Etiket: korku

  • Bingöl Belediyesi Eş Başkan Adayları: Bingöl halkı korkuyu yenecektir-VİDEO

    Bingöl Belediyesi Eş Başkan Adayları: Bingöl halkı korkuyu yenecektir-VİDEO

    PİRHA- Seçim çalışmaları hakkında bilgi veren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Belediyesi Eş Başkan adayları Senem Çakas ve Hişyar Özsoy, Bingöl’ün sorunlarına nasıl çözüm bulacaklarını anlattılar. Çakas ve Özsoy, 2019 Newroz’unda korkusuzluğu göstereceklerini belirttiler. 

    31 Mart 2019’d yapılacak olan yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Adayların çalışmaları son hızıyla devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Belediyesi Eş Başkan Adayları Senem Çakas ile Hişyar Özsoy, Bingöl’de yürüttükleri seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi. Adaylar ayrıca Bingöl’ün sorunlarına da değinerek belediyeyi aldıkları zaman bu sorunlara nasıl çözümler bulacaklarını da anlattılar.

    4 yıldan fazladır Bingöl’de yaşayan Senem Çakas, kadınların sorunları üzerinde durdu. Kadınların evde salon ve mutfak arasına hapsedilmesinin Bingöl’de önemli bir sorun olduğunu ifade eden Çakas, “Bizim için önemli olan kadınların daha etkin şekilde alanlarda olmasıdır. Dört yıldan fazladır Bingöl’de yaşıyorum buradaki kadın kardeşlerimin yaşadığı birçok sıkıntıyı bilfiil ben de yaşıyorum. Kadınlarımız maalesef evde, salon ve mutfak arasına hapsedilmiş durumda. Evde yaptıkları hiçbir şeyin kıymeti yok. Eşleri onları anlamıyor, akrabaları onları anlamıyor ve maalesef bazen kadın arkadaşlarımız da anlamıyor. Bu noktada bir bilinç oluşturmak istiyoruz kadınların etkin şekilde alanlara inmesini istiyoruz.” dedi.

    “KADINA YÖNELİK İSTİHDAM ARTMALI”

    Çakas, Bingöl’de kadınlara yönelik istihdamın arttırılmasını hedeflediklerini bu doğrultuda projeler geliştireceklerini belirtti. Semt pazarları ve kadın pazarları oluşturarak kadınların iktisadi yaşama etkin biçimde katılımını sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Çakas şunları ifade etti:

    “Belediye olarak kadınlara yönelik yapılacak özel yatırımlara destek vermek istiyoruz. Kadınlar için yeni alanlar oluşturmak istiyoruz. Örneğin bizim semt pazarları, kadın pazarlarına ilişkin projelerimiz var. Bu proje ile kadınlarımız köylerinde ve evlerinde ürettikleri sebze, meyve vb. ürünleri satarak ekonomik bağımsızlıklarını açığa çıkaracaklar. Çünkü mevcut sistem kadını köleleştirdiği gibi iktisadi alanda da ona bir özgürlük tanımıyor. Bundan mütevellit kadınlarımıza yeni iş alanları oluşturmalı ve değerlerinin bilinmesini sağlamalıyız. En çok iş, kadınlarımıza düşüyor. Biz kendimize değer verirsek herkes bize değer verir diyoruz.”

    “KÜLTÜR MAHALLESİ ACİL PROJELERİMİZ ARASINDA”

    Belediye Eş Başkan Adayı Hişyar Özsoy da AKP’nin Bingöl’de yürütmüş olduğu kentsel dönüşüm projesinin Bingöl merkezde bulunan Kültür Mahallesi’nde önemli sorunlar yarattığını kaydetti. Belediyeyi aldıkları zaman öncelikli olarak bu sorunla ilgileneceklerini dile getiren Özsoy, Kültür Mahallesi’nin durumunu şöyle özetledi:

    “Kültür Mahallesi’nin yeniden yapımı için yüz milyonlarca para lazım, çok ciddi bir bütçe yıkmışlar. İnsanları kiraya göndermişler kısmi kira desteği olmuş ancak yakın zamandan itibaren kira desteği alamayacaklar. Onlar ‘biz kaynak bulup vereceğiz, evler bitene kadar kira desteğini sağlayacağız’ diyor ama devletin kasası boşalmış durumda. İki şey yapılabilir; ya bu proje için kaynak bulmaya çalışacağız ki iller bankası Bingöl Belediyesi iktidarın elinde olduğu halde kredi oranı düşük olduğu için verilebilecek kredileri iptal etmiş durumda. Diğer yöntem ise eğer belediyeyi alırsak, ilk bir ay içerisinde hak sahipleriyle, ilgili bütün taraflarla çok geniş bir toplantı alacağız. Bu enkazı nasıl kaldırabileceğimize bakacağız. Mevcut durumda şimdiki belediyenin önerdiği projenin uygulanma şansı yüzde sıfırdır. Bunu hak sahipleri de bilmelidir, bu uygulanacak bir proje değildir. Bizim de kaygılandığımız tek proje çünkü çok ciddi miktarda para istiyor. Her şeye rağmen kendimize güveniyoruz, hak sahipleri, ilgili paydaşlar, Mimar Mühendisler Odası ve ihaleyi alan kesimlerle görüşüp bir orta yolu bulmaya çalışacağız. En acil olarak çözmeye çalışacağımız proje olduğunu biliyoruz.”

    “HİÇBİR İKTİDAR KORKU İLE İLELEBET İKTİDARDA KALAMAZ”

    Toplumda yoğun bir korkunun olduğuna dikkat çeken Özsoy, “Mesela yolda bizi görmeyip daha sonra bir şekilde bize haber gönderip ‘kusura bakmayın korkuyoruz’ diyenler var. AKP bu korkuyu yaratarak insanların en tabi selamlaşmasını imkansız kılmış durumda. Korku ve sindirme olmakla birlikte, korktukları için öfkelenip ‘biz bu duruma neden düştük’ diyerek gelip özür dileyenler de var. Korkunun sonu yok. Hiç bir iktidar da korkuyla ilelebet iktidarda kalamaz. Bir nokta gelir insanlar patlar ve artık korkmamayı öğrenirler. Biz hem bu Newroz’da hem de mitingimizde bu korkusuzluğu göstereceğiz. Burada seçim bürosu açılışımızı yaptık ‘kimse gelmeyecek’ deniyordu ama muazzam bir kalabalık vardı. İnsanlar geldiler ve sahiplendiler. Birde Bingöl’ün şöyle bir özelliği var onun altını da çizeyim; Bingöl inat bir toplumdur. Bingöl damarına basıldığı zaman konuşmayı da bilir. Bu seçimde Bingöl’ün konuşacağına inanıyoruz.” şeklinde ifade etti.

    PİRHA/BİNGÖL

  • Dede Sefa Öztürk: Son dönemde Alevilik çok saçma yöntemlerle tartışılıyor

    Dede Sefa Öztürk: Son dönemde Alevilik çok saçma yöntemlerle tartışılıyor

    PİRHA- Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, sosyal medya hesabından yazdığı mesajında son dönemlere Aleviliğin çok saçma yöntemlerle tartışıldığını hatırlatarak, “Ömründe cem görmemiş, dara durmamış müsahip tutmamış kimi gruplar kimden cesaret alarak saçma sapan bir inanç savunuyor? Gayet basit; korku ikliminden faydalanarak kullanılabilecek bir inanç yaratmanın peşindeler” dedi. 

    Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İçerenköy Cemevi dedesi Sefa Öztürk, “Korkunun hüküm sürdüğü toplumlarda hiç bir inanç veya kurum, insan ilişkileri sağlıklı değildir. Korku toplumların siyasal ve sosyal yapısını da olduğundan farklı gösterir. Her nesne, olay, oluşum ve toplumlar bir gizemin içindedir” dedi. 

    “Korku insanları soysuzlaştırır ve gelişimin ve değişimin önünde bir engel oluşturur” diyen Öztürk, “Korkunun olduğu yerde hak da yoktur hukuk da, huzur da yoktur adalet de. İşin özüne bakarsanız demokrasi yoktur, her şey bir yalandan ibarettir. Demokrasi yoksa laiklik olabilir mi? Laikliğin olmadığı toplumlarda inançlar özgür olabilir mi?” ifadelerini kullandı. 

    “ÖMRÜNDE CEM GÖRMEMİŞ, SAÇMA SAPAN BİR İNANÇ SAVUNUYOR”

    Son dönemlere Aleviliğin çok saçma yöntemlerle tartışıldığını hatırlatan Öztürk, şöyle devam etti:

    “Ömründe cem görmemiş, dara durmamış müsahip tutmamış kimi gruplar kimden cesaret alarak saçma sapan bir inanç savunuyor. Gayet basit; korku ikliminden faydalanarak kullanılabilecek bir inanç yaratmanın peşindeler, onlar da biliyor uydurduklarını. Korkunun dehlizinde yüzenler sağlıklı ve doğru düşünemezler ve doğru karar da veremezler. Onurlu bir hayatları asla olmayacaktır. Gün geldiğinde kendilerinden utanacaklar ve mahcup olacaklardır.”

    “KORKU TOPLUMU SARMIŞSA TEDAVİ EDİLMESİ ZOR BİR HASTALIKTIR”

    “Korku insani bir duygudur, toplumu sarmışsa tedavi edilmesi zor bir hastalıktır” diye belirten Dede Sefa Öztürk, “Korkuyla yüzleşmek ve onu yenmek zorundayız, eğer gelecek diye bir derdimiz varsa. Eğer bir inanç yürekte, gönülde değilde sadece dildeyse, gerçek değildir. Gerçek olacaksa yürekten ve korkusuzca sahiplenebilmeliyiz. İnancımız onurumuzdur” dedi. 

    PİRHA/İSTANBUL

  • Evleri işaretlenen Mahalle sakinleri: Korkmuyoruz-VİDEO

    Evleri işaretlenen Mahalle sakinleri: Korkmuyoruz-VİDEO

    PİRHA- Malatya’nın Cemal Gürsel Mahalle’sinde yaşayan Alevilerin evlerinin 19-26 Aralık 1978’de yaşanan Maraş Katliamı öncesinde olduğu gibi işaretlenmesinin yankıları devam ediyor. Mahalle sakinleri, tarih boyunca benzer durumlarla karşı karşıya kaldıklarını söyleyerek, “dün olduğu gibi bugün de korkmuyoruz” dediler.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi kurumlarının yanı sıra siyasi partilerin, insan hakları ve sivil toplum örgütlerinin konuya ilişkin duyarlılığı, evleri işaretlenen aileleri ziyaretleri ve tehlikeye işaret eden açıklamaları devam ediyor.

    Daha önce konuya ilişkin hem basın açıklaması yapan hem de yereldeki güçleriyle olay yerinde bulunarak protestoda bulunan HDP’den heyetlerin ziyareti devam ediyor. HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş ve PM üyesi sanatçı Pınar Aydınlar da bugün aileleri ziyaret etti.

    Sosyal medya hesabından canlı yayın yapan Pınar Aydınlar’ın halkla yaptığı görüşmelerde evlerine çarpı işareti konulan Alevilerin tedirginliğinin devam ettiği görülüyor.

    Alevi Dedesi Hüseyin Koru, “Biz  bu işaretlemelere yabancı bir toplum değiliz” diyerek şunları belirtiyor;

    “Bir Alevi dedesi olduğum için biliyorum daha önce Maraş’ta, Sivas’ta; ta Kerbela’dan bugüne kadar benzer şeyler gördük. Bizlere zulüm yapılıyor. Endişeliyiz. Gece saat 1 sıralarında dışarı çıktığımda yapılmıştı. Kim olduklarını göremedik. Sabah polisler gelip inceleme başlattılar. Burada amaç bizi korkutmak, sindirmek. Biz de bu konuda korkmayacağımızı, ta Kerbela’dan beri bedel ödediğimizi, bu durumlara yabancı olmadığımızı belirttik. Korkutamazsınız dedik.”

    Evi işaretlenen Yüksel Kalın ise, “Korktum, tedirgin oldum. Biz 1980 dönemini de gördük. Hamido olaylarını da gördük. Maraş olayları, Çorum olayları, Adıyaman’daki evlerin işaretlenmesi. Dükkanlarımız yandı, evlerimiz yağmalandı. Sabah işe gidiyorduk, akşam eve döneceğimize inanmıyorduk. Eve varınca da sabah işe gidebileceğimizi düşünemiyorduk. Korkuyorduk. Şimdi de bunu yaşıyoruz” dedi.

    Diğer mahalle sakinleri de benzer endişelerini ifade ettiği görülürken, korkmadıklarını da sözlerine eklemeyi ihmal etmiyorlar.

    (HABER MERKEZİ)