Etiket: krom madenciliği

  • Dersim Barosu’ndan Hel Dağı’ndaki madencilik faaliyetlerine karşı hukuki mücadele

    Dersim Barosu’ndan Hel Dağı’ndaki madencilik faaliyetlerine karşı hukuki mücadele

    DERSİM – Dersim Barosu, Pülümür’e bağlı Çakırkaya ve Dereboyu köyleri sınırlarında bulunan Hel Dağı’nda yürütülen krom madenciliği faaliyetlerine karşı yargı yoluna başvurdu. Baro, söz konusu faaliyetlerin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak Erzincan İdare Mahkemesi’nde iptal davası açtı.

    Pülümür İlçesindeki Hel Yaylası, konumu itibariyle bölgenin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olarak bölge halkınca kullanılıyor. Sürü sahiplerinin hayvanları için kullandığı yayla, verimliliği ve zenginliğiyle biliniyor. Çok sayıda hayvan, bitki ve doğal güzelliğe ev sahipliği yapan Hel Yaylası, bu özellikleri nedeniyle önemli yaylalardan biri olma özelliğini taşıyor.

    Hel Yaylası’nın tüm bu özelliklerine rağmen, krom madenciliği faaliyeti altında doğa tahrip edilmek isteniyor. Dimin Madencilik şirketince, maden kanunu çerçevesinde 4. grup madencilik krom madencilik projesine yönelik tepki ve mücadele ise devam ediyor.

    Dersim Barosu, Dersim Pülümür’de bulunan Hel Yaylası’nda yapılması planlanan “Krom Çinko Ocağı Projesi”ne dair Erzincan İdare Mahkemesi’ne iptal davası açtı.

    “HEL YAYLASINDAKİ HUKUKA AYKIRI MADEN FAALİYETLERİ ENGELLENMİYOR”

    Dava sürecine dikkat çekilen açıklamada, “Çakırkaya köyü ile Dereboyu köyü sınırları dahilinde Hel Dağı mevkiinde yürütülen Krom Madenciliği projesi faaliyetlerine karşı, Dersim Barosu tarafından hukuki süreç başlatılmıştır. Bu kapsamda öncelikle ilgili idareye başvuruda bulunularak söz konusu faaliyetlerin durdurulması talep edilmiş ancak bu talep Tunceli Valiliği / Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 15/01/2026 tarihli işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, hukuka açıkça aykırı olan bu idari işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle yargı yoluna başvurulmuş olup, Erzincan İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açılmıştır” denildi ve devamında ise ÇED raporuna dikkat çekildi:

    “Açılan dava kapsamında; söz konusu madencilik faaliyetinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine tabi olmasına rağmen gerekli ÇED raporu ve ÇED olumlu kararı alınmaksızın başlatıldığı, bölgenin hem doğal sit alanı hem de koruma altındaki canlı türlerinin yaşam alanı olduğu ve tüm bunlara rağmen idare tarafından hukuka aykırı şekilde faaliyetlerin engellenmediği açıkça ortaya konulduğu” belirtilidi.

    “HEL DAĞI VE YAYLASI ALEVİLİK İNANCINDA ÖNEMLİ BİR ZİYARETTİR”

    Dersim Barosu, Hel Dağı’nın yalnızca çevresel değil, inançsal açıdan da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Proje sahasının Alevi inancı açısından kutsal kabul edilen Hel Dağı Ziyaretgâhı’nı da kapsadığına vurgu yapıldı. Açıklamada, “Hel Dağı ve çevresi Alevi toplumu için doğa ile hakikat arasındaki kutsal bağın bir parçasıdır. Bu nedenle madencilik faaliyetleri yalnızca çevreye zarar vermemekte aynı zamanda inanç özgürlüğüne müdahale niteliği taşımaktadır” denildi.

    Baro, Anayasa’nın 56. maddesi ile herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu hatırlatarak devletin hem çevreyi hem de kültürel ve inançsal mirası korumakla yükümlü olduğunu belirtti. Açıklamada, “Bu faaliyetler, Alevi inancına, kutsal mekânlarına ve toplumsal hafızaya yönelik açık bir müdahale niteliğindedir” ifadeleri yer aldı.

    Dersim Barosu, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını, Hel Dağı Ziyaretgâhı’nın korunması ve bölgenin mutlak koruma altına alınması için tüm hukuki yolların kullanılacağını kamuoyuna duyurdu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Barosu, Hel Dağı’ndaki krom madenciliğine karşı hukuki süreç başlattı!

    Dersim Barosu, Hel Dağı’ndaki krom madenciliğine karşı hukuki süreç başlattı!

    PİRHA- Dersim Barosu, Pülümür ilçesine bağlı Çakırkaya ve Dereboyu köyleri sınırlarında yer alan Hel Dağı ve çevresinde yürütülen krom madenciliği faaliyetlerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Baro, söz konusu faaliyetlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yalnızca çevreyi değil yaşam hakkını, inanç özgürlüğünü ve toplumsal barışı da tehdit ettiğini vurguladı.

    Açıklamada, madencilik çalışmalarının Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci işletilmeden ve ÇED Olumlu Kararı alınmaksızın başlatıldığına dikkat çekildi. Bu durumun Anayasa’nın 56. maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuata açıkça aykırı olduğu ifade edildi.

    Hel Dağı ve çevresinin yalnızca ekolojik açıdan değil, Alevi inancı bakımından da kutsal kabul edilen bir alan olduğu belirtilen açıklamada; bölgede ziyaretgâhların bulunduğu ve inanç pratiklerinin aktif olarak sürdürüldüğü hatırlatıldı. Alevi inancında doğanın korunması gereken canlı bir varlık olarak görüldüğü vurgulanarak, dağda yaşanan tahribatın inanç özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği kaydedildi.

    “TAHRİBAT YALNIZCA ÇEVRE HAKKININ DEĞİL, İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN DE İHLALİDİR”

    Dersim Barosu’nun açıklaması şöyle:

    “Dersim, Pülümür bölgesi Çakırkaya köyü ile Dereboyu köyü sınırları içerisinde bulunan Hel Dağı ve çevresinde, hukuka aykırı biçimde yürütülen krom madenciliği faaliyetleri, yalnızca bir çevre sorunu değil; yaşam hakkına, inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelik ciddi bir tehdit haline gelmiştir.

    Hel Dağı ve çevresi, yalnızca ekolojik açıdan değil; Alevi inancı bakımından da kutsal kabul edilen, ziyaretgâhların ve inanç pratiklerinin sürdürüldüğü yaşayan bir inanç alanıdır.

    Alevi inancında doğa; insanın tasarrufuna bırakılmış bir nesne değil, korunması gereken canlı bir varlık olarak kabul edilir. Bu nedenle Hel Dağı’nda gerçekleştirilen her türlü tahribat, yalnızca çevre hakkının değil; aynı zamanda inanç özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir.

    “HUKUKİ BAŞVURULAR YAPILDI, SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”

    Barolar, Anayasa ve Avukatlık Kanunu uyarınca; Hukukun üstünlüğünü, İnsan haklarını, Çevre ve yaşam hakkını, İnanç özgürlüğünü korumakla yükümlüdür. Dersim Barosu olarak, Hel Dağı ve çevresinde yürütülen hukuka aykırı madencilik faaliyetlerine karşı sessiz kalmamız mümkün değildir.

    İlgili tüm idareleri; hukuka aykırı biçimde sürdürülen krom madenciliği faaliyetlerini derhal durdurmaya, Hel Dağı ve çevresinin doğal ve inançsal bütünlüğünü korumaya, Çevre hakkı ve inanç özgürlüğüne uygun davranmaya davet ediyoruz. Bu doğrultuda gerekli idari ve hukuki başvurular Dersim Barosu tarafından yapılmış olup, sürecin takipçisi olunacaktır.

    Hel Dağı’nı korumak; hukuku, yaşamı ve temel hakları korumaktır. Dersim Barosu olarak, doğaya, inanca ve hukuka yönelen her türlü ihlalin karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”