Etiket: Kültür evi

  • Dersim’in Tavukî köylüleri kültür evi yapıyor: Kamuoyundan destek bekliyoruz-VİDEO

    Dersim’in Tavukî köylüleri kültür evi yapıyor: Kamuoyundan destek bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinin Tavukî  (Kardelen) köyündeki yurttaşlar, 2024 yılının Haziran ayında kültür evi yapımına başladı ancak inşaatı tamamlamak için kamuoyundan destek bekliyor. Kültür evinin köylüler arasında sürekli konuşulan ve bir eksiklik olarak hissedilen bir ihtiyaç olduğunu belirten Tavuki köyü Muhtarı Burhan Yıldız, “İnşaatımız şu anda yarım kalmış durumda o yüzden iş insanları ve sanatçılardan duyarlı olup bize hem maddi hem de manevi olarak destek olmalarını bekliyoruz” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesinin Tavukî (Kardelen) köyündeki yurttaşlar, 2024 yılının Haziran ayında kültür evi yapımına başladı. Köylüler kendi çabalarıyla kültür evinin kaba inşaatının bir kısmını bitirdi ancak geri kalan kısmını da tamamlamak için kamuoyundan destek bekliyor.

    Tavukî köyü muhtarı Burhan Yıldız, kültür evinin yapılma nedenlerini ve taleplerini PİRHA’ya anlattı.

    “KÖYLÜLERİMİZİN DESTEĞİYLE KABA İNŞAATIN BİR KISMINI BİTİRDİK”

    Kültür evinin köylüler arasında sürekli konuşulan ve bir eksiklik olarak hissedilen bir ihtiyaç olduğunu belirten Burhan Yıldız, “Son zamanlarda köylüler tarafından ortak kullanım alanının yokluğu daha fazla dillendirilmeye başlandı. Bu konuda çözüm üretmek istedik ve hem Türkiye hem de yurtdışında bulunan köylülerimizle fikir alışverişinde bulunduk. Kültür evinin yapılması hem ihtiyacın karşılanması hem de bizden sonra gelecek insanların da kullanabileceği bir alanı yaratmak için böyle bir adım attık. Kültür evinin yapımına 2024 yılının Haziran ayında başladık. Köylülerimizin verdikleri desteklerle kaba inşaatın bir kısmını bitirdik. Köyümüzde cenaze ve düğün yemekleri ile dışarıdan gelen misafirlerimizi ağırlayacağımız misafirhanemizin olacağı bir imkân yaratmak istedik” dedi.

    “KÜLTÜR EVİYLE BİRLİKTE KAYBOLAN DEĞERLERİ YENİDEN CANLANDIRMAK İSTİYORUZ”

    Kültür evi yapmalarının bir başka amacının da insanların arasındaki iletişim kopukluğunu ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Burhan Yıldız, “Kültür evini yaparken sadece özel günlerde kullanmak yerine yılın belli dönemlerinde burada gelenekselleşen festival gibi kültürel faaliyetleri de hayata geçirmek istiyoruz. İnsanlar arasında iletişim kopukluğu, kendi değerlerinden uzaklaşma ve kendi tarihine yabancılaşma söz konusu. Biz de kültür evini yaparken kaybolan değerleri tekrar canlandırmak için sembolik bir yapı haline getirmeyi düşünüyoruz” diye belirtti.

    “İŞ İNSANLARI VE SANATÇILARDAN DESTEK BEKLİYORUZ”

    Kültür evinin yapımının bitmesi için iş insanları ve sanatçılardan destek beklediklerini vurgulayan Yıldız, “Yapılacak kültür evi sadece Tavukî  köyünün faydasına olmayacak. Bize yakın birçok köyde kültür evinden faydalanabilir. İnşallah yaptığımız kültür evi her köye örnek olur ve zaman içerisinde yaygınlaşır. Tabi ki diğer köylerinde böyle bir düşüncesi olursa biz de imkânlarımız dahilinde onlara destek oluruz. İnşaatımız şu anda yarım kalmış durumda o yüzden iş insanları ve sanatçılardan duyarlı olup bize hem maddi hem de manevi olarak destek olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • 150 yıllık cemevi, Tahtacı kültürünü gelecek nesillere taşıyor-VİDEO

    150 yıllık cemevi, Tahtacı kültürünü gelecek nesillere taşıyor-VİDEO

    PİRHA- Narlıdere’nin en eski yerleşim yerleri olan Yukarıköy’de bulunan Tarihi Kültür Evi, 1870 yılına dayanan tarihi ile dikkat çekiyor. Cemevi olarak yapılan ve uzun yıllar bu şekilde hizmet veren Kültür Evi, Tahtacı kültürünü gelecek nesillere tanıtıyor. Müze haline getirilen Tarihi Kültür Evi, ziyaretçilerini ağırlıyor.

