Etiket: köpek katliamı

  • Uzunköprü’de köpek katliamı: Çuvallara doldurup çöpe atmışlar!-VİDEO

    Uzunköprü’de köpek katliamı: Çuvallara doldurup çöpe atmışlar!-VİDEO

    PİRHA – Sokak köpeklerini öldürmeyi öngören tasarının yasalaşmasının ardından Türkiye’nin dört bir yerinden katliam haberleri geliyor. Son olarak Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde çöplüğe çuvallar içinde atılan yaklaşık 10-15 köpek öldürülmüş olarak bulundu.

    Edirne’nin Uzunköprü ilçesi çöplüğüne çuvallar içinde atılan yaklaşık 10- 15 köpek, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Öldürülerek çuval içine konduğu ileri sürülen köpekler, sosyal medyada tepkilere neden oldu.

    Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, belediyenin avukatı aracıyla suç duyurusunda bulundu.

    Uzunköprü Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Belediyemize ait vahşi depolama alanında çuvallar içerisinde 10-15 adet köpeğin ölü vaziyette bulunduğu ekiplerimiz tarafından tespit edilmiştir. Uzunköprü Belediyesi olarak bu canice eylemi yapanlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğumuzu ve sorumluların adalet önünde hesap vereceğini halkımıza bildiririz.”

    Hayvan Hakları Yasası’nda yapılan değişikliğin ardından, Niğde ve Ankara’nın Altındağ ilçesinde de öldürülmüş sokak köpekleri bulunmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Köpeklerin öldürülmesinin önünü açan yasaya GADEV’den tepki!

    Köpeklerin öldürülmesinin önünü açan yasaya GADEV’den tepki!

    PİRHA – Garip Dede Dergahı (GADEV) Yönetim Kurulu, sokakta yaşayan köpeklerin öldürülmesini öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurulundan geçip yasalaşmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada “hak sahibi sadece insanoğlu değildir” vurgusu yapıldı.

    Meclis’te 28 Temmuz’da görüşülmeye başlanan “160 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” muhalefetin tüm itirazlarına Genel Kurul’dan geçti. Yasayla birlikte sokaktaki tüm köpeklerin yaşam hakkına belediyeler eliyle müdahale edilecek.

    GADEV’DEN SÖZ KONUSU YASAYA ELEŞTİRİ!

    Toplumun birçok kesiminin tepkiyle karşıladığı yasaya ilişkin bir eleştiri de GADEV Yönetim Kurulu’ndan geldi. Konuya ilişkin yazılı açıklama paylaşan GADEV yönetimi, şu ifadelere yer verdi:

    “Hak, hukuk tarafından korunan bir yarardır ve hak sahibi sadece insanoğlu değildir.

    Her canlı arasında dağıtılan ve uygun bir şekilde her canlının bu paylaşımda yer almasını sağlayan sistem bütün olarak anayasadır.

    Bu bağlamda, sokak hayvanlarına yönelik çıkarılan yasanın geri çekilmesini ve daha kapsayıcı bir şekilde yaşam haklarını güvence altına alan yeni düzenlemelerin getirilmesini talep ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi: Köpek katliam yasası geri çekilene kadar sokaklardayız-VİDEO

    Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi: Köpek katliam yasası geri çekilene kadar sokaklardayız-VİDEO

    PİRHA – Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, köpek katliamını öngören yasa tasarısının geri çekilmesi talebiyle Maslak’ta bulunan İstanbul Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. İnisiyatif, “Hiçbir canlıyı sizin merhametinize bırakmayacağız. Sokak hayvanlarına dair hiçbir doğru düzgün çalışma ve denetleme yapılmazken katletme planıyla bugüne kadar işlevsiz olan kurumunuz iş yapmış mı olacak?” diye sordu.

    Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, sokakta yaşayan hayvanların “uyutulmasına” dair yasa teklifinin geri çekilmesi talebiyle Maslak’ta bulunan İstanbul Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. “Sokaktayım yanındayım”, “Yaşam için yasa”,”Katliam yasasına hayır!” dövizlerinin taşındığı açıklamada “Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin”, “Sokaktayım yanındayım”, “AKP elini köpeklerden çek” sloganları atıldı.

    Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi adına yapılan ilk basın açıklamasını Ahmet Caner Altay, ikinci açıklamayı ise Ebru Elgöç okudu.

    “TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI SOKAK HAYVANLARINA DAİR VERİ TUTMAMIŞ”

    Tarım ve Orman Bakanlığı- Sağlık Bakanlığı’yla Dünya sağlık örgütünün de benimsediği “Tek sağlık” “One Health” mottosuyla harekete geçtiklerini söyleyen Ahmet Caner Altay, iki bakanlığın da hayvan, insan ve çevre sağlığını bir gören bu bütüncül yaklaşımla komiteler kurup çalıştaylarla raporlar hazırladıklarını, 2019’da “Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı” hazırladıklarını belirtti.

    Altay, “Bu konuda toplumu bilinçlendirmek görevi de hastalık ve tedavilerle mücadele etmek de bakanlığın görev tanımının içindeydi hep. Ama bugün gelinen noktada görüyoruz ki Tarım ve Orman Bakanlığı sokak hayvanlarına dair veri kaydı tutmamış. Toplumu bu konuda bilinçlendirmeye kamu spotu yayınlamaya yönelik hiçbir aktif çalışma yapmamış. Bu rasyonelin olumsuz sonuçlarını farklı kesimlerden hayvanlara dair bilinmezliğe yapılan her yorumdan görüyoruz. Bilerek yaydıkları yanlış bilgilerin de etkisiyle kuduz vakalarının arttığına yönelik tetikleme ve algı çalışmalarında görüyoruz” diye konuştu.

    “BU UTANÇ YASA TASARISI BAKANLIĞIN İŞ YAPABİLDİĞİ TEK ÖRNEK Mİ OLACAK?”

    Komisyonda görevlendirilen İbrahim Yumaklı’ya seslendiklerini ifade eden Altay, “Sokakta yaşayan kaç milyon hayvandan bahsettiğimiz dahi net değilken yerel bölgesel düzeyde hiçbir hayvan sayısı çalışmanız yokken bu konuyu nasıl çözüme kavuşturacaksınız? Katliam yasa tasarısı nasıl bir işgüzarlığın ve yapısızlığın üstünü örtecek? Sokak hayvanlarına dair hiçbir doğru düzgün çalışma ve denetleme yapılmazken katletme planıyla bugüne kadar işlevsiz olan kurumunuz iş yapmış mı olacak? Bu utanç yasa tasarısı bakanlığın iş yapabildiği tek örnek mi olacak?” diye sordu.

    “HİÇBİR CANLIYI SİZİN MERHAMETİNİZE BIRAKMAYACAĞIZ”

    Evcil hayvan sektörünün 150 milyar dolarlık bir pazara sahip olduğunu da vurgulayan Altay, “Ve “cins” tür hayvan üreticileri, hayvan üretimini sürdürdükçe alınıp atılmalar devam eder. Bu pazar ve hayvan tacirleri, üreticileri milyonluk rantla ve binlerce müşterinin çekildiği evcil hayvan fuarları organizasyonuyla desteklenirse bu sokağa atılma sorunu büyümeye devam eder. Ve sokaklarda popülasyon da hastalık da artar” dedi.

    Altay, açıklamanın devamında şunları kaydetti:

    “Urfa, Adıyaman ve tüm belediyelere sesleniyoruz!! Aylardır toplattığınız köpekler yasaya uygun bir şekilde aşılanıp, kısırlaştırılıp, alındıkları yere bırakılsın! Kuduz pozitif vakalarına yönelik raporları halka sunmak zorundasınız. Hiçbir hayvanı kanuna aykırı şekilde toplayamaz, hapsedemez, öldüremezsiniz.

    Köpekleri kirli siyasetine ortak edenlere sesleniyoruz!

    Sokakta yaşayan köpekler sizlerin kirli siyasetinizin bir parçası değil! Onların yaşam hakkını siyasetinize malzeme edemezsiniz! Hiçbir canlıyı sizin merhametinize bırakmayacağız! Tüm canlılar için en temel hak olan yaşamı savunmak için buradayız! Merhamet maskesi takarak öldürülmelerine sözde karşı çıkarak, halkın gözü önünde veya kapalı kapılar ardında işkence ile öldürdüğünüz köpekler olduğunu biliyoruz!”

    “ZAFER EZENLERİN DEĞİL DİRENENLERİN OLUNCAYA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    “Bugüne kadar neredeydiniz?” diye soran Yasa İçin Yaşam İnsiyatifi’nden Ebru Elgöç de Şanlıurfa’da Katliam olduğunu belirterek şunları dile getirdi:

    “Bu ülkede;
    – Hayvana yönelik şiddet suçları hakkında iletilen binlerce şikayet başvurusu; kamuoyuna yansımadığı, sosyal medyada duyulmadığı sürece, yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “keyfi” kararları sonucu “kovuşturmaya yer yoktur” ibaresiyle geçiştiriliyor, dosyalar davaya bile dönüşemiyor.
    – Yargılama süreci başlatılan hayvan katilleri ve tecavüz/işkence failleri ise, yatarı olmayan, paraya çevrilebilen ve indirim uygulanabilen göstermelik hapis cezalarıyla art arda serbest bırakılıyor.
    Ama yine bu ülkede;
    – “Sözde kuduz riskinin” olduğu bölgeden 100 km uzaklıktaki bir ölüm kampından, yani barınaktan, yani yasaya göre “geçici bakımevi” olması gereken hayvan hapishanesinden, sözde kuduz riski ile ilgisi olmayan köpekleri “resmi izinle” açlık, susuzluk ve hastalıktan kurtaran, yani sizin “sistematik” zulmünüzden koruyan bir gönüllüyü gözaltına alıyorsunuz, öyle mi?
    – Valilikler ise bireysel silahlanma çağrıları yapan hayvan düşmanı dernekler ile adeta ele ele, halkı galeyana getirebilecek açıklamalar ile Amerikan filmlerini aratmayacak bir harekat senaryosu yazarak gecenin bir yarısı, planlı hayvan katliamı amaçlarına uygun şekilde resmi açıklamalar yayımlıyor. Buket Özgünlü Yalnız Değildir!

    Elgöç, konuşmasını “Zafer ezenlerin değil, direnenlerin oluncaya dek mücadelemiz sürecek. Sokaktayım yanındayım” diyerek sonlandırdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 158 yazar ve sanatçıdan sokakta yaşayan hayvanlar için imza: Öldüremezsin!

    158 yazar ve sanatçıdan sokakta yaşayan hayvanlar için imza: Öldüremezsin!

    PİRHA- 158 yazar ve sanatçı, AKP’nin sokak hayvanlarının sahiplendirilmezlerse uyutulmasını öngören yasa taslağına karşı imza kampanyası başlattı. Yayınlanan bildiride, “Sokak hayvanlarının yanındayız. Onlar yoksa eksiğiz” dedi. 

    Yaşam savunucusu aydınlar, sokaktaki canlıların yanlarında olduklarını belirerek, “Toplayamazsın hapsedemezsin, öldüremezsin” dedi.

    Sanatçı ve yazarların açıklaması şöyle:

    “Sokak hayvanlarının yanındayız. Onlar yoksa eksiğiz.

    Diğer canlılara yönelik şiddetin aldığı son biçim, sahiplenilmeyen sokak hayvanlarını katletmek için çıkartılması düşünülen yasa. Bu katliam girişimi, toplumun içinde kavrulduğu şiddet sarmalından ayrı düşünülmemeli. Devletin görevi, kentlerin, mahallelerin bizimle aynı haklara sahip sakinleri olan sokak hayvanlarını öldürmek ya da zulüm görecekleri barınaklara hapsetmek değil, özgür biçimde şiddetten korunarak yaşamalarını sağlamak olmalı. Sanatçılar ve yazarlar olarak “toplayamazsın hapsedemezsin, öldüremezsin” diyen sese sesimizi katıyoruz, Sokak hayvanlarının yaşam haklarını korumak; sağlıklı, mutlu, özgür yaşamalarını sağlamak için yaratılacak her türlü kamusal çözümün parçası olmaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Dünyada birbirimizi tamamlıyoruz. Onlar yoksa eksiğiz.”

    İmzalar:

    Abidin Parıltı, Adnan Özyalçıner, Afşin Kum, Ahmet Erkam Saraç, Ahmet Ümit, Algan Sezgintüredi, Ali Erkan Güneri, Alper Canıgüz, Altay Öktem, Arlin Çiçekçi, Aslı Ilgın Kopuz, Aslı Tohumcu, Aybike Ertürk, Ayfer Tunç, Aylin Balboa, Ayşe Kaygusuz Şimşek, Ayşe Kulin, Ayşe Övür, Ayşe Sarısayın, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Şahin, Baran Güzel, Başak Canda, Başak Saçlıoğlu, Başar Başarır, Başar Yılmaz, Bedia Ceylan Güzelce, Belgin Bıyıkoğlu, Bilal Acarözmen, Bilal Kayabay, Birgül Oğuz, Birhan Keskin, Buket Uzuner, Burcu Aktaş, Burhan Sönmez, Bülent Ayyıldız, Bülent Güldal, Bülent Tekin, Celal Polat, Cemile Çakır, Cihan Oğuz, Defne Suman, Demet Duyuler Doğan, Deniz Durukan, Deniz Yüce Başarır, Derya Sönmez, Dilruba Nuray Erenler, Doğu Yücel, Elçin Poyrazlar, Elif Burcu Özkan, Elif Sofya, Erkut Erdoğan, Ertan Meyan, Fatih Gezer, Fatma Işık, Fatma Nur Kaplanoğlu, Feride Çiçekoğlu, Figen Alkaç, Figen Şakacı, Fuat Sevimay, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Göksel Bekmezci, Gülser Han Akkaş, Gün Zileli, Gündüz Vassaf, Gürsel Korat, Haden Öz, Hakan Akdoğan, Hakan Bıçakçı, Hakan Kizir, Hakan Kökçü, Hakan Yaman, Handan Tan, Hande Baba, Hande Ortaç, Harun Yiğit, Hasan Aydın, Hatice Saniye Örtlek, Haydar Ergülen, Hicri İzgören, İkbal Kaynar, İnci Aral, İnci Ponat, İrem Uzunhasanoğlu, İsmail Güzelsoy, Işın Güner Tuzcular, Jaklin Çelik, Kamil Tekin Sürek, Latife Tekin, M. Mahzun Doğan, Mahir Ünsal Eriş, Mazhar Alpman, Mehmet Ali Güner, Mehmet Bilal Dede, Mehmet Dağ, Mehmet Özceylan, Mehmet Rayman, Mehmet Said Aydın, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Melike İlgün, Melike Koçak, Menekşe Toprak, Metin Fındıkçı, Mevsim Yenice, Mihrap Aydın, Mine Soysal, Murat Türkeş, Murat Gülsoy, Murat Özyaşar, Murat Uyurkulak, Murat Yalçın, Mustafa Köz, Murathan Mungan, Müesser Yeniay, Müge İplikçi, Müren Beykan, Nalan Çelik, Neslihan Önderoğlu, Nurhan Suerdem, Orhan Pamuk, Oya Baydar, Oya Uysal, Oylum Yılmaz Eriş, Ömer Faruk, Özer Akdemir, Özge Doğar, Özgün Enver Bulut , Özlem Akıncı, Rahmi Emeç, Rıdvan Hatun, Salih Öztürk, Selcan Peksan, Sema Kaygusuz, Seray Şahiner, Sevim Erdoğan, Sezer Ayvaz Ateş, Sibel Oral, Sinem Sal, Suzan Kuyumcu, Şebnem İşigüzel, Şerif Temurtaş, Tomris Özden, Tuğçe Yerdelen, Turgay Kantürk, Turgut Üzüm, Tülin Dursun, Uğur Olgar, Ulviye Alpay, Ümit Kıvanç, Vahit Uysal, Vecdi Sayar, Yasemin Göksu, Yasemin Özek, Yavuz Ekinci, Yusuf Aksoy, Zeynep Ezmen, Zeynep Göğüş, Zeynep Kaçar, Zeynep Oral, Zülfü Livaneli.

    (HABER MERKEZİ)

  • Batıkent Dayanışma Platformu’ndan eylem: Hayvan katliamı politiktir

    Batıkent Dayanışma Platformu’ndan eylem: Hayvan katliamı politiktir

    PİRHA- Ankara’da Batıkent Dayanışma Platformu, Batıkent’teki köpek katliamının cezasız kalmasıyla ilgili olarak bu akşam bir yürüyüş gerçekleştirerek, basın açıklaması yaptı. 

    Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde Batıkent semtinde 16 sokak köpeğinin zehirlenerek öldürülmesi ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 3 şüpheli adliyedeki işlemlerinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şüphelilerin serbest bırakılmasına ise tepkiler gecikmedi.

    Batıkent Dayanışma Platformu bu akşam Batıkent’teki hayvan katliamının cezasız kalmasıyla ilgili olarak bir yürüyüş gerçekleştirdi.

    Yürüyüş sonrası yapılan basın açıklamasında, köpekleri zehirleyerek öldürenlerin serbest bırakılmasına tepki gösterildi.

    “HAYVANLARA ZARAR VERENLER HEPİMİZE ZARAR VERİYOR”

    “Batıkent’te sokak köpeklerini zehirleyerek öldürenler, mevcut yasaların hayvanları bir mal veya bir eşya gibi kabul etmesinden dolayı serbest bırakıldılar” denilen açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Hayvanlara dönük şiddetle ilgili yasal düzenleme yapılması talebine iktidar yetkilileri ısrarla kulak tıkamaktadırlar. Eğer hayvanlarla ilgili yasal bir düzenleme yapılmazsa ve caydırıcı cezalar verilmezse, hayvanlara dönük katliamların ve eziyetlerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Birlikte aynı yaşam ortamını paylaştığımız hayvanların daha fazla zarar görmelerini engellemenin yolu, hayvan katliamlarına ve hayvanlara eziyet edilmesine imkan veren yasaların değiştirilmesinden geçmektedir. Bu yüzden sessiz hayvanların sesi olmalı ve hayvanlar için adalet talebini haykırmalıyız. Şunu asla unutmamalıyız ki; biz insanlar doğanın efendisi değil onun bir parçasıyız. Hayvanlar da bizim malımız veya eşyamız değil kendi başına değere sahip olan canlılardır. Biz insanlar bütün canlılarla birlikte bize hayat veren ekolojik bütünlüğü paylaşıyoruz. Doğadaki bütün varlıklar gibi hayvanlar da bize hayat veren bu ekolojik bütünlüğün “olmazsa olmaz” parçalarıdır. Hayvanlar olmazsa bu ekolojik bütünlüğün ve dolayısıyla da yaşamın devam etmesine imkan yoktur. O yüzden de hayvanlara düşüncesizce ve vicdansızca zarar verenler aslında hepimize ve ötesinde doğadaki bütün varlıklara zarar vermektedirler.

    “İKTİDAR, EZİYETLER VE KATLİAMLAR KARŞISINDA SESSİZ KALIYOR”

    Ancak iktidar yıllardır hayvanlara dönük gerçekleştirilen bu eziyetler ve katliamlar karşısında sessiz kalmaktadır. Bizler iktidarın bu sessizliğinin tesadüfi olduğunu düşünmüyoruz. Tam tersine bu sessizliğin iktidarın bütünsel politikalarının bir parçası ve mantıki bir sonucu olduğuna inanıyoruz. AKP hükümeti uzun yıllardır rantı, çıkarı ve parayı doğanın ve insanın önüne geçiren bir anlayış çerçevesinde hareket etmektedir. Bu anlayışta doğa kendi başına değeri olan ve bütün varlıklara hayat veren ekolojik bir bütünlük olarak değil, sömürülecek ve talan edilecek bir hammadde ve rant kaynağı olarak görülmektedir.

    “AKP İZLEDİĞİ POLİTİKALARLA TAHRİP EDİYOR”

    AKP izlediği politikalarla bir avuç yandaş kapitalistin çıkarları için Artvin’den Kaz Dağları’na, Mersin Akkuyu’dan Sinop’a, Dersim’den Divriği’ye kadar ülkenin dört bir yanında HES projeleriyle, siyanürlü maden çıkarma çalışmalarıyla, nükleer santraller yaparak, bakir ve el değmemiş arazileri sermayenin kullanımına açarak Doğayı içinde bulunan varlıklarla birlikte sistematik olarak tahrip etmektedir. Şehir merkezlerimizde kalan ve şehirlerin nefes borusu olan bir avuç yeşil alanı dahi gözüne kestirip çeşitli bahanelerle ranta açıp talan etmek isteyen iktidar, Gezi’de doğanın talanına karşı canı pahasına mücadele eden halkımızın onurlu direnişiyle geri adım atmak zorunda kalmıştır. Kısaca iktidar toplumsal ve siyasal alandaki tahakkümcü, rantçı ve çıkarcı uygulamalarını doğaya ve doğanın içindeki canlılara kadar genişleterek yaşanan çevre sorunlarının ve hayvanlara dönük olumsuz uygulamaların önünü açmıştır. İzlenen bu neo-liberal talan politikaları yüzünden yaşam alanlarımız hızla daralmaktadır. Bizler bu yüzden iktidar yetkililerinden bir merhamet beklemiyoruz. Çünkü sorun kişisel değil politik bir sorundur. Bizler hem kendimiz için, hem de aynı ekolojik bütünlüğü paylaştığımız canlılar için ve bütün doğa için adalet istiyoruz. Gerekli yasal düzenlemelerin bir an evvel yapılmasını talep ediyoruz. Bütün halkımızı da dilsiz doğanın dili, sessiz canlıların sesi olmak için mücadeleye davet ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)