Etiket: korona günlerinde

  • Pir Kete: Koronavirüsün etkisi ile küresel düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kaldık-VİDEO

    Pir Kete: Koronavirüsün etkisi ile küresel düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kaldık-VİDEO

    PİRHA-Pir Zeynel Kete, koronavirüs salgını sürecine ilişkin, küresel ve toplumsal düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kalındığına ve korku yaratmaya çalıştığına dikkat çekerek, “Biz de buna inat bu dönemde duyu organlarımızı daha fazla canlandırdık. Neremize vuruyorlarsa oramızı canlandırmaya çalıştık” dedi.

    Haberin videosu

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Sekreteri ve Şeyh Çoban Ocağı evladı Pir Zeynel Kete, koronavirüs salgını sürecinde yaşamına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Kete, küresel ve toplumsal düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kalındığını ve kapitalist uygarlık sisteminin kendini yeniden biçimlendirmeye çalıştığını belirterek, şunları ifade etti:

    “Böylesi bir süreç ve korona ile beraber bir korku iklimi yaratıldı. Gerçekten bu korkuyla beraber toplum ve doğa denetlemeye, kontrole gözetim altına alınmaya çalışıldı. Bir bütün toplumu acaba evimize hastalık getirebilir miyiz, iş yerinden eve hastalık taşıyabilir miyim, iş yerinde işinden atılabilir miyim, hakka yürüdüğümüzde cenazemi kendi memleketime, topraklarıma götürebilir miyim, hastalığa bir çare, bir aşı bulunabilirse ben bu aşıya ulaşabilir miyim en önemlisi de mevcut şartlarda ne kadar yaşayabilirim korkusu sardı. Hatta ve hatta izolasyon oldu ve o kadar ileri gidildi ki kendilerine bilim otoritesi diyenler hanenin içerisinde bile, her can bir odada kalsın demeye başladı . Böylesi bir korku atmosferi içerisinde toplum dizayn edilmeye çalışıldı. Duyu organlarımıza çok üst düzeyde vurulmaya çalışıldı.”

    “BU SÜREÇTE BİR İLİŞKİ AĞI OLUŞTURDUK”

    “Biz de buna inat bu dönemde duyu organlarımızı daha fazla canlandırdık. Neremize vuruyorlarsa oramızı canlandırmaya çalıştık” diyen Kete, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ne yaptılar önce ellerimize önce dokunmayın dediler. Halbuki uygarlığın gelişmesinde el ile beyin arasında o kadar çok güçlü bir ilişki vardır. Tat almamıza müdahale ettiler, birbirimize yaklaşmamıza müdahale ettiler. Neremize vurdularsa biz bu yönümüzü daha fazla büyütmemiz gerektiğini düşündüm ve organlarımı daha fazla amacına uygun hale getirmek için uğraştım.

    Ne yaptım? Uzun süredir toplanmış, yazmış olduğum notlarımı bir araya getirememiştim, Bundan dolayı da arşivimi gözden geçirdim, düzenledim, topladım. Daha fazla yoğunlaştım, yani organlarımı işin nesnesi değil öznesi haline getirmeye çalıştım. Bol bol derinlikli okudum. Gazetelere, dergilere makaleler gönderdim. Televizyon programları yaptım. Özellikle tarih, felsefe, edebiyat sanat ve inançla ilgili çeşitli sosyal medya gruplarından oluşturulan gruplarla duyular üzerine tartışmalarımız ve yoğunlaşmalarımız oldu. Kütüphanemi düzenledim. Yine zaman bulmaktan kaynaklı olarak hane halkıyla daha çok dar, didar oldum. Birbirimizin eksiğini gördük, birbirimize daha fazla nasıl katkı sunabiliriz konusunda düşündük, bu konu ile ilgili de gerçekten zamanı doya doya yaşadık diyebilirim.”

    Taliplerine de ulaşmaya çalıştığını söyleyen Kete, “Telefonla aradık bu kriz döneminde bu küresel kaos döneminde gerçekten de birbirimizin nefesini, bu enerjiyi sanal alemde de olsa hissetmemiz gerektiğine inandım. Yani bu dönemlerde bir ses, bir ilişki ağı, bir enerji hattı oluşturduk” dedi.

    CEBRAİL ARSLAN/ANKARA

  • DAD Üyesi Altay: Koronavirüs insanların birer nesne değil, özne olduğunu hatırlattı – VİDEO

    DAD Üyesi Altay: Koronavirüs insanların birer nesne değil, özne olduğunu hatırlattı – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri DAD Mamak Şube üyesi Pınar Altay, Korona virüs salgının insanların birer nesne değil özne olduğu hatırlattığını belirterek, “İstenilirse her mekan bir rıza mekanına dönüştürülebilir” dedi. 

    Haberin Videosu

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD Mamak Şube üyesi ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF)  Felsefe Bölümü Öğrencisi Pınar Altay, korona günlerinde evde yaşadıklarını anlattı. Korona virüs salgınından dolayı yaklaşık 1 buçuk aydır evde olduğunu belirten Altay, risk grubunda olmadığını ancak kimseye bulaştırmamak, virüs taşımamak amacıyla dikkat ettiğini kaydetti.

    “KORONA HAYATIMIZIN KONTROLÜNÜ TEKRAR ELİMİZE ALMAMIZ İÇİN BİR FIRSAT OLDU

    Korona virüs salgınıyla birçok insanın işini kaybettiğini belirten Altay, olumlu taraflarını ise şöyle açıkladı:

    “Hepimiz evde bolca düşünmek için vaktimiz oldu. Çünkü dışarıda bir şekilde koşuşturma içinde olduğumuz için, bazı şeyler üzerine düşünme fırsatımız bulunmuyordu. Hayatımız üzerine, ne yaşadığımız, zamanımızı nasıl kullandığımız, hayatımızı nasıl organize ettiğimiz aslında bir işte çalışırken ya da okuldayken patronumuz ya da öğretmenimiz talimatlar verip bu talimatlara uygun yaşadığımızda düşünmeye bize vakit kalmıyor ve bir şekilde talimatlara uygun yaşıyoruz.

    “İNSANLARIN NESNE DEĞİL, ÖZNE OLDUĞUNU HATIRLATTI”

    Bu zorlu süreç bize bir şeyler üzerinde düşünme fırsatı da verdi. Ben de bolca düşünüyorum kendi hayatımla ilgili, dünya ile ilgili, gündemle ilgili bu konuda biraz olumlu buluyorum. İnsan bir şekilde bu koşuşturmacının içerisinde nesne haline geliyor bir özne iken. Tekrar öznelliği kazanmak için bir fırsat doğdu aslında. Zamanını, hayatını kontrolünü tekrar eline alması için de bir fırsat oldu diye düşünüyorum.

    “MÜZİKLE UĞRAŞIYOR, BAĞLAMA SAZ VE GİTAR ÇALIYORUM”

    Bunun dışında benim günümün çoğunluğu ders çalışmakla geçiyor, felsefe bölümünde öğrenciyim. Eğitim bildiğiniz gibi online bir şekilde devam ediyor. Bu yüzden de biz de takip ediyoruz. Hatta normal okula gittiğimiz zamana göre dana fazla yoğunlaştık ta diyebilirim. Günümün çoğunda ödevlerimi yapıyorum.”

    “ALEVİLİK HAK YOL İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR YAPIYORUM”

    Müzikle de  uğraşan Pınar Altay, evdeki bağlama ve gitar ile yeni şeyler keşfettiğini söyledi. Altay, deyişleri, nefesleri söyledikleri bir müzik grublarının olduğunu ve bununla ilgili de çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

    Altay, konuşmasını söyle sürdürdü:

    “Biraz değişler üzerine, anlamları üzerine odaklanıyor, bunun üzerine konuşuyoruz. Daha çok yoğunlaşıp, araştırmalar yapıyoruz. Hem ödevlerine paralel hem de benim ilgi alanım olduğu için hem  Alevilikle alakalı hem de hak yolla alakalı bazı araştırmalar yapıyorum, bunun üzerine yazılar yazıyorum. Örneğin Kul Nesimi’nin bir de deyişi üstünden bir araştırma yapmaya başladım.

    Deyişin şimdiki karşılığı, nasıl sergilendiği, deyiş üzerinden Alevilikle alakalı bulandırmalar bunları içeriyor. Onun dışında epeydir vakit bulamadığım ve düşündüğüm başka bir şey daha yapıyorum Kırmanciki, Zazaca dilini de öğrenmeye başladım, online derslere katılıyorum.  Bunun dışında tabi evde kalmak biraz insanı stresli hissettiriyor, bir şekilde rutininiz bozuluyor, dışarı çıkamıyorsunuz, fazla hareket edemiyorsunuz. Bundan korunmak amacıyla da devamlı spor ve meditasyon yapıyorum stres sahibi olmamak için. Onun dışında uğraştığım şeyler tabii ki kimseyle görüşemiyorsunuz böylesi bir olumsuzlukta var. Bunun önüne de biraz teknoloji kullanarak biraz geçebiliyoruz aslında. Arkadaşlarımla görüşüyorum bilgi alışverişi yapıyoruz sohbet ediyoruz.

    “İSTENİLİRSE HER MEKAN BİR RIZA MEKANINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR”

    Aslında ben şöyle düşünüyorum. İstenilirse her mekan bir rıza mekanına dönüştürülebilir biraz da işin sırrı bu galiba. Biz kendi alanımızı istersek buna göre düzenleyip, organize edip bu korana virüsün etkilerinden en az zararla atlatıp, gelecekte bununla alakalı neler yapabildiğimiz sorusunun da cevabını bulabiliriz.

    “RIZA MEKANINI YARATARAK VİRÜSÜ EN AZ ZARARLA ATLATABİLİRİZ”

    Bu amaçla teknolojide daha olumlu bir şekilde kullanabiliriz. Çünkü virüsün ortaya çıkma sebeplerinden bazıları da bu rızasızlık toplumu, ikrarsızlığı bunların üzerine de düşünmek gerekiyor. Rıza mekanlarını kendi evimizde yaratmakta bu temeli atabiliriz”dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA