Etiket: kredi

  • HDP’li Paylan: Patronlara 100 milyar TL, vatandaşa kolonya

    HDP’li Paylan: Patronlara 100 milyar TL, vatandaşa kolonya

    PİRHA – HDP Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek Korona Virüse ilişkin aldıkları kararları ve önerilerini paylaştı. Paylan ayrıca Erdoğan tarafından dün açıklanan paketi de değerlendirerek, “Paketten patronlara 100 milyar TL destek, yoksullara da kolonya çıktı” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

    Salgına ilişkin kararları ve önerileri aktaran Paylan, “Korona Virüs dünyada ve ülkemizde bir salgın halini almış durumda. Vatandaşlarımız büyük kaygı içinde. Kaygının iki boyutu var. Birinci boyutu elbette sağlığımız yani vatandaşlarımızın sağlığı; herkes çoluğu çocuğu, evlatları, annesi, babası, ailesi için kaygı içinde. İkinci boyutu ekonomik kaygılar, iş ve aş kaygısı. Şu anda dünyada ve Türkiye’de hayat durma noktasında. İş aş konusunda hiç kimse kendisini güvende görmüyor, 8 milyon işsizimizin üzerine yüz binlerce hatta kriz daha da derinleşirse milyonlarca işsizin ekleneceği bir tablo ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    Paylan’ın açıklaması şöyle:

    “PATRONLARIN KEYFİ YERİNDE, 82 MİLYONUN DEĞİL”

    Bu iki kaygı konusunda günlerdir çağrılar yapıyoruz, Maalesef ne Meclis’te ne diğer alanlarda gerekli toplantı yapılmadı, STK’lar, sendikalarla herhangi bir istişare yapılmadı ama dün Saray’da bir toplantı yapıldı. Saray’daki toplantıda bu iki kaygı konusunda yani sağlık ve ekonomik alana ilişkin bir şeyler duymaya çalıştık ama maalesef toplumun hem sağlık konusunda hem ekonomi konusunda kaygılarını giderecek bir şey olmadı. Yalnızca patronlarla toplanmıştı Tayyip Bey. Patronlarla yapılan toplantıda yalnızca patronların kısmen keyfini artırmayı amaçlayan ve Rıfat Hisarcıklıoğlu’na “Keyfin yerinde değil mi?” diye seslenen bir cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız. Ama 82 milyonun keyfi yerinde değil.

    “SAĞLIKÇILAR VE EMEK ÖRGÜTLERİ TOPLANTIYA ÇAĞRILMADI”

    Neden bu toplantıdan toplumun kaygılarını gidecek bir sonuç çıkmadı? Çünkü sağlıkla ilgili büyük bir sıkıntı yaşanırken bu toplantıya sağlık emekçileri, TTB ve SES çağrılmadı. Meslek örgütlerinin çağrılmadığı bu toplantıda maalesef sağlık alanındaki kaygıları giderecek öneriler de çıkmadı. Peki emek alanından işçilerin emekçilerin seslerini duyuracak bir temsilci var mıydı? Maalesef yoktu, DİSK ve KESK bu toplantıda yoktu. Sendikaların olmadığı bir toplantıda da maalesef işçinin, emekçinin sesine ses verecek bir açıklama çıkmadı.

    “AKP-MHP KRİZ ÖNERGELERİNİ REDDEDİYOR”

    Öte yandan, bütün dünya parlamentoları şu anda devrede. Bütün dünya parlamentoları ortak bir akılla vatandaşlarının kaygılarını gidermeye çalışıyorlar. Hem sağlık konusunda hem de ekonomi konusunda kaygılarını gidermeye çalışıyorlar. TBMM’de ise şu anda krizle ilgili verilen verilen bütün önergeler AKP ve MHP oyları ile reddediliyor. Az önce Plan Bütçe Komisyonunda partimizin Korona Virüs’le ilgili verdiği bir önerge reddedildi. Yani Meclis devre dışı, sivil toplum, sendikalar STK’ler ve meslek örgütlerinin devre dışı olduğu bir toplantıdan, sadece patronların olduğu bir toplantıdan yalnızca patronların keyfini yerine getiren sonuçlarla karşı karşıya kaldık.

