Etiket: kılıçkaya köyü

  • Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi katliamın 87. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Anmada yüzleşme çağrısı yapılırken, Alevilerinde daha fazla örgütlenmesi gerektiği ifade edildi.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’in düzenlediği anma programına Zini Gediği İnisiyatifi, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, DEM Parti milletvekilleri Ayten Kordu ile Celal Fırat, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Anma, Derviş Cemal Ocağı Firaz Yalvaç ve Seyit Derviş Cemal Ocağı evladı Cevahir Altunok’un okuduğu gülbeng ile çerağların uyandırılmasının ardından yaşamını yitirenler için tutulan saygı duruşuyla başladı.

    “DERSİM KATLİAMI’NDA YAŞANANLARI İNSANLARA ANLATMAMIZ LAZIM”

    ‘Dünyada Toplumsal Travmalarla Yüzleşme Örnekleri ve Türkiye’ başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Bedriye Poyraz, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Acılar yarıştırılamaz, her acı tektir. Ama biliyorsunuz bize benzer çok benzer katliam ve soykırım yaşandı. Amerika kıtasında 90-120 milyon civarında insan katledildi. Ama bunlar dile getirilmiyor. Dünyanın her tarafında katliamlar yaşandı. Katliamlar daha çok ulus devletler tarafından yapılıyor. İspanya’da, Afrika’da, İngiltere’de ve Amerika kıtasında çok büyük soykırımlar yaşandı. Bizim ülkemizin dışındaki ülkelerde yapılan soykırımla yüzleşiliyor ama bizim ülkemizde yüzleşme gerçekleşmedi. En azından helalleşmenin gerçekleşmesi gerekiyor. Bütün mesele bizim dışımızdakilerin aynı acıları yaşamamasıdır. Eğer bir ülke geçmişiyle yüzleşemiyorsa o ülkede demokrasinin olmadığını söylemek mümkündür. Türkiye ve dünya kamuoyu zaten Dersim Katliamı’nı bilmiyor. Bizim yaşananların insanlara anlatmamız lazım.”

    “DEVLET, KOLLEKTİF TRAVMALARDAKİ SORUMLULUĞUNU AÇIKÇA ÜSTLENMELİDİR”

    Zini Gediği İnisiyatifi adına konuşan Kenan Düzgünkaya, şunları ifade etti:

    “Sorgusuz sualsiz, hiçbir yargıya tabi tutulmadan katledilen 97 mazlumu pak canı anmak; onların anısına çerağ uyandırmak, ağıtlar söylemek, yüzleşmek ve toplumu yüzleşmeye davet ederek iyileşmek için, bu kara günün 87. yıl dönümünde bir kez daha buradayız. Eğer o koca yürekler kırıma uğramasaydı, belki de toplumsal belleğimizde silinmeyecek güzelliklere imza atacak, umutlarını ve hayallerini gerçekleştireceklerdi. Ama tarih, susarak iyileşmez!

    Zini Kırımı’nı hatırlamak ve hatırlatmak; geçmişin acılarıyla yüzleşmek, adalet duygusunu diri tutmak ve katledilen atalarımızın anısını yaşatmak için buradayız. Taleplerimiz karşılanana dek de burada olacak, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    Kayıp yakınları olarak taleplerimiz şunlardır:

    – Dereye yuvarlatılan Ateş Çember’i derhal yerine konmalıdır.

    – Kılıçkaya Köyü’nde, Zini İnisiyatifi tarafından “Anıt Mekanı” olarak projelendirilen yer için bütçe temin edilmelidir.

    – Devlet, kollektif travmalardaki sorumluluğunu açıkça üstlenmelidir.

    – Devlet kollektif travmaları tanıdığını, tören, anıt, müze vb. projelerle somutlaştırmalıdır.

    – Zini Gediği ve diğer kayıplarla ilgili arşivler mutlaka açılmalı ve bu konu siyasi hesaplar için istismar edilmemelidir.

