Etiket: Koronavirüsü

  • Sağlık Bakanı Koca: Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin, tedbirini alsın

    Sağlık Bakanı Koca: Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin, tedbirini alsın

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önümüzdeki 2-3 haftanın koronavirüsün yayılmasında zirve nokta olabileceğini ve ülke genelinde OHAL ilanına gerek olmadığını belirterek, “Sen kişisel OHAL’ini ilan et, tedbirini al” ifadesini kullandı.

    Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yaptığı görüşmeyi aktardı.

    Koronavirüs testlerini ve test merkezlerini yaygınlaştıracaklarını söyleyen Koca, “Herkes test yaptırabilecek, ancak doktor sevkiyle test merkezlerinde yapılacak. Testleri ve test merkezlerini yaygınlaştıracağız tüm Türkiye’de” diye konuştu.

    “HERKESİN BAŞTAN KENDİSİNİ İZOLE ETMESİ LAZIM”

    “Şu iki-üç hafta sıkı durmamız gerekiyor” diyen Koca, şöyle devam etti:

    “O doğru değil, klinik bulgu varsa test yapılacak. Örneğin siz normalde testi yaptırdınız, baktınız hiçbir bulgunuz yok. Negatif çıktı ama sonradan pozitif çıkanlar da var. Çin’de de öyle olmuş. Negatif çıkan, sonra pozitif olan var, Aytaç Paşa gibi. Diyelim ilk aşamada büyük oranda negatif çıktı. ‘Bende yok’ diye rahat davranacaksınız. Bu test yanlışa sevk edebilir. Başkalarına gidip bulaştırabilirsiniz. O nedenle üç gün sonra testi tekrarlamak gerektiği söyleniyor. Çünkü üç gün sonra çıkabilir. Bizde de doktorlarımız testi yaptığımız kişiyi üç gün sonra tekrar çağırıp bir daha teste tabi tutacak. Bu arada siz negatif diye her tarafa gittiniz. O da ayrı bir risk oluşturabilir. Onu engellemeye çalışıyoruz. O nedenle herkesin baştan kendisini izole etmesi lazım. Hastalık bulgusu olmasa da… Olağanüstü hal deniyor. Olağanüstü hal mi? Herkes kendi olağanüstü halini oluştursun. Bunun önünde hiçbir engel yok. Biz ne kadar sıkı durabilirsek o kadar üstesinden gelebiliriz, yayılımını önlemiş oluruz. Şu iki-üç hafta sıkı durmamız gerekiyor.”

    “İNGİLTERE MODELİNİ BENİMSEMİYORUM”

    Bakan Koca’nın, Selvi’nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    Güney Kore ile İngiltere arası bir model uygulayacaksınız galiba.

    Kendimiz de bir model geliştiriyoruz.

    Siz İngiltere modelini destekliyor musunuz?

    Hayır… Asla benimsemiyorum.

    İngiltere’yi benimsemediğinize göre bu durumda sizin modeliniz daha fazla teste mi yönelecek? Nasıl olacak modelin çalışması?

    Testin sıklıkla yapıldığı Çin’de böyle vakaların olduğunu, yani baştan negatif çıkıp sonra pozitif çıkanlara rastlandığı biliniyor. Böylece yayılmanın olduğu biliniyor. Biz de bir vakada pozitifi gördük. Üç-dört gün sonra negatif çıktı. Bir hafta-10 gün sonra yine pozitif çıktı. Yakın çevresini taradık, pozitif çıktı.

    ‘2-3 hafta virüsün yayılmasında en zirve nokta olabilir’

    Havada asılı kalma süresine ilişkin de farklı görüşler var.

    Çin’de havada asılı kalma süresinin tespit edilmediği bilimsel olarak söyleniyor. Şöyle: Havada asılı kalıyor, ben yanınızdan o an geçiyorum, bana da bulaşacak değil… Öyle değil. Önemli olan bir metreden sonra yaşamın kısa olduğunu biliyoruz. Kimisi üç-dört adım, kimisi iki metre olduğunu ısrarla söylüyor ama asgari bir metredir. O mesafe içinde bulaşıcılığın olmayacağı söyleniyor, tabii yüzünüze öksürme hapşırma olmadıkça. Onun dışında daha çok temasla; elinizi yüzünüze, ağzınıza, burnunuza götürmekle daha sık bulaşılıyor.

    Sayın Cumhurbaşkanı ‘2-3 hafta dişimizi sıkalım’ dedi. 2-3 hafta gibi bir takviminiz mi var?

    2-3 hafta virüsün yayılmasında en zirve nokta olabilir. O nedenle 2-3 hafta dikkat etmek ve evden çıkmamak gerekiyor.

    Kritik bir süre olduğu için mi?

    Tabii. Soruyorlar, OHAL ilan edecek misiniz diye. OHAL ilanına gerek yok. Sen kişisel OHAL’ini ilan et, tedbirini al.

    Pencere sürecinden bahsettiniz, 14 günlük süre içinde mi pencere süreci?

    14 günde kesin sonucuna ulaşılıyor, vaka ortaya çıkıyor. Onun için en önemli şey sıklıkla elimizi yıkamak. Birkaç saatte bir yıkamak lazım. Ben de öyle yapıyorum.

  • Sanatçı Binboğa: Toplumlar da hastalanıyor; kendi kendimizi onarmalıyız-VİDEO

    Sanatçı Binboğa: Toplumlar da hastalanıyor; kendi kendimizi onarmalıyız-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Ali Rıza Binboğa, gündeme dair PİRHA’ya konuştu. Binboğa, “Biz insan olma hasretimizden uzaklaşmak gibi bir durumla karşı karşıyayız şu anda. Bir tedavi dışarıdan gelerek olmuyor. Bizim kendi kendimizi onarmamız gerekiyor” dedi. Mülteci dramının da insanca halledilmesi gerektiğini belirten Binboğa, toplumdaki saflaşmanın da aşılmasını istedi. 

    Sanatçı Ali Rıza Binboğa, Türkiye’deki siyasi gündem, mülteciler ve koronavirüse dair PİRHA’ya konuştu.

    Binboğa, insanlar gibi toplumların da hastalandığını belirterek, “Hastalanan toplumlar tek bir şartla bu hastalıktan kurtulabiliyorlar. Herkesin bir diğerine karşı empati içinde olması, herkesin önce karşısındakine saygı duyması ve onu ötekileştirmemesi gerekiyor” dedi.

     “TOPLUMDA KORKUNÇ BİR SAFLAŞMA VAR”

    Binboğa, şöyle konuştu:

    “İnsanlar tek tek hastalanabilir  toplumlar da hastalanır. Biz şimdi hastalanmış toplum halini yaşıyoruz. Biz 12 Mart’ta da hastalandık, 12 Eylül’de de hastalandık. Hastalanan toplumlar tek bir şartla bu hastalıktan kurtulabiliyorlar. Herkesin bir diğerine karşı empati içinde olması, herkesin önce karşısındakine saygı duyması ve onu ötekileştirmemesi ve herkesin mutlaka kendi vicdanın sesine göre hareket etmesi gerekiyor. Bu önderlik yapan insanlara da çok önemli bir şekilde düşen bir görev olarak var. Örneğin ben yılarca barışı, kardeşliği ve dostluğu yazdım. Bunları yazmaktan hiç vazgeçmedim. Çünkü şuna inandım: Barış, dostluk ve özgürlük ortadan kalktığı zaman mutlu olmak mümkün değildir ve mutluluk ancak bununla sağlanabilir. Öyleyse bunu içselleştiren bir şarkı söyleyen kişi kendi içinde bir empati ile insanlara barış içinde yaklaşır, insanlara özgürlük içinde yaklaşır. Şu anda bizim toplumda korkunç bir saflaşma var. Hiç kimse bir diğerinin doğrusunu kabul etmiyor. Bu çok tehlikeli bir şey.”

    “BİRLİK OLUNMADIĞI İÇİN ACILARI YAŞIYORUZ”

    Toplumun mutsuzluğunun sona erdirilmesi gerektiğini belirten Binboğa, “Toplumun şunu yapması gerekiyor: Yanlışın karşısında durup doğrunun yanında yer almak ama ne pahasına olursa olsun almak. Bizim toplumumuzda ‘yanlışsa benim yanlışım’ diyen bir anlayış var. İşte toplum hastalığının dile gelmiş şekli budur. Bunu bir an önce terk etmemiz lazım. Barışın peşinde olan insanlar olarak, ‘Gel kardeşim seninle dertleşelim. Sen böyle diyorsun ama sen de mutsuz oluyorsun ben de mutsuz oluyorum. Öyleyse bu mutsuzluğu sona erdirmemiz lazım. ‘Sen beni dinle, ben de seni dinleyeyim’ demek ve bunu egemenleştirmek lazım. Bunu yapmadığımız sürece bu saflaştırmanın getirdiği herkesin kendi tayfasını konsedile ettiği bir durumda içeride bir birlik beraberlik sağlamak mümkün olmayacak. Olamadığı için bu ıstırapları ve acıları yaşıyoruz” dedi.