    İzmir Narlıdere’deki Tarihi Kültür Evi, Tahtacı Alevilerin kültürünü yaşatmak ve tanıtmak amacıyla müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Göçer halde yaşayan Tahtacı Alevi Dedeleri, 1800’lü yılların başında Narlıdere’nin ilk yerleşim yerlerinden biri olan Yukarıköy’e yerleşti. 1870’li yıllarda ise Tahtacı Türkmen Alevi Dedeleri, bugün Kültür Evi olarak adlandırılan binayı cemevi olarak kullanmak için inşa ediyor. Türkiye genelindeki tüm Tahtacı Alevilerin Yanyatır Ocağı olarak kullanılıyor.

    2007 YILINDA AÇILDI

    Kesintisiz olarak cemevi olarak kullanılan bina, 1960’lı yıllardan itibaren kullanılamaz hale geldi. 2006 yılında ise İzmir büyükşehir Belediyesi ve Narlıdere Belediyesi’nin ortak projesiyle birlikte restore edilen bina 2007 yılının Mayıs ayında Tahtacı Alevi kültürünü yaşatmak için “Kültür Evi Tarihi Cemevi” olarak halkın ziyaretine açıldı. 2 salon ve 9 odadan oluşan Tarihi Kültür Evi, uzman rehber eşliğinde hafta içi saat 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebiliyor.

    GİYDİRİLMİŞ 21 ADET HEYKEL BULUNUYOR

    250 yıllık bir geçmişi olan Alevi Türkmen Tahtacı aşiretlerinin titizlikle yaşatıp, kuşaktan kuşağa aktardığı gelenekleri Narlıdere Tarihi Cemevi’nde görülebiliyor.

    Tarihi Cemevi’nde, 1800’lü yılların başlarında göçle gelerek Narlıdere’nin ilk yerleşimcileri olan Tahtacıların ibadet ve yaşam tarzları sergileniyor. Bölgedeki evlerden toplanan tarihi belgelerin ve yaşam tarzlarını yansıtan materyallerin yanı sıra aslına uygun olarak giydirilmiş 21 adet heykel yer alıyor.

    HIZIR DEDE 1800’LÜ YILLARDA NARLIDERE’YE YERLEŞİYOR

    Narlıdere Kültür Evi (Tarihi Cemevi) Yanyatır Ocağı’nın kurucusu ve piri olarak bilinen Çobanlı Aşireti’nden Durhasan Dede’nin (mezarı Adana Ceyhan ilçesi Durhasan köyünde) torunu olan Hızır Dede, obası ile 1800’lü yılların başında Narlıdere’de yerleşik hayata geçer. Daha sonra ibadetlerini yerine getirmek için bir cemevi yapılmasına karar verirler ve diğer illerde yaşayan Tahtacı aşiretlerine yardım için haber salarlar. Gelen yardımlar üzerine 1874 yılında bugün Kültür Evi olarak bilinen Tarihi Cemevi’nin yapımına başlarlar.

    Bina, adını kimsenin bilmediği Rum asıllı bir usta tarafından yapılmış. Kerestelerinin Antalya’nın Finike İlçesinin Gökbük Köyünden katırlarla getirildiği, salon taşlarının ise Malta’dan deniz yoluyla getirildiği biliniyor.

    SORGU CEMLERİNİN YAPILDIĞI CEMEVİ

    Yanyatır Ocağı diye de bilinen Tarihi Cemevi, Tahtacı aşiretlerinin en büyük ve en kutsal iki ocağından biri. Diğeri de Aydın Reşadiye’de olan Emiroğulları Ocağı. Cemevinin en önemli işlevi “Dara Durma” (Baş Okutma) olarak bilinen sorgu cemlerinin burada yapılıyor olması.

    13. yüzyılda Anadolu’da “Ağaç Eri” olarak da bilinen tahtacılar 16. yüzyılda Osmanlı vergi nüfusu tahrir defterine Cemaat-ı Tahtacıyan olarak geçerler. Bu yüzyıldan sonra yerleşik hayata geçilen döneme kadar göçebe olarak dağları ve ormanlık alanları yurt edinerek ağaç işleri ile uğraşırlar. Ağaç işleme sanatının en iyi temsilcisidirler. Bu sanatın en güzel örnekleri cemevinin üst katlarındaki tavan süslemelerinde görülüyor.

    Narlıdere’ye ilk yerleşen Tahtacı Türkmen Alevilerinin 1874 yılında büyük emeklerle kurdukları, inşa ettikleri, ibadetlerini yapıp kültürlerini yaşadıkları cemevi o günleri yaşatan, o günden bu yana kültür birikimlerini günümüze kadar taşıyıp sergileyen tarihi bir “anıt” haline getirildi.

    Ersin ÖZGÜL-Hüseyin KELLECİ/İZMİR

     

     

  • Bingöl’ün Seter köyünde kültür evi açılışı yapıldı-VİDEO

    Bingöl’ün Seter köyünde kültür evi açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Bingöl’ün Yayladere ilçesinin Seter (Dalbasan) köyünde kültür evi açılışı yapıldı. Açılışta konuşan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bizim inancımız 72 millete aynı nazarla bakar, herkes bizim için haktır kimsenin dili, inancı, ırkı bizim için önemli değildir. Buranın yapılmasında emeği geçen, katkısı olan bütün canlara yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

    Bingöl’ün Yayladere ilçesinin Seter (Dalbasan) köyünde kültür evi açılışı yapıldı.

    Açılışta Dalbasan Köyü Çevre Kültürel Sosyal ve Yardımlaşma Derneği (Dalçek) Başkanı Hasan Şahin ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu kısa bir konuşma yaptı.

    “EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNARIZ”

    Dalçek Başkanı Hasan Şahin, “Bugün burada dayanışmanın en güzel örneklerini yaşamaktayız. İçinde bulunduğumuz bu güzide mekanın inşası dayanışma ve yardımlaşmayla ortaya çıkmıştır. Emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkürlerimizi sunarız” diye belirtti.

    “BİZİM İNANCIMIZ 72 MİLLETE AYNI NAZARLA BAKAR”

    İnancımızı, kültürümüzü ve tarihimizi Hardo Dewres’te büyüyerek geçirdiklerini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bizim inancımız 72 millete aynı nazarla bakar, herkes bizim için haktır kimsenin dili, inancı, ırkı bizim için önemli değildir. Buranın yapılmasında emeği geçen, katkısı olan bütün canlara yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından yapılan lokmalar pay edildi. Açılış davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

    PİRHA/BİNGÖL

  • Tokat PSAKD Başkanı Erkan: Başka inanç sahipleri ibadet ritüellerimizi belirleyemez-VİDEO

    Tokat PSAKD Başkanı Erkan: Başka inanç sahipleri ibadet ritüellerimizi belirleyemez-VİDEO

    PİRHA- AKP iktidarının cemevine kültür evi statüsü verme planına tepki gösteren ve ‘Cemevi neye göre kültür evi sayılıyor?’ diye soran PSAKD Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, “Ben kendi ibadetimi kendim belirlerim. Bir başka inanç temsilcisi benim ibadet ritüellerimi belirleyemez. ‘Şu şekilde yapacaksın, bu şekilde yapacaksın’ diye de zorlayamaz, bu inanç kimsenin tekelinde değil” dedi.

    Türkiye’nin pek çok yerinde cemevlerini dolaşan AKP hükümetinin görevlendirdiği danışmanların ziyaretlerinin ardından cemevlerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi, dedelere maaş bağlanması planına ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, PİRHA‘ya konuştu.

