeme dokunma taşeronu kaldır” sloganları atarak kıdem tazminatının fona devredilmesine ve taşerona karşı tepkilerini dile getirdi. Ankara’daki eyleme DİSK Genel Başkanı Kani Beko’da katıldı.

    Adana’da da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde toplanan DİSK üyeleri basın açıklamasını okudular.

    “İŞTEN ÇIKARMALARIN KOLAYLAŞTIRILMASI İŞÇİNİN YARARINA DEĞİL”

    Eş zamanlı yapılan basın açıklamasında kıdem tazminatının işçinin güvencesi, birikmiş emeği, alın teri olduğunu belirterek kıdem tazminatının kaldırılması değil, ona ulaşımın kolaylaştırılması için düzenlemeler yapılması gerektiği vurgulandı. TÜİK rakamlarına göre 7 milyon işsiz varken işten çıkarmaların kolaylaştırılmasının işçinin yararına olamayacağı belirtilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

    “Doğrudur. Yüz binlerce işçi kıdem tazminatı alamıyor ya da eksik alıyor. İşverenler kıdem tazminatı vermemek için hile yoluna başvuruyor. O halde yapılması gereken bu ihlallere son vermek, işverenin icra ve iflası hallerinde kıdem tazminatı alacakları devlet ve bankaların ipotekli alacaklarının önüne alınmalı ve ilk sıraya yükseltmektir”

    “KIDEM TAZMİNATI İŞÇİLERİN MÜCADELEYLE KAZANDIKLARI BİR HAKTIR”

    Adana’da yapılan basın açıklamasında konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ülkede başka sorun yokmuş gibi bu tasarının gündeme getirilmesi karşısında emekçilerin yanında olacaklarını ifade etti. Kıdem tazminatının işçilerin mücadele ederek kazandıkları bir hak olduğuna vurgu yapan Beştaş “İşverenlerin fona tazminat yatıracağının garantisini kim verebilir? Ya da yarın bir OHAL KHK’si ile fona el konulmayacağının garantisini kim verebilir? şeklinde konuştu.

    Mersin’de Özgür çocuk parkında biraraya gelen ve siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcilerinde katıldığı eylemde işçiler adına konuşan DİSK-Genel-İş başkanı Kemal Göksoy, hükümete seslenerek, kıdem tazminatının işçinin, çalışanın güvencesidir, birikmiş emeğidir, alın teridir diyerek, kıdem tazminatında fon değil garanti istiyoruz dedi. TÜRK-İŞ adına konuşan Yol-İş sendikası başkanı İrfan Gültekin ise, kıdem tazminatının işçinin onuru olduğunu belirterek, onurumuza sahip çıkalım dedi.  (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kıdem tazminatı işçi sınıfının kırmızı çizgisidir’-VİDEO

    ‘Kıdem tazminatı işçi sınıfının kırmızı çizgisidir’-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin kıdem tazminatlarını fona devrini öngören girişimine karşı, işçiler seslerini yükseltmeye hazırlanıyor. DİSK’in çağrısıyla 7 Haziran Çarşamba günü Türkiye genelinde yapılacak olan eyleme ilişkin PİRHA’ya konuşan Disk Genel-İş Mersin şube başkanı Kemal Göksoy, kıdem tazminatının işçi sınıfının kırmızı çizgisi diyerek, hükümeti uyardı.

    HABERİN VİDEOSU

    Kıdem tazminatının fona devrine dönük hükümetin hazırlık yapmasına işçilerden tepki var. PİRHA’ya konuşan Disk Genel-İş Mersin şube başkanı Kemal Göksoy, 7 Hazirandan sonra Türkiye farklı bir dönemece girildiğine dikkat çekerek şunları belirtti, “Bu dönemeçte örgütlü ve muhalif  toplum istenmiyor. Örgütlü toplumun bir parçası olan DİSK’in mücadele hattı kırılmak isteniyor. DİSK ise bütün örgütlü gücüyle bu sürece, gücünü işçiden alarak karşı duruşunu ortaya koymaktadır. İşçinin özlük ve geçmişten günümüze gelene kadar büyük bedeller ödeyerek kazanmış olduğu haklarını korumakla yükümlüdür.”