    – Mal ve can kaybı olanların, yerinden edilmişlerin maddi kayıpları , gerçek kayba orantılı bir şekilde tazmin edilmelidir.

    – Zini Gediği ve diğer kayıpların ve yakınlarının onurları, itibarları ve haklarını iade eden resmi bir açıklama yapılmalıdır.

    – 38 süreci ve sonrasında meydana gelen olaylarla ilgili sorumlulukların kabülünü ve gerçeklerin tanınmasını içerecek şekilde, kamuoyundan özür dilenmelidir.

    – Meydana gelen ihlâllerin doğru bir anlatımı, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk eğitimi ve çalışmalarına yönelik dokümanlara dahil edilmelidir.

    – En önemlisi ihlâllerin bir daha tekrar etmeyeceğine dair kamuoyuna garanti verilmelidir.”

    “ADALET SAĞLANANA KADAR MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, katliamların zaman aşımına uğratılmak istendiğine dikkat çekerek, “İnsanlık suçu olmasına rağmen bize yaşatılan katliamları zamanaşımıyla unutturmak istiyorlar. Bu ülkede barış ve demokrasi mücadelesi verenler olarak yaşanan katliamlarla yüzleşilmesi için mücadelemizde vazgeçmedik. Hakikatle yüzleşmek bu tekçi ve inkârcı anlayıştan vazgeçilmesi gerekiyor. Adalet sağlanana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BARIŞ GELECEKSE YAPILAN KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMELİ”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise, “İnancımız ve kimliğimizden dolayı geçmişten bugüne katledildik. Bugün Suriye’de on binlerce Alevi katledildi. Bu zihniyetin sonucu olarak 1938 Katliamı’nda Gazi’de ve Gezi’de katledildik. Eğer bu ülkeye barış gelecekse yapılan katliamlarla yüzleşilmesi gerekiyor” şeklinde ifade etti.

    “MÜCADELE ETMELİYİZ”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “87 yıl önce katliam yaşandı. Bugün de bu topraklardaki çok kültürlü yapıya bir saldırı var. Hepimizin üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. Alevilerin yaşadığı topraklarda asimilasyon kırımına karşı sorumluluk almak gerekiyor. Bu topraklarda bir daha aynı katliamların yaşanmaması için mücadele etmeliyiz” ifadelerine yer verdi.

    “KATLİAM YAŞAYAN HERKESLE ORTAK HAREKET ETMELİYİZ”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, katliamları Alevi, Bektaşi, Kızılbaş oldukları için yapıldığının altını çizerek, “Tarihsel bir sorunla karşı karşıyayız. Aleviler hep tehlike olarak görüldü. Çünkü Aleviler her alanda örgütlü. Aleviler kendi ilkelerinden asla vazgeçmemeli. Bu topraklarda sadece Alevilere katliam yapılmadı, o yüzden acılarımızı ortaklaştırmamız lazım. Katliam yaşayan herkesle ortak hareket etmemiz lazım. Aleviler olarak en çok barışı isteyenleriz. Barış sadece Diyarbakır’dan değil Dersim’den ve Zini’den geçer” diye belirtti.

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, katliamlar ve soykırımların sadece öldürmekle yaşanmadığını vurgulayarak, “Roboski’de, Sivas’ta, Suruç’ta insanlar katledildi ve katledilmeye devam ediyor. Bugün ülkemizdeki zihniyet Hizbullah ve Sivas katillerini affediyor ama çocuklarımızı hapse atıyor. Bir yandan barış ve demokratikleşmeyi anlatıyorlar bir yandan da bizleri hapislerde çürütüyorlar” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, demokratik bir ülke sağlanacaksa geçmişle yüzleşilmeli diyerek, “1938 üzerinden kaç yıl geçmiş biz halen katledilen yakınları olarak anma yapıyoruz. Toprağa kefensiz düşenlerin huzurunda saygıyla eğiliyorum” diye konuştu.

    DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir de, 1937’de Dersim’in imha edilmesi için operasyon kararı alındığını hatırlatarak, “Bunların asıl amacı kendileri gibi yaşamayan Alevi ve Kürtleri katletmektir. Haksız ve hukuksuz yere katledilen atalarımızın hesabını vermek zorundalar” ifadelerini kullandı.

    Anma, Metin Sarı, Simge Şahin ve Mikail Aslan’ın okuduğu deyişlerin ardından lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    PİRHA-Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anacak. Anma 8 Ağustos Perşembe  saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildi.

    Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri 8 Ağustos Perşembe günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anacak.

    “KATLEDİLEN ATALARIMIZI ANACAĞIZ”

    Zini Gediği Katliamı’nın 86. yılı nedeniyle yapılacak anma programına ilişkin Zini Gediği İnisiyatifi, yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Zini Gediği’ne getirilenlerin tümü yargısız infazla kurşuna dizildi. Cesetler kurda, kuşa yem edildi. Bu ıssız dağlarda 97 köylü katledilirken, aileleri de bilemedikleri bir yolculuğa; sürgüne zorlanmışlardır. Bu kırımı hatırlatmak, katledilen atalarımızı anmak üzere, sizleri 8 Ağustos’ta, saat 16:00’da, Erzincan Kılıçkaya’daki etkinliğe davet ediyoruz.”

    PİRHA/ ERZİNCAN

  • Zini Gediği’nde katledilen 97 Alevi anısına ‘Ateş Çemberi’nde semah dönüldü-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen 97 Alevi anısına ‘Ateş Çemberi’nde semah dönüldü-VİDEO

    PİRHA- 8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Kılıçkaya köyünden Zini Gediği’ne götürülerek kurşuna dizilen 97 Alevi anılıyor. Kılıçkaya köyünde ‘Zini Gediği Anma Mekanı’ ve ‘Ateş Çemberi’ olarak inşa edilen yerde katledilenler anısına deyişler okunup semah dönüldü.  

    Dersim Katliamı’nın yapıldığı dönemde 8 Ağustos 1938’de, herhangi bir sebep belirtilmeden köylerinden askerler tarafından toplanan 97 Alevi yurttaş, iple birbirine bağlı olarak götürüldükleri  Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizilerek katledildiler.

    97 Alevinin sebepsiz yere katledilmelerinin acısı dinmiyor. Katliamda yakınlarını kaybedenlerin oluşturduğu Zini Gediği İnisiyatifi öncülüğünde 97 can için, 7 Ağustos’ta Zini Gediği’ne kilometrelerce yürüyüş yapılarak, katledildikleri yerde gülbenkler okunup ağıtlar yakıldı, 8 Ağustos’ta ise Kılıçkaya köyünde bir panel düzenlenerek, katledilenler anıldı, kayıp yakınlarının talepleri dile getirildi.

    Zini Gediği İnisiyatifi, 97 Alevinin anısına 8 Temmuz 2014’te,  ‘Zini Gediği Anma Mekanı’ ve ‘Ateş Çemberi’ inşa etmişti.

    Dün de ‘Ateş Çemberi’nde yakılan ateşle ve deyişler eşliğinde dönülen semahla katledilen canlar anıldı.

    Zini Gediği İnisiyatifi Sözcüsü Erdal Kılıçkaya, sosyal medya hesabından “Zini Gediği’nde katledilen canlar anısına yapılan “Ateş Çemberi”nde yaktığımız ateşle atalarımızı andık. Anılarına saygıyla.” dedi.

