Etiket: kübra özyurt

  • Kübra Özyurt: Enkaz altında kalan adalet için buradayız-VİDEO

    Kübra Özyurt: Enkaz altında kalan adalet için buradayız-VİDEO

    PİRHA – 11. Yargı Paketi’nin Meclis’te görüşmeleri sürerken, deprem suçlarının düzenleme kapsamına alınmasına yönelik tepkiler de büyüyor. Antakya’da 6 Şubat depremlerinde annesi Havva Özyurt’u kaybeden Kübra Özyurt, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmayla milletvekillerine ve kamuoyuna seslendi. Özyurt, deprem suçlarının zamanaşımı, indirim ve af kapsamına alınmasına karşı çıkarak, “Bugün burada yalnızca bir yasa maddesi için değil, enkaz altında kalan adalet için konuşuyoruz” dedi.

    Meclis’te yapılan açıklamada, 11. Yargı Paketi’nin depremzedeleri değil, ihmali ve rant düzenini koruyan bir anlayışı yansıttığını vurgulayan Özyurt, yaşanan yıkımın bir kader olmadığını ifade etti. Depremde binlerce insanın denetimsizlik ve sermayenin korunması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Özyurt, oylamaya katılacak milletvekillerine açık bir çağrıda bulundu.

    “Bugün burada yalnızca bir yasa maddesi için değil, enkaz altında kalan adalet için konuşuyoruz.11. Yargı Paketinde depremzedeyi değil; ihmali, rantı ve müteahhiti koruyan bir anlayışı yansıtmaktadır. Deprem bir kader değildi.
    Bu ülkede insanlar, binalar yıkıldığı için değil; denetimsizlik ve sermaye korunurken öldü.”

    Milletvekillerinin vereceği oyun yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını vurgulayan Kübra Özyurt, bunun aynı zamanda adaletle sermaye arasında bir tercih anlamına geldiğini söyledi:

    “Oylama yapacak olan tüm vekillere sesleniyoruz: Vereceğiniz oy, yalnızca bir yasa maddesine değil; ya adaletten yana
    ya da sermaye ve güçlüden yana bir tercihtir.”

    Deprem suçlarının zamanaşımı ya da aflarla geçiştirilemeyeceğini ifade eden Özyurt, bu suçların kamu vicdanında da asla karşılık bulamayacağını dile getirdi:

    “Deprem suçları zamana, indirimlere, aflara sığdırılamaz. Bu suçlar kamu vicdanından muaf tutulamaz.”

    “ADALET BİR KEZ DAHA ENKAZ ALTINDA BIRAKILMASIN”

    Talebinin açık ve net olduğunu söyleyen Özyurt, deprem suçlarının 11. Yargı Paketi’nden tamamen muaf tutulması gerektiğini belirtti:

    “Talebimiz açık ve nettir: Deprem suçları 11. Yargı Paketi’nden muaf tutulsun. Sorumlular korunmasın, rant düzeni aklanmasın,
    adalet bir kez daha enkaz altında bırakılmasın.”

    Açıklamasında kamuoyuna da çağrıda bulunan Özyurt, mücadelenin yalnızca depremzedelerin değil, herkesin ortak mücadelesi olduğunu vurguladı:

    “Bu mücadele yalnızca depremzedelerin değil, bu ülkede güvenli yaşamak isteyen herkesin mücadelesidir. Biz kaybettiklerimiz ve henüz kaybetmediklerimiz için buradayız.”

    Konuşmasını Meclis’in vicdanına seslenerek tamamlayan Kübra Özyurt, şu sözlerle çağrısını yineledi:

    “Bu Meclis’in vicdanına sesleniyoruz: Depremde ölenleri bir kez daha öldürmeyin. Adalet istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Özyurt Apartmanı ile ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü: 30 Eylül’e ertelendi

    Özyurt Apartmanı ile ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü: 30 Eylül’e ertelendi

    PİRHA- Beraberiz Derneği kurucu üyelerinden Kübra Özyurt’un annesi Havva Özyurt’un yaşamını yitirdiği Özyurt Apartmanı ile ilgili açılan davanın ilk duruşması Hatay Adliyesi’nde görüldü. Soruşturma genişletilmek ve sanıkların dinlenmesi için 30 Eylül’e ertelendi.

    Bugün, 6 Şubat depremlerinde Beraberiz Derneği kurucu üyelerinden Kübra Özyurt’un annesi Havva Özyurt’un yaşamını yitirdiği Özyurt Apartmanı ile ilgili açılan davanın ilk duruşması Hatay Adliyesi’nde görüldü.

    Hatay 6 Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada şikayetçi Kübra Özyurt ve Alaaddin Özyurt şikayetlerinin devam ettiğini, davanın takipçisi olacaklarını tüm sorumlularının yargılanmasını talep etti. Soruşturma genişletilmek ve sanıkların dinlenmesi için 30 Eylül’e ertelendi.

    PİRHA/HATAY

  • ‘Beraberiz’ Derneği depremin hafızası oldu-VİDEO

    ‘Beraberiz’ Derneği depremin hafızası oldu-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat Depremi’nin yaratmış olduğu sorunları toplumsal bir mücadeleye dönüştürmek için “Beraberiz” derneğini açmaya karar veren 23 gönüllü arkadaştan bir tanesi olan ve aynı zamanda dernek yönetim kurulu başkanı olan Kübra Özyurt, faaliyetlerinin toplumun hafızasını canlı tutmak amacıyla olduğunu belirterek, “Derneği kurmamızdaki itici güç 6 Şubat Depremi oldu” dedi.

    6 Şubat Depremi’nin toplum üzerinde bırakmış olduğu etkileri unutturmamak amacıyla ve yıkımların toplum üzerinde yaratmış olduğu tahribatları yaptıkları projelerle canlı tutmak ve unutulmaması adına “Beraberiz” adlı derneği  kurduklarını söyleyen kurucu üyelerden Kübra Özyurt, derneğin esas amacının her kesime seslenerek bireysel ve toplumsal fayda sağlayacak projeler yapmak olduğunu belirterek, “Bunlardan bir ders çıkarılması gerekiyor, insanların hesap sorması gerekiyor. İnsanların elinde bir kanıta, bir belleği ihtiyacı var” dedi. Özyurt, hafızanın canlı tutulması için böyle bir karar aldıklarını söyledi.

    6 Şubat Depremi ile birlikte 11 şehirde yıkımlar oldu. Depremin şiddeti ve art arda gelen iki deprem çok büyük kayıplara neden oldu. Devlet kurumlarından önce yakın şehirlerden ve sivil toplum kuruluşlarından gelen yardımlar sayesinde  enkazlara ulaşılmaya ve ihtiyaçlar karşılanmaya çalışıldı. Sivil toplum örgütlerinin gönderdiği temel ihtiyaçlarla birlikte insanlar, yaşamını sürdürmeye çalıştı.

    Deprem çok sayıda insanın hayatına mal olurken geride de birçok insan mağdur kaldı. Yetişmeyen çadırlar, toplanan deprem vergilerinin kayıp olduğu, halka ücretsiz verilmesi gereken çadırların Kızılay tarafından satılması toplumda büyük bir tepkiye neden olduğu gibi toplum dayanışmasının da önemini bir kez daha ortaya koydu.

    23 Aralık 2023’te açılan, depremden sonra insanların yaşadığı mağduriyetleri, sorunları, eksikleri ve depremin geride bırakmış olduğu toplumsal travmaya katkı sunmak amacıyla, 22 uzman kişinin bir araya gelerek açmış olduğu “Beraberiz” derneği 6 Şubat depreminden sonra bölgede çalışmalarını yoğunlaştırmaya başladı. Dernek, hem toplumsal dayanışmayı büyütmek hem de depremdeki insanların sorunlarına kolaylık sağlamak için çalışmalar yürütüyor. Özellikle deprem sürecinde insani ihtiyaçları karşılamak, toplumun karşılaşmış olduğu psikolojik sorunlara çözüm üretmek amacıyla aktif bir şekilde çalıştıklarını belirtti.

    “6 ŞUBAT DEPREMİ İTİCİ GÜÇ OLDU”

    6 Şubat depreminin ardından dernek açmaya karar verdiklerini, deprem döneminde yaşanan ihmaller, eksiklikleri gidermek amacıyla bu böyle bir karar aldıklarını söyleyen Beraberiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Özyurt, “22 kişi tarafından kurulduk. Kendi alanında uzman kişilerle bir araya gelerek çalışmayı tercih ediyoruz. Derneği kurmamızdaki itici güç 6 Şubat Depremi oldu. Sivil toplum alanında ayrı bir faaliyet yapmamızı düşündürdü. Sorumluların çok büyük eksiklikleri, zaafları, istismarı söz konusuydu. Deprem de bu rant ve istismarın sonucu olarak meydana geldi. Her birimiz farklı alanlarda faaliyet yürütürken, ayrıca böyle bir faaliyet yürütmemiz gerektiğini düşündük. Biz laik, kurumsal, her çocuğun eşit okul hakkına sahip olması gerektiğini düşündüğümüz için ayrıca okul öncesi öğretmen olduğum için bu yönde faaliyetler yürütüyordum. Öğretmenliğe ara vererek Madımak Katliamı Hafıza Merkezi projesinde çalışmaya başladım. Bu esnada yol yürüteceğim arkadaşlarla tanıştım. Bu çalışmada bulunduğum sırada Yol TV Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Akgül, kendisi derneğin fikir sahibi ve bizim de kurum yöneticimiz. Kendisi bize bu konuda ön ayak oldu” diye konuştu.

    İNSANLARIN ELİNDE BİR KANITA, BELLEĞE İHTİYAÇ VARDI”

    İnsanların depremden sonra yaşamış oldukları olayları geleceğe taşımak ve unutulmaması için kanıta ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Özyurt, “Alanında uzman olan birçok kişiyle biraraya gelip depremin yarattığı etkiler üzerinden bireysel ve toplumsal fayda sağlayabilecek sistem çalışmalar yapmak istedik. Bu anlamda belirli projeler yapmaya karar verdik. İlk çalışmalarımız deprem oldu çünkü. Kendi hayatımızda ciddi travmalar yaşanırken dolayısıyla gözümüz, kalbimiz, kulağımız deprem bölgesindeydi. Bu sebeple ilk olarak depremde temel insani ihtiyaçlar yanında medyanın çok büyük bir etkisi, önemi vardı. Depremde yaşanılan gerçekleri doğru anlatabilmek o doğruları gösterebilmek, bunları unutturmamaya çalıştık. Çünkü bunlar unutulduğunda önümüze çok farklı süreçler gelebilir. Bunlardan bir ders çıkarılması gerekiyor, insanların hesap sorması gerekiyor. İnsanların elinde bir kanıta, bir belleğe ihtiyacı var” diye belirtti.

    Fotoğraf sergisiyle başlayıp sonrasında farklı projelerle yapmaya karar verdiklerini belirten Özyurt, çalışmaları hakkında şu ayrıntılara yer verdi:

    “Mahmut Akgül, deprem bölgesini dört defa gezerek, deprem bölgesinde çektiği fotoğraflarla “Bizim Eller” adlı bir fotoğraf sergisi açtık. Yaptığımız serginin fotoğraftan ibaret olmasını istemedik, daha geniş bir perspektiften bakmaya karar verdik. Fotoğraf sergisi, panel, afet zirvesi, deprem bellek kitabı ve sinema belgeseli şeklinde çalışmalar yapmaya başladık.”

    “ÇOK DESTEKÇİ DEMEK ÇOK ÇOCUĞA DOKUNABİLMEK DEMEK”

    Derneğin açılışından bu yana depremzede çocuklara burs verdiklerini söyleyen Özyurt, daha çok çocuğa ulaşabilmek için desteğe ihtiyacı olduklarını söyledi. Özyurt, şöyle devam etti:

    “Sergi ve paneli yürütürken aldığımız bazı destekler oldu. Bu destekler aracılığıyla da depremzede öğrencilere burs vermeye başladık. Şu anda burs verdiğimiz 12 tane öğrenci var. Hala da sırada bekleyen çok öğrenci var, desteğe ihtiyacı olan çok öğrenci var bu anlamda ne kadar çok destekçi demek daha çok dayanışma demek daha çok çocuğa dokunabilmek demek.”