    “KIDEM TAZMİNATI İŞÇİ SINIFININ KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”

    Göksoy, kıdem tazminatının işçi sınıfının kırmızı çizgisi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi, “Kıdem tazminatına dönük her hükümet döneminde saldırılar yapılmaktadır. Buna karşı yapılan eylem ve itirazlarla hükümetlere geri adım attırılmıştır. 15-16 Haziran direnişi bunun en önemli örneğidir. İşçi sınıfı direnişe hazırdır. Yeter ki bir kıvılcım olsun. Eğer işçi sınıfının güvencesini ve geleceğini elinden alırsanız, yeni 15-16 Haziran işçi direnişlerine davetiye çıkarırsınız. Üreten, emek veren bizsek, üretimden gelen gücümüzle, kalkındırdığımız ülkeye de, dünyaya da söyleyecek sözümüz olacaktır. Söyleyeceklerimiz kapitalizmin, sermayenin ve onların temsilcileri hükümetlerin işine gelmeyebilir. Ancak işçiler büyük bedeller ödeyerek kazandığı haklarını, DİSK olarak bedeli ne olursa olsun koruyacağız.”

    “KIDEM TAZMİNATINA GÖZ DİKMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Fona ayrılan paralar hükümetçe gasp edilip, sermaye gruplarına aktarılıyor. Türkiye’de kurulan fonların hiçbirisi başarıyla sonuçlanmadı diyerek şunları ifade etti, “Kıdem tazminatının fona aktarılması bir oyundur. Bu oyunun gerçek aktörleri uluslararası kapitalist güçlerdir. Hükümetin uluslararası güçlere vermiş olduğu taahhütlerin sonucu, işçilerin emekleri kapitalist güçlere peşkeş çekilmek isteniyor. Biz işçiler emekçiler, hükümetlerin kötü yönetimlerin faturalarını ödemek zorunda değiliz. Kıdem tazminatına göz dikmenize izin vermeyeceğiz. DİSK genel başkanı Kani Beko’nun “bu süreç genel greve kadar gidebilir” sözünün işçiler arkasındadır.”

    Göksoy son olarak, çarşamba günü Türkiye genelinde olduğu gibi Mersin’de de eylemde olacaklarını belirterek, tüm işçileri, emekçileri, demokrasiden ve hak’tan yana olan kesimleri eylemlerine destek vermeye çağırdı.

    Diren Keser/MERSİN

     

  • ‘AKP işçi haklarını teker teker tırpanladı’-VİDEO

    ‘AKP işçi haklarını teker teker tırpanladı’-VİDEO

    PİRHA-Mamak Tuzluçayır’da kıdem tazminatlarının fona devredilmesiyle ilgili yapılan panelde her on işçiden altısının yasal güvencesinin olmadığı ve AKP’nin son 15 yılda işçi haklarını adım adım tırpanlandığı vurgulandı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Ankara Mamak’ta bulunan Tuzluçayır Mahallesi’nde Aka-Der, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP), Devrimci Parti, Emek Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Alevi derneği (DAD), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Derneği (HBVAKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)’nin girişimleriyle kıdem tazminatının fona devredilmesini konu alan bir panel düzenlendi.

    Moderatörlüğünü Deniz Gündoğdu’nun yaptığı panele konuşmacı olarak hukukçu İlke Işık, sendika uzmanı Onur Bakır ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yüksel Akkaya katıldı.

    “KIDEM TAZMİNATI NEDİR?”

    Kıdem tazminatının ne olduğuna ve şuan ülkemizde nasıl uygulandığına değinen hukukçu İlke Işık şunları belirtti: Bir yılını doldurmuş olan işçinin iş akdinin sona ermesi koşullarına ve sebeplerine bağlı olarak işçiye işçinin çıkarıldığı veya ayrıldığı günkü en son bürüt ücret üzerinden ödenen tazminattır. Kaç yıl çalıştı iseniz, emekli oldunuz ya da işten ayrıldınız, ya da işveren sizi işten çıkardı. Çıkarıldığınız o son gün bürüt ücretiniz, buna giydirilmiş ücretlerde dahil yapılan ek ödemeler de varsa yemek, yol gibi ödemelerde eklenerek çalışma yılının çarpılmasıyla bulunan kabaca ifade edebileceğimizin toplamıdır tazminat.

    Kıdem tazminatının 1936’dan beri çeşitli değişikliklerle iş kanununda yer aldığını ve bugün ki halini 1975’te aldığını söyleyen Işık 2003 yılından beri kıdem tazminatını kaldırma yönünde çabalar olduğunu ve 2003 yılında iş kanunu değiştirilirken kıdem tazminatının iş kanunundan çıkarıldığını kaydetti.

