Etiket: kırklareli

  • 28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleşti- VİDEO

    28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleşti- VİDEO

    PİRHA- 28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri büyük katılımla gerçekleşti. Etkinlikte konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevi-Bektaşi toplumunun bireyleri olarak hiç kimseyi inancından, etnik kimliğinden, dilinden dolayı ötekileştirilmesine izin vermeyelim. Bizler birlikte yaşamı, kardeşliği, barışı savunmak zorundayız” dedi.

    Balkanlar’ın kırk ereninden birisi olarak kabul edilen, yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra bile adına yapılan etkinlikle başta tüm Trakya bölgesi olmak üzere, insanları buluşturup, kaynaştırmayı başaran Topçu Baba, adına yapılan etkinlikle anıldı.

    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Etkinlikleri’nin 28’incısı düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği ve Alevi Bektaşi Fecerasyonu tarafından her yıl haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

    Etkinliğe Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF yönetimi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu’nun yanı sıra Kırklareli, Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden gelen yüzlerce yurttaş katıldı.

    Anma etkinliklerinde çeşitli bölgelerinden gelen Kapaklı, Edirne, Silivri, Çorlu ve Hubyar Sultan talipleri semahlar döndü.

    Yine etkinlikte Zakir Ersin Şahan, Ozan Yavuz, Halk Ozanı Ali Balı ve Ali Ekber Eren, nefesler ve deyişler okudu.

    “BİZLER BİRLİKTE YAŞAMI VE BARIŞI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”

    Toğu Baba Anma Etkinliği’nde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Bizler Alevi-Bektaşi toplumunun bireyleri olarak hiç kimseyi inancından, etnik kimliğinden, dilinden dolayı ötekileştirilmesine izin vermeyelim. Pirlerimiz, babalarımızi yol ulularımız bize bu mirası bıraktı. Bizler birlikte yaşamı, kardeşliği, barışı savunmak zorundayız. Yılda on binlerce insanın geldiği, pirinin huzuruna çıktığı bu dergahta hizmet eksiliğini bizler burada da gördük. Buraya gelebilecek rahat bir yola ihtiyaç var” diye belirti.

    Sanatçıların sahne aldıkları etkinlik sonunda geleneksel olarak, yöre insanın kendi katkılarıyla hazırlanan kurbanlar ve lokmalar paylaştırıldı.

    PİRHA/KIRKLARELİ

     

     

     

     

     

  • Kırklareli Topçu Baba Cemevi, Trakya Bektaşileriyle buluşma toplantısı yaptı -VİDEO

    Kırklareli Topçu Baba Cemevi, Trakya Bektaşileriyle buluşma toplantısı yaptı -VİDEO

    PİRHA- Kırklareli Topçu Baba Cemevi, Trakya Bektaşileriyle bir toplantı düzenledi. Toplantıda, asimilasyon politikalarının son dönemde değiştiğini belirten ABF Başkanı Mustafa Aslan, “Politika şu; Siz bizim kardeşimizsiniz. Biz sizi çok seviyoruz ama bizim dediğimiz gibi inanmıyorsunuz. Bizim dediğimiz gibi inanmanıza ihtiyacımız var diyorlar” değerlendirmesini yaptı.

    Kırklareli Topçu Baba Cemevi, Trakya Bektaşileriyle bir toplantı düzenledi. Toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan, Kırklareli Üniversitesi’nden akademisyen Ali Çakır ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Aydın Deniz katıldı.

    “BİZİ BÖLMEYE, BİRBİRİMİZDEN AYIRMAYA YÖNELİK ADIMLAR ATILIYOR”

    Toplantıda bir konuşma yapan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Araştırmacı-Yazar Aydın Deniz, özellikle Hacı Bektaş anmalarından sonra federasyonun aldığı karar doğrultusunda bölgelerde toplantılar yapma kararı aldıklarını, bu toplantılar sayesinde hem bölgedeki sorunlar hem de genel sorunlar üzerine halkla buluştuklarını belirterek, şunları söyledi:

    “İstanbul, Bursa’da yaptık ve şimdi Trakya’da bunu gerçekleştiriyoruz Alevi Bektaşi toplum üzerine çok ciddi, cumhuriyetin ikinci yüzyılında farklı asimilasyon politikaları uygulanmaya başladı. Bugüne kadar bizi zorunlu din dersleri ve diğer taktiklerle asimile etmeye çalışmaları yetmedi. Şimdi farklı direkt dokunarak, direkt kurum insanlarımıza, dedelerimize, babalarımıza, muhtarlarımıza dokunarak asimile etmeye, bizi eritmeye, inancımızı tamamen yok etmeye yönelik girişimlerin kurumsal olarak devletin eliyle yapıldığına hepimiz şahit olduk. Özellikle Hacı Bektaş anmalarında zaten işgal altında olan dergahımız üzerine, bir de etkinliklerimizi işgal etme cüretini gösterdiler. Bizi bölmeye, birbirimizden ayırmaya, düşünsel fikirsel olarak da koparmaya yönelik ciddi adımlar atılıyor ve halen de özellikle Trakya bölgesinde buna yönelik ciddi girişimleri var.

    “SON DÖNEMDE POLİTİKALARINI DEĞİŞTİRDİLER”

    Bu inancın bu topraklarda her dönem yok sayıldığını ifade eden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan da şunları kaydetti:

    “Peki ne yaptılar? Katliama maruz bıraktılar. Sürgüne, soykırıma uğrattılar. Görmediler, hakaret ettiler. Ya da bunlar zındık, bunlar kafir, bunlar bizden değil dediler. Şimdi son dönemlerde politikalarını değiştirdiler. Politika şu; Siz bizim kardeşimizsiniz. Biz sizi çok seviyoruz Çok da iyi insanlarsınız. Ama bizim dediğimiz gibi inanmıyorsunuz. Bizim dediğimiz gibi inanmanıza ihtiyacımız var diyorlar ve buna karşı da bugüne kadar babalarınızın, dede babalarınızın, mürşitlerinizin, pirlerinizin, dedelerinizin, yol ulularınızın size öğrettiği inanç yanlış, siz yanlış biliyorsunuz Biz size sizin inancınızı tarif etmek istiyoruz diyorlar”

    PİRHA/KIRKLARELİ

     

     

     

    Ali Çakır (Kırklareli Üniversitesi- Akademisyen)

     

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan

     

    Araştırmacı-Yazar Aydın Deniz ( Hübyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı)

  • Suriyeli mülteci, Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nde işkenceyle mi yaşamını yitirdi?