    “İŞÇİYE DESTEK YOK; SAVAŞA, YANDAŞA VAR”

    Bütün vatandaşlarımıza buradan sesleniyorum. 83 milyon vatandaşımızın büyük çoğunluğu, işçi, emekçi, yoksul. Onlara bir kuruşluk destek yok. Açıklanan 100 milyarlık pakette onlara bir kuruşluk destek yok. Bu 100 milyar TL’lik paket, dolar karşılığı yaklaşık 15 milyar dolardır. Paketi gerçek farz edelim, karşılığı 15 milyar dolardır. ABD krize karşı parlamentosunda, kongresinde 1,5 trilyon dolarlık destek açıkladı. Bizde 15 milyar dolar, ABD’de 1,5 trilyon dolar. Yani bizim 100 katımız bir destek açıkladı. Diyeceksiniz ABD çok büyük ekonomi. Almanya bizimle nüfusu aynı, biz 15 milyar dolarlık paket açıklarken, Almanya 600 milyon euro destek açıkladı. Yani 40 katı. İspanya ve Fransa’nın paketleri 200-300 milyar Euro, yani yaklaşık 20 katı destekler açıkladı. Halka doğrudan destekler açıklandı. Biz niye bu destekleri açıklamıyoruz. Çünkü kötü yönetiliyoruz. AKP iktidarı yıllardır kaynakları, saraylara, silahlara, savaşlara ve yandaşlara harcadı. Bir Plan Bütçe Komisyonu üyesi olarak söyleyeyim şu anda kasa tamtakır. Sadece yandaşlara yarayacak bir paket getiriyorlar, işçiye emekçiye bu paketten kuruş destek yok.

    İki konuda kaygı olduğunu söylemiştim. Birincisi sağlık konusundaki kaygı. Vatandaş haklı bir kaygı yaşıyor, vatandaş alınan önlemlerle Cumhurbaşkanın kendisini rahatlatmasını istiyor. Cumhurbaşkanı ekranlara çıkıyor ne diyor: Elinizi yıkayın. Ne diyor başka; dua edin. Olur, dua etsin vatandaş. Başka ne diyor; kolonya. Vatandaş başka şeyler bekliyor. Tamam elimizi yıkayalım, dua edelim, tamam kolonya da döktük e sonra? Başka bir şey yok. Bu kadar. Dua, elinizi yıkayın, kolonya dökün. Bunun dışında sağlık konusunda bir önerisi var mı cumhurbaşkanının, yok. Oysa vatandaş sağlık konusunda gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını Cumhurbaşkanınından duymak istiyor.

    “GERÇEK VAKA SAYISI 200 DEĞİL BİNLER”

    Biliyorsunuz açıklanan rakamlarda vaka sayısı 200’e yakın. Benim tespitlerime göre bu rakam şu anda binler dahilinde ve 10 binlere doğru çıkma olasılığı çok yüksek. Bu durumda yoğun bakım ünitelerinin binlerle anılması lazım. Vatandaş şunu merak ediyor: Türkiye’de yüz bin vaka olduğunda en az 10 bin yoğun bakım ünitesi, 10 bin solunum destek ünitesi lazım olacak, bunlar var mı yok mu onu merak ediyor. Bir yakını hasta olduğunda bir yoğun bakım ünitesine ulaşabilecek mi ulaşamayacak mı? Bir cumhurbaşkanının vermesi gereken güvence budur ama buna ilişkin hiçbir şey duymadık. Ne duyduk kolonya, dua, elinizi yıkayın.

    “BELİRTİ GÖSTEREN HASTAYA BİLE TEST YAPILMIYOR”

    Başka vatandaş ne merak ediyor? Benim bir arkadaşım işçisini göndermiş hastaneye. Gidiyor, öksürüyor bütün belirtileri var Koronanın. Doktor reçete yazıyor gönderiyor. Değerli arkadaşlar bütün belirtileri gösteren hastaya şu an test yapılamıyor. Test yalnızca yurt dışından gelenlere yapılabiliyor çünkü o kadar test var. Test sayısı sınırlı. Ben Diyarbakır Vekiliyim, şu anda Diyarbakır’da tek bir test kiti yok. Vatandaş Cumhurbaşkanından şunu duymak istiyor, en yakın eczanede, en yakın hastanede bu teste ulaşabilecek miyim, ulaşamayacak mıyım?  Ama buna dair en ufak bir açıklama yok.

    “BÜTÜN BÜTÇEYİ SAĞLIK İÇİN SEFERBER EDİN”

    Biz buradan Cumhurbaşkanına sesleniyoruz: Bütün bütçe kaynaklarını sağlık için seferber edin. Yoğun bakım ve solunum destek üniteleri hazır hale getirilmeli. Bütün vatandaşlarımızın mahallesinde eczaneden ya da aile hekiminde ücretsiz uygulayabileceği Korona test kitine ulaşabilmesini bekliyoruz. Bunu yapmazsanız bu salgın kontrol edilemez ve bunun sonucunda oluşan on binlerce vaka tedavi edilemez. Hastalık konusunda iki çağrımız daha var. Özel hastanelerin de hemen İspanya’da olduğu gibi kamunun uhdesine alınması gerekiyor. Özel ve kamu hastaneleri ayrımı kaldırılmalı, kapalı bulunan devlet hastaneleri hemen yoğun bakım hastanelerine dönüştürülüp, bu olağanüstü dönemde kamu yönetimine devredilmelidir. Bu anlamda bu seferlik çağrısını Cumhurbaşkanına yapıyorum. Sağlık alanında vatandaşa güven veren adımlar atsınlar.

    “PAKETTE YOKSULUN İHTİYAÇLARINI GİDERECEK HİÇBİR ŞEY YOKTU”

    Diğer bir konu ekonomik tedbirler, iş ve aş konusunda vatandaşın kaygıları var. Vatandaş geleceğini görmüyor. Bu kriz ortamında işini kaybetmemek istiyor. İkincisi gıdaya ve temizlik malzemesine ulaşmak istiyor. Bununla ilgili Cumhurbaşkanı dün ne söyledi, pakette neler vardı? Yoksulun ve dar gelirlinin ihtiyaçları giderecek hiçbir şey yoktu. Rıfat Hisarcıklığı ve arkadaşlarının keyfini yerine getiren tedbirler vardı.

    “FATURA ÖDEMELERİ DURDURULSUN”

    Yapılması gereken bütün vatandaşın kaygılarını giderecek tedbirler alınması gerekiyor. Bunun için biz ne önerdik doğalgaz elektrik, internet ve su faturalarının ödenmesinin durdurulmasını istedik. Pakette var mı yok. Vatandaşımız elektrik, doğalgaz, suyunun kesilmesi riskiyle karşı karşıya. Çünkü geliri durmuş durumda. Bu temel ihtiyaçlar yarın olup olmayacağını vatandaş bilmiyor. Bunlar pakette var mı yok.

    “GIDA VE TEMİZLİK ÜRÜNLERİNDE KDV KALDIRILSIN”

    Başka ne önerdik, kira ödemesinin durdurulmasını öneriyoruz. Vatandaş gelirinin ciddi bir bölümünü ya kiraya ya da ev kredisine ödüyor. Bu kriz döneminde bütün kira ödemelerinin durdurulmasını istiyoruz pakette var mı yok. Gıda ve temizlik ürünlerinden alınan KDV’nin kaldırılmasını önerdik, bu pakette var mı yok. Ne var pakette; dar gelirliye kolonya var. İşte patrona 100 milyar, vatandaşa yalnızca kolonya olan bir pakette karşı karşıyayız. İşsizler ve işçilere dönük tedbirlere ilişkin önerilerimiz oldu. Bu konuda da pakette maalesef bir şey göremedik.

    “SATIŞ YERLERİ KAPATILSIN”

    Neler önerdik biz işçi ve emekçinin işini aşını koruması için. Dedik ki en önemli tedbir bütün vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları olan gıda, sağlık, ilaç, temizlik, enerji ve iletişim sektörleri dışında  bütün üretim birimlerinin ve ilgili perakendenin kapatılması, bunu öneriyoruz. Bu hayati alanların dışındaki bütün fabrikaların kapatılmasını ve buradaki bütün işçilerin de ücretli izne ayrılmasını istiyoruz. Pakette bu var mı? Yok. Erdoğan ne dedi? “Üretime devam edeceğiz” dedi. Yani zengine evinizde kalın sizin paranız var diyor. Yoksula ne diyor gidin yüz binlerce insan bir arada üretim yapın birbirinize virüsü bulaştırın, o virüsü evinize götürün ve annenizi babanızı öldürün diyor. İşte böyle bir vicdansızlıkla karşı karşıyayız.

    “ÜCRETLİ İZİN ŞARTLARI YARATILMALI”

    Enerji, gıda ve ilaca ihtiyacımız var. Bu birimler de sağlık emekçileri gibi elbette çalışmalı çünkü bunlar temel ihtiyaçlar. Ama temel ihtiyaç olmayan buzdolabı, otomotiv, tekstil gibi sektörlerin kapatılması lazım. Bunları kapattığımız zaman vatandaş bir süre evde durur ve salgının yayılmasını engeller. Bütün işçilerimize ücretli izin şartlarının yaratılması lazım. Bunun finanse edilmesi için işsizlik sigortası fonun devre alınması lazım. 8 milyon işsizimiz var. Ben iddia ediyorum şu bir haftada en az 1 milyon işsizimiz daha oldu. Pakette işsizliğe yönelik bir tedbir var mı? Yok.

    “ESNAFLARA SIFIR FAİZLİ KREDİ VERİLSİN”

    Bütün dünya parlamentoları buna ilişkin doğrudan destek öneriyor. Ama bu vicdansız iktidar maalesef doğrudan destek ile ilgili hiçbir şey yapmamış. Bütün işsizlerimize doğrudan destek verecek bir düzenlemeye gidilmeli ama bu pakette yok. Bütün KOBİ’lere esnaflara uzun vadeli ve sıfır faizli kredi verilmesini öneriyoruz. Sektör ayrımı yapmadan bunu bütün esnaflarımıza yapmalıyız. Ama bunun için bir şart olmalı. Bunun için tek şart işçi çıkarmaması olmalı. İşçi çıkarmayı yasaklayalım, bu şartla destek verelim diyoruz. Bu konuda da pakette hiç bir düzenleme yok.

    Pakette birbiriyle çelişen öneriler var. Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor evden çıkmayın. Cumhurbaşkanı ayrıca diyor ki ben uçak biletinin KDV’sini düşürdüm, gidin uçağa binin, gezin tozun diyor. Böyle kendi içinde çelişen maddelerle karşı karşıyayız. Yapılması gereken temel ihtiyaçlara gıdaya, temizlik malzemelerine, ilaca indirim yapılmasıdır. Ama Cumhurbaşkanı uçak bileti indirimi yapıyor.

    “EKMEK DERDİNDEYKEN EV ALMA TEŞVİK EDİLİYOR”

    Diğer bir mesele ev alana teşvik veriyor Cumhurbaşkanı. Ya düşünebiliyor musunuz, böyle bir vicdansızlık olur mu?  Vatandaş ekmek derdinde o diyor ki ev alırsanız teşvik vereceğim. Bu ortamda kim ev almayı düşünüyor ey Erdoğan! Bırak ev almayı vatandaş ekmek alamıyor. Bu durumda insanlar ekmek almayı düşünüyor, sağlık ekipmanları alabilecek mi Korona Virüs test kiti alabilecek mi? Vatandaşın derdi bu ama Erdoğan’ın derdi inşaat sektörünü ayakta tutmak. Erdoğan’a gerçekten bu konudaki sorumluluğunu hatırlatıyoruz, önce vatandaşın sağlığını, işini, aşını, gıda güvenliğini, temel ihtiyaçların güvenliğini sağlayacak adımlar atılması lazım.

    “DAHA DERİN BİR EKONOMİK KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Son olarak; bu iktidar her krizde ‘ben bilirim’ dedi ve vatandaşlarımızın hem huzurunu hem de güvenini sarstı. Ben bilirim diyenler Suriye’de vatandaşlarımızı büyük bir felaketle karşı karşıya bıraktı. İdlib’de, Libya’da Türkiye’yi derin bir krizle baş başa bıraktı. İç barışımızı, huzurumuzu, ekmeğimizi kaybediyoruz. Ama şimdi daha derin bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Saray’dan çıkan torbada size destek verecek hiçbir şey yok.

    “SARAYDAN BİR ŞEY BEKLENMEMELİ, DAYANIŞMA AĞLARI ÖRMELİYİZ”

    Yapmamız gereken artık Saray’dan bir şey beklemek değil. Artık Sağlık Bakanı güzellemesi yapmak değil. Yapmamız gereken bütün sendikalar, STK’ler, meslek örgütleri ve muhalefet partileri ile dayanışma ağları örmektir. Partim adına çağrı yapıyorum; bütün vatandaşlar sendikalar, STK’ler, yerel yönetimler, yapmanız gereken mahallenizde dayanışma ağları örmektir, bu iktidara asla güvenmeyin. Bütün vatandaşlarımızı bu dayanışma ağlarını kurmaya davet ediyorum.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Yatırım Bankası Türkiye’ye kredi vermeyi durdurdu

    Avrupa Yatırım Bankası Türkiye’ye kredi vermeyi durdurdu

    Avrupa Birliği’nin ‘Doğu Akdeniz’ yaptırımları çerçevesinde Türkiye’ye yönelik stratejisini gözden geçiren Avrupa Yatırım Bankası, 2019’un sonuna kadar hükümetle ilişkili projelere kredi vermeyeceğini bildirdi.

    Avrupa Birliği (AB), Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri nedeniyle Türkiye üzerinde ekonomik baskıyı artıracak dört kritik başlıkta yaptırım uygulama kararı almıştı.

    Bu başlıklardan biri de Avrupa Yatırım Bankası’ndan Türkiye’ye verilecek kredi desteğinin gözden geçirmesiydi.

    Avrupa Yatırım Bankası da AB yaptırımları çerçevesinde en azından bu yılın sonuna kadar hükümetle ilişkili projelere kredi vermeyeceğini duyurdu.

    BBC Türkçe’de yer alan habere göre Reuters’a konuşan bir banka sözcüsü, “AB bankası olarak Avrupa Yatırım Bankası, Konsey’in (Avrupa Konseyi’nin) önerilerini yerine getirecektir, yılın geri kalanında yeni kredi verme işlemlerinin sınırlandırılması yaklaşımı benimsenecektir” dedi.

    Türkiye’nin en büyük tekil kredi sağlayıcısı konumunda olan Avrupa Yatırım Bankası, Ankara’ya son üç senede her yıl 400 milyon euro ile 2,2 milyar euro arasında değişen miktarda kredi sağlamıştı. 2019’da şimdiye kadar kredi verilmedi.

    YIL SONUNDA YENİDEN DEĞERLENDİRME YAPILACAK

    Uluslararası haber ajansı Reuters, kredilerin dondurulmasının özel sektör projelerini etkilemesinin beklenmediğini yazdı.

    Reuters, yönetim kurulundaki AB finans bakanlarından onay alması halinde ise bankanın yıl sonuna kadar 390 milyon dolarlık kredi verebileceğini bildirdi.

    Banka sözcüsü, bankanın Türkiye’ye kredi vermesine yönelik stratejik değerlendirmesinin yıl sonunda yapılacağını da kaydetti.

    ERDOĞAN: YAPTIRIM TEHDİDİ TÜRKİYE’Yİ HAKLI DAVASINDAN VAZGEÇİREMEYECEK

    Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları nedeniyle Türkiye’ye yönelik aldığı yaptırım kararına Ankara’dan tepkiler gelmişti.

    Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, AB’nin yaptırım kararının “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini sürdürme kararlılığını etkilemeyeceği” belirtilmişti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da söz konusu yaptırım kararı için “Çok da ciddiye almaya gerek yok” demişti. AB’nin sondaj faaliyetlerini sonlandırma çağrısına ise Çavuşoğlu’nun yanıtı “faaliyetlerimizi artıracağız” şeklinde olmuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasının 96. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajında, “Örtülü veya açık hiçbir yaptırım tehdidi Türkiye’yi haklı davasından vazgeçiremeyecektir” demişti.

  • Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

    Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

    Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’den “BB-‘ye indirdi, not görünümünü ise “negatif” olarak tutmaya devam etti.

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’den ‘BB-‘ye indirdi, not görünümünü ise “negatif” olarak tutmaya devam etti.

    Fitch’ten not kararına dair yapılan açıklamada, notun düşürülmesinin nedenlerinden birinin Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınması olduğu belirtilerek “MB Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınması, yetkililerin büyüme trendinin düşük tutulmasının sürdürülmesine yönelik toleranslarının düşük olduğuna dair kaygıları artırdı” denildi.

    Açıklamada notun düşürülmesinde büyümenin düşmesi, enflasyonun yüksekliği ve Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin teslimatına karşı ABD yaptırımları gösterildi.

    Fitch’in açıklamasında “6 Temmuz’da Merkez Bankası Başkanı’nın Cumhurbaşkanlığı kararıyla kovulması halihazırda zayıf olan yerel güveni, -ki bunun işaretleri artan dolarizyonda görülebilir- zedeliyor ve ekonomik verilerin kötüye gitmesine sebep oluyor” denildi. (HABER MERKEZİ)

  • Şort giyen öğrenciye soruşturma açıldı!

    Şort giyen öğrenciye soruşturma açıldı!

    Arif Nihat Asya Yurdu’nda kalan Betül Ceylan hakkında şort giydiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Ceylan, “Bu olay beni psikolojik olarak çökertti. Peşini bırakmayacağım” dedi.

    Sakarya Üniversitesi’nde öğrenim gören 20 yaşındaki Betül Ceylan hakkında Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı Arif Nihat Asya Yurdu’nda şort giydiği için soruşturma açıldı.

    Soruşturmayı sosyal medya hesabından paylaşan Mühendislik Fakültesi metalurji mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Ceylan, kurallara uygun davranmadığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılarak ifadesinin alınmasına tepki gösterdi. Yurt tarafından tutulan tutanakta Ceylan’ın 4 Haziran’da yurt kurallarına uygun davranmadığı ve bu konuda yapılan uyarılara karşı idareye saygısız davranışlarda bulunduğu iddia edildi. Ceylan ise yaşadıklarını, ifade formunu ve verdiği savunmayı Twitter hesabından paylaşarak yurt idaresinin iddialarını reddetti.

    YURT MÜDÜRÜ: ÖZGÜRLÜK SINIRLIDIR

    Ceylan, olayla ilgili şu açıklamada bulundu:

    “Saat 11.00 gibi kalktım. Üzerimde gömlek ve şortla yurtta kahvaltı yapıp derse gidecektim. Üst blokta veriliyor yemek. Müdür beni gördü, ‘Sen buranın öğrencisi misin?’ dedi. Ben de ‘Hayır misafir olarak kalıyorum’ dedim. ‘Gel bakayım şöyle’ deyip odasına çağırdı. Beni neden çağırdığını sordum. Örf ve adetten başlayarak, şort giymemi doğru bulmadığını söyledi. Ben ‘Şortumu giymeye devam edeceğim ve bu kimseyi ilgilendirmez’ dedim. ‘Hayır ilgilendirir, özgürlük sınırsız bir şey değildir’ dedi. ‘Avrupa’da bile kiliselerin üzerinde don ve atletle girilmez, diye uyarı var’ dedi. Ben bunu duyduktan sonra şok içerisinde konuşmaya devam ettim. ‘Kilise nedir…’ dedim veya ‘Burası cami mi?’ dedim. Cami olsa camiye nasıl gidilmesi gerektiğini biliyorum çok şükür. Gitmediğim bir yer değil dedim. Ama ‘Camiye de böyle giden var’ dedi. Bunun muhatabının ben olmadığımı söyledim. ‘Peki bu uyarıyı bana kapalı olduğunuz için mi yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Yanlış anlayacağını biliyordum’ dedi ki, ardından şöyle bir konuşma geçti. Benden rahatsız olduğunu söyledi. Ben de ‘Ne yapayım, kapanayım mı?’ dedim. ‘İnancını bilmem ama Müslümansan kapanmak zorundasın’ dedi bana. Onu da benim vicdanıma bırakın. ‘Hayır, özgürlük sınırlıdır’ diyerek konuşmayı bitirdi. ‘Ben senle iletişim kuramıyorum ama hep başka yerlere çekiyorsun’ dedi. ‘Şehitlerimizin kanı yerde kalıyor bu yüzden’ dedi. ‘Bizim örf, adet şeref, namusumuz, haysiyetimiz var’ dedi. ‘Ben namussuz muyum bunu giydiğim için?’ dedim.”

    “ANKARA’YA GİDİP İŞLEMLERİ BAŞLATACAĞIM”

    BirGün’e konuşan yaşanan olayın kendisini psikolojik olarak çökerttiğini vurgulayan Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gerçekten kimse beni ağlarken görsün istemezdim. Ama yıldım ve bu düzenin değişmesi gerektiğini anladım. Nalan Uysal, şortumdan rahatsız olduğu için beni odaya çağırdı birtakım konuşmalara geçti, ben daha fazla konuşmak istemediğimi söylediğimde ise tutanak tuttu ve yurtla ilişiğimi kesti. Ben de bunun üzerine sesimi duyurmaya çalıştım. Şu an Hendek’teyim. Bugün (dün) Ankara’ya gideceğim ve gerekli işlemleri başlatacağım. Bu işin peşini bırakmayacağım.”

    “SAPIK DÜŞÜNCENİZ SİZİNLE KALSIN”

    Ceylan ifadesinde şunları söyledi:

    “Öncelikle sonuna kadar saygımı koruduğumu belirtmek isterim. Şort giydiğim için çağrıldığım odada bile N.U.’nun söylemek istediklerini sabırla dinledim. Lakin kendisi saygısızca benim şort giymemi askerlerimizin kanına, şerefe, namusa, haysiyete bağladı. Kendisi kapalı bir bayan. Ben ona saygı duyuyorum, saygı duymama gibi bir lüksüm yok. Benim için bu terbiyesizliktir. Ancak kendisi benden rahatsız olduğunu ve özgürlüğümün sınırlı olduğunu söyledi. Kesinlikle katılmıyorum. Ben kimsenin özgürlüğünü kısıtlayacak bir harekette bulunmadım. Asla da bulunmam. Bana yazılan tutanağı asla kabul etmiyorum. İlgili kişilerle görüşeceğimi bilmelerini isterim. Umarım kılık kıyafetten daha önemli konuların konuşulduğu bir dünya olur. Sapık düşünceniz sizinle kalsın.”

    KYK: DİSİPLİN İŞLEMİ YÜRÜTÜLÜYOR

    Ceylan’ın paylaşımına Kredi Yurtlar Kurumu’nun resmi Twitter hesabından verilen yanıtta ise şöyle denildi: “Yurt kurallarına aykırı hareket etmeniz disiplin işlemi gerektirmektedir. Hakkınızda başlatılan disiplin işlemi ile ilgili süreç Yurt Müdürlüğünce yürütülmekte olup detaylı bilgilendirme için lütfen idarenize başvurunuz.”

    Kaynak: BirGün