    Kılıçkaya Sema Kaygusuz’un “Yüzünde Bir Yer” romanından şu alıntıyı da paylaştı:

    “Bundan yetmiş küsur yıl önce, henüz bir kıvılcım, ateşin dibindeki kızgın taş, yanmaya başlar başlamaz çıtırdayan kuru dallar denli yalın bir niteliğin vardı. Bir dağ yamacındaki gümüşkırı kayaçların gözüyle bakıyordun olan bitene. Bir mekândın orada. Mekâna yayılan tinsellik sen içre kalıcı bir ruh haliydi. O gün hem kendini yanan alev, hem de ateşte ısınan insandın.”
    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA- Zini Gediği’nde katledilen 97 can katliamın 85. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Kürt ve Alevi coğrafyasında katliamın insansızlaştırma, demografik değişim ve asimilasyon ile devam ettiği vurgusu yapılan anmada devletin katliamlarla yüzleşmesi çağrısında bulunuldu.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 can anıldı. Anma programına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, Zini Gediği İnisiyatifi, Yeşil Sol Parti Milletvekilleri Ayten Kordu ve Celal Fırat, Sosyolog Prof. Dr. Şükrü Aslan ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Özkan Tacer’in yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Zini Katliamı’nda katledilenler 85. yılındaki anma programında  ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı. Pir Mehmet Gazi’nin verdiği gülbenklerle katledilenler anılarak çerağlar uyandırıldı. Katliamda yaşamını yitirenler anısına gerçekleşen 1 dakikalık saygı duruşu sonrasında program başladı.

    Zini Katliamında yaşamını yitirenlerin isminin okunduğu anmada katılımcılar hep bir ağızdan ‘burada’ dediği anma etkinliğinde Kırmanci ağıtlar okundu.

    KILIÇKAYA: SÖZ KONUSU FİZİKİ BE KÜLTÜREL İMHAYDI

    Zini Gediği İnisiyatifi Sorumlusu/Sözcüsü Erdal Kılıçkaya, Zini Gediği Katliamı’nda katledilenler için inşa edilen iki anıtın saldırıya uğradığını ve köy içinde yapılan ateş çemberinin dereye atıldığını belirterek, “Yıllarca yasaklı bölge ilan edildiği için insanlar yakınlarının kemiklerini yıllar sonra buldular. Kurda kuşa yem olmuşlardı. Aileleri zorunlu sürgüne gönderildi. Söz konusu olan fiziki ve kültürel imhaydı. Bu kırımı hatırlatmak, Türkiye’yi iktidarıyla, toplumuyla ve geçmişi ile yüzleşmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ŞÜKRÜ ASLAN: HAFIZAYI OLUŞTURMALIYIZ

    Anmada söz alan Sosyolog Prof. Dr. Şükrü Aslan, katliamı belgelemenin dışında mekan ve hafıza oluşturmanın ihtiyaç olduğuna işaret ederek, “Zini Katliamını yerinde gördüğümüzde amacımız bir hafıza mekanı kurmaktı. Kılıçkaya köyü ve katliamın olduğu yerde iki hafıza merkezi tasarladık. Katliamda yaşamını yitirenler için doğal taşlardan bir yapı oluşturduk ve beton kullanmadık. Bütün kemikleri toplayıp içerisine koyduk. Yüzleşmek o kadar önemli ama ona müsaade edilmedi. Arşivlerin açık olduğu, dilekçeye cevap alınabilen bir ülke olsa katliamda yer alan askerlerin ismini dahi öğrenebiliriz. Onların çocuklarını yüzleşmeye davet etmek gerekir. Yasak mıntıkanın en önemli özelliği; toplu katliamların tamamı yasak mıntıkada yapılıyor. Yasak olduğu için kimse giremiyor ve cenazeler kurda kuşa yem oluyor. Bu ülke bu katliamı bir sorun görmeye devam ettikçe nasıl ileriye gidecek? Bizim mezar taşlarımızın hikayesi artık anadilinde yazılıyor. Hafızamızı orada görünür kılıyoruz. Onların artık hikayeleri ve mezar taşları var. Ama bu yeterli değil, daha fazlası yapmamız gerekiyor. Katliamı sadece belgelemek dışında mekan ve hafızayı topluma götürmemiz gerekiyor. Bizler belki göremeyeceğiz ama bu ülke katliamlarla yüzleşecektir” diye konuştu.

