Etiket: kızıldeli sultan ocağı

  • ‘Düzgün Baba Mekânı’na ve Elif Ana Türbesine yapılan saldırı bilinçli bir planın parçası!’-VİDEO

    ‘Düzgün Baba Mekânı’na ve Elif Ana Türbesine yapılan saldırı bilinçli bir planın parçası!’-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Düzgün Baba Ziyaretgâhı ile Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıların benzerini cem muhabbeti yürüttükleri esnada yaşadıklarını aktararak, “Cemevimizin önünde kimliği belirlenmeyen bir şahsın üç el ateş etmesi Düzgün Baba Mekanı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılardan bağımsız, ayrı okumamak lazım” dedi.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, Dersim’in Nazımiye ilçesindeki Düzgün Baba Ziyaretgâhı ile Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “BİLİNÇLİ YAPILAN BİR SALDIRININ PARÇASIDIR”

    4 Mayıs Dersim’de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan ‘Dedeler Zirvesi’nin akabinde Düzgün Baba Ziyaretgahı ve Elif Ana Türbesi’nin tahrip edildiğini belirten Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı,  “Düzgün Baba’nın ayak izinin bulunduğuna inandığımız bir nişangah olan alana güya hazine arama muradıyla girilip tahrip edilmesi ve  ardından Elif Ana Türbesi’nin bulunduğu yerde Elif Ana’nın oğlu olan Mehmet Baba’nın heykelinin yakılması kabul edilemez” diye belirtti.

    Dede Sazcı, olayların yaşanmasının ardından yapılan açıklamaların tepkileri azaltma amaçlı oluğunun altını çizerek, “Aynı tarihlerde farklı bir olayı Kızıldeli Sultan Kepez Alevi Kültür Derneği cem muhabbeti esnasında yaşadık. Cemevimizin önünde kimliği belirlenmeyen bir şahsın üç el ateş etmesi Düzgün Baba Mekanı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılardan bağımsız, ayrı okumamak lazım” dedi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ TOPLUMUNA YÖNELİK GÖZDAĞI VERİLMEK İSTENİYOR”

    Son süreçte yaşananların Alevi Bektaşi toplumuna yönelik verilmek istenen bir göz dağı olarak görmek gerektiğine dikkat çeken Sazcı, “Alevi Bektaşi inanç topluluğunun evlatlarıyız. Maalesef ki son süreçte yaşananlar bizi geçmişteki acılarımızla tekrar yüzleşmemizi yaratıyor. Alevi düşmanlığı toplumun tüm kesimlerine yayılarak devam ediyor. Herhangi bir cemevinin basılması veya tahrip edilmesi, hakeza Alevilerin öldürülmesi durumunda dahi toplumun ses çıkartmaması üzerine bir dizayn söz konusu. Alevi Bektaşi kurumlarının bu alanda sesini daha güçlü bir şekilde çıkartması ve bunun için de ciddi anlamda bir mücadele verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Yol yürütücüsü Sazcı: Alevi kurumları olarak yoksulluğa karşı dayanışma ağını örelim! -VİDEO

    Yol yürütücüsü Sazcı: Alevi kurumları olarak yoksulluğa karşı dayanışma ağını örelim! -VİDEO

    PİRHA-Kızıldeli Seyit Ali Sultan Ocağı talipleri olarak yoksul ailelere yardımda bulunduklarını belirten Mustafa Sazcı, yoksulluğa karşı dayanışma ağını örgütlenmesine ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Kızıldeli Sultan Kepez Alevi Kültür Derneği ve yine Kızıl Deli Seyid Ali Sultan Dede talipleri, muhasipleri ile birlikte yeni başlatmış oldukları çalışmalara dair ajansımıza konuştu.

    Kızıldeli Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, yaptıkları çalışmanın amacını anlattı: “Ocak olarak geçmişten bugüne gelen bir lokma geleneğimiz var. Bu gelenek İmam Zeynel Abidin’den günümüze geliyor. İmam Zeynel Abidin’in Medine’de yoksul ailelerin kapısına bir çuval dolusu erzak bırakıp ancak hiçbir şekilde bırakan kişinin bilinmediği bir hizmet söz konusuydu. Dernek olarak biz de böyle bir çalışmanın içerisine girdik.”

    “MADDİ İMKANLARI OLMAYAN YOKSULLARA BOZATLI HIZIR LOKMASI DAĞITIYORUZ”

    Maddi imkanları olanların derneklerine yardımlarda bulunduğunu aktaran Sazcı, “Giyim, bakliyat ve birçok gıda maddesini derneğimize getiriyorlar. Derneğimizde bunları paketledikten sonra üzerinde hiçbir logo, dernek ismi olmadan sadece lokmanın içerisinde küçük bir not ile bu lokma İmam Zeynel Abidin’in, Bozatlı Hızır’ın lokmasıdır ibareyle o poşetin içerisine konuluyor. Verenin alanı, alanın vereni görmediği bir hizmet yapıyoruz. Dolayısıyla bu şekilde lokmayı alan kişi de rencide olmamış oluyor. Dolayısıyla bu bir sosyal dayanışma çalışması olarak derneğimiz tarafından başlatıldı. Bundan sonra da hizmetlerimiz bu şekilde devam edecek” diye belirtti.

    “YARDIM AĞLARINI KURUMLAR ÜZERİNDEN GENİŞLETMEK GEREKİYOR”

    Bu tür yardımları yapmalarındaki temel nedenini ülkedeki derin yoksulluk olarak açıklayan Sazcı, “İnsanların alım gücünün oldukça düşmesi bu gibi çalışmaların yapılmasını doğurdu. Bizlerin de yıllardır, yüzyıllardır sürdürmüş olduğu bu geleneği yine kurumumuz çatısı altında, ocağımızın adına böyle bir hizmeti tekrardan başlatalım istedik” dedi.

    Bu çalışmanın diğer kurumlar tarafından da sahiplenilmesi gerektiğini düşündüklerini belirten Sazcı, “Hatta bu konuda ortaklaşmaya ve yoksulluğa karşı dayanışma ağını örgütlenmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    Hacıbektaş ve Anadolu Kültür Vakfı Gençliği döneminde yoksul Alevi ve Abdal köylerindeki çocuklara kış ayında bot ve mont yardımı yaptıklarını hatırlatan Kızıldeli Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunlar belirtti:

    “Bu çalışmayı da ‘Hızır’ın Eli’ Dayanışma Platformu adı altında yapmıştık. Tabii bu gibi örnekleri çoğaltmak ve daha çok ortaklaştırmak gerekiyor. Şahısların güdümünde değil, kurumların çatısı altında yapmak lazım.

    Aslında bir dayanışma ağı var. Bu dayanışma ağının çerçevesinde bunu daha güçlü örgütlenebileceğini belirterek bundan sonra da destek olmak isteyen canlarla kurumlarla birlikte bu çalışmayı hiçbir kurumun ve şahsın adını kullanmadan sürdürme kanaatindeyiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    PİRHA- JES ve maden arama çalışmalarının yapıldığı alanların çoğunlukla Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgeler olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “ Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” diyerek tepki gösterdi.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi coğrafyasına son yıllarda artarak devam eden doğa ve inanç kırımına dair konuştu.

    “İNANÇ VE DOĞA KIRIMI VAR”

    Mustafa Sazcı, otantik inancın, itikadın yaşandığı Varto ve çevresinde Koçlar babası, Seyit Nesimi dedesi gibi ziyaret makamlarının türbelerin ocak ilişkilerinin güçlü olduğu, yerler olduğunu belirterek,” Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” dedi.

    Mustafa Sazcı, iktidarın yalnızca Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgelerde değil, aynı zamanda ülkenin her tarafında, İkizdere’de İzmir’de, Ege’de birçok bölgede müdahalesinin söz konusu olduğunu ifade etti.

    “ZİYARET YERLERİMİZİN, TÜRBELERİMİZİN KORUNMASI İÇİN MÜCADELE YÜRÜTMELİYİZ”

    Doğadan kopartılmış bir Alevi Bektaşi inancının yaşamasının pek mümkün olmadığını dile getiren Sazcı, şunları söyledi:

    “Şehirlerde, gettolarda Alevi inancına karşı çeşitli tarikatların asimilasyon faaliyetlerini sürdürdüklerinin sebebinin ise Alevilerin doğal inanç ve doğal yaşam alanından koparıldığında bu inancı yaşamalarının mümkün olmadığını bildikleri için yapıyorlar.

    Varto’da, Amasya ve birçok yerde yapılmaya çalışılanlar inanç kırım faaliyetidir. Örnek vermek gerekirse Antalya’da doğayla iç içe olan Bali Baba Türbesi, Abdal Musa Türbesi yine Abdurrahmanlar Köyü’nde bulunan doğayla iç içe önünde pınarları olan Kâfi Baba Türbesi, Kaz Dağları’ndaki Sarıkız Türbesi yine etrafında doğayla iç içe olan dede, baba makamları var. Oradaki ziyaret yerlerimizin, türbelerimizin, makam ve nişanlarımız korunması için mücadele yürütmeliyiz.”

    İnsanın doğa üzerinde kendini tahakküm edebileceği bir alan olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Sazcı, “Biz doğanın bir parçasıyız. Onun üzerinde hüküm sahibi, karar sahibi, yetki sahibi değiliz. Biz bu coğrafyanın üzerinde var olan tüm doğal zenginlikleri ile birlikte yaşam alanına müdahale etmeden sürdürebilmeyi hedeflememiz gerekiyor” diye belirtti.

    DOĞA KIRIMINA KARŞI ALEVİ KURUMLARI YERELLERDEN DOĞRU MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMELİ”

    Taleplerinin sadece inanç makamlarının korunması değil, doğanın hiçbir alanına müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizen Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Patronların, meclislerin ve belediyelerin doğaya karşı fütursuzca müdahale etmesine topyekûn karşı çıkmalıyız.

    Alevi Bektaş kurumları bulunduğu alanlarda ve özellikle köylülerle çiftçilik yapan canlarımızla birlikte bir mücadele komisyonu, bir inisiyatif oluşturarak mücadeleyi örgütlemesi gerekiyor. Yerelde verilen çeşitli mücadelelerin zaferlere ulaşabildiğini geçmişteki deneyimler gösterdi. Alevi Bektaşi kurumlarının, maden arama girişimlerine karşı yalnızca basın açıklamalarıyla değil, doğrudan alana giderek müdahale etmesiyle mümkün olabilecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Sazcı: 1 Mayıs’ta eşit yurttaşlık talebimizle alanlarda olacağız -VİDEO

    Sazcı: 1 Mayıs’ta eşit yurttaşlık talebimizle alanlarda olacağız -VİDEO

    PİRHA- 1 Mayıs’ın tüm toplumsal kesimlerin haklı taleplerini dile getirdiği bir gün olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Sesimizi meydanlardan duyurmak  için mücadeleyi büyüteceğiz”diye belirtti.

    1 Mayıs’ta İşçiler, emekçiler ve hak arayan kesimler, artan hayat pahalılığına, güvencesizliğe ve derinleşen eşitsizliklere karşı seslerini yükseltmeye hazırlanıyor.

    1 Mayıs’ın işçi sınıfının büyük bir kesimini oluşturan Kürtlerin, Alevilerin de bir mücadele günü haline geldiğini belirten Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Biz Alevi Bektaşi toplumu ve kurumları olarak 1 Mayıs’ta geçmişte olduğu gibi bugün de daha güçlü bir şekilde katılabilmek için bir mücadelenin içerisine girmiş durumdayız” diye belirtti.

    “KIZILDELİ SEYİT ALİ SULTAN ALEVİ TOPLULUĞU OLARAK İLK 1 MAYIS’IMIZI KUTLAYACAĞIZ

    1 Mayıs’la ilgili hazırlıkları yapıldığını belirten Sazcı, “Kızıldeli Seyit Ali Sultan Kepez Alevi Kültür Derneği olarak 2026 1 Mayıs’ı bizim için farklı bir heyecan da içeriyor. Çünkü biz bir Abdal topluluğu ve aynı zamanda Abdal Alevi kurumuyuz. Kızıldeli Ocağına mensup talip kitlesinin bu ilk 1 Mayıs’ı olacak. Dolayısıyla bu bizim için ayrı bir heyecan, ayrı bir mutluluk haline geldi” diye belirtti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI KAPATILMALIDIR”

    1 Mayıs’ta Alevi Bektaşi toplumu olarak talepleri olduğunu belirten Sazcı, “Daha önce de söylediğimiz gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı talebi gibi bir Alevi Diyaneti talebimiz yok. Bizim talebimiz bir statü. Bir diğeri tüm toplumun yarası haline gelmiş olan din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin kaldırılması, hiçbir inancı merkezine almayan tüm inançlara aynı mesafede yaklaşan bir anlayış, aynı zamanda Diyanet’in kaldırılması gibi teleplerimiz var” dedi.

    Sazcı, Alevilerin rızalığı olmadan bir asimilasyon aracı haline gelmiş olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın da kaldırılmasının talepleri arasında olduğunu belirtti.

    Sazcı, bunun yanısıra eşit yurttaşlık talepleri olduğunun da altını çizerek, 1 Mayıs’ta sloganlarıyla, taşıyacakları afişleriyle eşit yurttaşlık taleplerini dile getireceklerini ifade etti.

    “ALEVİLERİN YAŞADIKLARI SORUNLAR İŞÇİ SINIFININ YAŞADIĞI SORUNLARDAN FARKLI DEĞİL”

    Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “İnancımızdan, itikadımızdan dolayı devlet erki tarafından sistematik anlamda hem asimilasyona, hem de zulme maruz kalıyoruz. Bunu sadece iç politikada değil aynı zamanda dış politikada da yaşıyoruz. Bugün Suriye’ye iktidarın eliyle yapılan bu müdahaleye hem Alevi Bektaşi kurumları olarak hem de Kızıldeli Sultan Kepez Alevi Kültür Derneği olarak karşı çıkıyoruz.

    Suriye’de yaşanacak her katliamda, her zulümde sistematik olarak yapılacak her girişimde AKP iktidarının elinde olduğunu bundan sonra da o elini Suriye topraklarından, kardeş topraklardan çekmesi için mücadelemizi büyüteceğiz”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı: Cami projesiyle Alevi yaşam alanları kuşatma altına alınıyor-VİDEO

    Yol yürütücüsü Mustafa Sazcı: Cami projesiyle Alevi yaşam alanları kuşatma altına alınıyor-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Hakis (Büyükyurt) köyünde İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılmak istenmesine tepkiler sürüyor. Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, söz konusu girişimin münferit olmadığını belirterek, Alevi inanç merkezlerine yönelik müdahalelerin devlet eliyle sistematik bir politikaya dönüştürüldüğünü söyledi.

    Hakis’te planlanan cami yapımına ilişkin PİRHA’ya konuşan Sazcı, yalnızca Dersim’de değil, Hubyar Sultan Tekkesi’nde de benzer bir müdahalenin gündemde olduğuna dikkat çekti. Daha önce Ali Baba Dergâhı’na, Koyun Baba’ya ve Osmancık’ta bir dergâhın hemen yanına cami yapılmak istendiğini hatırlatan Sazcı, “Devlet bu girişimleri son yıllarda bilinçli ve süreklilik arz eden bir politika haline getirdi” dedi.

    Karaca Ahmet’te yaşanan direnişi hatırlatan Sazcı, “Dozerlerin önüne yatan ana bacılar, dedeler nasıl mücadeleyi kazandıysa bugün Dersim’de de aynı kararlılıkla bir mücadele yürütülmeli” diye konuştu.

    Toplumsal sorunların alanlarda ve sokaklarda çözülebileceğine dair güçlü bir inanç olduğunu vurgulayan Sazcı, bunun somut örneklerinin yaşandığını ifade etti. Antalya’da geri çekilen davaları ve kapatılmak istenen dosyaların yeniden görülmesini hatırlatan Sazcı, “Alanlara çıkan gençlik hareketinin kazanımları bu gerçeği açıkça gösteriyor” dedi.

    “DEVLET DERGAHLARA MÜDAHALEYİ SİSTEMATİKLEŞTİRDİ”

    Dersim’deki cami projesine karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için doğrudan toplumsal müdahalenin şart olduğunu belirten Sazcı, “Karaca Ahmet’teki direniş nasıl sonuç aldıysa, Dersim’de de mücadele ancak bu şekilde anlamlı ve kazanımlı olur” diye konuştu.

    Sazcı, devletin Alevi inanç mekânlarına yönelik müdahalelerinin süreklilik kazandığını vurgulayarak, “Ali Baba Dergâhı’ndan Koyun Baba’ya, Hubyar Sultan Tekkesi’ne kadar bu müdahaleler aynı politikanın parçalarıdır” ifadelerini kullandı.

    “BEYAZ ALEVİ YARATMA ÇABASI VAR”

    Devletin bir yandan Alevi açılımı söylemini dillendirirken, diğer yandan ‘Beyaz Alevi’ yaratma arayışında olduğunu savunan Sazcı, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden Alevi değerlerini Sünni anlayışla eşitleyerek kendi bünyesine çekme hesabı yapılıyor” dedi.

    Bu sürecin ancak güçlü bir kadro hareketiyle durdurulabileceğini vurgulayan Sazcı, Alevi kurumlarında ciddi bir kadro eksikliği yaşandığını ifade etti. “Aydınların, akademisyenlerin, hukukçuların, tarihçilerin ve sosyologların yönetim kademelerinde yer almaması bu zayıflığın temel nedenidir” dedi.

    Tarih bilincinin önemine de dikkat çeken Sazcı, “Marksist teoride de belirtildiği gibi, somut koşulların somut tahlili yapılmadıkça yürütülen her faaliyet boşa düşer” ifadelerini kullandı.

    “SOSYAL MEDYA AÇIKLAMALARI YETERSİZ”

    Sazcı, yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan basın açıklamalarının etkisiz kaldığını belirterek, “Devletin izin verdiği alanlarda yapılan açıklamalar ne hükümeti ne de saray iktidarını geri adım attırabilir” dedi.

    Dersim özelinde toplumsal muhalefetin yetersiz kaldığını söyleyen Sazcı, ülke gündeminin sürekli değişmesinin bu durumu etkilediğini kabul etmekle birlikte, “Yaşam alanlarımıza doğrudan bir müdahale var ve buna topyekûn karşı duramıyoruz” diye konuştu.

    Siyasal iktidarın camisiz, ezansız, namazsız alan bırakmadığını dile getiren Sazcı, çocukların zorunlu din derslerine ve fiilen zorunlu hale getirilen Kur’an kurslarına maruz kaldığını söyledi. Devletin yalnızca Alevilere değil, farklı inanç ve topluluklara da yaşam alanı bırakmadığını vurguladı.

    Bu nedenle mücadele edilmesi gereken başlıklardan birinin de mevcut yasalar olduğunu ifade eden Sazcı, “Köy Kanunu değişmediği sürece bu sorunlarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Hedeflerimizden biri mutlaka bu yasa olmalı” dedi.

    “BARIŞ SÜRECİNDE ALEVİ SORUNU DA GÖRÜLMELİ”

    Kürt sorununun çözümüne yönelik bir sürecin tartışıldığını hatırlatan Sazcı, bu coğrafyada yüzyıllardır süren bir Alevi sorununun da bulunduğunu belirtti. “Herkes kendi sorununu çözmek için mücadele ediyorsa, Alevi Bektaşi kurumları da bu sürecin aktif öznesi olmalı” dedi.

    Sazcı, Alevi kurumlarının siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, barolarla ve insan hakları örgütleriyle daha güçlü ilişkiler kurması gerektiğini vurguladı. Geçmişte kapalı kapılar ardında verilen sözlerin hayata geçirilmediğini hatırlatan Sazcı, bu kez taleplerin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması gerektiğini ifade etti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Mustafa Sazcı: Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı, Aleviler arasındaki birliği bozuyor-VİDEO

    Mustafa Sazcı: Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı, Aleviler arasındaki birliği bozuyor-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Ocağı Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerine ve 40 “uzman Alevi”nin işe alınmasına tepki gösterdi. Sazcı, söz konusu başkanlığın, Aleviler arasındaki birliği bozmaya yönelik kurulduğunu vurguladı. 

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde 40 sözleşmeli ‘uzman’ personelin istihdam edilmesine tepkiler sürüyor.

    Kızıldeli Ocağı Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviler arasındaki birliği bozmaya yönelik kurulduğunu vurguladı.

    Sazcı, “Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı son süreçte kendi varlığını tesis etti. Ali Arif Özzeybek başkanlığın yöneticisi olarak atandı. Onun dışında bir ekip oluşturuldu, bu ekiple beraber 40 kişi de Alevi uzman kadrosu açılarak dahil edildi. Son süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin ifşaatlarıyla birlikte öğrendik, sosyal medyada paralı bir şekilde provokasyon yaratmak üzere bir ekip oluşturuluyor. Aslında ben bu Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın yine Alevi kurumlarının içerisinde bulunduğu birlik, bütünlük halini bozmaya, Alevi toplumsallığı içerisinde artık suni tartışmaları açmaya yönelik kurulduğunu düşünüyorum” dedi.

    “BU ÜLKENİN ALEVİ DİYANETİNE İHTİYACI YOK”

    Sazcı değerlendirmesine şu sözlerle devam etti:

    “Geçmişte anlatılan İslam içi İslam dışı Ali’li Alevilik, Ali’siz Alevilik gibi tartışmalar burada inanç, yol erkan hizmeti yürüten kişilerle yapılmaya başlandı. Provokatörlerin de aslında bu alanlarda faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Onun dışında Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı başlı başına sorunlu bir yapı olarak ortaya çıktı. İlk söylediğimiz şey şuydu. Bu ülkenin yeni bir Diyanete bir Alevi Diyanetine ihtiyacı yok. Aleviler, Aleviliğin varlığını bu daire başkanlığı ile birlikte kanıtlamak yerine, doğrudan devlet erkinin kendi varlığını kabul etmesiyle olabileceğini söylüyor.”

    “MAKUL BİR ALEVİLİK YARATILMAK İSTENİYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun isteklerini gözardı ettiğini belirten Mustafa Sazcı, “Ne Alevi toplumunun ne de Alevi kurumlarının rızası gözetilerek böyle bir oluşuma gidildi. Bu başlı başına hatalı bir yaklaşım olmakla beraber aslında alttan alta da şu mesajı verdiğini görüyoruz: ‘Biz, Alevi toplumunu duymuyoruz. Biz Alevi toplumunu tanımıyoruz. Kendimiz makul bir Alevi yaratmak istiyoruz. Bu Alevilere riayet edenlerle birlikte bu yolu yürüteceğiz’” ifadelerini kullandı.

     “AKI KARAYI O MEYDANDA GÖRMÜŞ OLURUZ”

    Mustafa Sazcı, “Umarım Alevi uzman listeleri açıklanır biz de akı karayı o meydanda görmüş oluruz. Bu çalışma Alevi toplumunun seçime odaklanmasını engelleyerek suni gündemler arasında sıkışmasına yol açacaktır. İlerleyen süreçlerde de olabilecek herhangi bir provokasyona da yine toplumumuzun bilinçli bir şekilde karşılık vermesi ve kurumlarımızın sözlerini dikkate alması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA