Etiket: kıl köyü

  • Dersim Katliamı tanığı Sabriye Aslan: Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı!-VİDEO

    Dersim Katliamı tanığı Sabriye Aslan: Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı!-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nda katledilenlerin arasında yaşama tutunan Sabriye Aslan, “Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı” diyerek, o günleri ağıtlarla ifade ediyor.

    Dersim Katliamı, modern zamanların en büyük katliamlarından biri. “Şakileri modern dünyaya entegre edeceğiz” diyerek doğmamış bebekten, yürüyemeyen yaşlıya kadar on binlerce Dersimli, mağaralara zehirli gaz atılarak, kayaların dibinde kurşuna dizilerek, sığındıkları evler, ormanlar yakılarak katledildi.

    O dönemin tanıklarıysa sürgüne yollananlar yada tesadüfen katledilenlerin arasından sağ çıkanlar.

    Peki bu yaşanmışlıklara yürek nasıl dayanır? Sabriye Aslan, ağıtlara sığınarak dayanmış. Eşiğini aşıp hanesine mihman olduğumuz Sabriye ana, sevdiklerinin fotoğrafları arasında, yitirdiklerine yaktığı ağıtlarla karşılıyor.

    “Ne yaşandı, sen ne yaşadın?” sorusu odanın penceresinden uçup, Dersim’in dağlarına, ovalarına, sularına karşıyor. On binlerin 89 yıl önceki çığlığı Sabriye ananın cümlesinde yankılanıyor: “Bizim suçumuz neydi?”

    Dersim’in bitmeyen ağıdı, kadınların yüreğinden yükseliyor. Ailesi Nazımiye’nin Kıl köyünde katledilen ve bu ölülerin altında dağlara sığınan halası tarafında çıkarılan Sabriye ana, tutunmak için dayandığı bastonundan güç alıp, ağıtlar yakıyor sevdiklerine.

    Yüzlerce kitaba sığmayacak cümleyi fısıldıyor: Şimdi herşey biliniyor o zaman sessiz zamanlardı.

    Nuray ATMACA/DERSİM

     

  • Nazımiye’de 2 kişi öldürüldü!

    Nazımiye’de 2 kişi öldürüldü!

    PİRHA-Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi’nde 2 kişi öldürüldü.

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi’nde 2 kişi öldürüldü.

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Hüseyin Yaman isimli şahıs, aralarındaki husumetten dolayı Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek ve yeğeni Deniz Seyrek’i öldürdü.

    PİRHA/DERSİM

  • Pir İnanç Dolu: Biri istedi diye cem yapılmaz

    Pir İnanç Dolu: Biri istedi diye cem yapılmaz

    PİRHA-Nazımiye’nin Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme, Aleviler yoğun tepki gösterdi. Söz konusu cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu söyleyen Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, “Biri istedi diye cem yapılmaz yüzyıllardır pirlerin, taliplerin ibadet esnasında söyledikleri gibi ‘Hakk için ola seyir için olmaya’ sözü tam bu nokta içindir. Bizim ibadetimiz sadece toplanmak, deyiş söylemek sonrada semah dönmek değildir” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla cem yapıldı. Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    “BİZİM İBADETİMİZ SADECE DEYİŞ SÖYLEYİP, SEMAH DÖNMEK DEĞİLDİR”

    Cem gününün inanç açısından bir anlamı olması gerektiğini vurgulayan İnanç Dolu, “Biri istedi diye cem yapılmaz, yüzyıllardır pirlerin, taliplerin ibadet esnasında söyledikleri gibi ‘Hakk için ola seyir için olmaya’ sözü tam bu nokta içindir. Bizim ibadetimiz sadece toplanmak, deyiş söylemek sonrada semah dönmek değildir. Cem ruhen, vicdanen, ve aklen bir olmaktır. Alevi bir vali, bir kaymakam yada başka kurum amiri olabilir, ama buda ona özel cem yapma ya da yaptırma yetkisi vermez. Tam bu noktada ‘Kırklar Cemi’ mitolojisi gelir akla. Cem erkânına katılan canlar cemal cemale ve birdir. O yüzden kimse kartviziti, makamı ve üniformasıyla gelmez. Pirler bir yere seyahat ettiklerinde namerde muhtaç olmamak için heybelerinde ekmeklerini taşırlardı. Ismarlama cem hizmeti yapanlarsa mevki makam uğruna bu duruma düşmemeliydi” dedi.

