Etiket: laiklik meclisi

  • Laiklik Meclisi, ‘Laiklik İhlalleri Raporu’nu yayınladı: Ülkemiz hızla karanlığa itiliyor!

    Laiklik Meclisi, ‘Laiklik İhlalleri Raporu’nu yayınladı: Ülkemiz hızla karanlığa itiliyor!

    PİRHA – Laiklik Meclisi, Eylül 2024’e ait Laiklik İhlalleri Raporu’nu yayınladı. 144 başlığın yer aldığı raporda, Diyanet İşleri Başkanlığı ile tarikat ve cemaat yapılanmalarının artan siyasi ve ekonomik gücüne vurgu yapıldı. Raporda, dinci örgütler ile MEB arasındaki protokollere de değinilerek “Siyasi iktidarın yetkili ağızları tarafından açıkça dillendirilen ‘bilimsel değil, dini eğitim’ vurgusu ülkemizin nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir” denildi.

    Laiklik ihlalleri, eylül ayında da yargı, devlet kademeleri ve toplumsal alanda sistematik bir biçimde artarak sürdü.

    Laiklik Meclisi İzleme Merkezi, laiklik karşıtı eylemleri raporlaştırarak kamuoyuna paylaştı. Söz konusu raporda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu dinci örgütler başta olmak üzere tarikat ve cemaatlerin faaliyetlerine de dikkat çekildi. Yapılan açıklamada, mülki idare amirlikleri ile bakanlıkların, bu yapılara desteği ve tahsis edilen kamu kaynaklarının miktarına vurgu yapıldı.

    “LAİKLİK AÇIKÇA HEDEF ALINIYOR!”

    Eylül ayı verilerinde, devlet kademeleri ile bürokrasinin, Anayasa’nın laiklik ilkesini hiçe sayarak, dini içerikteki programlarını sürdürdüğüne değinildi. Paylaşılan raporda şu hususlara dikkat çekildi:

    “Yüksek yargıda tarikat ve cemaat bağlantıları ile laiklik karşıtı söylemlerin artmasının yanı sıra yargı kararları da laik hukukun tasfiyesinde gelinen tehlikeli aşamayı ortaya koymaktadır.

    TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın başlaması yaklaşırken siyasi iktidarın “Yeni Anayasa” dayatmasına, meclisteki diğer laiklik ve Cumhuriyet karşıtı unsurlarla birlikte devlet ve yargı kademelerinin ortak olduğu görülmektedir. Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışmaya açılmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, yeni yasama yılında laiklik karşıtı saldırının büyüyeceğinin işareti olarak okunmalıdır.

    Eylül ayı boyunca, kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere ülkemizde artan istismar ve şiddeti gerekçe gösteren gerici unsurların ‘idam cezası’ taleplerinin ‘Yeni Anayasa’ dayatmasından bağımsız olmadığı görülmelidir. Açıkça şeriat propagandası içeren bu söylemler, ülkemizin büyük bir karanlığa doğru hızla itildiğini ortaya koymaktadır.

    Eylül ayı verilerine göre, İsrail’in Filistin’e dönük saldırganlığı siyasi iktidar ve dinci gerici çevreler tarafından laiklik karşıtı eylem ve söylemlere kılıf olarak kullanılmaya devam etmiştir. Hilafet ve cihat çağrılarının yapıldığı gövde gösterileri ile ümmet vurgusu Anayasa’nın, Cumhuriyet’in ve laikliğin açıkça hedef alınması anlamına gelmektedir.

    Eylül ayı verileri, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki tarikat cemaat yapılanmalarının artan varlıkları ve faaliyetlerinin yanı sıra bunlara direnç gösteren TSK mensuplarına dönük yeni bir tasfiye sürecinin ipuçlarını ortaya koymaktadır. Siyasi iktidar, açıktır ki, bütünlüklü karşı devrim programını hızlandırarak yürütmeye devam etmektedir.

    DİYANET İLE MEB ORTAKLIĞI!

    Eylül ayı raporumuzdaki veriler, önceki aylarda olduğu gibi, Diyanet İşleri Başkanlığı ile tarikat ve cemaat yapılanmalarının artan siyasi ve ekonomik gücünü ortaya koymaktadır. Bu yapıların özellikle Milli Eğitim Bakanlığı ile süren ortak programları çocukları ve gençleri laiklik karşıtı, gerici uygulamalara maruz bırakırken, siyasi iktidarın yetkili ağızları tarafından açıkça dillendirilen ‘bilimsel değil, dini eğitim’ vurgusu ülkemizin nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

    2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altında uygulamaya konan eğitim programı ve araçlarına ilişkin veriler ise bilim dışı ve hurafelerle dolu bir karanlığın gelecek kuşakları piyasa ve gericilik kıskancına mahkum etmeyi hedeflediğini ortaya koymaktadır.

    Eylül ayı raporumuzda yer alan verilere bakıldığında, karşı devrim hamlesinin giderek daha bütünlüklü ve tehlikeli bir biçimde hızlanarak sürdürüldüğü görülmektedir. Rapordaki veriler değerlendirildiğinde, siyasetteki diğer bileşenlerin tutumunun, iktidarın hareket alanını genişletmeye devam ettiğini ortaya çıkarmaktadır.”

    “ÇAĞIN GEREKTİRDİĞİ BECERİLERE SAHİP İNSANLAR!”

    Laiklik Meclisi İzleme Merkezi, laiklik karşıtı gündemlerin dökümlerini 144 başlıkta rapora ekledi. Eylül 2024 Laiklik İhlalleri Raporu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni” ile “Eğitim Teknolojileri AR-GE ve Kalite Zirvesi”ndeki konuşmaları da eklendi.

    Erdoğan söz konusu konuşmasında “28 Şubat döneminde millet üzerinde baskı kurmak için yürürlüğe konan vesayetçi uygulamaları kaldırdık. Evlatlarımız arasında adaletsizliğe yol açan katsayı zulmüne ve başörtüsü yasağına son verdik. Tarih boyunca milletimiz köklerinden kopmadan, özünü muhafaza ederek dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşma mücadelesi vermiştir. Bugün de aynı ideal doğrultusunda emin adımlarla yürüyoruz. ‘Köklerden Geleceğe’ düsturuyla geliştirdiğimiz ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ bunun en son örneğidir. Bu modelle çocuklarımızı zihni açık, ufku geniş, millî ve manevi değerlerle donanmış, bilgi ve çağın gerektirdiği becerilere sahip insanlar olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz” demişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Laiklik Meclisi’nden ‘Kapanmayan öğrenciye karışırız’ diyen okul müdürü hakkında suç duyurusu

    Laiklik Meclisi’nden ‘Kapanmayan öğrenciye karışırız’ diyen okul müdürü hakkında suç duyurusu

    Laiklik Meclisi, Bursa Mahmut Celalettin Ökten İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Ergin Kaya Kırbıyık hakkında, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten ve Anayasayı ihlal suçlarından dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Bursa’da Mahmut Celalettin Ökten İmam Hatip Ortaokulu’nda okul müdürü olarak görev yapan Ergin Kaya Kırbıyık 5’inci sınıf öğrencileri için 7 Ağustos’ta düzenlediği veli toplantısında kız öğrencilere hitaben “Şort giyen öğrenciye de karışırız, başını örtmeyen öğrenciye de karışırız” açıklamasında bulunmuştu. Bu açıklamaları üzerine Laiklik Meclisi, okul müdürü Ergin Kaya Kırbıyık hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Laiklik Meclisi sözcüsü Umut Kuruç, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda, okul müdürü Kırbıyık’ın Anayasayi ihlalden, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten, görevi kötüye kullanmaktan, ayrımcılık suçundan ve eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçlarından yargılanarak cezalandırılması amacıyla hakkında gerekli soruşturmaların yürütülmesi ve soruşturma ve kovuşturma için ilgili makamdan izin alınmadan doğrudan kamu davası açılmak üzere iddianame düzenlenmesi talebinde bulundu.

    Suç duyurusu metninde şu ifadeler yer aldı:

    “Şüphelinin başörtü takmayı zorunlu tuttukları aksi halde kız öğrencilerin okuldan içeri adım atamayacakları şeklindeki beyanı hakkın engellenmesi yönünde zor kullanma iradesini de açığa koymakta, bu zor ve tehdit iradesi suçun niteliğini Anayasayı İhlal düzeyine getirmektedir. Anayasa ile teminat altına alınan laiklik ilkesini, yürütme erkini kullanarak fiilen ortadan kaldırmak suretiyle Anayasayı ihlâl niteliğinde olup; bunun yargısal görev ve yetki sınırlarının dışına çıkılarak, yasal yetki aşılarak yapılması aynı zamanda görevi kötüye kullanma suçunu da oluşturmaktadır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sınav öncesi öğrencileri namaza çağıranlar hakkında suç duyurusunda bulunulacak

    Sınav öncesi öğrencileri namaza çağıranlar hakkında suç duyurusunda bulunulacak

    PİRHA – Laiklik Meclisi, LGS sınavı öncesi öğrencileri namaz kılmaya camiye götürenler hakkında suç duyurusunda bulunup ardından basın açıklaması yapacak.

    Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2 Haziran’da yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) öncesinde okullara “Ailecek Huzurda Kıyamdayız, Gençler için Duadayız” adı altında bir program bildirisi göndermişti.

    Laiklik Meclisi, öğrencilerin ve velilerin camide namaza çağrılması yönündeki resmi yazıya ilişkin harekete geçti. Söz konusu girişimin Anayasa’ya ve eğitim ilkelerine aykırı olduğunu vurgulayan Laiklik Meclisi, “Bu durum ülkemizin karşı karşıya olduğu karanlığı bir kez daha gözler önüne sermektedir” ifadelerini kullandı.

    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK!

    “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu hamlesi, münferit değildir” denilen yazılı açıklamada şu vurgu yapıldı:

    “Gelecek kuşakların yüzlerce yıl öncesinin karanlığına teslim edilmesi, toplumun ilerleme iradesinin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Karşı devrim hamlesine ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesine izin verilemez.

    Laiklik Meclisi söz konusu talimatı hazırlayan, imzalayan ve parçası olan bütün görevliler hakkında 5 Haziran Çarşamba günü suç duyurusunda bulunacaktır. 5 Haziran Çarşamba günü 12.30’ da Ankara Adliyesi önünde yapacağımız basın açıklamasına laikliğe sahip çıkan yurttaşları çağırıyoruz. Laiklikten vazgeçmiyoruz!”

    PİRHA/ANKARA

  • Laiklik Meclisi: Öğrencileri sınav öncesi duaya çağırmak bilim ve laiklik dışıdır!

    Laiklik Meclisi: Öğrencileri sınav öncesi duaya çağırmak bilim ve laiklik dışıdır!

    PİRHA – Laiklik Meclisi, Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, LGS sınavı öncesi öğrencilere camide namaz kıldırılması yönündeki kararını eleştirdi. Söz konusu talimatı hazırlayan, imzalayan ve uygulayan bütün görevliler hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklayan Laiklik Meclisi “Öğrencileri sınav öncesi duaya çağırmak bilim ve laiklik dışıdır!” dedi.

    Laik ve bilimsel eğitim anlayışına ters olduğu gerekçesiyle Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine tepkiler dinmiyor.

    Laiklik Meclisi, Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, 2 Haziran’da yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına ilişkin “Ailecek Huzurda Kıyamdayız, Gençler için Duadayız” adı altında öğrencilere camide namaz kıldırılmak istenmesine tepki gösterdi.

    “İDEOLOJİK KUŞATMA GÜÇLENDİRİLMEKTE”

    Konuya ilişkin yazılı açıklama paylaşan Laiklik Meclisi, “Öğrenci ve velileri sınav öncesi duaya çağırmak bilim ve laiklik dışıdır! Kabul edilemez!” ifadelerine yer verdi. Açıklamanın devamında şu cümleler yer aldı:

    “ÇEDES projesi adıyla yaygınlaşarak sürdürülen gerici uygulama, siyasi iktidarın ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altında yürürlüğe koyduğu ‘yeni müfredat’la eğitim programının temeli haline getirilmekte, gerici ve piyasacı ideolojik kuşatma güçlendirilmektedir.

    2 Haziran’da yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına günler kala Ankara, Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, “Ailecek Huzurda Kıyamdayız, Gençler için Duadayız” adı altında öğrencilerin ve velilerin camide namaz kılınıp, dualar okunacak programa katılımını istediği resmi yazı Anayasa’ya da eğitim ilkelerine de aykırıdır ve ülkemizin karşı karşıya olduğu karanlığı bir kez daha gözler önüne sermektedir.

    Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “ÇEDES Yıl Sonu Kültür Şenlikleri” konu başlığı ve Şube Müdürü Ahmet Fevzi Özdemir imzasıyla tüm okullara gönderdiği resmi yazıda “Mamak Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün ÇEDES Yıl Sonu Kültür Şenlikleri kapsamında; 01.06.2024 Cumartesi günü LGS’ye girecek ögrencilere moral ve motivasyon açısından Merkez Camiinde Sabah Namazı Kur’an-ı Kerim Tilaveti, Namaz, Tesbihat ve Dua ile ‘Ailecek Huzurda Kıyamdayız, Gençler İçin Duadayız’ programı gerçekleştirileceğine ilişkin ilgi yazı ekte gönderilmiş olup öğrenci ve velilerin teşvik edilmesi hususunda; bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.” şeklinde yer alan ifadeler siyasi iktidar ve onun oluşturduğu bürokrasi kadrolarının ülkeyi sürüklemeye çalıştığı karanlığın ifadesidir.

    Açıktır ki, Ankara Mamak Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu hamlesi, Laiklik Meclisi’nin laiklik ihlalleri raporlarında da görüldüğü gibi, münferit değildir. Gelecek kuşakların yüzlerce yıl öncesinin karanlığına teslim edilmesi, toplumun ilerleme iradesinin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Karşı devrim hamlesine ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesine izin verilemez.

    Laiklik Meclisi söz konusu talimatı hazırlayan, imzalayan ve uygulayan bütün görevliler hakkında gerekeni yapmak üzere Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırmakta ve suç duyurusunda bulunacağını ilan etmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kurumlardan hükümete yeni müfredat tepkisi: Bu müfredatı derhal geri çekin!-VİDEO

    Kurumlardan hükümete yeni müfredat tepkisi: Bu müfredatı derhal geri çekin!-VİDEO

    PİRHA- “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredata karşı tepkiler gelmeye devam ediyor. Sendikalar, siyasi partiler, Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri konuya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Ülkeyi yönetenlerin ve MEB’in eğitimin tüm bileşenleri, akademisyenleri, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları, eğitim fakülteleri ile yan yana gelerek bir müfredat hazırlaması gerekirdi” dedi. Irmak, bu müfredatın bilime ve bilimsel gerçeklere savaş açtığını, laik eğitim ve laik yaşamı hedef aldığını kaydetti.

    video eklenecek…

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredata karşı, sendikalar, siyasi partiler, Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile birlikte yürütülecek ortak mücadele programı hakkında, Eğitim Sen Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi.

    Eğitim Sen, Halkevleri, KESK ve bağlı sendikalar, Laiklik Meclisi, Öğretmen Sendikası, EĞİT-DER, CHP, Alevi Kültür Dernekleri, DEM Parti, Alevi Bektaşi Federasyonu, Sol Parti, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, EMEP, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, SYKP, VELİ-DER, İHD, ÖV–DER’in imzacısı olduğu açıklamayı, kurumlar adına Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.

    “HAZIRLIK SÜRESİNİN  10 YIL OLDUĞU AÇLANAN MÜFREDATA GÜN İÇİNDE GÖRÜŞ VE ÖNERİ İSTENDİ”

    26 Nisan 2024 tarihinde “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” ismiyle kamuoyuna açıklanan müfredatın, dün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından imzalandığını hatırlatan Kemal Irmak, “Bakanlık; kamuoyuna açıkladıkları müfredatla ilgili bir hafta süre vererek öneri, görüş ve eleştiriye açtığını ifade etmişti. Sürenin az olduğu eleştirilerine, ‘Süreyi %50 daha artırıyoruz’ diyerek (dalga geçer gibi) on güne çıkardığını açıkladı. Hazırlık süresinin 10 yıl olduğunu açıkladığı müfredata 10 gün içinde görüş ve öneri istiyordu.

    Öncesinde 1000 kişiyle hazırlandığı, onlarca çalıştay yapıldığı ifade edilmiş, ancak bu kişilerin kimler olduğu, bu çalıştayların kimlerle ve nerede yapıldığı soruları hep yanıtsız bırakılmış, bu soruları yönelten kurumlar ‘Size tek tek açıklamak zorunda mıyım?’ diyerek savuşturulmuştur. Bakan Tekin ardından 67 bin 284 öneri ve görüş geldiğini ifade etti, ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra, müfredat Talim ve Terbiye Kurulu’undan geçerek Bakanlığın onayına sunuldu ve hemen ardından da imzalandı. Bu kadar çok öneri ve görüşü bu kadar kısa sürede nasıl değerlendirdikleri, bu görüş ve önerilerin neler olduğuna dair bütün sorular havada kaldı” dedi.

    “BİR ORTA OYUNU OYNADIKLARINI BU SÜREÇTE NET BİR ŞEKİLDE GÖRDÜK”

    Yangından mal kaçırırcasına çok hızlı bir süreç işletilendiğine vurgu yapan Irmak, “Her şeyin ne kadar kurgu olduğunu, yaptıkları bu tür faaliyetlerin ne kadar ciddiyetsiz ve formalite olduğunu, bir orta oyunu oynadıklarını bu süreçte net bir şekilde gördük. Oysa ülkenin eğitim müfredatı hazırlanıyor. Ülkeyi yönetenlerin ve MEB’in çok büyük bir ciddiyetle ve samimiyetle konuyu ele alması ve eğitimin tüm bileşenleri, akademisyenleri, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları, eğitim fakülteleri ile yan yana gelerek bir müfredat hazırlaması gerekirdi.
    Diğer yandan, değişim gerekçeleri, ihtiyaç analizleri, eğitim programı hazırlama teknikleri, vb. adımların hiç biri yapılmamıştır. Daha da önemlisi pilot uygulamaya gerek kalmadan müfredatın hemen önümüzdeki eğitim-öğretim yılı içinde uygulamaya başlanacağı açıklanmıştır. Dikkatinizi çekmek istiyoruz, yangından mal kaçırırcasına çok hızlı bir süreç işletilmiştir” diye ekledi.

    “LAİK, DEMOKRATİK YAŞAMA TOPYEKÛN BİR MEYDAN OKUMA HEDEFLENMİŞTİR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Bu sürecin bu kadar hızlı işletilmesinin sebepleri, aşağıda sıraladığımız müfredatın içine sindirilen sebeplerdir” diyerek şunları sıraladı:

    Bu müfredat:
    1. Bilime ve bilimsel gerçeklere savaş açtığı için,
    2. Laik eğitim ve laik yaşamı hedef aldığı için,
    3. Cumhuriyetin aydınlanmacı değerlerini ortadan kaldırdığı için,
    4. Cinsiyetçi olup, toplumsal cinsiyet eşitliğine yer vermediği için,
    5. Toplumsal, kültürel çeşitliği yok saydığı için,
    6. Eğitimi piyasaya açmak, kamusal eğitimi ortadan kaldırmaya yönelik hazırlandığı için,
    7. Öğrencileri belirsizliğe, umutsuzluğa ve geleceksizliğe sürüklediği için,
    8. Sınav odaklı eğitim sistemine devam ederek, öğrenci yeteneklerini beceriler üzerinden değil değerler üzerinden gerici bir yöntemle ölçmek için,
    9. Eğitimi bir bütün olarak dincileştirme ve bütün okulları imam hatip müfredatları ile eşleştirmek için,
    10. Birleştirici, bütünleştirici ortak yurttaş bilinci yerine, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı olduğu için.

    Ayrıştırma, kutuplaştırma, yok sayma, gericileştirme vb. yaklaşımlar ön plana çıkarılmış ve bu müfredatla, yukarıda sıralanan sebepler üzerinden laik demokratik yaşama topyekûn bir meydan okuma hedeflenmiştir.

    PİRHA/ANKARA

     

  • İstanbul’da 30 Haziran’da ‘Laiklik Yürüyüşü’ yapılacak

    İstanbul’da 30 Haziran’da ‘Laiklik Yürüyüşü’ yapılacak

    AKP hükümetinin ‘yeni anayasa’ çıkışına karşı halkı alanlara davet eden Laiklik Meclisi, bu girişime karşı her alanda mücadele edeceğini duyurdu. Laiklik Meclisi’nin çağrısıyla ayıca 30 Haziran Pazar günü İstanbul’da Laiklik Yürüyüşü yapılması kararı verildi. Bütün kitle örgütleri ve yurttaşlar laiklik mücadelesine katılmaya çağrıldı.

    Laiklik karşıtı uygulamalara tepki olarak 25 Eylül’de, 90 aydının imzasıyla kurulan Laiklik Meclisi, 28 Nisan 2024 Pazar günü Ankara’da toplandı. Meclis, iktidarın “Yeni Anayasa” gündemiyle birlikte 26 Kasım 2023 tarihindeki ilk üye toplantısından bu yana yürüttüğü çalışmaları ele aldı, kısa ve uzun vadeli hedefleri ile önündeki görevleri konusunda değerlendirmelerde bulundu.

    Siyasi iktidarın laiklik karşıtı uygulamaları, 31 Mart yerel seçimlerinde halkın laiklik konusundaki hassasiyetinin sandığa yansımasına neden olduğuna işaret edilen açıklamada, ikinci parti konumuna düşmesine rağmen iktidarda temsil edilen parti ve destekçilerinin laiklik karşıtı uygulamalarını arttırarak sürdürdüğü dile getirildi.

    Açıklamada, “Laiklik ilkesini tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen; “Yeni Anayasa” gündemi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” yeni müfredat taslağı, Diyanet İşleri Başkanlığının “2024-2028 Stratejik Planı” ve “Kur’an Eğitim Merkezleri Yönetmeliği”, tarikat ve cemaatlerin artan faaliyetleri ile şeriat ve hilafet çağrılarının ardından gelen yeni saldırı başlıklarıdır. Ana muhalefet partisi başta olmak üzere, meclis bileşiminin muhalefet kanadında yer alan siyasi partilerin çoğunun laiklik karşıtı bu saldırılar karşısında durmak bir yana, bunları meşrulaştıracak fiil ve söylemleri de endişe vericidir” denildi.

    Bu kapsamda Laiklik Meclisi’nin aldığı kararlar şöyle ilan edildi:

    “1-Siyasi iktidarın “Yeni Anayasa” adı altında sürdürdüğü girişim, aşındırılan Cumhuriyet’in tamamen ortadan kaldırılmasını, laikliğin tasfiyesini ve idari yapının dönüştürülmesini hedeflemektedir. İktidar, bu karşı devrim hamlesiyle ülkemizi karanlığa sürüklemeyi hedeflerken, tartışmanın parçası olan kesimler ülkemizi bu sürece meşruiyet kazandırma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Meşruiyeti olmayan, Anayasayı tanımayan siyasi iktidar ve toplumu temsil etmeyen bu Meclis Anayasa yapamaz! Dolayısıyla, Türkiye’nin bir anayasa gündemi yoktur. Laiklik Meclisi “Yeni Anayasa” girişime karşı her alanda mücadele edecektir.

    2-Belediyelerde sürdürülen laikliğe aykırı faaliyetlerin siyasi iktidar ve onunla benzer çizgideki siyasi partilerle sınırlı olmadığı, ana muhalefet başta olmak üzere muhalif siyasi partilerin seçimle yönetimine geldiği birçok belediyede de laikliğe aykırı eylemlerin varlığı ortadadır. Laiklik Meclisi iktidarın laiklik karşıtı uygulamaların yanı sıra muhalefetin laiklik karşıtı eylem ve söylemlerini de izlemeyi, nereden gelirse gelsin laiklik karşıtı tüm girişimlere karşı mücadele etmeyi sürdürecektir.

    3-Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yeni müfredat taslağı” adıyla kamuoyunun görüşüne sunduğu metin Anayasa’ya aykırılığı ile bilimsellikten ve pedagojik olmaktan uzak olmasının yanı sıra, gerici ve piyasacı ideolojik saldırının parçasıdır. Dindar ve kindar nesil yetiştirme hedefini açıkça ilan eden bu iktidar eğitim programı/müfredat yapamaz! MEB’in bu hedefe yönelik “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla uygulamayı hedeflediği “yeni müfredatını” reddediyoruz! Laiklik Meclisi eğitim alanındaki gerici saldırılar karşısında gereken her türlü çalışmayı sürdürecektir.

    4-Laiklik kavramı konusunda tartışmaya yol açan söylemler ile iktidara verilen destekler, laiklik karşıtı hamlelerin önünü açmıştır. Tarikat ve cemaatlere alan açarak laiklik karşıtlarının güçlenmesine fırsat veren, özellikle liberal kaynakların bu konuda kirlilik yaratan demagojik girdileri göz önünde bulundurulmalıdır. Laiklik Meclisi laikliğin ne olup ne olmadığı konusunda toplumu aydınlatıcı çalışmalar yapacaktır.

    5-Laiklik, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere emekçi sınıflar için vazgeçilmezdir. Bu bağlamda, uluslararası ve işbirlikçi sermaye düzeni ile gericiliğin birbirini beslediği görülmelidir. Laiklik Meclisi, siyasi iktidarın laiklik karşıtlığının bu işbirlikçi boyutunu vurgulayan, başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere, emeğiyle geçinen yurttaşlar için onurlu ve insanca bir yaşamın ancak laiklikle mümkün olabileceğini ortaya koyan çalışmalar yapacaktır.

    6-1990’ların ilk yarısı, toplumun Cumhuriyet ve laiklikle bağlarını kesmek üzere dinci-faşist paramiliter unsurların sahneye sürüldüğü dönemdir. Uğur Mumcu, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy gibi aydınlarımızın alçakça katledildikleri bu sürecin tepe noktası, 2 Temmuz 1993’teki Sivas Katliamı olmuştur. Laik Cumhuriyetin temelinin atıldığı Sivas’ta toplumu terörize ederek laik Cumhuriyet’i hedef alan bu gerici kalkışma sonucunda, Madımak otelinde ateşe verilen 35 aydınımız ve yurttaşımız, 1978 Kahramanmaraş, 1980 Çorum ve benzeri katliamlarda olduğu gibi, devletin gözleri önünde planlı olarak katledilmiştir. 14 Eylül 2023 tarihinde ise yargıda bir kara leke olarak anılacak olan Sivas Katliamı Davası’nın son duruşmasında dava bütün sanıkların beraatıyla tamamen düşürülmüştür. Laiklik Meclisi, laikliğe yönelik saldırıların parçası olan bu alçak katliam ve kalkışmanın yıldönümünü, laiklik mücadelesini yükseltmek amacıyla bir etkinlikle anma kararı almıştır. Bu karar çerçevesinde, bu yıl (2 Temmuz’un hafta içi bir gün olması nedeniyle) 30 Haziran Pazar günü İstanbul’da bir “Laiklik Yürüyüşü” yapılacaktır. Ayrıntıları daha sonra belirlenecek olan bu yürüyüşe mümkün olduğu kadar geniş katılım sağlanması için, laikliğe sahip çıkan tüm çevrelerle iletişime geçilecektir.

    7-Laiklik Meclisi, laiklik mücadelesinin yaşamsal olduğunu ve bu büyük tehlikeye karşı ülkenin ilerici birikiminin ayağa kalkması gerektiğini bir kez daha yineleyerek ilerici, yurtsever bütün kitle örgütlerini ve yurttaşları laiklik mücadelesine çağırmaktadır.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur…”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Mart ayı boyunca laiklik ihlalleri arttı; tarikatlar ve cemaatler meşrulaştırılıyor

    Mart ayı boyunca laiklik ihlalleri arttı; tarikatlar ve cemaatler meşrulaştırılıyor

    PİRHA- Türkiye’de giderek artan laiklik karşıtı uygulamalar birçok devlet kurumunda da görünür hale geldi. Laiklik Meclisi bir rapor hazırlayarak laiklik karşıtı uygulamalara dikkat çekti. 2024 Mart ayı Laiklik Raporu’nda 259 ana ve alt başlıkta laikliğe karşı uygulama gözlemlendi.

    Laiklik Meclisi Mart 2024 raporunu yayınladı. Raporda, “Mart ayı boyunca laiklik ihlalleri artmıştır. Bunun nedeni olarak yerel seçimler öncesinde özellikle düzen partilerinin laikliğe aykırı hareketlere hız vermeleri ve bununla birlikte ramazan etkinlikleri adı altında devlet, bürokrasi, siyasi partiler aracılığıyla yine benzer şekilde laiklik ihlallerinin yaşanmasıdır. Siyasi iktidarların yanı sıra ana muhalefet partisi de dâhil olmak üzere Meclis’teki muhalefet partilerinin dini söylem ve organizasyonları dikkat çekmektedir. Kamusal alanda yer almaması gereken dini söylem ve programların gerek belediyeler gerekse siyasi partiler eliyle siyasette egemen hale geldiği gözlemlenmektedir” denildi.

    MEB BİRÇOK LAİKLİK KARŞITI UYGULAMAYA İMZA ATTI

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ÇEDES projesi kapsamında, birçok laikilik karşıtı uygulamaya imza attığına işaret edilen raporda, “Yerel seçim propaganda süresince AKP, HÜDA-PAR ve YRP’nin yanı sıra ana muhalefet partisi ile birlikte diğer siyasi partilerin birçoğunun adaylarının ve yöneticilerinin de tarikat ve cemaatler ile aşiretlerden destek ve miting kürsülerinde Kuran ayetleri okuyarak oy istemesi gericiliğin bir bütün olarak siyasette yerleştiğini ortaya koymakta, anayasaya aykırı olan tarikat ve cemaatleri meşrulaştırmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

    RAPORDA ÖNE ÇIKAN İHLALLER

    *Alanya’da Süleymancılar tarikatına ait yurtta, 10 çocuğu istismar ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan kişi hakkında toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Çocukların darp edildiği de ortaya çıktı.

    *Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’a hakaret eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Alinur Aktaş ile İBB Meclisi’nin AKP Grup Sözcüsü Faruk Gökkuş hakkında yapılan suç duyuruları kapatıldı. Yapılan itirazlar da reddedildi.
    Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan Ahmet Yesevi Camisi imamı M.A, 11 yıl boyunca camideki Kur’an kursuna gelen bir çocuğu istismar ettiği iddiasıyla tutuklandı.

    *Laiklik Meclisi tarafından, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’na gerici eğitim projesi ÇEDES kapsamında okullarda yürütülen “laiklik karşıtı faaliyetlerle” ilişkili kamu görevlilerinin soruşturulması talebiyle yapılan başvuru reddedildi.

    *Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti başkanı olduğu İlim Yayma Cemiyeti’nin hizmet binası içerisine spor salonu yapmak için 25 Aralık 2023’te ihaleye çıkmıştı. İhaleyi Sinan İnşaat adlı şirket aldı. Buna göre iktidara yakınlığıyla bilinen ve gerici faaliyetleriyle dikkat çeken İlim Yayma Cemiyeti’nin spor salonu için belediyenin kasasından 8 milyon 271 bin TL harcanacağı ortaya çıktı.

    *Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Ankara ilçelerindeki tapu müdürlüklerine gönderdiği bir yazıyla ramazan ayı boyunca personel yemekhanelerini kapatma talimatı verdi.

    (HABER MERKEZİ)