Etiket: kızıldeli ocağı yol yürütücüsü

  • Sazcı: Alevilere yönelik nefret suçu işleniyor!-VİDEO

    Sazcı: Alevilere yönelik nefret suçu işleniyor!-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, CHP’deki “mutlak butlan” kararını değerlendirdi. Yaşananların iktidardan bağımsız okunamayacağını vurgulayan Sazcı, “Alevi nefretine sürükleyen bir sürecin adımları atıldı. Alevi kurumlarının yaşanabilecek herhangi bir tehlikeye veya olabilecek provokasyonların önüne geçmek için hazır olmalı” dedi.

    CHP’de yaşanan ‘Mutlak Butlan’ krizi derinleşerek devam ediyor. 900’e yakın delege ‘Kurultay yapılsın’ imzası verirken, krizden çıkış için görüşmeler sürüyor.

    ‘Mutlak Butlan’ kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na tepkiler yükselirken, Kılıçdaroğlu’nun etnik ve inançsal kimliği üzerinden nefret suçu işleniyor.

    “ENDİŞE DUYUYORUZ”

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, CHP’de yaşananlara ve nefret söylemine dair ajansımıza konuştu.

    Yaşananların iktidardan bağımsız okunamayacağını vurgulayan Sazcı, “Alevi nefretine sürükleyen bir sürecin adımları atıldı. Bugün Twitter’a girdiğimiz andan itibaren dahi bize evimizin kapısına çarpı işareti atılmış gibi hissettiriyor. Aleviler olarak Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de yaşadığımız süreçleri sosyal medyadan hisseder hale geldik” dedi.

    “İKTİDAR HEM MUHALEFETİN HEMDE KENDİ TOPLUMSAL TABANINI ALEVİ DÜŞMANLIĞI İLE BESLİYOR”

    İktidarın hem karşıtı olan muhalefeti hem de kendi toplumsal tabanını Alevi düşmanlığı ile beslediğini belirten Sazcı, “Dolayısıyla gündemleri birbirinden bağımsız okumamak lazım ve bunun için nasıl bir mücadele örgütlemeli ya da nasıl bir eylem planı nasıl harekete geçme mevzusu çok önemli. Alevi kurumlarının yaşanabilecek herhangi bir tehlikeye veya olabilecek provokasyonların önüne geçmek için hazır olması bu gibi sorunların önüne geçmesi ve örgütlü gücünü göstermesi gerekiyor. Çünkü Alevi Bektaşilerin buna ihtiyacı var“diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Sazcı: Alevilere yönelik nefret söylemine karşı mücadele etmeliyiz!-VİDEO

    Sazcı: Alevilere yönelik nefret söylemine karşı mücadele etmeliyiz!-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “kripto kılıç artığı” ifadesinin tarihsel arka planı olduğuna dikkat çekerek, “Alevi Bektaşi toplumuna yönelik kim nefret söyleminde bulunduysa Alevi Bektaşi kurumları olarak haddini de bildirmemiz gerekiyor” diye belirtti.

    Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “kripto kılıç artığı” ifadeleri tepkilere neden oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama’ suçlamasıyla re’sen soruşturma başlatıldı.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “kripto kılıç artığı” ifadesine tepki gösterdi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK NEFRET SÖYLEMİ CUMHURİYETİN KODLARIYLA ALAKALI BİR DURUM”

    Alevi Bektaşi toplumuna yönelik olan nefretin bugünden başlamadığını belirten Sazcı, “Kemalist, Ulusalcı elitin aslında Alevi Bektaşi toplumuna yönelik olan nefreti bugünden başlamış değil. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri var olan bir süreç. Alevi Bektaşi topluluğuna ilişkin gerici, fütursuzca, ‘mum söndü’ gibi iftiralarla birlikte, kılıç artığı gibi benzetmelerle birlikte cumhuriyet aydınının nefretini görebiliyor, gözlemleyebiliyoruz. Tabii bu yalnızca cumhuriyet aydınının kendi düşünce pratiğinde değil de aslında Cumhuriyet’in kuruluş kodlarıyla doğrudan alakalı bir durumdur” dedi.