    Yeni bir ‘Alevi açılımı’ndan bahsedildiği bu günlerde, Alevi pirlerine ve cemevi çalışanlarına maaş söylemleriyle böyle bir cemin konuşulmasının manidar olduğunun altını çizen Dolu, “Zorunlu din derslerine ilave olarak, din derslerinin 4-6 yasa kadar düşürülmesi, Aleviliğin bir inanç, cemevlerininde ibadethane olarak kabul görmemesi gibi önemli konuları konuşmamız gerekirken Alevi pirlerine maaş verilmesi gibi basite indirgenmesi kabul edilemez bir durumdur. Önemli olan her inancın resmi olarak aynı düzeyde görülmesidir. Alevi pirleri ve talipleri birlikte oluşturdukları rıza toplumu içerisinde bugüne gelmiştir. Maaş almazken talip toplumunun erkânını yürüten pirler kimseye muhtaç kalmamıştır. Bugün bu inanç o pirler ve o taliplerle ayaktadır” diye konuştu.

    “KİMSENİN İBADETİMİZE MÜDAHALE ETME HAKKI YOKTUR”

    Kurumlar, kurum amirleri, belediyeler ziyaretlere ve cemevlerine hizmet götürürken vatandaşlık hakkı çerçevesinde yaklaşması gerektiğini belirten Dolu, “Milletvekilleri, işadamlarımız da bir lokma verirken, diğer canlarımız gibi davranmalı. Bu lokmaları ve hizmetleri reklam amaçlı kullanmamalı. Pirler ve cemevi görevlileri de buna müsaade etmemeli. Kimsenin bize ibadeti öğretmesine, ibadetimize müdahale etmesine hakkı yoktur. Murşidler, pirler ve rehberler talipleri ile birlikte bugüne kadar bu hizmetleri yapmışlardır, mevki makam pesinden koşmadan, kartvizit ve etiket istemeden. Şimdi bakıyoruz siyasi parti temsilcileri isimlerinin önüne ocakzade etiketi yapıştırmış. Bizim yolumuz can incitmemiş, eline beline diline sahiplerin yoludur. Büyük, küçük, erkek ve dişi demeyenlerin, can olanların yoludur. Makamımız yol, ibadetimiz cemdir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    >Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!

    >Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    >Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

     

  • Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

    Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

    PİRHA-Nazımiye’nin Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme, Aleviler yoğun tepki gösterdi. Söz konusu cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu söyleyen HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Cem tiyatro, halk oyunu değil, inançsal bir ritüeldir ve sadece o inancın gerçekten parçası olmak isteyenler girebilir. ‘Hadi bir cem tutun görelim’ diyen devlet yetkililerinin orada oturmaları mümkün değildir” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla cem yapıldı. Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme tepki gösteren HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit PİRHA’ya konuştu.

    Yeryüzündeki bütün inançlar saygılı olunması gerektiğini söyleyen Koçyiğit, “Ama ne yazık ki Türkiye’de uzun yıllardan beri Alevi toplumu her zaman inancı asimile edilmek istenmiş. Aleviler de buna karşı bin yıldır direniş sürdürerek inancını bugüne kadar getirdiler. Geldiğimiz yüzyıl içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Alevi inancını yok sayan tutumunun değişmeden devam ettiğini görüyoruz. Devletin halen Aleviliğin ne olduğunu tartışıyor ve Aleviliği bir kalıba sokmaya çalışarak Sünniliğin yan dalı gibi gösterme arayışları var” dedi.

    “İNANCIMIZI KORUMAK HER ALEVİ YURTTAŞIN GÖREVİDİR”

    Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevi’nde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan cemin inanca yönelik bir müdahale olduğunu vurgulayan Koçyiğit, “Bu artık ‘bir cem tutun da bakalım nasıl tutuyorsunuz’ olayına dönmüş durumda. Yapılanlar kabul edilecek şeyler değildir” dedi. Koçyiğit, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Valilerin, kaymakamların, askeri personelin oturması ve oradaki halkımızın da cem tutması diye bir şey olamaz. O bir cem olamaz zaten. Cem tiyatro, halk oyunu değildir, inançsal bir ritüeldir ve sadece o inancın gerçekten parçası olmak isteyenler girebilir. ‘Hadi bir cem tutun görelim’ diyen devlet yetkililerinin orada oturmaları mümkün değildir. Çünkü cemde can olunur, daha önce de Ahmet Davutoğlu’nun gelip Tunceli Cemevinde posta oturması veya başkalarının makamlarından mevkilerinden aldıkları güçle o inancın mekanında oturmaları ve o inanca yönelik müdahalede bulunmaları kesinlikle kabul edilecek bir durum değildir. Buna bir şekilde karşı çıkmayan veya çıkamayanların da kendisini gözden geçirmesi gerekiyor. Alevi inancı böyle asimile olur, böyle yok olur. ‘Herkes gelsin bir şey olmaz’ derse ortada inanç diye bir şey kalmaz, inancımızı korumak her Alevi yurttaşın görevidir. Bu konuda Alevi toplumunun da ciddi eksiklikleri olduğunu da ifade etmemiz gerekiyor. Aleviler de inancını korumakta ve gelecek nesillere aktarmakta ne yazık ki sorunlar yaşıyorlar” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    >Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!

    >Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

  • Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    Nazımiye’de tepki çeken cemi Kaymakam istemiş: Bu kadar hizmet ettim bir cem yapayım!

    PİRHA- Nazımiye Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde Vali, Kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ve tepki çeken cemi, Kaymakamın istediği belirtildi. PİRHA’ya konuşan Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi Derneği Başkanı Yaşar Seyrek, “Bu sene Kaymakam biraz yardım etti. Bir depo yaptı. Sonra bu kadar hizmet ettim, burada bir cem yapayım, dedi” şeklinde konuştu. 

    Dersim Nazımiye ilçesine bağlı Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, Nazımiye Kaymakamı ve askerlerin katılımıyla geçen hafta bir cem yapıldı.

    Alevi toplumunun tepkisini çeken cemi, kaymakamın istediği ortaya çıktı.

    Kıl köyü Düzgün Baba Cemevi Derneği Başkanı Yaşar Seyrek’e ulaşarak cem ile ilgili sorularımızı yöneltip bilgi aldık.

    PİRHA: Bir cem yapmışsınız. Askerler, Vali, Kaymakam da var cemde. Nasıl katıldılar ceme?

    YAŞAR SEYREK: Kaymakam bey kendisi bir cem yapacağım, dedi.

    -Kaymakam Alevi mi? 

    Onu ben bilemem. Dikkat ederseniz hep askerdi, sivil yoktu.

    -Evet askerler de vardı. Bu cemevinin dedesi kim?

    Cemevinde Ali Ekber (Yurt) dede, Nesimi dede vardı.

    -Cemi bu kişiler mi yürüttü?

    Evet. Biz onay verdik, yapabilirsiniz, dedik. Bu sene Kaymakam biraz yardım etti. Bir depo yaptı. Sonra dedi ki bu kadar hizmet ettim, burada bir cem tutayım.

    -Her canı isteyen ‘cemevinde cem yapacağım’ diyebilir mi?

    Neden demesin. Bizim orası ibadet yeridir. Herkes gelir, kurbanını, niyazını dağıtır.

    -Ancak biliyorsunuz cemi Aleviler yapıyor. 

    Onlar cemevine geliyorsa bir şey diyeceğim yok.

    -Cemin bir anlamı var. Her isteyen ‘cem yapacağım ben’ diyebilir mi?

    Aleviler geldi cem yaptı da biz bırakmadık mı?

    -Hangi gün yapıldı cem?

    Perşembe günü.

    -Cemi, Ali Ekber Yurt mu yürüttü?

    Beraber yürüttüler. Vali vardı, Kaymakam vardı.

    -Askerler de resmi kıyafetiyle katılmışlar ceme. Neden öyle geldiler?  

    Bölük komutanı, askerler onlar da geldiler.

    -Ceme sivil kıyafetle katılması gerekmiyor mu? 

    Bir Valiye ben ‘burada cem yapmayın, girmeyin’ diyebilir miyim.

    -Her inancın kuralları var. Denilebilir tabi ki.

    Vali bey buraya girme deme şansım var mı?

    -Deme şansınız var tabi. Her isteyen ya da bir Alevi; camiye, kiliseye gidip ‘ben burada ibadet yapacağım’ diyebilir  mi? İstediği gibi girebilir mi?

    Girebilir, kimse ona girme diyemez ki.

    -Peki ‘Erenler cemine her can giremez’ demiyor muyuz?

    Biz adam seçmiyoruz.

    -İki Alevi derneği açıklama yaptılar. ‘Bizim cemevimiz gösteri merkezi değil, cemimiz tiyatro değil, seyirlik değil’ diyerek tepki gösterdiler bu duruma.

    Herkesin düşüncesi kendisine ait. Ben kimlik kontrolü yapamam. Burası ibadet yeri.

    -Peki askerler silahlarıyla mı cemevine girdi?

    Ne silahı, ne topu, ne tüfeği?

    -Tamam ama askerler ceme sivil kıyafetleriyle gelmemişti. 

    Ben kontrol edemem silahı var mı yok mu? İnsan insan olsun. Herkese kapımız açıktır. Cemevimize Aleviler neden yardım etmedi?

    -Doğru. Aleviler dayanışmalı, yardım etmeli elbette. Peki Kaymakam cemevine hangi yardımları yaptı? 

    Su deposunu, çatıyı, yolu, asfaltı, tuvaletleri yaptı.

    -Anladım. Sonra da ‘cem yapacağım’ dedi!

    İstanbul’da geldik. Derdimizi anlattık. Kimse derdimize derman olmadı. Belediye (Maltepe) Başkanı Ali Kılıç Alevidir ama yardım etmedi. Gürsel Erol her yere yardım etti, buraya etmedi.

    ***

    “CEMEVİ GÖSTERİ MERKEZİ, CEM SEYİRLİK DEĞİL”

    Bu arada, söz konusu ceme tepki gösteren iki Alevi derneği de dün yaptıkları açıklamada, “Cemde mevki, makam ön plana çıkarılmaz. Bunu düzenleyen hiç bir rehber, pir ve dernek başkanının hakkı yoktur ve olmaz da. Günümüzde bir inanç kurumuna gidip ‘siz inancınızı yerine getirin, biz de bir tiyatro, sinema izler gibi izlemeye geldik’ desek herhangi bir ibadete yakışır mı? İnanan bütün insanların inancına ters düşmez mi?” dedi.

    Açıklamada, “Kişi cemevine ziyarete gelirse benliğini, kibirini dışarda bırakarak bir can olarak yapar. Bu ziyareti reklam olarak kullanamaz. Ocaklarımızı ve ocakta bulunan cemevlerimizi siyasi sermayeye çevirmemeliyiz. Cemevleri, ocak, dergahlar bir müze, bir sergi, bir gösteri alanı değil, olmamalıdır da. Ocaklarımızı, Ziyaretlerimizi, İnançsal değerlerimizi bireysel çıkarlar ve menfaatleriniz için kimsenin kullanmaya hakkı ve yetkisi yoktur” denildi.

    PİRHA/ DERSİM

    İLGİLİ HABER

    Tunceli Valisinin ve askerlerin ceme katılması tepki çekti: Cemevleri, gösteri alanı değildir!