Etiket: kürtaj

  • Yalovalı kadınlar: Şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz!

    Yalovalı kadınlar: Şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz!

    PİRHA – Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle Yalova’da eylem yapıldı. Okunan basın metninde, “Bize dayatılan kimliklerle yaşamayı, dünyanın bakımı da dahil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görülmeyi, şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz” denildi.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle Yalova’da da basın açıklaması yapıldı.

    Kadınlar eylemleri boyunca, “Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz”, “Jin, jîyan, azadî”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “6284’ü uygula” pankart ve dövizleri taşıdı.

    “İSYANIMIZI MEYDANLARA TAŞIYORUZ”

    Yapılan açıklamada, “Savaşa, şiddete, yoksulluğa karşı barışı, hayatlarımızı ve haklarımızı savunuyoruz” denilerek şöyle devam edildi:

    Dünyada ve ülkemizde sağ, muhafazakâr iktidarlar, savaş ve şiddet politikalarıyla kadın kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürüyor. Biz kadınların mücadelesi her zaman olduğundan çok daha fazla baskıyla susturulmaya çalışılıyor.

    Evde, işte, okulda, sokakta, sosyal medyada, dijital platformlarda erkek şiddetine maruz bırakılıyoruz. Erkek şiddetine dair veriler iktidarlar tarafından açıklanmıyor. Şiddet vakalarının üstü örtülmeye çalışılıyor. 2022 yılında erkek şiddeti 334 kadını öldürdü. Sadece 2022 verilerine baktığımızda bile şiddetin hedefi haline gelen kadınların sayısının arttığını görüyoruz. LGBTİ+ örgütlerinden gelen raporlar nefret söyleminin de her geçen gün arttığını gösteriyor. Ama AKP-MHP iktidarı sorun çözmek yerine kadın düşmanı siyasetine ve nefret söylemlerine yenilerini ekliyor.

    Her 25 Kasım’da olduğu gibi bu yıl da sınırları ve zamanları aşan kadın dayanışmasını ve Mirabal Kardeşler’in 1960’larda Trujillo’nun diktatörlüğünün devrilmesinde yol açan direniş ve mücadelesini selamlayarak isyanımızı meydanlara taşıyoruz.

    Haftalardır İsrail’in Gazze’ye her geçen gün artan şiddetli saldırılarına tanık oluyoruz. Savaşta öldürülenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu üzüntüyle takip ediyoruz. Gazze’de savaş ve soykırım suçu işleniyor. İkiyüzlü devletler her zaman olduğu gibi, dünyanın her yerinde, kadınların bedenlerini savaş politikalarına alet ediyor, hayatlarını hiçe sayıyor. İçinde bulunduğumuz coğrafyada maalesef yalnızca bazı hayatlar kutsal sayılıyor.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Yıllardır sürdüğümüz mücadeleyle elde ettiğimiz en önemli kazanımlarımızdan biri, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğduğu yaklaşımı üzerine inşa edildiği için oldukça önemli olan İstanbul Sözleşmesi bir gecede feshedildi. AKP bu yolla erkek şiddetini ve erkek egemen zihniyeti değiştirme yükümlülüğünü almayacağını açıktan duyurmuş oldu. Şimdi de 6284 sayılı yasayı tartışmaya açarak eril yargının nicedir süren cezasızlık politikalarını meşrulaştırıyor. Erkek şiddeti cezasız bırakılırken, kendi hayatlarını savunan kadınlar oldukça ağır cezalarla karşı karşıya kalıyor.

    Haklarımız ve hayatlarımız için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz diyoruz. Sözleşme yeniden yürürlüğe girene, gereği yerine getirilene ve 6284 Sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Dünyada krizlerle daha da artan ekonomik eşitsizlikler ve kemer sıkma politikaları kadın emeğinin sömürüsünü katlayarak artırıyor. Kadının tek istihdam biçiminin güvencesiz, evden, kısmi zamanlı, parçalı ve esnek istihdam olmasını sağlayan düzenlemeler yaygınlaşıyor.

    Kadın emeği üzerindeki denetimini sıkılaştırarak ayakta kalmaya çalışan AKP-MHP erkek iktidarının Türk-İslam sentezine yaslanan bir kültürel hegemonya kurma çabası da ailenin kutsallığına zeval getirmeyecek cinsiyetçi politikalarla devam ediyor. Kürtajın ve sezaryenin hak olmaktan çıkarılması, şiddet uygulayan erkekle arabuluculuk uygulaması, boşanmayı zorlaştırma raporları, nafaka hakkına dair tartışmaları ile kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etmeye çalışıyor.

    Ekonomik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılmayı, yoksullaşmayı, bize dayatılan kimliklerle yaşamayı, güvencesiz- kayıt dışı çalıştırılarak sömürülmeyi, dünyanın bakımı da dahil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görülmeyi, şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz. Bu sorunlara çözüm üretecek politikalar yapılsın, kadına yönelik şiddetin tüm biçimleri ortadan kalksın istiyoruz.

    Kadınların eşitlik ve özgürlük sorunu çözülmeden siyasi, medeni, sosyal ve ekonomik haklara erişimden bahsedilemeyeceğinin altını çiziyoruz.”

    PİRHA/YALOVA

  • Papa’ya tepki: Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır

    Papa’ya tepki: Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır

    PİRHA-Papa’nın kürtajla ilgili açıklamalarını kınayan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Özlem Akgül, kadının her şeyden önce insan olduğunun bilincine varılması gerektiğini kaydetti. 

    Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, kürtajla ilgili, “Bir sorunu çözmek için ne kadar küçük olursa olsun bir insanı ortadan kaldırmak doğru değildir. Bu, sorunu çözmek için katil kiralamak gibi bir şeydir” açıklamasında bulundu. Papa’nın bu açıklamalarına tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Özlem Akgül, Papa’nın bu açıklamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    “KADININ İNSANİ TÜM HAKLARI YOK SAYILIYOR”

    “Kürtaj yapan doktorları ‘kiralık katil’ diye nitelendiren Papa, sürekli çelişkili ifadeler kullanıyor” diyen Akgül, elbette ki cana kıymanın hiçbir inanç ve öğretide tasvip edilen bir şey olmadığını, inanç merkezli bir inanç olan Alevilikte de en ağır suç olduğunu ancak bakılan pencerenin bu olmaması gerektiğini ifade etti. Akgül, “Kadının insani tüm haklarının, özelliklerinin yok sayılarak sanki tek görevi çocuk doğurup neslin devamını sağlamakmış gibi, bir nevi kuluçka makinası gibi görülmesi sorunudur” dedi.

    “PAPA’YI KINIYORUZ”

    Kadına karşı işlenen suç oranlarını hatırlatan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinin malı, namusu kuralların dışına çıkarsa dövülebilir, toplum dışına itilebilir ve cinayete kurban gidebilir. Her gün bir kadın cinayeti haberi alıyoruz, sonuçlanamayan yüzlerce dava…toplumda kadına biçilen rol belirleyicidir, bu bedenle sadece yasalarla değil, eğitimle, toplumsal algıyı doğru yöneterek, kadının her şeyden önce ‘İnsan’ olduğu bilincinin verilmesi gerekiyor. Çocuk doğurmak, annelik elbette çok güzeldir, ancak kadın da isterse! Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır. Bilim insanlarına, kadınlara yönelik bu haksız ve mesnetsiz açıklamayı yapan Papa’yı kınıyoruz….” (HABER MERKEZİ)

  • Arjantinli kadınlardan kürtaj protestosu

    Arjantinli kadınlardan kürtaj protestosu

    Arjantin’de Katolik Kilisesi’nin kürtaj karşıtı tutumunu protesto eden binlerce kadın kiliseden çıkmaya başladı.

    Arjantin’de kadınlar, kürtaj yaptırılmasının önünü açacak yasa tasarısının Senato’da engellenmesinin ardından, ülkede kadın hareketleri protesto eylemleri ve kampanyalar yürütmeye devam ediyor. Binlerce kadın başlatılan bir eylem kapsamında Senato’nun 9 Ağustos’taki kararına destek veren Katolik Kilisesi’nden çıkmaya başladı.

    Deutsche Welle (DW) Türkçe’nin haberine göre,  eylem, “Apostasia Colectiva” kadın inisiyatifinin çağrısıyla başladı. İnisiyatif ülkenin  7 kentinde danışmanlık hizmeti veren merkezler açtı. Kadınlar bu kararlarıyla Arjantin’deki Katolik Kilisesi’nin belirttiği gibi ülkedeki herkesi temsil etmediğini göstermeyi hedefliyor.

    NE OLMUŞTU?

    Arjantin’de Katolik Kilisesi kadınların kürtaj yasağının kaldırılması taleplerine karşı çıkarak kürtaj yasağından yana tutum sergiliyor. Kürtajın yasalaşmasını öngören tasarı Senato’da 38 oya karşı 31 oy ile reddedilmişti. Arjantin’in resmi dini bulunmuyor. Halkın yüzde 77’sinin Katolik, yüzde 7’sinin Protestan ve yüzde 13’ünün ateist olduğu ülkede Katolik Kilisesi hukuki bir statüye sahip. Kiliseden ayrılmak isteyen vaftiz edilmiş kişilerin, vaftiz tarihi ve yeriyle birlikte kiliseden ayrılma gerekçelerini yazılı olarak sunmaları gerekiyor.

    Kadın hakları için mücadelenin son yıllarda arttığı Arjantin toplumu muhafazakar bir yapıya sahip. Ancak buna rağmen kadınların yaptıkları eylemlerle ve talepleriyle kamuoyunda etkiye yol açtığı belirtiliyor.
    Bu etki sınır dışına da ulaştı. Diğer bazı Latin Amerika ülkelerinde de kadın hakları inisiyatifleri etkili olmaya başladı. Brezilya’da da kadınlar eylemler düzenliyor.

    Kadın hakları mücadelesinin güçlendiği Arjantin’de, kadın cinayetlerinin oranı oldukça yüksek. Latin Amerika ülkelerinin birçoğunda önemli bir sorun olan kadın cinayetleri, “Femizid” olarak adlandırılıyor.

    Birleşmiş Milletler’in (BM)nin verilerine göre bu ülkelerde her gün 12 kadın cinsiyetlerinden dolayı öldürülüyor.