PİRHA – Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişi yasaklandı. Dersim’in Pertek ilçesi Feribot iskelesi önünde polis kontrol noktasında durdurulduğunu söyleyen Grup Yorum üyesi Murat Çeçen, “Bu hukuksuzluğu tanımıyoruz. Grup Yorum AKP’nin yasal zorbalığına teslim olmayacak” dedi.
Tunceli Valiliği, bu yıl gerçekleştirilecek olan 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin merkez programında yer alan Grup İsyan Ateşi ve Grup Yorum’un Dersim’e girişlerini yine yasakladı. Ayrıca Ermeni dans grubu olan Veradardz Folk Grup’a da yasaklama getirdi.
Dersim’in Pertek ilçesi Feribot İskelesi önünde polis kontrol noktasında durdurulduğunu söyleyen Grup Yorum üyesi Murat Çeçen, şunları söyledi:
“Şu anda Dersim’in Pertek ilçesi Feribot İskelesi önündeyim. Polis kontrol noktasında durduruldum. Şehre girişimin yasak olduğu bildirildi. Valilik kararıyla Grup Yorum’un hiçbir üyesinin şehre alınmayacağı söyleniyor. Bu yasal zorbalıklara boyun eğmeyeceğiz. Helin’in, İbrahim’in sesi soluğu olmaya devam edeceğiz. Halkımızın yanında, halkımızın içinde olmaya devam edeceğiz.”
PİRHA – İstanbul Sultangazi’de bugün Grup Yorum tarafından yapılacak olan ‘Deprem Dayanışma Konseri’ Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. Keyfi bir kararla deprem dayanışma konserlerinin yasaklandığını belirten Grup Yorum, “Depremde önlem almayarak on binlerce halkımızın ölümüne sebep olan AKP iktidarı, bugün de konserimizi yasaklayarak halkla dayanışmamızı engellemeye çalışıyor. Buna asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Grup Yorum’un bugün İstanbul Sultangazi’de Gazi Mahallesi’nde düzenleyeceği ‘Deprem Dayanışma Konseri’ kaymakamlık tarafından yasaklandı.
Konser yasaklarıyla ilk kez karşılaşmadıklarını belirten Grup Yorum, konser yasaklarına karşı ölüm orucu yapan grup üyeleri, Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’i toprağa verdiklerini söyleyerek, “Konserlerimizi yapacağız; bu bizim Helin ve İbrahim’e sözümüzdür. Konser yasaklarını asla kanıksamayacağız” açıklamasını yaptı.
“KONSERLERİMİZİ YAPACAĞIZ”
Grup Yorum’un bugün İstanbul Gazi Mahallesi’nde yapacağı deprem dayanışma konserinin yasaklanmasına dair yaptıkları açıklamanın tamamı şöyle:
“Bugün İstanbul Gazi Mahallesi’nde yapacağımız deprem dayanışma konserimiz, hiçbir gerekçe belirtilmeksizin keyfi bir kararla yasaklandı. Depremde önlem almayarak on binlerce halkımızın ölümüne sebep olan AKP iktidarı, bugün de konserimizi yasaklayarak halkla dayanışmamızı engellemeye çalışıyor. Buna asla izin vermeyeceğiz. Yurt dışında da Almanya’dan Fransa’ya, Belçika’dan Yunanistan’a, farklı ülkelerde deprem dayanışma konserleri gerçekleştirdik. Ülkemizde aynı içerikte gerçekleştirmek istediğimiz konserimizin yasaklanması, depremzede halkımızla dayanışmamızın AKP iktidarını ne kadar korkuttuğunun bir göstergesidir. Grup Yorum olarak konser yasaklarıyla ilk kez karşılaşmıyoruz. Konser yasaklarına karşı ölüm orucu yapan iki üyemizi, Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’i toprağa verdik. Konserlerimizi yapacağız; bu bizim Helin ve İbrahim’e sözümüzdür. Konser yasaklarını asla kanıksamayacağız.”
PİRHA-Yakın zamanda konserleri yasaklanıp, engellenen sanatçılara bir yenisi daha eklendi. Bingöl Üniversitesi üç ay önce 3 bin TL’ye kiraladığı salonu 20 bin TL’ye çıkararak Mikail Aslan konser vermesini engelledi.
Bingöl Üniversitesi, sanatçı Mikail Aslan’ın Bingöl Üniversitesi salonunda 15 Ekim’de yapacağı konsere ilişkin daha önce 3 bin TL’ye kiraladığı salonu 20 bin TL’ye çıkardı.
Sanatçı Mikail Aslan, Bingöl Üniversitesi’nin konserini engellemek için Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’ndeki 780 kişilik salonun kirasına fahiş zam yaptığını açıkladı.
“BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ, KONSER YASAKLAMANIN BAŞKA BİR YOLUNU BULMUŞ”
Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü’nün salon tahsisine ilişkin Twitter’dan tepki gösteren Mikail Aslan, “Bingöl Üniversitesi Rençber Ezîz’in memleketindeki konserimizi yasaklamanın başka bir yolunu bulmuş. 3 ay önce 3 bin TL’ye tutulan konser salonuna şimdi 2 bin TL istemiş. @bingoluni2007’nin kültür ve sanata katkısı göz yaşartıyor!”
PİRHA- Sanatçı Serdar Keskin, sanatçı, verili düzene, statükoya bir itiraz geliştirdiği anda, sınıfsal, ideolojik, aidiyetine bakılmaksızın, sanatını güçlü ve doğru bir yerden ifade ettiği zaman iktidarın radarına girdiğini belirtti. Keskin, yasakların popüler müzik yapanlara da sıçramasını, sanatçıların hayata bakış açılarından kaynaklı olduğunu söyledi.
AKP hükümetinin konser yasakları sürüyor. Ülke genelinde ‘Kamu güvenliği ve sağlığı, toplumun huzuru, çevrenin korunması’ gerekçesiyle konserler, tiyatrolar ve festivaller yasaklanırken, sanatçılar gözaltına alınıp tutuklanıyor.
Günden güne artan yasaklara karşı tepkiler de yükseliyor. Son dönemde pek çok kültür sanat etkinliğinin, valilikler ve kaymakamlıklarca yasaklanmasına dair sanatçı Serdar Keskin,PİRHA‘ya konuştu.
“ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE?”
Sanatçı, verili düzene, statükoya bir itiraz geliştirdiği anda, sınıfsal, ideolojik, aidiyetine bakılmaksızın, sanatını güçlü ve doğru bir yerden ifade ettiği zaman iktidarın radarına girdiğini belirten Keskin, “Bunun bir tarihselliğini de mutlaka vurgulamak gerekiyor. Mesela bir müzik enstrümanı olarak sazın günah olduğunu söyleyen bir takım öğretilerle yetiştirilen bir kitleden söz edebiliriz. Aşıklar ise buna karşı ‘Şeytan bunun neresinde?’ gibi kült bir ifadeyle bu anlayışı mahkum etmiştir” dedi.
“İKTİDARLAR TARİH BOYUNCA SANATI SUSTURMAK İSTEDİ”
Sanatın diğer dallarında benzer bir politikanın iktidarlar tarafından kullanılageldiğinin altını çizen Keskin, AKP’nin de bugün bu anlayışın devamını sürdürdüğünü belirtti.
‘İtiraz’ denildiğinde akla sol geldiğini ve bunun müziğini yapanlara her daim baskı uygulandığını aktaran Keskin, son dönemde bunun genişlediğini ifade etti.
“YASAKLAMALARA KARŞI BİRLİK OLUNMALI”
Yasaklamaların İlkay Akaya, Metin Kemal Kahraman konserleri ve Kürtçe oyunların yanında popüler müzik yapanlara da sıçramasını, sanatçıların hayata bakış açılarından kaynaklı olduğunu vurgulayan Keskin, “Bu yasaklamaların ilk başladığı zamanda müzisyenler bir araya gelerek ‘Müzik Susmayacak Platformu’ kuruldu. Bu inisiyatif aktivitesini sürdürmelidir. Bugün daha fazla yan yana gelmenin yollarını aramalıyız” ifadelerine yer verdi.
PİRHA-Tunceli Valiliği, pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen ve bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkmasını yasakladı. Grup Yorum ve Grup İsyan Ateşi sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, “Devrimci sanata zincir vurulamaz, konser yasakları ile bizi halkların yüreğinden koparamazsınız” denilerek yasak kararına tepki gösterdi.
Pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen ve bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Tunceli Valiliği, yozlaşmaya karşı yapılması planlanan ve Sanat Sokağı’ndan başlayarak Seyit Rıza Meydanına kadar sürecek olan yürüyüş, stadyum, yurtlar ve Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkmasını yasakladı.
Sahneye çıkmaları yasaklanan Grup Yorum ve Grup İsyan Ateşi sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamayla yasak kararına tepki gösterdi.
“KONSER YASAKLARINI AŞACAĞIZ”
Grup Yorum sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bir konserimiz daha yasaklandı. Konser yasakları ile bizi halkların yüreğinden koparamazsınız. Ezgilerimiz halkın dilinde dolanmaya devam edecek. Mutlaka biz kazanacağız. Helin ve İbrahim’in uğruna ömrünü verdiği konser yasaklarını aşacağız.”
“DEVRİMCİ SANATA ZİNCİR VURULAMAZ”
Grup İsyan Ateşi ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bizim ve Grup Yorum’un yasaklanması, devrimci sanatı ve onun üreticilerini engellemeye çalışan ve böylece festivalin içini boşaltmaya çalışan Tunceli Valiliği’nin yasakçı zihniyetinin sonucudur. Devrimci sanata zincir vurulamaz. Bütün baskı ve yasaklamalara karşı orada olacağız”
PİRHA-Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, Belediye Meclis Salonu’nda açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Sanata ve sanatçılara yönelik artan yasaklamalara karşı bir çağrıda bulunarak, konserleri yasaklanan tüm sanatçı dostlarımızı yirmincisini düzenleyeceğimiz Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde ağırlamak istiyoruz” denildi.
1998 yılında “Tatilini Dersim’de geçir” kampanyasının ardından 1999 yılında ilk kez yapılmak istenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmişti. Ancak 2000 yılına gelindiğinde ise bu kez Munzur Kültür ve Doğa Festivali yapıldı. O tarihten bu yana geleneksel olarak yapılan Munzur Kültür ve Doğa Festivali 2020 yılında pandemi nedeniyle yapılmamıştı. En son yapılan festival 2019 yılında gerçekleştirilmişti.
20. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin tarihi 21-22-23-24 Temmuz 2022 olarak belirlenmişti.
Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, Belediye Meclis Salonu’nda açıklama yaptı. Tertip komitesi adına açıklamayı Şengül Dalmış okudu.
“KONSERLERİ YASAKLANAN SANATÇILARI FESTİVALE DAVET EDİYORUZ”
Anadolu ile Mezopotamya’da ki kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği yaşatılması gereken bir zenginlik olarak gördüklerini söyleyen Dalmış, “Bu anlayıştan ötürü son günlerde sanata ve sanatçılara yönelik artan yasaklamalara karşı bir çağrıda bulunarak, konserleri yasaklanan tüm sanatçı dostlarımızı yirmincisini düzenleyeceğimiz Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde ağırlamak istiyoruz. Hatırlatmak isteriz Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin birincisi yasaklanmıştı. O dönem birçok sanatçı ve aydın dostumuz yasağı tanımayarak, Dersim halkıyla dayanışma içinde omuz omuza durmak için buraya gelmişlerdi. Şimdi ise sanata ve sanatçıya karşı geliştirilen bu yasaklara karşı sesimizi büyütmek, türkülerimizi hep bir ağızdan daha güçlü söylemek için kendilerini festivalimize davet ediyoruz” dedi.
PİRHA- Muş’ta vermek istedikleri konser Valilik tarafından ‘uygun görülmemiştir’ denilerek yasaklanan Metin ve Kemal Kahraman konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizim vergilerimizle finanse edilen her türlü kamu hizmetinden faydalanmak vatandaşlık hakkımızdır. Bizim vergilerimizle maaşı ödenen hiçbir kamu görevlisi kendi keyfine göre bizi gayrı meşru ilan edemez” denildi.
Muş’ta vermek istedikleri konser Valilik tarafından ‘uygun görülmemiştir’ denilerek yasaklanan Metin ve Kemal Kahraman konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Kahraman kardeşler açıklamalarında, konserlerinin yasaklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek şarkılarını, türkülerini söylemeye devam edeceklerini vurguladı.
“YASAKLAMA KARARI DÜN BİLDİRİLMESİNE RAĞMEN BELGE BUGÜNÜN TARİHİNİ TAŞIYOR”
Konserlerinin iptal edilmesine dair bekledikleri yazılı Valilik bildiriminin kendilerine yeni ulaştığını belirten Kahraman kardeşler, “Her şeyden önce dikkat çekmek isteriz ki, yasaklama kararı şifahen de olsa dün bildirilmesine rağmen belge bugünün yani konserin olacağı günün tarihini taşımaktadır. Belgede ilginç olan nokta ‘Bu faaliyetin, yani Metin & Kemal Kahraman konserinin Öğretmen Evi Konferans Salonu’nda yapılmasının UYGUN olmadığı, fakat istenirse belediye sınırları içinde başka bir yerde yapılabileceği’ ifadesidir. Tıpkı Aynur Doğan konser iptal bildiriminde söylendiği gibi: ‘UYGUN görülmemiştir’ ifadelerini kullandı.
“KAMUYA AİT HİÇBİR YERDE SİZE YER YOK”
Ortada bir yasaklama kararı değil, uygun bulmama kararı olduğunun altını çizen Metin-KemalKahraman kardeşler açıklamalarına şöyle devam etti:
“Yani Öğretmen Evi valiliğe bağlı bir kamu binasıdır ve valilik tamamen keyfi bir tercihle bize ‘Sizi bu mekâna uygun bulmuyoruz; kamuya ait hiçbir yerde size yer yok. Ama isterseniz bu son dakikada gidip bir düğün salonunda konserinizi yapabilirsiniz’ demek istemektedir. Peki, kararın altında muhatap alınan kurum kimdir? İl Emniyet Müdürlüğü. Yani karar bir yasaklama değildir ama gerekirse kolluk gücü aracılığı ile uygulanacaktır. Burada açıkca söylemek isteriz ki, bizler binlerce yıllık kadim bir dilin, kadim bir inanç öğretisinin talebeleriyiz. Hayatımız bu talebelikle geçti, bundan sonra da yaşadığımız kadarıyla böyle geçecek.
“GÜN OLUP DEVRAN DÖNDÜĞÜNDE GERİDE KALAN HAKİKAT VE SANAT OLACAKTIR”
Konserlerinin iptal edilmesinin hukuka aykırılığına vurgu yapan Kahraman kardeşler son olarak, “Şarkılarımız, kılamlarımız, beyitlerimiz, deyişlerimiz, masallarımız derin bir hafızaya dayanmanın gücüyle haklılık ve meşruiyet kazanır. Bu durumda gayrı meşru olan bu toprakların derin kültürel hafızasını böylesi keyfi yasaklarla toprağa gömme cüretini kamu görevi sanan bu tekçi, yasakçı, işgüzar hoyratlıktır. Bizim vergilerimizle finanse edilen her türlü kamu hizmetinden faydalanmak bizim de vatandaşlık hakkımızdır. Bizim vergilerimizle maaşı ödenen hiçbir kamu görevlisi kendi keyfine göre bizi gayrı meşru ilan edemez. Valilik neyi, neden uygun bulmadığını kamuoyu ile paylaşmalı ve bizleri zan altında bırakmamalıdır. Bu keyfiliği kanun yapmış zihniyeti kamuoyu önünde bir kez daha ayıplayıp şiddetle kınıyoruz. Bütün gücünü hakikatten ve sahicilikten alan sanat bu tür itham ve yasaklarla durdurulamaz. Başta Pir Sultan Abdal olmak üzere bunun tarihte onlarca örneği vardır. Gün olup devran döndüğünde geride kalan yine hakikat ve onun bayraktarı sanat olacaktır” diye belirttiler.
PİRHA- Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konser Tunceli Valiliği tarafından pandemi gerekçesiyle yasaklandı. Konserlerinin yasaklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Mikail Aslan, “Birileri halen dilimizden, kültürümüzden rahatsız oluyor, ama biz bu yasaklara asla taviz vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” dedi.
Dersim’de 21 Ekim’de çıkan çatışmada Jandarma Komando Uzman Çavuş Burak Tortumlu Erzincan’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Bunun üzerine Tunceli Valiliği, Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konseri pandemi gerekçesiyle yasakladı. Konserin yasaklanmasına tepki gösteren Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri, Seyit Rıza Meydanı’nda kısa bir dinleti yaptı.
“5 günlük atölye çalışmasının ardından Seyit Rıza Meydanı’nda bir konser yapmak istedik ama dün çıkan çatışma nedeniyle konserimiz engellendi” diyen Mikail Aslan, şu açıklamayı yaptı:
“Bizler, toplumsal olarak hassasiyetlerin bilincindeyiz ama konserimiz birkaç saat kala engellendi. Binlerce insan Seyit Rıza Meydanı’na geldi. Bizler ‘konserimizden vazgeçelim ama en azından öğrencilerimizle hazırlandığımız programı sunalım’ dedik ama maalesef polis engelledi. Ortamı daha da gerginleştirmemek için bir kilam ile ayrıldık, 30 yıldır bu durumlarla karşılaşıyoruz ama halen bu durumlarla karşılaşmak artık can sıkıcı. Birileri halen dilimizden, kültürümüzden rahatsız oluyor. Ama biz bu yasaklara asla taviz vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz.”
PİRHA – Grup Yorum’un 9 Ağustos Pazar günü Yenikapı Meydanı’nda düzenlemek istediği konserin başvurusu reddedilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı itirazın süresi yarın (26 Haziran) doluyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Grup Yorum, “Bölge İdare Mahkemesi’ni bu hukuksuzluğa son vermeye çağırıyoruz. Sonuç lehimize olsa da olmasa da konser mücadelemiz devam edecek” dedi.
Grup Yorum’un, üyeleri üzerindeki baskıların sona ermesi ve konser yasaklarının kaldırılması talebiyle başlattıkları ölüm orucunda hayatını kaybeden Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’e ithaf ettikleri konser başvurusu, İstanbul Valiliği tarafından reddedildi.
Grup Yorum’un Ağustos ayında düzenlemek istediği halk konserine İstanbul Valiliği’nin izin vermemesinin ardından Grup Yorum avukatları, valiliğin kararına yaptığı itirazın reddedilmesinin ardından konuyu Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı.
Grup Yorum, 9 Ağustos Pazar günü Yenikapı Meydanı’nda yapmayı planladıkları “Bağımsız Türkiye” Konseri’nin İstanbul Valiliği’nin ‘uygun görülmemiştir’ denilerek başvurularını reddettiğini hatırlatarak “Mahkeme, savunma vermesi için Valilik’e 15 gün süre tanıdı. Bu süre yarın doluyor. Bölge İdare Mahkemesi’ni bu hukuksuzluğa son vermeye çağırıyoruz. Sonuç lehimize olsa da olmasa da konser mücadelemiz devam edecek” açıklamasında bulundu.