    “HERKES KIDEM TAZMİNATI ALAMIYOR”

    İnsanların bütün planlarını kıdem tazminatına göre yaptıklarını vurgulayan Işık şuan ki sistemde herkesin kıdem tazminatı alamadığını ancak sadece belli koşullarda iş akdi fes olursa kıdem tazminatı alabildiğinin altını çizdi. Işık o belli koşulları ise şöyle açıkladı: İşverenin sizi işten çıkarması gerekir ama iş kanunun 25/2 maddesi gereğinden kaynaklı sebeplerin olmaması durumundadır. İş yerinde çalışıyorsunuz sigortanız yatmıyor ve iş yerinden ayrılıyorsunuz. Bu durumda kıdem tazminatı isteyebilirsiniz. Bunun dışında kıdem tazminatı hakkınız yoktur.

    “FORVET GÜÇLÜ DEĞİL, ORTA SAHA SIKINTILI”

    Hükumetin kıdem tazminatında yapmak istediği değişikliği futbol üzerinden değerlendiren sendika uzmanı Onur Bakır şunları ifade etti: Türkiye’de işçilerin haklarını bir takıma benzetelim. Forvete sendikaları koyalım. Bizim forvetimiz şu şekilde, gol atmalarını bekliyoruz ama her 10 pozisyondan sadece birini gole çevirebilen forvetimiz var. Neden? Çünkü her on işçiden biri sendikalı. Sendikalaşma oranı sadece %10 civarında toplu sözleşmeden yararlanma oranı ise sadece %5 civarında. Dolayısıyla forvetimiz çok güçlü değil. Kendi arasında iyi pas yapamıyor, rakibin ataklarını karşılayamadığı gibi kendisi atağa kalkamıyorlar. Her geçen gün daha fazla zayıflıyor daha çok yaşlanıyor. Şu an AKP iktidarının son 15 yılında işçi haklarının teker teker tırpanlanması gibi orta sahamızda sıkıntılı. 

    Defansımıza dönüyoruz. Defansta iş güvencesi olsun. Sermayenin saldırışlarına karşı işçileri koruyacak olan iş güvencesi Türkiye’de bir işçi işinden atıldığında ‘Ey işveren beni haksız yere işten attın. Ben işime geri dönmek için dava açacağım’ dese, dava açabilmesi için çalıştığı iş yerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekiyor.

    “HER ON İŞÇİDEN ALTISININ YASAL GÜVENCESİ YOK”

    Türkiye’de her on işçiden altısının yasal hiçbir güvenceye sahip olmadığını belirten Bakır, kıdem tazminatının her sorunu çözmediğini ancak biraz olsun sermaye ve işçi sınıfının arasındaki farkın açılmasını engellediğini ifade etti.

    Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun “İşveren kıdem tazminatı yükünü nasıl karşılayacağım diye işten işçi çıkarmıyor. İşverenimizin kıdem tazminatı yüzünden kabuslar görmesini istemeyiz” sözlerini hatırlatan Bakır, “İşveren işçiyi işten atmadan önce kıdem tazminatını iki defa düşünmek sorunda kalıyordu. İşte bu nedenle kıdem tazminatının Türkiye’de büyük bir kısmı iş yasası güvencesine sahip olmayan bir iş güvencesi niteliğini taşıyordu. Bugün yaptıkları kıdem tazminatının iş güvencesi kısmını ortadan kaldırmaktır” dedi.

    “KIDEM TAZMİNATI İNSANI İNSAN KILAR”

    Gazi Üniversitesi Araştırma Görevlisi olan Yüksel Akkaya, kıdem tazminatını sadece iş güvenliği saplayan bir parça para değil kişileri insan kılan önemli araçlardan biri olarak görmek gerektiğini vurguladı. Kapitalist sermayenin kendine güvenmeyen, korkak, boyun eğen, kişiliksiz, kendi arkadaşı ve sınıfı ile dayanışmayan bir işçi istediğini belirten Akkaya bu işçiyi de iş güvencesini ortadan kaldırarak bulabildiğinin altını çizdi.

    Kıdem tazminatının sadece tazminatı alan kişiye değil onun çocuklarına ve torunlarına da gelecek sağlayan bir şey olduğunu ifade eden Akkaya “Eğer kendisine güvenmeyen bencil, kişiliksiz iradesi kırılmış insanlarsak çocuklarımıza torunlarımıza da bırakacağımız kişilikte budur. Bırakacağınız böyle  bir toplum tam da kapitalist sistemin istediği bir toplumdur” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • DİSK Genel Sekreteri Çerkezoğlu: Türkiye emek  cehennemine dönüşüyor

    DİSK Genel Sekreteri Çerkezoğlu: Türkiye emek cehennemine dönüşüyor

    DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, kıdem tazminatının fona devredilmesine tepki gösterdi. Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatının fona devredilmesi işçilerin haklarının gasp edilmesidir. Eğer işçilerin haklarını korumak ve kıdem tazminatını garanti altına almak istiyorlarsa taşeronlaşma ve güvencesiz kayıt dışı çalışmanın önüne geçmeliler” dedi. 

    AKP hükümetinin 2013 yılında gündeme getirdiği, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının itirazı ile ileri bir tarihe bırakılan kıdem tazminatı düzenlemesi için hükümet tekrar düğmeye bastı.

    Referandumdan sonra düzenlemenin tekrar gündeme geleceğinin sinyalini veren hükümet kanadından ilk açıklama 29 Mayıs tarihinde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan geldi. Kıdem tazminatı düzenlemesinin Bakanlar Kurulu’nda tartışıldığını açıklayan Kurtulmuş bugüne kadar ayrıntıları açıklanmayan düzenleme için “Kıdem tazminatı düzenlemesi olgunlaştı” açıklaması yaptı.

    Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatının fona devredilmesi, işçilerin temel iş güvencesi olan kıdem tazminatının gasp edilmesidir” dedi.

    “KIDEM TAZMİNATI 42 YILDIR SERMAYENİN HEDEFİNDE”

    Kıdem tazminatının 42 yıldır tartışıldığını hatırlatan Çerkezoğlu, “1975 yılından beri sermaye çevreleri ve hükümetler kıdem tazminatını fona devretmek istiyor. En son 2013 yılında AKP bir taslak hazırladı ve biz DİSK olarak çeşitli eylemler yaptık ve bu taslak geri çekildi. Ancak referandum sonrası hükümet bunu tekrar gündeme getirdi” diye konuştu.

    “DÜZENLEME HÜKÜMET TARAFINDAN GİZLENİYOR”

    Kıdem tazminatı düzenlemesinin hükümet tarafından gizlendiğini vurgulayan Çerkezoğlu, “Hükümet bu kadar önemli bir yasayı tamamen sızdırma bilgilerle tasarlıyor. Hala tarafımıza ulaşmış bir taslak yok, biz başından beri bu duruma da karşı çıktık. Yani düzenleme ne ise, hükümet ne yapmak istiyorsa açıklasın hep birlikte bu taslağı tartışalım istedik; ancak hükümet inatla bu taslağı açıklamıyor” şeklinde konuştu.

    “AKP İŞÇİLERİ GÜVENCESİZLEŞTİRİYOR”

    20 milyon insanı ilgilendiren böylesine önemli bir meselenin şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini vurgulayan Çerkezoğlu, “Sızdırılan bilgiler ile meşruiyet oluşturmaya çalışıyorlar. Bu düzenleme ile AKP hükümetinin yapmak istediği şey çalışma yaşamını bütünü ile daha fazla esnekleştirmek ve güvencesizleştirmek. İşçilerin iş güvencesi açısından temel dayanaklarından biri olan kıdem tazminatını fona devretmek demek, kıdem tazminatını gasp etmek demektir” ifadelerini kullandı.

    “İŞVEREN İŞÇİYİ İSTEDİĞİ ZAMAN İŞTEN ÇIKARIR” 

    Çerkezoğlu, işverenlerin “Türkiye’de işten çıkarma maliyetleri yüksek, kıdem tazminatını fona devredelim” ifadelerine işaret etti ve ekledi: “Yani bunun Türkçesi şu, kıdem tazminatını fona devredip işverenin sorumluluğundan çıkaracaklar dolayısıyla işçilerin, işverenler tarafından istediği zaman işten çıkarabilir hale getirecekler.”

    “İŞVERENLER KURALSIZLIK VE GÜVENCESİZLİK İSTİYOR”

    İşveren sendikalarının yaptığı, “Bu düzenleme derhal durdurulmalıdır” açıklamalarına da dikkat çeken Çerkezoğlu, şunları söyledi:

    “İşverenlerin de bir takım kaygıları var. Bu kadar büyük iş gücü pazarının olduğu bir ülkede kıdem tazminatı sistemindeki böylesi bir değişiklik işverenlere de kimi yükümlülükler getiriyor, işverenler bu yüzden çekincelerini dile getiriyorlar, ancak işverenlerin istediği şey sadece fona devredilmesi değil çalışma yaşamı ile ilgili bir dizi değişiklik istiyorlar. İşverenler tamamen kuralsız ve güvencesiz bir çalışma yasası bağlayıcı hiçbir hükmün olmadığı bir çalışma yaşamı yaratmak istiyorlar.”

    “TAŞERONLAŞMA VE KAYIT DIŞI ÇALIŞMANIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ”  

    1936’dan beri Türkiye’de kıdem tazminatı uygulaması olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Çeşitli yöntemlerle güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırma gibi yollarla işçilerin kıdem tazminatı hakkı işveren tarafından gasp ediliyor” diye konuştu.

    İşçilerin kıdem tazminatı alamadığını Çalışma Bakanı’nın dahi kabul ettiğini aktaran Çerkezoğlu, “Bu gün işçilerin kıdem tazminatını alamamasının sebebi mevcut kıdem tazminatı sistemi değil güvencesiz çalıştırma, taşeronlaşma ve kayıt dışı çalıştırmadır. İşçilerin tazminat hakkını korumak için, kayıt dışı işçiliğin ve taşeronlaştırmanın önüne geçilmelidir. Bunun yolu mevcut kıdem tazminatı sistemimizi daha da güçlendirmekten geçiyor” açıklamalarında bulundu.

    “MEVCUT YASA GÜÇLENDİRİLMELİ” 

    Çerkezoğlu, İşçilerin kıdem tazminatı hakkının korunmasına dair, “1475 sayılı yasanın 14. maddesine sadece 2 sözcük ekleyerek bütün işçilerin 1 yıl kuralını kaldıracak şekilde yasanın düzenlenmesi gerekir. Ayrıca işverenlerin iflas ettim diyerek kıdem tazminatının ödenmemesinin de önüne geçilmelidir. Bu tür durumlarda gerekirse kıdem tazminatını devlet ödemeli ve işverenlerden tahsil etmelidir” önerisinde bulundu.

    “TÜRKİYE EMEK CEHENNEMİNE DÖNECEK”

    Yine hükümetin gündeme getirdiği 657 sayılı Devlet Memurları kanununa dair düzenlemeyi hatırlatan Çerkezoğlu, “Memurların güvencesini de ortadan kaldırmaya çalışıyorlar ve bu düzenlemeler yapılırsa Türkiye bir emek cehennemine dönmüş olacak. OHAL ile birlikte yabancı sermaye de Türkiye’den kaçıyor ve Türkiye emekçiler için bir cehennem olacak” değerlendirmelerini yaptı.

    “EMEKTEN YANA HERKES MÜCADELE ETMELİDİR” 

    DİSK olarak bundan sonra yapacaklarını aktaran Çerkezoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Bizim tutumumuz ortada 2013 yılından bu yana bir dizi kampanya yürüttük, son olarak da bir basın toplantısı ile yaklaşımımızı ortaya bir kez daha koyduk. 7 Haziran’da yapacağımız eylemlerden sonra 8 Haziran’da bundan sonraki yol haritamızı çizeceğiz. Kıdem tazminatının fona devredilmesi kıdem tazminatının gasp edilmesidir. Biz buna karşı eylemliliklerle bununla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu bir emek meselesidir Türkiye’deki demokratik kurumların emekten yana siyasi partilerin de meselesidir bu yüzden bu süreçte tüm bu yapılarla mücadelemizi ortaklaştırmaya da çalışacağız.”

  • Kurtulmuş: Kıdem tazminatı olgunlaşma aşamasında, gerekli adımlar atılacak

    Kurtulmuş: Kıdem tazminatı olgunlaşma aşamasında, gerekli adımlar atılacak

    Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, kıdem tazminatının detaylı olarak Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğünü ve gerekli adımların atılacağını söyledi.  

    Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, kıdem tazminatı güvencesini ortadan kaldıracak olan düzenlemeyi “olgunlaştırma” aşamasına getirdiklerini söyledi.

    Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısında “kıdem tazminatı” dahil birçok konu gündeme geldi. Toplantı sonrası açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını değerlendirdi.

    TAZMİNATSIZLIK OLGUNLAŞTIRILIYOR!

    Toplantıda kıdem tazminatının detaylı bir şekilde gündeme geldiğini belirten Kurtulmuş, “Politika hedefleri olarak işçiyi hak kaybına uğratmayacak, işverene yük getirmeyecek ve sürdürülebilir bir yapının ortaya konduğu reform Bakanlar Kurulu üyeleriyle paylaşıldı” dedi.

    Kurtulmuş, “Bu Bakanlar Kurulundaki ilk bilgilendirmedir. İleriki günlerde Kıdem tazminatı reformu gündeme gelecektir. Şu anda olgunlaşma aşamasındadır” diye konuştu.

    Hükümetin uzun süredir üzerinde çalıştığı Kıdem Tazminatı düzenlemesine çalışanlar ve sendikalar şiddetle karşı çıkıyor. İşçilerin bu hakkını “İşveren üzerinde” yük olarak gören hükümet, aynı zamanda bu konuda biriken paraları da işsizlik fonuna devretmeyi amaçlıyor.

    “TÜRKİYE CİDDİ BİR ŞEKİLDE DEPREM BÖLGESİNİN ÜSTÜNDE”

    Deprem konusunu da ele aldıklarının altını çizen Kurtulmuş, “Depreme karşı alınacak tedbirler, kentsel dönüşüm alanındaki çalışmalar, bu çalışmalar yapılırken bununla ilgili yeni finansman yöntemleri üzerinde durulmuş, ayrıca ortaya çıkacak modeller üzerinde durulmuştur. Türkiye çok ciddi bir şekilde deprem bölgesinin üstünde oturmaktadır” diye hatırlattı.

    EMEKLİLİK YAŞI YUKARI ÇEKİLMİYOR!

    Daha sonra soruları yanıtlayan Kurtulmuş, emeklilik yaşının yukarı çekilmesiyle ilgili bir çalışma olup olmadığına ilişkin de, “Hayır yok” dedi. Kurtulmuş, “Emeklilik yaşının yukarıya çekilmesinden ziyade, şu andaki yasal düzenleme devam edecektir. Sayın Müezzinoğlu’nun söylediği şu OECD ülkelerinde emeklilik yaşı 72, bizde ise 52 Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hedefi 2036 yaşına gelindiğinde kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşına sağlayacak olan bir tahminde bulunup, bir planlama yapıyorlar. Mevcut yasal yapı devam edecek. Emeklilik yaşının ileriye çekilmesiyle ilgili bir çalışma söz konusu değil” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN ESAS AMACI AB’YE TAM ÜYELİK”

    Erdoğan’ın son yurtdışı gezilerine dikkat çeken Kurtulmuş, referandum öncesi AB ile yaratılan krizin aksine, “Türkiye’nin esas amacının AB tam üyelik müzakereleri çerçevesinde AB ile ilişkileri mümkün olduğu kadar geliştirmek” olduğunu savundu. Kurtulmuş, Erdoğan’ın NATO zirvesinde yaptığı görüşmelerde AB ile fasılların açılması konusunun gündeme geldiğini savundu ve şöyle konuştu:

    “Burada evet bir takvim ortaya çıkmış görünüyor. Ancak bu karşılıklı olarak bizim dışişleri ve AB bakanlığımızla çalışacak, hangi konular öncelikli olarak ele alınacak bunların bir çalışmasını Türk tarafı yapacaktır. Ama dediğim gibi başka konuları gündeme alıyoruz diye, AB’nin tam üyelik perspektifinden vazgeçiyor olamayız. Ana rotayı fasılların açılması oluşturacaktır. Bu fasılların açılması Türkiye bakımından hayati önem taşıyor.”

    OHAL KOMİSYONU HENÜZ BAŞLAMADI

    OHAL komisyonuna şimdiye kadar ne kadar başvuru yapıldığına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, “OHAL komisyonuyla ilgili, önümüzdeki günlerden itibaren çalışmalarına başlayacak. Çalışma takvimlerini yer belirleyecek ve çalışmalar başlayacak. Çok sayıda başvuru olduğunu biliyoruz. Bunlar da dosya üzerinde değerlendirilerek, münferit kararlar verecek” diye konuştu.

    Kurtulmuş, NATO’nun DAİŞ karşıtı koalisyona katılma kararına ilişkin bir soruya da şöyle cevap verdi: “DAEŞ’e karşı mücadele anlamında tam netleşmiş bir operasyon planı olmadığını belirtmek isteriz. Ortada çok sayıda plan, detaylı şekilde konuşuluyor. Türkiye’nin öncelikleri bellidir. Bir terör örgütünü başka bir terör örgütüyle bertaraf edemezsiniz. Meşru kuvvetler vasıtasıyla sürdürülmelidir.”