    Suriyeli mülteci, Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nde işkenceyle mi yaşamını yitirdi?

    PİRHA – Suriyeli mülteci İbrahim İzziddin’in Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nde gördüğü şiddet sonrası nefes darlığı çekerek yaşamını yitirdiği iddia edildi. İşkenceden sonra İzziddin’in arkadaşları sınır dışı edildi.

    Kırklareli GGM’de Suriyeli bir mültecinin yaşamını yitirdiğine ilişkin haberler mahkeme kararıyla erişime engellendi. 37 yaşındaki İbrahim İzziddin’in geri gönderme merkezinde gördüğü şiddet sonrası nefes darlığı çekerek öldüğü iddia edildi. Olayla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

    Karar’dan Sema Kızılarslan haberine göre, 37 yaşındaki İbrahim İzziddin, sınırdan Avrupa’ya kaçmaya çalışırken yakalandı ve geri gönderme merkezine alındı. Daha önce iki kere kaçma girişiminde bulunan ve gözaltına alınarak geri gönderme merkezine götürülen İzziddin, iddialara göre görevliler tarafından maruz kaldığı şiddet sonrası nefes darlığı yaşadı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Karar’ın duyurduğu habere Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 24 Temmuz tarihli kararıyla erişim engeli getirildi.

    İBRAHİM: POLİSİ, POLİSE ŞİKÂYET EDEMEM

    İzziddin, daha önce aynı geri gönderme merkezinde farklı zamanlarda gözaltına alınmış ve arkadaşlarına şiddet gördüğünü anlatmıştı. Arkadaşları, gözaltı sonrası serbest bırakılan İzziddin’in vücudunda çok sayıda morluk ve şişlik olduğunu ifade etti. İbrahim’in abisi Ahmet İzziddin ise kardeşinin kendisine attığı son ses kaydını paylaştı. Arapça ses kaydında İbrahim İzziddin, abisine geri gönderme merkezinde şiddet gördüğünü ve vücudunda morluklar olduğunu anlattı. Abisi Ahmet, İbrahim’e polise gitmesini söylemiş ancak İbrahim, “Polisi, polise şikâyet edemem. Hastaneye gidip darp raporu da alamam. Çünkü kimliğim yok” diyor.

    “ŞİDDETE DAYANAMADIK”

    Olayın yaşandığı gün İbrahim, zorla geri gönderme uygulamasıyla sınır dışı edilmek için imza atmak istemiyor. İbrahim’in olduğu geri gönderme merkezinde olan arkadaşları, “Hepimiz sınır dışı edilmek için imzayı attık, şiddete dayanamadığımız için. Ama İbrahim direndi ve sabaha kadar şiddet gördü. Sonra yardım için çok bağırdı ama gardiyanlar onunla ilgilenmedi. Sabah nöbet değişimi olduğunda gelen gardiyanlar hastaneye kaldırdı ama o zamana kadar İbrahim çok fenalaşmıştı zaten. Bu olaya şahit olan herkes imza attırılarak sınır dışı edildi. Şimdi Suriye’nin kuzeyinde bir bölgedeyiz” dedi. En büyüğü 13 yaşında dört çocuk babası olan İzziddin’in herhangi bir sağlık problemi bulunmuyordu.

    Kırklareli Geri Gönderme Merkezi yetkilileri, İzziddin’in ölüm nedeninin “kalp krizi” olduğunu ve doğal ölüm olduğunu söylüyor. Kayıtlara normal ölüm olarak geçildiği için otopsi raporu da hazırlanmadı.

    İbrahim’in ölümüne şahit olan arkadaşları şu an sınır dışında, Suriye’nin kuzeyinde bir bölgede bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülşani Dervişi (Bedrettini Dedesi) Selahattin Dağ Hakk’a yürüdü

    Gülşani Dervişi (Bedrettini Dedesi) Selahattin Dağ Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Topçu Baba Derneği kurucularından olan Gülşeni/Bedrettini süreğinin sürdürücüsü Selahattin Dağ, Hakk’a yürüdü.

    Uzun yıllardır Alevi yoluna hizmet eden, Topçu Baba Derneği’nin kurucularından Gülşani Dervişi (Bedrettini Dedesi) Selahattin Dağ bu sabah Kırklareli’de Hakk’a yürüdü.

    Dağ, bugün saat 15.00’te Kırklareli Cemevi’nde yapılacak Hakk’a uğurlama erkanı sonrasında Yol erenlerinden Topçu Baba’nın yattığı Kofçaz ilçesindeki mezarlıkta toprağa sırlanacak.

    “SEVGİ DOLUYDU, HERKESİN SAYGISINI KAZANMIŞTI”

    Yazar Ayhan Aydın, Selahattin Dağ’ın Hakk’a yürümesi haberini duyurarak şunları söyledi:

    “Çok uzun yıllardan beri Alevi-Bektaşî Yolu’nu hizmet eden, Kırklareli’nde herkesin sevgi ve saygısını kazanmış, yolumuza hizmet eden, Gülşeni/Bedrettin Süreği süren, aynı zamanda Topçu Baba Derneği’nin kurucularından, emekçilerinden, Gülşani Dervişi (Bedrettini Dedesi) çok değerli canımız Selahattin Dağ, bu sabah Hakk’a nail olup, sonsuzluk alemine göçmüştür.

