Etiket: koçgiri kültür derneği

  • Koçgirililer, Koçgiri Tarihi kitabını konuşmak üzere bir araya geldi-VİDEO

    Koçgirililer, Koçgiri Tarihi kitabını konuşmak üzere bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA-16-19. YY Osmanlı Arşiv Belgeleriyle Koçgiri Tarihi kitabını konuşmak üzere Koçgirililer, Koçgiri Kültür Derneği’nde bir araya geldi. Koçgiri tarihi denildiğinde akla ilk olarak 1920-1921 tarihinin geldiğini belirten Tarihçi Alişan Akpınar, “Hemen Koçgiri İsyanı’na yoğunlaşırız. Koçgiri tarihi isyan etrafında konuşulan bir tarih oysa Koçgiri tarihinin ondan öncesine uzanan bir tarihi var” diye belirtti.

    Gültekin Uçar, Burak Bektaş ve Ali Haydar Bektaş’ın yazdığı 16-19. YY Osmanlı Arşiv Belgeleriyle Koçgiri Tarihi kitabı Dipnot Yayınevi’nden çıkarak okuyucuyla buluştu.

    Koçgiri Tarihi kitabını konuşmak üzere Koçgirililer, Koçgiri Kültür Derneği’nde bir araya geldi. Kitabı hazırlayan Gültekin Uçar, Burak Bektaş ve Ali Haydar Bektaş ile Tarihçi Alişan Akpınar, kitaba dair kısa bir sunum gerçekleştirdi.

    “KOÇGİRİ, HER ZAMAN ÖNEMLİ BİR YER OLDU”

    Açılış konuşmasını yapan Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Kahraman, “Bir dil 5 bin senede oluşuyor bu sebeple dönemsel hiçbir mesele hiçbir ideoloji böylesi kadim mirasların tırnağı edemez. İnancımız Yavuzlar, Timurlar, Topla Osmanlar ve Sakalı Nurettinleri gördü ama kendini bugünlere kadar getirdi. İnancımız, dilimiz ve kültürümüz bize atalarımızın emanetidir. Emaneti yücelterek bizden sonraki kuşaklara aktarmak boynumuzun borcudur.  Koçgiri her zaman önemli bir yer oldu. Başkaları Koçgiri’yi tarif etmeye kalktı şimdi elimize ulaşan bu eser Koçgiri’nin kendi evlatlarının kaleme aldıkları bilimsel ve akılcı bir eserdir” dedi.

    “KOÇGİRİ TARİHİ, İSYAN ETRAFINDA KONUŞULAN BİR TARİH ANCAK ONDAN ÖNCESİ DE VAR”

    Koçgiri tarihi denildiğinde akla ilk olarak 1920-1921 tarihinin geldiğini belirten Tarihçi Alişan Akpınar, “Hemen Koçgiri İsyanı’na yoğunlaşırız. Koçgiri tarihi isyan etrafında konuşulan bir tarih oysa Koçgiri tarihinin ondan öncesine uzanan bir tarihi var. Aslında bu kitap bu sorulara bir yerde cevap verme çabası” diye belirtti.

    “KİTAPTA, KOÇGİRİ TARİHİYLE İLGİLİ BELGELER VAR”

    Kitapta Koçgiri’nin tarihiyle ilgili belgeler olduğunu ifade eden Burak Bektaş, “Osmanlı arşivinde bulunan belgeler sonuçta o dönemdeki muktedirlerin yazdığı bilgiler. Burada kendi sesimizi bulabilir miyiz konusunu açığa çıkartmak istedik. Muktedirlerden daha çok sessizde kalanların sesi olmaya çalıştık. Kitapta Koçgirililerin tarafında olmayanların sözünü bulamayacaksınız” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Koçgiri Kültür Derneği: Suriye’de yaşanan sistematik bir soykırım girişimi hâline gelmiştir!

    Koçgiri Kültür Derneği: Suriye’de yaşanan sistematik bir soykırım girişimi hâline gelmiştir!

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği Yönetim Kurulu, Suriye’de Alevilere yönelik katliamları kınadı. Açıklamada, uluslararası kamuoyuna çağrı yapılarak “Alevi halkına, azınlıklara ve sivil halka yönelik saldırılara karşı uluslararası çapta etkili yaptırımlar uygulanmalıdır!” denildi.

    HTŞ, DAİŞ ve Suriye Milli Ordusu(SMO) tarafından gerçekleştirilen katliamın boyutları büyüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 6 Mart’tan günümüze dek yaşanan can kayıplarını açıkladı. Aktarılan bilgilere göre Lazkiye’de 519, Tartus’ta 220, Hama’da 85, Humus’ta 6 olmak üzere, toplam sivil can kaybı sayısının 830’a yükseldiği bilgisi verildi.

    ALEVİLER KATLİAMI LANETLİYOR!

    Suriye’de süren katliamlara dair yurdun dört bir yanından protestolar yükseliyor. Koçgiri Kültür Derneği Yönetim Kurulu da Şam Yönetiminin tutumunu kınayan yazılı bir açıklama yaptı.

    “Halkların ve inançların kardeşliğine yönelik saldırılara karşı susmayacağız!” başlığı ile paylaşılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Ortadoğu’nun halkları, yüzlerce yıldır barış içinde birlikte yaşamın, inanç özgürlüğünün ve kültürel çeşitliliğin mirasını taşıyan topluluklardır. Ancak emperyalist politikalar, mezhepçi savaş stratejileri ve bölgesel çıkar çatışmaları bu kadim halkları, kültürleri ve inançları yok etmeye yönelik saldırıları sürekli olarak derinleştirmektedir. Bugün, Suriye’de yaşanan mezhepçi ve etnik temizlik politikaları, Alevilere ve farklı inanç gruplarına yönelik sistematik bir soykırım girişimi hâline gelmiştir.

    Son günlerde Suriye’nin Lazkiye, Tartus ve Humus bölgelerinde HTŞ rejiminin ve onun silahlı güçlerinin yürüttüğü sistematik katliamlar sonucunda yüzlerce Alevi yurttaş hunharca öldürülmüş, evleri, yaşam alanları ve ibadethaneleri yakılıp yıkılmıştır. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar vahşi yöntemlerle katledilerek, halklar arasında kalıcı bir düşmanlık yaratılmak istenmektedir.

    Bu saldırılar, sadece Alevi halkına değil, insanlığın ortak değerlerine karşı işlenen bir suçtur! Bugün Suriye’de Alevilere yönelik yürütülen mezhepçi savaş politikaları, Ortadoğu’daki tüm halkların geleceğini tehdit eden bir soykırım girişiminin parçalarıdır. Bu zulme sessiz kalmak, bu vahşetin ortağı olmak demektir!

