Etiket: kültür bakanı

  • Alevi örgütlerinden Özdemir tepkisi; Kültür Bakanı’nın görüşme talebini reddettiler

    Alevi örgütlerinden Özdemir tepkisi; Kültür Bakanı’nın görüşme talebini reddettiler

    PİRHA –Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yönelik kamuoyu tepkisi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alevi çatı örgütleriyle görüşme talep etti. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Ali Rıza Özdemir’in de görüşmede yer alacağını öğrenmeleri üzerine talebi reddettiklerini açıkladı. Aslan “Meşruluğunu kabul etmediğimiz bir kurumun, başkanının olduğu bir ortamda bulunmayı doğru bulmuyoruz” diye konuştu.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hacıbektaş’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın karşı etkinlikler yapmasıyla oluşan tepkiler üzerine Alevi örgütleriyle görüşmek istedi. Bakan Ersoy’un özel kalem müdürü tarafından 6 Eylül’de Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan telefonla aranarak görüşme teklifi dile getirildi. Ancak yapılması planlanan görüşmede Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı yürüten Ali Rıza Özdemir’in de yer alacağının öğrenilmesi üzerine teklif geri çevrildi.

    “KESİNLİKLE KATILMAYACAĞIZ!”

    Mustafa Aslan, detaylar hakkında PİRHA’ya konuştu.

    Aslan, Hacı Bektaş Veli’yi anma törenlerinden yaklaşık 3 ay önce Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve cumhurbaşkanı yardımcısından randevu talebinde bulunduklarını ancak sadece Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşme sağladıklarını hatırlattı.

    Mustafa Aslan, Bakan Nuri Ersoy’un özel kalemi tarafından arandığını, 10 Eylül’de görüşme yapılabileceği teklifinin sunulduğunu söyledi. ABF Başkanı Aslan, söz konusu görüşmeye kesinlikle katılmayacaklarını belirterek şunları söyledi:

    “Görüşmede kimlerin olacağını sorduğumuzda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in de olacağı söylendi. Biz de ‘öyle bir görüşmeye katılmayı doğru bulmuyoruz. Sayın Bakan ile şahsi olarak görüşmek istiyoruz. Meşruluğunu kabul etmediğimiz bir kurumun başkanının olduğu bir ortamda bulunmayı doğru bulmuyoruz’ dedik. Sonrasında bu durumu arkadaşlarla da istişare ettik ve kararımızı tekrar bildirdik. Özel kalem müdürünün söylediği şey ise şu: Ali Rıza beyin olmayacağı bir görüşme mümkün değil. Mutlaka görüşmede olacak.
    Biz de o zaman ‘Sayın bakana teşekkürlerimizi iletin. Görüşecek bir konumuz yok’ dedik.”

    NELER OLMUŞTU?

    Çok sayıda Alevi örgütü, Alevilere karşı Hacı Bektaş Veli Anma programı düzenleyen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı 15 Ağustos’ta protesto etmişti. Dergah önünde yapılan oturma eyleminde, Cemevi Başkanlığı’nın lağvedilmesi ve Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın müze statüsünden çıkarılması talebi gündeme getirilmişti.

    Eylemin yapıldığı saatlerde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Bakanlığa bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın heyetleri, dergaha giremeyerek protestonun bitmesini beklemişti. Eylemde ısrar edilince Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Alevi kurumlarının başkanlarıyla görüşme talebinde bulunmuştu.

    Hacıbektaş ilçesinde yapılan ve yaklaşık 1 saat süren toplantı sonrası Bakan Ersoy, konuyu detaylarıyla konuşmak için Eylül ayında bir araya gelme önerisinde bulunmuştu.

    Alevi örgütlerinin genel başkanları ise Hacı Bektaş Veli anma törenlerine dair önceki süreçte Bakanlıktan defalarca randevu talebinde bulunmuş ancak bir cevap alamamıştı.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

     

  • Arslan: Alevilerin birliği, Cemevi Başkanlığı’nın girişimini boşa çıkardı-VİDEO

    Arslan: Alevilerin birliği, Cemevi Başkanlığı’nın girişimini boşa çıkardı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine müdahalesine, korsan anma düzenlemesine tepki gösterdi. Arslan, “Bizi içimizdeki Hızır paşalarla asimile etme  politikaları artık tutmayacak. Hacıbektaş’ta bir kez daha açığa çıktı ki artık Aleviler daha güçlüdür, daha inançlıdır” dedi.