    Gül yüzlü canımızın devr-i daim, devr-i asan, yeri gönüller, menzili mübarek olsun. Yaptığı hizmetler ulu erenlerimizin ulu dergahına yazılsın. Cümle camiamızın, sevenlerinin, yakınlarının başı sağ olsun. Dede Sultan Hakkı Saygı’yla yaptığımız gezilerde bizlere kapılarını her daim açardı. İlk kez 2002’de tanıştığım Selahattin Dağ her daim insanları kucaklayan sevgi dolu bir güzel canımızdı. Ruhu şad olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kırklareli’nde de okullara imam atandı

    Kırklareli’nde de okullara imam atandı

    PİRHA- ÇEDES kapsamında İzmir ve Eskişehir’deki okullara imam atanmasının ardından, projenin Kırklareli’nde de hayata geçirildiği öğrenildi. En çok müftülük personeli ya da imamın görevlendirildiği ilçe Lüleburgaz oldu.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanet’e tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir’de yer alan 842 okula, “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), şimdi de okul öncesi eğitim kurumlarında mesciti zorunlu hale getirdi.

    LÜLEBURGAZ’DA 56 OKULA İMAM ATANDI

    İzmir ve Eskişehir’deki okullara imam atanmasının ardından Kırklareli’nde de okullara imam atandığı öğrenildi.

    BirGün‘den Mustafa Kömüş’ün haberine göre; okullara gönderilen listeye göre en çok müftülük personeli ya da imamın görevlendirildiği ilçe Lüleburgaz oldu. Lüleburgaz’daki tam 56 okula imam atanırken onu 45 okulla da Kırklareli Merkez ilçe takip etti. Onun dışında Babaeski’ye 20, Vize’ye 15, Demirköy’e 4, Kofçaz’a 2, Pehlivanköy’e 3 ve Pınarhisar’a 13 imam görevlendirildi.

    Gönderilen yazıdaki listede yer alan isimlerin birçoğunun imam olduğu öğrenildi. Onun dışında müezzin, vaiz ve müftülük personeli de okullarda görevlendirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erkek öğretmen ‘harem selamlık perdesi’ açık kaldı bahanesiyle kadın öğretmene saldırdı

    Erkek öğretmen ‘harem selamlık perdesi’ açık kaldı bahanesiyle kadın öğretmene saldırdı

    PİRHA- Kırklareli’nde imam hatip lisesi yemekhanesinde ‘harem selamlık perdesi’nin açık kaldığı gerekçesiyle müdür yardımcısı Engin Yıldırım tarafından darp edilen Aylin Gabralı meslektaşından şikayetçi oldu.

    Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre ‘haremlik selamlık perdesiyle ayrılan yemekhaneye taşımalı okuyan öğrencileri getiren sorumlu öğretmen Aylin Gabralı kız öğrencilerin olduğu taraftan perdeyi açarak yemek alınan kısma geçti. Ardından Lüleburgaz İmam Hatip Anadolu Lisesi’nin pansiyonunda sorumlu müdür yardımcısı Engin Yıldırım ayağa kalkarak perdeyi kapattı. Perde kapandığında öğrencilerinin göremediğini ifade eden öğretmen Gabralı’nın üzerine yürüyen müdür yardımcısı Yıldırım, meslektaşına saldırdı. Yaşanan saldırının ardından  polisi arayarak, müdür yardımcısından şikayetçi olan ve. Kollarında, bacaklarında ve başında darbeye bağlı morluklar oluşan öğretmen Gabralı ayrıca darp raporu aldı.

    6 AYDIR KAMERALAR ÇALIŞMIYORMUŞ

    Biyoloji öğretmeni Gabralı, “Perdeyi niçin kapattığını, öğrencileri görmemiz gerektiğini söyledim. Sonra üzerime yürüyüp bana bağırmaya başladı. Buranın işleyişinin böyle olduğunu, benim kendi işime bakmam gerektiğini söyledi. Bağırmasına gerek olmadığını nazik bir dille ilettiğimde bu kez daha da şiddetli bağırdı ve bana fiziksel olarak bir hayli yaklaştı. O anki telaşlı ortamda elimdeki tabldot istemeden düştü ve onun üzerine geldi. Bundan sonra birden canavarlaşıp üzerime geldi ve tekme tokat dalmaya başladı” dedi.

    Sol bacağında morluklar bulunduğu belirten Gabralı, “İşin en ilginç kısmı ise şuydu. Her tarafta kameralar olmasına rağmen kameralar kayıtta değilmiş. 6 aydır kameralar çalışmıyormuş. Öğrencilerin kaldığı bir yurtta böyle bir şey mümkün olabilir mi? Kameraların çalışmaması çok vahim bir durum” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • 26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi -VİDEO

    26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi -VİDEO

    PİRHA- 26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri büyük katılımla gerçekleşti. Etkinlikte konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Topçu Baba’nın düşünceleriyle onun yarenleri kardeşçe bir aradalar, yan yanalar. Bizim birlikte mücadele etmeye, yana olmayı ihtiyacımız var” dedi.

    Balkanlar’ın kırk ereninden birisi olarak kabul edilen, yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra bile adına yapılan etkinlikle başta tüm Trakya bölgesi olmak üzere, insanları buluşturup, kaynaştırmayı başaran Topçu Baba, adına yapılan etkinlikle anıldı.

    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Etkinlikleri’nin 26’ncısı düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği tarafından her yıl haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

    Etkinliğe Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Garip Dede Dergahı Vakfı Başkanı ve Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve Kırklareli’nin yanı sıra Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden gelen yüzlerce yurttaş katıldı.

    “CEMEVLERİ İBADATHANEMİZDİR, BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM”

    Anma etkinliğinde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Topçu Baba’nın düşüncelerinin büyük bir alana etki ettiğini belirterek, “Aleviler bu topraklarda hiçbir insanı ötekileştirmediler. Bizler pirlerimizin, Yol erenlerimizin barış ve sevgi dilinin ülkenin her yerinde filizlenmesini istiyoruz. İnancımızdan dolayı bu topraklarda acılar yaşıyoruz. Bizleri olduğumuz gibi kabullenmemek için diretiyorlar. Cemevlerinin diğer tüm inançlarda olduğu gibi ibadethane olarak sayılmasını istiyoruz. Diğer inançlar için ibadet mekanları nasıl ki kutsal ise, cemevleri de bizim için kutsaldır. Topçu Baba’nın yarenleri düşünceleri ile kardeşçe bir aradalar, yan yanalar. Bizim birlikte mücadele etmeye, yan yana olmayı ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    Sanatçıların sahne aldıkları etkinlik sonunda geleneksel olarak, yöre insanın kendi katkılarıyla hazırlanan kurbanlar ve lokmalar paylaştırıldı.

    PİRHA/KIRKLARELİ

  • Mustafa Can: Alevi örgütleri Aleviler ile bağını yeniden kurmalı, örgütlenme gözden geçirilmeli

    Mustafa Can: Alevi örgütleri Aleviler ile bağını yeniden kurmalı, örgütlenme gözden geçirilmeli

    PİRHA-Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, AKP’nin Alevilere yönelik düzenlemelerine tepki gösterirken, “Devletin Alevilere yönelik bir politikası var. Yüzyıllardır süren bu politika hala devam ediyor. Aleviler olarak buna karşı duruşu örgütlemeliyiz. Ne kadar güçlü olursak o kadar bizi ciddiye alacaklardır” dedi.

    AKP tarafından torba yasa tasarısı içerisinde TBMM’ye getirilen ve dün genel kurulda kabul edilen cemevlerine yönelik düzenlemeler ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na dair tepkiler gelmeye devam ediyor. Kırklareli’de bulunan Topçu Baba Alevi Dergahı‘nın Kurucu Başkanı Mustafa Can da son dönemdeki gelişmelere dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “DEVLETİN, ALEVİLERE YÖNELİK POLİTİKASI SÜRÜYOR”

    Sözlerine “Devletin Alevilere yönelik bir politikası var. Yüzyıllardır süren bu politika hala devam ediyor” diyerek başlayan Can, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan cemevi başkanlığıyla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Alevileri yok sayma, asimile etme, kendi kuyruklarına takma noktasında epeydir mücadele veriyorlar. Bugün yaptıkları şey bundan farklı değil. Daha dün Alevilerin ibadethaneleri olan cemevlerine ‘cümbüş yeri’ diyenler belki bugün farklı sözcükleri kullanıyorlar ama aynı hakareti yapmaya devam ediyorlar. Bugün cemevlerini Kültür Bakanlığı’na bağlayarak aslında “Alevilik bir kültürdür. Alevilik bir eğlencedir” diyerek inancımıza hakaret ediyorlar. Ama beni üzen nokta onların bu bakışı değil. Bu bakışın Aleviler içinde kabul görmesi beni rahatsız ediyor. Cem Vakfı ve onun içerisindeki bir takım yapılar ile diğer kendisine “dede” diye misyon biçenlerin böyle bir açılışın içinde yer almaları, kabul etmeleri inancımız açısından çok üzüntü verici bir durum.”

    “ALEVİ KURUMLARININ ORTAK DİLDE, İTİRAZDA BULUŞMALARI KIYMETLİ”

    AKP’nin attığı adımlara yönelik Alevilerin karşı duruşu örgütlemesi gerektiğini belirten Mustafa Can, şöyle konuştu:

    “Aleviler olarak buna karşı duruşu örgütlemeliyiz. Yüzyıllardır bizi katledenler, kuyulara dolduranlar, yok sayanlar bugün kaldıkları yerden devam ediyorlar. Onlar bunu yaparken biz ne yapacağız? Siyasal iktidar ve devlet, Alevilere bakışını böyle netleştirmişken, yani inancımızı hala yok sayarken, biz ne yapacağız? Alevi örgütlerinin bir araya gelmeleri, ortak bir noktada, dilde ve itirazda buluşmaları çok anlamlı. Meclis’e gidip itiraz etmeleri de çok anlamlı.

    “Zorunlu din derslerine hayır” denildiğinde bana çok anlamlı gelmiyor. Neden? Çünkü Türkiye’deki eğitimin kendisi zaten dinselleştirilmiş. Tek başına din dersinden söz etmiyoruz. Bilimsel bir eğitimden uzaklaşılmış, edilgen bir eğitime dönüşmüştür.İtiraz edeceğimiz noktalardan biri herkes gibi eşit yurttaşlık talebimizdir.
    İkinci olarak cemevlerimizin ibadethane sayılmasını istiyoruz.
    Üçüncü olarak ise bu ülkede gerçek laik bir yapı istiyoruz. Devletin inançlar karşısında nötr olmasını istiyoruz. Devletin dini olmaz. Bu taleplerimiz doğru taleplerdir.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ ALEVİLER İLE BAĞINI YENİDEN KURMALI”

    Can, Alevi kurumlarına da çağrıda bulunarak, Aleviler ile bağın yeniden kurulması gerektiğini kaydetti. Can şu ifadeleri kullandı:

    “Alevi örgütlerinin Aleviler ile bağını yeniden kurması lazım. Örgütlenmesini yeniden gözden geçirmesi, yüzünü yeniden kitlelere çevirmesi gerekiyor. İnancımıza yönelik bu hakareti, asimilasyon politikalarını, aşağılamayı Alevi örgütleri Alevilere giderek anlatmalı ve önümüzdeki günlerde çok daha güçlü bir itiraz aklını kullanmalıdır. Meclis’e gitmek kıymetlidir ama artık milyonlarca insanımızı sokağa çıkarabileceğimiz bir örgütlenmeyi yaratmayı bugünden itibaren önümüze koyabilecek olan bölge toplantılarından tutun da, tek tek üyeler ile buluşabileceği yeni çalışma ve örgütlenme modelleri geliştirilmelidir. İtirazı çok daha kitleselleştirmek gerekir.

    “NE KADAR GÜÇLÜ OLURSAK BİZİ O KADAR CİDDİYE ALIRLAR”

    Ne kadar güçlü olursak o kadar bizi ciddiye alacaklardır. Yüzbinlerce Alevi’yi temsil eden örgütler ile duygusal bir bağ olsa da bence örgütsel bağın koptuğunu düşünüyorum. Bugün bir an önce Alevi kitlesi ile buluşup, sorunlarımızı ev ev, cemevi cemevi, sokak sokak anlatmalı, çalışma yürütmeliyiz. Önümüzdeki günlerde çok daha kitlesel karşı duruşu örgütlemeliyiz. Temsilcilerimiz yine Meclis’e gitmeli ama biz de o gün Ankara’nın bütün sokaklarını doldurabilmeliyiz. Çok görünür olabiliriz. İtiraz hakkımızı kullanabiliriz. Bunları yapabilirsek eğer siyasal iktidara geri adım attırabiliriz. Onun dışında bugünkü cılız çıkışlar ile ya da bir gün itiraz edip, üç ay sustuğumuz noktada çok fazla etkili olacağımızı düşünmüyorum.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • AKP hükümeti Alevilerin tepkisine rağmen ‘ihtiyaç’ ziyaretlerini sürdürüyor

    AKP hükümeti Alevilerin tepkisine rağmen ‘ihtiyaç’ ziyaretlerini sürdürüyor

    PİRHA- Kırklareli Valisi Birol Ekici, kent genelinde cemevi ve dergahlara ‘ihtiyaç’ ziyaretinde bulundu.

    Alevilerin tepkisine rağmen AKP hükümeti Alevi kurumlarına ‘ihtiyaç’ ziyaretlerini devam ettiriyor.

    AKP hükümeti dönemindeki hak ihlalleri ülkenin dört bir yanında ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, cemevleri önünde korsan hoparlör takılarak ezan okunması, köylere cami yapılması, hizmet verilmemesi, cemevlerini belediyelerin yönetmesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini gösteriyor.

    Alevi toplumunun taleplerini mahkeme kararlarına rağmen yerine getirmeyen AKP hükümeti, Alevi kurumlarına “Bir ihtiyacınız var mı? diye soruyor, ziyaret ediyor.

    Kırklareli Valisi Birol Ekici, Topçu Baba Dergahı, Hamzabey Köyü Cemevi, Cem Vakfı Babaeski Şubesi’ni ziyaret etti. Burada şube yöneticileri ile bir araya gelen Ekici’nin Alevilerin ihtiyaçları ve taleplerine dair önerilerini dinlediği kaydedildi.

    Görüşmelerde Valilik tarafından tahsis edildiği söylenen arazi üzerine inşa edilmesi planlanan cemevi projesi ve taleplerin bir rapor halinde AKP Genel Merkezi’ne bildirileceği iletildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Şüpheli asker ölümüne verilen takipsizlik kararına aileden itiraz

    Şüpheli asker ölümüne verilen takipsizlik kararına aileden itiraz

    Kırklareli Babaeski’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren er Mustafa Araz’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma yeterli araştırma yapılmadan kapatıldı. Aile avukatı, “Savcılık, şüpheli ölümü aydınlatmaktan uzak bir soruşturma yürüttü” diyerek karara itiraz etti.

    Askerlik görevi yaptığı süreçte yaşamını yitiren Mustafa Araz ile ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılık “Somut delil bulunamadı” diyerek takipsizlik kararı verdi. Karara ailenin avukatları itiraz etti. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz başvurusunda “Bu karar, bir şeylerin gizlendiği yönündeki şüpheli arttırdı” denildi.

    Hayvancılık ile geçinen ailesi ile Kars’a bağlı bir köyde yaşayan Mustafa Araz, geçen yıl başında askere gitti. Kırklareli Babaeski 1. Tugay Komutanlığı’nda görev yapan Araz’ın ölüm haberi 12 Mayıs günü ailesine ulaştı. Araz’ın cansız bedeni, metruk bir AVM’nin duvarına bitişik halde bulunmuştu. Araz’ın annesi, toprağa verilmeden önce gördüğü oğlunun cansız bedeninde derin yara ve kesik izlerinin olduğunu gördü.

    SAVCI: SOMUT DELİL BULUNMADI

    Aile, “Oğlumuz Mustafa Araz’ın ölümü şüphelidir. Olaydan bir gün önce evi aradı. Herhangi bir sorunu olmadığını söyledi. Morali de gayet iyiydi” diyerek olaya ilişkin etkin bir soruşturma talebinde bulundu. Kırklareli Cumhuriyet Savcısı Şule Duman yürüttüğü soruşturmayı geçen 22 Mart’ta karara bağladı. Savcı Duman, ‘Şüpheli ölüm ile ilgili somut delil bulunamadı” diyerek kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verdi.

    KARAR VAHİM

    Oğullarının ölümünden 10 ay sonra gelen karar sonrası bir kez daha yıkılan aile, avukatları aracılığı ile karara itiraz etti. Ailenin avukatı Cesim Parlak’ın Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği itiraz başvurusunda etkin bir soruşturmanın yapılmadığı belirtilerek “Savcılık, şüpheli ölümü aydınlatmaktan uzak bir soruşturma yürüttü. Vahim bir karar bu” denildi.

    OLAY YERİNDE KEŞİF YAPILMADI

    İtiraz başvurusunda özetle “Talep edilen delileler toplanmadı. Etkin soruşturma yapılmadı. İhmal yolu ile ölüme yol açma değerlendirilmedi. Mustafa Araz’ın iç kanaması ve kafatası kanaması, bir darbe sonucu mu, yoksa yüksekten düşme sonucu mu oluştu belli değil. Araz’ın cansız bedeni, metruk AVM’nin arka tarafında duvara yapışık bir biçimde sırt üstü bulundu. Yüksekten düşen birinin duvara yapışık bulunması fizik kanunlarına da aykırı. Ki olay yerinde herhangi bir keşif de yapılmadı” ifadelerine yer verildi.

    Ölümü sonrası hazırlanan raporda Araz’ın vücudunda alkol veya uyarıcı madde bulunmadığı hatırlatılan dilekçede şöyle denildi: “Hastane görüntülerinde, Araz’ın görünmediği 5 dakikalık bir aralık var. Bu sürede hangi olay meydana geldi Araz kiminle görüştü. Bu aydınlatılmadı. Yine, intihar notundaki yazının Araz’a ait olup olmadığı dahi aydınlatılmadı. Bütün bunlar, şüpheli ölüm üzerindeki şüpheyi azaltmak yerine bir şeylerin gizlendiğini bize gösteriyor.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • EMO yöneticisi kadına, iş için gittiği Kırıkkale’de kaldığı otelde taciz

    EMO yöneticisi kadına, iş için gittiği Kırıkkale’de kaldığı otelde taciz

    PİRHA -Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kardelen Kamişli, iş için gittiği Kırıkkale’de konakladığı otel odasında gece yarısı tanımadığı bir erkekle yüz yüze geldi. Olayı polislere telefon ile bildiren Kamişli’ya “Rüya görmüş olabilirsiniz hanımefendi” denildi. EMO Ankara Şubesi tacize tepki gösterdi. 

    Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kardelen Kamişli, Kırıkkale’de kaldığı otelin odasında bir erkeğin tacizine uğradı. 155 polis yardım hattını arayan Kamişli’ya “Rüya görmüş olabilirsiniz, emin misiniz?” sorusu yöneltildi.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, “Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi kadın arkadaşımız Kardelen Kamişli Kırıkkale’de 07.09.2020 tarihinde, konakladığı Carmine Hotel’de odasına habersiz giren Seyit Muhammed Sarı isimli erkeğin tacizine ve saldırısına uğramıştır” denildi.

    Açıklamada, yaşananlara ilişkin şunlar kaydedildi:

    “Kamişli gecenin bir yarısı odasına izinsiz girmiş bu erkek ile uykusundan uyanıp burun buruna kalmış ve sonrasında maruz kaldığı fiziksel saldırı ve tacize karşı yalnız başına mücadele vermek durumunda kalmıştır. Gece konakladığı odada gözünü açan meslektaşımız, karşısında kendisini izleyen bir şahsın olması üzerine, otel görevlilerini aramış, ardından 155’i arayarak polise haber vermiş ancak hiçbir önleyici ya da koruyucu tedbir görmediği gibi aksine yaşadığı olay diğer kişiler tarafından kapatılmaya çalışılmıştır. Hotel çalışanları, lobide bulunan ve emniyet görevlisi erkekler tarafından gayri ciddi bir yaklaşım ile karşılaşmış, hatta sanki ortada bir dargınlık varmışçasına barıştırılması teklif edilmiştir.”

    “KONUNUN YASAL TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Konunun yasal takipçisi olacaklarını belirten Elektrik Mühendisler Odası Ankara Şubesi, açıklamanın devamında şunları söyledi:

    “Arkadaşımıza yönelik bu saldırı ve tacizin tek faili Seyit Muhammed Sarı değil aynı zamanda olaya gerektiği ciddiyetle yaklaşmayan hotel yetkilileri ve görevlileri, lobide bulunan diğer muhataplar ve tabi ki bir kadının şikayeti üzerine olay yerine gelip görevinin gereğini yerine getirmeyen emniyet güçleridir.

    Başta Seyit Muhammed Sarı olmak üzere, otelde konaklayanların güvenliğini sağlamayıp odalarına girilmesine seyirci kalan Carmina Otel yönetimi ile çalışanlarının sessiz kalarak bu suça ortak olan herkesin cezalandırılması gerekmektedir.

    Kadına yönelik taciz ve şiddet vakalarının pek çoğunda, yasalarda belirtilmiş olmasına rağmen gerekli koruma kararlarını ve tedbirleri almayan kolluk kuvvetleri, maalesef ki bu olayda da aynı yaklaşımı sergilemiştir. EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi kadın arkadaşımız Kardelen Kamişli’ye yönelik bu saldırı ve tacizi kınıyor, olayın ve sonrasında ortaya çıkan ihmaller ve yanlışlar zincirinin yasal takibinde bulunacağımızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

    EMO Ankara Şubesi Kadın Komisyonu da, yazılı bir açıklama yaparak, “EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi kadın arkadaşımız Kardelen Kamişli’ye yönelik bu saldırı ve tacizi kınıyor, olayın ve sonrasında ortaya çıkan ihmaller ve yanlışlar zincirinin yasal takibinde bulunacağımızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

    Kardelen Kamişli, tacizi sosyal medya hesabından duyurdu.

  • Topçu Baba Cemevi’nin bitmesi için destek bekliyorlar -VİDEO

    Topçu Baba Cemevi’nin bitmesi için destek bekliyorlar -VİDEO

    PİRHA – Kırklareli’nde 8 yıl önce yapımına başlanan ancak hiçbir destek alınmadığı için yapımı duran Topçu Baba Cemevi’nin yapımına halkın desteği ile tekrar başlandı.

    Kırklareli merkezde 8 yıl önce Bektaşiler tarafından ilk kez yapılmaya başlanan Topçu Baba Cemevi destek alınmadığı için durmuştu. Halkın desteği ile yeniden yapımına başlanan Topçu Baba Cemevi’ne ilişkin Kırklareli Topçu Baba Derneği Başkanı Mustafa Can Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    8 yıldır kaba inşaatı ile duran Topçu Baba Cemevi’nin yapımına yeniden başlandığını belirten Can, “Topçu Baba Cemevi’nin yapımına kendi imkanlarımız ve vatandaşların desteği ile devam ediyoruz. Topçu Baba Cemevi’nin yapımında hiçbir destek alamadık, tamamen kendi imkanlarımızla ve vatandaşların kısmi desteği ile yapmaya çalışıyoruz. Cemevinin 48 camı var ve her camın maliyetini bir vatandaşımız üstlendi” diye konuştu.

    Topçu Baba Cemevi bittikten sonra Eylül ayı gibi birlik ceminin yapılacağını belirten Can, “Topçu Baba Cemevi’nin bitmesi için herkesten maddi ve manevi destek  bekliyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Sınavların bitimini dilek feneri uçurarak kutladılar-VİDEO

    Sınavların bitimini dilek feneri uçurarak kutladılar-VİDEO

    PİRHA-Kırklareli Lüleburgaz’da gençler, üniversite giriş sınavlarının bitmesini dilek feneri uçurarak kutladı. 

    Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde gençler, üniversiteye giriş sınavlarının bitişini dilek feneri uçurarak kutladı. Lüleburgaz ilçe merkezinde bulunan Kongre Meydanı’na kurulan sahnede önce karaoke yapıldı. Karaokede gençlerin yanı sıra çocuklar da vardı çıkıp ailece şarkı söyleyenler de.

    Yediden yetmişe her yaştan insanın olduğu meydana kimi kundaktaki bebeğiyle gelmiş kimi de yaşlı anne babasıyla.

    Karaokenin ardından gençler dilek fenerlerini gökyüzüne doğru uçurdular. Gençler uçurdukları fenerlerle hem sınavların yükünden kurtulmayı kutladılar hem de gelecek güzel günler için dileklerde bulundular.

    PİRHA/LÜLEBURGAZ

  • Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi

    Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi

    PİRHA- Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi. Sağanak yağış altında gerçekleşen etkinliğe ilgi büyüktü. 

    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği tarafından her yıl Haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

    Yüzlerce kişinin katıldığı etkinliğe Kırklareli’nin yanı sıra Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden ve Avrupa’dan da katılım oldu.

    Etkinlikte, Cem Vakfı İstanbul Bakırköy’den, Çorlu Cemevi’nden ve Bulgaristan’dan gelen canlar semah döndü.

    Etkinlikte konuşan Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği Başkanı, Kofçaz Kaymakamı birer konuşma yaptılar.

    Bektaşiliğin önde gelen babalarından Hasan Yıldız, Halife Baba, Dr. Mehmet Silli Baba, Mahmut Aydın Baba, Mustafa Çetin Baba, Mahmut Işık Baba, Naci Aydoğdu Baba, Selim Öztürk Baba çırağ uyandırıp toplu şekilde gülbang okudular.

    Babalar 3 nefes okuyarak meydanın hal divanı olduğunu belirttiler. Ayrıca Topcu Baba etkinliğine katılan insanlar kurban kesip lokma dağıttılar. Dertli Divani ise deyişler okudu.

    PİRHA/KIRKLARELİ

     

  • Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği 17 Haziran’da Topçu Baba’yı anacak

    Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği 17 Haziran’da Topçu Baba’yı anacak

    PİRHA – Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği 17 Haziran Pazar günü yapılacak olan geleneksel Topçu Baba’yı anma etkinliğine çağrıda bulundu.

    1997 yılında kurulan Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular Köyü’nde Topçu Baba’yı anacak.

    Topçu Baba’yı ziyaret ederek rızalık alınmazı ile başlayacak olan etkinlik, çerağ uyandırma, gülbang, üçleme, konuşmalar, Dertli Divani dinletisi ve lokma dağıtımı ile devam edecek.

    Dertli Divani dinletisi saat 15:00 ile 17:00 arasında gerçekleşecek. Ardından saat 18:00’de Topçu Baba yemeği verilecek. (HABER MERKEZİ)

  • Muharrem İnce YSK’yı uyardı: Görevinizi doğru yapın; yoksa sokaklara fotoğraflarınızı asarım

    Muharrem İnce YSK’yı uyardı: Görevinizi doğru yapın; yoksa sokaklara fotoğraflarınızı asarım

    Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce Kırklareli mitinginde konuştu. 24 Haziran gecesi için YSK’ya uyarılarda bulunan İnce “YSK üyelerini uyarıyorum abidik gubidik işlere girmeyin. Görevinizi doğru yapın yoksa bu ülkenin sokaklarına fotoğraflarınızı asarım. ” dedi.

     İnce’nin konuşmasından satır başları şöyle:

    “Vicdansız insafsız kim dedi sana. Bak şimdi burada en az 20 milletvekili var. Ben parti rozeti yerine Türk bayrağı astım. 80 milyonun cumhurbaşkanı olacağım için buraya tek başıma çıkıyorum. Arkadaşlarımı tanıtmıyorum. Herkes destek vermek istiyor. Dertleri başka, dertleri sözde benim moralimi bozacaklar, yalnızmışım. Yalnız olan biri var Türk medyası bugün yalnızdır. Japonya’dan bile bugün röportaj talep ediyorlar.

    “GÜLEN’İN KONUŞMASINDAN KORKUYORLAR”

    Dün Amerikalılardan haber geldi. Henüz Türkiye Cumhuriyeti bizden Fethullah Gülen’i usulüne uygun istemedi. Neden istemedi, çünkü ‘konuşur diye’ korkuyorlar, eski ortaklıklarını anlatır diye korkuyorlar.

    F-35 uçaklarının 6 senedir parasını veriyoruz ama vermiyorlar. Bu uçaklar helikopter gibi yukarıdan aşağı iniyor. Bu uçakları Türkiye’ye niye vermiyorsunuz? Neden seçimden 3 gün önce bu uçakları Türkiye’ye vereceğinizi açıklıyorsunuz, neden? Cevap basit. Sizin gözünüzü boyamak için…

    İngiltere Türkiye’ye 5 yıl büyükelçiyi göndermedi. Bunun nedeni Mustafa Kemal Paşa savaşı kazandı ama devleti kuramaz diye 5 yıl büyükelçi göndermediler.
    Atatürk bu savaşı hissetti dedi ki ‘Türkiye’nin etrafına bir barış halkası kurayım.’ Hemen Sadabat Paktı’nı kurdu. Yunanistan, Yugoslavya, Romanya ile Balkan Paktı’nı kurdu.
    ‘Doğu-batı sağlam olsun ülkemi sağlama alayım’ dedi. Türkiye’de bir yıldır ABD Büyükelçisi yoktur. Türkiye’nin Şam’da büyükelçisi yoktur yıllardır. Dört milyon Suriyeli Türkiye’de 40 milyar dolar para harcamışız. Nasıl göndereceğiz biz Suriyelileri? Size söz veriyorum Muharrem İnce seçildiğinde ABD ile ilişkiler büyükelçi düzeyinde olacak…

    FİLİSTİN MİTİNGİ

    Kumkapı’da bugün bir miting yapılıyor. Miting Filistinliler için değildir. Miting seçim için yapılıyor seçim.

