Etiket: kifayet ana

  • ‘Kifayet Ana’ belgeselinin galası Adana’da yapıldı-VİDEO

    ‘Kifayet Ana’ belgeselinin galası Adana’da yapıldı-VİDEO

    PİRHA- 12 Eylül Anneleri’nden Kifayet Keçeci’nin hayatını anlatan ‘Kifayet Ana’ belgeseli Adana’da izleyici ile buluştu.

    12 Eylül 1980 darbesinin ardından hapishane önlerinde, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kapılarında hak arayan annelerin ve insan hakları savunucularının mücadelesini anlatan ‘Kifayet Ana’ belgeseli Adana’da izleyiciyle buluştu.

    Salman-ı Pak Kültür Merkezi’nde yapılan gösterime barış anneleri, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sora çok sayıda yurttaş katıldı.

    Yönetmenliğini Diren Keser’in yaptığı belgeselde, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin karanlığına karşı mücadele eden isimlerden biri olan Kifayet Keçeci’nin hayat hikayesi üzerinden 12 Eylül Annelerinin/İnsanlarının kararlılığına ışık tutuyor.

    İHD Adana Şubesi tarafından organize edilen gösterime Kifayet Keçeci de katılırken, gösterim sonrası yapılan konuşmalarda, annelerin özgürlük ve demokrasi mücadelesine vurgu yapıldı.

    PİRHA/ADANA

     

  • İHD Hatay ve İskenderun Şubelerinde “Kifayet Ana” belgesel gösterimi yapıldı-VİDEO

    İHD Hatay ve İskenderun Şubelerinde “Kifayet Ana” belgesel gösterimi yapıldı-VİDEO

    PİRHA- İHD Hatay ve İskenderun şubeleri, 12 Eylül askeri darbe döneminden günümüze uzanan kadın mücadelesinin simge ismi Kifayet Keçeci’nin hayatını konu alan “Kifayet Ana” belgeselinin gösterimine ev sahipliği yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay ve İskenderun şubeleri, toplumsal hafızayı diri tutmak ve hak arama mücadelesine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yönetmenliğini Diren Keser’in üstlendiği “Kifayet Ana” belgeseli, Hatay ve İskenderun’da gerçekleştirilen gösterimlerle bölge halkı ve hak savunucularıyla buluştu.

    KADIN DİRENİŞİNE VURGU

    Gösterimler öncesinde yapılan açılış konuşmalarında, insan hakları mücadelesinin Türkiye demokrasisi için taşıdığı kritik öneme değinildi. Özellikle 12 Eylül askeri darbesinin yarattığı baskı ortamında, cezaevi kapılarında evlatlarının akıbetini soran kadınların başlattığı direnişin bugünkü hak arama kültürünün temel taşı olduğu ifade edildi. Konuşmacılar, Kifayet Ana şahsında simgeleşen bu mücadelenin kadınların toplumsal muhalefetteki öncü rolünü bir kez daha kanıtladığını vurguladı.

    Yönetmen Diren Keser’in uzun süren araştırmalar ve tanıklıklar sonucu hazırladığı belgesel, Kifayet Keçeci’nin (Kifayet Ana) 1980 darbesi sonrası başlayan, işkencelere ve kayıplara karşı dimdik duran yaşam öyküsünü odağına alıyor. Film, sadece bir biyografi olmanın ötesinde, Türkiye’nin insan hakları panoramasını izleyiciye sunuyor.

    “HAFIZAYI KAYIT ALTINA ALDIK”

    Belgeselin yönetmeni Diren Keser, gösterimlerin ardından yaptığı değerlendirmede, toplumsal yüzleşmenin ancak hafızayı koruyarak mümkün olabileceğini belirtti. Keser, Kifayet Ana’nın mücadelesinin bugün hala sürmekte olan adalet arayışlarına ışık tuttuğunu ve bu belgeselle o tarihi direnişi gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladıklarını dile getirdi.

    Sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaşın katıldığı gösterimler belgesel ekibiyle yapılan soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

    PİRHA/HATAY

  • Yönetmen Diren Keser: Bu mücadele yüzlerce, binlerce annenin haykırışıdır!-VİDEO

    Yönetmen Diren Keser: Bu mücadele yüzlerce, binlerce annenin haykırışıdır!-VİDEO

    PİRHA- Kifayet Ana belgeselinin yönetmeni Diren Keser, çalışmanın arka planını ve amacını PİRHA’ya anlattı. Keser’in sözleri, 12 Eylül’den bugüne uzanan annelerin direnişini birinci ağızdan ortaya koyarken, belgeselin aynı zamanda kolektif bir hafıza çalışması olduğunu gösteriyor.

    Kifayet Ana’nın yaşamı üzerinden bir dönemin direnişini anlatan belgesel yalnızca bireysel bir hikâyeye değil, Türkiye’de özellikle 12 Eylül sonrasında gelişen anne direnişlerine odaklanıyor. Yönetmen Diren Keser’in anlatımı, hem kişisel bir tanıklık hem de politik bir bellek aktarımı niteliği taşıyor.

    BİR DÖNEMİN TANIKLIĞI

    Yönetmen Diren Keser, belgeselin çıkış noktasını ve temel amacını şu sözlerle anlatıyor:

    “Kifayet Ana belgeseliyle bir dönemin bir dönemine tanıklık etmeye çalışıyoruz. Kifayet Ana şahsında o dönem direnen kadınların, anaların direnişini belgesele konu ettik. Bu belgeseldeki amacımız Kifayet Ana şahsında o dönem direnmiş, çocukları, oğulları, kızları için mücadele etmiş annelerin o dönemdeki mücadelesini, hikayesini belgeselleştirmekti”

    Bu noktada Keser, çalışmanın yalnızca bir kişiyle sınırlı olmadığını özellikle vurguluyor:

    “Bu belgesel aracılığıyla aslında bir dönem belgeseli çekmiş olduk. 1978-79’lu yıllardan başlayan ve günümüze kadar devam eden annelerin hala da süren mücadelesine eşlik ediyoruz. Cezaevi önlerinde, mecliste, parklarda verdikleri mücadeleyle bir dönemi, bir dönemin ana mücadele hattını oluşturmuş kadınlar, analar hala direniyorlar”

    Keser’in ifadeleri, bu direnişin mekânsal ve zamansal sürekliliğine dikkat çekiyor:

    “Cumartesi anneleri Galatasaray Meydanı’nda, Barış Anneleri, Diyarbakır’da Batman’da seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Hala yıllar geçmiş olmasına rağmen oğullarını, kızlarını arıyorlar. Cezaevindeki çocukları için seslerini yükseltiyorlar”

    KİFAYET ANA’NIN HİKAYESİ: BİREYSELDEN KOLEKTİFE

    Keser, Kifayet Ana’nın hikâyesinin nasıl şekillendiğini aktarırken, bu hikâyenin aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli bir kesit sunduğunu belirtiyor:

    “Kifayet Ana’da bu isimlerden bir tanesi. Bir oğlunun katledilmesi ile başlayan hikayesi iki oğlu’nun cezaevine girmesi ile devam ediyor ve o dönemin 1980 askeri darbe sonrasındaki cezaevlerindeki işkenceyi, kötü muameleyi bütün kamuoyuna duyuran isimlerden bir tanesi Kifayet Ana. Bu süreçte Kifayet Ana’nın farklı alanlarda yürüttüğü mücadeleye de dikkat çekiliyor: Bazen bunu meclis önünde yapıyor, bazen cezaevi önünde yapıyor, bazen katıldığı panellerde, mitinglerde dile getiriyor, ifade ediyor”

    Keser, Kifayet Ana’nın yalnızca yerel değil, uluslararası ölçekte de bir mücadele yürüttüğünü ifade ediyor:

    “Berlin’den Zürih’e, Zürih’ten İzmir’e, İzmir’den Adana’ya, Adana’dan İstanbul’a, Ankara’ya kadar birçok kentte  iki oğlu şahsında cezaevinde kötü muameleye maruz kalmış, işkenceye maruz kalmış insanların sesi olmak için yollara çıkmış bir isim Kifayet ana. Sade bir hayattan direnişçi bir anaya dönüşme hikayesine tanıklık ediyoruz”

    “ARTIK HERKESİN ANNESİ”

    Yönetmen Keser, Kifayet Ana’nın zamanla bireysel bir figür olmaktan çıkarak kolektif bir sembole dönüştüğünü şöyle ifade ediyor:

    “Özellikle şunu da belirtmek gerekiyor ki Kifayet Ana sadece kendi çocukları için mücadele eden bir isim olmaktan çıkıp zaman içerisinde cezaevinde olan tanıdığı, tanımadığı bütün insanların Kifayet annesi. Kendi deyimiyle ya da  o dönemin cezaevinde tutulanların söylemiyle “K” annesi oluyor.