    Cumhuriyetin Türk, Sünni, Hanefi olarak inşa edildiği vurgulayan Sazcı, toplumun düşünce dünyalarındaki Alevi Bektaşi nefretini Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden yansıttığını belirtti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ TOPLUMU CUMHURİYETİ BEKÇİSİDİR, TEMİATIDIR SÖYLEMİ TAMAMEN SAHTE”

    Geçmişten bugüne Alevi Bektaşi toplumuna ‘Cumhuriyet’in bekçisi’, ‘devletin teminatı’ denilerek cefa çektirildiğini, sefasını da Kemalist ulusalcı elitin sürdüğü düzenin yaratıldığına dikkat çeken Sazcı, şunları dile getirdi:

    “Bugünden sonra aslında bizim örgütlü mücadelemizin vermesi gerektiği husus bu. Bizler hiçbir alanda bugün Mine Kırıkanat da görüldüğü üzere Alevi Bektaşilere yönelik nefret söylemine varan ifadelere karşı sonuç alıcı bir süreç yürütmeliyiz. Gazeteciyse, milletvekili ise, akademisyense o alandan uzaklaştırılana, istifa edene kadar bu mücadeleyi sürdürmek gerekiyor. Hiç kimse Alev Bektaşi’ne toplumuna yönelik nefretini alenen topluma açık bir şekilde Twitter gibi bir mecrada söyleyebilecek cüreti haddi kendinde görmemeli. Biz bu alanı hiçbir şekilde boş bırakmamalıyız. Alevi Bektaşi toplumuna yönelik kim hangi kurum hangi kişi, hangi şahsiyet nefret söyleminde hadsiz bir açıklamada bulunduysa Alevi Bektaşi kurumları olarak haddini de bildirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu toplumun temsilcileri bu kurumlardır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Sazcı: İktidar Sünni, Vahabi, Selefi-İslam’ı tüm topluma empoze etmeye çalışıyor!-VİDEO

    Sazcı: İktidar Sünni, Vahabi, Selefi-İslam’ı tüm topluma empoze etmeye çalışıyor!-VİDEO

    PİRHA- ‘Ramazan Ayı Etkinlikleri’ ve eğitim alanında yaşanan gerici müfredat politikalarına karşı sadece Eğitim Sen veya KESK’in vermiş olduğu mücadele ile sonuç alınamayacağını vurgulayan Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Bugün eğitim alanında yaşanan olumsuzlukları yalnızca, Aleviler, Kürtler ve solcular yaşamıyor, toplumun her kesimi yaşıyor. Daha çok kendisini seküler olarak gören her kesimin doğrudan müdahil olmasıyla sonuç alınabilir” diye belirtti.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” başlıklı uygulamasına toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, AKP’nin iktidara geldiği ilk günden itibaren eğitim alanında değişikliğe gittiğini belirterek, “İktidar çeşitli politikalarda olduğu gibi eğitimde evrim teorisinin çıkartılması, fen bilimleri derslerinin ders saatleri azaltılarak daha geri noktaya getirilmesi, din merkezli seçmeli derslerin zorunlu seçmeli dersler haline getirilerek müfredata dahil edilmesi ile nasıl bir neslin yetiştirilmek istendiği açıkça görülmektedir” dedi.

    “İKTİDAR KİNDAR VE DİNAR NESİL YETİŞTİEMEK İÇİN HER YÖNTEMİ DENİYOR”

    Manevi danışmanlık adı altında Diyanet’te görevli personelin okullarda görevlendirildiklerini hatırlatan Sazcı, “Bu atanan kişilerin öğrencilerle, yurtlarda, okullarda ilişki kurması ciddi anlamda iktidarın dindar nesilleri yetiştireceğiz politikasının açık bir uygulamasıydı. Bizim dikkate almamız gereken bu alanlar şu anda iktidar tarafından dolduruluyor. Demek ki biz özellikle eğitim alanında laik, bilimsel, demokratik eğitim alanında ciddi anlamda bir boşluk bıraktık. Yıllarca ana dilinde, laik, demokratik, bilimsel bir eğitim için başta Eğitim Sen’in önderliğinde yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi kurumları elinden geldiğince destek olmuştu. Fakat süreç o kadar kötüye gitti ki Eğitim Sen ve KESK’in yalnızca kendisi ile birlikte örgütlemiş olduğu bu mücadele, maalesef ki başarıyla sonuçlanmadı” diye belirtti.

    “İKTİDAR BİZİM BOŞ BIRAKTIĞIMIZ BÜTÜN ALANLARI DOLDURUYOR”

    4 yaşından lise dönemine kadar geçen süreç içerisinde bulundukları her alanda çocukların Sünni, Müteşerrîk, Vahabi, Selefi-İslam’ın empoze edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Sazcı, “Alevi-Bektaşi toplumunun gençleri de çocukları da yine farklı inanca mensup veya inançsız toplulukların çocukları da maalesef doğrudan doğruya iktidarın politikalarından en çok etkilenen hale geldiler” şeklinde ifade etti.

    “İKTİDAR FAKİR YOKSUL AİLE ÇOCUKLARI ÜZERİNDEN EĞİTİM POLİTİKASINI YÜRÜTÜYOR”

    İktidar özel eğitim kurumlarında eğitim alan çocuklara değil, maddi imkanları olmayan çocuklara yönelik eğitim politikası uyguladığını belirten Sazcı, “Alt grup dediğimiz fakir, yoksul, geçinemeyen toplulukların çocukları iktidara biat edebilecek. Tabi olabilecekleri, sindirebilecekleri bir karakteristik düşünce yapısıyla yetiştirmeye yönelik bir politikası söz konusu. Geçmişte gördüğümüz öğrenci hareketini bugünlerde göremiyoruz. Geçmişteki gençliğin dinamikliğini bu dönemde maalesef görmek mümkün olmuyor. Durum böyle olunca da dolayısıyla iktidar bu politikalarını ciddi anlamda başarılı bir şekilde ilerletiliyor” diye konuştu.

    “ORTAK MÜCADELE EDİLMESİ ŞART”

    Bu noktada ne yapmalıyız sorusunun çok önemli olduğunu vurgulayan Sazcı, şunları ifade etti:

    “Bu durumdan kaygılanan ülkenin anayasa da olan ama yaşamda olmayan laikliği yeniden tesis edilmesi için müdahale etmek isteyen ya da mücadele ettiğini deklare eden kendini solda konumlandıran tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, yanı sıra bugün “atam izindeyiz” diyen özellikle Eğitim İş Sendikası gibi sendikaların da bu işe müdahil olması gerekiyor.

    Sadece Eğitim Sen’in veya KESK’in kendi vermiş olduğu mücadele ile sonuçlanacak bir mücadele değil. Bugün kendini daha çok Kemalist, ulusalcı, seküler kesim içerisinde gören kitlelerin de doğrudan müdahil olmasıyla gerçekleştirecek. Yani burada yaşanan olumsuzlukları yalnızca solcular, Kürtler, Aleviler yaşamıyor toplumun her kesimi Sünni toplumda da yaşıyor. Kısacası iİktidar gibi düşünmeyen, iktidar gibi inanmayan herkesin buna karşı mücadele yürütmesi gerekiyor. Bir olmadığımız müddetçe iktidara hiçbir şekilde geri adım attıramayacağız.”

    Velilere çağrıda bulunan Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Bu durumdan kaygılanan velilerin, ebeveynlerin yapması gereken ya bir avukata, ya da Barolar Birliği’nden bir avukata danışabilirler. Yine Eğitim Sen, KESK gibi kurumlara danışarak bir dilekçeyle Millî Eğitim Bakanlığı’na başvurup çocuklarının ÇEDES, ‘Ramazan Etkinlikleri’ gibi şeylerden muaf tutulmasını sağlayabilirler. Yalnızca bireysel başvurular değil, kitlesel başvurular gerçekleşirse en azından iktidar geri adım atabilir. Bunu yaratmak gerekiyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Sazcı: Cemevi Başkanlığı dergahlarda etkin olmak istiyor, gerekirse protesto edilmeli -VİDEO

    Sazcı: Cemevi Başkanlığı dergahlarda etkin olmak istiyor, gerekirse protesto edilmeli -VİDEO

    PİRHA- 16 Ağustos tarihinde Hacı Bektaş Veli ve 24-26 Haziran tarihinde yapılacak Abdal Musa anma etkinlikleri ile ilgili Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın olumsuz etkisine dikkat çekti. Alevi kurumlarının dergahlarda yaptığı anmaların Cemevi Başkanlığı tarafından yapılmak istendiğini belirten Sazcı, “Gerekirse Aleviler tarafından protesto edilmeli” dedi. 

    MHP destekli AKP hükümetinin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Aleviler tarafından kabul görmedi.

    Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir Alevi müessesesi olmadığı Alevi Bektaşi toplumunun açık ve net bir şekilde açıkladığını belirtti.

    Sazcı, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda görev yapan kişiler cemevleri ile görüşmelerinde, ‘AİHM kararlarını uygulatmak için geliyoruz. İktidar bir kapı açtı, biz de bu kapıdan yararlanalım, iktidarla görüşmelerimizi sağlayalım, cemevleri ibadethane olarak kabul edilsin’ gibi yaklaşımla cemevlerindeki kişilerle, dedelerle, zakirlerle iletişime geçtiler” dedi.

    Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın başında bulunanların, kendilerine bağlanmayı reddeden Alevi kurumlarını terörize ettiğini belirtti.

    Doç. Dr. Ayfer Karakaya’nın Alevi Bektaşi dijital arşivi oluşturmak için çalışma başlattığını hatırlatan Sazcı, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı burada kendine bir pay çıkardı. Bir çalışma içerisine girdiler. İktidar her zaman Ali Bektaşi toplumunun lehine olabilecek çalışmaların karşısında yeni bir çalışmayı oluşturuyor. Maalesef bunda başarılı oluyor. En büyük örneği Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yapmış oldukları program, Nevruz için ve daha önce de Alevi ozanları için yapmış oldukları program var” diye ifade etti.

    “ALEVİ KURUMLARININ BOŞ BIRAKTIĞI ALANLAR CEMEVİ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN DOLDURULUYOR”

    Alevi Bektaşi kurumlarının bıraktığı boş alanların Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı tarafından doldurulduğunu belirten Sazcı, şöyle devam etti:

    “Onların yapacağı Hacı Bektaş Veli anması Alevi- Bektaşi kurumlarının yapmış olduğu tarihte gerçekleşecek. Buna karşı şu an henüz Alevi kurumlarından herhangi bir açıklama olmamakla birlikte buna karşı doğru bir tepki de verilmiyor. Bu da açıkçası bizim eksik bıraktığımız bir alan ve iktidar bunu dolduruyor. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yaptığı çalışma sadece Hacı Bektaş Veli Dergahı ile de kalmayacak. Alevi Bektaşiler özlem ve hasretle bekledikleri Abdal Musa açılışı, İzmir Tire’de bulunan Ali Baba Dergahı açılışı, Hamza Baba’nın açılışı, Hüseyin Gazi Dergahı’nın açılışı gibi  açılışları iktidarın kontrolündeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yapacak gibi duruyor. Saydığım dergahların mütevelli heyetinde olan kişiler doğrudan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı  içinde yer alıyor.
    Burada iktidarın görevlendirdiği bu kişileri hem kurumlardan hem dergahlarımızdan sürmek, buna karşı ciddi bir mücadele içerisine girmek gerekiyor.