    “İNANCIMIZ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİL”

    ‘Cemevi neye göre kültür evi sayılıyor?’ diye soran Erkan, “Ben kendi ibadetimi kendim belirlerim. Bir başka inanç temsilcisi benim ibadet ritüellerimi belirleyemez. ‘Şu şekilde yapacaksın, bu şekilde yapacaksın’ diye de zorlayamaz, bu inanç kimsenin tekelinde değil” dedi.

    “ALEVİLERİ RÜŞVETE ALIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Dedelere maaş bağlanmasının doğru bir adım olmadığının altını çizen Erkan, “Ben size para veririm, bu para karşılığında size bir program veririm o bu program doğrultusunda siz de yerine getirirsiniz’ anlayışının yerleştirilip Alevileri rüşvete alıştırmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “ALEVİLER KATLEDİLMİŞTİR AMA ALEVİLER ORTADAN KALDIRILAMAMIŞTIR”

    Yapılmak istenenin yeni bir politika olmadığına dikkat çeken PSAKD Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, “Bunu nereden biliyoruz Şah Kalender Çelebi 1526 yılında 50.000’in üzerinde yandaşıyla beraber yürüdüğü seferde ne yaptılar? Rüşvetle, parayla etrafı boşaltıldı, 3.000 kişiye kadar düşürüldü, sonra da katledildi. Bu doğru bir adım değil, geçmişte de denenmiştir. Aleviler katledilmiştir ama Aleviler ortadan kaldırılamamıştır. Bu hala devam etmektedir. Aleviler dünyada da sesini, soluğunu yükseltmek için her alanda dilinin döndüğünce yüreğinin yettiğince kendini ifade etmeye devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Elazığ Karakoçan Sarıbaşak Köyü Kültür Evi açılışı 7 Ağustos’ta

    Elazığ Karakoçan Sarıbaşak Köyü Kültür Evi açılışı 7 Ağustos’ta

    PİRHA – Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Sarıbaşak Köyü Kültür Evi açılışı 7 Ağustos Çarşamba günü yapılacak. 

    Sarıbaşak Sosyal Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Sarıbaşak Köyü Kültür Evi’nin açılışını yapacak. 7 Ağustos Çarşamba günü yapılacak açılış saat 11.00’de başlayacak. (HABER MERKEZİ)

  • ‘İzmir’deki 17 cemevi belediyenin işgalinde; IŞİD kılıklı kişiler toplantı yaptı’-VİDEO

    ‘İzmir’deki 17 cemevi belediyenin işgalinde; IŞİD kılıklı kişiler toplantı yaptı’-VİDEO

    PİRHA- Alevilere yönelik asimilasyon her alanda devam ediyor. İzmir’de bulunan belediyelere bağlı 17 cemevinde, Alevilerin ibadetlerini yapmak, lokmalarını dağıtmak için izin almak zorunda bırakıldıkları belirtildi. Çiğli Şube Başkanı Hüseyin Han, “Bu cemevinde IŞİD kılıklı insanların toplantı yaptıklarını biliyorum” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın İzmir’de 4 şubesi bulunuyor. Güzelbahçe, Uzundere, Karşıyaka ve Çiğli’de. Bir bütün olarak İzmir’e hitap edebilmek için İzmir’in bütün ilçelerinde temsilcilikler oluşturdular.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İzmir Temsilciler Meclisi’nin dönem sözcüsü aynı zamanda Çiğli Şube Başkanı Hüseyin Han, ayda bir toplantılar yaptıklarını belirtti. Geçtiğimiz günlerde İzmir Temsilciler Birliği’nin düzenlediği Alevi kurultayından bahseden Han, asimilasyon politikalarına karşı bu çalışmaları yaptıklarını aktardı. Han, “Sadece merkezi hükümetten ya da dışarıdan asimilasyonu düşünmemek gerekir. Özellikle içimizdeki hınzır paşaları aşmak çok zor. Alevi ritüellerini bilmeyen Alevi toplumu içerisinde yaşamayanlara verecek cevaplarımız vardır. Ama Alevi toplumu içinde yaşayanlar maalesef bir cevap veremiyoruz. Verdiğimiz zaman da başka bir cevap alıyoruz. Dolayısıyla asimilasyon üzerinde çalışma yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Han, Alevilere yönelik bu asimilasyonun bir ayağının ise İzmir’deki belediyeler tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

    Yaklaşık 17 tane cemevinin belediyeler tarafından işletildiğine dikkat çeken Han, kültür merkezi olarak geçen cemevlerinde bazı toplantı ve etkinliklerinin belediyeden izin alan herkes tarafından yapıldığını aktardı. Yapacakları cem, oruç açma, lokma dağıtma gibi durumlar içinse eskiden dilekçe ile şimdi ise arayarak izin aldıklarını dile getiren Han, “Cemevlerimiz belediye tarafından işgal edilmiş” dedi.