    AYTEN KORDU:ALEVİLER VE KÜRTLERİ BEKLEYEN TEHLİKELER VAR

    Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, faşizmin Aleviler ve Kürtlere yeni katliamlar yaşatmak istediğini belirterek, “Dersim’de soykırımda yaşamını yitirenleri anıyoruz. Biz buna tertele ve soykırım dedik. Zini Gediği’de 38’in bir kırımıdır. Mezarı olmayan çok insanlarımız var, çok azı açığa çıkarıldı. Faşist zihniyetin katliamın üstünü örtme çabaları bizleri şaşırtmıyor. Katliam ve asimilasyon projesinin devamı olarak bunlar devam ediyor. Faşizm devam ettikçe biz Kürtleri- Alevileri bekleyen tehlikeler olacaktır. Mücadeleyi hep birlikte yürüteceğiz. Dersim ve Kürt coğrafyasında soykırımlar gerçekliği var” dedi.

    CELAL FIRAT: CUMHURİYETİN İLK YÜZYILI ALEVİLERE ÇOKÇA KATLİAM GETİRDİ

    Cumhuriyetin ilk yüzyılında Alevilerin çoklu soykırımlara maruz kaldığını söyleyen Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, “Cumhuriyetin birinci yüzyılında katliamlara maruz kaldık. Halkları düşmanlaştırdılar. Katliamlarla karşı karşıya gelen halkaların bir arada olması lazım. Bu coğrafyada ziyaretlerimiz, inancımız farklık imliklere büründürülmek isteniyor. Erdoğan bu arşivleri açmak ile mükelleftir. Katledilenler için bir taş koymamıza dahi karşı olan bir Yezit zihniyet var. Savaş politikalarıyla insanları katlederek, coğrafyamızı yakarak büyük devlet olunmaz” ifadelerini kulandı.

    MAÇOĞLU: TOPLUM HAFIZAYI UNUTMAZ!

    “38 öncesi ve sonrası Mezopotamya toprakları çokça katliamların gören topraklardır” diyen Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu ise, “38 öncesi ve sonrası Mezopotamya toprakları çokça katliamların gören topraklardır. Türkiye halkları birlikte yaşamayı seçti. Katliamları görüldüğü her alanda birbiri ile buluşması, acılarını paylaşması ve bir hafıza oluşturması lazım. Sistem kendisi gibi düşünmeyene yöneliyor. Çıban başı demesinin de sebebi budur. Emin olabiliriz; gelecekte bu katliamla yüzleşip özür dileyecekler. Bu toplum o hafızayı unutmaz, o hafızayı dirileştirir. Karşımıza geçip yüzüme, gözümüzün içine bakacaklar. Katliamlar gören toplumlarla ortaklaşmamız lazım. Toplumun vicdanı kurumadan onların vicdanı kuruyacak” şeklinde konuştu.

    MUSTAFA ASLAN: İKTİDAR, ALEVİLİĞE ALENİ SALDIRIYOR

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, AKP iktidarının Aleviliğe yönelik saldırıların aleni ve asimilasyon hedefli olduğunu dile getirerek, “Bu ülkede gözyaşı ve kan döküldü. Devleti yönetenleri biz Alevilerin iyi tanıması gerekiyor. Alevileri katlettiler, yeniden döndüler. Alevilerin yaşam alanlarını, ormanlarını ve inancını yok etmeye çalışıyorlar. O günün işbirlikçileri ile bugünün işbirlikçileri değişmiyor. AKP iktidarının diğer iktidarlardan farkı ise saldırılarını aleni yapıyor ve Alevilere Aleviliği katletmek için kullanıyor. Alevilerin köyleri taş ocakları ile nefes almada bile zorlanıyor. Dergahlarımıza, ocaklarımıza ve yolumuza sahip çıkmak gerekiyor. Akbelen katlediliyor, Cudi yok ediliyor. Acıları ayrıştırmaya değil, birleştirmeye ihtiyacımız var” diye belirtti.

