Etiket: konteyner

  • Antalya’da konteyner yangını faciası: Hamile anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti!

    Antalya’da konteyner yangını faciası: Hamile anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti!

    PİRHA- Antalya’nın Kepez ilçesinde, Suriyeli sera işçilerinin kaldığı konteynerde çıkan yangın büyük bir faciaya yol açtı. Yangında hamile bir kadın ile 5 çocuğu yaşamını yitirirken, baba ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

    Gece saatlerinde çıkan yangında toplam 6 kişi hayatını kaybederken, yaralılar hastanede tedavi altına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada 3 kişi gözaltına alındı.

    Yangın, Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Gaziler Mahallesi’nde saat 01.30 sıralarında meydana geldi. Suriyeli tarım işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek tüm yapıyı sardı.

    İhbar üzerine olay yerine itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürülürken, konteynerde yapılan incelemede 7 aylık hamile Leyle Elali (27) ile çocukları Muna Ahmed (9), Fatma Ahmed (8), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5) ve Mahmud Ahmed’in (4) hayatını kaybettiği belirlendi.

    Yangında baba ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, yaralanan diğer kişilerin tedavisi sürüyor. Yetkililer, yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğunu bildirdi.

    Olayla ilgili açıklama yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor” dedi.

    Yangının çıkış nedenine ilişkin soruşturma başlatılırken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 3 kişi gözaltına alındı.

    Mahalle Muhtarı Süleyman Kaplan ise yangının, gece saatlerinde yakılan mangal ateşinin sönmemesi sonucu çıkmış olabileceğine dair duyum aldıklarını ifade etti. Kaplan, bölgede itfaiye istasyonu bulunmamasına da dikkat çekerek, “Daha önce defalarca talepte bulunduk ancak sonuç alamadık. İtfaiyenin uzak olması müdahaleyi geciktiriyor” diye konuştu.

    Yangının kesin çıkış nedeni yapılacak teknik incelemenin ardından netlik kazanacak.

    PİRHA/ANTALYA

  • Köyden uzak bir bölgede yapılan deprem konutlarına köylüler yerleşmek istemiyor-VİDEO

    Köyden uzak bir bölgede yapılan deprem konutlarına köylüler yerleşmek istemiyor-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat Depremi’nde çok sayıda evin yıkıldığı Adıyaman’ın Çelikhan İlçesine bağlı Aksu (Recep) Köyü’nde 2 senedir devam eden köy konutları hala teslim edilemedi. Aksulu yurttaşlar, depremden dolayı yapılan köy konutlarının kendi köylerinden uzak bir bölgede yapılmasına tepki göstererek, “Herkes kendi köyünün olduğu yerde evinin yapılmasını istiyor” dedi.

    6 Şubat Maraş Pazarcık merkez üssü olan depremde 60’a yakın evin yıkıldığı ve 11 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman’ın Çelikhan İlçesine bağlı Aksu (Recep) Köyü’nde konutların yapımı devam ederken, köylüler yeni yapılan konutlardan memnun olmadıklarını söyledi. Yurttaşlar ayrıca köylerinin afet bölgesi ilan edilmesini de istemediklerini belirterek, kararın bozulmasını istedi.

    Tütün ekerek yaşamını idame eden köy halkı, uzak bir mesafede yapılan konutlarda nasıl geçineceklerini ve tarlaya gitmek için günlük 30 km yol kat etmeleri gerektiğini söyledi.

    “BANYO, LAVABO SIKINTISI ÇEKİYORUZ”

    Depremde evlerinin az hasarlı olmasına rağmen konteynerde kalmak zorunda kalan depremzede Medine Şahin, iki sene boyunca zor şartlarda konteynerde yaşadıklarını söyledi. Dar bir alanda yaşamak zorunda kalan Şahin, konteynerde ayağı takıldığı için hem ayağını hem de bacağının kırıldığını ifade etti. Şahin, yaşadıklarını, “Deprem sarsıntıları durursa kendi evimizde kalacağız. Konteynırda kaldığımız için banyo ve lavabo sıkıntısı çekiyoruz. Elektrik faturasını geçen sene veriyorduk bu sene vermiyoruz. Keşke deprem olmasaydı da biz yine fatura ödeseydik” diyerek aktardı.

    Şahin, köylüye yapılan konutların uzak bir mesafede inşa edilmesini de karşı çıkarak, “Evleri uzak yerde yapmışlar. İnsanlar oraya gitmek istemiyor. Herkes kendi köyünün olduğu yerde evinin yapılmasını istiyor” dedi.

    “EVLERİMİZ YIKILIRSA KÖYÜMÜZÜ TERK ETMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”

    İki senedir evlerinin inşasının devam ettiğini belirten Aksu (Recep) Köyü Muhtarı Mehmet Tokdemir, bu senenin 7’nci ayında teslim edileceğini ifade etti. Tokdemir, kış ayında konteynerde yaşamanın zorlu olduğuna işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Kışın iki soba yakmak mecburiyetinde kalıyoruz. Banyo ve tuvalet iç içe olduğu için kötü kokudan etkileniyoruz, içerde nefes alamıyoruz. Birçok insan yedekten çadır açmış durumda. Depremden sonra tarlalardaki duvarlar yıkıldı, köy yolları bozuldu. Evlerimizin yapılmasını, su şebekelerinin yeniden kurulmasını istiyoruz. Köyümüzün afet ilanı edilmesi kararının kaldırılmasını talep ediyoruz. Köyde yıkılmayan 15 tane ev var, bunların yıkılmamasını talep ediyoruz. Eğer evlerimiz yıkılırsa köyümüzü terk etmek zorunda kalacağız.”

    Köylerinden 15 km uzaklıkta yapılan evlerle ilgili de konuşan Tokdemir, “Yeni yapılan evler bize çok ters ve çok uzakta yapılmış. Köylünün çoğu da kabul etmiyor ve oraya gitmek istemediklerini söylüyor. Yetkililerin buna yönelik adım atmasını ve yardım etmesini istiyoruz” diye ifade etti.

    “KONTEYNERLER YAŞAMAK İÇİN UYGUN DEĞİL”

    Köylerinin uzak bir alana taşınmasından dolayı şikayetçi olan Mehmet Yılmaz, “Yeni yapılan evlerde temiz su yok. Köylünün hiçbiri evlerinin orada yapılmasını istemediği halde evler orada kurulmuş. Devlet oraya gidip başınızın çaresine bakın demek istiyor” ifadesinde bulundu.

    Köylerinin afet bölgesi ilan edilmesine karşı olduklarını söyleyen Yılmaz, “Köyümüzde kalmak istiyoruz. Alt yapıları bozuk bunun için yeniden tamir edilmesini talep ediyoruz. Yeni yapılan evlerin su sorunu var, suları içilecek durumda değil. Bununla ilgili bir düzenlenme yapılsa belki insanlar gidebilir.”

    “3 GÜN BOYUNCA YARDIM BEKLEDİK”

    6 Şubat depreminde ailesini ziyarete gelen ve depremde annesini kaybeden Ayhan Bulut, yaşadıklarına dair şunları anlattı:

    “O gün ailemle birlikte kalıyordum. Kış günüydü ve havalar soğuktu. Depremin olduğu 04.17’de annem beni uyandırdı. Sarsıntıyla birlikte evden çıkarken ev üstümüze yıkıldı annem ve ben çıkamadık. Kısa bir süre sonra anne ve baba diye seslendim ama sadece babamın sesini duyabildim. Beni enkazın altından babam kurtarmaya çalıştı ama gücü yetmedi, komşuları gelip kurtardı beni. 4 saat boyunca beni kurtarmak için çabaladılar. 3 gün boyunca yardım bekledik ve herhangi bir devlet kurumundan yardım gelmedi ve annemi üçüncü günün sonunda cansız bir şekilde çıkarabildik. Kötü bir gündü, çok zordu bizim için.”

    Kamber YILDIZ-Cihan BERK/ADIYAMAN

  • Nurhak’ta konteynerde yaşayan kadınlar: Çaresizlikten bu tenekelerin içinde kalıyoruz-VİDEO

    Nurhak’ta konteynerde yaşayan kadınlar: Çaresizlikten bu tenekelerin içinde kalıyoruz-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına karşın Maraş’ın Nurhak ilçesinde yurttaşlar hala konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Mecburen konteynerde yaşadıklarını belirten yurttaşlar, “Devlet bize yardım etmedi, depremi halktan bize gelen desteklerle atlattık. Depremin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra evlerin teslim edileceği söylendi ancak temelleri dahi atılmadı” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın yurttaşların sorunlar giderilmedi.

    Maraş’ın Nurhak ilçesinde AFAD’ın konteynerinde kalan yurttaşlar, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattı.

    “MECBUREN KONTEYNERDE YAŞIYORUZ”

    Mecburen konteynerde yaşadıklarını ifade eden Sultan Çadır, “Bize hiçbir yardım yapılmadı. Çaresizlikten bu tenekelerin içerisinde kaldık. Yardım için başvurduğumda sen emeklisin deniliyor bir şey verilmiyor. Devlet bizi görmüyor ki zaten” dedi.

    “DEVLET BİZE YARDIM ETMEDİ”

    Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen zorluklar yaşamaya devam ettiklerini belirten Sultan Kartal, “Depremde bütün eşyalarımız gitti. Devlet bize yardım etmedi halk ile birlikte yardımlaştık. İmkanımız olmadığı için ev yapamadık, TOKİ’ye başvurduk ama daha bize bir şey çıkmadı” diye ifade etti.

    “HALKTAN GELEN DESTEKLERLE DEPREMİ ATLATTIK”

    6 Şubat depreminde çok zor bir süreç yaşadıklarını vurgulayan Meryem Karaca, şunları söyledi:

    “Depremi halktan bize gelen desteklerle atlattık, halen zorluklar yaşıyoruz. İnsanlar şu anda devletten para almıyorlar ama konteynerlere para veriyorlar. TOKİ evlerinin 1. etabı sona erdi evler yapılmaya başlandı ancak 2. etap kuraları daha çekilmedi. İnsanlar ne kadar kira ödeyeceğini bilmeden boş kağıda imza attırıldı. Devletten 2 yıl geçmesine rağmen bir yardım gelmedi. Depremin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra evlerin teslim edileceği söylendi ancak temeller dahi henüz atılmadı. İnsanlar mecburiyetten konteynerde yaşıyor.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/MARAŞ

  • Malatya’da konteynerde yaşayan yurttaşlar: Konteynerde yaşamak çok zor, devlet bize sahip çıksın-VİDEO

    Malatya’da konteynerde yaşayan yurttaşlar: Konteynerde yaşamak çok zor, devlet bize sahip çıksın-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına karşın yurttaşlar hala konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Konteynerde yaşamanın çok zor olduğunu belirten yurttaşlar, “Siyasetçiler konteynere gelip güzel laflar söylüyorlar ama gittikten sonra hiçbir şey olmuyor. Devleti yönetenlerden konteynerde yaşayan insanlara sahip çıkmalarını istiyoruz” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın Malatya’da eğitimden sağlığa, barınmadan ekonomiye dair sorunlar giderilmedi.

    Malatya’da CHP’li İzmir Güzelbahçe Belediyesi tarafından yapılan konteyner kentte yaşayan yurttaşlar, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattı.

    “KONTEYNERDE YAŞANMIYOR, BİR AN ÖNCE EVLERİMİZ YAPILSIN”

    Fatma Alagöz, “Havalar çok soğuk, iki tane elektrikli soba aldım onlarda bozuldu. Konteynerde yaşamak çok zor” dedi.

    Evinin yapılmasını istediğini belirten Hatun Korkmaz, “Konteynerde yaşanmıyor, kar yağarsa burada yaşayamayız. Konteynerde her gün bir şey bozuluyor” diye belirtti.

    “DEVLET, KONTEYNERDE YAŞAYANLARA SAHİP ÇIKSIN”

    Konteynerde yaşamanın çok zor olduğunu vurgulayan Fevziye Piro, şunları dile getirdi:

    “Banyo yapmak işkence resmen sürekli elektrikler kesiliyor. Konteyner çok ufak kapısını açmadığımız zaman nefes alamıyoruz. Elektrikli ocakta yemek yaptığımız için ya yemek yanıyor ya da pişmiyor. Burada insanca yaşamı unuttuk, misafir ağırlayamıyoruz. Konteynerde kapılar çok güvenli olmadığı için tek kaldığımda korkuyorum. Devleti yönetenlerden konteynerde yaşayan insanlara sahip çıkmalarını istiyoruz.”

    Büyük zorluklar içerisinde konteynerde yaşamaya çalıştıklarını belirten Ali Rıza Doğan, “Konteynerde yaşamak çok zor, içerisi çok dar olduğu için hareket edemiyorsun. Siyasetçiler konteynere gelip güzel laflar söylüyorlar ama gittikten sonra hiçbir şey olmuyor” diye konuştu.

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/MALATYA

  • Hatay’da eğitimciler ve veliler tepkili: Konteynerlerde eğitim istemiyoruz

    Hatay’da eğitimciler ve veliler tepkili: Konteynerlerde eğitim istemiyoruz

    PİRHA-Hatay’daki veliler ve eğitimciler, depremzede öğrencilerin konteynerlerde eğitim görmeye devam etmesine tepki göstererek basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Öğrenciler yaşadıkları büyük kaygıyı 21 metrekareye sığdıramıyor. Konteynerlerde eğitim istemiyoruz” denildi. 

    6 Şubat depremlerinin üzerinden 16 ay geçmesine rağmen depremzede öğrenciler konteynerlerde eğitim görmeye devam ediyor. Hatay’daki veliler ve eğitimciler, depremzede öğrencilerin konteynerlerde eğitim görmeye devam etmesine tepki göstererek, Kardeşlik Parkı’nda basın açıklaması yaptı.

    “GÜVENLİ OKULLARDA EĞİTİM GÖRMEK İSTİYORUZ”

    Eylemde depremzedeler adına konuşan Huzurlu Mahallesi sakini ve aynı zamanda Hatay Depremzede Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Selma Kara, şunları dile getirdi:

    “Barınmadan suya, elektrikten sağlığa kadar her alandaki ihtiyaçlarımız güncelliğini koruyor. Koşullarımız iyileştirilmiyor ve yaşamlarımızı sorunlarla boğuşarak tüketiyoruz. Devam eden sorunlarımızdan biri de eğitim. 6 Şubat ve akabindeki depremlerde bazı okullar yıkıldı, bazıları hasar gördü. Hasar görmeyen okulların bir kısmı ise kamu kurumlarınca kullanılmakta. Bu okulların öğrencileri ya başka okullarda  ya da  konteynerde ikili eğitime devam ediyor. Konteynerlerde eğitimin çocuklarımızın geleceğini olumsuz etkileyeceğine dair yaptığımız tüm uyarılara rağmen yetkililer kulaklarını kapatmış ve öğrencilerimizi büyük bir geleceksizliğe terk etmişlerdir. Çocuklarımızın geleceksiz bırakılmasını kabul etmiyor, geleceklerinden aldıklarınızla, çaldıklarınızla öğrencilerimize borcunuz olduğunu buradan tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz. Çocuklarımız merkezi ve ortak sınavlara konteynerlerde hazırlanıyor, yaşadıkları büyük kaygıyı 21 metrekareye sığdıramıyor,  şartlardan ötürü daha da kaygılanıyor. Konteynerlerde ses ve ısı yalıtımı da yok. Ders esnasında sınıfların sesi birbirine karışıyor. Elektrik sorunu yoğun çabalarımız sonucunda üç dönem sonunda zar zor o da kısmen çözüldü.  Çocuklarımız kış aylarında ya sabah karanlığında okuldaydı ya akşam karanlığında.  O zamana kadar karanlık ve buz gibi sınıflarda ders işlendi, şimdi kavurucu sıcaklarda işleniyor. Bizler bıktık ve önümüzdeki eylül ayında, konteynerlerde değil güvenli okul binalarında eğitim görmek istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğine, eğitim hakkına, sağlıklı ve güvenli eğitim ortamının sağlanmasına yönelik bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

    Basın açıklaması sonrası mahallelilerden öğrenci velisi Gülay Kara ve Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş da söz aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Depremzedelerin kaldığı konteynerde yangın

    Depremzedelerin kaldığı konteynerde yangın

    PİRHA- Yeşilyurt ilçesine bağlı Yakınca Mahallesi Karayolları 2 Nolu Şantiyesi arkasında bulunan ve depremzedelerin kaldığı konteyner kentte yangın çıktı. Yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. 

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Yakınca Mahallesi Karayolları 2 Nolu Şantiyesi arkasında meydana gelen konteyner yangınına Büyükşehir belediyesi itfaiye daire başkanlığı ekipleri tarafından müdahale edildi.

    İtfaiyenin kontrol altına aldığı yangında maddi hasar meydana geldi.

    PİRHA/MALATYA

  • Dede Celal Abbas Alıcı: Depremzedeler konteynerlerde donarak ölebilir!

    Dede Celal Abbas Alıcı: Depremzedeler konteynerlerde donarak ölebilir!

    PİRHA – Hekimhan ilçesinin Hacılar köyünde yaşayan Dede Celal Abbas Alıcı, 6 Şubat depreminin ardından mağduriyetlerin sürdüğüne dikkat çekti. Kış mevsimi nedeniyle büyük bir tehlikenin oluştuğunu söyleyen Alıcı, “Yaraların sarıldığını kimse söyleyemez. Konteynerlerde kışı geçirmek çok zor. Bu sene insanlar donarak ölebilir” uyarısında bulundu.

    6 Şubat depremi ülke genelinde 14 milyon kişinin yaşamını olumsuz etkiledi. 35 binden fazla bina yıkıldı. 300 bine yakın bina ağır hasar aldı. Afet sonrası 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken en az 5 milyon kişi de farklı bölgelere göç etti.

    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), depremler sonucu Türkiye’de 658 bin çalışanın, geçim olanaklarını kaybettiğini duyurdu.

    2023 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre depremin toplam maliyeti Türkiye’de 148.8 milyar dolar oldu. Bu maddi zararın 1999 Marmara Depremi’nin yol açtığı maddi kaybın yaklaşık 6 katından fazla olduğuna dikkat çekildi.

    6 Şubat’ta Pazarcık’ta meydana gelen ilk deprem, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kaydedilen en büyük deprem olarak kayıtlara geçti. Depremin ardından oluşan mağduriyetler ise halen giderilmedi.

    “İNSANLAR KONTEYNERLERDE DONARAK ÖLEBİLİR”

    Malatya’nın Hekimhan ilçesi Hacılar Köyü’nde yaşayan Dede Celal Abbas Alıcı, deprem bölgesinin unutulduğunu ifade etti.

    Köylerinde 4 evin ağır hasar aldığını belirten Alıcı, ilerleyen süreçte hasarlı evlerin yıkılacağını, ancak mağduriyet yaşayanlara hala bir el uzatılmadığını söyledi.

    Celal Abbas Alıcı, Hacılar köyü yakınlarında çok sayıda köyde yıkılan evlerin olduğunu belirterek, “Kış geldi ve halen o sac konteynerlerin altında çok sayıda insan yaşıyor. Umarım ben yanılırım, ancak öngörüm bu sene donarak insanlar ölebilir. Henüz daha kara kış başlamadı Aralığın 13’ünden Mart 13’üne kadar çok soğuk bir süreç var” dedi.

    “HENÜZ HARFİYATI DÖKECEK YER BULAMADILAR”

    Celal Abbas Alıcı, deprem bölgesine yönelik devletin yeteri yardım yapmadığını söyleyerek “Daha Malatya’nın yarısı olan 250 bin bina yıkılacak. Henüz harfiyatı dökecek yer bulamamışlar. Halen enkazlar ortada, cesetler çıkıyor. Yani buralar halen çok sıkıntılı. Doğanşehir’in köylerinde ya da Adıyaman’ın köylerinde halen durum çok kötü” diye belirtti.

    “YARALAR SARILMIŞ DEĞİL”

    Celal Abbas Alıcı, Alevi örgütlerinin deprem bölgesine olan yardımlarına da değindi. Bölgede en çok ihtiyaç duyulanın barınma olduğunu söyleyen Alıcı, şöyle devam etti:

    “İlk süreçte insanların her şeye ihtiyacı vardı. Her türlü giyecek ve yiyeceğe ihtiyaç vardı ancak şimdi öyle değil. Artık barınma söz konusu olmaya başladı. Geçmişte örgütlerimiz çok sayıda yardım topladı, hatta bunların bir kısmı depolarda çürüdü, korunamadı. Depremden sonra Aleviler iyi organize olup örgütlendi ama dağıtımı yapamadık. Çünkü bölgede olan bizlerin de her şeye ihtiyacı vardı. Kesinlikle yaralar halen sarılmış değil. Bunun aksini söyleyen de yalan konuşmuş olur. Bölgede ihtiyaçları tespit ederek yardım yapmak gerekir ancak bizim örgütlerimiz ‘bölge tespit etsin’ diyor. Ancak bizim de öyle geniş çevreleri dolaşabilecek bir olanağımız yok. Bunun için gün boyu gezmek gerekir. Örneğin benim hayvanlarım var ve akşam olduğunda bakım için ahıra girmek zorundayım. Her şeye ihtiyacımız var gibi muamele yapılmasını da doğru bulmuyorum. Önümüz kış, insanların kışlık giysiye, az da olsa yiyeceğe ve en çok yakacağa ve barınmaya ihtiyacı var. İnsanlar donarak ölmesin.”

    “10 ARALIK MİTİNGİNDE BU KONU İYİ İŞLENMELİ”

    Celal Abbas Alıcı, eskiye nazaran köylerde kalabalıkların oluştuğuna da dikkat çekti. Köy nüfuslarının ikiye katlandığını söyleyen Alıcı, “Malatya Merkez’de dükkanı yıkılan esnafların Darende ilçesine göçtüğünü söyleyebilirim. Esnaf, bir şekilde göçüp yaşamını idame ediyor ama esnaf olmayan halk için bu geçerli değil. Bu nedenle geldiğimiz evrede Alevi örgütlerine büyük iş düşüyor. 10 Aralık İstanbul mitinginde bu konu iyi işlenmeli. 10 paragraf konuşma varsa iki paragrafı deprem bölgesine ayrılmalı. Burası unutturulmamalı. Ayrıca ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte konuşma hazırlanmalı” diye belirtti.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Hatay’da konteynerlere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    Hatay’da konteynerlere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    PİRHA-Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerindeki konteynerlere polislerce yapılan baskınlarda aralarında İHD yöneticisi Salman Altınöz’ün de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Çekmece Mahallesi’nde bulunan Yaşam Alanı içerisindeki konteynerlere polislerce bu sabah baskın düzenlendi. Baskınlarda konteynerlerin içinde bulunan eşyalar dağıtıldığı, konteyner kapılarının ise tahrip edildiği kaydedildi.

    Baskınlarda İnsan Hakların Derneği (İHD) Hatay Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Salman Altınöz’ün de aralarında olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanların ters kelepçe takılarak darp edildikleri kaydedildi.

    Gözaltı gerekçesi hakkında ise bilgi alınamadı.

    Samandağ ilçesinde de Eğitim Sen Samandağ Şubesi ve bazı konteynerlere polisin baskın düzenlediği ve bazı kişilerin gözaltı alındığı bildirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Depremzedelerden çağrı: Çadırlarımız su içerisinde, devletten konteyner istiyoruz-VİDEO

    Depremzedelerden çağrı: Çadırlarımız su içerisinde, devletten konteyner istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da yaşanan sel sonrası çadırda yaşamak zorunda kalan depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. ‘Üç gündür yağmur yağıyor yataklarımız suyun içerisinde’ diyen Kemal Sarıtaş, “Yağmur yağdığı için hasarlı evimize giriyoruz, yağmurun altında ıslanacağımıza göçüğün altında kalalım diyoruz. Devlet insanlara ‘eve geçmeyin’ diyor ama konteyner da vermiyor” dedi.

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı. Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da yaşanan yağış sonrası çadırları su bastı. Yaşanan sel sonrası çadırda kalan depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı, çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    Depremzedeler kendi imkanlarıyla çadırlarının su basmaması için önlem alırken devlet/hükümet herhangi bir önlem almıyor ve depremzedelerin konteyner taleplerine kulaklarını tıkamış durumda.

    “YATAKLARIMIZ ÇAMUR İÇERİSİNDE KALDI”

    Çadırlarının su içinde kaldığını söyleyen Şehriban Doğan, “Çadırlarda çamurun içerisindeyiz, devlet bize yardım etsin. Yataklarımız çamur içerisinde kaldı. Biz devletten konteyner istiyoruz. Bir çadırda 20 kişi kalıyoruz, biz bu devletin vatandaşıysak devlet bize konteyner versin” diye belirtti.

    “ŞİMDİYE KADAR DEVLETİN BİR YARDIMINI GÖRMEDİK”

    90 yaşındaki annesiyle birlikte çadırda kalan Fadime Şahin ise, “Yağmur yağdığı zaman çadırda perişan oluyoruz. Çadırda üşüyoruz, su damlıyor ve yataklarımız ıslanıyor. Devlet insanlara yardım ediyor deniliyor ama biz şimdiye kadar bir yardım görmedik” dedi.

    “İNSANLARA EVLERE GİRMEYİN DİYORLAR AMA KONTEYNER VERMİYORLAR”

    ‘Üç gündür yağmur yağıyor yataklarımız suyun içerisinde’ diyen Kemal Sarıtaş da,”Yağmur yağdığı için hasarlı evimize giriyoruz yağmurun altında ıslanacağımıza göçüğün altında kalalım diyoruz. Devlet insanlara eve geçmeyin diyor ama konteyner da vermiyor. Çadırda yağmurun altında sırılsıklamız. İnsanlıktan çıktık, ne banyo yapıyoruz, ne çamaşırlarımızı yıkayabiliyoruz” diye ifade etti.

    “BU SOĞUK HAVADA BANA YAZLIK ÇADIR VERDİLER”

    Depremin olduğu ilk günden itibaren çadır istediğini ama kendisine yazlık çadır verildiğini belirten Kenan Sarıtaş, şunları dile getirdi:

    “Çadırın üstüne naylon çektim, yanlarına toprak koydum ama yine de çadır su içinde. Şu an çocuklarım acilde. Sabaha kadar suyun içerisinde yattılar. Bu soğuk havada bana yazlık çadır verdiler, konteyner verselerdi bu sorunları yaşamazdık. Kimse bize sahip çıkmıyor. Seçim zamanı da mahallemiz, ‘gelin bize oy verin’ diyen siyasetçilerle dolup taşıyor. Şimdi bizi görmeye gelmeyenler siyasetçiler, seçim zamanı da bizi görmeye gelmesinler” diye konuştu.

    Cihan BERK/MALATYA

  • TTB: Deprem bölgesindeki sağlık emekçilerinin barınma sorunu sürüyor

    TTB: Deprem bölgesindeki sağlık emekçilerinin barınma sorunu sürüyor

    PİRHA – TTB, deprem bölgesinde sağlık hizmeti yürüten emekçilerin durumuna dikkat çekerek Sağlık Bakanlığı’na bir yazı gönderdi. Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, sağlık emekçilerinin barınma sorununun sürdüğünü belirterek “Çözüm için sağlık emek-meslek örgütleriyle birlikte hareket edilmesi gerekiyor” vurgusunu yaptı.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), 14 Mart Tıp Haftası kapsamında deprem bölgesinde yaptığı incelemelerden ve hekim/sağlık çalışanlarıyla yaptığı görüşmelerden tespit ettiği sorunların çözümü için Sağlık Bakanlığı’na bir yazı gönderdi.

    Barınma başta olmak üzere temel ihtiyaçların giderilmesinde halen büyük sorunlar yaşandığının belirtildiği yazıda; hekimlerin kendi inisiyatifleriyle vardiyalı çalıştığı, dinlenme zamanlarında konaklamak için kendi olanaklarıyla başka illere gittiği veya bölgede uygun olmayan koşullarda yaşamak zorunda kaldığı bilgisi aktarıldı.

    KAMUSAL SORUMLULUK VURGUSU!

    TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı imzasıyla gönderilen yazıda, bölgedeki koordinasyon eksikliğine dikkat çekilerek “Bu sorunların çözümünde Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi bir adımın atılmadığı da tarafımıza iletilmiş ve gözlenmiştir. Üstelik sorunların çözülmesi için bir temel oluşturmadan bölgeye çok sayıda yeni atamanın yapılması da bahsedilen sıkıntıları derinleştirecektir” denildi.

    Barınma sorununun çözümü için deprem bölgesindeki sağlık kurumlarında çalışan tüm sağlık emekçilerinin taleplerinin alınması istenen yazıda; kısa vadede konteynerler, orta ve uzun vadede prefabrik konutlar, kreşler, lojmanlar ve hekimevlerinin oluşturulmasının bir kamusal sorumluluk olduğu vurgulandı.

    Yazının sonunda soruların çözümü için sağlık emek-meslek örgütleriyle birlikte hareket edilmesi ve konuyla ilgili yapılacak çalışmaların TTB ile paylaşılması da talep edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen yurttaşlar, “Evlerimiz yıkılmış biz devletten sadece konteyner istiyoruz. Sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” çağrısında bulundular. 

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Yağmur sonrası çadır kentte depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. Çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    “BİZE KONTEYNER VERİLSİN”

    Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen Ali Irmak, “Perişan haldeyiz nereye gideceğimizi bilemedik, şu anda sağlam ev bile olsa insanlar korkudan evlerine giremiyor o yüzden çadırda kalmak zorundayız. Evlerimiz yıkılmış, biz devletten sadece konteyner istiyoruz. İnşallah bizim sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” diye belirtti.

    “ÇADIRLAR SU ÇEKİYOR”

    Yağıştan dolayı çadırlarının su çektiğini belirten Habibe Polattaş da, “Konteyner veya yerleşecek kapalı alanlar verilmesini istiyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemde yağmurlar daha çok yağacak o yüzden biran önce bize yardım edilmesini istiyoruz. Yataklarımız, yastıklarımız ıslandı sobanın kenarında ısıtmaya çalıştık elimizden geldiğince ve çadırların kenarlarında yatmamaya başladık. Çadırlar su çektiği için artık bize biran önce konteyner verilmesini istiyoruz” dedi.

    Cihan BERK/MALATYA

  • AABK: Deprem bölgesine 300 çadır ve 60 konteyner daha gönderiyoruz

    AABK: Deprem bölgesine 300 çadır ve 60 konteyner daha gönderiyoruz

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Maraş merkezli iki depremin ardından dayanışma amaçlı bölgeye çadır ve konteyner göndermeye devam ediyor. 

    Türkiye ve Avrupa Alevi hareketi deprem bölgelerinde sürdürdükleri dayanışma ve yardım çalışmalarını birlikte yürüttüler. Bölgedeki cemevleri üzerinden yürütülen çalışmalara Alevi kurumları da aktif olarak katıldılar.

    Maraş merkezli depremlerin ilk gününde depremzedelerin yardımına koşan ve bulundukları yerlerde topladıkları yardımları bölgeye gönderen Alevi kurumları çalışmalarını sürdürüyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, deprem koordinasyona dair yaptıkları bilgilendirmede deprem bölgelerine 1000’in üzerinde çadır ve 20 konteyner gönderdikleri bilgisini paylaştı. Bilgilendirmede ayrıca gelecek hafta içerisinde bölgeye yeniden 300 çadır ve 60 konteyner ulaştırılacağı kaydedildi.

    “300 ÇADIR VE 60 KONTEYNER GÖNDERECEĞİZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “Geçen hafta 150, önümüzdeki hafta da 150 olmak üzere toplam iki hafta içerisinde 300 çadır deprem bölgesine göndermiş olacağız. Bugüne kadar Avrupa Alevi hareketi olarak 1000’in üzerinde çadır, 20 konteyner alana ulaştırdık. 60 konteyner de sipariş verdik, bu ay sonuna kadar bölgeye göndermiş olacağız. Ayrıca gıda ve erzak gibi malzemeleri de gelen ihtiyaca göre gün be gün organize ederek deprem bölgelerine göndermeye çalışıyoruz.

    Baştan beri demiştik. Bu bir kaç gün ya da birkaç haftalık bir süreç değil. Elimizden geldikçe toplanan bağışları doğru ve ihtiyaca göre deprem bölgelerine ulaştırma çabası içerisindeyiz. Bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında geniş bir rapor önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Herkesin lokması hakikat kapısına yazılsın.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Adıyaman’daki Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti için Ankara’dan 2 konteyner yola çıktı-VİDEO

    Adıyaman’daki Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti için Ankara’dan 2 konteyner yola çıktı-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da depremzedeler için yaptırılan 2 adet konteyner, içerisine gıda ve ihtiyaç malzemeleri konularak Adıyaman Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti’ne gönderildi.

    6 Şubat’ta yaşanan depremde enkaz altında kalarak Hakk’a yürüyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz adına oluşturulan çadır kent günden güne büyütülüyor.

    Pir sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan Şube tarafınca ayarlanan iki adet konteynere, Batıkent Cemevi’nde toplanan gıda ve yaşam malzemeleri de yüklenerek Adıyaman’a gönderildi.

    GIDA ÜRÜNLERİNE VE İÇ ÇAMAŞIRINA İHTİYAÇ VAR

    PSAKD Yenimahalle Şube yöneticilerinden Bayram Özkan, depremzedeler için özellikle gıda yardımına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

    Özkan, Batıkent Cemevi olarak çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Bizler de konteynerin içerisine burada toplanan erzakları doldurup göndereceğiz. Konteynerler Adıyaman’da Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti’ne gidecek. Oradaki çadır kent daha da büyütülüyor. Buradan daha çok kuru gıda gönderiyoruz. Makarna, mercimek, nohut gibi gıda ürünleri gönderiyoruz. Gıda ihtiyaçları hala var, gelecek günlerde de olacaktır. Bu konuda yurttaşlara da çağrımız var. Kuru gıda haricinde iç çamaşırı ihtiyacı da mevcut” diye belirtti.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bingöllü depremzedeler 1 yıldır çadırda yaşıyor: Vaatler yerine getirilmedi-VİDEO

    Bingöllü depremzedeler 1 yıldır çadırda yaşıyor: Vaatler yerine getirilmedi-VİDEO

    PİRHA- Bingöl’de meydana gelen depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halen çadırlarda ve konteynırlarda kalan depremzedeler, verilen vaatlerin yerine getirilmediğini belirterek mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.

    14 Haziran 2020 tarihinde başta Bingöl’ü etkisi altına alan, merkez üssü Karlıova olan 5.8 büyüklüğündeki depremde birçok ev yıkılmış ve hasar görmüştü. Karlıova, Yedisu ve Adaklı ilçelerini ve köylerini etkileyen depremde 108 yerleşim yerinde toplam 31 bin 487 yurttaş etkilenmişti. Karlıova ile birlikte Yedisu ve Çat ilçelerini de etkileyen deprem sonucu 22 yapı yıkıldı, 214’ü aşkın yapı da ağır hasar gördü.

    Depremden en çok etkilenen Karlıova ve Yedisu ilçelerine bağlı Kaynarpınar (Licik), Ilıpınar (Çerme), Elmalı (Almalı), Güzgülü (Arnes) köylüleri, yıkılan ya da hasar gören ev ve ahırlarının onarılması beklentisinde.

    GEÇEN 1 SENEYE RAĞMEN KONTEYNERLERDE YAŞAM MÜCADELESİ VERİYORLAR

    Yurttaşlar boş araziye kurulan konteyner ve kamp çadırlarında kalıyor. Kendilerine yeni bir ev yapılmadan var olan evlerinin yıkıldığını belirten yurttaşlar konteyner ve kamp çadırlarda yaşamının imkansız hale geldiğini işaret ederek ne banyo ne de lavabo ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri imkanlara sahip. Depremin birinci yılı geçerken yurttaşlar ise halen çadır ve konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor.

    KONTEYNERLER KIŞIN SOĞUK, YAZIN İSE ÇOK SICAK

    Depremin birinci yılı üzerinden kısa bir hala yaralarının sarılmadığını anlatan depremzedeler, acil ihtiyaçlarının ev ve ahır olduğunu belirtti. Kışın eksi 20 derece soğukta ve yazın 40 derecede sıcakta konteynerlerde yaşamlarını sürdüren depremzedeler, kendilerine verilen çadırları da hayvanları için kullanıyor. Yıkılan birçok konutun enkazı kaldırılırken, depremzedeler yıkılan evlerinden ve ahırlarından sağlam kalan briketleri ve keresteleri ayıklayarak, konteynırların çevresini kapatmış durumda.

    HAYVANLARI TELEF OLDU

    Hayvan damları yıkılan yurttaşların kendi imkanları ile kurdukları çadır ve brandalar içerisinde beslemek zorunda kaldıkları hayvanların bir çoğu sıcaktan telef olmuş durumda. Birçok hayvanın ise brandalar ile birlikte sıcağın etkisi yüzünden gözleri kör  olmuş durumda.

    HER AY ELEKTRİK FATURASI

    Son zamanlarda peş peşe meydana gelen depremler sonrasında deprem , yangın ve su baskını gibi afetler nedeniyle mağdur olan tüketicilerin ödemek zorunda kaldıkları elektrik ve doğal gaz faturalarının 1 yıl ertelenmesi kararına rağmen her ay kendilerine elektrik faturası gönderildiğini kaydeden yurttaşlar durumu ‘utanç’ olarak adlandırıyor.

    Meclis Plan Bütçe Komisyonu’na gelen 39 maddelik Torba Yasa’da yer alan ilgili ek maddeye göre; deprem , yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetler nedeniyle mağdur olan tüketicilerin ödemek zorunda kaldıkları elektrik ve doğal gaz faturalarının 1 yıl ertelenmişti. Bingöl’deki depremzedeler için bu durum ise tam tersine dönmüş durumda.

    “VERİLEN SÖZLER TUTULSUN”

    Depremde evi hasar gören ve ahırı yıkılan Kaynarpınar (Çerme) Köyü’nde yaşayan depremzedelerden Bülent Çamak, bir yıl geçmesine rağmen devletin verdiği sözü tutmadığını ifade etti. Köylerinde 14 ağır hasarlı hayvan damı olduğunu söyleyen Çamak, “Kendi imkanlarım ile hayvan damı yaptı ve AFET Müdürlüğü bu masrafımı karşılamadım. TOKİ ödeneğini dahi vermediler. Kışın komşularımız mağdur oldu. Çadırda, branda da kalan hayvanlarımız telef oldu. 50-60 hayvanımız kör oldu. TOKİ’ye ne kadar borçluyuz bilmiyoruz. Boş bir kağıda imza attık. Sorularımız cevapsız kalıyor. Köylülerin evlerini kendilerinin yapmasına izin vermiyorlar. Hayvan damı olmadan kimsenin hayvancılık yapma şansı yok. Böyle giderse insanlar Karakoçan’a göçecek. Herkes verdiği sözü tutsun” diye konuştu.

    “KOCA KIŞ GEÇTİ TEK BİR HİZMET YOK”

    Kaynarpınar (Licik) köyünden 71 yaşındaki Çelebi Kahraman ise söz konusu geçici konteynerlerin yazın sıcak, kışın da soğuk olmasından şikayetçi. Küçük konteynerlere sığmak zorunda bırakıldıklarına değinen Kahraman, “Tam 1 yıldır bu konterneyde sürünüyoruz. Kendimde hastayım. Hiçbir hizmet yok. Geceleri çok soğuk, gündüz ise çok sıcak. Küçük bir konteynere sığmaya çalışıyoruz. Bakan gelip evimizi yapacağına söz verdi. Köyde kalan evlerimizi yıktılar. Onlar bile kalmadı. Kış ortasında hayvanlarımızı çadırlarda besledik. Koca bir kış geçti devletin tek bir hizmeti yok. Şimdi kış tekrardan geldi; ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bugüne kadar elektriğimi, suyumu, deprem vergimi ödedim. Bugün ise devlet bize sahip çıkmıyor. Mağduruz, perişanız” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

    “TOKİ’YE ÖDEME YAPACAĞIMIZ KISIM AÇIK, BORCUMUZU BİLMİYORUZ”

    Bir diğer Kaynarpınar (Licik) köyünden yurttaş Mehmet Sait Akçıra, TOKİ’nin inşa edeceği konutlar için imzaladıklarını mukaveledeki ödeme kısmının açık olduğunu sözlerine ekleyerek ne kadar borçlandırılacaklarını bilmediklerini kaydetti. Akçıra şöyle konuştu:

    “Konterneyerin arkasında çadır kurdum ve eşyalarımın yarısı orada. Önce ev yapılıp sonra hasarlı evimiz yıkılacaktı. Şimdi tam tersi ev yapılmadan evimiz yıkıldı. Köyde bahçemiz vardı. Şimdi ise burada hiçbir üretim yapamıyoruz. Kendi köyümüzde muhacir olduk. Ellerimiz bağlı bugün, yarın gelecekler diye bekliyoruz. Elimizde imkan olmadığı için evimizi kendimizde yapamıyoruz.

    Mukavameleye imza attık. Ama oradaki ödenme kısmı açıktır, rakam belli değil. Yetkililer bize sağlıklı bilgi vermediler. Sanki belli bir fiyata TOKİ ile anlaşmışız gibi bir durum var. TOKİ dışında kimsenin ev yapmaya imkanı yok. TOKİ yapılan evleri kabul da etmiyor, masrafları da iade etmiyor. İnsanlar hayvanlarını satıyor. Kış gelmeden bir an önce evlerimizi bize teslim etsinler.”

    “KONTERNEYDE KALMAMIZA RAĞMEN HER AY ELEKTRİK FATURASI GELİYOR”

    Naciye Kahraman ise depremin ardından kadınların yüklerinin arttığını belirtti. Konteynerlerde yaşamalarına rağmen kendilerine her ay elektrik faturası yollandığının altını çizen Kahraman, “İzmir’de çocuklarımızı evlendirerek köyümüze geri döndük. Geçen seneki depremde evlerimiz yıkıldığından beri çok zor durumdayız. Konteynerler çok sıcak. Bostanlarımıza gidemiyoruz. Konteynerde kalmama rağmen her elektrik faturası geliyor. 2 yıldan beri bugün, yarın ev yapacağız diyerek bizi kandırıyorlar. Bu konteynerler çok küçük, eşyalarım dahi sığmıyor. İçişleri Bakanı Soylu geldi evimizin, hayvan damlarımızın yapılacağına dair söz verdi. Ortada bir şey yok, zor durumdayız. Eşim rahatsız, çalışamıyor. Bizim bu mağduriyetimizi görsünler. Kış geldi halimizin ne olacağı belli değil” dedi.

    “20’DEN FAZLA KOYUNUM SICAKTAN TELEF OLDU”

    Yedisu’ya bağlı Elmalı (Almalı) köyünden Ekrem Aydıncı hayvan damı olmamasından kaynaklı çadırda kalan 20’den fazla hayvanının telef olduğunu dile getirerek, “Bize verilen sözler yerine getirilmedi. Evlerin, hayvan damlarının yapılacağını söylediler ama hiçbiri yapılmadı. Keşke o çadırları da vermeselerdi. Yağmur yağdığı zaman bütün yağmur içeriye giriyor. 20’den fazla hayvanım telef oldu. Söz verenler şimdi ortada. Hala konteynerlerde kalan insanlar var. Kalabalık aile 2 kişilik yere nasıl sığsın? Arada bir yetkililer gelip evlerin yapılacağı söyleyip gidiyorlar. Köyümüzün hali belli. Önümüzde kış var. Bir an önce evlerimiz, hayvan damlarımız yapılmalı” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.

    “KADERİMİZLE BAŞ BAŞA BIRAKILDIK”

    “Burası görmemezlikten gelinmemeli. Biz insanca yaşamak istiyoruz” diyen Yedisu’ya bağlı Elmalı (Almalı) köyünden bir diğer yurttaş Hakkı Adıbelli ise, “Depremden sonra yaralarımızı kendimiz sarmaya başladık. İçişleri Bakanı o dönem iki defa gelerek belli sözler taahhüt etti. İnsanlar kendi canından çok hayvanlarını düşündü. Halen hayvan damları ve evler yapılmadı.  Bizlerde bu ülkenin vatandaşıyız. Burayı kendi kaderine terk edemeyiz, burada bir yaşam var. TOKİ’ye yüksek maliyetle burası devredilir ise kimse bu parayı ödeyemez. İnsanlar kendi arazilerinde ev yapmak istiyor. Başka bir yere nakledilmek istemiyor. Geçen sene birçok hayvan verilen çadırlarda telef oldu. İnsanlar imece usulü kendi emekleriyle hayvan damlarını yaptı. Biz bu ülkeye elektrik, su, çevre temizlik vergisi ödüyoruz. Devlet de bu anlamda bize sahip çıkmalı. Burası görmemezlikten gelinmemeli. Biz insanca yaşamak istiyoruz. Günde en az 2-3 defa elektriklerimiz kesiliyor. Şu şebekelerimiz arızalı, yollarımız stabilize yol. Birçok eksik var. Halk kendi kaderiyle baş başa bırakılmış durumda” şeklinde konuştu.

    “MAHKEME KARARI BEKLENMEDEN EVİMİZİ YIKTILAR”

    60 haneden 20’si yıkılmış durumda bulunan Yine Yedisu ilçesine bağlı Güzgülü (Arnes) köyünden Hüseyin Arıca evlerindeki sıva çatlakları için ağır hasar kaydı tutulduğunu ve evinden zorla çıkarıldığına vurguda bulundu. Arıca, “Evimde çatlaklar olmasına rağmen ağır hasar kaydı verildi. Sıva çatlakları ağır hasır sayıldı. Ahır ve samanlığa ise ağır hasar kaydı verilmedi. Biz ev, ahır ve samanlığın birlikte yapılması dile getirdik. Hayvanlarım sırf bu yüzden telef oldu. Yer tespiti, borçlandırma yapılmasına dair hiçbir bilgi verilmedi. Bu durumu mahkemeye verdim. Mahkeme sonucu beklemeden evimi yıktılar. Zorla çıkarmakla tehdit ettiler. Eşyalarım hep dışarda kaldı, ıslandı. Kimi kendi imkanı ile evlerini ve ahırlarını yaptı. Ama TOKİ yapılan ev ve ahırlar için belli bir ödeneği vermek istemiyor. Ciddi anlamda sorunlarımız, eksiklerimiz var. Birileri sesimizi duysun artık” diyerek isyan etti.

    Ersin ÖZGÜL/BİNGÖL