    “ALEVİLER TARAFINDAN PROTESTO EDİLMELİ”

    Aynı gün yeni bir etkinlik gerekiyorsa gövde gösterisi yapılmalı. Dergahlarımızı geri istiyoruz yalın ayak yürüyoruz, diye Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yapmış olduğumuz çalışmanın bir benzeri o gün orada yapılmalı. Gerekiyorsa yürüyüşle, eylemlerle o dergahların bize ait olduğu ortaya konulmalı, orada yapılan anmanın da bizler tarafından yapıldığı ve bizlerin rızası olmadan hiçbir devlet kurumunun böyle bir anmayı yapamayacağının belirtilmesi gerekiyor. Aksi takdirde biz geri adım atarsak iktidar bize 2-3 geri adım attırmayı deneyecektir. Yaşadığımız tarihsel süreç açıkçası bunu gösteriyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA  

  • AKP,  biat etmeyen ‘Ceylan Alevileri, biat eden ‘Aslan Alevilere’ yedirmek istiyor -VİDEO

    AKP, biat etmeyen ‘Ceylan Alevileri, biat eden ‘Aslan Alevilere’ yedirmek istiyor -VİDEO

    PİRHA- Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli portresi üzerinde yapılan dezenformasyona tepki gösteren Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, “Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda biz ceylan olan Alevileri yani devlete biat etmeyen Alevileri devlete biat eden Alevilere yani aslana yedirdik. Bunu söylemek, bunu ima etmek için ceylan ve aslan sembolü çıkartıldı” dedi.

    v

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerinde Hacı Bektaş Veli’nin portresindeki barışı simgeleyen aslan ve ceylan kaldırıldı.

    Konuya ilişkin Alevi toplumundan tepkiler gelmeye devam ediyor. Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, Hacı Bektaş Veli’nin portresindeki barışı simgeleyen aslanın ve ceylanın kaldırılmasına ilişkin PİRHA’ ya konuştu

    “AKP İKTİDARI, BELEKSİZ BİR TOPLUM YARATMAK İSTİYOR”

    AKP iktidarının en çok başardığı şeylerden birisinin belleksiz bir toplum özellikle de belleksiz bir muhalif hareket yaratmak olduğunu belirten Mustafa Sazcı, “Alevi Bektaşi toplumu içerisinde yapmış olduğu politikalar ve çalışmaları incelediğimizde tam olarak bunun üzerine oturduğunu düşünebiliriz. Çünkü farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarla farklı tartışmalara sebebiyet veriyorlar” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA GİDEN YOL HÜSEYİN GAZİ DERGAHI’NA YAPILAN ZİYARETLE BAŞLADI”

    Bugün Hünkâr Hacı Bektaş Veli posteri üzerinden yapılanların seçim öncesinde Hüseyin Gazi Dergahı’na yapılan ziyaretle başladığına dikkat çeken Sazcı, “Hüseyin Gazi Dergahı’nın cem meydanı olan mekânın içerisindeki Hz. Ali’nin, Pir Sultan’ın ve Hacı Bektaş Veli’nin fotoğraflarını kaldırması aklıma geldi. Yerine Arapça tabelaların olduğu, Alevilerin büyük bir kesiminin anlayamayacağı Arapça ifadelerle yazılmış hat sanatı ürünlerini yerleştirmeleri oldu” diye konuştu.

    “AKP, ALEVİ BEKTAŞİLİĞİ KENDİ EKSENİNDE DİZAYN ETMEK İSTİYOR”

    AKP iktidarının o günlerde aslında Alevi Bektaşiliği kendi ekseninde dizayn edeceğini gösterdiğini ifade eden Sazcı, şunları kaydetti:

    “Hüseyin Gazi Dergahı’na yapmış olduğu o ziyaretten sonra ilk olan şey de Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, daha doğrusu resmileşmesi durumu oluştu. AKP iktidarı aslında bu yol içerisinde kilometre taşlarını bugüne kadar döşedi. Buna güçlü bir tepki verdiğimize ben kesinlikle inanmıyorum. Elbette bu tepkiyi vermek için kurumlarımız da ciddi mücadeleler verdiler ancak bu konuda eksik kaldık, bunun da özelleştirişini vermekle yükümlüyüz.”