    CUMA ERÇE: YA YÜZLEŞECEĞİZ YA ÇÜRÜYECEĞİZ

    Tarihle yüzleşmenin ancak bilmekle mümkün olacağına vurgu yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, “Tarihle yüzleşmek ancak bilmekte geçiyor. Coğrafyanın her yerinde kan var. Bütün acılar arasında bir köprü kurmak zorundayız. Akbelen’le Cudi, Madımak ile Zini Gediği arasında köprü kurmak durumundayız. Ya çürüyeceğiz yada yüzleşeceğiz. Katliamcılar yaptıklarını haklı görüyorlar, arkasındalar ve savunuyorlar. Hiçbir katliamı yanlışlıkla yapmış değiller, hepsi planlı. Biz bu katliamları ülke sınırlarının dışına taşımalıyız” dedi.

    MUSA KULU: ALEVİ VE KÜRT COĞRAFYASI HEDEFLENDİ

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Musa Kulu da, coğrafyadan Raa Haq inancının ve toplumsal hafızasının yok edilmesinin planlandığını ifade ederek, “Zini Gediği’nde talipten pire, çocuktan kadına herkes katledildi. Bu topraklardan Alevilerden, Kürtlerden ve toplumsal hafızadan silinmek istendi. Kürt ve Alevi coğrafyasını devlet eli geçirdi. Çetin bir ceviz vardı, Raa Haq coğrafyası idi. Ondan eser bırakmayacaklardı. Bunun üzerine soykırımı kurguladılar. Coğrafyası insansızlaştırıp inancını asimilasyona tabi tuttular. Ama toplum artık hafızasına, inancına, coğrafyasına sahip çıkıyor” diye konuştu.

    ÇANKAYA: DİRENEREK KAZANABİLİRİZ

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya ise “Bu coğrafyayı Alevisizleştirdiler. Alevisizleştirerek, Kürtleri sürgün etmenin projeleri tuttu. Geçmişte Erzincan denilince Aleviler akla gelirdi. 85 yıldır yaşlılarımız inancını gizlice yaşadılar. Yalnız sözlerle bu sorun çözülmez. Kurduğumuz mekanları devlet başka bir inanç merkezlerine benzetmek istiyor. Bizim görevimiz direnerek kazanmaktır” diyerek mücadele çağrısında bulundu.

    KAYIP YAKINALRININ TALEPLERİ

    Anmada kayıp yakınlarının talepleri şöyle sıralandı:

    – Dereye yuvarlatılan Ateş Çember’i derhal yerine konmalıdır.

    – Kılıçkaya Köyü’nde, Zini İnisiyatifi tarafından “Anıt Mekanı” olarak projelendirilen yer için bütçe temin edilmelidir.

    – Devlet, kollektif travmalardaki sorumluluğunu açıkça üstlenmelidir.

    – Devlet kollektif travmaları tanıdığını, tören, anıt, müze vb. projelerle somutlaştırmalıdır.

    – Zini Gediği ve diğer kayıplarla ilgili arşivler mutlaka açılmalı ve bu konu siyasi hesaplar için istismar edilmemelidir.

    – Mal ve can kaybı olanların, yerinden edilmişlerin maddi kayıpları , gerçek kayba orantılı bir şekilde tazmin edilmelidir.

    – Zini Gediği ve diğer kayıpların ve yakınlarının onurları, itibarları ve haklarını iade eden resmi bir açıklama yapılmalıdır.

    – 38 süreci ve sonrasında meydana gelen olaylarla ilgili sorumlulukların kabülünü ve gerçeklerin tanınmasını içerecek şekilde, kamuoyundan özür dilenmelidir.

    – Meydana gelen ihlâllerin doğru bir anlatımı, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk eğitimi ve çalışmalarına yönelik dokümanlara dahil edilmelidir.

    – Ve en önemlisi ihlâllerin bir daha tekrar etmeyeceğine dair kamuoyuna garanti verilmelidir.

    – Taleplerimiz kabul edilmediği sürece, ne kayıp canlarımızın ne de biz kayıp yakınlarının ruhu huzur bulmayacaktır.

    – Acımıza ortak olan ve bu anmaya katkı sunan herkese selam ve hürmetle.

    Anma Sanatçı Erdoğan Emir’in söyledi eserler sonrasında lokmaların paylaşılmasıyla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Aleviler, Erzincan’ın Zini Gediği’nde 85 yıl önce kurşuna dizilen 97 köylüyü anmak için Kılıçkaya köyünden Zini Gediği’ne yürüdü. 

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 97 Alevi, saatlerce aç, susuz yürütülerek, “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    7 KİLOMETRE YÜRÜNDÜKTEN SONRA 3200 KİLOMETRE TIRMANDILAR

    Zini Gediği’nde 85 yıl önce katledilenler için bugün Aleviler Zini Gediği’ne yürüyüş yapıyor. Erzincan Kılıçkaya köyünden toplananan Aleviler, sabah saat 05.00’te yürümeye başladı. 7 kilometre yürüyerek 3200 kilometre yüksekliği tırmandıktan sonra katliam noktasına ulaşan Aleviler, burada anmayı gerçekleştirdiler.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 can katliamın 84. Yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Alevi kurum başkanları, katliamlar yaşanmasının nedenin tekçi, ırkçı anlayış olduğunu vurguladılar. 

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 can anıldı. Anma programına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Zini Gediği İnisiyatifi, HDP Erzincan İl Örgütü, EMEP Erzincan İl Örgütü, CHP Erzincan İl Örgütü, PSAKD Erzincan Şubesi, Eğitim-Sen Erzincan Şubesi ve Erzincan Dersimliler Kültür Derneği katıldı.

    Anma programında ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı. Program Kureyşan Ocağı’ndan Derviş Erdemin okuduğu gülbeng ile başladı.

    Zini Gediği İnisiyatifi adına anma programının açılış konuşmasını yapan Kenan Düzgünkaya, “8 Ağustos 1938’de herhangi bir sorgulama ve yargılama olmadan köylerinden toplanan 100’e yakın insan aç, susuz bir halde saatlerce yürütülerek Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildi” ifadelerini kullandı.

    “TARİHİMİZİN KATLİAMLAR TARİHİ OLMASI TESADÜFİ DEĞİL”

    Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “Katliamlar yaşanmasının nedeni tekçi, ırkçı anlayış. Bu topraklar içerisinde herkes Türk ve Sünni olacak, bunun dışındaki bütün kimlikleri tanımayan bir devlet üst aklı var. Tarihimizin katliamlar tarihi olması tesadüf bir durum değil, artık katliamları anmaktan başka bir şey yapamaz durumdayız” dedi.

    “BİZİ YOK SAYAN TEKÇİ ANLAYIŞA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Bu topraklarda yaşanan katliamların tek nedeninin kendi dışında herkesi yok sayan anlayış olduğunu belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Tekçi, inkârcı anlayış bu ülkede 84 yıldır iktidarda ve iktidarda olmaya da devam ediyor. 84 yıl önce inancından dolayı katledilen atalarımıza saygıdan dolayı kendi inancımızdan ödün vermeyeceğiz, kimseye benzemeyeceğiz ve kimseye de benzeşmeyeceğiz. Biz bugün kendi inancımızdan uzaklaştık, bizi yok sayan tekçi, ırkçı anlayışa karşı birlikte mücadele etmeliyiz” diye belirtti.

    “ÖRGÜTLENMEDİĞİMİZ SÜRECE KATLİAMLARI YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Örgütlenmedikleri sürece katliamları yaşamaya devam edeceklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Niçin katlediliyoruz, niçin sürekli baskıya, şiddete, ayrımcılığa uğruyoruz sorularının yanıtını bulmak zorundayız. Çünkü biz bu zihniyetin değişiminden yana olanlarız” diye konuştu.

    Anma, konuşmaların ardından lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

     

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Katliamı’nda katledilenler 83. Yılında Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Zini Gediği Katliamının sistemin Alevilere, Kürtlere reva gördüğü katliamlardan birisi olduğunu belirten HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “1938’de Dersim’de katliam yapanların bir amacı vardı. Dersim’i, Kürtlüğü, Kızılbaş inancını yok etmek istiyorlardı onun için de Dersim’de çocuk, kadın, yaşlı demeden herkesi katlettiler ve bugün halen bu katliam süreci açığa çıkmış değil” dedi.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 100’den fazla can bugün anıldı. Anma programına HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP PM Üyesi Nesimi Aday, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya,Zini Gediği İnisiyatifi, HDP Erzincan İl Örgütü, EMEP Erzincan İl Örgütü, CHP Erzincan İl Örgütü, PSAKD Erzincan Şubesi, Eğitim-Sen Erzincan Şubesi ve Erzincan Dersimliler Kültür Derneği katıldı.

    Zini Katliamı’nda katledilenler 83. Yılındaki anma programında ‘Dersim’den Zini’ye yapılan bütün katliamları kınıyoruz’, ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı.

    “BUGÜN HALEN KATLİAM SÜRECİ AÇIĞA ÇIKMIŞ DEĞİL”

    Zini Gediği Katliamının sistemin Alevilere, Kürtlere reva gördüğü katliamlardan birisi olduğunu belirten HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “1938’de Dersim’de katliam yapanların bir amacı vardı. Dersim’i, Kürtlüğü, Kızılbaş inancını yok etmek istiyorlardı onun için de Dersim’de çocuk, kadın, yaşlı demeden herkesi katlettiler ve bugün halen bu katliam süreci açığa çıkmış değil. Bugün herkesin yüreğinde bir sızıdır Dersim bu sızının dinmesi sadece gerçek bir yüzleşme ile olur” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, “Zini Gediği Katliamında katledilenler için anıt inşa ettik ama iki anıtımızı da yerle bir ettiler. Birini Zini Gediği’nde yıktılar ikincisi köy içinde yaptığımız ateş çemberini de dereye yuvarladılar. Mücadelemiz devam ediyor Erzincan Başsavcılığına yapmış olduğumuz kemiklerin DNA testi yapılarak bize teslim edilme talebi ışık hızıyla geri çevrildi, üst mahkemeye başvurduk oradan ret yanıtı gelince davayı AİHM’e taşıdık. Ortada duran insan kemikleri bizim olabilir, akrabalarımızın olabilir ama ortada bir insanlık dramı yaşanıyor. Anayasal hak olan herkesin mezar yeri olma hakkını bile bize reva görmüyorlar ama bundan sonrada mücadelemiz devam edecek” dedi.

    Tarihte yapılan bütün katliamların devletin desteğiyle olan katliamlar olduğunu vurgulayan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Devletten habersiz hiçbir katliam bu ülkede yapılmaz. Sivas’ta, Maraş’ta seyirci kaldı devlet. Ortada bir sorun var ama biz ne zaman birliğimizi, beraberliğimizi sağlarsak ancak o zaman bu katliamlardan kurtuluruz” diye konuştu.

    Zini Gediği inisiyatifinin taleplerini devlet yetkililerine ilettiğini belirten EMEP Erzincan İl Başkanı Haydar Polat, “Yıllardır gayet insani olan talepler muhatapsız kaldı. 1938’de 97 masum insan barbarca katledildi. Gelinen aşamada bırakın insani bir bakış açısını halen insanlığa yakışmayan çok olumsuz tepkilerle karşılaşıyoruz atalarımızın katledildiği yerde yaptığımız anıt mezar bile tahrip edilerek barbarlıkta sınır tanımadıklarını gösterdiler” dedi.

    Anma programı konuşmaların ardından türküler ve lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    Cihan BERK/DERSİM