    Biz Koçgiri’yiz! Tarihten biliriz: Aleviler, Kürtler ve tüm halklar özgürlük ve adalet için direnir!

    Bizler, Koçgiri Kültür Derneği olarak, bu zulmü ve mezhepçi kıyımları tanıyoruz! Koçgiri, tarih boyunca Alevi-Kürt halklarının varlığına ve inancına yönelik saldırılara karşı direnişin, adaletin ve halkların özgürlük mücadelesinin simgesidir. Bugün Suriye’de yaşananlar, sadece bu topraklardaki Alevilere değil, Ortadoğu’daki tüm halkların ortak direniş geleneğine yönelik bir saldırıdır.

    Tarih boyunca olduğu gibi bugün de Aleviler, Kürtler, Araplar, Türkmenler ve tüm halklar yan yana, omuz omuza durarak bu mezhepçi kıyımlara karşı direnmek zorundadır. Çünkü bu saldırılar yalnızca inançlara karşı değil, halkların ortak yaşama iradesine, kültürel mirasına ve tarihine yönelik bir tehdit oluşturmaktadır.

    “DEMOKRATİK KAMUOYUNU AÇIK TAVIR ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ!”

    Uluslararası kamuoyuna ve demokratik güçlere çağrımızdır!

    Koçgiri Kültür Derneği olarak, tüm demokratik kamuoyunu, insan hakları savunucularını ve özgürlük mücadelesi veren tüm halkları bu mezhepçi soykırım girişimine karşı açık tavır almaya çağırıyoruz!

    HTŞ rejiminin yürüttüğü mezhepçi ve etnik temizliğe karşı ses çıkarın!

    Alevi halkına, azınlıklara ve sivil halka yönelik saldırılara karşı uluslararası çapta etkili yaptırımlar uygulanmalıdır!

    Ortadoğu’da halkların ve inançların eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasını garanti altına alacak demokratik yapılar desteklenmelidir!

    Bugün bu zulme karşı ses çıkarmak, sadece Suriye’deki Alevi halkının değil, tüm ezilen halkların mücadelesine omuz vermektir. Bizler, Koçgiri Kültür Derneği olarak, bu kıyımlara karşı mücadele etmeye, halklarımızın sesi olmaya devam edeceğiz!

    Ezilen halklar yalnız değildir, Aleviler yalnız değildir!

    Halkların eşitliği ve kardeşliği kazanacaktır!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Koçgiri Katliamı’nda öldürülen Aleviler mezarları başında anıldı-VİDEO

    Koçgiri Katliamı’nda öldürülen Aleviler mezarları başında anıldı-VİDEO

     PİRHA- Koçgiri Kültür Derneği, 1921’de Koçgiri’de katledilenleri anarak lokmalarını pay etti. 3 günlük anma kapsamında Sivas Zara ve İmranlı’daki katledilen canların mezarlarını ziyaret ederek çerağlar uyandıran Koçgiri Kültür Derneği üyeleri ayrıca Pir Köçek ziyaretinde geleneksel Newroz ateşi yaktı.

    Koçgiri Kültür Derneği, Koçgiri Katliamı’nın 103. yılında katledilen canlar için Sivas’ın Zara ve İmranlı ilçelerinin köylerinde 3 gün süren anma düzenledi.

    Anma kapsamında Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nde katledilen Elif Ana ve İmran’lı ilçesine bağlı Becek Köyü’nde bulunan Ana Dakilıko, mezarları başında anıldılar, çerağlar uyandırıldı.

    Ayrıca Koçgiri Katliamı döneminde İmranlı ilçesi Kapıkaya köyünden alınarak katledilen İbrahim Ağa oğlu Ağa, Mille Kasım oğlu Heci, Mahmut Ağa oğlu Qaso, Heso oğlu Misto, Kiso oğlu Allo, Sile oğlu Hesso, Alişer oğlu Begigk, Mexso oğlu Kallo, Girre Ali isimli canlar için Arıx köyünde anma yapıldı.

    Anma programı yine Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nde bulunan Pir Köçek ziyaretinde geleneksel Newroz ateşinin yakılması sonrasında söylenen ağıt ve klamlarla son buldu.

    Koçgiri Kültür Derneği anma programına dair paylaştığı mesajda ise “Tekçi bir zihniyet kainatın hakikatine aykırı hastalıklı bir zihniyettir. Eğer bu zihniyet doğru olsaydı, bu kadar millet, bu kadar dil, bu kadar inanç olmazdı. Onun için dilinizi, itikadınızı koruyun. Toprağınıza sahip çıkın” çağrısında bulundu.

    “İNANCI, İTİKATİ, DİLİNDEN VAZGEÇMEDİKLERİ İÇİN KATLEDİLDİLER”

    Koçgiri Kültür Derneği’nin açıklaması şöyle:

    “103 yıl sonra Elif Ana’nın, Ana Dakılıko’nun ve katledilen Kapıkaya’lı canlarımızın mezarı başında toplanıyoruz. Bu mezarlarda yatan analarımız ve canlarımız ne yaptı da bizleri bir asır sonra mezarları başında toplayabiliyor? Bu sorunun cevabı çok basittir. Onlar kimsenin yaşadığı topraklara gitmediler, kimsenin toprağını gasp etmediler, kimsenin köyünü yakmadılar, kimsenin namusuna el uzatmadılar.

    Onlar sadece hapishanelerden boşaltılarak Koçgiri üzerine salınan, köylerimizi yakan, mal davarımızı çalan katil sürülerine karşı canlarını ortaya koyarak nefsi müdafaa yaptılar. Toprağımızı terk etmiyoruz, inancımız, itikadımız ve dilimizden vazgeçmiyoruz dediler. Onun için katledildiler.

    “103 YIL GEÇSE DE TEKÇİ ZİHMİYET HALA KOL GEZİYOR”

    Çetelerin arkasındaki bu katliam zihniyeti nereden kaynaklanıyor? Bu zihniyet, tek millet, tek mezhep zihniyetidir. Bu zihniyet Koçgiri’de tek bir kurşun atılmamışken altı bin Ermeni’yi Deyr-i Zor çöllerine süren yarısını yollarda soyup öldüren, mallarına el koyan zihniyettir.

    Bu zihniyet 1921’de on beş bin Rum’u katledip yüz bin Rum’u göçerten zihniyettir. 1921’de Bağlama köyünde Elif Ana’nın, Becek’te Ana Dakılıko’nun, Kapıkaya’da 9 canımızın, Koçgiri’de binlerce canımızın kapısına, toprağına çökmeye çalışan da bu zihniyettir.

    Katliamcıların komutanı Sakallı Nurettin ne diyordu? ‘Bunların sadece adı İslamdır, bu harekat Ovacık’a kadar gitmezse bunlar temizlenemez.’

    Değerli canlar katliamdan bu yana 103 yıl geçti. Ama bu tekçi ve katliamcı zihniyet aramızda kol geziyor. 103 yılda bizi dilimizden ettiler, kimliğimizden uzaklaştırmaya çalıştılar, itikadımıza da müdahaleleri devam ediyor. Bizi Kültür Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlayarak Sünnileştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

    “ONLARIN DİRENCİNİ DEMOKRATİK BİR ÜLKE MÜCADELESİNDE YAŞATACAĞIZ”

    İşte bu noktada Elif Ana, Ana Dakılıko ve katledilen tüm canlarımız bize yattıkları yerden sesleniyor ve diyorlar ki; ‘Ey kızlarım, oğullarım! Dilini, inancını, toprağını koruyamayan onurunu, namusunu da koruyamaz. Kendi inancıyla, kimliğiyle var olamayan egemen kimliğin ve inancın kötü bir kopyası olur.’

    Tekçi bir zihniyet kainatın hakikatine aykırı hastalıklı bir zihniyettir. Eğer bu zihniyet doğru olsaydı bu kadar millet, bu kadar dil, bu kadar inanç olmazdı. Onun için dilinizi, itikadınızı koruyun. Toprağınıza sahip çıkın!

    Biz bu çağrıyı duyuyoruz, içimizde hissediyoruz ve diyoruz ki; bu tekçi, ırkçı, şeriatçı zihniyete teslim olmayacağız. Elif Ana’nın, Da Kılko’nun Kapıkayalı dokuz canımızın ve katledilen binlerce insanımızın direncini, özgür, demokratik ve çoğulcu bir ülke yaratma mücadelesinde yaşatacağız. Bu mücadeleye destek veren, anmalarımıza katılan tüm canlarımıza aşk olsun diyoruz.”

    PİRHA/SİVAS

  • Koçgiri Kültür Derneği 103. yılında Koçgiri’de katledilen Alevileri anacak

    Koçgiri Kültür Derneği 103. yılında Koçgiri’de katledilen Alevileri anacak

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği 1921’de Koçgiri’de katledilen Alevileri anma programını paylaştı. Derneğin yönetim kurulunun yaptığı yazılı çağrıda, “Koçgirili tüm canlarımızın bu anmalara katılmaları bu mücadeleyi daha da güçlendirecek, direncimizi arttıracaktır” denildi.

    Koçgiri Kültür Derneği, 1921‘de Koçgiri’de katledilen Alevileri anma programı düzenleyecek. Derneğin yönetim kurulu anma programına çağrı yaparak şu ifadelere yer verdi:

    “Koçgirili canlar, değerli dostlar ve yoldaşlar, Koçgiri Kültür Derneği olarak 103. yılında da Koçgiri Katliamı’nı unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu amaçla katliamda kaybettiğimiz canları mezarları başında anarak anılarını yaşatmaya devam edeceğiz. İnancı ve kimliğiyle kendi toprağında yaşamak isteyen atalarımızın nefs-i müdafaası bugün de eşit yurttaşlık ve özgürlük temelinde yürütülen mücadeleye güç katacaktır. Koçgirili tüm canlarımızın bu anmalara katılmaları bu mücadeleyi daha da güçlendirecek, direncimizi arttıracaktır.”

    ANMA PROGRAMI

    Koçgiri Kültür Derneği Yönetim Kurulu’nun 1921‘de Koçgiri’de katledilen canları anma programı ise şöyle:

    -23 Mart 2024: Elif Ana’nın mezarında anma. Saat 11.00 Zara/Bağlama Köyü

    -24 Mart 2024: Ana Dakiliko mezarında anma. Saat: 11.00 Becek Köyü/İmranlı

    -24 Mart 2024: Kapıkaya’dan alınan ve katledilen; İbrahim Ağa oğlu Ağa, Mille Kasım oğlu Heci, Mahmut Ağa oğlu Qaso, Heso oğlu Misto, Kiso oğlu Allo, Sile oğlu Hesso, Alişer oğlu Begigk, Mexso oğlu Kallo, Girre Ali. (Kapıkaya’da da misafir Yanık köyünden) isimli canlarımızın anması. Saat 13.00 Arıx Köyü.

    -25 Mart 2024: Pir Köçek’te Geleneksel Newroz ateşinin yeniden yakılması. Saat 13.00 Zara Bağlama Köyü.

    PİRHA/SİVAS

  • Buldan’dan Koçgiri Kültür Derneği’ne ve Maltepe Cemevine ziyaret-VİDEO

    Buldan’dan Koçgiri Kültür Derneği’ne ve Maltepe Cemevine ziyaret-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan İstanbul’da bulunan Koçgiri Kültür Derneği ile Maltepe Cemevini ziyaret etti. Ziyaretlerde Buldan’a Halklar ve İnançlar Komisyonu üyeleri Turgut Öker ve Nesimi Aday, milletvekilleri Fatma Kurtulan, Ali Kenanoğlu ve Zeynel Özen eşlik etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki heyet, Alevi kurumlarla dayanışmak üzere bir araya geldi. Koçgiri Kültür Derneği’ni ziyarete giden heyette, Halklar ve İnançlar Komisyonu MYK Üyesi Tutgut Öker, PM Üyesi Nesimi Aday, Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, İstanbul Milletvekilleri Ali Kenanoğlu ve Zeynel Özen’in yanı sıra İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı yer aldı.

    Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki heyet, İstanbul’daki Maltepe Cemevi ve Koçgiri Derneği’ni ziyaret etti. Maltepe Cemevinde basına kapalı görüşme yapıldı.

    Koçgiri Kültür Derneği’ne yapılan ziyarette ise Koçgiri Katliamı’nın 100’üncü yılında, katliamların yüzyıllık devlet politikası olduğuna dikkat çekilerek, “Kürt sorunu çözülürse ülkede barışın hakim kılınacağı kesindir” denildi.

    KATLİAM POLİTİKALARI

    Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman, 1921 yılının Mart ayında soykırıma uğrayan Koçgiri halkını anarak, bölgede başlayan katliamı lanetledi. Halkın katliam nedeniyle büyük acılar, zulüm, kıtlık çektiğini söyleyen Karaman, bölgedeki Ermeni’lerin katledilmesi sürecinde Topal Osman’ların katliamı desteklemesi için Kürtlerden de yardım istediğine değinerek, şöyle devam etti:

    “Biz o kanlı tarihi unutmayız. Bugün Alişer ve yoldaşlarını anlatmadan günü okuyamayız. Koçgiri anaları çok acı çekmiştir. Beşiklerinde anasız ölen yavrular vardı. Ağlayarak, acı çekerek öldüler. Topal Osman Koçgiri’de yanına aldığı insanlara işkenceler yaparmış, binlerce insan ahırlarda zincirlere bağlıymış. Bu bir soykırımdır. Koçgiri’de başlayan bu soykırım sonrasında Dersim, Ağrı, Elazığ ve birçok bölgeye dönük katliam politikaları ile sürdü” dedi.