    Devlet/AKP hükümeti protokolü tarafından, 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne yönelik müdahalenin tartışmaları sürüyor. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif/korsan anma programı geliştirilmesi, Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaşananlara dair Pir Sultan Abdal Antalya Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Adnan Arslan, yıllardan beri devletin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarından hiçbir zaman vazgeçmediğini vurguladı.

    Arslan, “Geçmişte katliamlarla, ötekileştirmelerle, içeri atmalarla bin bir türlü senaryolarla Alevileri bitiremediler. Baktılar ki Aleviler gittikçe örgütleniyorlar, kurumlaşıyorlar bu sefer Hızır paşalarla içimize girip bizi parçalayarak asimile etme ve kendilerine benzetme politikaları uygulamaya başladılar” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN ABDAL MUSA ANMASI’NA MÜDAHALESİNİ BOŞA ÇIKARDIK”

    Son Abdal Musa anmasında Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Özdemir’in anmayı sahiplenmeye kalktığını vurgulayan Arslan, “Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Dernek Başkanı ile birlikte biz buna müsaade etmeyeceğiz, dedik. Sonra Ali Rıza Özdemir’in anmaya gelip konuşma yapacağına dair duyumlar aldık. Buna da engel olup müsaade etmedik” diye belirtti.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞININ HÜNKARI ANMA GİRİŞİMİ TAM BİR FELAKET”

    Her yıl pirlerini 16-17 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta andıklarını belirten Arslan, “Her yıl biz pirimizi anıyoruz, lokmalarımızı veriyoruz. 15 Ağustos’ta Kültür Bakanlığı alelacele Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı’nın da koordine edeceği bir şekilde Hacı Bektaş Veli ölüm yıldönümü anması girişiminde bulundular. Bizim pirimiz ölmedi, pirimiz hala yaşıyor. Ölüm yıldönümü anması şeklinde yaklaşım zaten başlı başına bir felaket. Kabul edilecek bir şey değil, artık bu sürece geldiler” dedi.

    “HÜNKARIN DERGâHI ALEVİLERE AİTTİR, İZİN ALINARAK GİRİLEMEZ”

    Alevilerin Alevi kurumlarının 60 yıldır Hünkarın anmasını Hacıbektaş Belediyesi ile birlikte yaptıklarını belirten Arslan, “Ama bunlar alternatif bir anma yapmaya çalıştılar. İşin en acı tarafı, bizim Hızır Paşa, hain olarak ifade ettiğimiz kişilerin boyunlarına bir ip bağlamaları, misafir kartı ile pirimizi ziyaret ettirmeleri! Ben primin huzuruna gideceğim, misafir kartıyla ziyaret edeceğim! Neymiş bu kart olmasa dergâha giremezmişiz! Senden izin alıp mı dergahıma gireceğim, primi ziyaret edeceğim?” diyerek tepki gösterdi.

    İzin alınarak ya da yaka kartıyla pirin huzuruna girilmesine karşı bir duruş sergilediklerini belirten Arslan şöyle devam etti:

    “Hacıbektaş’ta 3 gün boyunca aç susuz, betonların üzerine oturarak direniş sergileyen bütün canlarımızın yüreğinden öpüyorum, tebrik ediyorum. Çünkü inanarak dergahlarına sahip çıktılar. Kart olursa girersiniz olmazsa giremezsiniz dediler, biz girdik. Bizi kim engelleyecek? Orada ciddi bir direniş sergilendi. Kültür Bakanı dergâha ziyarete gelecekti. Dergâhın avlusunda sesimizi daha da yükselttik cesaret edip gelemediler, sonra dergâhın içerisinde yürüyüş gerçekleştirip pirimizin makamına gittik. Orada ‘cem olacağız’ dedik, oradaki görevli ‘yok yapamazsınız’ dedi. Biz de sizden mi izin alacağız? diyerek gereken tepkiyi koyduk. Orada muhabbet cemimizi, muhabbetimizi yaptık, deyişlerimizi söyledik, niyazımızı yaptık.”

    “BAKAN RANDEVU VERMEK ZORUNDA KALDI”

    3 aydır Alevi örgütlerinin başkanlarına randevu vermeyen Kültür ve Turizm Bakanı’nın kendileriyle görüşmek istediğini belirten Arslan, “Görüşmeyi sağlayan Nevşehir İl Emniyet Müdürüydü. Tamam biz görüşürüz kimseden kaçmıyoruz, bu görüşmede Ali Rıza Özdemir olmasın, biz bu kişinin başında bulunduğu kurumu da kendisini de tanımıyoruz, dedik. Tamam dediler. Genel başkanlarımız gitti. Biz o anda dergâhın içinde oturma eylemini yapıyorduk. Bakan gelince adından Ali Rıza Özdemir de içeri giriyor. Orada da bizim genel başkanlar tepki gösteriyor, ‘biz böyle bir görüşmeyi kabul etmiyoruz’ deyince Bakan ‘pirin huzurundayız bir çay içelim’ diyor ama bizim başkanlar tepki koyuyor ve çıkıyorlar. Bunun üzerine başkanlarımızın ayrılma esnasında Bakan Eylül ayında detaylı bir görüşme yapalım, diyor” diye ifade etti.

    “HİÇBİR ŞEY MÜCADELE EDİLMEDEN ELDE EDİLEMEZ”

    Hakkın hiçbir zaman mücadele edilmeden elde edilemeyeceğinin altını çizen Pir Sultan Abdal (PSAKD) Antalya Altınova Şubesi Cemevi başkanı Arslan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Eğer orada (Hacıbektaş’ta) bu duruş sergilenmeseydi Alevilik biterdi. Çok önemli adımlar, çok önemli eylemler yapıldı ve bu eylemlerin sonucunda da ben inanıyorum ki artık bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı denen bu ucube kurum ya lağvedilecek ya da ne yaparsa yapsınlar bunlarla işimiz olmayacak. Biz kimseden izin alıp dergahlarımıza girmemeliyiz. Boynumuzdaki misafir kartlarıyla dergahlarımıza gitmeyiz. Bizim dergahlarımız her zaman açıktır. Biz hep şunu söylüyoruz: Devlet elini dergahlarımızdan çeksin, biz devletin Alevi’si değiliz. Bizim Yolumuz, erkanımız bellidir. Gün birlik günüdür, dergahlarımızı bu zihniyete bırakmayalım, Hızır paşaları içimizde barındırmayalım. Devletin uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarına, zorunlu din derslerine, ÇEDES’ine biz boyun eğmeyiz, bunlara müsaade etmeyiz. Bu tür politikalara karşı duruşumuzu her zaman sergilemeye devam ediyoruz edeceğiz.””

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Alevi örgütleri Bakan Ersoy ile görüşecek; ABF Başkanı Aslan detayları PİRHA’ya anlattı

    Alevi örgütleri Bakan Ersoy ile görüşecek; ABF Başkanı Aslan detayları PİRHA’ya anlattı

    PİRHA – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapatılmasını talep eden Alevi örgütlerinin genel başkanlarıyla Eylül ayı içerisinde bir araya gelecek. ABF Başkanı Mustafa Aslan, görüşme öncesi yaptığı açıklamada, “Bakanlığın bünyesindeki Cemevi Başkanlığının inanca müdahale etme, inancı tarif etme gibi bir fetva kurumuna dönüşmesinden dolayı rahatsızlığımızı dile getireceğiz” dedi.

    Çok sayıda Alevi örgütü, Alevilere rağmen Hacı Bektaş Veli Anma programı düzenleyen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı 15 Ağustos’ta protesto etmişti. Dergah önünde yapılan oturma eyleminde, Cemevi Başkanlığı’nın lağvedilmesi ve Hacı Bektaş Dergahı’nın müze statüsünden çıkarılması talebi gündeme getirilmişti.

    Eylemin sürdüğü saatlerde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bakanlığa bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın heyetleri, dergaha giremeyerek protestonun bitmesini beklemişti. Eylemde ısrar edilince Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Alevi kurumlarının başkanlarıyla görüşme talebinde bulunmuştu.

    Hacıbektaş ilçesinde yapılan ve yaklaşık 1 saat süren toplantıda Alevi başkanların itirazlarını bir kez daha dile getirmesi üzerine Bakan Ersoy, konuyu detaylarıyla konuşmak için Eylül ayında bir araya gelme önerisinde bulundu.

    GÖRÜŞME TALEBİNE SONUNDA KARŞILIK VERİLDİ!

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan, yaşananlara ilişkin detayları PİRHA’ya anlattı. Mustafa Aslan, Alevi kurumları olarak, Hacı Bektaş Veli anmalarına dair 3 ay öncesinde bakanlıktan randevu talebinde bulunduklarını hatırlattı. Taleplerine o süre zarfında karşılık verilmediğini söyleyen Aslan “Bizi hep bakan yardımcısına yönlendirdiler. Biz de bu durumu reddettik. Hacıbektaş’ta yaptığımız eylem sonrasında görüşme durumu oluşunca orada bakan, özel kalemine eylül ayı içerisinde bir randevu ayarlaması gerektiğini söyledi” ifadelerini kullandı.

    “İNANÇ SİZİN İŞİNİZ DEĞİL”

    Mustafa Aslan, eylülde yapılacak görüşmede Cemevi Başkanlığı’na neden karşı çıkıldığını anlatacaklarını belirtirken sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bakanlığın bünyesindeki bir birimin, inanca müdahale etme, inancı yönlendirme, tarif etme, yani fetva kurumuna dönüşmesinden dolayı rahatsızlığımızı dile getireceğiz. Hacıbektaş’ta bakan Ersoy’a ‘Sizler sonuçta Kültür ve Turizm Bakanısınız, inanç sizin işiniz değil’ dedik. Hacıbektaş anma etkinliklerinde siz ve size bağlı olan Kültür Başkanlığı, kültürel çalışmalara, lojistik alanlara destek verir, tanıtım yapar, katkı koyar ama bunun iç işleyişine karışacak bir görevi yok’ dedik. Bunun üzerine Kültür Bakanı, tüm bunları yüz yüze detaylı konuşalım istedi.

    Bizlere karşı şöyle bir algı var: Bakanın bana ilk cümlesi şu oldu ‘Sizler devletten niye rahatsızsınız?’ Bunun üzerine bizler derdimizi, meramızı anlattık. Devletten rahatsız değiliz. Devleti yönetenlerin, yurttaşlara karşı ayrımcı davrandığından bahsettik.”

    “BAKAN, YAPILAN BİRÇOK İŞTEN HABERDAR DEĞİL”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, eylülde yapılacak görüşmede Cemevi Başkanlığı’ndan bir yetkilinin olmayacağına vurgu yaptı. Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle muhatap almayacaklarını dile getiren Aslan, şunları söyledi:

    “Hacıbektaş’ta yaptığımız görüşmede Bakan Ersoy, ‘Sonuçta ben Kültür ve Turizm Bakanlığı görevini yürütüyorum, sizin rahatsız olduğunuz, kapatılmasını istediğiniz yapı, sonuçta benimle alakası olmayan bir şey. Bana bağlı bir birim oluştu ve bu da Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla oldu. Benim de bakan olarak görevim bu birimin istek ve ihtiyaçlarını bakanlık bütçesi çerçevesiyle karşılamaktır’ dedi.

    Bakan ile görüşmemizde, cemevi başkanlığının, bakanlık ismini kullanarak kültürel ve inançsal alanımıza müdahalesi üzerinden derdimizi anlatacağız. Örneğin Abdal Musa Anma etkinlikleri, Hacı Bektaş Veli Anma etkinlikleri ya da bakanlığın ismini kullanarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ile işbirliği yapıp Alevi gençlerini kampa götürmeleri; bütün bunlara karşı itirazımızı bakanın kendisi ile konuşacağız.

    AKP zihniyeti şöyledir; işlerine geldiğinde ‘Biz yaptık’, işlerine gelmediğinde ‘Bizim haberimiz yok. Yapabilecek bir şeyimiz yok’ sözlerinin arkasına saklanmayı severler. Ama bakan da gördüğümüz tavır şu; gerçekten de birçok konuda olduğu gibi devlet adına yapılan birçok çalışma ve gelişmeden doğru bir şekilde bilgi sahibi değil. Mesela bakanla görüşmemizde ‘Eğer gerçekten samimiyseniz 16 ve 17 Ağustos’ta yapılacak olan programı iptal edin, kültür merkezini kapatın’ dediğimde yüz ifadesi değişti. Çünkü Hacıbektaş Belediye Başkanı ile görüşmesinde ‘Başkan, biz 15 Ağustos’ta anmamızı yapmak için sahnemizi kuralım, sonrasında istiyorsan sahneyi sen kullan’ dediğini söyledi. Bakan Ersoy, Hacıbektaş Belediye Başkanına ‘Madem bizimle program yapmak istemiyorsunuz 15 Ağustos’ta bakanlık olarak biz programımızı yapalım, istiyorsanız kurduğumuz sahneyi de size bırakalım. 16, 17 ve 18 Ağustos’ta da siz kullanın’ demiş. Sonrasında biz bu duruma itiraz edince belediye başkanı Ali Kaim, bakanı arayarak ‘Sahnenizi kullanma ihtiyacımız yok’ diyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de o platformu kuran firma ile anlaşarak 16-17 ve 18 Ağustos tarihleri için anlaşma yapıyor.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI, BAKANLIĞIN İSMİNİ KULLANARAK BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

    Mustafa Aslan, Hacıbektaş meydanında kurulan sahneyi hem Kültür Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı’nın hem de Hacıbektaş Belediyesi ile hareket eden Alevi kurumlarının kullandığını ifade etti. Aslan, “15 Ağustos’ta kurulan sahnede ve sonraki günlerde yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ismi hiçbir yerde yoktu. Her yerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın logosu vardı. O nedenle bakan beyle görüşeceğimiz asıl konu bu. Kültür Bakanlığına bağlı bir birim, bakanlığın ismini kullanarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Buna karşı itirazımızı yükselteceğiz.”

    “DERGAHLARIN MÜZE OLMASI UTANÇTIR, BU KONUYU DA GÜNDEME GETİRECEĞİZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan, Kültür ve Turizm Bakanı ile yapacakları görüşmede dergahların iadesi konusunu da gündeme getireceklerini belirtti.

    Aslan şöyle devam etti:

    “Bu konuyu Hacıbektaş’ta yaptığımız görüşmede de dile getirdik. Bir kere dergahımızın, bakanlığa bağlı bir müze olması yetmiyormuş gibi o gün de dergahın içini işgal etmek, bununla birlikte kültür merkezini işgal etmek, anma törenleri yapmak doğru değil. Sonuçta Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Bakanlığına bağlı. Dergahlarımızın tümü de bu genel müdürlüğe bağlı. Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda ekstra bir durum söz konusu. Dergahın sadece malları Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olmasına rağmen dergahın tümü de Kültür ve Turizm Bakanlığı Genel Müdürlüğüne bağlı. Bu müze utancı ve el koyma girişimleri konusunda itirazlarımızı da dile getireceğiz. Son dönemde örneğin Hüseyin Gazi Türbesi’ne cumhurbaşkanlığı talimatıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ‘orayı boşaltın’ yazıları yazılıyor. Aynı şey Karacaahmet, Şahkulu gibi yerlerde de yapılabilir. Mevcut iktidar, kendine yakın oluşturduğu Alevilerle, kuracağı vakıflar üzerinden bu dergahları onlara verebilir. Düne kadar aynı tabakta yemek yiyorlardı şimdi ise kendine daha sağlam bir jandarma buldu ve onlara vakıf kurdurtup şimdi dergahı o vakfa vermek istiyorlar.

    Eylül ayında yapılacak görüşmede bu konuları da gündeme getireceğiz. Ancak Hacıbektaş’taki görüşmemizde de söyledik, ‘Dergahın, bir müze olarak size bağlı olması bir utançtır’ gibi bir cümle kurduk. Görüşmeden bir sonuç elde edilebilir mi bir şey demek zor. Çünkü bu zamana kadar AKP hangi konuda tam anlamıyla sonuç elde etmiş ki! Mücadelemiz bir görüşme ile bitecek değil ama en azından birinci muhataba, itirazlarımızı yükselteceğiz.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • ‘Cemevi Başkanlığı arsızlığını arttırdı ancak etkinliklerin bize ait olduğunu anladılar’

    ‘Cemevi Başkanlığı arsızlığını arttırdı ancak etkinliklerin bize ait olduğunu anladılar’

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri 18 Ağustos akşamı sona erdi. Hacıbektaş’ta yaşananları PİRHA’ya değerlendiren Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Cemevi Başkanlığını eleştirerek, “Anma etkinliğinin bize/Alevilere ait olduğunu anladılar. Biz her alanda vardık ama Cemevi Başkanlığı etkinliklerini ve dergaha ziyaretini gerçekleştiremedi” dedi. Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da Cemevi Başkanlığı’na karşı yapılan eylemlerin başarıya ulaştığını, başkanlığın programlarının sekteye uğradığını söyledi. Yılmaz ayrıca Eylül ayında Kültür Bakanı ile bir görüşme yapacaklarını da belirtti. 

    61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri, tüm yılların en kitlesel katılımıyla gerçekleşti. Özellikle Abdal yurttaşların yoğun ilgi gösterdiği anma etkinliklerine yurdun dört bir yanından ilgi söz konusuydu.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın mevcut süreçteki tutumu tepkiyle karşılandı. Alevi kurumları ile Hacıbektaş Belediyesi’ni görmezden gelip kendi programını dayatan Cemevi Başkanlığı’na karşı yapılan eylemler kitlesel tepkiye dönüştü.

    Alevi kurumları, iktidara “Samimiyseniz eğer dergahlarımızı bize teslim edin” diyerek hem Hacı Bektaş Veli Türbesi önünde oturma eylemi hem de ilçede büyük katılımlı yürüyüş düzenledi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI PROGRAMLARINI GERÇEKLEŞTİREMEDİ”

    Alevi kurum temsilcileri, 3 gün süren anma törenlerine dair görüşlerini PİRHA’ya anlattı.

    Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bu sene arsızlığını arttırdı” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cemevi Başkanlığı, Alevi örgütlerinin dışında kendi kurdurmuş olduğu bir iki dernek ve Alevi Vakıflar Federasyonu ile ortak bir çalışma yürüttü. Oraya getirilen insanlar, bir tür ziyarete geldiklerini ifade ettiler. İnsanlar oraya gelince gerçekleri de gördü. İnsanların boyunlarında ziyaretçi kartı vardı. Bu insanları 5 yıldızlı otellerde ağırlayıp 900 lira da ceplerine yemek parası vererek Hacı Bektaş’a getirmişler.

    Hacı Bektaş’ta 2 konferans 1 açılış toplantısı yaptılar. Getirdikleri insanları da kontrol altında tutabilmek için her otobüsün başına 3 görevli vermişler. Kendi açıklamış oldukları programda mesela resim sergileri de vardı ancak onları gerçekleştiremediler. Dergah ziyareti de programda vardı ancak tüm Alevi kurumlarının yöneticileri, oturma eylemi yaptıkları için bu ziyareti de gerçekleştiremediler. Ancak biz her alanda vardık.”

    “ETKİNLİKLERİN BİZE AİT OLDUĞUNU ANLADILAR”

    Zeynel Abidin Koç, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapatılması için mücadele yürüteceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Kültür Bakanlığı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kendilerine söylendiği gibi doğru işler yapmadığını gözleriyle bilhassa orada görmüş oldu. Çünkü aralarında da ‘Ben daha iyi çalışıyorum, Aleviler ile görüşüyorum, Alevileri temsil ediyorum’ gibi çekişme olduğu orada gözlendi. Ama şunu net söyleyebilirim ki hem Cemevi Başkanlığı hem Kültür Bakanlığı ve mevcut iktidar, bir kere daha anladı ki Hacıbektaş ilçesinde yapılan bu etkinlikler sadece ve sadece belediye ve Alevi kurumlarının yapacağı bir etkinlik.

    “MUHALEFET PARTİLERİ ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN ELİNİ GÜÇLENDİRDİ” 

    Anma programının 2. gününde CHP, DEM Parti, TİP genel başkanları, Alevi hak mücadelesinde ellerinden geleni yapacaklarını, Alevi örgütlerinden gelen taleplerin karşılanması için sonuna kadar mücadele edeceklerini, iktidar olunması durumunda da Alevi örgütlerinin talep ve isteklerini karşılayacaklarını bilakis kendileri ifade etti. Yani Türkiye’deki tüm muhalefet partileri ilk defa orada konuştu. Önceden sadece CHP genel başkanı konuşuyordu ancak son programda herkes konuştu. Bu da Alevi örgütlerinin elini güçlendirdi. Bu görüntü bize daha iyi mücadele vermemiz, daha ciddi anlamda bu işe sahip çıkmamız gerektiğini anlattı.

    Gelecek yıl için sadece ve sadece Hacıbektaş Belediyesi’nin önderliğinde gerçek anlamda Uluslararası bir düzeye çekmek için biz Alevi örgütleri olarak elimizden geleni yapacağız. Seneye çok daha farklı bir etkinlik olması için de elimizden gelen mücadeleyi göstereceğiz. Gelecek sene bizim inancımız odur ki hem mücadelemizde hem de o zamana kadar siyaseti geliştirerek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapatılması için elimizden gelen mücadeleyi sürdüreceğiz. Ama kapanmaması durumunda da her türlü baskıyı da yapacağız.”

    “DERGAH ZİYARETİNİ DAHİ GERÇEKLEŞTİREMEDİLER”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı yapılan eylemlerin başarıya ulaştığını söyledi. Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın programlarının sekteye uğratıldığının altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bizlerin orada olmasından kaynaklı dergah ziyaretini gerçekleştiremediler. Uzunca bir süre bekledikten sonra ‘Dergaha arkadan mı girsek, yoksa ön kapıyı mı kullansak’ gibi çabaların sonunda da bakan beyin, bizlerle görüşme talebinin olması gibi gelişmelerin bir kazanım olduğunu düşünüyorum.

    “MİSAFİR KARTIYLA GELENLER İÇİN CİDDİ BİR ÇALIŞMA YAPTIK”

    Oraya misafir kartıyla gelenler için ciddi bir çalışma yaptık. Hacıbektaş’a gelenlerin birçoğu aslında durumun farkında değildi ama bizleri dinledikten ve eylemleri gördükten sonra meselenin ne olduğunu anladılar. Sonuçta siz bir kişiyi ikna ederseniz, o kişi gider köyünde 10 kişiyi ikna edebilir. Dolayısıyla eylemlerimizin kitlesel bir karşılık gördüğünü düşünüyorum. Ama bizlerin, yine de köy köy, kent kent gezip gerçekleri anlatmamız lazım. Hacı Bektaş Veli anmalarını çok önemsemiştik. Alevi kurum başkanları ile de görüşmelerimiz oldu. Özellikle şu yaz ayları geçtikten sonra tekrar bütün köyleri gezerek bu durumu anlatmaya devam edeceğiz.

    Önümüzdeki seneye dair, bakan beyle yaptığımız görüşmede ne istediğimizi söyledik. ‘Anmalara müdahale etmeyin. İçerik sizin işiniz değil’ dedik. ‘Bu anmaları yıllardır Alevi kurumları, Hacıbektaş Belediyesi yapıyor, dolayısıyla buraya ne siyaset bulaştırın ne de gelip programlara müdahale edin. Protokol olarak gelmek istiyorsanız buyurun gelin. Daha önceden de cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar misafirimiz olarak geldiler, sizi de misafir ederiz ama Alevilerin ne yapması gerektiğini öğretmeye çalışmayın, bizi tanımlamayın, bize bir çerçeve çizmeyin’ dedik.

    KÜLTÜR BAKANI, ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN BAŞKANALRIYLA GÖRÜŞECEK

    Bakan bey de önümüzdeki sene için ‘bir araya gelelim, konuşalım’ dedi. Sanıyorum Eylül 2024’ün ilk haftası için bir randevu verecek ve Alevi kurumları olarak gidip görüşeceğiz.

    Bakan bey ile görüşmemizde şunu da ifade ettik: Siz devletsiniz. Sizin göreviniz buradaki lojistiği çözmek. Konargöçer vatandaşlarımız burada perişan haldeler. Bu insanlara bir alan açın, onların insani tüm giderlerine karşılayın. Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde ne yapılacağı sizi neden ilgilendirir? dedik.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • HDP’li Bülbül, AKP’li belediye tarafından yıkılan Alevi-Bektaşi türbesini Meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Bülbül, AKP’li belediye tarafından yıkılan Alevi-Bektaşi türbesini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Niğde’de bulunan Alevi-Bektaşi türbesinin AKP’li belediye tarafından yıkılarak yerine villa projesi yapmak istemesini Meclis gündemine taşıyarak, “Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de Alevilere ait kaç türbe, dergâh, ziyaret, mezarlık yeri yıkılmıştır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Niğde’de bulunan Alevi-Bektaşi türbesinin AKP’li belediye tarafından yıkılarak yerine villa projesi yapılmak istemesini Meclis gündemine taşıdı.

    Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verilen önergede, söz konusu yerde ‘yürütmenin durdurulması’ kararına rağmen yıkımın sürdüğü ve o bölgede çok sayıda tarihi yapı olduğu belirtildi.

    “ALEVİ İNANCI YOK SAYILMAYA DEVAM EDİYOR”            

    Bülbül, verdiği önergede şu ifadelere yer verdi:

    “AKP iktidarı bir yandan ‘Alevi’ açılımı adı altında cemevlerinin statüsünü tartışmaya açarken, diğer yandan da Alevilere ait türbelerin yıkımına, inancı ve öğretisini inkara, asimilasyona ve yok saymaya devam edilmektedir. Yazılı ve görsel medyada yer alan haberlere göre 11. Yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilen Niğde Kalesi’nin etrafında yapılmış tarihi Kale Mahallesi’nde süren kentsel dönüşüm çalışmaları mahkemenin ‘yürütmenin durdurulması’ yönündeki kararına rağmen devam etmekte ve tarihi yapılar yıkılmaktadır. İddialara göre Niğde Belediyesi acele kamulaştırma ve yıkım ihalesini 29 Ocak 2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararına dayandırıyordu. Ancak 12 yurttaşın açmış olduğu dava sonucunda “yürütmenin durdurulması” kararı verilmesine rağmen AKP’li Niğde Belediyesi yıkım işlemlerine başlayarak son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok etmiştir.

    “YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARINA RAĞMEN YIKIM SÜRÜYOR”

    Yıkımlar nedeniyle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış tarihi ev, işyeri ve inanç merkezlerinin de yok olma tehlikesi altında olduğunu belirten yurttaşlar, mahkeme kararlarına ve tüm itirazlarına rağmen devam eden yıkımlar ve tarihi yapılar yerine yapılacak villalar nedeniyle kentin tarihsel hafızasının yok olacağının endişesini taşımaktadırlar.

    Bu bağlamda;

    • Mahkemenin “Yürütmenin Durdurulması” kararına rağmen Niğde Belediyesi neden “Kale Mahallesi’nde” yıkım işlemlerine başlamıştır? Tarihi ve kültürel yapılarında yıkımını içeren bu çalışmalara ilişkin bakanlığınızın bir bilgisi var mıdır?
    • Niğde’de bulunan son Bektaşi Türbesinin kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkıldığı iddialar doğru mudur? Bu yıkıma ilişkin bakanlık olarak bir soruşturma başlatacak mısınız? Mahkeme kararlarına rağmen yıkım işlemi başlatan görevliler ve yöneticiler hakkında bir işlem yapacak mısınız?
    • Tarihi 11. Yüzyıla kadar dayanan Niğde Kalesi ve etrafına kurulan mahallede yürütülen çalışmalar sırasında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununu neden uygulamamıştır? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkisinde olan bu bölgede yürütülen çalışmalar hukuki midir?
    • Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de Alevilere ait kaç türbe, dergâh, ziyaret, mezarlık yeri yıkılmıştır?
    • Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış kaç yapı vardır? Bu yapılar arasında yıkım kararı verilenlerin sayısı kaçtır?”

    PİRHA/ANKARA