Etiket: koyunbaba türbesi

  • Karabudak: Koyunbaba Dergahına cami yapmak makbul Alevi yaratma girişimidir-VİDEO

    Karabudak: Koyunbaba Dergahına cami yapmak makbul Alevi yaratma girişimidir-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan Koyunbaba Türbesine cami yapılmasına tepki gösterdi. Karabudak, “Çorum Koyun baba Türbesine cami yapma girişimindeki amaç Alevileri asimile ederek kendi makbul Alevisini yaratma girişimidir” dedi.

    Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan Koyunbaba Türbesi, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının hedefinde. İlk olarak 2015 yılında türbenin yemekhanesi müftülük tarafından mescide çevrilip imam atanmıştı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulunarak hukuk mücadelesi başlatmıştı.

    Geçen aylarda dergahın önüne cami temeli atıldı. MHP’li Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, 5 Aralık 2019’da yapılan Koyunbaba Kültür Derneği’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada dergahın gerçek sahiplerine verilmesi ve yanına bir cemevi yapılması sözünü vermişti. Ancak Ahmet Gelgör, belediye başkanı seçildikten sonra Koyunbaba Türbesi ve Dergahı’nın önünde Alevilerin cem yaptığı alana cami temeli attı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Çorum’da Koyunbaba Türbesi’ne cami temeli atılmasını  PİRHA’ya değerlendirdi.

    “CAMİ CEMEVİ PROJELERİ ZAMAN ZAMAN HAYATA GEÇİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Geçmişten bugüne Alevileri asimile etmek için bu tür çalışmaların yapıldığını belirten Karabudak, “Cemevi-cami projesi şu anda yok gibi gözükse de dönem dönem bunu farklı yerlerde hayata geçirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Çorum Osmancık’ta Koyunbaba Türbesinin bulunduğu yere cami yapmanın doğru olmadığını belirten Karabudak, “Osmancık Koyunbaba Türbesinde görüldüğü gibi yüzyıllardır orada olan cemevinin yanına cami yaparak insanları yan yana tutmaya çalışmak istiyorlar” diye belirtti.

     “AMAÇ MAKBUL ALEVİ YARATMAK”

    Kendi inançlarıyla alakası olmayan caminin Koyunbaba Dergahının olduğu yere yapılmasının kabul edilebilir olmadığını belirten Karabudak, şunları belirtti:

    “Cami-cemevinin bir arada olması bizim ritüellerimize uymayan bir durumdur. Burada amaç Alevileri asimile etmek, kendine benzetmek ve makbul Alevisini yaratmaktır.”

    Busa Nehir Demir-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösterdi. Doğan, yıllardır insanların cemlerini yaptığı, deyişlerini söylediği bir yere cami yapılmasının bir asimilasyon girişimi olduğunu belirtti. Doğan, Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce’de zorla ezan okunmasının insan hakları ihlali olduğunu da kaydetti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılması ve Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce‘de ezan okunmasına tepki gösterdi.

    “Alevilerin OLDUĞU HER ALANDA ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    PİRHA’ya konuşan Nezahat Doğan, Alevilere dönük asimilasyon politikalarının hızını kesmeden devam ettiğini belirterek, “Çorum Osmancık’ta bulunan “Koyunbaba Türbesi/Derahı’na daha önce gidip ziyaretlerde bulundum. Orada yıllardır cemlerimiz yapılır, deyişlerimiz okunurdu. Gelinen noktada Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın olduğu yere bir cami yapılmak isteniyor” dedi.

    “ALEVİLERE AİT KOYUN BABA TÜRBESİ’NİN OLDUĞU YERE CAMİ YAPILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın Aleviler için çok önemli bir yer olduğunu belirten Doğan, Koyunbaba Türbesi/Dergahı’ na cami yapılması bir asimilasyon girişimidir. Bunun önüne geçilmesi gerekir” diye belirtti.

    Cami yapımının önüne geçilmesi için Alevi kurumlarına çağrıda bulunan Doğan, sözlerini söyle sürdürdü:

    “Bunun önüne geçilmesi için ne yapılmalı? Bütün canlar, bütün kurumlar bir araya gelmeli. Çünkü bu tür uygulamaları biz daha önce farklı yerlerde gördük. Geçmişte bu tür girişimlere karşı protestoların yapıldığı, alanlara çıkıldığı ve kazanımlarımız olduğunu biliyoruz. Yine buna benzer bir şey yapılabilir. Bu bağlamda o yüzden ben buradan tüm canlara, tüm kurumlara  Koyunbaba Türbesine/Dergahı’na sahip olmaya, sahip çıkmaya davet ediyorum.”

    “ALEVİ KÖYÜNDE ZORLA EZAN OKUNMASI İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

    Asimilasyonun bir örneğinin de Tokat’ın Reşadiye ilçesi Güllüce köyünde yaşandığını belirten Doğan, “Alevi köyü olan Güllüce de bir cami var. Oradaki yaşayan köylülerin ‘bunu yapmayın, biz istemiyoruz’ demelerine rağmen ısrarla ezan okunması sürdürülüyor. Köylülerin ezan okunmasını istememesine rağmen zorla dayatma yaşanıyor. Siz istemeseniz de yine de biz yaparız dayatması var. Elbette bu yapılanlar bugünle sınırlı bir şey değil. Bu daha önce alt yapısı hazırlanmış, yıllardan beri süregelen bir asimilasyon politikasıdır. Orada bulunan insanların insanlık hakları, görüşleri, yaşamı dünyaya bakışının hiçbir önemi yok. İstenmediği halde ezanın zorla okutulması insan üzerinde yapılan en büyük psikolojik baskıdır” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Dede Aksoy: Koyunbaba Türbesi’ne yapılan caminin iptali için mahkemeye gideceğiz

    Dede Aksoy: Koyunbaba Türbesi’ne yapılan caminin iptali için mahkemeye gideceğiz

    PİRHA- Çorum’un Osmancık ilçesinde Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösteren HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, “Daha önce kitlesel olarak cem yaptığımız açık alana cami temeli attılar. 200 yıllık çam ağaçlarını kestiler, Koyunbaba’nın silüetini bozdular. Avukatımızla birlikte caminin iptali için konuyu mahkemeye taşıyacağız” dedi.

    Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan Koyunbaba Türbesi/Dergahı, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının sık sık hedefi haline gelen önemli inanç merkezlerinden biri. İlk olarak 2015 yılında türbenin yemekhanesi müftülük tarafından mescide çevrilip imam atanmıştı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulunarak hukuk mücadelesi başlatmıştı.

    Son olarak dergâhın önüne cami temeli atıldı. MHP’li Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, 5 Aralık 2019’da yapılan Koyunbaba Kültür Derneği’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada dergâhın gerçek sahiplerine verilmesi ve yanına bir cemevi yapılması sözünü vermişti. Ancak Gelgör, belediye başkanı seçildikten sonra sözünü tutmadı, Koyunbaba Türbesi ve Dergahı’nın önünde, Alevilerin cem yaptığı alana cami temeli attı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “200 YILLIK ÇAM AĞAÇLARINI KESTİLER, KOYUNBABA’NIN SİLÜETİNİ BOZDULAR”

    Daha önce Koyunbaba Türbesi’yle ilgili mahkeme süreçleri yaşadıklarını ifade eden Nurettin Aksoy, “Dergâhımızı istedik onlar dergâhımızın önüne cami yaptılar. Daha önce kitlesel olarak cem yaptığımız açık alana cami temeli attılar. 200 yıllık çam ağaçlarını kestiler, Koyunbaba’nın silüetini bozdular. Yasadışı, kanunsuz bir şekilde camiyi inşa ettiler. Yaşananları Alevi kurumlarına ilettim ama şimdiye kadar hiçbir şey yapılmadı. Alevilerin şimdilik böyle bir derdi yok anlaşılan. Avukatımızla birlikte caminin iptali için konuyu mahkemeye taşıyacağız” diye konuştu.

    PİRHA/ÇORUM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Koyunbaba Dergahı’nın önüne cami yapılmasına tepki: Müsade etmeyeceğiz!

  • Koyunbaba Dergahı’nın önüne cami yapılmasına tepki: Müsade etmeyeceğiz!

    Koyunbaba Dergahı’nın önüne cami yapılmasına tepki: Müsade etmeyeceğiz!

    PİRHA- Çorum’un Osmancık ilçesinde Aleviler için önemli olan Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösteren Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan, “Bugüne kadar Aleviliği inanç olarak tanımayanlar, bedel ödeyen ulularımızın merkezlerine kendi ibadethanelerini inşa ediyorlar. Bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.

    Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan Koyunbaba Türbesi, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının sık sık hedefi haline gelen önemli inanç merkezlerinden biri. İlk olarak 2015 yılında türbenin yemekhanesi müftülük tarafından mescide çevrilip imam atanmıştı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulunarak hukuk mücadelesi başlatmıştı.

    Son olarak dergahın önüne cami temeli atıldı. MHP’li Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, 5 Aralık 2019’da yapılan Koyunbaba Kültür Derneği’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada dergahın gerçek sahiplerine verilmesi ve yanına bir cemevi yapılması sözünü vermişti. Ancak Gelgör, belediye başkanı seçildiği gibi verdiği sözü tutmak bir yana, Koyunbaba Türbesi ve Dergahı’nın önünde, Alevilerin cem yaptığı alana cami temeli attı.

    “İNSANLIK DEĞERİNE YAPILAN BİR SALDIRI”

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan, ilçede çok sayıda caminin bulunduğunu, buna rağmen Aleviler için kutsal olan bir yere cami yapılmasının iyi niyetli bir hamle olmadığını belirtti.

    Alevilere yönelik inkar ve asimilasyon politikalarının yürütüldüğünü dile getiren Erkan, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “İlçede sadece Koyunbaba Türbesi değil ilçenin tamamında Alevilere dönük ciddi bir asimilasyon söz konusu. Alevilerin inanç yerleri Diyanete teslim ediliyor. AKP hükümeti yasayı, hukuku askıya almış durumda. Alevilik hümanist düşünceyi odağına alan bir inanç. Bu saldırılar aynı zamanda insanlığın değerini ortadan kaldırmaya yönelik teşebbüslerdir, özgürce ibadet etmenin önüne set çekmektir. İnsan hakları bu ülkede Alevilere, demokratlara, aydınlara işlemiyor. Bugüne kadar Aleviliği inanç olarak tanımayanlar, bedel ödeyen ulularımızın merkezlerine kendi ibadethanelerini inşa ediyorlar. Bu şekilde acı çektiriliyor Alevi inancına ve kültürüne karşı. Fakat buna müsaade etmeyeceğiz. Süreci takip ediyoruz. Gerekeni yapacağız.”

    Fatoş SARIKAYA/ PİRHA

  • Camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için temyiz talebi reddedildi

    Camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için temyiz talebi reddedildi

    PİRHA –  Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan ve camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için yapılan temyiz kararı Danıştay tarafından reddedildi. Karara tepki gösteren HBVAKV Çorum Şube Başkanı Aksoy, “26 caminin ve bir o kadar da kuran kursunun olduğu bir bölgede bir tek Alevilere ait Koyunbaba Dergahı’nın dahi Aleviler tarafından kullanılmasına tahammülleri yok” dedi. Avukat Doğan Öksüz de davanın takipçisi olacaklarını belirterek, AHİM’e kadar gideceklerini söyledi. 

    Çorum’un Osmancık İlçesin’de bulunan Koyunbaba Türbesi’nin camiye dönüştürülmesi konusunda Çorum İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedilmesi üzerine karara karşı Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvuru yapılmıştı. Ancak Danıştay 10.Hukuk Dairesi  iki cümleyle gerekçe yazarak temyiz talebini reddetti.

    Konuya ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy ve davanın Avukatı Doğan Öksüz ile konuştuk.

    “4 YIL SÜREN DAVAMIZ İKİ CÜMLEYLE REDEDİLDİ”

    Osmancık Koyunbaba Türbesi’nde yüz yıllardır Alevi-Bektaşi geleneklerinin yürütüldüğünü, insanların orada kurbanlarını tığladığını ve cemlerin yapıldığını hatırlatan HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, sürece ilişkin şu bilgiler paylaştı:

    “Koyunbaba Türbesi’nin asıl ismi Seyit Ali Sultan’dır. Yüz yıllardır bu gelenekler orada yaşatılıyor. Son yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü oraya bakım amaçlı el koyduğunda cemaatler orayı mekan tutu. Osmancık’ta Alevi toplumu olarak bir araya geldiğimizde AKD’nin buluşmasında bir araya geldiğimizde bir cem ihtiyacı duyduğumuzda Koyunbaba’nın o şekilde devam ettiğini farkına vardık ve taleplerimiz oldu. Tarikat orayı boşalttı bu sefer de Tokat Bölge Müdürlüğü’ne talebimizi ilettik fakat bizim taleplerimiz iki sene sürmesine rağmen Kayunbaba’da bir mahalle muhtarının ve mahalle sakinin verdiği dilekçe 13 gün içinde sonuçlandı ve orası camiye dönüştürüldü. Yani Koyunbaba’daki aşevi ve cemevimiz camiye dönüştürüldü. Biz Çorum Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurduk. Mahkeme oldu ve biz kaybettik. Daha sonra Danıştay’a müracaat ettik. Danıştay davamız yaklaşık 4 yıl bekletildi. Bu bekleme neticesinde de geçen hafta iki cümlelik bir sebeple bizim talebimiz reddedildi.”

    AKSOY: BÜYÜK BİR ASİMİLASYON VAR, BİR KORKU HAKİM

    6 bine yakın Alevi nüfusu olan Osmancık’ta Alevilerin kendilerini ifade edemediğini kaydeden Aksoy, “Büyük bir asimilasyon var. Orada bir dernek bile kendini toparlamıyor, bir korku hakim olmuş. İnsanlar kendi dergahlarına sahip çıkamıyor. 26 caminin ve bir o kadar da kuran kursunun olduğu bir bölgede bir tek Alevilere ait Koyunbaba Dergahı’nın dahi Aleviler tarafından kullanılmasına tahammülleri yok” dedi.

    “ÇAĞRILARIMIZ KARŞILIK BULMUYOR”

    Aksoy, yapacağı çağrılarının karşılık bulmadığını, asimilasyonun hızla devam ettiğini ve eğitimin de bu sisteme dahil olduğunun altını çizerek, “Alevi inancının geleceği üzerinden çocuklarımızı, inancına sahip çıkacak ya da bilinçlendirecek bir duruma daha sıkı sarılmamız, sahiplenmemiz gerekiyor” dedi. Aksoy, bu davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “Bizler bunun karşısında sessiz kalmamamız gerekiyor. Koyunbaba sahipsiz değildir onun davasını, mekanını elde etmek için mücadele edeceğiz” dedi.

    Davanın hukuki sürecini ise Avukat Doğan Öksüz değerlendirdi. Koyunbaba Türbesi’nin 2013-2014-2015 yıllarında taraflarına tahsisi konusunda Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na dilekçe verdiklerini hatırlattı.

    “KONU ALEVİLER OLUNCA İKİ CÜMLEYLE SOMUT BİR GEREKÇE SUNMADAN REDDEDİLDİ”

    2016 yılında Danıştay’a yaptıkları başvurunun 4 yıl sürdüğüne dikkat çeken Aksoy, “Aradan 4 yıl geçtikten sonra Danıştay 10. Dairesi ilgili 2016/2651 esas sayılı kararı ile sadece 2 cümleyle ‘idari yargılama usul kanunu 49. Maddede belirtilen temyiz sebepleri bulunmamaktadır’ şeklinde iki cümleyle bizim temyiz talebimizi reddetti. Burada biz 4 yıl sadece bu iki cümleyi yazmak için bekletilmesinde bir kasıt arıyoruz. Bizim netice AİHM’ye gitme sürecimizin önünde bir engel. Bu iç hukuk yolunu tüketmemiz gerekir. Maalesef 4 yılı biz Danıştay’da boş yere harcamış olduk. Özellikle 10. Hukuk Dairesi Ayasofya kararında din ve vicdan hürriyetinden demokrasiden tarihe saygıdan bahsederken konu Alevilerin inanma hakkı olduğunda ise maalesef sadece iki kelimeyle somut bir gerekçe sunmadan bizim bütün iptal ya da temyiz gerekçelerimize tek tek cevap vermeyi dahi gerek görmeden 2 cümleyle bizim talebimizi reddetmiş gözüküyor” diye konuştu.