    “HÜNKARIN KUCAĞINDAKİ ASLAN VE CEYLANIN KALDIRILMASI BOŞA YAPILMIŞ BİR MÜDAHALE DEĞİL”

    Mustafa Sazcı, “Hünkâr Hacı Bektaşi Veli aslında Anadolu’da kardeşliğin, barışın, eşitliğin, zalime karşı mücadelenin mazlumlarla birliğin semboller haline gelmiş bir Alevi Bektaşi ulusu, bir Alevi piri. Aslında aslan olan Alevilerden kastımız, bugün devletin yanında olan, devlete biat etmiş, devletin kapıkulu askeri gibi davranan ve Alevi Bektaşi toplumu içerisinde bir tartışmaya vesile olan, bugün Alevi toplumun içerisinde bulunduğu birliği beraberliği baltalamaya, bozmaya ve iktidar karşısında ve egemen Sünni anlayış karşısında Alevi Bektaşi geleneğinin yok olmasına vesile olacak çalışmalar yürüten devletli Aleviler, devletin Alevileridir” ifadesini kullandı.

    Sazcı, Ceylan Alevilerin ise iktidarın ‘bunlar Ali’siz, bunlar Muhammed’siz, bunlar Allahsız, bunlar kitapsız’ diye karşısına aldığı Aleviler olduğunu söyledi.

    Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı şöyle devam etti:

    “Ceylan Aleviler; gerçek manada hakikatçı, Alevi Bektaşi yol erkanına sahip çıkan, ocakların rehberleri, pirleri, müritleriyle ve Alevi kurumları ile birlikte bu mücadeleyi yürüten, bu inancı gelecek nesillere taşımakla kendini var eyleyen, aynı zamanda iktidarın zalimliğine, zamanın Yezid’ine karşı mücadeleyi kendine bir görev olarak bilen Hünkar Hacı Bektaş Veli’den aldıkları o felsefeyle barışın, kardeşliğin, dostluğun, eşitsizliğin ortadan kalktığı, cümle cihanı bir nazarla görenlerin o felsefesini yaşatmakla kendilerini yükümlü gören kurumlar, Aleviler oldu. İktidar aslında bize şunu söylüyor: Alevi Daire Başkanlığı kurduk, kendimiz alternatif bir etkinlik yaptık, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda biz Ceylan olan Alevileri yani devlete biat etmeyen Alevileri devlete biat eden Alevilere yedirdik. Bunu söylemek, bunu ima etmek üzere bunu kullandı.”

    “ASLINDA TÜM MUHALİF KESİMLERE VERİLMİŞ BİR MESAJDIR”

    Sazcı, Alevi Bektaşi toplumu olarak biz kendi sorunlarımızı biliyoruz. Burada verilmek istenen mesaj sadece Bektaşi toplumuna da değil, Türk, Sünni, Hanefi ve erkek kimliğine sahip olmayan diğer toplumsal kesimlere, kadınlara, Alevilere, Kürtlere, azınlık olarak görülen etnik gruplara, inanç gruplarına da gözdağını veriyor. Her geçen gün kullandıkları ithamlar, kullandıkları ifadeler, zaten bunun en açık örneği” dedi.

    Mustafa Sazcı konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

    “Biz Alevi Bektaşiler iktidarın bu yok saymasına, yapmış oldukları bu hareketlere boyun eğmeyeceğiz. Elbette ki onların aslan ile ceylanın fotoğraflarını kaldırmaları ile biz bu felsefemizi yitirmeyeceğiz.

    Sevgi muhabbet kaynar yanar ocağımızda,
    Bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda,
    Hırslar kinler yok olur aşkla meydanımızda,
    Aslan ile ceylanlar dost olur kucağımızda.

    Hünkarın bu güzel özdeyişi ile güzel felsefeyle mücadelemize devam edeceğiz. Ancak bu mücadeleyi yürütürken elbette ki Hünkarın yaptığı gibi zalime karşı durmaktan da zamanının Yezid’ine ve Muaviye’sine karşı durmaktan da bir adım olsun geri adım atmayacağız. Ancak, o zalimler tarafından zulme maruz bırakılan Kürtlerle de, Romanlarla da, Abdallarla da birliğimizi, beraberliğimizi, ortak mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA