Etiket: kocaeli

  • Okulda çalınan ilahiye itiraz ettiği için yargılanan Akbal, serbest bırakıldı! VİDEO

    Okulda çalınan ilahiye itiraz ettiği için yargılanan Akbal, serbest bırakıldı! VİDEO

    PİRHA – Çocuğunun eğitim aldığı okulun teneffüsünde ilahi çalınmasına itiraz ettiği gerekçesiyle mahkemeye çıkarılan Soner Akbal, serbest bırakıldı.

    Soner Akbal, Kocaeli’nin Derince ilçesi Çenesuyu Ortaokulu’nda teneffüs zilinin ilahi ile değiştirilmesine tepki gösterdiği için 25 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmıştı. Gazi Karakolu’nda tutulan Akbal, gece saatlerinde Kocaeli’ne götürüldü.

    26 Şubat sabahı mahkemeye çıkarılan Soner Akbal, yapılan yargılama ardından serbest bırakıldı.

    Duruşma sonrası Kocaeli Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya birçok yurttaşın yanı sıra DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da katıldı. Fırat, gelişmelere dair sosyal medya hesabından şu notu paylaştı:

    “Soner canımızın, ifadesinin ardından serbest bırakılması, yapılan gözaltı işleminin ne kadar haksız ve hukuksuz olduğunun açık bir göstergesidir. Hak aramak, itiraz etmek ve çocuklarımızın geleceği için söz kurmak suç değildir.Farklı inançların, kimliklerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu ülkede, kamusal alanlar hiçbir inancın dayatıldığı yerler olamaz. Alevi çocukların, farklı inançlardan çocukların ve tüm öğrencilerin eşit ve özgür bir eğitim ortamında bulunması en temel haktır. Devletin görevi, bu eşitliği korumak ve herkesin inancına, kimliğine saygı göstermektir. Eşit yurttaşlık, laiklik ve adalet ilkeleri herkes için güvence altına alınmalıdır. Barışı ve ortak yaşamı savunduğumuz bu günlerde ötekileştirmenin değil, birlik beraberlik ve adaletin dili hakim olmalıdır.”

    Öğrenci Veli Derneği de Soner Akbal için “Eşit ve laik eğitim hakkı için dayanışmaya!” çağrısıyla 26 Şubat saat 14’te Kocaeli Emniyet Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapacağını duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili Perihan Koca, kimyasal sızıntıyı Meclis gündemine taşıdı

    Milletvekili Perihan Koca, kimyasal sızıntıyı Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Kocaeli Dilovası’nda Polisan Kimya’ya ait fabrikada yaşanan kimyasal sızıntıyı Meclis’e taşıdı. Çevre ve insan sağlığına dair etkileri sorulan olayla ilgili Bakanlığa soru önergesi verildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Polisan Kimya Fabrikası’nda 9 Eylül’de meydana gelen kimyasal sızıntıyı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Koca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kamuoyunun bilgilendirilmesini talep etti.

    “HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA”

    Milletvekili Koca’nın soru önergesinde, park halindeki bir tankerden Toliendi-İzosiyanat isimli, köpük yapımında kullanılan tehlikeli bir kimyasal maddenin sızdığına dikkat çekildi. Sızıntının ardından işçi sağlığı ve çevre güvenliği açısından yaşanabilecek olumsuzluklara dair sorular yöneltildi.

    Perihan Koca, önergesinde Dilovası’nın yıllardır sanayi kirliliğiyle anıldığını ve bölge halkının ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Koca, bu tür kimyasal sızıntıların sadece işçileri değil; çevre halkını da etkilediğini belirterek, etkin bir denetim ve şeffaf kamu bilgilendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

    “BAKANLIK SIZINTIYI TAKİP EDİYOR MU”

    Perihan Koca, önergesinde şu sorulara yanıt aradı:

    “-Dilovası’ndaki Polisan Kimya Fabrikası’nda meydana gelen sızıntının takibi bakanlığınız tarafından yapılmakta mıdır? Konu ile ilgili ne gibi önlemler alınmıştır?

    -Sızan Toliendi-İzosiyanat maddesinin insan ve çevre sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olmuştur?

    -Bahsi geçen fabrikanın halk sağlığı ve çevre kirliliği üzerindeki olası etkileriyle ilgili bakanlığınızca yapılmış bir denetleme var mıdır? Fabrikanın faaliyetinde mevzuata aykırı bir işleyiş tespit edilmiş midir?

    -Olayla ilgili bakanlığınız tarafından başlatılmış bir soruşturma var mıdır?”

    PİRHA/ ANKARA

  • ‘Alevi sorunu mutlaka masada olmalı!’-VİDEO

    ‘Alevi sorunu mutlaka masada olmalı!’-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Alevi sorununun da mutlaka masaya yatırılması gereken bir konu olduğunu söyledi. “Barış sadece Kürtler için değil” diyen Gergerlioğlu “Herkes için adalet, özgürlük istediğimizi hep söylüyoruz. Herkes devletin bu yapısının değişmesini bekliyor” sözlerini de ekledi. Gergerlioğlu, Meclis komisyonunun ele alması muhtemel başlıklara da değindi.

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ardından Mecliste kurulacak komisyonda yer alacak isimler de netleşti. Sürecin yol haritasını belirleyecek 51 kişilik komisyonda AKP 21, CHP 10, DEM Parti ve MHP 4’er, İYİ Parti ve Yeni Yol 3’er milletvekili ile temsil edilecek. TBMM’de grubu olmayan partilerden de komisyonda 1’er milletvekili yer alacak.

    AKP’nin, ‘Terörsüz Türkiye’ ismiyle adlandırdığı yeni sürece dair bir yandan da muhalefetin eleştirileri sürmekte. CHP, komisyonun ismine ‘Toplumsal Barış, Adalet ve Demokratik Mutabakat Komisyonu’ önerisinde bulunurken DEM Parti de AKP’nin isimlendirmesine şiddetle karşı çıktığını açıkladı.

    “DAHA NE İSTİYORSUNUZ? OTURALIM KONUŞALIM”

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile konuştuk. Komisyon çalışmalarına dair “Heyecanla bekliyoruz” diyen Gergerlioğlu, “İYİ Parti dışında genel bir katılım var. Keşke onlar da katılsaydı” diye belirtti.

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaşması gerektiğini söyleyen Gergerlioğlu, komisyonun oluşturulma usulü hakkında da şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Herkes gelsin konuşsun. Yani şunu da anlayamıyoruz; yıllarca ‘terör bitsin’ diyenler, kardeşim tamam işte silahsızlanma oluyor, mesele bitiyor. Daha ne istiyorsunuz? Oturalım konuşalım. Yani İYİ Parti’nin tavrını anlamak mümkün değil.

    Yaz ayındayız ve Meclis kapanmış durumda. Mecliste komisyonlar ise şöyle kurulur; ilk önce kim ne kadar katılacak bu belirlenir. Ardından buranın memurları, bürokratları, çalışma metinleri, usulleri oluşturulur. Komisyon ne kadar süre, nasıl, hangi yetki ile çalışacak, görevleri ne olacak bunlar belirlenir. Ardından da Meclis genel kurul onayına sunulur. Bunun için de Meclis’in olağanüstü toplanması gerekecek. Bu işin de ekime kalmaması lazım. O da olduktan sonra bir başlangıç günü belirlenir. İşte komisyonun bu tür aşamaları var.”

    “İLK ÇÖZÜM SÜRECİNDE OLMAYAN OLDU”

    Milletvekili Gergerlioğlu, kurulan komisyonun muhtemel ele alacağı başlıkları da değerlendirdi. Gergerlioğlu şunları söyledi:

    “İlk çözüm sürecinde biliyorsunuz devlet ve PKK arasında bir süreç vardı, İmralı – Kandil hattı vardı. İmralı, Kandil, Ankara, arasında gidip gelen mektuplar şu bu… Fakat o zamanlarda itirazlar söz konusuydu. ‘Niye bizim haberimiz yok?’ diyen partiler vardı. Çok önemli itirazlardı. Peki haklısınız, haberiniz olsun. Bu toplumsal bir mesele, itiraz edenin de kabul edeceği bir anlaşma olsun. Hani ‘Kürt meselesinden haz etmiyorum kardeşim. Şu hak verilmesin’ diyenle de oturalım. Bir uzlaşım noktasında buluşmaya çalışalım. O yüzden Mecliste bunu konuşmak gerekiyor. Peki şu anda ilk çözüm sürecinde olmayan oldu. Mecliste geniş bir mutabakat var. Grubu olmayan partiler de katılacak ve az buz değil 51 milletvekilinin asil üye olduğu ve başka milletvekillerinin de katılabileceği bir komisyon oluşuyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli komisyonlarından birisi olacak. Geçmişteki ilk çözüm sürecinde hakikaten Meclisin haberdar edilmemesi doğru değildi.

    Bazı önemli avantajlar var bu süreçte. Meclisin katılımı, MHP ve CHP’nin desteklemesi gibi. Son derece önemli ve zor bir mesele. Gerçekten Allah hepimize yardımcı olsun. Gerçekten 86 milyon için çok değerli bir süreç. Umarım kazasız, belasız atlatırız. Provokasyona da çok açık bir mesele. Şu anda süreç olumlu gidiyor. Hani şundan dolayı ‘bu süreç yürümez’ diyeceğimiz bir mesele yok. İki taraf da süreci korumaya çalışıyor.

    GENEL AF BEKLENİYOR!

    İktidardan gelen mesajlarda ilk görünen şu ki komisyonda silahsızlanma ile ilgili meseleler ele alınacak. İşte gerillanın üst ve alt düzeyi için neler düşünülüyor? Yasal değişiklikle bu insanların nerede yaşayacaklarıyla ilgili düzenlemeler yapılacak. Ve tabii buradan aslında bir genel affa da gitmesi gerekiyor. Hani şimdi elinde silahı olan bir gerillayla ilgili önemli adımlar atmak istiyorsanız cezaevlerinde sıradan, siyasi nedenlerle yatan insanları göz ardı etmemelisiniz, edemezsiniz. Yani yasal ve anayasal gerçeklik bunu gösteriyor aslında. Genel af meselesinin ardından gelmesi gerekiyor. Bir barışma düşünüyorsanız genel afsız olmayacak gibi.

    Bunu da hallettik diyelim, ardından da Kürt meselesinde yasal ve anayasal adımların zemini oluşturulur. Kürt meselesindeki güvenlikçi yaklaşımınızı da bitirip adil ve hukuki bir yaklaşıma dönmeniz gerekiyor. Bunun için de ister istemez ‘Terörle mücadele yasası’ gibi bazı güvenlikçi yasaları değiştirmeniz, iptal etmeniz gerekiyor. Yani Kürtler dilini konuşamayacaksa, asimile olacaksa, ana dilinde eğitim yapamayacaksa, hala 3. sınıf vatandaş muamelesi görecekse ne anladık biz bu işten? Yani PKK silahı bırakır, MKK alır eline. Yani bu o yüzden bu işi gerçekten kalıcı ve samimi bir şekilde bitirmek için Kürt meselesine kesin ve kalıcı bir çözüm olması gerekiyor. O yüzden kesin bir çözümü biz de arzu ediyoruz.”

    “ALEVİ MESELESİ DE BU ÜLKENİN BÜYÜK YARALARINDAN BİRİSİ”

    Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Alevilerin de bu toplumun ötekileştirilen bir kesimi olduğunu belirterek “Evet, Kürt meselesi dev bir mesele ama Alevi meselesi de bu ülkenin büyük yaralarından birisi. Devlet mekanizması, çok ağır yaralar oluşturdu. Yani bir meseleyi bitirirken bir başka meseleyi çözümsüz bırakmak da doğru değil. Aleviler şu anda bile ibadetlerini özgürce yapamıyor. Hala mezhebi kimliklerinden veyahut da devletin onları tanımlama şeklinden dolayı son derece rahatsızlar. Bu meselenin de bitirilmesi gerekiyor. Mutlaka adımlar atılması lazım. Hani çatışmalara dönmüş Kürt meselesinde dahi konuyu halletmeyi düşünürken, dallanıp budaklanmamış bir mesele olan Alevi meselesinde hayli hayli çözebilirsiniz” diye konuştu.

    “ALEVİ MESELESİ DE MASAYA YATIRILMALI”

    Milletvekili Gergerlioğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Alevi sorununun da ele alınması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

    “Eşit ve adil yurttaşlığı sağlayıp, vatandaşı tanımlama hevesini bıraktığınız takdirde bu meselenin çözülmemesi mümkün değil. O yüzden mutlaka bu konuda da adım atılmalı. Alevi toplumunun önemli bir beklentisi olduğunu görüyorum. Evet bu sürece itiraz edenler de destekleyenler de vardır ama bu barış hepimiz için. Sadece Kürtler için değil. Herkes için adalet, özgürlük istediğimizi hep söylüyoruz. Herkes devletin bu yapısının değişmesini bekliyor. Burada kastımız nedir? Devlet, adalete, hukuka, anayasaya, insan haklarına saygıya dönsün. Bunu yaptığı takdirde zaten bu sorunlar çıkmayacak. Sorunları kendi eliyle oluşturmuş. Bunlara döndüğü müddetçe de bu sorunlar zaten biter. Fakat Alevi meselesi de mutlaka masaya yatırmalı. Bu büyük bir beklenti.”

    Eren GÜVEN – Rozerin TEK/İSTANBUL

  • Kocaeli’de bir kadın katledildi

    Kocaeli’de bir kadın katledildi

    PİRHA- Kocaeli’nin Darıca ilçesinde Şener A. evli olduğu Hazar A.’yı katletti.

    Kocaeli’nin Darıca ilçesine bağlı Nenehatun Mahallesi Eray Sokak’taki evlerinde Şener A. (60) evli olduğu Hazal A.’yı (60)  ateşli silahla katletti.

    Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi, Hazal A’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Beş çocuk annesi Hazal A.’nın cenazesi savcının incelemesinin ardından hastane morguna kaldırıldı.

    Kaçan fail Şener A. ise daha sonra polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen Şener A. tutuklandı.

  • SMA tip 1 hastası Masal bebek desteğinizi bekliyor

    SMA tip 1 hastası Masal bebek desteğinizi bekliyor

    PİRHA- Yaklaşık 4,5 ay önce dünyaya gelen ve SMA tip 1 hastası olan minik Masal’ın tedavisi için kampanya başlatıldı. Masal’ın annesi Demet Ağtaş, Masal’ın yaşaması için herkesin az çok demeden başlatılan kampanyaya destek vermesini istedi.

    15 Nisan tarihinde Kocaeli’nin Derince İlçesi’nde dünyaya gelen Masal Ağtaş’a SMA tip 1 teşhisi konuldu. İşçi bir baba ile ev hanımı annenin ilk çocukları olan Masal’ın yaşaması için Kocaeli Valiliği’ne başvuruda bulunularak yardım kampanyası başlatıldı.

    Derince ilçesinde yaşayan Serhat Ağtaş ile Demet Ağtaş çiftinin 3 aylık bebekleri Masal’a, 10 günlükken SMA Tip-1 tanısı konuldu. 15 Nisan 2024 tarihinde doğan Masal için ailesi Kocaeli Valiliği onayı ile 28 Mayıs’ta yardım kampanyası başlattı. Kampanyada yüzde 23’lük dilime girilirken Masal’ın ailesi, ”Zolgensma” tedavisi için ihtiyaçları olan ilaca semptomlar başlamadan erişmeyi umuyor. Zamanla yarıştıklarını belirten Ağtaş ailesi, Masal’ın ani kas kayıpları yaşaması halinde geri dönüşü olmayan bir sürece girileceğini ifade etti.

    1 MİLYON 870 BİN DOLARA İHTİYAÇ VAR

    Bir yıl sürecek kampanyaya ilişkin konuşan anne Demet Ağtaş, “Masal’ın yaşaması için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Duyarlı insanlar az çok demeden destek olurlarsa Masal’ın yaşatabiliriz. Masal’ın hastalığı tip 1 ve en hızlı ilerleyen tür. Bu nedenle geç kalınmasını istemiyoruz. Bir an önce ilacına kavuşsun ve kalıcı hasarlara maruz kalmasın. Masal için başlatılan kampanyada toplam 1 milyon 870 bin dolar para toplanması gerekiyor. Bu parayı toplamamız  imkansız. Bir işçinin tek başına bu parayı karşılaması mümkün değil. Kızımızı yaşadığımız bu toplumun tüm bireyleri ile birlikte yaşatmak için valilik onaylı kampanyamıza herkesin destek olmasını istiyoruz. Masal’ımızın masalı güzel sonla bitsin. Kampanyamıza herkesin elinden geldikçe destek vermesini istiyoruz” dedi.

    Masal için valilik onaylı iban bilgileri şu şekilde: 

    TL: TR31 0001 0005 5456 1417 0250 04
    Dolar: TR04 0001 0005 5456 1417 0250 05
    Euro: TR74 0001 0005 5456 1417 0250 06
    AED: TR47 0001 0005 5456 1417 0250 07
    Alıcı: Demet Ağtaş/Ziraat Bankası
    Swift kod: TCZBTR2AXXX

    PİRHA/KOCAELİ

  • Gergerlioğlu uyardı: Dilovası’nda kimyasal tanklar ile evler iç içe; buna kim izin verdi?

    Gergerlioğlu uyardı: Dilovası’nda kimyasal tanklar ile evler iç içe; buna kim izin verdi?

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilovası ilçesinde yerleşim alanı içinde kurulan fabrikaların oluşturduğu tehlikeye işaret etti. Gergerlioğlu, insanların kimyasal barındıran tanklar yüzünden tehlikede olduklarını belirterek, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, Kocaeli Valisi’ne soruyorum; bu duruma nasıl izin veriyorsunuz?” diye sordu.

    DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilovası’nın Fatih Mahallesi’ndeki kimyasal tehlikesini gündeme getirdi. Yılport’a ait patlayıcı kimyasal maddelerle dolu olan tankların bulunduğu alana giden Gergerlioğlu, yetkililere seslenerek “Acil önlem alınsın” uyarısında bulundu

    KİMYASAL DEPOLAR İLE EVLER ARASINDAKİ MESAFE 10 METRE!

    Kimyasal barındıran tanklar ile evlerin arasındaki mesafenin 10 metre olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, Dilovası’nda çevre sorununun devam ettiğini de belirtti. Gergerlioğlu, şunları söyledi:

    “Dilovası’nda insanların oturduğu yerlerde çok yakın kimyasal tanklar var. Arkada gördüğünüz Yılport’a ait en az 6-7 tank var. Son derece tehlikeli bir şekilde evlerin yakınında bulunuyorlar. Kimyasal maddeler ile dolu büyük tanklardan bahsediyoruz ve yanındaki ev ile arasında 10 metre bile yok! Olacak şey değil! Buradaki yetkililer ile de konuştuk! Zamanında bu tanklara nasıl izin verildi? Yerleşim yerinin dibine gelip bu tanklar nasıl kuruldu? Bu tankların içinde yanıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler var. Limandan basıyorlar, bu tankların içine doluyor! Burada Allah korusun bir patlama olduğu zaman düşünün, 10 metre yakınında evler var, büyük bir tehlike altında olacaklar ve bırakın yanındaki evi Dilovası tehlike altında olacak! İnsanlar tanklar ile beraber yaşıyor! İş güvenliği yasaları var, yönetmelikleri var. Ben buradan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, Kocaeli Valisi’ne soruyorum; bu duruma nasıl izin veriyorsunuz? Allah korusun burada bir patlama olsa kim bunun hesabını verecek? Böyle iş olur mu? Tanklarla evler yan yana. Zamanında buna kim ruhsat verdi? Evin dibine getirmiş kimyasal tankları kurmuş, istediği gibi çalıştırıyor burayı!”

    “HANGİ MEVZUATTA VAR? BUNLARA KİM İZİN VERDİ?”

    Dilovası’nın tehlike altında olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, “Hangi mevzuatta var? Tehlikeli yanıcı, patlayıcı, parlayıcı kimyasal tanklar gelip evlerin 10 metre yanına kurulabiliyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bana bunu söylesin, Kocaeli Valisi, Dilovası Kaymakamı, Dilovası Belediyesi söylesin! Bunlara kim izin verdi diye buradan soruyoruz ve durum tespiti yapıyoruz. Fatih Mahallesi’nin tehlike altında olduğunu görüyoruz. Konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na soru önergesi ile iletiyoruz ve sorgulamaya devam ediyoruz. Dilovası halkımızın sağlığı ve kendilerini tehdit eden riskler bizim için son derece önemli. Kocaeli Milletvekili olarak konuyu takip etmeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.

    PİRHA/KOCAELİ

  • Gazeteci Kibriye Evren gözaltına alındı

    Gazeteci Kibriye Evren gözaltına alındı

    PİRHA – Gazeteci Kibriye Evren, sabah saatlerinde evine düzenlenen polis baskını ile gözaltına alındı.

    JINNEWS editörü Kibriye Evren, sabah saatlerinde Tuzla’da bulunan evine polis tarafından düzenlenen baskın sonucu gözaltına alındı. Evinde polis tarafından uzun süre arama yapılan Evren’in gözaltı gerekçesi öğrenilemezken, hakkında 24 saatlik avukat kısıtlılığı getirildiği öğrenildi.

    Evren’in Kocaeli TEM Şube’ye götürüldüğü belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gebze’deki fabrikada rehine krizi sürüyor!

    Gebze’deki fabrikada rehine krizi sürüyor!

    PİRHA – Kocaeli Gebze’de fabrikayı basan iki saldırgan, işçileri rehin aldı. Saldırganlardan birisinin, fabrikada taşeron işçi olarak çalıştığı ve bir süre önce çıkarıldığı öğrenildi. Saldırganların, Gazze’ye yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla eylem yaptığı ifade ediliyor.

    Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (GOSB) ABD firması olan Procter and Gamble (P&G) fabrikasının ana binasındaki rehine krizi sürüyor.

    Fabrikaya gizlice giren silahlı iki saldırganın, 6’sı erkek 1’i kadın olmak üzere toplamda 7 kişiyi rehin aldığı belirtildi. Şüphelilerin üstünde bomba olduğu da iddialar arasında.

    İhbar üzerine olay yerine özel harekatçılar ile çok sayıda polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekibi de sevk edildi. Fabrikanın yer aldığı caddedeki trafiği kapatan ekipler, geniş çaplı güvenlik önlemi aldı.

    Saldırganların, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla eylem yaptığı iddia edildi. Öte yandan bir şüphelinin fotoğrafı da ortaya çıktı. Elinde tabanca olan şüphelinin “Kapılarak açılacak. Gazze için ya musalla ya ölüm” yazısı önünde poz verdiği görülüyor.

    DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI YAPILDI!

    Rehin alınanların 3’ünün şirketin muhasebecisi, 1 kişinin ise proje sorumlusu, diğer 3 kişinin de fabrika personeli olduğu öne sürüldü.

    Saatler ilerledikçe olayla ilgili yeni görüntüler de ortaya çıktı. Rehin alınan kişilerden birinin doğum günü olması sebebiyle daha önceden hazırlık yapan iş arkadaşları, saldırganlardan doğum günü kutlamak için izin istedi.

    Saldırganın izin vermesi üzerine fabrika çalışanlarından birinin doğum günü kutlaması yapıldı. Daha önceden alınan pastaya koyulan mumlar üflenirken, arkadaşları doğum günü olan personeli kutladı.

    SALDIRGANLARDAN BİRİNİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ!

    Öte yandan saldırganlardan birinin alçı, boya, sıva ve bina dekorasyonu işleri yapan İbrahim Y. olduğu öğrenildi. İbrahim Y.’nin sosyal medya paylaşımları da ortaya çıktı. Saldırgan paylaşımında, “Bu saatten sonra sevdiklerimin yapacağı tek şey benim için Filistin’e dua ettikleri gibi dua etmektir” ifadeleri yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Anaokulu öğrencileri camiye götürüldü, lokum dağıttırıldı, namaz kıldırıldı

    Anaokulu öğrencileri camiye götürüldü, lokum dağıttırıldı, namaz kıldırıldı

    PİRHA-ÇEDES projesi kapsamında imamların ilkokul ve ortaokullarda derslere girmesine tepkiler sürerken bu kez de anaokulu öğrencileri camiye götürüldü. Kocaeli’de camiye götürülen öğrencilere, namaz kılmak için gelenlere lokum dağıttırıldı.

    BirGün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre, Kocaeli Karamürsel Anaokulu’nda imamların öğrencilerle bir araya gelmesinin ardından ilçedeki diğer anaokulunda da benzer bir olayın yaşandığı öğrenildi.

    İlçede bulunan Uçan Balon Anaokulu’nun öğrencilerinin de ‘ÇEDES projesi’ kapsamında Mürsel Paşa Camisi’ne götürüldüğü öğrenildi. Öğrencilere camiye namaza gelen kişilere lokum ve gülsuyu dağıttırıldı.

    Okulun sitesinden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Minik öğrencilerimiz ÇEDES projesi kapsamında Mürsel Paşa Camisi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Cami hakkında bilgi alan miniklerimiz caminin bölümlerini gezdi. Miniklerimiz çıkışta cemaate lokum ve gülsuyu ikramında bulundu. Emeklerinden ötürü öğretmenimiz Şeyma Akıncı ve müezzinimiz Fettah Yazıcı’ya teşekkür ederiz.”

    İLAHİYATÇI İLÇE MİLLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ

    İlçede bulunan iki anaokulunda da bu tarz etkinlikler olması nedeniyle gözler ilçe milli eğitim müdürüne çevrildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Çakır’ın İlahiyat Fakültesi mezunu olduğu öğrenildi.

    İLAHİYATÇI İLÇE MİLLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ

    İlçede bulunan iki anaokulunda da bu tarz etkinlikler olması nedeniyle gözler ilçe milli eğitim müdürüne çevrildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Çakır’ın İlahiyat Fakültesi mezunu olduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Şahbaz: 60 Hasta, ameliyat sırasında yanıklar nedeniyle yaralandı, 2 kişi öldü!

    CHP’li Şahbaz: 60 Hasta, ameliyat sırasında yanıklar nedeniyle yaralandı, 2 kişi öldü!

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaşanan yanıklara bağlı ölüm vakalarına ilişkin açıklama yaptı. Şahbaz, “Yüklenici firma olan Gama Türkerler’in konuya ilişkin sorumluluk kabul etmediği, hastane idaresinin de sorumluluğu personele yıkmaya çalıştığı iddialar arasındadır” diye belirtti.

     

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sağlık Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Nisan ayında hizmete giren Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaşanan ölümlü kazaları gündeme getirdi.

    İddiaya göre ameliyata alınan 60’a yakın hastanın, ameliyat sırasında vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle yaralandığı, biri kesin olmakla birlikte iki hastanın vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle hayatını kaybettiği bilgisi paylaşılmıştı. Şahbaz, iddialara ilişkin yazılı açıklama paylaştı.

    “VERİLERİ SAKLAMAYIN”

    Zeliha Aksaz Şahbaz, açıklamasında, TBMM’de Sağlık Bakanı’ndan bilgi talep edilmesine rağmen cevap alınamadığını belirtti. Şahbaz, “Kocaeli Şehir Hastanesi’nde meydana geldiği iddia edilen bu yanık vakaları ve hastanenin denetimi konusunda Sağlık Bakanlığı’nı verileri saklama değil, nedenlerini tespit ederek şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Zeliha Aksaz Şahbaz, şehir hastanelerinin hizmet kalitesinin sorgulanır hale geldiğini belirterek “Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) yöntemi ile yapılan ve Sağlık Bakanlığı 2024 yılı bütçesinden %11.4 gibi büyük bir pay alan hasta garantili şehir hastaneleri beklenen hizmet kalitesini sağlayamamaktadır” ifadelerini kullandı.

    “SORUMLULUK PERSONELE YIKILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Zeliha Aksaz Şahbaz, şehir hastanelerinde personel ve ekipman eksiklerinin giderilemediğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:

    “Daha önce faaliyete geçen diğer şehir hastanelerinde olduğu gibi Gama Holding ve Türkerler Holding’in yap işlet devret modeliyle inşa ettiği ve işlettiği Kocaeli Şehir Hastanesi de eksik personel, yetersiz tıbbi araç, taahhüt edilenden daha az sayıda birimin faal olması gibi nedenlerle sıkça gündeme gelmektedir.

    Nisan ayında hizmete giren Kocaeli Şehir Hastanesinde ameliyata alınan 60’a yakın hastanın ameliyat sırasında vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle yaralandığı, biri kesin olmakla birlikte iki hastanın vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle hayatını kaybettiği iddiaları basına yansımıştır. Vakaların ölüm nedeninin yanık değil, sepsis olarak kayda geçirildiği, bu nedenle kesin sayının bilinemediği, bu yanıklar nedeniyle halen tedavi alan hastaların bulunduğu iddiaları mevcuttur.

    Ameliyatlar esnasında hastaların vücudunda meydana gelen bu yanıklar nedeniyle hastanede ameliyatların gayri resmi olarak iki defa durdurulduğu, yüklenici firma olan Gama Türkerler’in konuya ilişkin sorumluluk kabul etmediği, hastane idaresinin de sorumluluğu personele yıkmaya çalıştığı iddialar arasındadır.

    Sağlığın özelleştirilmesi ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin karını maksimize etmek ve yatırım tutarını biran önce çıkarmayı amaçlayan müteahhit şirketler tarafından yerine getirilmesi telafisi mümkün olmayan acı sonuçlara neden olmaktadır. İktidarı bir an önce bu anlayıştan vazgeçmeye çağırıyor ve bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetlerinin kamu tarafından verilmesinin önemini bir kez daha vurguluyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gergerlioğlu, karakol komutanlığında yaşanan tacizi ve işkenceyi İçişleri Bakanı’na sordu

    Gergerlioğlu, karakol komutanlığında yaşanan tacizi ve işkenceyi İçişleri Bakanı’na sordu

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Eda Kaya’nın gözaltında maruz kaldığı işkence ve tacizi Meclis kürsüsünden dile getirdi. Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın, bu konu hakkında açıklama yapmasını istedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Maslak İl Jandarma Komutanlığında gözaltında olan Eda Kaya’nın tacize uğradığını söyledi.

    Konuyu, Meclis Genel Kurulunda dile getiren Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan konuyla ilgili açıklama yapmasını istedi.

    “İŞKENCE, CİNSEL TACİZ, TEHDİT, ŞANTAJ”

    1934’de bugün kadınlara seçme seçilme hakkının tanındığını, fakat 2023’te bugün kadınların gözaltında tacize ve işkenceye uğradığını söyleyen Gergerlioğlu, “Maslak İl Jandarma Komutanlığı’nda kendini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce küfür ve tacize uğrayan Eda Kaya hakkında İçişleri Bakanlığı’nı açıklamaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Eda Kaya gözaltındayken iki sivil şahsın odaya girerek kendilerini istihbaratçı olarak tanıttığını ifade eden Gergerlioğlu, “35 yaşlarında, renkli gözlü, kemik çerçeveli gözlük kullanan, 1.85-1.90 boylarında, normal kiloda olan şahıs; müvekkile ‘Seninle tekrar görüşeceğiz demiştim’ diyerek sinkaflı küfürler etmiş. Eda Kaya’nın vücut bölgelerine dokunmaya başlamış. Eda Kaya’nın yaşadığı olaylar baştan aşağı psikolojik işkencedir. Cinsel taciz, tehdit, şantaj ve hakaret içeren fiiller ile başka insanlar aleyhine ifade vermesini isteyen bu kişiler hakkında avukatları suç duyurusunda bulundu! Bir an evvel İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bu konu hakkında açıklama yapmasını bekliyorum” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Gergerlioğlu: Uluslararası komisyonda görevliyim fakat yurt dışına çıkamıyorum!

    Gergerlioğlu: Uluslararası komisyonda görevliyim fakat yurt dışına çıkamıyorum!

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada hakkındaki yurtdışı yasağına değindi. Gergerlioğlu, “Uluslararası komisyonda yer alıyorum fakat saçma sapan gerekçelerle yurt dışına çıkış yasağı verildiği için milletvekilliği görevimi yapamıyorum” dedi. Gergerlioğlu, işkence vakalarıyla ilgili soru önergelerinin Meclis tarafından kabul görülmemesini de gündeme getirdi.

    Plan ve Bütçe komisyonunda konuşan HEDEP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 20 bine yakın hak ihlali başvurusu olduğunu ve hiçbirinin araştırılmadığını söyledi. Kendisinin de bir milletvekili olarak hak ihlaline uğradığını belirten Gergerlioğlu, “Uluslararası komisyonda yer alıyorum fakat saçma sapan gerekçelerle yurt dışına çıkış yasağı verildiği için milletvekilliği görevimi yapamıyorum” ifadelerini kullandı.

    “VATANDAŞ İŞKENCEYİ NASIL KİBARCA İFADE ETSİN?”

    Gergerlioğlu, milletvekillerinin Meclis’e verdiği soru önergelerinin sık sık, ‘kaba ve yaralayıcı ifade var’ gerekçesiyle geri çevrildiğini de gündeme getirdi. Gergerlioğlu, “Vatandaş işkenceyi nasıl kibarca ifade etsin?” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Soru önergelerimizde mesela kötü muamele ve işkence gören vatandaşın durumunu iletiyoruz. Vatandaş işkenceyi nasıl kibarca ifade etsin; yani makatına cop sokulmuş, işkence, darp, bunları anlatıyor, “kaba ve yaralayıcı ifade” deniliyor. Meclise yakışmıyor bu. Lütfen, bu maddeyi, tüzüğü araştırın ve bürokratlarınız bunları geri çevirmesin.

    8.235 SORU ÖNERGESİ CEVAPSIZ KALDI

    Bakanlıklarla ilgili verdiğim soru önergeme bir cevap vermiştiniz; bakanlıklar hangi oranda bize cevap vermiş? Cevabınızdan örnek veriyorum: Orada bir bakanlık çok dikkat çekiyor; en çok cevap vermeyen bakanlık kim biliyor musunuz? Adında adalet olan bakanlık; 9.931 soru önergesi sormuş vekiller -ya, el insaf- 8.235’ine cevap vermemiş. Ya, bırakın, adalet kelimesini Adalet Bakanlığı çöpe atmış. Siz, neden uyarmadınız Sayın Başkan veyahut da bundan sonra uyarılacak mı? Bunu soruyorum.”

    “SİZE KALSA GÜLLÜK GÜLİSTANLIK BİR MEMLEKETTEYİZ!”

    İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonlarıyla ilgili de vurgu yapan Gergerlioğlu, “Bu komisyonları meclis başkanları neden denetlemiyor ve uyarmıyor? Yine, size sorduğum soru önergesindeki rakamlardan yola çıkarak bir uyarı yapacağım. Komisyonlara 27’nci Dönemde verilen dilekçelerde, 26’ncı Döneme göre 6 kat artış var. İhlal başvuruları var. Bu komisyonların bu ihlallere müdahale hakkı var. Sizin cevabınızı da inceledim. Bürokratlar ve komisyon başkanları sadece ilgili kuruma bir yazı göndermiş. Onun dışında herhangi bir hak ihlali var mı, yok mu, hiç birini araştırmamış. Bakın, 20 bine yakın başvuru var, sıfır hak ihlali mi olur ya? 26’ncı Dönemde bile 6 kat az başvuru var, 20 civarında suç duyurusu yapılmış; 27’nci Dönemde, İnsan Hakları Komisyonu ve Dilekçe Komisyonundan sıfır suç duyurusu yapılmış. Yani güllük gülistanlık bir memleketteyiz! Hayret ediyor insanlar. Burası Meclis, milletin hakkını biz savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    TÜRKPA ÜYESİYİM AMA YURT DIŞINA ÇIKAMIYORUM!

    Gergerlioğlu, hakkında yürütülen yurtdışı yasağına da değinerek şöyle devam etti:

    “Sayın Başkan: Kendimle ilgili bu husus hakkında sizinle 2 kez görüşmek istedim. Sekretaryanıza görüşme talebimi ilettim, dönüş olmadı. Buna da üzülüyorum ve 3’üncü kez bu talebimi de söylüyorum ve en azından yine sizden bir dönüş beklediğimi söyleyeyim. TÜRKPA komisyonu üyesiyim ve yurt dışı gezilerine gidemiyorum. Neden? Yurt dışı yasağım var. Neden var? Biliyorsunuz, ben haksız, hukuksuzca Meclisten çıkarılan bir milletvekiliyim. Geçen dönem Sayın Şentop tarafından, Anayasa Mahkemesi kararı beklenmeden okutuldu bu Mecliste. Ardından ben Mecliste adalet nöbeti tutarak direndim ve beni Meclisten çıkarmak için yine 2’nci bir utanç sayfası açarak, sahte bir tutanak düzenletti. Söylemediğim sözleri söylemişim gibi; hileyle, yalanla ve darbedilerek bu Meclisten çıkarıldım. Şimdi, Can Atalay mevzusu var ve sizi aslında bu noktada takdir ediyorum çünkü bir aydır, Yargıtay kararı açıklanmasına rağmen siz bunu uygulamadınız, vekilliğini en azından düşürmediniz. Bakın, TÜRKPA üyesi olarak 3’üncü bir ihlal daha yaşadım; Anayasa Mahkemesi hakkımda ihlal kararını ne zaman verdi? 1 Temmuz 2021’de. O gün ne oldu biliyor musunuz? Aynı gün, başka bir gün değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hakkımda yurt dışı yasağı kararı aldı. Neyden korkuyorlarsa nedir, anlamak mümkün değil. Bundan dolayı, ben üyesi olduğum TÜRKPA’nın yurt dışı gezilerine gidemiyorum. Bu da bir utanç sayfasıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Uyuşturucu ilkokullara kadar inmiş durumda; büyük satıcılara dokunulmuyor!

    Uyuşturucu ilkokullara kadar inmiş durumda; büyük satıcılara dokunulmuyor!

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kocaeli’nde uyuşturucu kullanımının ilkokullara kadar indiğini söyledi. Gergerlioğlu, “Kocaeli’de bir sürü torbacı yakalanıyor ama büyük satıcılara dokunulmuyor” diye de belirtti.

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis’te yaptığı basın açıklamasıyla Kocaeli’nin sorunlarını anlattı. Şehri gezerek sorunları yerinde tespit ettiğini belirten Gergerlioğlu, uyuşturucu kullanımındaki artışa dikkat çekti.

    “UYUŞTURUCU İLKOKULLARA KADAR İNMİŞ DURUMDA!”

    Kocaeli ve ilçelerini uyuşturucunun sardığını söyleyen Gergerlioğlu, Dilovası’ndan fotoğraf göstererek durumu anlattı.

    Uyuşturucu yüzünden aile fertleri arasında kavgaların yaşandığını aktaran Gergerlioğlu, “Uyuşturucuya alışan bir ferdi, aile yakınları darp ediyor ve onu vazgeçirmeye çalışıyorlar. Biz esas görevin poliste olduğunu düşünüyoruz. Uyuşturucu satışını durduracak olan sivil vatandaşlar değildir. Bu, polisin görevidir. Fakat bir şekilde durmuyor ve Kocaeli’ne yayılıyor. Uyuşturucu satışının neden durdurulamadığını buradan kamuoyu adına soruyorum. Bu satışı hangi suç örgütü yapıyorsa yapsın biz önlemi mülki amirlerden bekleriz. ‘Kocaeli Valiliği, Dilovası Kaymakamlığı, Dilovası Emniyet Müdürü neredesiniz?’ diye soruyorum! Kocaeli’de bir sürü torbacı yakalanıyor ama büyük satıcılara dokunulmuyor. Bu da kabul edeceğimiz bir durum değil. İşi kaynağından kurutmanız lazım. Fakat suç işleri bakanının Sedat Peker tarafından iddialara maruz kaldığı ve cevap veremediği bir yerde vatandaş mağdur oluyor. Uyuşturucu ilkokullara kadar inmiş durumda. Kocaeli’de maalesef durum böyle” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • İstanbul’da seçim usulsüzlükleri

    İstanbul’da seçim usulsüzlükleri

    PİRHA -Kamuoyunda seçim güvenliğine ilişkin endişelere karşı siyasi parti temsilcileri gerekli önlemlerin alındığını belirtirken, usulsüzlük haberleri de geliyor. 

    28. Dönem Parlamentosu’nu ve Cumhurbaşkanını belirlemek üzere yapılacak Genel Seçimi’ne 973 ilçe, 1094 ilçe seçim kurulunda 191 binden fazla sandık kurulduğu Türkiye genelinde 60 milyon 697 bin 843 seçmen oy kullanıyor. Seçmenler saat 17.00’ye kadar oy kullanabilecek.

    Kamuoyunda seçim güvenliğine ilişkin endişelere karşı siyasi parti temsilcileri gerekli önlemlerin alındığını belirtirken, usulsüzlük haberleri de geliyor.

    İstanbul’da usulsüzlükler sabah saatlerinden itibaren başladı. İlçelerde kayıt altına alınan çok sayıda usulsüzlük tutanaklara işlendi. Türkiye’de başlayan oy kullanma işleminde, seçim yasakları ve kurallara rağmen birçok kentte usulsüzlük yaşandı. Usulsüzlüklerin ilk saatlerden bu yana sürdüğü kentlerden biri de İstanbul oldu. Birçok ihlalin yaşandığı kentin 3 bölgesinde de haberler gelmeye devam ediyor.

    TUZLA’DA SKANDAL

    İstanbul 1’inci Bölge’de yer alan Tuzla’da Yıldız Has Oğlu İlkokulu 1290 No’lu sandıkta seçim pusulalarının Tayyip Erdoğan fotoğrafı üzerine mühür basılı halde geldiği belirtildi. Olayın ardından tutanak tutuldu. Yine aynı ilçede Tuzla Emlak Konut Cemil Meriç İlkokulu ve Ortaokulu’nda, sandık kurulu görevlisinin 2 farklı sandıkta oy kullandığı tespit edildi. Duruma dair tutanak tutuldu.

    ÜMRANİYE’DE ‘EVET’BASILI PUSULALAR

    Ümraniye’nin Esenkent Mahallesi’ndeki Fındıklı Gokan Soylu İlkokulu ile Esenkent Ortaokulu’nda Yeşil Sol Parti sandık kurulu üyeleri, sabah saatlerinde listede isimleri olmadığı gerekçesiyle içeri alınmadı. 23 Nisan Kaptanoğlu İlkokulu’nda da cumhurbaşkanlığı seçim pusulasında Erdoğan’ın fotoğrafının olduğu alanda işaretlemelerin olduğu tespit edildi. Görevlilerin itirazda bulunması üzerine pusulaların kullanımı engellendi. Yine Kaptanoğlu İlkokulu’ndaki 2020 No’lu sandıkta da Erdoğan fotoğrafının üzerine “evet” mührünün basıldığı pusulalar ortaya çıktı. İtirazların ardından pusulaların kullanımı engellendi. İlçe bazında birçok okulun karşısında AKP ve Erdoğan fotoğraflarının asılı olması dikkat çekti. Fotoğraflar yapılan başvuru sonucu kaldırıldığı görüldü.

    POLİS SANDIK BAŞKANLARININ NUMARALARINI TOPLADI

    Yine sabah saatlerinde Sultanbeyli ilçesindeki İto Şehit Dursun İlkokulu ve Kadıköy ilçesindeki Marmara Üniversitesi ile Melahat Şefizade Ortaokulu’nda polisler, sandık kurulu başkanlarının iletişim numaralarını topladı. Olay, tutanak altına alındı. Aynı olay Çekmeköy ilçesindeki İmam Hatip Anadolu Lisesi ve İsmet İsmihan Süzer İlköğretim Okulu’nda da yaşandı. İlçe seçim kuruluna başvuruda bulunulacağı öğrenildi.

    YSK YERİNE ‘EVET’ BASILDI

    Adalar ilçesindeki Kınalıada İlkokulu’nda zarflara Yüksek Seçim Kurulu (YSK) mührü yerine “Evet” mührü basıldığı öğrenildi.

    ‘OY KULLANAMAZ’ İŞLEMİNE RAĞMEN OY KULLANDI

    Maltepe’de de sandık kurulları oluşturulması aşamasında, resmi belgeleri olmasına rağmen bazı görevliler “listede yer almıyor” gerekçesiyle engellendi. Yeni listelerin gelmesi üzerine görevliler içeriye alındı. Aynı ilçede bir kişi için “oy kullanamaz” ibaresi olmasına oy kullanma işlemi yapıldı. Tutanak tutulan olayın aynı zamanda sandık kurulu defterine de işlendiği belirtildi.

    TURUNCU ROZET İLE ALGI

    Ataşehir ve Üsküdar’da da birçok okulda AKP amblemini andıran turuncu rozet takan kişiler olduğu görüldü. İtiraz üzerine çıkartılan rozetlerle ilgili İlçe Seçim Kurulu’ndan karar çıkartıldı. Küçükçekmece Beşyol Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde sonradan görevlendirilmiş kolluğun 142 belgesi olmadan, oy kullandığı bildirilirken, Mehmet Akif Ersoy ilköğretim Okulu’nda ise CHP’ye oy vermek isteyen yaşlı bir kadına yardım eden sandık görevlisinin oyu AKP’ye bastığı ve tutanak tutulduğu aktarıldı.

    BİBER GAZLI MÜDAHALE

    İkinci Bölge’de yer alan Zeytinburnu’nda ise Abdulhak Hamit Ortaokul’unda AKP ve CHP’liler arasında tartışma çıktı. Yeşil ve Sol Parti görevlilerinin de araya girmesiyle olaya polis müdahale etti. Polisin biber gazıyla müdahale ettiği belirtildi.
    Bağcılar Evren Mahallesi İsa Yusuf İlköğretim okulunun kapısından iki genç bulundukları araçta AKP, müziği çalarak propaganda yaptı. Diğer partilerin müdahalesi sonucu araç okul önünden uzaklaştırıldı.
    Bakırköy’de bulunan Halil Bedii Yönetken Ortaokulu 1433 No’lu sandıkta AKP’li bir üye geç kaldığı için yemin edemedi. Bu nedenle sandık kuruluna dahil olamayan üye, müşahit olarak oturtuldu. Üye kurula dahil olmakta ısrar edince avukatlar olaya müdahale etti.

    Şişli’de bulunan Mimar Sinan Üniversitesi Bomonti Yerleşkesi’nde görevli polis, sürekli sandık başında bekliyor.

    KAFTANCIOĞLU DA USULSÜZLÜKLERİ PAYLAŞTI

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da, sanal medya hesabından yaptığı paylaşım ile bir kişinin mükerrer oy kullanmak isterken yakalandığını ve kendisini yakalayan sandık görevlisini tehdit ettiğini aktardı. Kaftancıoğlu bir sandık kurulu başkanının da seçmene verdiği pusulaya kendisi oy kullanmaya çalışırken yakalandığını belirttiği paylaşımında, “İstanbul’da bir sandık kurulu başkanı seçmene verdiği pusulaya kendisi oy kullanmaya kalktığı için sandık kurulu başkanlığı iptal edildi. Canavarsın CHP örgütü 🙂 İlçe seçim kurulu ve emniyet güçlerimize teşekkür ederiz. Gözaltında… Şimdi o düşünsün…” ifadelerini kullandı.

    BURSA

    AKP’liler, Bursa’nın Osmangazi ilçesinin Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan İnönü Ortaokulu’nda okul içerisinde bir masa kurdu. Yakalarına taktıkları AKP rozetleriyle okul içerisinde gezen AKP’lilerin, oy kullanmaya gelen yurttaşları yönlendirdiği öne sürüldü. Burada olaya müdahale eden Yeşil Sol Parti Bursa milletvekili adayı Avukat Cahit Kırkkazak, tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Burada siyasi partiler kendi rozetleriyle hem okul içerisinde geziyorlar, hem de insanları yönlendiriyorlar. Ve rozetleriyle sandık kurularının başkanlarına müdahale ediyorlar. Bu açıkça Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) aykırı bir şekilde, burada insanların iradelerine ipotek koyuyorlar. Onları yönlendirip, baskı kuruyorlar. Gelen insanlarla konuşuyorlar.”

    KOCAELİ

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde ise sandık kurulu başkanlarının ismi listede olmayanlara oy kullandırttığı belirtildi. Şaibeli durumların sıklıkla yaşandığı tutanaklara yansıyan Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi’nde de “oy Kullanamaz” ibaresi bulunan kişilerin de oy kullandığı kaydedildi.

    TEKİRDAĞ

    Marmara Ereğlisi ilçesinde bulunan Marmara Ereğlisi Atatürk İlkokulu’nda oy kullanmak isteyen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti)Milletvekili Adayı Gamze Kaya, AKP sandık kurulu üyeleri tarafından elinde resmi seçmen belgesi olmasına rağmen oy kullanılmasına izin verilmedi.
    Yaklaşık bir saat süren müdahalenin ardından Kaya oyunu kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu: Seçimlere darbe vurmaya çalışmakta!

    Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu: Seçimlere darbe vurmaya çalışmakta!

    PİRHA – Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ömer Faruk Gergerlioğlu, seçimleri “darbe” olarak nitelendiren Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, seçimleri “darbe” olarak yorumlamasına tepkiler sürüyor.

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Süleyman Soylu’nun açıklamaları üzerine suç duyurusunda bulundu.

    “MECLİS ÇOĞUNLUĞUNU KAYBETMESİ HALİNDE…”

    Gergerlioğlu tarafından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda şu ifadelere yer verildi:

    “14 Mayıs 2023 günü gerçekleşecek olan seçimlere YSK kararları ile seçimlere katılacak cumhurbaşkanı adayları ve siyasi partiler ve milletvekili adayları belirlenmiş olup gerek cumhurbaşkanı adayları gerek siyasi partiler ve gerekse ittifak oluşumları seçim çalışmalarına başlamıştır. Bu süreçler Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yasaları ve sair yasal mevzuatlar çerçevesinde yürütülmektedir. Kısacası 14 Mayıs 2023 günü legal bir seçim süreci yaşayacağız.

    Şüphelinin (İçişleri Bakanı Süleyman Soylu) 14 Mayıs 2023 seçim gününü, iktidarda olan AKP ve MHP’nin ortak adayı şimdiki Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP ve MHP’nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi ve rakip cumhurbaşkanı adaylarından birisinin veya muhalefet partilerinin Meclis’te çoğunluğu sağlamaları halinde siyasi darbe girişimi olarak gördüğü aşikardır.

    “SUÇUN UNSURLARI OLUŞMUŞTUR”

    İçişleri Bakanı olan şüpheli; Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını, AKP ve MHP’nin ise Meclis çoğunluğunu kaybetmesi halinde, Sn. Recep Tayyip Erdoğan dışında seçilecek olan cumhurbaşkanı ve Meclis çoğunluğunu elde edecek muhalefet partileri ile ilgili seçim sonuçlarını tanımayacağını açıkça ve net bir şekilde ifade etmiştir. İçişleri Bakanı olan şüphelinin emrinin altında polis ve jandarma teşkilatının bulunması gerçeği karşısında Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve/veya AKP ve MHP’nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi halinde seçim sonuçlarını tanımayacağı ve bu yönde teşebbüste bulunacağı aşikar olduğundan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzenin fiilen uygulanmayacağı yönünde teşebbüste bulunacağından açıkça TCK m.309/1’deki suçun unsurları oluşmuştur.

    Şüpheli ile ilgili yapılacak soruşturma çerçevesinde TCK m.309/1’deki suçun işlenmediği yönünde kanaate ulaşılması halinde, 14 Mayıs 2023’de TCK m.309’da işlenen/işlenecek suç/suçların, aynı zamanda kamu görevlisi olan şüpheli tarafından TCK m.279 ‘Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi’ suçu yönünden de değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Aynı zamanda 14.05.2023 günü ülkemizde yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçim kararını alan Cumhurbaşkanını siyasi darbe içerisinde gösterdiğinden şüpheli Cumhurbaşkanına hakaret kenar başlıklı TCK m.299/1-2’deki Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu da işlemiştir.”

    “SOYLU SEÇİMLERE BİR DARBE VURMAYA ÇALIŞMAKTADIR”

    Gergerlioğlu, konuya ilişkin Kocaeli Adliyesi önünde de açıklama yaparak şunları söyledi:

    “Güvenlikten sorumlu olan bu ülkenin İçişleri Bakanı olduğunu söyleyen Suç İşleri Bakanı Süleyman Soylu seçimlere bir darbe vurmaya çalışmaktadır. İfadeleri inanılmaz boyutlardadır! Anayasal çerçevede ilan edilmiş olan 14 Mayıs seçimlerini siyasi darbe olarak nitelemek gibi bir gaflete, bir şaşkınlığa düşmüştür!

    Bu ifadeler kabul edilemez. Bu ifadeleri biz yargıya taşıyoruz. Bu ifadeler oldukça ağır ve 85 milyonun anayasal özgürlüklerine Suç İşleri Bakanı tarafından vurulan bir darbedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bakın Suç İşleri Bakanı ne demiş? “15 Temmuz fiili darbe girişimiydi, 14 Mayıs 2023 oluşturabilecek siyasi darbe girişimidir”. Arkadaşlar yanlış duymadınız! Süleyman Soylu 14 Mayıs seçimleri için siyasi darbe diyor! Seçimde vereceğiniz oy için Anayasaya vurulabilecek en ağır darbe olan “siyasi darbe” sözünü kullanarak siyasi darbe diyor! Niye? İktidardan düşeceklerini düşündükleri için bunu söylüyorlar!”

    PİRHA/KOCAELİ

  • Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ayten Dönmez’in gözaltına alındığı kaydedildi.

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Schneider Enerji’deki grev AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından ertelendi

    Schneider Enerji’deki grev AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından ertelendi

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’ndeki Schneider Enerji işçilerinin başlattığı grevi, “milli güvenliği bozduğu” gerekçesiyle 60 gün erteledi.

    Kocaeli’nde bulunan Schneider Enerji fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası, toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle dün saat 10.00 itibariyle greve çıktığını duyurmuştu. Sendika, GE Grid Solutions ve Hitachi Energy ile greve saatler kala toplu sözleşme imzalarken Schneider Enerji’ye grev pankartını asmıştı.

    Erdoğan’ın imzasını taşıyan grev erteleme kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayında yayımlandı. Schneider Enerji işçilerinin grevi AKP iktidarında yasaklanan 20. grev oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?’

    ‘Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?’

    PİRHA – Gazeteciler Cemiyeti 2022 yılık medya raporunu ve mesleki memnuniyet araştırmasını yayınladı. Yapılan açıklamada “Gazeteciler sefalet ücretleriyle, 13 saati aşan mesailerle, basın iş kanunu kapsamı dışında çalıştırılıyor ve tehditlere, saldırılara, engellemelere uğruyor. Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?” denildi.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, basın özgürlüğü önündeki ekonomik ve siyasi engeller nedeniyle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanacak bir gün olmaktan çıktığını vurguladı. Gazetecilerin karşı karşıya olduğu sorunların tüm toplumu derinden etkilediğini ve giderek kalıcı hale geldiğini belirten Bilgin, tüm gazetecileri meslek örgütlerinde bir araya gelmeye çağırdı.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, 2022 yılında 78 gazetecinin gözaltına alındığını, 60’tan fazla gazetecinin saldırıya uğradığını, 43 gazetecinin cezaevinde olduğunu, para cezalarıyla gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını hatırlattı ve bu ortamda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayamadıklarını söyledi. Bilgin, gazetecilerin çalışma şartlarını düzenleyen Basın İş Kanunu’nun yıl dönümünde bu kanunun uygulanmadığı işyerlerinin sayısının arttığını belirterek “Gazeteciler köle gibi çalıştırılıyor, cezalarla boğuşuyor, saldırıya uğruyor, öldürülüyor. Bu düzeni hep beraber değiştirmeliyiz” dedi.

    “MESLEKTAŞLARIMIZ YASA DIŞI ÇALIŞTIRILIYOR”

    Nazmi Bilgin, Cemiyet’in 77’nci kuruluş yıl dönümü 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Demokrasi İçin Medya/Medya İçin Demokrasi Projesi’nin 2022 yılı Medya İzleme Raporu ve Mesleki Memnuniyet Araştırmasının ön sonuçlarının yayınlandığını duyurdu. Bilgin, Mesleki Memnuniyet Araştırmasının 331 gazetecinin katılımıyla yapıldığını ve yılın en kapsamlı alan araştırması olarak çok çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Medya izleme raporunun da 2022 yılı içinde Türkiye’deki basın özgürlüğü atmosferindeki gerilemeyi ve gazetecilerin çalışma koşullarını ortaya koyduğunu belirten Bilgin, izleme raporu ve araştırmanın ayrıntılı sonuçlarının Mart ayında yayınlanacağını bildirdi.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, “Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Yani bizim iş kanunumuzun yayınlandığı günün yıl dönümü. Ne acıdır ki bugün bu kanun uygulanmıyor. Karşı karşıya kaldığımız saldırılar ve cezalar yetmezmiş gibi meslektaşlarımız yasa dışı çalıştırılıyor ve sefalet ücretleriyle geçinmeye çalışıyor. Biz gazetecilere reva görülen çağ dışı baskılar ve köle gibi çalışma düzeni tüm toplumu çölleştiriyor” ifadelerini kullandı. Bilgin, 2022 raporundaki başlıkları şöyle anlattı:

    “Geride bıraktığımız yıl basın özgürlüğü açısından maalesef son derece karanlık bir yıldı. Gazetecilere 40’tan fazla saldırı olayı raporladık, onlarca meslektaşımız ölümle tehdit edildi. 331 gazetecinin zaman ayırıp katkı sunduğu Mesleki Memnuniyet Araştırması sonuçlarına göre, gazetecilerin yüzde 61’i haberleri nedeniyle tehdit edildi. Yerel basındaki meslektaşlarımız en ağır tehditlere ve saldırılara uğruyor. Bu saldırılar önlenmedi, siyasetçiler gazetecileri hedef göstermeye devam etti, gazetecilerin açtığı davalar, suç duyuruları sonuçsuz kaldı. Böyle olunca saldırganların cesaretlenmesi kaçınılmazdır. Ve maalesef Kocaeli’de meslektaşımız Güngör Arslan gazetesinde kurşunlanarak öldürüldü.

    Gazetecilere saldırıların önlenmesi için etkili, caydırıcı yasal önlemlere ihtiyaç var ama gazetecileri korumak yerine gazetecileri cezalandıracak bir yasa, sansür yasası yürürlüğe konuldu.

    “78 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI”

    “Gazeteciler sıklıkla ya toplumsal olayları, sokak eylemlerini takip ettikleri sırada ya da haklarında açılan soruşturmalar nedeniyle gözaltına alındı. 2022 boyunca Türkiye’de gözaltına alınan gazeteci, basın çalışanı ve yayıncı sayısı en az 78 oldu. Gazetecilerin iktidar politikalarına karşı protesto haklarını kullananların eylemlerini takip ettikleri sırada, çekim yapmalarının engellenmesi ya da olay yerinden uzaklaştırılmaları sırasında gözaltına alındığını görüyoruz. Yıl içinde 40 gazeteci değişen sürelerde hapis cezalarına çarptırıldı.

    Araştırmamıza katılan gazeteciler de işlerini yapmalarına engel olan, oto-sansüre neden olan yasal uygulamalarla ilgili bilgiler verdi. Buna göre, gazetecilerin üçte birinden fazlası (yüzde 33,2) gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandığını ya da gözaltına alındığını belirtti. Yaptığı haberler nedeniyle suçlanma ya da yargılanma kaygısı taşımayan gazetecilerin oranı ise sadece yüzde 15,8 oldu.”

    “YASA DIŞI ÇALIŞTIRILAN GAZETECİ SAYISI ARTIYOR”

    “Araştırmamızın sonuçlarına göre gazetecilerin sadece üçte biri Basın İş Kanunu çerçevesinde çalıştırılıyor. Gazeteciler şiddet, sansür ve oto-sünsür ortamında günlük yasal çalışma süresinin üzerinde yer yer 13 saati aşan mesailerle görev yapmak zorunda kalıyor. Araştırma sonuçlarına göre gazetecilerin sadece yüzde 46,8’i yasal çalışma süresi olan 8 saat ve altında çalıştığını beliriyor. Yani gazetecilerin yarıdan fazlası yasal sürenin üzerinde çalışıyor. Bu ağır çalışma içinde ücretler ise sefalet düzeyinde. Aralık 2022 itibariyle gazetecilerin yüzde 38,1’i yani üçte birinden fazlası asgari ücret ve altında maaş alıyor. Gazetecilerin yüzde 82,2’si 10 bin TL altındaki ücretlerle geçinmeye çalışıyor.

    Gazetecilerin sadece üçte biri (yüzde 32,3) bir medya kuruluşunda Basın İş Kanunu kapsamında çalışıyor. Basın İş Kanunu dışında istihdam edilen gazetecilerin oranı ise yüzde 19,6. Gazetecilerin beşte biri (yüzde 20,5) ise serbest/freelance gazetecilik yapıyor. 2021’de yüzde 6,6 olarak tespit edilen işsizlik oranı ise 2022’de arttı ve yüzde 7,9 oldu.

    İşleriyle ilgili gelecek kaygısı duyduğunu belirten gazetecilerin oranı ise yüzde 88,4 olarak tespit edildi. En çok kaygı duyulan konu düzenli ve tatmin edici ücret alamama oldu. Gazetecilerin yüzde 45,7’si seçme şansı olsa öncelikli olarak iş güvencesini tercih edeceğini belirtmiş, 40,4’ü ise yüksek ücreti tercih edeceğini belirtmiştir.”

    GAZETECİLERE ÇAĞRI!

    “Gazeteciler sefalet ücretleriyle, 13 saati aşan mesailerle, basın iş kanunu kapsamı dışında çalıştırılıyor ve tehditlere, saldırılara, engellemelere uğruyor. Sansür ve oto-sansür kıskacında yazdıkları haberler için suçlanma ve yargılanma kaygısı taşıyor. İş güvencesi endişesi yüksek, ücretler ise en düşük seviyede. Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir araya gelmek, örgütlenmek için haklarımızı elde edebilmek amacıyla dayanışmak için bir fırsata çevirelim. Meslek örgütlerimizi, sendikalarımızı güçlendirelim.”

    PİRHA/ANKARA

  • AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Diyanet takvim için milyonlar harcadı

    AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Diyanet takvim için milyonlar harcadı

    PİRHA-Türkiye’nin en borçlu belediyeler listesinde uzun süredir zirvede yer alan AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ajanda ve takvimler için 690 bin TL harcadı. Diyanet İşleri Başkanlığı ise 2018 yılından bugüne takvimler için 92,4 milyon TL harcadı.

    BirGün gazetesinden Mustafa Bildircin‘in haberine göre borçlu belediyeler listesinde zirvede yer alan AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ajanda ve takvimler için 690 bin TL’lik sözleşme imzaladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı İhale Şube Müdürlüğü, 1 Kasım’da ihale açtı. Pazarlık yöntemiyle gerçekleştirilen, “2023 Yılı Ajandası ve Masa Takvimi Basım Hizmet” başlıklı ihalenin idari şartnamesini altı şirket inceledi ancak ihaleye üç şirket teklif sundu. AKP’li belediyenin 712 bin 500 TL yaklaşık maliyet hesabı çıkardığı ihaleye verilen en düşük teklif, 690 bin TL oldu. Teklifin sahibi İlbey Matbaa isimli şirket ve belediye arasında 18 Kasım’da sözleşme imzalandı.

    Ocak-Haziran 2022 dönemine yönelik mali verilere göre 2022’nin ilk yarısı itibarıyla toplam harcaması 3 milyar 468 milyon 328 TL olan AKP’li belediyenin en yüksek artış kaydedilen harcama kalemi faiz giderleri olarak görülüyor. Belediyenin, faiz giderleri 724,8 milyon TL’yi buldu. 2022 yılına 9 milyar TL ödenek ile başlayan kurum, Ocak-Haziran döneminde ise 3,4 milyar TL harcadı.

    DİYANET, TAKVİM BASIMI İÇİN MİLYONLAR HARCADI

    Dev bütçesiyle adından söz ettiren Diyanet İşleri Başkanlığı bu kez de 2023 yılı takvimlerindeki hata ile gündeme geldi. Başkanlığın 2023 yılı için bastırdığı takvimlerde Cumhuriyet Bayramı’nın 30 Ekim olarak gösterildiği öğrenildi. Hatanın fark edilmesinin ardından takvimlerin çöpe gönderildiği bildirildi. Diyanet 2023 Yılı Takvimi’ndeki hata, gözleri takvimlerin maliyetine çevirdi. Hemen her yıl milyonlarca liralık matbaa harcamasında bulunan başkanlık, hatalı takvimler için Mayıs ayında 38 milyon 361 bin TL harcadı. Takvimler, 3 milyon 425 bin 500 adet bastırıldı. Başkanlık, 2023 yılı takvimlerine yönelik ilk ihaleyi 20 Nisan 2022 tarihinde açtı. Açık ihale yöntemiyle düzenlenen ihale, “İdari Şartnamenin 34’üncü maddesi gereğince” reddedildi. İlk ihaleyi iptal eden başkanlık 2023 yılı takvimleri için 11 Mayıs’ta yeni bir ihale açtı. İhalenin yöntemi bu kez pazarlık olurken ihaleye üç şirket teklif verdi. Teklifleri değerlendiren idare, İhlas Gazetecilik Anonim Şirketi ile 30 Mayıs’ta sözleşme imzaladı. Sözleşmenin maliyeti 38 milyon 361 bin TL oldu.

    2023 yılı takvimleri için 38,6 milyon TL ödeyen Diyanet’in, takvimler için 2018 yılından bugüne ödediği para 92,4 milyon TL’ye ulaştı. Başkanlık takvimler için 2018 yılında 7,2 milyon TL, 2019 yılında 8,5 milyon TL, 2020 yılında 9,8 milyon TL, 2021 yılında 10,6 milyon TL, 2022 yılında ise 18 milyon TL harcadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gergerlioğlu, kaçırılan insanların akıbetini Fuat Oktay’a sordu: Cevapsızlıkla lütfen geçiştirmeyin

    Gergerlioğlu, kaçırılan insanların akıbetini Fuat Oktay’a sordu: Cevapsızlıkla lütfen geçiştirmeyin

    PİRHA – HDP Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a insan kaçırmalarını hatırlatarak “Artık saklamıyorsunuz yurt dışından 100’e yakın kişinin getirildiği bilgisini verdiniz” dedi.

    Hakların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Cumhurbaşkanlığı Bütçe Görüşmelerinde konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a zorla kaybetmeleri ve insan kaçırmalarını soran Gergerlioğlu “Artık saklamıyorsunuz. Yurt dışından 100’e yakın kişinin getirildiği bilgisini verdiniz” dedi.

    Ömer Faruk Gergerlioğlu, yaptığı konuşmada 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlere dikkat çekerek 17 bin vakanın yaşandığını, 2015 OHAL ilanından sonra da benzer vakaların arttığını söyledi.

    Milletvekili Gergerlioğlu, Türkiye’de yakın zamanda çok miktarda kaçırılan insanın tespitini yaptıklarını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “En az 35 kişi kaçırıldı ve bir yerlerde tutuldu. Sayın Fuat Oktay sabahki konuşmasında da zaten reddetmedi, yurt dışından 100’e yakın kişinin getirildiği bilgisini verdi ve bu konudaki bilgiler de netleşti. Geçtiğimiz aylarda yine bir olay oldu: Azerbaycan’da bir kişinin, Uğur Demirok’un 6 Eylül’de kaçırıldığını söyledi ailesi ve 12 Kasım’da Türkiye’de ortaya çıktığı söylendi, altmış yedi gün boyunca bu insandan haber alınamadı. Daha sonra MİT ‘Onu Azerbaycan’dan getirdik.’ diye bir açıklama yaptı ancak 6 Eylül’de Azerbaycan’dan çıktığı bilgisi var; bu altmış yedi günde bu kişiye ne yapıldı, nasıl böyle sorduğumuz soru önergelerine cevap verilmedi? Bunu merak ediyorum. Bu konu lütfen bir açıklansın.”

    “İNSAN KAÇIRMAYI SORDUM, CEVABI ANAYASA MAHKEMESİNDEN GELDİ”

    “Geçtiğimiz sene de ben gündeme getirmiştim, bir MİT görevlisi 1 Kasım 2016’da kaçırılmıştı: Ayhan Oran. Bu konuda biz soru sormuştuk ve cevap alamamıştık. Önceki senelerde de Sayın Fuat Oktay’a soru sormuştum kaçırılan kişilerle ilgili, ‘Türkiye Cumhuriyeti devleti insan kaçırma gibi bir suç işlememiştir.’ gibi bir cevap vermişti ama elimizdeki bulgular öyle değil. Bakın, geçen sene siz bana cevap vermediniz Sayın Oktay ama bu sene eylül ayında ben cevabımı Anayasa Mahkemesinden aldım. Ayhan Oran’ın kaçırılmasıyla ilgili eşinin Anayasa Mahkemesine başvurusunda Anayasa Mahkemesi, devletin koruma yükümlülüğü ve etkin soruşturma yapılmamasıyla ilgili ağır bir ihlal kararı verdi ve eşine 90 bin lira tazminat cezası ödenmesine karar verdi. Sadece bu kişiler değil, bakın, Savunma Sanayii Başkanlığında kaybolan, üç yıldır kaybolan Yusuf Bilge Tunç var. Yine, Ayhan Oran’la aynı dosyada adı geçen Sunay Elmas var. Onlarca kişi kaçırıldı fakat bu üç kişiden haber alınamıyor. Ayhan Oran’dan altı senedir haber alınamıyor.”

    “BENİ KURUMUM MİT’İN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜN”

    Ayhan Oran, Yusuf Bilge Tunç ve Sunay Elmas, üçünün de benzer bir özelliği var, KHK’li ve FETÖ soruşturmaları geçirmişler. Ben bu kişileri tanımam, bilmem ama bu kişilerin bir suçu varsa mahkemeler ceza verir, cezaevlerinde yatarlar ama böyle uzun süre kaçırmalar, bir yerlerde tutmalar; bu ne demektir? Bu konuda bir açıklama bekliyorum.

    Ve yine, bakın, Ayhan Oran’ın Anayasa Mahkemesi kararında bir vasiyeti geçiyor, teknik bir şekilde kendi elleriyle yazdığı belli olan bu vasiyetinde şok edici bir ifadesi var. Vasiyetinde Ayhan Oran ‘Eğer bir gün kaçırılırsam ve öldürülürsem -ki altı yıldır yok bu insan- beni kurumum MİT’in öldürdüğünü düşünün.’ diyor. Çok önemli iddialarda bulunmuş ve daha sonra 1 Kasım 2016’da kaçırıldıktan sonra Afyon civarına doğru HTS kayıtları alınıyor başsavcılığın incelemesinde ama sonrasında Ankara Emniyeti ve Ankara Başsavcılığı incelemelerden kaçınıyor.

    Bunu da Anayasa Mahkemesi tespit etmiş, bunlardan dolayı ihlal kararı vermiş. Şimdi, ben sorarım… Mehmet Eymür de aynı şekilde beyanda bulunmuştu geçen sene, ‘Deşifre’ isimli bir kitabı var ve ‘Bir MİT görevlisi MİT tarafından kaçırıldı.’ demişti ve bu kişinin de öldürüldüğü düşünülüyor, altı yıldır ortalıkta yok. Geçen sene alamadığım cevabı ben Anayasa Mahkemesi kararıyla aldım.

    Cevapsızlıkla lütfen geçiştirmeyin, Türkiye’de neyin ne olduğu belli. Biz, artık biliyoruz. Yaşam hakkıyla ilgili… Yusuf Bilge Tunç, Sunay Elmas’tan yıllardır haber alınamıyor, ne oldu bu kişiler? Aynı dosyalarda görünen kişiler. Cevapsızlıkla lütfen geçiştirmeyin, Türkiye’de neyin ne olduğu belli. Biz, artık biliyoruz. Anayasa Mahkemesi kararına da yansımış bu olaylar hakkında ayrıntılı bilgi bekliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA