PİRHA-Kömür Gençlik ve Çocuk Festivali, 2. gününde Kürtçe seslendirilen şarkılar eşliğinde son buldu.
Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nde, Önce Çocuklar Derneği’nin yürütücülüğünde 1. Çocuk ve Gençlik Festivali yapıldı.
Kömür Kültür Sanat Merkezi’nin bulunduğu alanda yapılan festivale Zarok Tv, Amed Şehir Tiyatrosu, Ma Music Center, Kömür Belediyesi ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan isimlerin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Festival ikinci günü Polen Kolektif tarafından düzenlenen “Polock’un izinde atölyesi” ile başladı. Ardından Amed Şehir Tiyatrosu, çocuklarla birlikte kukla yapım atölyesi düzenledi. Zarok Tv ekibi ise yüz ve kitap boyama atölyesi düzenledi.
“KÜRTÇE ŞARKILAR EŞLİĞİNDE YÜRÜYÜŞ”
Festivalin devamında yüzlerce çocuk, Ma Music Center sanatçıları ile festival yürüyüşü gerçekleştirdi. Festival alanından başlayıp Kömür’ün sokaklarını turlayan çocuklar, yürüyüş boyunca Kürtçe şarkılar seslendirerek enstrüman çaldı. Yürüyüş, Kömür sakinleri tarafından sık sık alkışlandı. Yürüyüş, festival alanında büyük bir coşku ile son buldu.
Festival, Amed Şehir Tiyatrosu tarafından “Sê Ezezok” Kürtçe tiyatro gösterimi ile devam etti. Gösterim boyunca çocuklar neşeli anlar yaşarken, sanatçıların performansı büyük beğeni topladı. Festival, Ma Music Center sanatçıları ile Kömür Kültür Sanat Merkezi Çocuk Sesleri Korusu’nun seslendirdiği Kürtçe şarkılar ile sürdü.
Orkestraya Ritmen Xwezayî gösterisi ile çeşitli araç-gereçler, müzik enstrümanı olarak kullanıldı. Festival, çekilen toplu fotoğraf ve dağıtılan hediyeler ile son buldu.
PİRHA- Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nde çocuk ve gençlik festival projesi açılışı gerçekleştirildi. ‘Önce Çocuklar Derneği’nin sanatsal ve kültürel binanın açılışı yapıldı. Önce Çocuklar Derneği çocuklara yönelik eğitici atölyeler (boyama, el sanatları, teknoloji ve tasarım, karikatür ve fotoğrafçılık) ve eğitimler sunacak.
Adıyaman Merkeze bağlı Kömür Beldesi’nde çocuklar ve gençler için ‘Kültürel Dayanışma ve 1’inci Adıyaman Kömür Çocuk ve Gençlik Festivali Projesi Açılış Etkinliği’ yapıldı. Kömür Beldesi’nde ilk defa yapılan festivalde sahnede MA Music tiyatro ve müzikleriyle çocuklar için gösteri etkinliği düzenledi.
Adıyaman Cemevi Semahçıları, festival açılışı öncesi semah döndü.
Beldede yaşayan 5-20 yaş arası çocuklara, nitelikli kültür-sanat etkinliklerine erişim ve bu alanda yeteneklerini keşfetme imkanı yaratılması hedefleniyor.
Çocukların ve gençlerin katılımıyla düzenlenecek atölyelerde ortaya çıkan materyaller ve gösteriler (tiyatro gösterileri , müzikaller, öğretici atölyeler vb.), Adıyaman’ın Kömür beldesinde ”Adıyaman Kömür 1. Çocuk ve Gençlik Festivali” adı altında bir festivalle beldede ve komşu bölgelerde yaşayan herkesle buluşacak. Belde, deprem sonrasında değişen demografik yapısının getirdiği kültür-sanata erişim ihtiyacını karşılamayı amaçlayan bu festivalle, kültür-sanat faaliyetlerinin sürekliliğini hedefliyor.
Diyarbakır Belediyesi’nin destek verdiği projenin sponsorluğunu Adıyaman Belediyesi, Amed Şehir Tiyatrosu, ORTAKLAŞA Kültür, Diyalog ve Destek Programı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyar Madencilik, DİMER, İstanbul Kültür Sanat Sanat Vakfı (İSKV) üstlendi.
Etkinliğe Adıyaman CHP Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da katıldı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve İşadamı Mehmet Kaya, projenin desteklenmesinin önemli olduğuna, Çocuk Kültür Sanat Merkezi’nin açılışının kendilerine mutluluk verdiğini ifade etti. Kaya, “Çocuk derneğimizin başlattığı bu çalışmaya katkı koymak gerçekten bizler için önemliydi. Bu tür kültürel ve sanatsal çalışmaların yerel işbirliğiyle yapılmasını olmazsa olmaz olarak görmemiz gerekiyor” dedi.
“KÜLTÜREL DEĞERLERE SAHİP ÇIKILMASI ÖNEMLİ”
Avrupa Birliği’nin Türkiye’den sorumlu delegasyon temsilcisi Alexsander Fricke, Türkiye’de bu projelerin destekleneceğini, kültürel değerlere sahip çıkılmasının önemli olduğunu söyledi. Fricke, “Ortak projeler belediyelerde ve sivil toplum kuruluşlarında çalışan profesyonelleri güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu proje Türkiye’nin Kültür ve sanat sektöründe işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu proje Türkiye’nin kültürel ve sanatsal diyalog ve iş birliğini artırmayı hedefliyor” şeklinde konuştu.
Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de bir konuşma yaptı. Tutdere, şunları kaydetti:
“ADIYAMAN’DA DA AÇILMASI İÇİN ELİMİZDEN GELEN İMKANLARI KULLANACAĞIM”
“Adıyaman’da kültür ve sanat merkezi olmamasına rağmen Kömür Beldesi’nde açılan bu projeden mutluluk duyduk. Böyle bir çalışmayı Adıyaman’da da en kısa sürede açmayı düşünüyoruz. Bu tür sanatsal faaliyetlere inanan birisiyim. Belediye başkanı olarak kültür merkezlerinin Adıyaman şehrine de yapılmasını ve bir an önce harekete geçmek için elimizden gelen bütün imkanları kullanacağım.”
Etkinlik, daha sonra Diyarbakır Zarok Ma’nın çocuklarla birlikte yürüttüğü müzik eşliğinde devam etti. Ardından kurum temsilcilerinin katılımıyla Kültür ve Sanat Merkezi açılışı gerçekleştirildi.
PİRHA-DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar seçim çalışmaları kapsamında Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nde halkla buluştu. Uçar, “Kayyum sistemi demek iktidarın Kürdistan’da kazanamaması demek. Bu coğrafyada halkımızın söz sahibi olmadığı, emek sahibi olmadığı bir belediyeyi biz de kabul etmiyoruz” dedi.
31 Mart Yerel Seçimlerin bitmesine az bir zaman kala Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Adıyaman’da halk ziyaretinde bulundu. İlk durağı Kömür Beldesi olan Uçar, konvoy eşliğinde Adıyaman’a geçti.
Kömür Beldesi’nde halkın ilgisiyle karşılanan Uçar, buradaki vatandaşlarla oturup sorunlarını dinledi. Alanda sık sık ‘Jin Jiyan Azadi’ve ‘Biji Berxwedana Zindanan’ sloganları atıldı.
DEM Parti sevenleri Kömür seçim bürosu önünde toplanarak halay çekti. Uçar burada bir konuşma yaparak iktidara deprem ve ekonomik kriz üzerinden tepki göstererek, depremden ders çıkarılmadığına değinerek, iktidarın deprem bölgesindeki halkı yalnız bıraktığını ifade etti. Uçar ayrıca ekonomik krizin nedenin iktidarın sürdürdüğü savaş politikalarından kaynaklandığını söyleyerek, demokratik çözümde ısrarlı olduklarını yineledi.
“TOPRAK UTANDI ONLAR UTANMADI”
Adıyaman depreminde iktidarın halkı yalnız bıraktığını ifade eden Uçar, konuşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleri üzerinden sürdürdü. Uçar, “Tayyip Erdoğan deprem sorunun bir beka sorunu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı ve iktidar deprem zamanı halkı yalnız bıraktı. O yüzden halk hiçbir çağrısına yanıt vermeyecektir. Deprem zamanı toprak utandı ama onlar utanmadı, doğa utandı onlar utanmadı. Gözyaşlarımız sel oldu onlar hiçbir şey hissetmedi. Deprem zamanı ceplerini nasıl dolduracaklarının hesabını yaptılar” dedi.
AKP’nin Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı illerde seçimi kazanamadığını, kazanamadığı için de kayyum atayarak belediyeleri gasp etmeye çalıştığına işaret eden Uçar, “Kürt halkının kendi iradesiyle seçtiği belediyelere kayyum atayarak halkın iradesini, halkın dilini, inancını, kültürünü gasp ederek ayakta durmaya çalışıyorlar. Kayyum sistemi demek iktidarın Kürdistan’da kazanmaması demek. Bu coğrafyada yaşayan halkımızın söz sahibi olmadığı, emek sahibi olmadığı bir belediyeyi biz de kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“ALEVİ VE KÜRT DÜŞMANLIĞIYLA DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Uçar yaptığı konuşmasında AKP ve CHP’yi eleştirerek şu ifadelerde bulundu:
“Birileri belediyeyi alınca hangi partileri koymayacağı üzerine propaganda yapıyor. Diğer parti ise kayyum rejiminin bir huzur olduğundan bahsediyor. DEM Partinin yaptığı çalışmaları, bugüne kadar yürüttüğü belediye faaliyetlerini illegalize ederek kendine alan açmaya çalışıyor.
Kürt halkının, Alevi halkının direngen mücadelesinin hayat bulduğu yerde bu iktidar Kürt düşmanlığıyla, Alevi düşmanlığıyla, kadın düşmanlığıyla dizayn etmeye çalışıyor. Bizi tanımak istiyorlarsa 100 senelik geçmişimize baksınlar. Bize ait olan bütün değerleri korumaya söz verdik.
Bugünkü krizin nedeni iktidarın kendisidir. Zamlarıyla övünüyorlar ama o yaptıkları zam daha ceplerimize girmeden başka başka ürünlere yapılan zamlarla cebimizden alınıyor.
“MÜTEAHHİT CENNETİNE ÇEVİRDİLER”
Tütün yasaklandı, halkımız bir darboğaz içinde. Bununla ilgili bir vaadi var mı? Bu bölgeye geldiğinde depremlerle ilgili vaatlerini anlatıyor. Türkiye’nin her bir tarafı deprem bölgesi, hiçbir yerle ilgili bir şey yapmadı. Müteahhitler cennetine çevirdiler bu ülkeyi, insanların ölümüne sessizce göz yumdular. Hala da aynı durumdalar.”
Eş Genel Başkanı Uçar, Adıyaman’da İnci Düğün Salonu’nda halkla birlikte iftar programına katıldı. Daha sonra Kahta’ya geçen heyet, burada halkla buluştu.
PİRHA-Kömür Beldesi’nde DEM Parti birinciliğini korurken, Kömür Belediyesi Eş Başkan Adayı Mahmut Kapçak, “Üç dönemdir halk bizden memnun olduğu için beldeyi biz kazanıyoruz” dedi. Eş Başkan Aday Bedriye Polattaş’ın cezaevinde olmasına da tepki gösteren Kapçak, Polattaş’ın bir an önce serbest bırakılmasını istedi.
31 Mart Yerel Seçimlere 2 gün kaldı. 8 siyasi partinin yarıştığı Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nde birinciliğini koruyan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), üç dönemdir yönettiği beldeyi tekrar alma iddiasında.
DEM Parti Kömür Beldesi Belediye Eş Başkan Adayları Mahmut Kapçak ve Bedriye Polattaş. Ancak Bedriye Polattaş Adaylığı kesinleştikten sonra tutuklandı. Belediye Eş Başkan Adayı Bedriye Polattaş’ın cezaevinde olması tepkilere neden olurken, adaylığı kesinleştikten birkaç hafta sonra tutuklanan Polattaş’ın serbest bırakılması isteniyor.
PİRHA‘ya konuşan Mahmut Kapçak, “Belediyeden alacağımız bayrağı tekrar devam ettireceğiz” dedi.
“HERKESE EŞİT YAKLAŞTIĞIMIZ İÇİN HALK DEM PARTİYE OY VERİYOR”
Üç dönemdir beldeyi kazandıklarını, insanların partinin çalışmalarından memnun olduğunu ifade eden Kapçak, “DEM Parti bir hizmet yaptıysa bütün halkı kucaklamıştır. Vatandaşı siyasi görüşüne göre ayırt etmemiştir. Yaptığı hizmetleri herkese eşit bir şekilde ulaştırmıştır. Alevi Sünni demeden herkesi kucaklıyor. Bu halk da bunu gördüğü için DEM Parti’yi tercih ediyor” ifadelerini kullandı.
“HALKIN SORUNLARINA DAHA HIZLI ŞEKİLDE ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ”
Halkın DEM Parti’ye ilgisinin ve güvenin olduğuna işaret eden Kapçak, “Diğer partiler seçimi kazandıktan sonra arkalarına bakmıyorlardı. DEM Parti’nin farkı, halkı kucaklıyor olması. Buradaki adayların birçoğu burada yaşamıyorlar. Biz burada yaşıyoruz ve halkın sorunlarına hızlı şekilde çözüm üretebiliyoruz. Vatandaşın bir derdi olduğu zaman kapımız sürekli açık. Hem belediyenin hem de benim evimin kapısı halka açıktır” diye konuştu.
“BÜYÜK VAATLERLE HALKI KANDIRMIYORUZ”
Seçim kazandıkları taktirde bütün halka eşit şekilde hizmet edeceğini dile getiren Kapçak, “Bize kimse oy verdi ya da vermedi diye ayrım yapmayacağız. Oradaki halkın fikirlerini, görüşlerini dikkate alarak çalışacağız. Biz diğer partiler gibi büyük vaatler vermeyeceğiz. Belediyenin bütçesinin yettiği kadar hep birlikte Kömür’ü kalkındırmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Seçimden önce ne vaat verdiysek seçimden sonra da aynısını yapacağız” dedi.
“BEDRİYE POLATTAŞ EŞ BAŞKAN ADAY OLDUKTAN SONRA TUTUKLANDI”
Belediye eş başkan adayı seçildikten sonra gözaltına alınıp cezaevine konulan Bedriye Polattaş hakkında da konuşan Mahmut Kapçak, şunları kaydetti:
“Biz istiyoruz ki eş başkanımızla birlikte bu işi yapalım. Kadın olmadan hayat olmaz. Kadın olmazsa doğa, dünya durur. DEM Parti olarak kadınların hep ilerde olmalarını istiyoruz. Gittiğimiz yerlerden eş başkanın neden olmadığını soruyorlar. Erkek egemen zihniyet istiyor ki kadınların gözü açılmasın, kadınlar geride kalsın. Biz istiyoruz ki kadınlarla birlikte omuz omuza çalışalım.”
Halka seslen Kapçak, “İnsanlar kendi iradelerine oy versinler. Belediyenin yaptığı bütün çalışmalar şeffaf şekilde yapılıp halka sunulacak” diye vurguladı.
PİRHA- Yeniköy Termik Santrali’nde 80 kadar kesim motorunun hazır beklediği ve Akbelen Ormanına gireceği belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, “Akbelen’e girmeyi aklınızdan dahi geçirmeyin ” dedi.
Muğla’da Akbelen Ormanı kesilme tehdidiyle karşı karşıya. Köylüler, çevre aktivistleri aylardır Akbelen Orman arazilerinin maden ocakları için ihale edilişine karşı çıkarken, Yeniköy Termik Santrali’nde 80 kadar kesim motorunun hazır beklediği ve Akbelen Ormanı’na gireceği belirtildi.
Köylüler ve çevre aktivistleri kamuoyuna Akbelen Ormanı’na sahip çıkma çağrısında bulunurken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, “Akbelen’e girmeyi aklınızdan dahi geçirmeyin ” dedi.
Öztunç, “Kömür hevesleri, kör bir hırsa döndü. Bu nasıl bir ısrardır ki, İkizköy’de kömür çıkaracağız diye, Bodrumu susuz bırakacak, ülkemizi yıllık 5 milyar dolarlık turizm gelirinden mahrum bırakacaklar” diyerek tepki gösterdi.
Kömürü çıkaracak diye Akbelen Ormanı’nı yok edecek firmanın yıllık kazancı 200 milyon lira iken, halka ve devlete yıllık sağlık maliyetinin 20 milyar lira olduğunu aktaran Öztunç, şunları kaydetti:
“Onların ticari kazancının 100 katını devletimize yükleyecekler. Onların kazancının 10 katı devletimizin kasasından sağlık faturalarına gidecek. Kamu yararı da yok. Kör hırs iyi bir şey değildir. Gözünüz kendinizden başka hiç bir şey görmüyor. Bodrum’un yıllık turizm gelir 5 Milyar dolar. Devletimizin kasasını boşaltacak, bütçemizi zarara uğratacak bu tarz rant projelerine izin vermeyeceğiz. Zeytin yasasını ısıtıp, ısıtıp önümüze geri getirmesinler. Bu işin peşini bırakmayız.”
Kömür’de gece yarısı maden ocağı için yol açmaya çalışan şirket, kadınların direnişiyle karşılaştı. İş makinalarını durduran kadınlar, “Kabul etmiyoruz, izin vermeyeceğiz” diyerek açılan yolu geri kapattı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nin kuzey kesiminde yer alan Malê Berdıh (Serintepe) Mahallesi’nin kırsalında MEDOS Madencilik Şirketi, mermer ocağı yapımı için şantiye yolu yapmak istiyor. Malê Berdıh sakinleri ise, yapılmak istenen ocağa karşı 3 gündür direniyor. Mahalleliler, dün ve önceki gün iş makinalarını durdurarak, çalışmaların önüne geçti. Sabah erken saatlerde mahalleye gelen iş makinaları yurttaşlar tarafından bir kez daha engellendi. Çalışmalara dün gece gizlice başlayan şirketin 100 metreye kadar yol yaptığını gören mahalleliler, iş makinalarını durdurdu ve şirket çalışanları geri çekilmek zorunda kaldı.
Direnişe öncülük eden kadınlardan İsmihan (İsê) Arslan adlı kadın, elindeki sopayı yere vurup, “Kabul etmiyoruz, izin vermeyeceğiz” diyerek, mahallede mermer ocağı yapılmasına tepki gösterdi. Mahallelilerin bölgedeki nöbeti sürerken, kadınlar öncülüğünde şirketin açtığı yol, halk tarafından taşlarla kapatıldı.
NE OLMUŞTU?
Malê Berdıh Mahallesi’nin kırsal kesimlerinde 2016 yılında maden ocakları açılmak istenmiş, mahalleli 4 kez maden için açılması planlanan yol çalışmasını engellemişti. 2022’de ise MEDOS Maden Şirketi’ne “ÇED olumlu” kararı verildi. Kararla birlikte şirket çalışmalarına başladı. HDP’li Kömür Belediyesi kendi sınırları içinde yol çalışması yapan şirketin suç işlediğini belirterek, Adıyaman Savcılığı’na suç duyurusunda bulunurken, mahallelilerin direnişi üzerine şirket çalışanları geri çekilmek zorunda kalmıştı.
PİRHA- Yeşilyurt İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda,yardımların ihtiyaç sahiplerine değil köy korucusunun gösterdiği adreslere yapıldığı iddia edildi.
Malatya Yeşilyurt İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Dilek Mahallesi’nde yardımlarını yaparken, liste üzerinden değil de emekli bir köy korucusunun gösterdiği adreslere yardım yapıldığı iddia edildi.
Sosyal yardımlaşmaya başvuran ve kömür yardımı almak isteyen birçok ihtiyaç sahibi, yardımlarını alamadığını ve yardım alabilmek için emekli köy korucuya rüşvet vermek zorunda kaldıklarını iddia ettiler.
S.K. isimli emekli köy korucusuna birçok defa yardım alabilmek için bir paket sigara bile rüşvet verdiklerini iddia eden mahalle sakinleri, yetkililerin konu ile ilgili araştırma yapmasını ve gerçek ihtiyaç sahiplerine yardımların yapılmasını talep ettiler.
PİRHA-Kömür beldesinde bulunan mermer ocakları halkın yaşam alanlarını tehdit ediyor. Beldede bulunan yurttaşlar göç etmek zorunluluğuyla karşı karşıyalar. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kömür Belediye Başkanı Hüseyin Yuka, “Mermer ocakları belediyenin imar alanlarına kadar indi. Buna halkın büyük bir tepkisi var. Belediye olarak halkımızla birlikte buna karşı mücadele edeceğiz. Yaşam alanlarımızı mermer ocaklarına teslim etmeyeceğiz.” dedi.
Haberin Videosu
Adıyaman merkeze bağlı 24 km uzaklıkta bulunan Kömür (Komir) beldesinin en büyük geçim kaynağı tütün ancak bazı bölgelerinde de hayvancılık yapılmaktadır. Yüzyıllardır Alevi ve Sünni yurttaşların birarada kardeşçe eşit bir şekilde yaşadığı Kömür Beldesi Adıyaman’ın örnek yerleşim yerlerinden birisi.
Belde sınırları içerisinde bulunan mermer ocakları, bölgede geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açıyor. Bölgede Dünya, Yumumer, Alacakaya, Dimer, Tercih ve Diyar mermer firmalarına ait ocaklar ve bu ocakların bünyesinde kapatılan sahalarda çalıştırılan ocaklarla birlikte toplam 13 mermer ocağı bulunmaktadır. Bölgede, mermer ocaklarında yapılan patlamalarda dolan dere yataklarından dolayı su kaynaklarını kurutuyor.
Mermer ocakları, Kömür Beldesi bölgesinde bulunan dağ keçileri başta olmak üzere birçok canlı türünün yaşamını da tehdit ediyor. Bazı ocakların beldenin imar alanına kadar inmesinden dolayı ise Kömür halkı yaptığı çeşitli eylem ve etkinliklerle mermer ocaklarına olan tepkisini dile getirdi.
Beldede yaşanan sorunlar ve yurttaşların sıkıntılarıyla ilgili Kömür Belediye Başkanı Hüseyin Yuka, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.
“MERMER OCAKLARIYLA HALKIN YAŞAM ALANLARINA İNİYORLAR”
“Kömür Beldesini mermer havzasına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu bölgede ciddi bir mermer ocağı yoğunluğu var” ifadelerini kullanan Yuka, “Diğer mermer ocakları beldeye uzak olduğu için bunu bir şekilde idare etmeye çalışıyorduk. Ama artık yaşam alanlarımıza kadar inmeye başladılar. Bu yüzden belde olarak mermer ocakları tehdidi altındayız. Mermer ocaklarının alt yapısı olamadığından dolayı artık ciddi sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Halkın yaşam alanlarına kadar inen bu mermer ocaklarından dolayı halkımızın büyük bir tepkisi var. Buna karşı artık en güçlü bir şekilde mücadele etmeye hazırlanıyorlar. Bunun nedeni ise özelikle dere yataklarının patlamaların ardından dolmasıyla birlikte kaybolan su kaynaklarından dolayı halk büyük sıkıntı çekiyor. Yine açılan mermer havzalarıyla hayvan otlak alanlarının büyük bir bölümü gasp edilmiş durumda. Bunların telafisi yapılması gerekirken belediyenin sınırları içinde mahallelerde bile yeni mermer ocaklarının açılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor” diye ifade etti.
“MERMER OCAKLARINI USÜLSÜZ BİR ŞEKİLDE AÇMAYA ÇALIŞIYORLAR”
“Özelikle son açılacak olan üç mermer ocağı Kömür’ün üst taraflarında bulunan mahallerin sınırları içinde olmasından dolayı ciddi sıkıntılar şimdiden ortaya çıkmış durumda” diyen Yuka, “Belediyenin imar alanlarında mermer ocakları açmayı düşünüyorlar. Bunun için belediyeden onay ve meclis kararı çıkması gerekiyor. Yine işletme ruhsatı almaları gerekiyor. Çet raporu çıkartılması gerekirken bazı maddeler yok sayılarak böyle bir çalışma yürütülmüş. Anlayacağınız Kömür’ün üç mahallesini etkileyecek olan mermer ocaklarını tamamen usulsüz bir şekilde açmayı düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.
“RANT İÇİN İNSAN HAYATINI YOK SAYIYORLAR”
“Mermer ocaklarına karşı belediye olarak halkımızla birlikte olacağız. Onların vereceği mücadeleye bizlerde destek vereceğiz” diyen Kömür Belediye Başkanı Hüseyin Yuka, şunları ekledi:
“Bütün demokratik haklarımızı kullanarak bu mermer ocaklarının açılmaması için mücadele edeceğiz. Çünkü bu ocaklar da açılırsa, insanlar yaşadığı toprakları ve evlerini terk etmek zorunda kalacak. Birileri kendi rantı için insan hayatını yok sayıyor. Mermer ocakları onlar için insan hayatından daha önemli olmuş. Ama buna müsaade etmeyeceğiz. Yaşam alanlarımızı mermer ocaklarına teslim etmeyeceğiz. Kömür halkı olarak buna karşı çıkmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“BELDEMİZİN ÇOK TEMİZ BİR HAVASI VARDI”
“Mermer ocaklarından önce bu beldenin her tarafı güllük gülistanlıktı. Bizim çeşmemizin suyu çok iyi ve bölgenin en iyi içme sularından birisi diyebilirim. Çeşmede suyunun çok olmasından dolayı yaklaşık 50 yıl önce buralarda su kanalları yapıldı” diyen Hüseyin Yavuz da, şunları dile getirdi:
“Mermer ocaklarından sonra ise patlatılan dinamitlerden dolayı suyun damarları değişti. Dinamitlerin patlatılmasının ardından hemen sularımız bulanık akıyor. Hiç bir aile bu suyu içmiyor. Çünkü su sağlıksız ve içilemeyecek durumda. Herkes arıtma suyu içiyor. Beldemizin çok temiz bir havası vardı. Buralara yaz gelince sıcaklardan dolayı insanlar evinin damında yatardı. Mermer ocaklarındaki patlamalardan dolayı ortaya çıkan toz ve dumandan dolayı insanlar rahatsız oluyor, evinden çıkamıyor. Bizim buranın inciri ve üzüm bağları meşhurdur. Daha önce yıkamadan yediğimiz meyveleri şimdi yıkadıktan sonra yediğimizde bile eski tadı alamıyoruz.”
PİRHA- Adıyaman’da tütün kıyma makinası olan yurttaşlar, “Bu yıl tütünlerini atölyelerimize getirip sarmalık hale getirenlerin sayısında çok büyük bir düşüş var. Bunun nedeni ise torba yasada tütün ile ilgili getirilen yasaklardır” diye konuştular.
Haberin Videosu
Sarmalık tütünün yetiştirildiği Adıyaman’ın en yoğun bölgelerinden biri olan Merkeze bağlı Kömür Beldesinde tütün kıyma atölyeleri de bulunmaktadır. Başta Kömür beldesi olmak üzere çevre köylerdeki tütün üreticileri kıyıma hazır hale getirdiği tütün yapraklarını Kömür Beldesinde bulunan Tütün kıyma makinalarının bulunduğu atölyelere getiriyor. Tütün yapraklarını kıyıp içime hazır hale getiriyorlar.
Her yıl tonlarca tütünün kıyıldığı bu atölyelerde, bu yıl torba yasa ile birlikte sarmalık tütüne getirilen yasaklar nedeniyle geçen yıllara oranla tütünü kıymak için atölyelere tütün yapraklarını getiren yurttaşların sayısında yüzde yetmişlere varan bir düşüş yaşanıyor. Bütün bu yaşanalar tütün yasası ile birlikte tütün üreticiliği yapan yurttaşların yaşadığı sorunları da ortaya çıkarıyor.
Çıkarılan Torba Yasa ile birlikte tütün üreticilerinin büyük sıkıntılar yaşadığını aktaran Tütün kıyma atölyeleri olan yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.
“BÖYLE DEVAM EDERSE KÖYLÜLER GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALACAK”
Yaklaşık yedi yıldır tütün kıyma makinamız var. Bu yedi yıl içerisinde bu dönemde hiç boş durmuyorduk” diyen Mehmet Erbay, “Geçen yıllar her gün yüzlerce kiloyu bazen bir ton tütünü kıyıp sarmalık hale getiriyorduk. Ama bu yıl 50 kg ya da 100 kg tütün kıyıyoruz. Son çıkan torba yasa ile birlikte tütüne getirilen yasaklar nedeniyle insanlar tütünü satamadığı için dolayısıyla bize de getirip kıyımını yapıp sarmalık hale getirmiyor. Biz de bu yüzden iş yapamadan oturuyoruz. Böyle devam ederse geçim kaynağı tütün olan bu halk köylerini terk edip şehre göç etmek zorunda kalacak” dedi.
“BU YIL TÜTÜNE FİYAT VEREN YOK HEPSİ DEPOLARDA DURUYOR”
“Kömür beldemizde tek geçim kaynağı tütündür” ifadelerini kullanan Erbay, “Bu yıl ile geçen yıllar arasında tütün alımında çok büyük bir fark var. Tüccarlar köylere gelip tütüne fiyat bile vermiyorlar. Bizim de depomuzda tütünümüz var. Ama bunun bir kilosunu bile daha satamadık. Böyle devam ederse burada yaşayan insanlar büyük sıkıntılar yaşayacak” diye konuştu.
“İŞİN DURGUNLUĞUNDAN DOLAYI İŞÇİLERİ ÇIKARMAK ZORUNDA KALDIM”
Yaklaşık 25 yıldır tütün kıyma atölyesi olan ve her yıl bu atölyede tonlarca tütün kıyıp sarmalık hale getiren Abuzer Talaş, “Benim her hangi bir arazim yok tek geçim kaynağım tütün kıyma makinasıdır. Bu yıla kadar işlerimiz oldukça iyiydi, ekmek paramızı bu işten çıkarıyordum. Yanımda çalışan işçiler vardı. Ama bu torba yasadaki tütün ile ilgili yasakların çıkmasının ardından işlerimizde düşüş yaşandı. O nedenle işçileri çıkarmak zorunda kaldım. Eskiden bir haftada tonlarca tütünü kıyıp sarmalık hale getiriyorduk. Ama şimdi artık o iş yok. Bu yıl iş yaptığım en yoğun hafta geçen haftaydı. O haftada 400 kg tütünü kıyıp sarmalık hale getirdik. Daha önceleri bu atölyede insanlar sıra bulamazken şimdi iş yok bomboş bekliyoruz.
“TÜTÜN PAZARINA İLGİ YOK”
“Bu işten başka yapacağımız bir işimiz yok” diyen Talaş, “Tütün üreticileri her yıl tonlarca tütün bize getirerek kıyıyorlardı. Sarmalık hale getirdikleri tütünleri çevre iler başta olmak üzere birçok büyükşehirlere satıyorlardı. Bu yıl ise sadece Adıyaman pazarına götürülüyor. Pazara eskisi gibi yoğun bir ilgi yok. Öncesinde tonlarca tütünün satıldığı pazarda şimdi satılan tütünün toplamı bir tonu bile bulmuyor. Çünkü pazara alıcı gelmiyor. Böyle de olunca bu sorunlar ortaya çıkıyor. Tütünü kavurmamızın sebebi ise kurusun, bozulmasın ve ömrü daha çok uzasın diye yapıyoruz. Sağlık anlamında hiçbir sorunu yoktur” diye konuştu.
PİRHA- Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 6’sı tutuklu toplam 51 sanığın yargılanmasına Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde 98 gün sonra tekrar başlandı. Sosyal Haklar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Müdahil Avukatlardan Can Atalay, “Su uyur, düşman uyur, adaletimizi çalmaya çalışan çakallar uyumaz” dedi.
HABERİN VİDEOSU
Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 6’sı tutuklu toplam 51 sanığın yargılanmasına Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde 98 gün sonra tekrar başladı. HSYK yaz kararnamesi ile tayini çıkan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve Soma Davasını yöneten Aytaç Ballı’nın yerine Mmaraş’ta Afşin-Elbistan B Termik Santrali için kömür üretimi yapılan alanda meydana gelen göçükte 11 işçinin hayatını kaybettiği davayı yöneten Salih Pehlivanoğlu başkanlığında başladı.
Sabah saat 09.30’da başlayan Soma Davasının 19’uncu duruşması öncesi şehit madenci aileleri ile bazı sivil toplum örgü temsilcilerinin katılımı ile tren istasyonu önünden, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi önüne kadar yürüyüş yaptı. Kalabalık, yol boyunca ellerinde şehit madencilerin isimlerinin yazılı olduğu, ‘Unutmadık, Unutturmayacağız’ yazılı pankart taşıyıp, sık sık “301’in hesabı sorulacak”, “Anaların gözyaşı katilleri boğacak”, “Kaza değil cinayet, somanın kömürü katilleri yakacak, kader değil katliam” sloganları attı.
“41. AYINDA UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK İÇİN BURADAYIZ”
Yürüyüşün ardından bir basın açıklaması yapıldı. Grup adına basın açıklamasını maden işletmesinde hayatını kaybeden Uğur Çolak’ın babası İsmail Çolak yaptı. Çolak “Soma madenci aileleri, Sosyal Haklar Derneği, emekten yana siyasi partililerimizin demokratik kitle örgütlerimiz ve davanın takipçisi dostlarımızla 19’uncu blok buluşmanın yapılacağı bugün bir sefer daha buradayız. Soma Davasının 41’inci ayında unutmamak ve unutturmamak, katillerden ve bu katliamın sorumlularından hesap sormak için adalet aramak için buradayız” dedi.
“KATİLLERDEN HESAP SORULUNCAYA KADAR ADALET ARAYIŞIMIZ SÜRECEK”
Tek taleplerinin adalet olduğuna işaret eden İsmail Çolak şöyle devam etti:
Ülkemiz ve halkımızın büyük bir bölümü hak, hukuk ve adalet arayışını sürdürdüğü bir dönemde geçmekteyiz. Bizler ise sermaye daha fazla kömür çıkarsın ve daha fazla kar etsin diye canlarımızı, oğullarımızı, eşlerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi elimizden alanlara karşı tam 41 aydır mücadele ederek adalet arayışımızı sürdürenleriz. 13 Mayıs katliamından sonra tek söylediğimiz ve talep ettiğimiz tek şey adalet ve adaletin yerini bulmasıdır. Bu inancımız ve ısrarımız devam ediyor. Ve katillerden hesap soruluncaya kadarda devam edecektir.
“BİR GÜNÜ BOŞA GEÇİRMEDİK”
“Su uyur, düşman uyur, adaletimizi çalmaya çalışan çakallar uyumaz” diyerek sözlerine başlayan Sosyal Haklar Derneği yönetim kurulu üyesi müdahil avukatlardan Can Atalay da, “Bir günü boşa geçirmedik bugüne kadar, bundan sonra da bir günümüzü boşa geçirmeyeceğiz. Soma davasını takip etmek, adalet aramak suçmuş gibi anlatmaya çalışıyorlar. Suç değildir, evlatlarının hesabını sormaya çalışan ailelerin mücadelesi onlarla birlikte etmek suç değildir. Bu ülkenin biricik gelecek umududur. Bugün 10 aydır dosyayı kilitleyen Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının karara çıkmak üzere olan dosyayı kilitleyen Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının ne yapacağını göreceğiz. Elbistan’dan gelen başkanın ne yapacağını göreceğiz” dedi.
Yapılan basın açıklaması ardından madenci aileleri ile avukatları, polis kontrol noktasına ardından mahkeme salonuna giriş yaptı ve mahkeme ilk kez Salih Pehlivanoğlu başkanlığında başladı.
Davada 6’sı tutuklu 8 kişi için “Olası kastla öldürme” suçundan 301 kez ve 20 ila 25 yıl, “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan ise 162 kez 2 ila 6 yıl arası hapis cezası isteniyor. Tutuksuz yargılanan 45 kişi hakkında ise “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 ila 15 yıl hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Tutuklu 6 sanık ise şunlar: Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri AŞ Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik, Maden Mühendisi Ertan Ersoy ve Emniyet Teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik.
Tutuksuz 45 sanığın isimleri ise şöyle:
Soma Kömür İşletmeleri AŞ’nin patronu Alp Gürkan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hayri Kebapçılar, Mustafa Yiğit, Murat Bodur, Haluk Sevinç, Maden Mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, Emniyet Teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Mehmet Erez ve Caner Uysal.