Etiket: kurumlar

  • ‘Barış türkülerinin söylendiği bir yıl olsun’-VİDEO

    ‘Barış türkülerinin söylendiği bir yıl olsun’-VİDEO

    PİRHA-Muğla’da bulunan Alevi kurum temsilcileri yeni yıla ilişkin beklentilerini ve dileklerini PİRHA’ya paylaştı. Çocukların ölmediği, ana babaların ağlamadığı, ikiliğin kalktığı, birliğin sağlandığı, barış türkülerinin söylendiği bir yıl olması istendi.

    Arzuman Ocağı’ndan Şehriban Mutluer Ana 2022 yılının zor geçtiğini belirtirken, “2022’de canların zor durum yaşadığı, devletin de bizi asimile etmeye çalıştığı, bizi Kültür Bakanlığı’na bağladığı sorunları yaşadık. 2023 yılının tüm dünya insanlarına barış, huzur, sağlık, mutluluk getirmesini dilerim. Çocukların ölmediği, ana babaların ağlamadığı, ikiliğin kalktığı, birliğin sağlandığı, barış türkülerinin söylendiği, sıkıntılardan acılardan uzak, sevginin ve huzurun gölgesinde bir yaşam dileğiyle bu yılın hayırlı, uğurlu olmasını dilerim. Bu sıkıntıların bizden gidip, inancımızın, kültürümüzün, inancımızın devlet yasasından çıkıp, geri teslim edilmesini dileriz. Erenlere, evliyalara, pirlere, nebilere, velilere aşkı niyaz ederek, huzur ve mutluluk içinde yaşamak dileğiyle, yeni yılı dünya insanlığını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “MUTLU, SAĞLIKLI BİR YIL OLSUN”

    Seyit Ali Sultan Ocağı mensubu, yol yürütücüsü PSAKD Ortaca Şube YK Üyesi Cahit Gümüş, “2022 yılında kendi bünyemizde bazı çalışmalar yaptık. Yapılan toplantılara, gösterilere katıldık. İstanbul’daki, Ankara’daki, Hacıbektaş’taki toplantılara gittik. Önümüzdeki yılın daha iyi olmasını dileyerek; inşallah kendi taleplerimizi de yine dile getireceğiz. Onu da ciddiye alırlar inşallah. Bu sorunda bir şekilde çözülmüş olur. Herkese mutlu, güzel, sağlıklı bir yıl dileyerek, daha güzel olacak diyorum. Herkese başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIK HAKKINI ALMASINI DİLERİM”

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar da yeni yıla ilişkin şunları kaydetti:

    “2022 yılı Aleviler için ciddi zorluklarla geçti. Çünkü birincisi Alevi inancının eşit yurttaşlık hakkını beklerken bugünkü hükümetin Kültür Bakanlığı’na bağlaması bizim istemediğimiz sonuç. İkincisi bu ülkedeki aydınların, yazarların, çevrecilerin, gazetecilerin ve siyasetçilerin ciddi cezalandırılması bizi hayal kırıklığına uğratan kötü bir sonuç.

    2023’te Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını almasını dilerim. Hükümet dilerim 2023’te kaybeder ve bu ülkede aydınlar, yazarlar, çevreciler, siyasetçiler ve gazeteciler özgür olur. Dünyada barışın, hoşgörünün hakim olmasını ve tüm savaşların bitmesini diliyoruz.”

    “2022 KARA BİR YIL OLDU”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şubesi YK Üyesi Durali Yılmaz ise “2022 yılı gerçekten çok kara bir yıl oldu. Sosyal, siyasal toplumsal ekonomik olarak bütün insan hakları ve yurttaşlık bilincinde yaşayan herkes için kötü bir yıl oldu. 2022’de rantçılar beslemeler için çok geçmiştir 2022 yılı gerçekten çok kara bir yıl oldu kesinlikle bizlerin mevcut sistemde kurtulması gereken her türlü adımı ve mücadeleyi yapacağız” dedi.

    “TOPLUMUN BEKLENTİLERİ VAR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca bir önceki dönem Şube Başkanı Ziya Akkoç da “2022 yılı pandeminin biraz daha rahatlaması nedeniyle birtakım etkinliklerimiz oldu bir araya gelebildik. 2023’ten seçim nedeniyle birtakım beklentileri var. Toplum çoğunlukla beklenti içeresinde. Hepimiz açısından iyi bir hükümetin gelerek bu hükümetin baskılarına zulmüne, vatandaşları aşağılamasına izin vermeyecek şekilde bir araya gelerek demokrasinin kuralları gereği inşallah diyoruz başkada söyleyecek bir şeyimiz yok” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ANTALYA

     

     

     

     

     

     

    iOS için Outlook uygulamasını edinin

  • Hrant Dink Vakfı’na yapılan tehditlere tepki: Provokasyonlara son verilsin

    Hrant Dink Vakfı’na yapılan tehditlere tepki: Provokasyonlara son verilsin

    PİRHA – Hrant Dink Vakfı’na yapılan ölüm tehditlerine sivil toplum örgütleri, ortak açıklamayla tepki göstererek, sorumluları provokasyonlara son vermeye, kin ve nefreti körüklemekten vazgeçmeye; yetkilileri görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti. 

    Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından kurulan Hrant Dink Vakfı ve avukatları ölüm tehdidi içeren e-mailler aldıklarını duyurdu. Anıtpark Form, Ankara Düşünce Özgürlük Girişimi, Demokrasi İçin Birlik (DİB), Demokratik İslam Kongresi Diyalog Grubu, Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD) Platformu ve Hak ve Adalet Platformu ile Solfasol Gazete-Yurrtaş Girişimi, yaptıkları yazılı açıklamayla tehditlere tepki göstererek sorumluları provokasyonlara son vermeye çağırdı.

    “Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olan bizler bu oyunu defalarca gördük, yaşadık. Sonu kötü bitiyor” denilen açıklamada, bir süredir toplumun sinir uçlarına dokunan, tedirginlik ve kargaşa ortamı yaratmayı amaçlayan provokatif eylemlerin yapıldığına dikkat çekildi.

    “TEHDİTLER ASLA KABUL EDİLEMEZ”

    Van Başkale’de Vefa görevlilerinin uzun menzilli silahlarla saldırıya uğraması, muhalif kişi ve liderlere mermili, silahlı görüntülerle gözdağı verilmesi, Adana Yüreğir İlçesi CHP Gençlik örgütü başkanının tutuklanması, İzmir’de cami hoparlöründen Çav Bella çalınması, Bakırköy’de kilisenin kapısının yakılmak istenmesi, Kuzguncuk Ermeni kilisesinin haçının çalınması, mezarların tahrip edilmesi gibi olayların hatırlatıldığı açıklamada, iki gün önce Hrant Dink Vakfı’na e-posta yoluyla “Bir gece ansızın gelebiliriz” gözdağıyla Rakel Dink’in ve Vakfın avukatının ölümle tehdit edildiği belirtilerek, bunun asla kabul edilmediğinin altı çizildi.

    Son dönemlerde yaşanan bu kışkırtma ve saldırıların birbirinden bağımsız ve rastlantısal olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Toplumu ayrıştırma, bölme, korku salma amaçlı nefret dilinin tetiklediği güdümlü eylemlerdir. Takipsiz ve cezasız kalmaları şer planları kuran odakları güçlendirmekte, hatta teşvik etmektedir” denildi.

    “YETKİLİLER GÖREVİNİ YERİNE GETİRSİN”

    Geçmişte de benzerlerinin yaşandığı kaydedilen açıklamada, Hrant Dink suikastine giden yolların benzer provokasyonlarla ve aynı nefret diliyle döşendiğine dikkat çekilerek, “Bu film bize on yıllar boyunca defalarca seyrettirildi. Filmin sonu her defasında kötü bitti. Sorumluları provokasyonlara son vermeye, kin ve nefreti körüklemekten vazgeçmeye; yetkilileri görevlerini ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmeye davet ediyoruz.Türkiye Cumhuriyeti’nin her türlü ayrımcılığı lanetleyen yurttaşları olarak Hrant Dink Vakfı’na geçmiş olsun diyor, yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz.” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çok sayıda örgütten ortak açıklama: Garip Bozkurt Yol’a zarar veriyor

    Çok sayıda örgütten ortak açıklama: Garip Bozkurt Yol’a zarar veriyor

    PİRHA – Suriye’nin İdlip kentinde yaşanan asker kayıpları sonrası Garip Bozkurt Dede, Nurhak’ta cem erkanı yapmış ve bu ceme çok sayıda devlet erkanı da katılmış, Bozkurt’un savaşı kutsayan bu tutumuna Alevi toplumu ve kurumları tarafından tepki gösterilmişti. Avrupa’da ve Türkiye’de bulunan çok sayıda Alevi kurumu ortak bir açıklama yaparak, “Alevilik tüm savaşlara ve şiddete karşıdır. Bir devletin diğer bir devlete ya da bir insanın başka bir insana ve canlıya zarar vermesine karşıdır” denildi. 

    Suriye’nin İdlip kentinde yaşanan gelişmeler sonrası Kureyşan Ocağı Evlatlarından Garip Bozkurt Maraş’ın Nurhak İlçesine bağlı Barış (Alçiçek) Beldesi Cemevi’nde cem erkanı yürütmüş, yapılan cem erkanına çok sayıda devlet erkanı da katılmıştı.

    Alevilerden tepki çeken cem erkanı için 15 dernek bir araya gelerek açıklama yaptı. Yaptıkları açıklamada Garip Bozkurt’un Yol’a zarar verdiği belirtilerek, yapılan cem erkanının Alevi ilkeleriyle çeliştiğine dikkat çekildi.

    “GARİP BOZKURT’UN YAPTIĞI CEMİ DOĞRU BULMUYORUZ”

    Kurumların yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Geçtiğimiz günlerde Barış (Alçiçek) beldesi cemevimizde, Garip Bozkurt denen dede kişi tarafından yürütülen ve çevre ilçelerden devlet erkânının katıldığı ve yönlendirdiği “Cem’i” asla doğru bulmadığımızı ve Alevilikte olmayan bir yaklaşım olduğunu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

    Suriye’de öldürülen askerler için yapıldığı ifade edilen ve Garip Bozkurt’un Cem’de okuduğu gülbanklarda dile getirilen ‘devlet ve ordu yüceliği’’ gibi anlayış Alevilikte yoktur.

    Alevilik insan merkezli ve doğadaki tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir inançtır. Alevilik tüm savaşlara ve şiddete karşıdır. Bir devletin diğer bir devlete ya da bir insanın başka bir insana ve canlıya zarar vermesine karşıdır. Hiçbir insanın ölmesini istemiyoruz ve tüm savaşların durmasını ve gerçek barışın sağlanmasını savunuyoruz.

    “DEVLET GÜDÜMLÜ İNANÇ VE İBADETLERE KARŞIYIZ”

    AKP kendi iktidarını korumak için Suriye’ye yönelik savaş çığırtkanlığı yapmaktadır ve cihatçı çetelerle birlikte suç işlemektedir. Bu suça cem yürüterek ortak olmak ve affettirmek hiçbir Alevi dedesine düşmez. Nurhak gibi geçmişi, duruşu belli yanlışa karşı doğruyu, savaşa karşı barışı savunan ilçeye bağlı Alçiçek’de böyle bir ‘cem’ düzenlemek bölgenin geçmişine ve inancına hakarettir.
    Bundan 41 yıl önce Maraş’ta katledilen canlarımızı anma etkinliklerimize izin vermeyen devletin yönlendirmesi ile yürütülen cem ibadeti Alevilerin kabul edeceği bir erkan değildir ve kabul etmiyoruz. Devlet güdümlü inanç ve ibadetlerin her türlüsüne karşıyız ve bu mücadelemiz devam edecektir. Cümle canlarımızın birlik ve beraberliği daim olsun !”

    Açıklamada imzası bulunan kurumlar: Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi, Küreçikliler Derneği, Elcom (Elbistan Derneği), Londra Koçgirililer Derneği, Nurhaklılar Kültür Evi, Alxas Kom, Bozcader, Yaylacık köyü SKD Goksun, Tilkililer Toplum Merkezi, Göksunlular Derneği, Britanya Alevi Federasyonu, İAKM (İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi), Londra Dersim-Der, Paz-Der, Dem-Der                                              (HABER MERKEZİ)