    “BARIŞI SAVUNANLAR KATLİAMLARLA KARŞILAŞTI”

    Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da, Koçgiri Katliamı’nın 100’üncü yılında acıları ortaklaştırdıklarını belirterek yaşamını yitiren Alevi yurttaşları andı. Barışı savunanların her daim katliamlarla karşılaştığına dikkati çeken Buldan, Koçgiri’de de yükselen hak talebi karşısında katliamın gerçekleştiğine değinerek, “Roboski ile Dersim ile Maraş ile Koçgiri Katliamı’nın hiçbir farkı yoktur. Yüzyıllardır süren bir devlet aklıdır bu. Biz, Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nu talep ederken işte tam da bunlar için istiyorduk” diye konuştu.

    ‘KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜRSE BARIŞ HAKİM KILINIR’

    Buldan, parti kapatma tartışmaları sürerken gittikçe katmerleşen devasa sorunların olduğunun altını çizerek, “Bugün cezaevlerindeki hak ihlalleri, kadın düşmanı politikalar, cezasızlık ve düşman politikaları açık tablodur” dedi.
    Katliamları lanetleyen Buldan, şu şekilde konuştu:

    “Bugün bu katliamların bırakın açığa çıkmasını daha da derinleşmesi için büyük bir çaba içindeler. Şeyh Sait’in, Alişer’in hâlâ bir mezar taşı olmaması utanç verici. Fakat değil 100, 200 yıl da geçse ardıllarımız tüm yaşananların hesabını soracak ve çocuklarımıza büyük bir özür borçları olduğunu hatırlatacak. Şimdi HDP’nin başlatmış olduğu ‘Herkes için Adalet’ talebimizi yükseltme zamanı. Biz biliyoruz ki Kürt sorunu çözülürse ülkede barışın hakim kılınacağı kesindir. Hak ve adalet talebinin böyle bir süreçte somut bir şekle bürünmesi oldukça önemlidir.”

    Ziyaret, konuşmaların ardından çıra yakılması ve yaşamını kaybedenler için saygı duruşuyla sona erdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Koçgiri Kültür Derneği: Newroz piroz be

    Koçgiri Kültür Derneği: Newroz piroz be

    PİRHA- Newroz Bayramı vesilesiyle açıklama yayınlayan Koçgiri Kültür Derneği, “İçinizdeki Newroz ateşinin canlı kalmasını, yeni dönemde savaşsız, virüssüz sağlıklı bir yaşamınız olmasını diliyor ve böylesi günlerde buluşabilmeyi arzuluyoruz” diyerek kutladı.

    21 Mart günü bütün Orta ve Yakın Doğu halkları ve inanç toplulukları arasında kutlanan Newroz Bayramı’na dair kitlesel törenler Koronavirüs salgını nedeniyle yapılamazken, kurumlar yayınladıkları mesajlarla Newroz Bayramını kutluyor.

    Koçgir Kültür Derneği de yayınladığı bayram mesajında “Newroz tüm yakın doğu halklarının özgür ve eşit bir yaşamın yeniden kurulması için mücadele simgesi haline getirdikleri bir gündür” diyerek şunları belirtti:

    “Bu mücadelenin temelinde yaşamı yeniden kurmak ve onu üreten cümle varlıkla uyum, zulme karşı direniş, özgürlük, eşitlik, barış arayışı vardır. Newroz geleneği tüm Aryen coğrafyasında olduğu gibi Koçgiri coğrafyasında da 20. yüzyılın başlarına kadar sürdürülmüş, Heftmal ve Çarşema Reş’le taçlandırılarak kimlik ve inancın sürdürülmesini sağlayan bir işlev görmüştür. Koçgiri Kültür Derneği olarak düzenlediğimiz etkinliklerle canlandırmaya ve sürdürmeye çalıştığımız bu geleneksel kutlamayı bu yıl Corona salgını nedeniyle birlikte gerçekleştiremiyoruz. Bu nedenle içinizdeki Newroz ateşinin canlı kalmasını, yeni dönemde savaşsız, virüssüz sağlıklı bir yaşamınız olmasını diliyor ve böylesi günlerde buluşabilmeyi arzuluyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Koçgiri Kültür Derneği’nden ‘Kadın mücadelesi ve Koçgirili kadınlar’ konulu söyleşi

    Koçgiri Kültür Derneği’nden ‘Kadın mücadelesi ve Koçgirili kadınlar’ konulu söyleşi

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği, ‘Tarih Toplum Hafıza’ söyleşilerine devam ediyor. 

    Koçgiri Kültür Derneği, ‘Tarih Toplum Hafıza’ söyleşilerine 7 Mart günü, ‘Kadın mücadelesi ve Koçgirili kadınlar’ söyleşisiyle devam ediyor.

    Gazeteci-siyasetçi Çilem Küçükkeleş ve Yazar Sibel Ünal’ın konuşmacı olarak katılacağı söyleşinin moderatörlüğünü Hatice Doğan yapacak.

    İstanbul’da bulunan Koçgiri Kültür Derneği’nde yapılacak söyleşi, 7 Mart günü saat 17.00’de gerçekleşecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Koçgiri Kültür Derneği’nde Tarih-Toplum-Hafıza Xızır söyleşileri – VİDEO

    Koçgiri Kültür Derneği’nde Tarih-Toplum-Hafıza Xızır söyleşileri – VİDEO

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği, Tarih-Toplum-Hafıza içerisinde Xızır söyleşisi gerçekleştirdi. 

    Haberin Videosu

    İstanbul’da bulunan Koçgiri Kültür Derneği, Tarih-Toplum-Hafıza içerisinde Xızır söyleşisi düzenledi.

    Etkinliğe Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, Güvenç Abdal Ocağı’ndan Sefa Öztürk konuşmacı olarak katılırken moderatörlüğü ise Rıza Karaman yaptı.

    Cihan Çelik, Emre Bakar, Cahit Erdoğan’ın zakirlik yaptığı etkinlikte Xızır lokmaları paylaştırıldı.

    Güvenç Abdal Ocağı’ndan Sefa Öztürk, yaptığı konuşmada “İnsanlar çeşitli dönemlerde çok büyük bir zulme maruz kalmışlar canlarını mallarını mülklerini ve birikimlerini bırakarak başka başka yurtlar edilmişlerdir” dedi.

    Öztürk, Xızır’a ilişkin şu aktarımlarda bulundu:

    “Aleviler Xızır’ı yollarına ışık yaparak devam etmişler. Aleviler birbirlerinden ayrıştırılmışlar, sürgüne gönderilmişler. hatta Kendi bölgelerinde yeniden hayat kurarken oraların gelenek ve göreneklerine göre de inançlarını muhafaza etmişler.

    Xızır Bahar ayının yaklaşımı yani doğanın tekrar girişine yakın insanlar lokmalarını birleştirerek bir lokma yiyerek ben özellikle Alevilerde oruç anlayışının giderek o semavi dinlere benzeşmeye doğru savrulduğunu da görüyorum. Alevilik’te cennet cehennem kavramı yoktur Alevilik’te tutulan oruç bu dünyayı cennet yapmak isteyenlerin lokma paylaşımıdır.”

    Etkinlik, lokmaların paylaştırılması ve deyişlerin söylenmesiyle sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koçgiri Kültür Derneği Gaxan etkinliği düzenledi

    Koçgiri Kültür Derneği Gaxan etkinliği düzenledi

    PİRHA- Eski yılın bitirilip yeni bir yıla hazırlıkların yapıldığı, eski ve köhnemiş yaşamın yerine, umudu ve yeni yaşamı çağıran, söz ve sazı, lokma ve avazı buna göre kurgulayan ve yaşayan, Mezopotamya ve Anadolu’nun kadim geleneği Gaxan’ı Koçgiri Kültür Derneği  gerçekleştirdiği etkinlik ile kutladı.

    Koçgiri Kültür Derneği 2019-2020 etkinlik programının ikincisi olan Gaxan etkinliğini Koçgiri Kültür Derneği merkezinde yoğun bir katılımla gerçekleştirdi.

    Etkinlik, Muş Varto Derneği Ümraniye Şubesi üyeleri tarafından,  kendi ana dillerinde (Zazaca)  sunulan Gaxan ritüelinin canlandırıldığı kısa bir skeçle başladı. Daha sonra Yapımcılığını Cemal TAŞ’ın yönetmenliğini Umur Hozat’ın yaptığı, ”Bir toplumsal gelenek olarak Gaxan” Belgeselinin gösterimine geçildi. Etkinliğin devamında ise, Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman’ın moderatörlüğünde Pir Mehmet KARABULUT  ”Mezopotamya, Horasan ve Anadolu’nun kadim geleneği Gaxan” başlıklı sunumu ile devam etti.

    Sanatçı Ayfer DÜZDAŞ’ın dinletisiyle devam edilen etkinlik, lokmaların pay edilmesiyle sonlandı.

    HABER MERKEZİ

  • Koçgiri Kültür Derneği, Gaxan gecesi düzenledi

    Koçgiri Kültür Derneği, Gaxan gecesi düzenledi

    PİRHA- İstanbul Ümraniye’de bulunan Koçgiri Kültür Derneği, ‘Geleneksel Gaxan gecesi’ düzenledi.

    Koçgiri Kültür Derneği, Alevilerde yeni yılı karşılama anlamına gelen Gaxan etkinliği düzenledi. Gaxan belgesel gösteriminin de olduğu etkinlikte lokmalar pay edildi.

    Dernek binasında gerçekleşen etkinlikte Pir Mehmet Karabulut ve Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Kahraman kısa konuşmalarından sonra Cemal Taş’ın , ‘Khalek’in Ölümü’ adlı belgesel gösterimi gerçekleşti.

    Sanatçı Ayfer Düzdaş’ın müzik dinletisi sonrasında geleneksel yemek olan babuko paylaşıldı.

    GAXAN NEDİR?

    Özellikle Dersim coğrafyası tarafından kutlanan Gaxan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak köylerdeki gibi kapı kapı dolaşmak mümkün değil. Bunun için Alevi kültüründe önemli bir yer tutan Gaxan’da dernek binalarında sürdürülmeye çalışılıyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Aleviliğin modern dönemde hangi mekanizmalarla sürdürülmesi gerektiği tartışılmalı’

    ‘Aleviliğin modern dönemde hangi mekanizmalarla sürdürülmesi gerektiği tartışılmalı’

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği’nde ‘Avrupa ve Türkiye de Alevi örgütlenmesinin tarihsel gelişimi ve çözümler’ konusu konuşuldu. Yapılan panelde konuşan Turgut Öker, bir inanç, kültür ve yaşama tarzı olarak Aleviliğin çok boyutlu bir tartışma süreciyle modern dönemde hangi biçim ve mekanizmalar eliyle sürdürülebileceğinin tartışılması gerektiğini söyledi. 

    İstanbul’da bulunan Koçgiri Kültür Derneği’nde  AABF Onursal Başkanı Turgut Öker’in katılımıyla ‘Avrupa ve Türkiye de Alevi örgütlenmesinin tarihsel gelişimi ve çözümler’ konulu panel gerçekleştirildi.

    Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki dernek binasında yapılan panele Almanya Alevi örgütlenmesinden, CHP ve HDP’nin il ve ilçe örgütleri, sivil inisiyatiflerden çok sayıda kişi katıldı.

    Etkinlikte ilk olarak Koçgiri Dernek Başkanı Rıza Karaman kısa bir konuşma yaptı. Karaman, Koçgiri’nin tarihi kültürel önemi, yıkım politikalarına ve asimilasyona karşı verilmesi gereken mücadelenin zorlukları ve Koçgirililerin birlik ve dayanışmasının öneminine vurgu yaptı.

    Daha sonra AABF Onursal Başkanı Turgut Öker sunumunu gerçekleştirdi. Öker, sunumunun birinci bölümünde, 1950’den 1980 12 Eylül darbe sürecine kadar Alevi örgütlenmesinin tarihsel arka planını, öncü aktörlerini, devletin bu sürece yön vermek için yaptığı girişimleri, bu sürecin siyasal alana yansımasını TBP’nin (Türkiye Birlik Partisi) örnekleri üzerinden katılımcılara aktardı.

    Öker, Avrupa Alevi örgütlenmesinin başlaması, karşılaştığı zorluklar, örgütlenme stratejisindeki öncelikleri ve nedenleri, devletin, siyasi partilerin, ordunun, Alevi örgütlenmesine bakış açısı ve MGK’nın bu süreci yönlendirme girişimlerini tarihi süreci tamamlayan bilgiler olarak aktarıldı.

    “ASİMİLASYON SÜRECİ HIZLANARAK DEVAM EDECEK”

    Cemevlerinin, federasyon ve konfederasyonların kurulması ile bir dönemin aşıldığını belirten Öker, 1980 darbe sürecinden sonra yaşanan katliamlar, örgütlenme süreçlerinin zorlukları, gelinen nokta ve bu deneyimler ışığında Avrupa ve Türkiye’deki Alevi örgütlenmesinde yeni niteliksel bir örgütlenme zorunluluğunu doğduğuna söyledi.

    Bir inanç, kültür ve yaşama tarzı olarak Aleviliğin çok boyutlu bir tartışma süreciyle modern dönemde hangi biçim ve mekanizmalar eliyle sürdürülebileceğinin tartışılması gerektiğine de işaret eden Öker, Alevi örgütlenmesinin bu anlamda istenen düzeyde olmadığını, bu eksiklikler nedeniyle egemen din anlayışının baskısına direnilemeyeceğini ve sünni İslam’a asimilasyon sürecinin hızlanarak devam edeceğini ifade etti.

    Birinci bölümün sonunda Pir İbrahim Erdoğan tarafından lokma duası verildi. Rukiye Çelik, Hatice Doğan, Şehriban Karagöz, Elmas Karaman, Pınar Kandal, Haydar Acıpınar, Döndü Akdeniz, Hatun Gülçiçek, Özcan Teper’in lokmaları paylaşıldı.

    Daha sonra Koçgirili sanatçı Ayfer Düzdaş ve Cengizhan Aslan’ın deyiş ve türküleriyle devam etti.

    İKİNCİ ETKİNLİK 21 ARALIK’DA

    Etkinliğin ikinci bölümünde katılımcıların soru ve katkılarıyla da zenginleştirilerek bilişim çağında geleneksel Alevilik inancının yerine getirilmesindeki sorunlar, Alevi inanç önderleri olarak kadının durumu, ocak sisteminin sürdürülüp sürdürülemeyeceği, inanç önderlerinin nitelikleri, bunların seçimi, ibadet şekilleri ve uygulanabilirliği konularında yeniliklere ihtiyaç olup olmadığı üzerine görüşler paylaşıldı.

    Özellikle Alevi örgütlerinde, cemevlerinde ve ibadetlerde kadınların yeterince temsil edilmediği, hatta sünni mezheplerdeki ayrımcılığa benzeyen, kadınların kapanması veya kapatılması şeklindeki uygulamalar tartışmanın konusu oldu.

    Koçgiri seminerlerinin ikincisi 21 Aralık Cumartesi günü saat 17.00’de, ‘Kal Gağand’ ve ‘Khalek’in Ölümü’ belgeselinin gösterimi ve yapımcısı Cemal Taş’ın söyleşide bulunacağı etkinlik ile devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koçgiri Kültür Derneği’nden kayyımlara tepki: Temel insan hakkı çiğnendi

    Koçgiri Kültür Derneği’nden kayyımlara tepki: Temel insan hakkı çiğnendi

    PİRHA – HDP’li üç büyükşehir belediyesine atanan kayyıma tepki gösteren Koçgiri Kütür Derneği, yazılı açıklama ile temel insan haklarının çiğnendiğini belirtilerek Kürt halkı ile dayanışma içinde oldukları ifade etti. 

    HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyım atamalarına tepkiler giderek büyüyor. Koçgiri Kültür Derneği, atanan kayyımlara tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada Türkiye’de doğal kaynaklar gibi temel insan haklarının da katledildiği bir darbe sürecinin yaşandığı ifade edildi.

    Halk iradesinin temsilcisi olan Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının polis zoru ve şiddetle görevlerinden alındığı kaydedilen açıklamada, “halk iradesine açık bir saldırı ve darbe var. Kürt illerini ve halkını sömürge halkı olarak görmekteler.

    Bu hukuk dışı saldırı halklarımızın barış ve demokrasi uğrundaki mücadelesine bir darbe olduğu gibi, demokratik muhalefeti yasa dışına itmeyi amaçlayan, Kürtler ve Türkler arasındaki ilişkileri zedeleyerek, ırkçı-milliyetçi hezeyanları harekete geçirerek iktidarda olanların ömrünü uzatmayı amaçlayan bir provokasyondur” denildi.

    Açıklamada, temel insan haklarının çiğnendiğine vurgu yapılarak Kürt halkı ile dayanışma içinde olunması yönünde mesaj da verildi. (HABER MERKEZİ)                                             

  • Cogi Baba Festivali’nin yasaklanmasına tepki: Geri adım atmayacağız-VİDEO

    Cogi Baba Festivali’nin yasaklanmasına tepki: Geri adım atmayacağız-VİDEO

    PİRHA- 3 yıldır “güvenlik” gerekçesiyle yasaklanan Cogi Baba Festivali’nin yapılmaması için yine aynı gerekçe gösterildi. Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman festivalin yapılmasından geri adım atmayacaklarını söyledi. Karaman, “3 yıldır festival yapamıyoruz. Onlarca yıl da geçse biz bu festivali bu bölgenin sivil toplum örgütleriyle, dernekleriyle ortaklaştıracağız” dedi. 

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından 3 yıldır güvenlik gerekçesi bahane gösterilerek engellenen Cogi Baba Festivali bu yıl da güvenlik gerekçesi ile engellendi. Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman festivalin yaptırılmamasına dair geri adım atmayacaklarını belirtti.

    “‘CAN GÜVENLİĞİ ALINAMAZ’ GEREKÇESİ İLE ENGELLENDİ”

    Cogi Baba Festivali için yapılan başvurunun İmranlı Kaymakamlığı tarafından ‘can güvenliği’ gerekçe gösterilerek engellendiğini belirten Karaman, aynı bölgede birçok festival ve köy etkinliklerinin devlet tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

    Karaman şunları vurguladı:  

     “Cogi Baba köyünde 2001 yılında başlattığımız Pir Cogi Baba Festivali, 15 yıldır devam eden ve on binlerce insanın katıldığı bir festivaldir. Üç günlük bir programla Sivas Koçgiri topraklarına geliyorduk. 15 yıl süresince onlarca sanatçının, siyasetçinin, binlerce insanın katıldığı bir festival olma özelliği gösterdi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından burası Olağanüstü Hal bölgesi ilan edildi. 3 yıldır festival yapma talebimiz Sivas Valiliği ve İmranlı Kaymakamlığı tarafından can güvenliği olmadığı gerekçesi ile engellenmektedir. Sivas’ta devletin desteği ile bal festivali, köy etkinlikleri ve benzeri organizasyonlar yapıldığı halde konu Pir Cogi Baba Festivali olunca can güvenliğinin alınamayacağını ve festivale izin verilemeyeceğini belirtiyorlar.

    “KİMLİĞİMİZİ, KÜLTÜRÜMÜZÜ, İNANCIMIZI YAKALADIK”

    Karaman, Cogi Baba Festivali ile Koçgiri toplumunun kimliğini, kültürünü ve inancını ortaya çıkarmanın zemininin yakalandığının altını çizdi.

    Festivalin yapılmasından vazgeçmeyeceklerini ve geri adım atmayacaklarını vurgulayan Karaman, şöyle konuştu:

    “3 yıldır yasal izin verilmeyen festivalimiz hakkında halkımıza ve kamuoyuna gerekli açıklamayı yaparak teşhir ediyoruz. Bu festivalden geri adım atmayacağız. Onlarca yıl geçse de festivalimizi bölgenin sivil toplum örgütleriyle, dernekleriyle ortaklaştırarak yapmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki sene sadece Cogi Köyü’nde değil diğer köyleri de kapsayacak şekilde yaygınlaştıracağız. 1200’lü yıllardan beri erenlerin olduğu coğrafyamızda Cogi Baba, Haydar Baba, Kara Baba, Çifte Baba var. Bu festivalleri diğer türbelerin olduğu köylere de kurumlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Biz festivali yapmamayı asla düşünmüyoruz. Çünkü Cogi Baba Festivali ile kimliğimizi, kültürümüzü, inancımızı ve felsefemizi açığa çıkarmanın zemini yakalıyoruz. Geçmişte insanlarımız Kürt kimliğinden utanıp kimliğini saklarken şimdi bu durum gerçekleştirdiğimiz festivalin de etkisiyle önemli derecede kırılmış vaziyette. Bu festival bizim ölmeyen ağıtlarımızı, deyişlerimizi, beyitlerimizi halkımızla buluşturdu. Ana dilimiz Kürtçe ibadeti çok önemsedik. Kürtçe cem hizmeti ve 12 hizmeti 5 yıl aralıksız devam ettirdik. Bu bizim için çok önemliydi.”

    “GENÇLİĞİN BÖLGE İLE TANIŞMASI ÖNEMLİ”

    Cogi Baba Festivali sayesinde daha önce dışarıya göç etmiş bölge insanının coğrafyalarına dönüşünün sağlandığını dile getiren Rıza Karaman özellikle Koçgiri’nin dışarıda olan genç neslinin bölgeye dönmesi ve kültürleri ile tanışmasının festivalin en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirtti.

    Karaman konuşmasının sonunda şunlara dikkat çekti:

    Koçgiri’den metropollere göç etmiş Avrupa ve diğer kentlerde yaşayan gençliğimizin bölge ile tanışması çok önemlidir. Buraya festivale on bin gencin gelmesi, dergahlarını, ziyaretlerini türbelerini ziyaret etmeleri ve orada dilek, temenni tutmaları, geçmişi ile yüzleşmeleri bizim için çok önemli bir husus olma özelliği gösteriyor. Gençlerden biri bana şunu söylemişti:Burası bizim onurumuzdur. Onur bir toplumun geçmişidir bugünü ve geleceğidir.’ Dolayısıyla festival izni çıkmasa dahi bizler gençliğimiz ve kadın hareketimizle birlikte bölgemizde çalışmalarınızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

    Kamil Murat DEMİR/SİVAS

  • 8 Mart haftasında ‘Koçgirili Kadınlar’ paneli 9 Mart’ta

    8 Mart haftasında ‘Koçgirili Kadınlar’ paneli 9 Mart’ta

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği, 8 Mart haftası kapsamında “Koçgiri’de kadının sosyal, kültürel ve siyasal durumu” başlığı ile panel düzenleyecek. Panel 9 Mart’ta saat 17.00’de başlayacak. 

    Koçgiri Kültür Derneği,  8 Mart etkinlikleri kapsamında, “Türkiye’de Kadın hareketinin gelişimi, Koçgiri’de kadının sosyal, kültürel ve siyasal durumu” başlığı ile panel düzenleyecek.

    Moderatörlüğünü Avukat Hatice Doğan’ın yapacağı panelde Zeynep Değirmenci “Göçten önce Koçgiri’de kadın ve yaşam” başlığını masaya yatıracak. Aydan Karakaya ise “Koçgirili kadının kentlerde, iş yaşamında, sokakta, evde bugünkü durumu” başlıklarını ele alacak.

    9 Mart saat 17.00’de başlayacak panelde ayrıca Müzisyen Ayfer Düzdaş da “Koçgiri Katliamı’nın ağıtlara yansıması ve günümüze taşınmasının örnekleri” başlığı ile sunum gerçekleştirecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Koçgiri Kültür Derneği’nin seminerleri başlıyor

    Koçgiri Kültür Derneği’nin seminerleri başlıyor

    PİRHA – Koçgiri Kültür Derneği’nin 2018-2019 seminer programı 24 Kasım Cumartesi günü İstanbul Ümraniye’de yapılacak. 

    İstanbul Ümraniye’de bulunan Koçgiri Kültür Derneği, 2018-2019 Seminer Programını açıkladı. Seminer 24 Kasım Cumartesi günü saat 17.00 ile 20.00 arasında yapılacak.

    Yapılan seminerin duyurusunu yapan Koçgiri Kütür Derneği, “Sizler 24 Ekim 2018-25 Mayıs 2019 tarihleri arasında düzenlediğimiz seminerlerde, yaşadığımız bölgenin tarihini, inanç ve geleneklerini sosyal, kültürel, değerlerini paylaşmak, tartışmak ve yaşatmak için birlikte olmaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu.

    Seminer dört oturumdan oluşuyor. Oturumlar şöyle;

    1. Oturumda Burak Bektaş, ‘Koçgiri; Alevi Kürd’ün taprağı, suyu, ekmeği, emeği, acısı, sevdası, coşkusu, öfkesi, kavgası ve hüznü ile kök saldığı coğrafya’ anlatacak.
    2. Oturumda Binali İlgün, ‘Koçgiri müziği, tavrı, tarzı ile özgün yanı ile anlatımı. Kullanılan enstrümanlar,Müzik tarzı, kökeni ve etkilendiği yöreler’ konuşulacak. Cihan Çelik, Koçgiri’de ağıt ve deyişler, yürekten yüreğe sesler, kaynaklar ve örnekler konusunu işleyecek.
    3. Oturumda ise Alişan Akpınar, Osmanlı devlet adamlarının Kızılbaş Alevi topluluklarla ilgili ürettikleri belgeler temelinde “2.Abdulhamit döneminde Osmanlı Devleti’nin Alevi algısı’ anlatılacak.
    4. Oturumda da Tarihçi Yazar Bülent Felekoğlu, ‘Alevilik tartışmalarında hakikat arayışı, ‘Reya Haq/Raa Hegi/Hak yol inancında Hak deryası Hızır çarkı ve Rıza Toplumsallığı. Tarihsel, sosyal, Ekonmik, Politik yönleri ile anlaşılması’ konusunu anlatacak. PİRHA – İSTANBUL

     

  • PSAKD ve Koçgiri Kültür Derneği, ‘Koçgiri İsyanı Paneli’ düzenledi-VİDEO

    PSAKD ve Koçgiri Kültür Derneği, ‘Koçgiri İsyanı Paneli’ düzenledi-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) ve Koçgiri Kültür Derneği (KKD) “Koçgiri İsyanı & Paneli” düzenledi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Anadolu yakası şubeleri ve Koçgiri Kültür Derneğinin birlikte organize ettiği,  PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Songül Tunçdemir’in moderatörlük yaptığı, “1920 – 1921 Koçgiri İsyanı ve Katliamı” paneline Araştırmacı Yazar Erdal Yıldırım ve Araştırmacı-Yazar Gültekin Uçar panelist olarak katıldılar.

    İstanbul Koçgiri Kültür Derneği ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin Kadıköy Şubesine bağlı İçerenköy Cemevi ile ortaklaşa düzenledikleri ‘Koçgiri İsyanı ve Katliamı’ isimli  panelde  Güvenç Abdal Ocağı Pirlerinden Sefa Öztürk çerağları uyandırıp dua verdikten sonra bu uğurda baskı gören ve katledilenler için saygı duruşunda bulunuldu.

    Koçgiri Kültür Derneği ve Pir Sultan  Abdal Kültür Derneğinin Kadıköy Şubesine bağlı İçerenköy Cemevinin ortaklaşa düzenledikleri ‘Koçgiri İsyanı ve Katliamı’ isimli panele HDP 25. Dönem Mersin Milletvekili Çilem Küçükkeleş, HDP 25. Dönem İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sanatçı Cihan Çelik ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panelde ilk konuşmayı anadili ile yapan Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman, “Benim dedem hep bana  ‘Sen nereye gidersen git dilini unutma ve dilinle konuş derdi.’ Bende dedemin sözünü unutmadım ve anadilimle konuşma yapacağım. Belki az biliyorum belki konuşurken zorlanacağım ancak annemin dili olan anadilim ile konuşacağım” dedi.

    “ÖLENLERİMİZ YAN YANA GELDİ YAŞAYANLARIMIZ GELMEDİ”

    Bu coğrafyada çok sayıda Kürt ve Alevi vatandaşın olduğunu belirten Karaman şunları ifade etti:

    Bugün köylerimizde kimse kalmadı. Hepimizi sürgün ettiler. Ölenlerimiz yan yana geldi ama biz yaşayanlar yan yana gelemedik. Artık biz yan yana gelmeliyiz. Çünkü ne yezit bizi öldürebilsin ne Hınzır paşa Sivas’ta Pir Sultan’ı asabilsin ne de Rayber Alişer’i asabilsin. Biz kendimiz olmalıyız ki güçlü olalım. Hak yolunda yan yana gelmeliyiz ki bizi güçlü görsünler ve haklarımızı bize versinler. Ama halen biz ne Kürt kimliğimizi yaşayabildik ne de Kızılbaş kimliğimizi yaşayabildik. Halen bu ülkede o zorluklar yaşanıyor.”

    “KATLİAMLARIN BİR DERİNLİĞİ VE ALT YAPISI VAR”

    Koçgiri katliamı gibi Türkiye tarihinde Mart aynıda yaşanan katliamlara değinen Eğitimci ve PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Songül Tunç Demir, “Tarihi katliamlar ile dolu olan Türkiye’de son yıllarda peş peşe yaşanan bombalı saldırılar ile bu katliamlar devam etmektedir. Geçmişte günümüze yaşanan katliamlar bitmedi hesabı sorulmadı gerçek sorumluları cezalandırılmadı. Bu nedenle bu katliamlar günümüzde de devam etmektedir. Bu katliamların bir alt yapısı ve derinliği var. Geçmişten günümüze kadar yapılan bütün katliamların genel anlamda tek millet, tek dil ve tek din gibi üç temel hedefi bulunuyor” dedi.

    “GEÇMİŞ İNSANIN YANINDA GEZEN GÖLGESİ GİBİDİR”

    Tunçdemir’den sonra söz alan Koçgiri Kültür Derneği Üyesi Araştırmacı Gültekin Uçar ise, “Tarih ya da kimlik zaman çizgisi üstünde birleşen insan ve zamanın birlikte oluşturduğu bir olgudur. Bizler içinde yaşadığımız zamanın ve dünyanın nasıl ne tarafa döndüğünü bilirsek önümüze konan malzemenin nasıl kullanılacağı konusunda bir fikre sahip oluruz. Herhangi bir insan kendisini ancak bir geçmişle tanımlayabilir. Dolayısı ile bir insan topluluğu ve birey kendisini geçmiş ile tanımlayamıyorsa fiziken var olsa bile sosyal olarak yok demektir. Bir insanın varlığı doğrudan geçmişi ile ilgilidir. Geçmiş insanın yanında taşıdığı gölge gibidir. Onu yok edemezsiniz. Sizin yok etmeniz ve yok saymanızda bir fayda etmez. Çünkü siz bir canlı varlık olarak var olduğunuzdan sizi dışarda görenler size bir kimlik atfediyordu” diye konuştu.

    “KENDİSİ GİBİ DÜŞÜNMEYENLERİ KATLEDİP İNKAR ETTİLER”

    Son olarak konuşan Araştırmacı-Yazar Erdal Yıldırım, “Yüzyıllardır mevcut egemen sistem ve Zalim Dehaklar kendisi gibi düşünmeyen tek dil, tek din, tek millet düsturu dışında olan herkesi  inkar etti, asimilasyona uğrattı, katletti ve aşağıladılar. Ve ne yazık ki bu toplulukların ve toplumsal dinamiklerin tarihlerinin önemli bir bölümünü ya resmi tarihten öğrendik ya da bu toplulukların tarihleri onları sevmeyen düşmanları tarafından yazıldı. Bizler o yüzden yıllardır kendi tarihimizi, kendi geçmişimizi, kültürümüzü, inancımızı ve tarihten yaşananları incelemeye araştırmaya başladık. Çünkü geçmişini bilmeyenler geleceklerine asla yön veremezler” dedi.

    Panel Koçgiri Kültür Derneği erbane ve bağlama müzik grubu ile Sanatçı Cihan Çelik’in deyiş ve türküleriyle son buldu. (HABER MERKEZİ)