    Bu dönüşüm, yönetmen Diren Keser’in belgesel fikrinin de temelini oluşturuyor ve Keser şöyle devam ediyor,

    “Bir bütün olarak aslında Kifayet Ana’nın hikayesi bende büyük bir etki yarattı ve bu etkinin ışığında aslında bu belgeseli oluşturma fikri canlandı. Genel olarak o dönemin anlatım mı biraz daha farklı oluyor. Ben de bunu bir annenin gözüyle o dönemi anlatmaya çalıştım, ifade etmeye çalıştım”

    KADIN DİRENİŞİ VE 12 EYLÜL

    Keser, kadınların ve annelerin direnişinin dönüştürücü etkisine özellikle vurgu yapıyor:

    “Şöyle ki özellikle kadının direnişi işte Leman Fırtına’dan Didar Şensoy’a kadar ve sayamayacağımız onlarca yüzlerce annenin direnişi o dönemin bir şekilde dönüşmesine de yol açıyor. Ortaya koymuş oldukları mücadele 12 Eylül karanlığını yırtacak, aydınlığa kavuşturacak düzeyde oluyor. Türkiye’de sivil direnişin en görünür ve süreklilik gösteren biçimlerinden birinin “anneler hareketi” olduğunu ortaya koyuyor”

    TANIKLIK, DİRENİŞ VE BEDEL

    Keser, belgeselin merkezine tanıklığı yerleştiriyor:

    “Çünkü orada anlattığım sadece Kifayet Ana’nın mücadelesi değil. Yüzlerce, binlerce, onbinlerce annenin haykırışıdır. Aynı zamanda bu yaşadıklarını bütün toplumla paylaşıyor. Bu paylaşım hem bir tanıklık hem de bir yaşanmışlık. Kendisi de bunun içerisinde yer alıyor. Bazen göz altına alınıyor, bazen bir polisin copuyla belinde yaralar oluşuyor. Yerlerde sürükleniyor ama direnişi hiçbir zaman bırakmıyor”

    BAĞIMSIZ BELGESELCİLİĞİN ZORLUKLARI 

    Keser, belgeselin üretim sürecine dair önemli bir noktaya da dikkat çekiyor:

    “Bağımsız belgesel yapmak, özgün belgesel yapmak çok önemli, çok değerli. Ancak bu sürecin zorluklarını da saklamıyor: Her şeyden önce bir bütçen yok. Bütçesiz yapılan işler ve aynı zamanda gösterilmek istenen bir hikaye”

    “BU TOPLUM NE YAŞADI?”

    Keser, belgeselin izleyiciye yönelteceği temel soruyu şöyle ifade ediyor:

    “Bu toplum ne yaşadı? Nasıl yaşadı ve nasıl mücadele etti?”

    Yönetmen Keser, sözlerini güçlü bir çağrıyla tamamlıyor:

    “Cumartesi anneleri, Diyarbakır’da Koşuyolu Parkı’nda direnen mücadele eden seslerini duyuran anneler gibi bu toplumun içerisinde direnmiş olan bütün kadınların, anaların sesini duymak gerekiyor. Kayıpların bir an önce teslim edilmesi gerekiyor. Yerlerin akibetlerin açıklanması gerekiyor”

    CEM EKİNCİ/PİRHA 
  • ‘Kifayet Ana’ belgeselinin galası Mersin’de yapıldı-VİDEO

    ‘Kifayet Ana’ belgeselinin galası Mersin’de yapıldı-VİDEO

    PİRHA- 12 Eylül Anneleri’nden Kifayet Keçeci’nin hayatını anlatan ‘Kifayet Ana’ belgeselinin ilk gösterimi yapıldı.

    12 Eylül 1980 darbesinin ardından hapishane önlerinde, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kapılarında hak arayan annelerin ve insan hakları savunucularının mücadelesini anlatan ‘Kifayet Ana’ belgeseli izleyiciyle buluştu.

    Yenişehir Belediyesi Akademi yerleşkesinde yapılan gösterime Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sora çok sayıda yurttaş katıldı.

    Yönetmenliğini Diren Keser’in yaptığı belgeselde, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin karranlığına karşı mücadele eden isimlerden biri olan Kifayet Keçeci’nin hayat hikayesi üzerinden 12 Eylül Annelerinin/İnsanlarının kararlılığına ışık tutuyor.

    İHD Mersin Şubesi tarafından organize edilen gösterime Kifayet Keçeci de katılırken, gösterim sonrası yapılan konuşmalarda, annelerin özgürlük ve demokrasi mücadelesine vurgu yapıldı.

    PİRHA/MERSİN