    DEPREM BELLEK KİTABI HAZIRLIĞI SÜRÜYOR

    Yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Özyurt, “İlk çalışmamızı Almanya’nın Koblenz Cemevi’nde yaptık. Cemevinin kurumsal desteğiyle ve Suavi ve Orhan Doğan’ın katılımıyla panel ve sergi gerçekleştirdik. Şu an “Deprem Bellek” kitabımızın hazırlığı sürüyor. Deprem üzerine yazmak isteyen, sözü olan herkesin bir şeyler kaleme aldığı bir kitap oluyor; içinde şiir de var, iç dökme var, depremzedelerin de yazıları da var. Dolayısıyla Türkiye’de ve uluslararası alanda çalışma yapanlar da var. Çok kapsamlı bir yazı olacak bu anlamda depreme ve 6 Şubat’a çok farklı bir bakış açısı sunabileceğini düşünüyoruz” diye ifade etti.

    “HUKUKSAL MÜCADELEM BERABERİZ DERNEĞİYLE TOPLUMSAL MÜCADELEYE DÖNÜŞTÜ” 

    Büşra Özyurt son olarak şunları ifade etti:

    “6 Şubat deprem felaketinden sonra hızlıca bir seçim sürecine gidildi ve yerelde insanların yaptığı tercihler verdiği oylar bir değişimin ya da “Hakkımızı Helal Etmiyoruz”un başka bir cevabı oldu. Annemin vefatıyla birlikte yürüttüğüm bireysel, hukuksal mücadele Beraberiz Derneği’yle birlikte toplumsal bir mücadeleye dönüştü.

    Özellikle yurtdışında bulunan kurumlarla iş birliği içerisindeyiz. Yine nisan da ve mayıs da belirli yerlerde toplumsal mücadelemiz devam edecek. 2026 yılında kitabımız kamuoyuna sunmayı planlıyoruz yine belgeselimizin hazırlığı sürüyor.”

    Kamber YILDIZ/ANKARA

  • Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    PİRHA- PSAKD, Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 sanatçı, aydın ve yazarın faillerinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla, 33 gün boyunca sürecek olan adalet nöbeti tutma kararı aldı.  

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek adalet nöbeti kararı aldı.

    PSAKD, Sivas Katliamı’nda serbest bırakılanları protesto etmek amacıyla dernek binası duvarına ‘Haberin Var mı! Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı, Madımak Hala Yanıyor!’ pankartı astı.

    Adalet nöbeti 33 gün boyunca Madımak’ta katledilen kişilerin isimleri verilerek sürdürülecek. Nöbetin ilk gününe 33 insan arasında yaşı en küçük olan Koray Kaya ismi verildi.

    Adalet nöbetine destek olmak amacıyla birçok sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi de katıldı.

    “MÜEBBET ALMALARINA RAĞMEN SERBEST BIRAKILDILAR”

    33 insanı katleden kişilerin tahliye edilmesini tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, adaletin sağlanmadığını belirtti. Erçe, “32 yıl önce Madımak Oteli’nde 33 canımız mahsur kalırken, 8 saat boyunca canlı yayın verilirken kılını kıpırdatmayan, adalet koridorlarında, duruşma salonlarında katilleri savunan, onların önemli bir kısmının yakalanmasını sağlamayan, yakalananların da kaçmasına izin veren devlet bugün hasta oldukları için tahliyesine karar veriyor. Müebbet hapis cezası almalarına rağmen katilleri serbest bırakıyor” dedi.

    “ADALET SİSTEMİ BAŞTAN AŞAĞIYA ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

    Davayı sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Erçe, adaletin çöktüğüne dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Katiller aramızda geziyor. Bir bütün olarak kadın katilleri de aramızda dolaşıyor. Neredeyse bütün katiller serbest bırakılarak aramızda dolaşılmalarına izin veriliyor. Adalet sistemi baştan aşağıya doğru çökmüş durumda. Hukukun işlenmediği, adaletin sağlanmadığı bir yapıyla karşı karşıyayız. Sivas için adalet sağlamayanlar hiçbir şekilde adaleti sağlayamazlar. Siz 33 insanı katleden katilleri serbest bıraksanız da zaman aşımına uğratmaya çalışsanız da biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Bu insanlık davası, biz bitti demediğimiz sürece, adalet sağlandı demediğimiz sürece devam edecek. Çünkü biz biliyoruz ki bu olayı yapanlar da serbest bırakanlar da aynı kafa, aynı sistem.”

    Erçe, “Burada başlattığımız adalet nöbetini şubelerimize, dünyanın dört bir yanına yayarak dostlarımızla, yakınlarımızla, demokratik kitle örgütlerimizle, siyasi partilerle, sendikalarla paylaşarak yeniden bir farkındalık ve yeniden bir duyarlılık kazandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERİN DIŞARDA BIRAKILDIĞI ÇÖZÜM SÜRECİ KABUL EDİLEMEZ”

    O gün Madımak Oteli’ni kuşatanlar ile bugün ülkeyi kuşatanların aynı zihniyetten geldiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, “Tescilli katil Colani’yi kırmızı halıyla karşılayanlar, cumhurbaşkanlığı seviyesinde, devlet protokolüyle karşılayanlar, aslında katliama hayırlı olsun diyen zihniyetin nasıl da temsil edildiğini gösterenlerdir. Bugün barış sürecinden, silahsızlanma sürecinden bahsedilirken Alevilerin ve birçok inanç ve kimliğin dışarıda bırakılması, tamamlanamamış bir barışın olduğunu düşünüyoruz. Madımak katillerinin serbest bırakılması aslında taraf olunan bir sürecin de ilanıdır. Madımak bu şekilde bir kere daha yakıldı” diye konuştu.

    Devletin Alevilerin sinir uçlarıyla oynandığını ve insanlığı kendisine ilke edinmiş Alevilerin bu oyuna gelmeyeceğinin altını çizen Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz de şu şekilde konuştu: “Elbette ki 33 canımızın hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet sağlanana kadar, Ankara Gar için adalet sağlanana kadar, Suruç için adalet sağlanana kadar biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile her yerde dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

    “SİVAS’TA KATLİAM YAPILACAĞI ÖNCEDEN KARARLAŞTIRILMIŞ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yaptığı mücadeleye destek vereceklerini söyleyen Beraberiz Derneği Başkanı ve Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Proje asistanlığı yapan Kübra Özyurt, “Katliamdan 2 gün önce bildirilerin dağıtılması, kaldırım taşlarının sökülmesi, kolluk kuvvetlerinin Sivas dışına gönderilmesi, 2 Temmuz’da neler olacağının habercisiydi. Hiçbir önlem alınmadığı gibi, devlet yetkililerinin gelmemesi, dönemin belediye başkanının ‘Gazanız mübarek olsun’ demesi, Madımak Oteli’ne benzin dökmekten farksızdı. Madımak Oteli’nde küçük yaşta katledilen Koray Kaya ve Menekşe Kaya’yı unutturmayacağız.

    Mücadele paradigması gereği bütün zulümlerin karşısında olduklarını belirten DEM Parti Ankara Kadın İl Sözcüsü Nebahat Çalpan, ise şöyle devam etti: “Madımak Katliamı 32 yıldır devam ediyor. Hesap sorulmadan kapanılacağı düşünülen bu davanın faillerini suçsuzmuş gibi tahliye eden bu sistemle mücadelemizi sonuna kadar sürdürüleceğiz. Susmayacağız, susturmamaya devam edeceğiz.”

    Yapılan açıklamanın sonunda konuşan Erçe, adalet nöbetine katılımın sağlanması gerektiğinin altını çizerek, dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: Depremler, yangınlar, cinayetler kaderimiz değil-VİDEO

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: Depremler, yangınlar, cinayetler kaderimiz değil-VİDEO

    PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Hayatta kalmak için verilen mücadele, hayatı korumak için verilen mücadeleye dönüştüğünde katliamların, ölümlerin önüne geçilecektir. Depremler, yangınlar, cinayetler kaderimiz değil” denildi.

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla 6 Şubat Depremi’nde hayatını kaybedenleri anmak isteyen kitle, Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. Yürüyüşe geçen kitle, Konur Sokak’ta polisin kurduğu barikatı aşarak Madenci Anıtı’na doğru yürüdü. Burada yapılan basın açıklamasını Beraberiz Derneği Yönetin Kurulu Başkanı Kübra Özyurt okudu.

    “YAPTIKLARINI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ”

    6 Şubat 2023 tarihinden bu yana 2 yılı geçtiğini hatırlatan Kübra Özyurt, yaşananları hatırlamak ve hatırlatmanın tarihi bir sorumluluk olduğunu belirtti. Özyurt şunları söyledi:

    “6 Şubat 4.17’de 11 ili kapsayan Maraş Merkezli bir deprem meydana geldi. Depremin şiddetli olduğu belliydi lakin deprem bölgesinin durumunun kimse farkında değildi. Sevdiklerimizin cansız bedenlerini enkazdan çıkarıp bir mezara koymak için dahi yardım etmeyenler çadır sattı, interneti yavaşlattı, gönderilen yardımları engelledi, yolları kapattı, acımıza güldü, yetmedi enkaza karışmış bedenleri moloz olarak çadır kentlerde insanların yaşadıkları yerlere döktü. Asbest ile havamızı zehirledi, tarım arazisini talana açtı, rezerv yasaları ile insanların zeytinliklerine göz koydu. Yaptıklarının hiçbirini unutmadık! Unutmayacağız! ”

    “SORUMLULAR GEÇEN 2 YILDA HESAP VERMEDİ”

    “2 yıl geçti ve hâlâ değişen bir şey yok hâlâ binlerce insan, yolu olmayan, elektriği kesilen bir göz odalı konteyner kentlerde yaşıyor” diyen Kübra Özyurt,şunları ekledi:

    Kentlerde altyapı sorunları büyüyerek sürüyor.Temiz su, elektrik, doğalgaz geçen zamana karşı depremzedelere ulaştırılmıyor. Yazın ayrı kışın ayrı zor olduğu deprem bölgesinde eğitimden sağlığa tüm kamu hizmetleri yetersiz olup gerçek sorumlular yargılanmıyor. Şirketlere rant kapısı açılıyor. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği milyonları etkileyen depremlerin ardından sorumlular geçen 2 yılda hesap vermedi hâlâ haklarında iddianame düzenlenmeyen müteahhitler var. Sorumlu kamu görevlilerinin yargılanması için izin verilmiyor, müteahhitlerin yargılandığı davalarda çok düşük cezalar veriliyor, tutuklanma talepleri reddediliyor. Sorumlular bulunup ifadeleri dahi alınmıyor ama onlar şirketlerini yönetmeye devam ediyor. Patronlar zenginleşsin diye ölmek istemiyoruz! Piyasacı sermaye düzeni 6 Şubat depreminden bu yana ihmallerle cezasızlık politikalarıyla denetimsizliklerle ölüm riskisi açmaya devam ediyor.”

    “DEPREMLER, YANGINLAR, CİNAYETLER KADERİMİZ DEĞİL”

    Bolu’da otel yangınında 78 kişinin yanarak hayatını kaybettiğini de hatırlatan Özyurt, “Bu sistem baştan aşağıya değişmelidir; ekonomi, hastane, okul, işyeri, otel… Bu çürümenin içinde bizlere ölüm reva görülmektedir. Tek amacı; kâr daha fazla kâr ve para olanlardan fazlasını beklemek mümkün değildir! Onlar için esas olan; insani değerler, uyulması gereken bir hukuk, alınması gereken önlemler yoktur! Bizi, ancak yeni ölümleri beklemeden mücadele etmek kurtarır. Hayatta kalmak için verilen mücadele, hayatı korumak için verilen mücadeleye dönüştüğünde katliamların, ölümlerin önüne geçilecektir. Depremler, yangınlar, cinayetler kaderimiz değil” dedi.

    “SARAYLARA PATRONLARA DEĞİL DEPREM BÖLGESİNE BÜTÇE SAĞLANMALIDIR!”

    Kübra Özyurt, taleplerini şöyle sıraladı:

    “Ücretsiz yerinde nitelikli demografik yapımıza uygun, depreme dayanıklı, ekolojik barınma, deprem bölgesi için alınacak her karara, atılacak her adıma burada yaşayanlar olarak dahil olmak ve denetleyebilmek, karar mekanizmaları bilim ve meslek odalarının demokratik kitle örgütlerine, sosyalistlere açık olmalıdır, olmayan mekanizmalar kurulmalıdır.

    Deprem suçu işlemiş her kademedeki görevliler halka açık olarak yargılanmalıdır.

    İstimlaklar kamulaştırılmalı ve rezerv uygulamaları durdurulmalıdır. Konteyner kentlerde yaşayanlara yönelik ihtiyaçlar karşılanmalı, insanların sağlıklı durumlarda yaşayabilmesi olanaklı olana dek her şey ücretsiz olmalıdır.

    Ulaşım, sağlık, barınma elektrik, su ücretsiz olmalıdır.

    Sağlık, eğitim, ulaşım, yol altyapı, üst yapı problemleri hızlıca giderilmelidir.

    Güvenli bir kent yaşamı sağlanmalıdır.

    Saraylara patronlara değil deprem bölgesine bütçe sağlanmalıdır! ”

    PİRHA/ANKARA

  • Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu: Hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız-VİDEO

    Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu: Hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız-VİDEO

    PİRHA- Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Neler yaşadığımızı unutmamak, unutturmamak adına toplumsal ve hukuksal mücadelemizi devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 6 Şubat’ın yıl dönümü geldiğinde hiçbir yöneticinin; ‘Depremin yaralarını sardık.’ demeye hakkı yoktur” denildi.

    Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu 6 Şubat depremlerin yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Beraberiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Özyurt basın metnini okudu.

    İnsanların hâlâ kayıplarını aradığını hatırlatan Kübra Özyurt, “İnsanlar çadır ve konteyner kentte yaşıyor. Bu çağda çadır-konteynerkente yaşamak, sokakta yaşamaktan farksızdır ve ülkemiz için utançtır, insanlık suçudur” dedi.

    “TOPLUMSAL VE HUKUKSAL MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ”

    “Bugün ülkemizde bir canlının aç ve evsiz olması hepimiz için utançtır” diyen Özyurt, “Öyle bir felaket yaşadık ki; her birimiz farklı boyutlarda etkilendik, enkaz altında kalmasak da sevdiklerimizi kurtarabilmek için çabaladık bu çabamız yalnız bırakıldı tek başınaydık. Bugün de aynı çaresizliği yaşıyoruz. Neden mi?  Çünkü; Kızılay çadır sattı AFAD balyozu bizden istedi, kefen dahi verilmedi. Neler yaşadığımızı unutmamak, unutturmamak adına toplumsal ve hukuksal mücadelemizi devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 6 Şubat’ın yıldönümü geldiğinde hiçbir yöneticinin; ‘Depremin yaralarını sardık.’ demeye hakkı yoktur” diye konuştu.

    “HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    İkinci yılda da acıların tazeliğini koruduğunu belirten Özyurt şunları söyledi:

    “Hatay, şahsi meselemiz ancak sahipsiz bırakıldı. Malatya’da kırsalda yaşayan insanlar evi yıkıldıktan sonra hayvanlarıyla ağıllarda yaşamaya başladı. Adıyaman’da yaşam mücadelesi verenler gecekondulara göç etti. 6 Şubat deprem felaketine yoksulluğu arttırdı ayrımcılığı yaygınlaştırdı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin birkaç müteahhitte sözde yargılama yapılsa da bizler buradayız hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız.”

    PİRHA/ANKARA