    “IŞİD KILIKLI KİŞİLER CEMEVİNDE TOPLANTI YAPTILAR”

    Han yaşadıkları bazı olaylardan örneklerle sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu cemevinde IŞİD kılıklı insanların toplantı yaptıklarını biliyorum. ‘Siz ne yapıyorsunuz burada’ dediğimizde ‘Toplantımız var’ dediler. Hiç duymadığımız bir kurum adını söylediler. Bize hiç sormuyorlar çünkü belediyeden talep ediyorlar. ‘Belediye cemevlerinde böyle bir çalışma yapmamalı’ dedik. ‘Orası kültür merkezi her vatandaş orada çalışma yapabilir’ cevabını almıştık.”

    “Çünkü burası belediye tarafından kültür merkezi olarak kullanılmakta. Bize de cemevi olarak kullandırılmaktadır. Yani cemevimiz belediye tarafından işgal edilmiş durumda. Biz de diyoruz ki kültür merkezi olarak kullanabilirsiniz ama cemevi olarak kullanamazsınız. Çünkü cemevi sadece Alevilerin toplantı ibadet cem yeridir. Bu anlamda müthiş bir şekilde asimilasyon yapılmakta. Bunu belki Aleviler çok farkında değildir ama biz yıllardır bunun çok büyük bir sıkıntısını yaşadık.”

    “‘CEM YAPABİLİR MİYİZ’ DİYE İZİN ALIYORUZ”

    İlk zamanlar ‘cem yapabilir miyiz’ diye dilekçe ile başvurduklarını hatırlatan Han, “Onlardan onay gelirse yapıyorduk. Muharremde oruç tutuluyordu. Oruç lokmaları, yemekleri veriliyordu. Onlarda da dilekçe veriyorduk. Böyle garip şeylerle karşılaştık. Şimdi burada bir müdür atamışlar. Müdüre whatsapp üzerinden ya da sözlü olarak arayıp haber veriyoruz. Gerekirse belediye kültür müdürlüğü ile görüşüyor. Kültür müdürlüğü ne zaman tamam uygundur derse yapabiliyoruz.” dedi.

    En çok asimilasyonun bu tür yerlerde yaşandığına dikkat çeken Han, bunlara ilişkin defalarca görüşmeler yaptıklarını söyleyerek, “Büyükşehir de buranın bir cemevi olduğu ve kültür merkezi olarak inşa edildiğini söyledi. Ama burası cemevidir. ‘Ya boşaltın ya kapatın ya da cem merkezini kapatıp kültür merkezi olarak kullanabilirsiniz’ cevabını aldık” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER SUİSTİMAL EDİLİYOR”

    Han sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir milyona yakın Alevi var İzmir’de. CHP’nin yerel iktidarıdır. Alevilerin çok politik bir yapısı da var. Oralarda yer alıyorlar. Çok rahatlıkla asimile edebilecek çalışmalar da yapılıyor. Belki Aleviler de bunun farkında değil. Hatta bazen deniliyor ki hak razı olsun. Belediye böyle bir cemevi kazandırdı bize gibi. Ne istiyorsunuz belediyeden diyorlar. Biz de belediyelere sağ olun var olun ama bunları Alevilere teslim edin dedik. Yani İzmir’de biraz sosyal demokrat olduğu için onu biraz suistimal ediyor.”

    İŞGALE KARŞI İŞGAL

    17 cemevinin işgal edildiğini söyleyen Han, “Eğer kültür merkezi adını kaldırıp cemevi adını koymazsanız burayı biz işgal ederiz. Kültür merkezi tabelasını kaldıracaksınız. İşgalden kurtarmak için işgal edeceğiz” çağrısında bulundu.

    İZMİR/PİRHA