    “ANTEP FISTIĞI İTHAL EDİLİR Mİ?”

    Muharrem İnce Cumhurbaşkanı seçildiğinde, gelir düzeyini adaletli yapsak herkesin maaşı iki katına çıkar.

    Bayram gelince aklımıza baklava gelir değil mi? Tarım Bakanı ‘ithal edelim’ diyor. Bakanın adı Fakıbaba milletin adı fakir baba.  Yav vicdansız Antep fıstığı ithal edilir mi? Sende hiç vicdan yok mu? İki Trakya büyüklüğünde tarım alanı ekilemiyor. Mazotun artışı yüzde 27. Türkiye Cumhuriyeti çiftçisine borçludur. O borcu bu çiftçi çocuğu hemen ödeyecek.

    SINAV MI ÖNEMLİ SEÇİM Mİ?

    Seçimin tarihi mi önemli sınavın tarihi mi?  Bu ülkenin geleceğini düşünmeyip seçim tarihini düşünerek çocukların geleceğinden ne istiyorsunuz?

    ŞEKER FABRİKALARININ SATIŞINA TEPKİ

    Kardeşim sen ne yaptıysan zarar ediyor. Ben soruyorum sana sen hiç Alpullu Şeker Fabrikası yaptın mı? Hem de 1926’da. O şeker fabrikaları keyif için kurulmadı.
    Memleketimin çocukları ishalden ölüyordu onlara şekerli su lazımdı onun için kuruldu. Cumhuriyetin 3 beyazı 3 siyahı vardı. Ama sen şimdi satıyorsun. Alanlara sesleniyorum sakın ha güvenmeyin. Yeniden gözden geçireceğiz. Bunu böyle bilsin.

    ÖRTÜLÜ ÖDENEK ELEŞTİRİSİ

    Türkiye’de AKP ile birlikte bir örtülü ödenek tartışması vardı. Kanunu değiştirdiler Başbakan kullanıyordu Cumhurbaşkanı da örtülü ödenek kullanır oldu. 2018’in ilk 4 ayında 747 milyon lira kullandılar. Nereye kullandın bunu seçim çalışmalarına mı kullandın, bilelim? Benim cumhurbaşkanlığımda harcamalarımın hepsini iki milletvekiline gösterip öyle imha edeceğim. Erdoğan oturup tek başına bütçe yapıyor. Allah’ın izniyle cumhurbaşkanı olduğumda bütçe yapma hakkını Meclis’e iade edeceğim.

    “MARKA ÜRETMEMİZ LAZIM”

    Bizim marka üretmemiz lazım. Hedefimiz teknoloji oluşturmaktır. Biz fason çalışıyoruz. Bizim marka tasarım ve teknoloji üretmemiz lazım. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayacağız. Hepinizde akıllı telefonlar var. Hedefimiz onları yapmaktır onları.

    “DOKTORU DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Bu seçimlerden sonra ya doktoru değiştireceğiz ya da uçurumu boylayacağız. Seçimi kaybederseniz ne yapacaksınız? diye soruyorlar. Üç seçenek var diyor. Bana sordu gazeteci. Benim Cumhurbaşkanlığım döneminde o da huzurlu yaşayacak.

    24 Haziran günü oyumu kullanıp Yalova’da doğru Ankara’ya gideceğim. 50 bin avukata sesleniyorum, cübbeleriniz hazır olsun. 24 Haziran akşamı 50 bin avukat ile YSK önüne gideceğim. YSK üyelerini uyarıyorum abidik gubidik işlere girmeyin. görevinizi doğru yapın yoksa bu ülkenin sokaklarına fotoğraflarınızı asarım.”

  • Şişecam işçileri iş, aş ve adalet için İstanbul’a yürüyor

    Şişecam işçileri iş, aş ve adalet için İstanbul’a yürüyor

    PİRHA – İşten atılan ve Kristal İş Sendikası’nın işverenle yaptığı anlaşmaya tepki gösteren Şişecam işçileri, dün Lüleburgaz’dan İstanbul Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. 12 gün sürmesi planlanan yürüyüş Şişecam Genel Merkezi önünde yapılacak eylemle son bulacak.

    Şişecam’a bağlı Paşabahçe Kırklareli Cam Fabrikası’nda işten atılan ve Lüleburgaz’da 17 gündür direnişlerini sürdüren 90 cam işçisi, aileleri ve emek dostlarıyla birlikte dün Lüleburgaz’dan İstanbul Tuzla’da bulunan Şişecam Genel Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün 12 gün sürmesi planlanıyor.

    Kristal-İş Sendikası Trakya Şubesi Yönetim Kurulu, işverenle yapılan görüşmede anlaşma sağlandığını açıkladı. Açıklamada, işçilerin Eskişehir’deki fabrikaya gönderileceği, Kırıkkale’de fırın açılması durumunda işçilerin geri çağrılacağı belirtilmişti.

    Sendikanın anlaşmayı kendilerine sormadan yaptığını söyleyen işçiler, Şişecam’ın İstanbul’daki genel müdürlüğüne doğru yürüyüş başlattı. İşçiler, Trakya bölgesi dışındaki fabrikalarda işe başlatma tekliflerinin kabul etmeyeceklerini daha önce açıkladıklarını hatırlattılar.

    ‘İş, aş, adalet’ yürüyüşünün ilk gününde işçileri, iş arkadaşları, eşleri, çocukları ile Lüleburgaz halkı yalnız bırakmadı. Bini aşkın kişinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüş boyunca sık sık “90 işçi dönecek, bu iş bitecek”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. (HABER MERKEZİ)