    “MÜLTECİ DRAMINI İNSANCA HALLEDEMİYORUZ”

    Sanatçı Binboğa, şöyle devam etti:

    “Biz insan olma hasretimizden uzaklaşmak gibi bir durumla karşı karşıyayız şu anda. Bir tedavi dışarıdan gelerek olmuyor. Bizim kendi kendimizi onarmamız gerekiyor. Kendi kendimizi onarırken de şunu yapmak zorundayız. Hiç umutsuzluğa kapılmadan ısrarla  barışı savunacağız, bize karşı husumet içinde olanları da barışa davet edeceğiz. Başka hiçbir çaremiz yok. Şu anda ülkemizde bir insanlık dramı yaşıyoruz. Sığınmacı olarak gelen insanları mülteci diye kabul ediyoruz. Mülteci dediğine bakacaksın, yerleştireceksin, yeni bir hayat yaşatacaksın ama şimdi bu insanlık dramını insanca halledemiyoruz. Onlara yaptığımız muamele ve yaptığımız harcamalardan ötürü buranın yerleşik olan insanları da farklı farklı zaruret içerisine giriyor. Bunu önlemek de kolay olmuyor.”

    “TOPYEKUN MUTLULUĞA GİTMEK İÇİN ÇABA SARFETMEMİZ LAZIM”

    “Bizim bir an önce toplumsal bir barışı ne yapıp edip sağlamamız gerekiyor. Biz şu anda kendi ülkemizde mutsuzuz. Bu kadar sığınmacı var. Avrupa Birliği mutlu mu? Hayır. Kapıları açtık, onlar mutsuz. Avrupa Birliği mutlu olarak geçinemez, dünya mutsuz” diyen Binboğa, şöyle çağrı yaptı:

    “Bir koronavirüs çıktı ve bütün dünyayı mutsuz etti. Öyleyse topyekun mutluluğa gitmek için çaba sarf etmemiz lazım.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP’li Paylan: Patronlara 100 milyar TL, vatandaşa kolonya

    HDP’li Paylan: Patronlara 100 milyar TL, vatandaşa kolonya

    PİRHA – HDP Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek Korona Virüse ilişkin aldıkları kararları ve önerilerini paylaştı. Paylan ayrıca Erdoğan tarafından dün açıklanan paketi de değerlendirerek, “Paketten patronlara 100 milyar TL destek, yoksullara da kolonya çıktı” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

    Salgına ilişkin kararları ve önerileri aktaran Paylan, “Korona Virüs dünyada ve ülkemizde bir salgın halini almış durumda. Vatandaşlarımız büyük kaygı içinde. Kaygının iki boyutu var. Birinci boyutu elbette sağlığımız yani vatandaşlarımızın sağlığı; herkes çoluğu çocuğu, evlatları, annesi, babası, ailesi için kaygı içinde. İkinci boyutu ekonomik kaygılar, iş ve aş kaygısı. Şu anda dünyada ve Türkiye’de hayat durma noktasında. İş aş konusunda hiç kimse kendisini güvende görmüyor, 8 milyon işsizimizin üzerine yüz binlerce hatta kriz daha da derinleşirse milyonlarca işsizin ekleneceği bir tablo ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    Paylan’ın açıklaması şöyle:

    “PATRONLARIN KEYFİ YERİNDE, 82 MİLYONUN DEĞİL”

    Bu iki kaygı konusunda günlerdir çağrılar yapıyoruz, Maalesef ne Meclis’te ne diğer alanlarda gerekli toplantı yapılmadı, STK’lar, sendikalarla herhangi bir istişare yapılmadı ama dün Saray’da bir toplantı yapıldı. Saray’daki toplantıda bu iki kaygı konusunda yani sağlık ve ekonomik alana ilişkin bir şeyler duymaya çalıştık ama maalesef toplumun hem sağlık konusunda hem ekonomi konusunda kaygılarını giderecek bir şey olmadı. Yalnızca patronlarla toplanmıştı Tayyip Bey. Patronlarla yapılan toplantıda yalnızca patronların kısmen keyfini artırmayı amaçlayan ve Rıfat Hisarcıklıoğlu’na “Keyfin yerinde değil mi?” diye seslenen bir cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız. Ama 82 milyonun keyfi yerinde değil.

    “SAĞLIKÇILAR VE EMEK ÖRGÜTLERİ TOPLANTIYA ÇAĞRILMADI”

    Neden bu toplantıdan toplumun kaygılarını gidecek bir sonuç çıkmadı? Çünkü sağlıkla ilgili büyük bir sıkıntı yaşanırken bu toplantıya sağlık emekçileri, TTB ve SES çağrılmadı. Meslek örgütlerinin çağrılmadığı bu toplantıda maalesef sağlık alanındaki kaygıları giderecek öneriler de çıkmadı. Peki emek alanından işçilerin emekçilerin seslerini duyuracak bir temsilci var mıydı? Maalesef yoktu, DİSK ve KESK bu toplantıda yoktu. Sendikaların olmadığı bir toplantıda da maalesef işçinin, emekçinin sesine ses verecek bir açıklama çıkmadı.

    “AKP-MHP KRİZ ÖNERGELERİNİ REDDEDİYOR”

    Öte yandan, bütün dünya parlamentoları şu anda devrede. Bütün dünya parlamentoları ortak bir akılla vatandaşlarının kaygılarını gidermeye çalışıyorlar. Hem sağlık konusunda hem de ekonomi konusunda kaygılarını gidermeye çalışıyorlar. TBMM’de ise şu anda krizle ilgili verilen verilen bütün önergeler AKP ve MHP oyları ile reddediliyor. Az önce Plan Bütçe Komisyonunda partimizin Korona Virüs’le ilgili verdiği bir önerge reddedildi. Yani Meclis devre dışı, sivil toplum, sendikalar STK’ler ve meslek örgütlerinin devre dışı olduğu bir toplantıdan, sadece patronların olduğu bir toplantıdan yalnızca patronların keyfini yerine getiren sonuçlarla karşı karşıya kaldık.

    “İŞÇİYE DESTEK YOK; SAVAŞA, YANDAŞA VAR”

    Bütün vatandaşlarımıza buradan sesleniyorum. 83 milyon vatandaşımızın büyük çoğunluğu, işçi, emekçi, yoksul. Onlara bir kuruşluk destek yok. Açıklanan 100 milyarlık pakette onlara bir kuruşluk destek yok. Bu 100 milyar TL’lik paket, dolar karşılığı yaklaşık 15 milyar dolardır. Paketi gerçek farz edelim, karşılığı 15 milyar dolardır. ABD krize karşı parlamentosunda, kongresinde 1,5 trilyon dolarlık destek açıkladı. Bizde 15 milyar dolar, ABD’de 1,5 trilyon dolar. Yani bizim 100 katımız bir destek açıkladı. Diyeceksiniz ABD çok büyük ekonomi. Almanya bizimle nüfusu aynı, biz 15 milyar dolarlık paket açıklarken, Almanya 600 milyon euro destek açıkladı. Yani 40 katı. İspanya ve Fransa’nın paketleri 200-300 milyar Euro, yani yaklaşık 20 katı destekler açıkladı. Halka doğrudan destekler açıklandı. Biz niye bu destekleri açıklamıyoruz. Çünkü kötü yönetiliyoruz. AKP iktidarı yıllardır kaynakları, saraylara, silahlara, savaşlara ve yandaşlara harcadı. Bir Plan Bütçe Komisyonu üyesi olarak söyleyeyim şu anda kasa tamtakır. Sadece yandaşlara yarayacak bir paket getiriyorlar, işçiye emekçiye bu paketten kuruş destek yok.

    İki konuda kaygı olduğunu söylemiştim. Birincisi sağlık konusundaki kaygı. Vatandaş haklı bir kaygı yaşıyor, vatandaş alınan önlemlerle Cumhurbaşkanın kendisini rahatlatmasını istiyor. Cumhurbaşkanı ekranlara çıkıyor ne diyor: Elinizi yıkayın. Ne diyor başka; dua edin. Olur, dua etsin vatandaş. Başka ne diyor; kolonya. Vatandaş başka şeyler bekliyor. Tamam elimizi yıkayalım, dua edelim, tamam kolonya da döktük e sonra? Başka bir şey yok. Bu kadar. Dua, elinizi yıkayın, kolonya dökün. Bunun dışında sağlık konusunda bir önerisi var mı cumhurbaşkanının, yok. Oysa vatandaş sağlık konusunda gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını Cumhurbaşkanınından duymak istiyor.

    “GERÇEK VAKA SAYISI 200 DEĞİL BİNLER”

    Biliyorsunuz açıklanan rakamlarda vaka sayısı 200’e yakın. Benim tespitlerime göre bu rakam şu anda binler dahilinde ve 10 binlere doğru çıkma olasılığı çok yüksek. Bu durumda yoğun bakım ünitelerinin binlerle anılması lazım. Vatandaş şunu merak ediyor: Türkiye’de yüz bin vaka olduğunda en az 10 bin yoğun bakım ünitesi, 10 bin solunum destek ünitesi lazım olacak, bunlar var mı yok mu onu merak ediyor. Bir yakını hasta olduğunda bir yoğun bakım ünitesine ulaşabilecek mi ulaşamayacak mı? Bir cumhurbaşkanının vermesi gereken güvence budur ama buna ilişkin hiçbir şey duymadık. Ne duyduk kolonya, dua, elinizi yıkayın.

    “BELİRTİ GÖSTEREN HASTAYA BİLE TEST YAPILMIYOR”

    Başka vatandaş ne merak ediyor? Benim bir arkadaşım işçisini göndermiş hastaneye. Gidiyor, öksürüyor bütün belirtileri var Koronanın. Doktor reçete yazıyor gönderiyor. Değerli arkadaşlar bütün belirtileri gösteren hastaya şu an test yapılamıyor. Test yalnızca yurt dışından gelenlere yapılabiliyor çünkü o kadar test var. Test sayısı sınırlı. Ben Diyarbakır Vekiliyim, şu anda Diyarbakır’da tek bir test kiti yok. Vatandaş Cumhurbaşkanından şunu duymak istiyor, en yakın eczanede, en yakın hastanede bu teste ulaşabilecek miyim, ulaşamayacak mıyım?  Ama buna dair en ufak bir açıklama yok.

    “BÜTÜN BÜTÇEYİ SAĞLIK İÇİN SEFERBER EDİN”

    Biz buradan Cumhurbaşkanına sesleniyoruz: Bütün bütçe kaynaklarını sağlık için seferber edin. Yoğun bakım ve solunum destek üniteleri hazır hale getirilmeli. Bütün vatandaşlarımızın mahallesinde eczaneden ya da aile hekiminde ücretsiz uygulayabileceği Korona test kitine ulaşabilmesini bekliyoruz. Bunu yapmazsanız bu salgın kontrol edilemez ve bunun sonucunda oluşan on binlerce vaka tedavi edilemez. Hastalık konusunda iki çağrımız daha var. Özel hastanelerin de hemen İspanya’da olduğu gibi kamunun uhdesine alınması gerekiyor. Özel ve kamu hastaneleri ayrımı kaldırılmalı, kapalı bulunan devlet hastaneleri hemen yoğun bakım hastanelerine dönüştürülüp, bu olağanüstü dönemde kamu yönetimine devredilmelidir. Bu anlamda bu seferlik çağrısını Cumhurbaşkanına yapıyorum. Sağlık alanında vatandaşa güven veren adımlar atsınlar.

    “PAKETTE YOKSULUN İHTİYAÇLARINI GİDERECEK HİÇBİR ŞEY YOKTU”

    Diğer bir konu ekonomik tedbirler, iş ve aş konusunda vatandaşın kaygıları var. Vatandaş geleceğini görmüyor. Bu kriz ortamında işini kaybetmemek istiyor. İkincisi gıdaya ve temizlik malzemesine ulaşmak istiyor. Bununla ilgili Cumhurbaşkanı dün ne söyledi, pakette neler vardı? Yoksulun ve dar gelirlinin ihtiyaçları giderecek hiçbir şey yoktu. Rıfat Hisarcıklığı ve arkadaşlarının keyfini yerine getiren tedbirler vardı.

    “FATURA ÖDEMELERİ DURDURULSUN”

    Yapılması gereken bütün vatandaşın kaygılarını giderecek tedbirler alınması gerekiyor. Bunun için biz ne önerdik doğalgaz elektrik, internet ve su faturalarının ödenmesinin durdurulmasını istedik. Pakette var mı yok. Vatandaşımız elektrik, doğalgaz, suyunun kesilmesi riskiyle karşı karşıya. Çünkü geliri durmuş durumda. Bu temel ihtiyaçlar yarın olup olmayacağını vatandaş bilmiyor. Bunlar pakette var mı yok.

    “GIDA VE TEMİZLİK ÜRÜNLERİNDE KDV KALDIRILSIN”

    Başka ne önerdik, kira ödemesinin durdurulmasını öneriyoruz. Vatandaş gelirinin ciddi bir bölümünü ya kiraya ya da ev kredisine ödüyor. Bu kriz döneminde bütün kira ödemelerinin durdurulmasını istiyoruz pakette var mı yok. Gıda ve temizlik ürünlerinden alınan KDV’nin kaldırılmasını önerdik, bu pakette var mı yok. Ne var pakette; dar gelirliye kolonya var. İşte patrona 100 milyar, vatandaşa yalnızca kolonya olan bir pakette karşı karşıyayız. İşsizler ve işçilere dönük tedbirlere ilişkin önerilerimiz oldu. Bu konuda da pakette maalesef bir şey göremedik.

    “SATIŞ YERLERİ KAPATILSIN”

    Neler önerdik biz işçi ve emekçinin işini aşını koruması için. Dedik ki en önemli tedbir bütün vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları olan gıda, sağlık, ilaç, temizlik, enerji ve iletişim sektörleri dışında  bütün üretim birimlerinin ve ilgili perakendenin kapatılması, bunu öneriyoruz. Bu hayati alanların dışındaki bütün fabrikaların kapatılmasını ve buradaki bütün işçilerin de ücretli izne ayrılmasını istiyoruz. Pakette bu var mı? Yok. Erdoğan ne dedi? “Üretime devam edeceğiz” dedi. Yani zengine evinizde kalın sizin paranız var diyor. Yoksula ne diyor gidin yüz binlerce insan bir arada üretim yapın birbirinize virüsü bulaştırın, o virüsü evinize götürün ve annenizi babanızı öldürün diyor. İşte böyle bir vicdansızlıkla karşı karşıyayız.

    “ÜCRETLİ İZİN ŞARTLARI YARATILMALI”

    Enerji, gıda ve ilaca ihtiyacımız var. Bu birimler de sağlık emekçileri gibi elbette çalışmalı çünkü bunlar temel ihtiyaçlar. Ama temel ihtiyaç olmayan buzdolabı, otomotiv, tekstil gibi sektörlerin kapatılması lazım. Bunları kapattığımız zaman vatandaş bir süre evde durur ve salgının yayılmasını engeller. Bütün işçilerimize ücretli izin şartlarının yaratılması lazım. Bunun finanse edilmesi için işsizlik sigortası fonun devre alınması lazım. 8 milyon işsizimiz var. Ben iddia ediyorum şu bir haftada en az 1 milyon işsizimiz daha oldu. Pakette işsizliğe yönelik bir tedbir var mı? Yok.

    “ESNAFLARA SIFIR FAİZLİ KREDİ VERİLSİN”

    Bütün dünya parlamentoları buna ilişkin doğrudan destek öneriyor. Ama bu vicdansız iktidar maalesef doğrudan destek ile ilgili hiçbir şey yapmamış. Bütün işsizlerimize doğrudan destek verecek bir düzenlemeye gidilmeli ama bu pakette yok. Bütün KOBİ’lere esnaflara uzun vadeli ve sıfır faizli kredi verilmesini öneriyoruz. Sektör ayrımı yapmadan bunu bütün esnaflarımıza yapmalıyız. Ama bunun için bir şart olmalı. Bunun için tek şart işçi çıkarmaması olmalı. İşçi çıkarmayı yasaklayalım, bu şartla destek verelim diyoruz. Bu konuda da pakette hiç bir düzenleme yok.

    Pakette birbiriyle çelişen öneriler var. Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor evden çıkmayın. Cumhurbaşkanı ayrıca diyor ki ben uçak biletinin KDV’sini düşürdüm, gidin uçağa binin, gezin tozun diyor. Böyle kendi içinde çelişen maddelerle karşı karşıyayız. Yapılması gereken temel ihtiyaçlara gıdaya, temizlik malzemelerine, ilaca indirim yapılmasıdır. Ama Cumhurbaşkanı uçak bileti indirimi yapıyor.

    “EKMEK DERDİNDEYKEN EV ALMA TEŞVİK EDİLİYOR”

    Diğer bir mesele ev alana teşvik veriyor Cumhurbaşkanı. Ya düşünebiliyor musunuz, böyle bir vicdansızlık olur mu?  Vatandaş ekmek derdinde o diyor ki ev alırsanız teşvik vereceğim. Bu ortamda kim ev almayı düşünüyor ey Erdoğan! Bırak ev almayı vatandaş ekmek alamıyor. Bu durumda insanlar ekmek almayı düşünüyor, sağlık ekipmanları alabilecek mi Korona Virüs test kiti alabilecek mi? Vatandaşın derdi bu ama Erdoğan’ın derdi inşaat sektörünü ayakta tutmak. Erdoğan’a gerçekten bu konudaki sorumluluğunu hatırlatıyoruz, önce vatandaşın sağlığını, işini, aşını, gıda güvenliğini, temel ihtiyaçların güvenliğini sağlayacak adımlar atılması lazım.

    “DAHA DERİN BİR EKONOMİK KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Son olarak; bu iktidar her krizde ‘ben bilirim’ dedi ve vatandaşlarımızın hem huzurunu hem de güvenini sarstı. Ben bilirim diyenler Suriye’de vatandaşlarımızı büyük bir felaketle karşı karşıya bıraktı. İdlib’de, Libya’da Türkiye’yi derin bir krizle baş başa bıraktı. İç barışımızı, huzurumuzu, ekmeğimizi kaybediyoruz. Ama şimdi daha derin bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Saray’dan çıkan torbada size destek verecek hiçbir şey yok.

    “SARAYDAN BİR ŞEY BEKLENMEMELİ, DAYANIŞMA AĞLARI ÖRMELİYİZ”

    Yapmamız gereken artık Saray’dan bir şey beklemek değil. Artık Sağlık Bakanı güzellemesi yapmak değil. Yapmamız gereken bütün sendikalar, STK’ler, meslek örgütleri ve muhalefet partileri ile dayanışma ağları örmektir. Partim adına çağrı yapıyorum; bütün vatandaşlar sendikalar, STK’ler, yerel yönetimler, yapmanız gereken mahallenizde dayanışma ağları örmektir, bu iktidara asla güvenmeyin. Bütün vatandaşlarımızı bu dayanışma ağlarını kurmaya davet ediyorum.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de Hawtemal lokması koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi

    Dersim’de Hawtemal lokması koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi

    PİRHA – Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler dahilinde Dersim’de yapılacak olan hawtemal lokması iptal edildi. 

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi yönetimi hafta sonu yapmayı planladıkları hawtemal lokmasını iptal ettiğini ve ağaç dikme kampanyasının da ileri bir tarihte gerçekleştirileceğini duyurdu.

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklama şöyle:

    “YAŞAM HAKKI KUTSALDIR, DUYARLILIKLA HAREKET ETMELİYİZ”

    Koronavirüse karşı insan, doğa ve cümle canın yaşam hakkına yüklediğimiz anlam ve verdiğimiz değer, bizlerin insan ve toplum sağlığı konusunda azami bir hassasiyet ve duyarlılıkla hareket etmemizi kaçınılmaz kılmaktadır. Tüm dünyada etkili olan küresel bir salgına dönüşen, Dünya Sağlık Örgütü’nün de pandemi ilan ettiği COVID-19 salgını nedeniyle bir çok Alevi kurumumuzun zaman kaybetmeden yapmış olduğu açıklamalar, almış olduğu tedbirler inancımızın temel felsefesinin doğa ve insan sevgisi, yaşam hakkının kutsal olduğu gerçekliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

    HAWTEMAL LOKMASI İPTAL EDİLDİ

    Dolayısıyla bizlerin de Dersim’de Reya Haq evlatları olarak cümle canın suyu hürmetine insanlık için son derece bulaşıcı ve tehlikeli olan bu virüse karşı toplumsal bilinç ve sosyal sorumlulukla hareket etmemiz her şeyden önce inancımız gereğidir. Bundan hareketle, Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu olarak bu hafta sonu yapmayı planladığımız hawtemal lokması yapılmayacaktır.

    AĞAÇ DİKME KAMPANYASI ERTELENDİ

    Ayrıca Düzgün Baba mekânında ‘senin de dikili bir ağacın olsun’ şiarıyla hazırlıklarına bir süredir başladığımız ağaç dikme kampanyası etkinliğimiz ileri bir tarihte yapılacaktır. Nisan ayının ilk haftasına kadar bütün etkinlik ve faaliyetlerimiz ertelenmiştir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronavirüs haberi yapan gazeteci Aydın Atay’a soruşturma

    Koronavirüs haberi yapan gazeteci Aydın Atay’a soruşturma

    PİRHA – Diyarbakır Adliyesi’nde alınan koronavirüs önlemlerine ilişkin haberi sosyal medya hesabında paylaşan gazeteci Aydın Atay hakkında “halk arasında endişe, korku ve panik yarattığı” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Mezopotmaya Ajansı’nın koronavirüse karşı Diyarbakır Adliyesi’nde alınan önlemleri içeren “Diyarbakır Adliyesi kapandı!” başlıklı haberini sosyal medya hesabında paylaşan gazeteci Aydın Atay hakkında soruşturma başlatıldı.

    Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmakla suçlanan MA muhabiri Aydın, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliği’nde ifade verdi.

    Sosyal medya hesabında paylaştığı haberin suç teşkil etmediğini, aksine haberin içinde Diyarbakır Barosu ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adliyede koronavirüse karşı aldığı tedbirlerin yer aldığını söyleyen Aydın, haberi paylaşma amacının kimseyi korkutmak olmadığını ifade etti. Paylaşımı haber amaçlı yaptığını kaydeden Aydın, suçlamaları reddetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Karantina otobüsünden bir kişi indirildi-VİDEO

    Karantina otobüsünden bir kişi indirildi-VİDEO

    PİRHA – Yolcuları havalimanından karantina alanına götüren otobüsten bir kişi indirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu kişiyle, KKTC aktarmalı diğer kişinin de karantinaya alındığını belirtti.

    Sosyal medyada karantina otobüsünden bir kişinin polislerce indirilmesine dair görüntüler tartışma yarattı.

    Fransa’nın başkenti Paris’ten uçakla Türkiye’ye gelenlerin İstanbul Havalimanı’ndan otobüsle karantina alanına doğru yola çıkmasının ardından otobüsün durdurulup bir kişinin indiği ve özel bir araçla gittiği iddia edilmişti. Görüntülerde aracın polislerin olduğu bir noktada durduğu ve bir kadının otobüsten inip çakarları yanan bir araca bindiği görüldü. Yolcular ise karantinanın ihlal edildiğini belirterek yolcunun indirilmesine tepki gösterdi.

    Konuyla ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den de açıklamalar geldi.

    Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının hemen ardından indirilen kişinin KKTC Sivil Havacılık Dairesi Müdürü Mustafa Sofi’nin kızı olduğu belirtilmişti.

    “KARANTİNAYA ALINDI”

    İddialar sonrası İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklama yaptı. Soylu açıklamasında kimseye taviz verilmeyeceğini, yanlış yapılan işlemle ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını, iki yolcunun 14 gün karantinanın ardından KKTC’ye gönderileceğini belirtti.

    Bakan Soylu şu açıklamayı yaptı:

    “Fransa’dan gelen iki yolcu Kıbrıs aktarmalı olarak uçağa bindirilmiş ancak son gelen yolcularla ilgili böyle bir transit uygulamamız yok. Yanlış yapılan bu biniş işlemiyle ilgili gereği yapılıyor. Yolcular karantinaya alınıyor. 14 gün sonra Kıbrıs’a göndereceğiz. Burada ihmal kabul edilemez. Kimseye ayrıcalık tanınamaz. Tarafımızca araştırılıp, sorumlular tespit edilip gereği yerine getirilecektir. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar.”

    Soylu, Twitter’dan yaptığı son açıklamada ise “Karantinaya götürülen yolcuları taşıyan otobüsten inen bir yolcu ve yine onun gibi Kıbrıs aktarması olan ikinci yolcu karantinaya alındı. 14 gün karantina altında kaldıktan sonra Kıbrıs’a gönderilecekler” ifadelerini kullandı.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Öte yandan İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, Fransa‘dan gelen iki yolcunun karantina otobüsünden alınmasıyla ilgili soruşturma başlattı.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

    “Fransa’dan gelen iki yolcunun karantina otobüsünden alınması olayıyla ilgili olarak hukuk gerekeni yapacaktır. Bu konuda hiçbir taviz, hiçbir istisnai muamele kabul edilemez. Kanun önünde herkes eşittir. Olayın takipçisiyiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Newroz Her Yerde: Evlerde ışıklarımızla, zılgıtlarımızla, türkülerimizle’

    ‘Newroz Her Yerde: Evlerde ışıklarımızla, zılgıtlarımızla, türkülerimizle’

    PİRHA – Koronavirüs nedeniyle kitlesel Newroz kutlamalarını iptal eden HDP, alternatif olarak 20 Mart akşamı yurttaşlara evlerinin balkonlarına çıkarak kutlama yapması yönünde çağrı yaptı.   

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), koronavirüs nedeniyle iptal edilen kitlesel Newroz kutlamalarına alternatif geliştirdi. HDP’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 20 Mart akşamı evlerinde olan yurttaşların balkon ve pencerelerine çıkarak cep telefonu ışığı, el feneri, meşale, çakmak, zılgıt ve türküler eşliğinde bu yıl ki Newroz bayramını kutlaması istendi.

    “#NEWROZHERYERDE” hashtagı ile yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

    “Kendimizin ve tüm toplumun sağlığını riske atmadan Newroz’u nasıl kutlarız? 20 Mart 2020 20.20’da evlerimizde, pencere ve balkonlarımızda Newroz’u ışıklarımızla, zılgıt ve türkülerimizle kutluyoruz. Haydi bu çağrıyı yayalım, #NEWROZHERYERDE hashtaginde buluşalım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Bilim Kurulu Üyesi Azap: Vaka sayısının 5 bin civarında olmasını bekliyoruz

    Bilim Kurulu Üyesi Azap: Vaka sayısının 5 bin civarında olmasını bekliyoruz

    PİRHA – Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Alpay Azap, bir televizyon kanalında çıktığı canlı yayında koronavirüse ilişkin bazı değerlendirmelerde bulundu.

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Alpay Azap, bir televizyon kanalında çıktığı canlı yayında, “sokağa çıkma yasağı” tartışmalarını değerlendirdi.

    Azap, “Açıkçası bugün uzun tartışmaların sonunda henüz öyle bir noktada olmadığımız için bir sokağa çıkma yasağı gibi bir şeye, İtalya’daki gibi bir duruma ihtiyacımız olmadığını düşündük” dedi.

    Azap’ın açıklamasından satır başları:

    • Bütün seçenekleri en ince ayrıntısına kadar tartışıyoruz ama bir önlem alırken, o aldığınız önlemin getirecekleri var, faydalar var. Bir de götürecekleri var.
    • Sebep olacağı birtakım olumsuz sonuçlar var. Dolayısıyla bunları iyi düşünüp taşınmak lazım.
    • Açıkçası bugün uzun tartışmaların sonunda henüz öyle bir noktada olmadığımız için, bir sokağa çıkma yasağı gibi bir şeye, İtalya’daki gibi bir duruma ihtiyacımız olmadığını düşündük.
    • Ama bu sosyal mesafeyi koruma meselesini sürekli hatırlatıyoruz.
    • Zaten alınan tedbirlerin önemli bir kısmı tamamen bunu sağlamaya yönelik.
    • Yani insanların birbirlerine bir metreden, 3-4 adımdan daha fazla yaklaşmasını engellemeye yönelik.
    • Kalabalık mekanlarda bir arada durmalarını, havalandırması iyi olmayan yerlerde bir arada uzun zaman geçirmelerini engellemeye yönelik şeyler.
    • Çünkü bu virüs, bu durumda çok kolay yayılıyor.
    • Vatandaşlarımız da hep bunu düşünsünler.
    • Bu tedbirler bunu sağlamak için alınıyor.
    • Ona göre hayatlarını planlarlarsa, bu salgını çok fazla yayılma fırsatı bulamadan ülkemiz de atlatabilir diye ümit ediyoruz.

    3-4 HAFTA İÇERİSİNDE 5 BİN VAKA SAYISI BEKLENİYOR

    Vaka sayısının pik yapmasını ve sonrasında azalmasını beklediklerini söyleyen Azap, 5 bine ulaşmasını beklediklerini de dile getirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tayvan Sağlık Bakanlığı: Türkiye’den gelen 15 kişiden 9’unda koronavirüsü tespit edildi

    Tayvan Sağlık Bakanlığı: Türkiye’den gelen 15 kişiden 9’unda koronavirüsü tespit edildi

    Tayvan Sağlık Bakanı Chen Shih-Chung, tatil için gittikleri Türkiye’den dönen 15 kişinin 9’unda yeni koronavirüsü vakası görüldüğünü açıkladı.

    Tayvan Sağlık Bakanı Chen Shih-Chung, tatil için gittikleri Türkiye’den dönen 15 kişinin 9’unda yeni koronavirüsü vakası görüldüğünü açıkladı.

    Taiwan’ın Merkezi Salgın Komuta Merkezi (CECC), koronavirüs salgının başlamasından bu yana ülkenin en büyük tek günlük artışı olan 10 doğrulanmış vaka daha olduğunu açıkladı.

    Taiwan News’ın haberine göre, Tayvan Sağlık Bakanı ve CECC Başkanı Chen Shih-Chung, virüs bulaşmış kişilerin hepsinin yurt dışı temasında bulunduğunu söyledi. Shih-Chung vakaların dördünün Türkiye’den döndüğünü belirtti.

    Sağlık Bakanı Shih-Chung bu vakaların 20 ve 60 yaş aralığında iki kadın ve iki erkekten oluştuğunu, ikisinin Tayvan’ın kuzeyinden ikisinin de ülkenin merkezinden olduğunu belirtti. Shih-Chung ayrıca Türkiye’de bulunanların katıldığı bu turun 7 ve 14 Mart arasında olduğunu kaydetti.

    “TÜRKİYE’DE VİRÜS RİSKİ ÇOK YÜKSEK”

    Türkiye’den Tayvan’a dönen 15 kişilik tur kafilesinde daha önce tespit edilenlerle beraber toplam vaka sayısı dokuza yükseldi.

    Türkiye’de bulunmuş olan 15 kişiden dokuzunun koronavirüsüne yakalandığını söyleyen Bakan Shih-Chung, Türkiye’de virüs riskinin çok yüksek olduğunu söyledi.

    Açıklanan son vakalarla birlikte Tayvan’da koronovirüs vaka sayısı 77 kişiye yükseldi.

  • Dersim EMEP: Sağlık hizmetine her yurttaş ulaşabilmelidir

    Dersim EMEP: Sağlık hizmetine her yurttaş ulaşabilmelidir

    PİRHA – EMEP Dersim İl Örgütü, koronavirüs salgınına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Emek ve sağlık meslek örgütlerinin, sendikaların uyarıları ve emekçiler için ileri sürdükleri talepler hızla karşılanmalıdır. Bir kez daha halkımıza salgın hastalıklarla mücadelede eşitsizliklerin, yoklukların, ayrımcılığın kaynağı kapitalist sisteme karşı birleşme çağrısı yapıyoruz” ifadeleri yer aldı. 

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, koronavirüs salgınına ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Çin’de başlayıp hızla dünyaya yayılan koronavirüse – (kovid-19) ilişkin vaka sayısı her geçen gün artıyor. Sağlık Bakanlığı virüsün gündeme geldiği ilk günlerden itibaren gerekli önlemlerin alındığına dair açıklama yapsa da kamuoyunda gerçek bilginin gizlendiğine ya da gerçekten tedbirlerin alınıp alınmadığına dair kaygılar oluşmuştur ve bu kaygıların iktidarların uygulamalarına bakıldığında haklı bir zemini vardır. Dünyada hızla yayılan kovid-19 vakası bir kez daha sağlığın herkes için temel hak, sağlık hizmetlerinin dolayısı ile sağlık politikalarının bu temel hakkı sağlamada ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Ayrıca, Adana ve Samsun eklenecek olsa da şimdilik tanı merkezlerinin Ankara, İstanbul ve Erzurum’la sınırlı olması bile bu kadar hızlı yayılabilen virüs vakasında bir sorun değil midir?” denildi.

    “RİSK DEVAM ETMEKTEDİR”

    Tedbirler sağlık hizmetlerine değinilen açıklama şöyle:

    “Virüsün ülkemizde de görüldüğünün açıklanmasıyla esas olarak alınması gereken tedbirlerin alınmadığı ortaya çıkmıştır. Fabrikalardan, okullara, yurtlarda toplu yaşanılan, toplu bulunulan yerlerde sabun, dezenfekten sıvı gibi hijyen malzemelerinin bulunmadığı, buralarda önlem alınmasına gerek bile duyulmadığı görülmüştür. Sağlık hizmetinin verildiği kurumlarda da maskeden diğer tıbbi malzemelere kadar bir dizi eksikliğin bulunduğu haberlere kadar yansımıştır. Okullar tatil edilmiştir ama toplu yaşanılan, toplu bulunulan her yerde risk devam etmektedir.

    “SAĞLIK HİZMETİNE HER YURTTAŞ ULAŞABİLMELİDİR”

    Bulaşıcı tüm hastalıklarda olduğu gibi koronavirüs de bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hizmetine hiçbir koşula bağlı olmadan her yurttaş ulaşabilmelidir. Ayrıca bir işçi sağlığı ve güvenliği konusu olarak ele alınmalıdır. Kişisel tedbirler önemlidir ancak toplumsal tedbirler olmadan bir anlamı yoktur. Bu nedenle işyerlerinden, toplu taşımaya kadar her alanda halkın sağlığını koruyacak önlemler alınmalı, vaka teşhisi yapıldığında çalışanlar ücretli izne ayrılmalıdır. Salgını gerekçe göstererek kimi fabrikalarda çalışanlara ücretsiz izin verilmesinin gündeme geldiği görülmekte olup, hak gaspları için halk sağlığını tehdit eden bu virüs salgınının fırsat olarak değerlendirilmesine olanak verilmemelidir.

    “SİYASİ İKTİDAR, HALK SAĞLIĞINA YOĞUNLAŞMALIDIR”

    Dezenfekten malzemelerinin ve alkollü temizleyicilerin fiyatlarının son günlerde aşırı derecede arttığı görülmektedir, fırsatçılığa geçit verilmemeli, dezenfekten malzemelere ücretsiz ulaşım sağlanmalıdır. Siyasi iktidar, siyasi bekası için toplumsal gerilimler yaratma politikalarına, muhalifler, gazeteciler ve avukatların tutuklanması gibi siyasi baskı ve gerilimlere son vermeli, Kanal İstanbul gibi halk sağlığını da tehdit edecek projeleri bir kenara bırakarak dikkatini halk sağlığına yoğunlaştırmalıdır.

    KAPİTALİST SİSTEME KARŞI BİRLEŞME ÇAĞRISI

    Tedbirler için ekonomik gerekçeler öne sürülemez, yanlış dış politikaların bir parçası olan savaş harcamaları, halka hiçbir yararı olmayan Kanal İstanbul gibi mega projeler ve “itibardan tasarruf edilmez” gerekçesiyle sürdürülen iktidar şatafatı yerine halk sağlığına bütçe ayrılmalıdır.
    Emek ve sağlık meslek örgütlerinin, sendikaların uyarıları ve emekçiler için ileri sürdükleri talepler hızla karşılanmalıdır.
    Bir kez daha halkımıza salgın hastalıklarla mücadelede eşitsizliklerin, yoklukların, ayrımcılığın kaynağı kapitalist sisteme karşı birleşme çağrısı yapıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • TTB: Hasta sayısı 18’den fazla; bir ilimizde büyük bir infial var-VİDEO

    TTB: Hasta sayısı 18’den fazla; bir ilimizde büyük bir infial var-VİDEO

    PİRHA -Türk Tabipleri Birliği Başkanı Sinan Adıyaman, koronavirüs salgınına dair yaptığı açıklamada hasta sayısının 18’den daha fazla olduğuna dair duyumlar aldıklarını söyledi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) yeni koronavirüs pandemisi ve alınması gereken önlemlere ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıda konuşan TTB Başkanı Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın hastalığa yakalanan kişi sayısını 18 olarak açıkladığını ancak kendilerine ulaşan bilgilerin bu sayının daha fazla olduğu yönünde olduğunu söyledi.

    TTB Başkanı, “Hani söyleniyor ya şeffaflık diye, bu onunla ilgisi olmayan bir durumdur. Sağlık çalışanları yönünden de toplum sağlığı yönünden de büyük sakıncaları vardır. Onun için hep Sağlık Bakanlığı’na şunu söyledik başından beri, gelin Türk Tabipleri Birliği, uzmanlık dernekleri ve Sağlık Bakanlığı bu krizi beraber yönetelim” diye konuştu.

    UMREDEN GELEN 18 BİN KİŞİDEN YALNIZCA 4 BİNİ KARANTİNAYA ALINDI

    TTB’nin, Sağlık Bakanı ilk vakayı açıklamada önce vakanın nerede olduğunu ve nasıl tespit edildiğine ilişkin bulguları aldığını kaydeden Adıyaman, “Bunları açıklamıyoruz, ben size il açıklamayacağım burada ama bazı yerler var ki oralara özel önem gösterilmesi gerekiyor” dedi.

    Adıyaman gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek umreden gelen 18 bin hastadan yalnızca 4 bininin karantinaya alındığına, diğerlerinin 14 gün evden çıkmamaları tavsiye edilerek evlerine gönderildiğine ve bu kişilerin Türkiye’ye yayıldığına dikkat çekti. Adıyaman “Böyle bir popülasyonun geleceğini biliyorsunuz gece yarısı 2’de mi karar veriyorsunuz bunları karantinaya almaya? Evvelden uygun karantina şartları içeren yerler yapılırdı” dedi.

    “ŞU ANDA BİR İLİMİZDE BÜYÜK BİR İNFİAL VAR”

    Adıyaman ayrıca bir ilde açıklanmayan hastaların olduğunu ve sağlık çalışanlarının ve hekimlerinin infial halinde olduklarını da söyledi. TTB Başkanı “Evet şeffaflık lazım. Uzmanlık dernekleri, TBB ve Sağlık Bakanlığı krizi beraber yönetmeli, birbirimize yardımcı olmalıyız. Ama en önemlisi şeffaflık. Çünkü şu anda büyük bir ilimizde büyük bir infial var hekimler, sağlık çalışanları içinde. Hastaların olduğunu biliyorlar, bunlar açıklanmıyor ve bunların bir çoğunda ekipman, malzeme eksikliği var. Bakanla olan randevumuzda bunu kendisine söyledik. Maske yok Türkiye’de” diye konuştu.

    “GEREKİRSE TÜM İŞ YERLERİ KAPATILMALI”

    Adıyaman, “İbadet bir süreliğine toplumsal olmaktan çıkarılıp bireysel olmalıdır.  Virüsün yayılmasını engellemek için gerekirse ulaşım, eczane, bakkallar dışında tüm işyerleri geçici olarak kapatılmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA/ANKARA

  • Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın: Birkaç bin vatandaşımız Türkiye’ye gönderilecek

    Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın: Birkaç bin vatandaşımız Türkiye’ye gönderilecek

    Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Almanya’daki Türkiye yurttaşlarının durumuna ilişkin olarak, “Birkaç bin vatandaşımız uçaklarla Türkiye’ye gönderilecek” dedi. Aydın, Büyükelçilik olarak teyakkuzda olduklarını belirterek, salgının Türkiye’ye bulaştırılmaması için Alman Sağlık Bakanlığı ekipleriyle birlikte hareket ettiklerini kaydetti. 

    Almanya başta olmak üzere koronavirüs karantinası öncesinde Türkiye’den Avrupa’ya giden turistler için Dışişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan kriz masası çalışmalarını sürdürüyor.

    Kriz masası, Avrupa’da bulunan birçok yurttaşın Türkiye’ye geri dönüşlerinin sağlanması ile ilişkili Almanya ve Fransa Sağlık Bakanlıkları ve Dışişleri Bakanlıkları ile iletişimin sürdürüldüğü belirtildi.

    “YARIN VATANDAŞLARIMIZI GÖNDERECEĞİZ”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda’dan 14 Mart itibari ile seyahatlerin durdurulduğunu açıklamıştı. Seyahat kısıtlanmasından önce Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde bulunan Türkiyeli yurttaşın ülkeye dönüşlerine yönelik çalışmalar başladı. Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın “Berlin’den birkaç bin vatandaşımızın yarın itibari ile yurda dönüşlerini sağlayacağız” dedi.

    SAĞLIK BAKANLIĞI KARANTİNAYA ALACAK

    Sağlık Bakanlığı ile iletişimde olduklarını belirten Ali Kemal Aydın, “Dönüşler Sağlık Bakanlığı kontrolünde olacak. Yurda getirilen her vatandaş Sağlık Bakanlığımızca karantinaya alınacak. Önlemlerimizi alıyoruz ve sürekli olarak bakanlık yetkililerince iletişimdeyiz” dedi.

  • HDP’den çağrı: Hükümet sınırdaki mülteciler için virüse karşı acil önlem almalı

    HDP’den çağrı: Hükümet sınırdaki mülteciler için virüse karşı acil önlem almalı

    PİRHA – HDP, hükümetin sınırdaki mülteciler için koronavirüse karşı acil önlem alması için çağrı yaptı. 

    Halkların Demokratik Partisi Göçmen ve Mülteci Komisyonu Eş Sözcüsü Gülsüm Ağaoğlu, hükümeti mültecilerin içinde bulundukları koşullardan dolayı koronavirüse karşı önlem almaya çağırdı.

    “Suriye’nin İdlib bölgesinde devam eden ve sonuçları gittikçe ağırlaşan çatışmalar Suriye’de yaşanan insani krizi daha da derinleştirdi. Öte yanda Türkiye sınırında özellikle İdlib’den kaçan binlerce sivil, Türkiye’nin Suriye sınırını kapatmasının ardından oldukça zor koşullar altında hayatta kalmaya çalışıyor” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Hükümetin sıkıştıkça başvurduğu mültecileri pazarlık meselesi olarak kullanması meselesi bu noktada da devreye girdi ve mültecilere sınırları açacağını duyurdu. Bu açıklamayı takiben binlerce mülteci Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına yöneldiler. Avrupa Birliği de bu noktada sınırları göçmenlere kapatınca sınırlar arasına sıkışmış bir can pazarı oluştu.

    “MÜLTECİLER, ÇOK BÜYÜK TEHDİT ALTINDALAR”

    Yunanistan hükümetinin de çok ağır müdahalelerle durdurduğu mülteciler, son derece sağlıksız koşullarda sınır boyunca yaklaşık üç haftadır bir bilinmezi bekliyorlar. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir Pandemi olarak tanımlanan Covid-19 salgınına karşı tüm dünya ardı ardına önlemler almaya çalışırken Türkiye-Yunanistan sınırındaki mülteciler içinde bulundukları koşullardan dolayı çok büyük tehdit altındadırlar.

    “GEREKLİ MÜDAHALELER YAPILSIN”

    Mülteciler, açlık, susuzluk, beslenme ve barınma gibi sorunlarla baş etmeye çalışırken ortaya çıkan bu virüs salgını olayın vahametini arttırmıştır. Hükümet tarafından kısa zamanda gerekli müdahaleler yapılıp, bulaşıcı virüs kontrol altına alınamazsa mültecileri ve ilişkide bulundukları insanları etkileyip onulmaz yaralar açacaktır.

    Bizler Halkların Demokratik Partisi olarak hükümeti, mültecilerin en temel ihtiyaçlarını karşılamaya, içinde bulundukları koşullardan dolayı Covid-19’un bulaşma ihtimali çok yoğun olan mültecilere karşı önlem almaya, virüs tespit edilen ve onlarla temas halinde bulunan mültecileri tedavi etmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır’da cemevi ve kilise, yapılan haberler üzerine dezenfekte edildi

    Diyarbakır’da cemevi ve kilise, yapılan haberler üzerine dezenfekte edildi

    PİRHA – Kayyım olarak atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, koronavirüse karşı cami ve cemaatlere ait Kur’an kurslarında dezenfekte çalışmaları başlatırken Meryem Ana Kilisesi ile kentin tek cemevini es geçmişti. Yapılan haberlerden birkaç saat sonra cemevi ve kilisenin dezenfekte edildiği öğrenildi. 

    Mezopotamya Ajansı‘nda yer alan habere göre kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri koronavirüse karşı camiler ve cemaatlere bağlı Kur’an kurslarında dezenfekte çalışması başlatmış, kentte bulunan kilise ve tek cemevini ise es geçmişti.

    Yapılan bu haberden sonra cemevi ve kilisenin belediye yetkililerince dezenfekte edildiği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Malatya’da yurttaştan tepki: Kırsal mahallede dezenfekte çalışması neden yok?

    Malatya’da yurttaştan tepki: Kırsal mahallede dezenfekte çalışması neden yok?

    PİRHA – Koronavirüsü önlemek amacıyla dezenfekte çalışmaları devam ederken Malatya Yeşilyurt ilçesine bağlı Dilek Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, belediye ekiplerinin dezenfekte çalışmalarının yetersiz olduğunu belirttiler. 

    Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede dünyanın pek çok ülkesinde ölümlere yol açan koronavirüse karşı Sağlık Bakanlığı yerel yönetimlere talimat göndermişti.

    Bu kapsamda belediyeler dezenfekte çalışmalarına başladı, ama çalışmaların kırsal kesimlerde yapılmadığı iddia edildi.

    Malatya Yeşilyurt ilçesine bağlı Dilek Mahallesi’nde oturan mahalle sakinleri, belediyenin yetersiz çalışma yaptığını  ileri sürerek, “Belediyeler dezenfekte çalışmaları yaptıklarını söyleyip, bunu kamuoyu ile paylaşıyorlar. Peki bu çalışmalar neden zengin muhitlerde yapılıyor da kırsal mahallelerde yapılmıyor. Şu ana kadar bir tane görevli görmedik mahallede dezenfekte çalışması yapan. Eminiz, kırsal diğer mahallelerde de durum aynı. Buradan yetkililere sesleniyoruz, zengin muhitlerde oturanlar insansa bizler de insansız. Vatandaşlar panik halinde ve vatandaşlar yetkililerin yanlarında olduklarını hissetmek istiyor” ifadelerinde bulundular.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Dersim Newroz Tertip Komitesi: 1 Mayıs’a Newroz ruhuyla hazırlanıyoruz-VİDEO

    Dersim Newroz Tertip Komitesi: 1 Mayıs’a Newroz ruhuyla hazırlanıyoruz-VİDEO

    PİRHA – Dersim Newroz Tertip Komitesi, Newroz’un yaşanan virüs salgını nedeniyle iptal edildiğini açıkladı. Komite, Newroz ruhunu 1 Mayıs’a taşıyacaklarını belirterek çağrı yaptı.

    Koronavirüs salgını nedeniyle bir hafta boyunca yapılacak olan bölgesel Newroz mitingleri iptal edilmişti.

    Dersim Newroz Komitesi de konuya ilişkin HDP il binasında açıklama yaptı. Siyasi parti ve kurum temsilcilerinin katıldığı açıklamada, Newroz ruhunun 1 Mayıs’a taşınacağı, alanlarda olunacağı belirtildi.

    Açıklamayı okuyan HDP Merkez İlçe Eş Başkanı Özlem Toprak şunları kaydetti:

    “Tertip komitesi olarak 22 Mart Pazar günü yapacağımız Newroz mitingimizi dünya genelinde yayılan ve tüm insanlığı tehdit eden koronavirüsü sebebiyle iptal ettiğimizi belirtmek istiyoruz. Bizler açısından son derece önemli olan ve hiçbir koşulda kutlamaktan asla vazgeçmeyeceğimiz büyük acılar, bedeller ve mücadeleler sonucunda büyüttüğümüz Newroz Bayramı kitlesel kutlamalarını iptal etme kararını almanın son derece zor olduğunun bilinmesini istiyoruz.

    Ancak halkımızın ve tüm insanlığın sağlığının da çok önemli olduğu bilinci ve sorumluluğu ile böyle bir karar almanın insani, ahlaki ve siyasi açıdan zorunlu olduğuna inanıyoruz.

    Bu zor günleri atlatarak 1 Mayıs’a Newroz ruhuyla hazırlanacağımızı ve görkemli bir kutlama ile alanlarda olacağımızı belirtmek istiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Sağlık Bakanı: Vaka sayısı 5’e yükseldi

    Sağlık Bakanı: Vaka sayısı 5’e yükseldi

    PİRHA – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. Koca, vaka sayısının 5’e yükseldiğini duyurdu. 

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs vaka sayısının 5’e yükseldiğini duyurdu. Koca’nın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

    “Sabah erken saatlerde kamuoyu ile ikinci vakayı paylaştık. 10 Mart itibari ile olayın Türkiye’deki seyri diğer ülkelere göre avantajlı konumunda. Tedirgin olmamalıyız. DSÖ benzer bir tabloyu yaklaşık 20 yıl önce de ilan etmişti. Dün Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bir toplantı yaptık. Katılımcı sayısı 40’ın üzerindeydi. İleriye dönük pek çok tedbir konuşuldu.

     

    HASTANELERE ZİYARETÇİ KISITLAMASI

                                                                            Yeni aldığımız tedbirler ise, hastanelerimize ziyaretçi kısıtlaması getiriyoruz. Mesai saatleri içerisinde ziyaretçi alınmayacak. Kamu çalışanlarından kronik hastalığı olanlar kolaylıkla izin alabilecek. Vatandaşımızın herhangi bir hastalık bulgusu olduğunda ALO 184’ü arayabileceği, korona enfeksiyonuna dair bir hat kurmaya başladık. İlk, orta ve liseler 16 Mart’tan itibaren tatil edildi, ara tatil öne çekildi. Üniversitelerin ise 3 haftalık bir arası var. Ayrıca dün bir genelge ile kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatlerini kısıtlayan bir açıklama oldu. Yurt dışından dönen için 14 gün kuralının olduğunu biliyorsunuz. Bugün 14 gün izinli sayılacak kararı çıktı. Sağlık kurumlarına gitmelerine gerek kalmayacak.  

     

    “YURT DIŞINA ÇIKILMAMASI GEREKİYOR”                                                     

    Yurt dışına mümkün mertebe çıkılmaması gerektiğini belirtiyoruz. Yurt dışında olanların ise Türkiye’ye dönmek için ısrarcı olmalarını yanlış buluyoruz. Olabildiğince bu dönemde kendilerini izole etmeleri gerekiyor. İnsan trafiği ile bağlantı halinde olduğumuz, Avrupa’da hızla artan, bir günde, Belçika’da 47 Hollanda’da 111, Almanya’da 822 ilave olmak üzere giderek hızla artan bir salgın görüyoruz.

     

    İran, İtalya, Güney Kore, Irak ve Çin şeklindeydi, 9 tane ülkeye daha seyahat yasağı kararı verildi. Önümüzdeki günlerde dünyadaki seyri görerek dinamik bir yapı ile alabileceğimiz kararları taşımış olacağız.

    5 VAKA BİRBİRİYLE BAĞLANTILI

    İlk iki vakamızın belirli bir odağı var, 3 yeni tanı daha koyduğumuzu söylemek isterim. 5 vakanın tamamı doğrudan birbiri ile bağlantılı. 

     

    ABD’de 54 ülkeye seyahat kısıtlaması koydu. Ama Türkiye risk listesinde bulunmuyor. 

     

    4-5 haftanın çok önemli olduğunu ve tedbirlere sarılmamız gerektiğini de söylemek isterim. Yaygın temasla kış aylarında daha çok yayıldığını biliyoruz. Unutmayalım ki koronavirüs aldığımız tedbirlerden daha güçlü değildir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türkiye’de koronavirüs testi yapılan hastanelerin listesi açıklandı

    Türkiye’de koronavirüs testi yapılan hastanelerin listesi açıklandı

    PİRHA – Çin’in Vuhan şehrinden dünyaya yayılan ve küresel salgın olarak ilan edilen yeni tip koronavirüs Türkiye’de de etkisini göstermeye başladı. Ülkemizde vaka sayısının ikiye yükselmesi üzerine Sağlık Bakanlığı bir liste yayınlayarak koronavirüs hastalarının başvurabileceği hastanelerin listesini yayınladı.

    Çin’in Vuhan şehrinden dünyaya yayılan ve küresel salgın olarak ilan edilen yeni tip koronavirüs Türkiye’de de etkisini göstermeye başladı. Ülkemizde vaka sayısının ikiye yükselmesi üzerine Sağlık Bakanlığı bir liste yayınlayarak koronavirüs hastalarının başvurabileceği hastanelerin listesini yayınladı.

    Dünya genelinde 4 bin 700’ün üzerinde kişinin ölümüne neden olan koronavirüs salgını nedeniyle Sağlık Politikaları Kurulu, ilköğretim ve ortaöğretimde eğitime 1 hafta ara verdi; üniversitelerin de 3 hafta tatil edildiği açıklandı. Spor müsabakalarının ise Nisan ayı sonuna kadar seyircisiz oynatılma kararı verildi.

    Sağlık Bakanlığı, vatandaşları hastalığa karşı uyarırken, yeni tip koronavirüs belirtilerinin, solunum yolları hastalıklarına benzer, yüksek ateş, öksürük, nefes darlığı ve halsizlik gibi belirtiler gösterdiğini açıkladı. Bakanlık, yayınladığı liste ile Türkiye genelinde koronavirüs hastalarının başvurabileceği hastaneleri açıkladı.

    İŞTE O HASTANELER:

    – Adana Şehir Hastanesi

    – Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Ankara Şehir Hastanesi

    – Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Bursa Şehir Hastanesi

    Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi

    – Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    Eskişehir Şehir Hastanesi

    – Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    Isparta Şehir Hastanesi

    – Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    İzmir Dr. Suat Ceren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Kayseri Şehir Hastanesi

    Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi

    – Yozgat Şehir Hastanesi

  • HDP Sözcüsü Ebru Günay: Newroz’un görkemini 1 Mayıs’a taşıyacağız

    HDP Sözcüsü Ebru Günay: Newroz’un görkemini 1 Mayıs’a taşıyacağız

    PİRHA – HDP Sözcüsü Ebru Günay, koronavirüs nedeniyle iptal edilen Newroz mitinglerini 1 Mayıs’a taşıyacaklarını belirterek, cezaevlerinde risk grubunda bulunan hasta tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Partisinin dün olağanüstü Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına dair konuşan Günay, “Önemli tartışmalar yürüttük, önemli kararlaşmalara vardık. Bu toplantıya giderken sevgili Selçuk Mızraklı’ya ceza verildi. Tabii bu aslında AKP’nin Kürt düşmanlığı politikasının açık göstergesidir. Bizim toplantımız devam ederken Diyarbakır’da aralarında avukatların da olduğu 13 kişi gözaltına alındı. Hafta başında gazeteciler tutuklandı. Yani AKP hükümeti bir kez daha muhaliflere yönelik düşman hukukunu işletmeye başladı ve bunu yargı eliyle yapıyor. Hükümete çağrı yapıyoruz, muhaliflere yönelik baskı politikalarından ve düşman hukukundan bir an önce vazgeçin” uyarısında bulundu.

    “NEWROZ’UN GÖRKEMİNİ 1 MAYIS’A TAŞIYACAĞIZ”

    Günay’ın açıklamaları şöyle:

    “Kuşkusuz bizim için de zorlu bir karar oldu. Newroz’un görkemi ve baharın gelişi ayrı bir anlam ifade ediyordu. Newroz’un görkemini yine bir direniş bayramı olan 1 Mayıs’a taşıyacağız. Halkımızın bu salgın riskini başarıyla atlatacağını ve 1 Mayıs’ta Newroz ruhuyla alanları dolduracağına inancımız tam. Bu salgın nedeniyle kitlesel kutlamaları askıya almış olsak da, Newroz yüzyıllardır devam eden bir direniş ve halk bayramı. Halkımız bulunduğu her yerde, evinde Newroz’u bayram gibi karşılayacaktır. Kendi kutlamalarını sokağında, evinde salgın riskini dikkate alarak büyük bir coşku ile yapacaktır.

    “SİSTEM SALGINLARA KARŞI ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR”

    Koronavirüse yönelik de değerlendirme ve tartışmalarımız oldu. Bir kez daha açığa çıktı ki toplumları savaşa, ölüme, yoksulluğa sürükleyen bu sistem, toplumu doğal afetlere ve felaketlere karşı savunmasız bırakıyor. Bunu bir kez daha açık bir şekilde gördük. Sistemin kendisi ekolojik dengeyi bozarak bu tür küresel salgın ve afetlerin yaşanmasının temel sebebidir. Dünyada bu durum ciddi bir şekilde tartışılırken maalesef başta Sağlık Bakanı olmak üzere iktidar yetkilileri durumun ciddiyetinden uzak bir şekilde olaya yaklaşmaktadır. Bu konuda tedbirlerin bir an önce kamuoyu ile paylaşılması, tedbirlerin şeffaf yürütülmesi, çalışmalar yürütülürken sağlık örgütleri ile koordineli bir çalışma yürütülmesi esas alınmalıdır. Kamuoyu gerçek ve doğru bilgiye ulaşabilmelidir, bu sağlanabilmelidir. Halk sağlığını ilgilendiren konularda halkımız doğru bilgilendirilmelidir. AKP bütün doğal afetlerde ve kriz alanlarında meseleyi iç güvenlik meselesine dönüştürerek ve kendi iktidarını sürdürmeye çalışarak kriz süreçlerini yürütüyor.

    “AKP SALGINDAN SİYASİ ÇIKAR DEVŞİRMEMELİ”

    Bunu Elazığ depremi ve çığ meselesinde gördük. Bu mesele bir iç güvenlik meselesi, AKP’nin kendisine iktidar devşireceği bir mesele değil; bu mesele tam da halk sağlığını ilgilendiren bir meseledir. AKP buradan bir siyasi çıkar çabasına girmemelidir. Yoksullara yönelik hijyen ve dezenfektan malzemeleri bir an önce ücretsiz dağıtılmalıdır. Bu, sosyal devlet olmanın gereğidir. AKP ve Sağlık Bakanlığı bu konuda gerekli girişimleri başlatmalıdır.

    “HASTA TUTSAKLAR BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKILMALI”

    Bir diğer risk alanı maalesef ki cezaevleri. Cezaevlerinde sağlık sistemindeki sorunlar da düşünüldüğünde ayrı bir önleme ve tedbire ihtiyaç var. Başta hasta mahpuslar olmak üzere risk grubunda bulunan bütün tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalı ve onların hijyen koşullarına ulaşması sağlanmalıdır.”

  • 16 Mart’tan itibaren okullar tatil

    16 Mart’tan itibaren okullar tatil

    PİRHA – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın yaptığı açıklamada okulların 16 Mart’tan itibaren tatil edileceğini aktardı. 

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, koronavirüs nedeniyle okulların 16 Mart’tan itibaren tatil edildiğini açıkladı.

    Kalın’ın açıklaması şöyle:

    “İlk, orta ve lise okulları 16 Mart’tan itibaren 1 hafta tatil edilecek, uzaktan eğitim olacaktır. Üniversitelerimizle ilgili de,  16 Mart tarihinden itibaren üniversitelerimiz 3 hafta tatil edilecektir.

    Etkinlikler uzmanların yaptığı tavsiyeler çerçevesinde spor müsabakalarının Nisan sonuna kadar seyircisiz oynanması kararı alınmıştır.

    Daha önce bakanımızın da ifade ettiği gibi yurt dışından Türkiye’ye gelen vatandaşlarımızın kendilerini kontrol etmeleri büyük önem arz etmektedir. Bu süreci paniğe kapılmadan birlikte atlatma kabiliyetine sahibiz. Hayatımızda bir panik havası yaratmadan tedbirleri uygulamak suretiyle hep birlikte yürüteceğiz.

    YURT DIŞINA ÇIKIŞ İZNE TABİ

    Kamu görevlilerinin yurt dışına çıkışı izne tabi olacaktır.

    Bu süreci, el birliğiyle ne rehavete ne de paniğe kapılmadan, inşallah birlikte atlatma imkan ve kabiliyetine sahibiz. Dünyadaki tabloya baktığınızda Türkiye’de alınan tedbirlerin etkili olduğunu görüyoruz.

    23 MART’TAN İTİBAREN UZAKTAN EĞİTİM 

    Öğrenciler, 23 Mart’tan itibaren bir hafta süreyle evden internet ve televizyon kanalları üzerinden eğitimlerine devam edecekler.

    Yapılan testler sonucunda 1 kişide pozitif çıktı sonuçlar. Sağlık durumu iyi, etrafında onunla ilgili karantinaya alınan kişilerde sorun yok.

    İtalya’dan tahliye planımız şu anda yok. Vatandaşlarımızın orada kendilerini koruma altına son derece önemli, ama Türkiye’ye gelmeleri durumunda Sağlık Bakanlığı’nın tavsiyelerini dinlemeleri son derece önem arz ediyor.

    Şu an itibariyle tek vaka, tespit edilen tek vaka var.

    Cumhurbaşkanımızın yurt dışı planlarını da bir süre erteliyoruz.

    Dershanelere tavsiyemiz okullarla ilgili ara verme takvimine kendilerini uydurmaları.”

    (HABER MERKEZİ)