    “BİZİ AVRUPA MAHKEMELERİNE MAHKUM EDECEKSİNİZ”

    İç hukuk yollarını tüketmek için tekrar başvuru yaptıklarını kaydeden Öksüz, dilekçede, ‘Biz burada artık İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden hukuk mücadelemizdeki bir engeli daha ortadan kaldırmak için başvuruyoruz. Bizi anlaşılan odur ki yine Avrupalılara mahkûm edeceksiniz. Biz bunu kendi içimizde halletmek isterdik” ifadelerini kullandığını söyledi.

    “KOYUNBABA TÜRBESİ ŞU ANDA CAMİ”

    Koyunbaba Türbesi’nin Aleviler için önemine vurgu yapan Av. Öksüz, şunu söyledi:

    “Osmancıkta 26 cami var, Onlarca mescitte Kur’an kursu var ve Alevilerin de tek bir dergâhı var orada. Sadece Osmancık Alevileri değil, Çorum, Tokat, Amasya, Samsun bütün bölge Alevilerinin çok önemli bir inanç merkeziydi orası. Tıpkı İstanbul’daki Karaca Ahmet gibiydi. Ancak ihtiyaç gerekçesiyle birkaç kişiden dilekçeler alındı bizim camiye ihtiyacımız var şeklinde mahalle halkından. Cami yapıldı şu anda. Biz araştırma yaptık gerçekten bir camiye ihtiyaç var mı 26 cami olmasının ötesinde aynı civarda 5 tane cami tespit ettik mahalle halkına yakın 800 metre, 500 metre yakınlarda. Onları da dosyaya kazandırdık. Ama maalesef öyle bir karar çıktı.”

    Karar düzeltme dilekçesinin cevabı geldikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini kaydeden Av. Doğan Öksüz, “Anayasa Mahkemesi’nden muhtemelen istediğimiz sonucu alamayacağız. Çünkü burada ibadethane sayılıp sayılmaması hususunda kilitleniyor. Alevi inancının bir inanç kabul edilip edilmemesi hususuna, Diyanet İşleri de dilekçelerinde İslam’ın genelinde de olmasa Aleviliğin bir felsefe olduğunu dile getirmişlerdi, onu kabul etmiyorlardı. Mahkeme de o doğrultuda bir karar vermiş oldu bu şekilde” dedi.

    “DİYANET BİZİ MEZHEPÇİLİKLE SUÇLADI”

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na gönderdikleri dilekçede mezhepçilik suçlamasına maruz kaldıklarına dikkat çeken Öksüz, şunları kaydetti:

    “İslamiyet’in ibadethanesi camidir. Siz mezhepçilik yapıyorsunuz’ dedi. Biz de dedik ki, ‘bu ülkede yaklaşık 15 milyon Alevi-Bektaşi inancına sahip vatandaşımız var. 81 il valisi, 99 merkez valisi, 454 il vali yardımcısı, 957 kaymakam, 5252 il müdürlüğü, ilçe müdürü, 120 bin Diyanet personeli, 10 binlerce şef, yeni atanan rektörler, dekanlar ve tamamında Sayıştay, Anayasa Mahkemesi üyeleri… Alınan Alevi sayısı kaç? Sıfır. Şimdi dedik ki 100 metrekarelik bir yerin her türlü masrafı kendisine ait olmak üzere ibadethane olarak tahsisini isteyen Alevi-Bektaşilerin taleplerinin karşılığı mezhepçilik midir? Bunu sorguladık mahkemede ama maalesef karşılığı bu oldu. Mahkeme de buna bir cevap vermiş oldu. İnsan Hakları Mahkemesi, ‘Alevilerin inanma hakkı vardır diyor’ ve buna saygı göstermek zorundadır. Daha önce kararları vardır. Aleviler eğer cemevlerini, dergâhlarını ibadethane olarak belirlemiş iseler buna devletin bir yorumu karşı durması olamaz diyor’ ama burada bir devlet ideolojisini sergilemiş oldu mahkeme” diye konuştu.

    Semra ACAR/ÇORUM

  • Çorum’da Koyunbaba Kültür Derneği kuruldu

    Çorum’da Koyunbaba Kültür Derneği kuruldu

    PİRHA – Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevilerin önemli ziyaretlerinden olan Koyunbaba Türbesi’nin mescide çevrilerek imam atamasına karşı türbenin asıl sahibi olan Aleviler Koyunbaba Kültür Derneği’ni kurdu. 

    Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumun cemlerini yapıp ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’ne, müftülük tarafından imam atanarak türbe camiye dönüştürülmüştü. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin gerçek sahiplerinin Aleviler olduğunu belirterek, 2013, 2014 ve 2015 yılları içerisinde Koyunbaba Türbesinin vakıfa devredilmesi için ilgili birimlere başvurularda bulunmuşlardı.

    Alevilerin önemli ziyaret merkezlerinden biri olan Koyunbaba Türbesine mescit yapıp imam atanması Alevilerin büyük tepkisine çekmesine rağmen türbe ve dergah mescit olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Koyunbaba Dergahının gerçek sahibi Alevilere verilmesi için Koyunbaba Kültür Derneği kuruldu.

    Derneğin açılışına Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Kurucu Başkanı Muharrem Erkan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi Başkanı Dede Nurettin Aksoy ve sanatçı Tolga Sağ katıldı. Ayrıca Ordu, Fatsa, Ünye, Samsun, Merzifon, Amasya, Gümüşhacıköy, Tokat ve Çorum’dan temsilci ve üyeler katıldı. Koyunbaba Türbesinin ziyaretinin ardından Osmancık Belediyesi Kültür Merkezi Salonunda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ve Alevi Kültür Derneği semahçıları semah döndü.

    Koyunbaba Kültür Derneği Başkanı Satılmış Özcan yaptığı açılış konuşmasında dernek olarak Koyunbaba’nın felsefesini yaşatacaklarını belirterek, “Koyunbaba’nın felsefesinin yaşatarak gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz. Koyunbaba’nın yolundan giderek barış, sevgi için mücadele edecek, bu inancın yaşaması için çalışacağız” dedi.

    “DERGAHIMIZI GERİ İSTİYORUZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı ve Dede Nurettin Aksoy 2013 yılından beri dergahın gerçek sahibi Alevilere verilmesi için mücadele ettiklerini dile getirerek, “Dergahımız mescit olarak kullanılıyor ve bize kapalı. Davayı üst mahkemeye taşıdık ve üç yıldır karar bekliyoruz. Dört yıldır cemlerimizi dergahın bahçesinde yapıyoruz ve bizim için çok zor oluyor. Koyunbaba Kültür Derneğini kurduk, Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu ile bütünleşerek bu dernek ile mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu kurucu Başkanı Muharrem Erkan sistematik asimilasyon politikaları karşısında ancak örgütlü olarak durulabileceğini belirterek, Karadeniz Bölgesindeki Alevi sivil toplum örgütlerinin Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu çatısı altında toplandığının altını çizdi. Erkan, “Aleviler iade beklerken, dergah camiye çevrilip imam atandı. Orası artık cami, Sünniler namaz kılıyor, kuran kurslarına gidiyorlar. Dergahı camiye çevirmek, sadece bir inanç özgürlüğü ihlali değil aynı zamanda toplumsal barışın yok edilmesidir. Kamu gücüyle ideolojik ve mezhepçi işgaldir. Çünkü karar ile inkar edilen Aleviliktir. Alevilere ait dergaha el koymak, 139 caminin olduğu ilçede tek Alevi-Bektaşi dergahına tahammül göstermemek, ‘milletçe dayanışma ve bütünleşme’ değil kutuplaştırmadır. Alevilik bu ülkenin gerçeğidir ve yok sayılamaz. İnançların, ibadet yerlerinin ve kutsal değerlerin ne olup olmadığına karar vermek ya da belirlemek devletin görevleri arasında değildir” ifadelerini kullandı.

    “KADIN CİNAYETLERİNE ETKİLİ ÖNLEM ALINSIN”

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu ülkede son yıllarda sıkça yaşanan kadın cinayetlerine yönelik etkili önlemlerin alınması istendi. En son Ordu’da Ceren Özdemir’in katledilmesiyle olayın tahammül sınırını aştığının altı çizildi.

    Ordu Güvenç Abdal Kültür Derneği Başkanı Tuncay Özenç de ,”Katil, Amasya doğumlu Ankara nüfusuna kayıtlı. Katil daha önce bir çocuğu taciz edip öldürmüş. Cezaevinden firar etmiş ve Ordu sokaklarında geziyor. Bu katil Ordu sokaklarında geziyor ve kimsenin haberi yok. Emniyet, valilik, savcılık nerede, vatandaşını niçin uyarmıyor? Devletin güvenlik güçleri niçin gerekli önlemleri almıyor? Çok acı bir cinayet ve genç bir canımızı çekip aramızdan aldı. Psikopat katil öldürmek için canımızı hedef almış. Çocuklarımızı dışarı bırakmaya korkar hale geldik” diye vurguladı.

    NE OLMUŞTU

    Çorumlu Alevilerin türbeyi ilk istediği tarihten bir yıl sonra Koyunbaba Mahallesi Muhtarı Bahri Eke’nin müftülüğe, “Türbenin yanındaki yapının ramazan ayı nedeniyle ibadete geçirilmesi için din görevlisinin görevlendirilmesi” istemli dilekçe verdiği anlaşıldı. Bir grup mahalleli de muhtara destek verince türbe 25 Kasım 2014’te Osmancık Müftülüğü’ne devredildi.

    İlçede birden fazla Koyunbaba Camisi bulunduğundan bu yapıya Koyunbaba Türbesi Camisi adı verilip imam atandı. Türbenin cami yapıldığını öğrenen Aleviler, yürütmenin durdurulması için Çorum İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

    Osmancık’ta 26’ya yakın cami, onlarca mescit ve Kuran kursu bulunurken, tek bir cemevi olmadığı belirtilerek, “Sırf inkar politikası gereği bu alan mescide dönüştürülmüştür. Osmancık’ta Alevilerin Koyunbaba Türbesi dışında inançlarını yerine getirebileceği bir yer yoktur. Bu yer Çorum, Tokat, Amasya ve Samsun’daki 200 bin Alevinin tarihsel ve inançsal merkezidir” denildi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan savunmada, türbenin uzun yıllardır mescit olarak kullanıldığı ileri sürülerek, “Koyunbaba sadece belli bir mezhep veya meşrebe değil, millete mal olmuş bir zattır” denildi.

    Çorum İdare Mahkemesi, 31 Mart 2016’da vakfın talebini reddetti. Bunun üzerine vakıf, Danıştay’a başvurdu. Aleviler Danıştay’dan gelecek kararı bekliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevilerin ibadethanesi Koyunbaba Türbesi neden camiye dönüştürüldü?’

    ‘Alevilerin ibadethanesi Koyunbaba Türbesi neden camiye dönüştürüldü?’

    PİRHA – HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumun cemlerini yapıp ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’nin mescide çevrilmesini ve imam atamasını Başbakan Binali Yıldırım’a sordu. 

    HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevilerin ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’nin mescide çevrilmesini ve imam atamasını meclis gündemine taşıdı.

    Doğan, Başbakan Binali Yıldırımın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede şunlar ifade edildi:

    “Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumun cemlerini yapıp ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’ne, müftülük tarafından imam atanarak türbe camiye dönüştürülmüştür. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin gerçek sahiplerinin Aleviler olduklarını belirterek 2013, 2014 ve 2015 yılları içerisinde Koyunbaba Türbesinin vakıfa devredilmesi için ilgili birimlere başvurularda bulunduklarını belirtti.

    Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çorum Valiliğine sunulan başvuru dilekçesinde “Halkımızın inanç ve ibadetlerinin yerine getirilmesi için gerekli ortamı sağlamak, korumak, bakım ve temizliğini yapmak” gibi gerekçeler bulunmaktadır. Davanın avukatlarından Ahmet Özdel en son 18 Haziran 2015 tarihinde dilekçe verdiklerini belirterek, valiliğin iki yıl sonra 18 Ağustos 2017 tarihinde dilekçeyi yanıtlayarak Koyunbaba Türbesi’nin mescit olarak kullanıldığı ve mescide de imam atandığı için “Yapılacak bir şey bulunmadığını” belirttiğini bildirdi. Koyunbaba Türbesi’nin tabusunu isterken türbeyi kaybeden Aleviler, şimdi Danıştay’da haklarını arıyorlar.”

    Doğan, bu bağlamda Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:       

    • Basına ve kamuoyuna yansıyan iddialar doğru mudur? Bu iddialar neticesinde bir soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?
    • Yıllardır Alevi toplumu tarafından cem ve ibadet yeri olarak kullanılan Koyunbaba Türbesinin camiye dönüştürüldüğü ve imam atandığı bilgisi doğru mudur?
    • Koyunbaba Türbesi hangi ihtiyaç doğrultusunda camiye dönüştürülmüştür? Bu karar hangi tarihte, nerede alınmıştır?
    • Çorum Valiliği neden aradan iki yıl geçtikten sonra Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi’nce yapılan başvuruyu reddetmiştir? Bu süre zarfından neden başvurular yanıtsız bırakılmıştır?
    • Osmancık’ta 26’ya yakın cami, mescit ve kuran kursu bulunurken, tek bir cemevi olmamasının gerekçesi nedir?
    • Osmancık’ta Alevilerin Koyunbaba Türbesi dışında inançlarını yerine getirebileceği başka bir yer olmamasına rağmen neden talepleri geri çevrilmiştir? Çorum, Tokat, Amasya ve Samsun’daki yaklaşık 200 bin Alevinin inançsal merkezi olan Koyunbaba Türbesinin Alevilere iade edilmesine ilişkin ne tür çalışmalar yapmaktasınız? (HABER MERKEZİ)

  • Pir Yıldırım’dan Koyunbaba Türbesi’nin cami yapılmasına tepki: Bu zulümdür-VİDEO

    Pir Yıldırım’dan Koyunbaba Türbesi’nin cami yapılmasına tepki: Bu zulümdür-VİDEO

    PİRHA – Çorum’da Alevilerin, içinde cem yaptıkları Koyunbaba Türbesi’nin cami olarak kullanılmasına tepki gösteren Baba Mansur Ocağı Pirlerinden ve Okmeydanı Cemevi Dedelerinden Eren Yıldırım, “Bir inancın mensuplarının ibadethane olarak gördüğü bir mekana başka bir inanca mensup olan hocayı atamaları gerçekten insanlığa ve Aleviliğe yapılmış bir zulümdür” dedi. 

    İstanbul Okmeydanı Cemevi dedelerinden Eren Yıldırım, Çorum’da Alevilerin, içinde cem yaptığı Koyunbaba Türbesi’nin cami olarak kullanılmasına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “Türbelerimiz, dergahlarımız Alevi inancının var oluşu anlamında çok önemli” diyen Yıldırım, “Türbe ve dergahlarımıza sahip çıkma anlamında bayağı bir mücadele veriyoruz. Ama gelin görün ki Alevi inancını yok sayan, Alevi inancını kabul etmeyen bu zihniyet bizim inancımıza, bizim inancımızın ibadethanesi olan dergahlarımıza ve türbelerimize saldırmaya devam ediyor. Çok ahlaksızca yapılan bir durum” diye konuştu.

    “MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Yıldırım, “Bir inancın mensuplarının ibadethane olarak gördüğü bir mekana başka bir inanca mensup olan hocayı atamaları gerçekten insanlığa ve Aleviliğe yapılmış bir zulümdür.  Yüzyıllar boyunca Alevileri katlettiler. Ama bu son yüzyılda büyük bir şiddetle Alevi inancını katletmeye çalışan bir güruh var karşımızda. Her devrin Yezitleri var ama her devrin Hüseyinleri de var. Biz her devrin Yezid’ine karşı olduğu gibi günümüzün Yezid’ine de karşı Hüseyin olmaya, Hüseyince durmaya ve Hüseyin’in yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Dergahlarımızı ve bu güzel inancı bugünlere kadar getirenlerin hanelerine, ocaklarına sahip çıkmak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “PİRLERİMİZİN, MÜRŞİTLERİMİZİN DERGAHLARINA SAHİP ÇIKALIM” 

    Yıldırım Alevi toplumuna şu çağrıda bulundu:

    “Dergahlarınıza, türbelerinize, o her daim dilinizden düşürmediğiniz pirlerinizin, mürşitlerinizin mekanlarına sahip çıkın. Geçtiğimiz haftalarda “Alevilerin ibadethanesi camidir. Aleviler camiye gelebilir, Aleviler camiye de geliyor” sözlerini söyleyen zihniyete ve kuruma karşı Aleviler sesini yükseltmelidir. Artık “Alevilerin ibadethanesi cemevidir, biz nerede istiyorsak ibadetimizi orada yaparız” demelerinin gerektiğini düşünüyorum.”

    “ÇORUM KATLİAMI’NIN AYAK SESLERİNİ HALEN GÖRÜYORUZ”

    Çorum Katliamı’na dikkat çeken Yıldırım, “Çorum Katliamı’nın ayak seslerini hala günümüzde de görüyoruz. Bu zihniyet bunu yaparak yine böyle bir katliamın önünü açmaktadır. Ve bir ayrıştırmanın yolunu açıyor. Biz Çorum’da çok güzel bir projeye imza atıyoruz HBVAKV Çorum Şubesi olarak Çorum’da bir Rıza Şehri kurmak istiyoruz. Buradan Çorum’daki canlara da hatta Çorum’daki canlardan ziyade dünyada var olan bütün Alevi canlara diyorum ki kendi mekanlarınıza sahip çıkın” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER BU OYUNA DUR DEMELERİ GEREKİYOR” 

    “Belli egemen güçler bizleri başka bir şeye yönlendirebilir” diyen Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım son olarak şunları kaydetti:

    “Bizleri bir çatışmanın içerisine, ayrıştırmanın içerisine sürükleyebilirler. Sadece Alevileri de değil bütün inanç mensupları birbirinin inancına saygı duymalı. Yani bir canımız Alevi Sünni olsun, Türk, Kürt olsun fark etmez. Kim nerede nasıl ibadet etmek istiyorsa, kim kendini hangi dilde ifade etmek istiyorsa, kim kendini hangi ırka mal etmek istiyorsa buna herkesin saygı duyması gerektiğini düşünüyorum. Yani incinsen de incitme çok güzel bir sözdür. Ancak Aleviler artık kendilerini incitenlere fırsat vermemeli ve bu oyuna dur demeleri gerekiyor.”   (HABER MERKEZİ)

  • Nurettin Aksoy Dede: Koyunbaba Türbesi işgal altında; AİHM’ye gideceğiz

    Nurettin Aksoy Dede: Koyunbaba Türbesi işgal altında; AİHM’ye gideceğiz

    PİRHA – Çorum Osmancık’ta bulunan Koyunbaba Türbesi’ne İmam atanmasını ve devam eden hukuki süreci HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy ile konuştuk. Aksoy, yıllardır dergahlarının işgal altında olduğunu belirterek, “Bu baskılar yeni değil yüz yıllarıdır bunlarla karşı karşı karşıyayız. Birlikte olursak bunların üstesinden geliriz” dedi.  

    Çorum Osmancık’ta 26’ya yakın cami ve mescid var. Osmancık’ın içinde 4000-4500 Alevi var. Alevilerin ibadet edecekleri Koyunbaba Türbesi’ne imam atandıktan sonra ibadet edecekleri yer kalmadı. Çorum Osmancık’ta bulunan Koyunbaba Türbesi için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvurdu bulunarak hukuk mücadelesi başlattı.

    “KOYUNBABA TÜRBESİ 12 YIL ÖNCE TADİLAT GEÇİRDİ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy Dede, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.

    Koyunbaba Türbesiyle dört yıldır ilgilendiklerini söyleyen Aksoy, Osmancık’ta bulunan tek cem yürütülen Koyunbaba Türbesi’nin nasıl cemevine dönüştürüldüğünü anlattı.

    Koyunbaba Türbesi’nin 50-60 önce Kültür Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiğini söyleyen Aksoy, Koyunbaba Türbesi’nin yol üstünde olduğunu belirtti. Aksoy, 12-13 yıl önce türbenin bir tadilat geçirdiğini, tadilattan sonra oranın temizlik işlerini yapmak için birinin atandığını söyledi.

    Türbeye giden Alevi vatandaşların kurbanlarını kestiklerini ve ardından cem ibadetini yerine getirdiklerini söyleyen Nurettin Aksoy, “Türbe yol üstünde olduğu içinde Sünni vatandaşlar da gidiş-gelişte orada namaz kılıyordu. Türbenin bahçesinde ya da türbenin içinde, aş evinde değil” dedi.

    Dört yıldır Koyunbaba Türbesi’nde cem yaptıklarını ve lokma dağıttıklarını söyleyen Aksoy, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak Koyunbaba Türbesi’nin bakımını üstlenmek istediklerini ve bunun için de kaymakamlığın tahsis edeceği birinin maaşını ve sigortasını yatırmak üzere türbenin bakımını üstlenerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne dilekçe verdiklerini ancak dilekçelerine olumsuz cevap geldiğini söyledi.

    “AŞ EVİNİ MESCİDE DÖNÜŞTÜRDÜLER”

    Koyunbaba Mahallesi Muhtarı Bahri Eke’nin müftülüğe, “Türbenin yanındaki yapının ramazan ayı nedeniyle ibadete geçirilmesi için din görevlisinin görevlendirilmesi” istemli dilekçe verdiğini ve mahalleden de desteklerin geldiğini söyleyen Aksoy, “1,5 sene bizim dilekçemize cevap vermeyen müftülük ve valilik 13 gün sonra aş evimizi tamir ederek bacalarını kapatarak mescide dönüştürüp bir hoca atadı” diye konuştu.

    “AHİM’E BAŞVURUDA BULUNACAĞIZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını söyleyen Aksoy, açtıkları davayı kaybettiklerini ve bir üst mahkemeye yani Danıştay’a dava açıklarını oradan da red aldıklarını ancak kendilerine ilamı gelmediği için AİHM başvuruda bulunamadıklarını söyledi.

    Aksoy, mahkeme sürecinde, “Diyanet İşleri Başkanlığı da bizim açtığımız davaya karşı dava açtı ve  avukat parasını bizden talep etmek için icra kağıdı gönderdi. Bir senedir bu icranın gelip kapımıza dayanıp bizden tahsil edileceğini bekliyoruz” dedi.

    “OHAL NEDENİYLE CEM YAPAMADIK”

    OHAL nedeniyle geçtiğimiz yıl Koyunbaba Türbesi’nde cem yapamadıklarını söyleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy,  şöyle devam etti:

    “Osmancık Alevi Kültür Dernekleri Şubesi Başkanı Ali Görmez ve diğer yönetimi Koyunbaba’da etkinlik yaptılar. Kaymakamla, emniyet müdürüyle, belediye başkanıyla birlikte bir şey yapmaya kalktılar.  Etkinlikte konuşma yapan bir mülkü amir de bu bölgede evliyaların çok olduğunu, Koyunbaba’nın da bir evliya olduğunu, bunun yanı sıra Ebussuud’u da evliyalar listesine katıp bizim mekanımızda ecdadlarımızın kemiklerini sızlattılar.

    Dört yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini söyleyen Aksoy, şu anda Koyunbaba Türbesi’nde İmam’ın görev yaptığını ve türbenin mescit olarak geçtiğini aktardı.

    “DERGAHLARIMIZ İŞGAL ALTINDA”

    Alevilere yönelik tutuklamaların ve baskıların arttığını söyleyen Aksoy, mücadele çağrısında bulanarak şunları kaydetti:

    “Bunlar  beklenilen şeyler. Bunlar bizi yıldırmayacak. Biz birbirimize sahip çıkarsak, bir olursak bunların üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu tutuklamalar, Diyanet’in söylemleri yeni değil. Yüz yıllardır bulunduğumuz bölgede dergahlarımız işgal altında. Hem Diyanet tarafından hem vakıflar hem de müftülük tarafından. Hatta bir kısmı da yobaz Alevi dedeleri tarafından işgal edilmiş. Kendine ait olmayan ritüeller, bizim dergahlarımızı boyalarla badana yaparak bize ait olmayan bir ayetler yazılarak değiştirilmiş, geçmişe yönelik simgelerimiz, isimlerimiz, inanç değerlerimizin oradaki simgelerinin hepsi silinmiş. Dergahlarımız işgal altında. Bu saldırılar bizleri daha diri tutmalı. Bunun da  üstesinden geleceğimize inanıyorum.” (HABER MERKEZİ)  

     

  • Cem yürütülen türbe cami yapıldı; Aleviler Danıştay’dan gelecek kararı bekliyor

    Cem yürütülen türbe cami yapıldı; Aleviler Danıştay’dan gelecek kararı bekliyor

    Çorum’da Aleviler, içinde cem yaptıkları Koyunbaba Türbesi’nin cami olarak kullanılmasına karşı hukuk mücadelesini sürüdürüyor. Açılan davada savunma yapan Diyanet İşleri Başkanlığı, Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nda cami ve mescitlerin ibadet yeri kabul edildiğini kaydetti. Aleviler ise Danıştay’a başvurdu. 

    Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, on yıllardır cem yapılan Koyunbaba Türbesi’nin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvurdu.

    2 YIL SONRA ‘MESCİTE İMAM ATANDI’ YANITI

    Sunulan dilekçede, “Halkımızın inanç ve ibadetlerinin yerine getirilmesi için gerekli ortamı sağlamak, korumak, bakım ve temizliğini yapmak” gerekçeleri gösterildi. En son 18 Haziran 2015 tarihinde dilekçe verildi. İki yıl yanıt vermeyen valilik, 18 Ağustos 2017 tarihinde dilekçeyi yanıtladı. Koyunbaba Türbesi’nin mescit olarak kullanıldığı ve mescide de imam atandığı için ‘yapılacak bir şey bulunmadığı’ belirtildi.

    ONLARCA CAMİ VAR, BİR CEMEVİ YOK

    Çorumlu Alevilerin türbeyi ilk istediği tarihten bir yıl sonra Koyunbaba Mahallesi Muhtarı Bahri Eke’nin müftülüğe, “Türbenin yanındaki yapının ramazan ayı nedeniyle ibadete geçirilmesi için din görevlisinin görevlendirilmesi” istemli dilekçe verdiği anlaşıldı. Bir grup mahalleli de muhtara destek verince türbe 25 Kasım 2014’te Osmancık Müftülüğü’ne devredildi.

    İlçede birden fazla Koyunbaba Camisi bulunduğundan bu yapıya Koyunbaba Türbesi Camisi adı verilip imam atandı. Türbenin cami yapıldığını öğrenen Aleviler, yürütmenin durdurulması için Çorum İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

    Osmancık’ta 26’ya yakın cami, onlarca mescit ve Kuran kursu bulunurken, tek bir cemevi olmadığı belirtilerek, “Sırf inkar politikası gereği bu alan mescide dönüştürülmüştür. Osmancık’ta Alevilerin Koyunbaba Türbesi dışında inançlarını yerine getirebileceği bir yer yoktur. Bu yer Çorum, Tokat, Amasya ve Samsun’daki 200 bin Alevi’nin tarihsel ve inançsal merkezidir” denildi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan savunmada, türbenin uzun yıllardır mescit olarak kullanıldığı ileri sürülerek, “Koyunbaba sadece belli bir mezhep veya meşrebe değil, millete mal olmuş bir zattır” denildi.

    Çorum İdare Mahkemesi, 31 Mart 2016’da vakfın talebini reddetti. Bunun üzerine vakıf, Danıştay’a başvurdu. Aleviler Danıştay’dan gelecek kararı bekliyor.