Etiket: kocaeli üniversitesi

  • Milletvekili İskender Bayhan: Eylemlere katılan öğrencilerin aileleri tehdit ediliyor- VİDEO

    Milletvekili İskender Bayhan: Eylemlere katılan öğrencilerin aileleri tehdit ediliyor- VİDEO

    PİRHA- Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolarda eyleme katılan bazı öğrencilerin velileri aranarak tehdit edildiğini iddia eden EMEP Milletvekili İskender Bayhan, “Öğrencilerin aileleri aranarak çocuklarınız eylemlere katılıyor, bu yüzden okuldan atılabilir denilerek çocuklar ailelerine karşı kışkırtılıyor” dedi.

    Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden protestolarda 300’den fazla öğrenci tutuklanırken, bir grup öğrencinin de aileleri aranarak tehdit edildiği iddia edildi.

    Kocaeli Üniversitesi’nde okuyan ve KYK’da kalan öğrencilerin ailelerinin aynı numaradan arandığını söyleyen Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “15 üniversitelinin aile fertleri aranarak yurt öğrencisiyim, çocuğunuzu tanıyorum, yurt yetkilisiyim diyen kişiler tarafından aynı numaradan aranarak şikayet ediliyor. Çocuklarınız eylemlere katılıyor, bu yüzden okuldan atılabilir denilerek öğrenciler ailelerine karşı kışkırtılıyor” dedi.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya seslenen Bayhan, “Bu numaranın kime ait olduğunu, nerden arandığını, kimin tarafından bunun yapıldığını açığa çıkartacak mısınız?” diye de sordu.

    Toplumun haklı mücadelesinin kriminalize edilmek istendiğinin altını çizen Bayhan, “Böylesine haklı bir mücadeleye karşı yapılan bu uygulamalar belli ki kendi suçlarını, baskıyı örtmeye çalışan iktidar tarafından yapılıyor. Bu memlekette en küçük demokratik hakkın bile kullanılmasını yasaklayan bir iktidarın suçlarını gizlemek için yapılıyor. Bizler tüm bunlarla mücadele etmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Mezuniyet töreninde Sivas Katliamı’nı lanetleyen tıp öğrencileri darp edildi

    Mezuniyet töreninde Sivas Katliamı’nı lanetleyen tıp öğrencileri darp edildi

    PİRHA-Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreninde İstanbul Sözleşmesi ve Sivas Katliamı ile ilgili konuşma yapan öğrenciler okulun özel güvenlik görevlileri tarafından darp edildi.

    Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreninde bazı öğrenciler üzerinde ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ ve ‘unutMADIMAKlımda’ yazılı tişörtler giydi. Bir öğrenci diplomasını alırken İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını eleştirdi ve diplomasını ölen kadınlar adına aldığını söyledi.

    Okulun özel güvenlik görevlileri, salona yazılı tişörtlerle girmek isteyen öğrencilere müdahale etti. Öğrenciler de özel güvenlik görevlilerine, ‘Bu okulun öğrencisine kimse böyle davranamaz’ diyerek tepki gösterdi. Öğrenciler, müdahaleyi ve fakülte yönetimini alkışlarla protesto etti.

    Yaşanan arbedenin ardından genç hekimler mezuniyet törenini izlemek üzere okula gelen ailelerin önünde zorla salon dışına çıkartıldı.

    “REKTÖR ÖĞRENCİLERİN DARP EDİLMESİNİ İZLEDİ”

    Türk Tabipleri Birliği Tıp Öğrencileri Kolu ise olayın ardından yazılı bir açıklama yaparak yaşananlara ilişkin şunları dile getirdi:

    “Bugün Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezuniyet Töreni sırasında arkadaşlarımız, tarihin 2 Temmuz olmasından dolayı hem Madımak Katliamı’nı anmak hem İstanbul Sözleşmesi’nin iptalini protesto etmek amacıyla ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ ve ‘unutMADIMAKlımda’ yazılı tişörtlerle çıkmak istediler. Ancak üniversite güvenliği müdahale etti. Rektör Prof. Dr. Sadettin Hülagü ise bu durumu yalnızca oturduğu yerden izledi.

    Güvenlikle arkadaşlarımız arasında çıkan arbedede güvenlik bir arkadaşımızı almaya çalışırken kimi hocalarımızın müdahalesi sonucu arkadaşlarımız içeri alındılar. Daha sonra arkadaşımız açıklama yapmak isterken saldırılar tekrar başladı.

    İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak ve Madımak’ta katledilen canları anmak, sorumluluğumuz ve hakkımızdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Anons’ Kısa Filmi Barcelona Planet ve Direct Short Film Festivallerinde

    ‘Anons’ Kısa Filmi Barcelona Planet ve Direct Short Film Festivallerinde

    PİRHA – Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Teatra Jiyana Nû tiyatro oyunculuğu Cabbar Alp Diyarbakır Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları ve orada yaşananları konu alan ‘Anons’ isimli kısa filmi DUHOK Film Festival’inden sonra Barcelona Planet Film Festivali ve Direct Short Film Festivaline (DSOFF) katılma hakkı kazandı. 

    Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Teatra Jiyana Nû tiyatro oyunculuğu yapan ve Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü bitiren Cabbar Alp çok kısıtlı imkanlar ile çektiği ve Diyarbakır Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları ve orada yaşananları konu alan ‘Anons’ filmi Duhok Film Festivali’nden sonra Barcelona Planet Film Festivali ve Direct Short Film Festivaline (DSOFF) katılma hakkı kazandı.

    Bir süre önce Pir Haber Ajansına konuşan Alp ‘Anons’ adlı kısa filmine ilişkin “koşullar elverseydi bölgede çekmeyi tercih ederdim” demişti. Yasaklar esnasında yerle bir edilen Sur’dan eser kalmadığını belirten Alp mekan olarak Tarlabaşı’nı seçmek zorunda kalmış. Alp, “Bu kısa filmi çekmem için olayların yaşandığı yerlere ve mekanlara gidip çekmem gerekiyordu. Ancak ne filmi çekecek bir yer ne de bir mekan kalmış. Her yeri yerle bir etmişler dümdüz bir alana çevirmişler. Sur’dan eser kalmamış diyebilirim. Yer ve mekan olarak birçok zorlukla karşılaştık ancak filmi bir şekilde çektik” ifadelerini kullanmıştı. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Yaşanan katliamları ve haksızlıkları resimle anlatmaya çalıştım’-VİDEO

    ‘Yaşanan katliamları ve haksızlıkları resimle anlatmaya çalıştım’-VİDEO

    PİRHA- Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Dersimli Ersin Dargın ile yaptığı resimlere yönelik kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Üniversitedeki eğitimini inşaatlarda çalışarak sürdüren Dargın, malzemeleri pahalı olduğu için çöpten topladığı kartonlarla resim yapıyor. Yaptığı resimlerde daha çok toplumsal sorunlara ve kaybolan kültürel değerlere yer veren Dargın, “Yaşanan haksızlıklara, hukuksuzluklara ve adaletsizliklere vicdanım el vermediği için bunu resim yaparak yansıtmak istedim” dedi.   

    HABERİN VİDEOSU

    Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Ersin Dargın, resim malzemeleri bir öğrenci bütçesine göre çok pahalı olduğu için, resmi çizdiği kartonları çöpten topluyor.

    Dargın şöyle konuşuyor:

    “Çöpten topladığım kartonlar benim işimi görüyor ve ucuza mal oluyor. Kağıt toplayıcılar ile rekabet halinde gibiyim. Elimde olan malzeme bittikçe özellikle market önlerindeki çöplerde buzdolabı, televizyon kartonlarını topluyorum ve işimi görüyor. Evde bunları belirli ölçülerde kesip resimde kullanıyorum. Ancak ben akrilik boya ağırlıklı olarak kullandığım için karton boyayı çekiyor ve resim yapmak zor oluyor. Bu da resmin o görsel parlak yönünü kaybettiriyor.”

    Bu çalışmaların tamamı ise kolektif bir çalışmanın ürünü. Dargın, “Bir resmin düşüncesi ve çizimi bana aittir. Resmin boyalarını, fırçalarını arkadaşlarım alıyor ve aynı zamanda kendi mahallelerinden karton toplayıp getiriyorlar” diyor.

    TOPLUMSAL OLAYLARI İŞLEMİŞ

    Dargın, “Tarz olarak daha çok sürrealist ve kübik çalışıyorum ve bu tarzda kendimi daha iyi ifade ettiğimi söyleyebilirim. Resimlerimde ağırlıklı olarak daha çok toplumsal olayları işliyorum. Çünkü yaşanan bu haksızlıklara hukuksuzluklara karşı bir vicdan rahatsızlığı hissediyorum.  Türkiye’nin vicdanını yaralamış bu olayları kimisi şiirle, kimisi kitapla ve kimisi türkü ile anlatmaya çalışırken ben de resim yaparak bu haksızlıkları anlatmaya çalışıyorum” diyor.

    UĞUR KAYMAZ, BEHZAT FİRİK…

    Bunlardan biri toplumun vicdanı ve karanlığında kaybolmuş Uğur Kaymaz ile Dersim’de 1981 yılında devlet tarafından yakılarak katledilen Behzat Firik kendisini en çok etkileyen olaylar olmuş. Tuvale ayrıca inşaatta çalıştığı dönemde yaşanan iş cinayetlerini, sıkıntılarını, maden işçilerinin çalışma koşulları ile unutulmaya yüz tutmuş köyleri yansıtmış.

    MEŞK, SEPİ, ÇERÇİ…

    Köylerde artık neredeyse çok az rastlanan yaylacılık ve çerçi kültürünü yansıttığı bir resmi ise şöyle anlatıyor:

    “Resimde yer alan ve keçi dersinde yapılan ayran yayma aracına Dersim’de biz ‘Meşk’ deriz. Ve ayranı yaymak için üç ağaçtan yapılan mekanizmaya da ‘Sepi’ deriz.  Daha sonra o yaylada kullanılan yün çadırlar vardı, orada kullanılan yine desenli halılar olurdu onu bugüne taşımak istedim. Yine sadece resimlerde bakıp anımsadığımız ‘Çerçi’ resmini yaptım. Çok eskiden köylerde bakkal, dükkan yoktu. Köydeki insanlar ya şehirlere gidip alışveriş yapardı ya da Çerçi dediğimiz kişiler at ile gelir ve herkes onlardan alışveriş yapardı. Özellikle biz çocuklar balon ve sakız için onları hep bekler ve geldiklerinde çok mutlu olurduk.”

    “TÜRKİYE’DE SANATIN YAPILACAĞI ORTAM KALMADI”

    Türkiye’de sanatın yapılacağı bir ortamın bile kalmadığını vurgulayan Ersin Dargın söyle konuşuyor:

    “Toplumun ileri gelenleri, aydınlık yüzleri, yazarları, gazetecileri, akademisyenleri bunların hepsi gözaltına alınıyor ve hapse atılıyor. Ve birçoğu mesleğinden ediliyor. Böyle bir süreçte sanatla uğraşmak ayrı bir çaba gerektiriyor. Ancak bugünkü siyasi ortam aslında bizim sanat yapmamıza çok olanak sunar. Yeter ki buna biraz çaba gösterelim ve bu sorunları biraz yansıtmaya çalışalım. Tabi ben kendimi bir sanatçı olarak görmüyorum sadece bu işe gönül vermiş biriyim.”

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    KOCAELİ