Etiket: limak holding

  • Limak’tan Adana’da ağaç kıyımı; köylüler tehdit edildi-VİDEO

    Limak’tan Adana’da ağaç kıyımı; köylüler tehdit edildi-VİDEO

    Muğla’da yalnızca iki buçuk yıl kömür sağlayacak olan madeni genişletmek için Akbelen Ormanı’nda ağaç kıyımı gerçekleştiren Limak Holding’in Adana’da bir ihale kapsamında yaptığı ağaç katliamıyla üreticiyi zarara uğrattığı ve köylüleri tehdit ettiği bildirildi.

    Limak Holding‘in Muğla‘daki İkizköy mevkiinde iştiraklerinden YK Enerji‘ye ait linyit kömürü madeni için Akbelen Ormanı‘nda izinsiz ve hukuksuz ağaç katli gerçekleştirdiği sırada, Adana‘da iki ilçe arasındaki narenciye bahçelerini de yok ettiği, üstelik ihale bedelinin artması için gerekenden daha fazla alanda ağaç kestirdiği ortaya çıktı.

    Avukat İsmail Hakkı Atal‘ın aktardığına göre, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) taşeoron firması olarak Kozan ile İmamoğlu arasındaki sulama boru hattı işini üstlenen Limak Holding, İmamoğlu‘dan Kozan Kalesi‘ne kadar hat üzerinde yer alan on binlerce narenciye ağacını katletti.

    2020 yılında başlayan süreçte holdingin Kozan ile İmamoğlu arasındaki sulama hattını döşemek ve yol yapmak için hattın gerektirdiği alandan daha fazla ağacı kestiğine dikkati çeken Atal, “Limak Holding on binlerce narenciye ağacını yok ettiği gibi, köylünün tarım arazisinin de elinden çıkmasına neden oldu” diye belirtti.

    “KÖYLÜYÜ TEHDİT, LİMAK’IN ŞİRKET POLİTİKASI HALİNE GELDİ”

    Atal, DSİ’nin Kozan köylülerinin narenciye bahçelerine 2019 yılında kamulaştırma yaptığını, ancak 2022’de kamulaştırma bedeli olarak sadece bir yıllık meyve bedelini ödediğini kaydederek, “DSİ, sulama hattı ve yol işini de Limak Holding’e ihale ederek, işi ağaç yok etmek olan Limak Holding’in İmamoğlu’dan Kozan kalesine kadar hat üzerinde yer alan narenciye bahçelerini katletmesini sağladı. Limak, ülkenin üzerine kabus gibi çöktü” diyen Atal, 2020’de holding yetkililerinin Kozan köylüsünü “ağaçları kendiniz kesmezseniz, kesim bedeli, kepçe-kamyon bedeli, saat ücreti, nakliye bedeli ödemek zorunda kalırsınız” diye de tehdit ederek birçok köylünün narenciye ağaçlarını kendisinin kesmesini sağladığını söyledi.

    “YASAL SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ”

    Atal, “Limak Holding’in şirket politikası haline getirdiği ‘köylüyü tehdit ederek ağaçları köylüye kestirme’ uygulamasını İkizköy‘e bağlı Işıkdere Mahallesi‘nde de yapmıştı” diye hatırlatarak şöyle devam etti:

    “Halkın zararına taşeron uygulamaların , devlet olanaklarının tamamının aktarıldığı sembol isim haline gelen Limak şirketi İkizköy’de, Kozan’da, İskenderun’da heryerde karşımızda. Bu şirket ülkenin adeta kılcal damarlarına işlemiş durumda. Kozan’da da , DSİ’nin ödeyeceği ihale faturasının kabarması için, sulama hattının gerektirdiği alandan daha fazla alanda ağaç kestirdiğini, gereksiz yol yaptığını yerinde görüntüledik ve belgeledik. Kozan’da yapılan yol ve sulama hattı nedeniyle devleti zarara uğratmaktan dolayı DSİ’deki sorumlular ve Limak şirketi aleyhinde yasal süreçleri başlatacağız.”

    PİRHA/ADANA

  • Akbelen Ormanı ablukaya alındı, yaşam savunucuları desteğe çağırıyor

    Akbelen Ormanı ablukaya alındı, yaşam savunucuları desteğe çağırıyor

    PİRHA- Akbelen Ormanı için direnen yaşam savunucularının çadırları sabahın erken saatlerinde jandarma ablukasına alındı. Yaşam savunucuları ise destek çağrısında bulundu. 

    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki ağaçların, Limak Holding’e ait Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’ne kömür sağlamak amacıyla kesilmesine karşı direnen yaşam savunucularının çadırları sabah saatlerinde jandarma ablukasına alındı. Direniş alanı etrafında ise kesilen ağaçların tomruk haline getirilmesi ve kesilmesi işlemleri devam ediyor.

    VALİLİĞİN AÇIKLAMASI KAMUOYUNU YANILTIYOR

    Abluka esnasında İkizköy Çevre Komitesi yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, budama adı altında ağaçların kesildiği ifade edilirken, Muğla Valiliği’nin iki gün önce yaptığı açıklamada kesimin bittiği ve maden çıkarılacak alanlarda ‘tıpkı diğer maden sahalarında olduğu gibi’ rehabilite edileceği açıklamasının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, kesimin devam ettiği kaydedildi.

    Limak -İçtaş Holding’in şimdiye kadar yok ettiği rehabilitasyon çalışması yapmadığı vurgulanan açıklamada, şirketin rehabilitasyon olarak gösterdiği bir kaç dönümlük arazinin ise alanın özelleştirilmeden önce, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) işletmesindeyken yapıldığı belirtildi. Açıklamada, Valiliğin açıklamasının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu eklendi.

    MUĞLA VALİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Anayasa’nın 169. Maddesi’nin hatırlatıldığı açıklamada, devletin ormanlarının mülkiyetinin devrolunamadığı, ormanlara zararı olacak faaliyetlere izin verilemeyeceği ifade edildi. Yasaya rağmen başlayan orman kıyımına karşı durarak görevini yapan yurttaşlara Muğla Valisi talimatıyla cebir kullanıldığını ve anayasal suç işlenmeye devam edildiğine dikkat çekilen açıklamada, Muğla Valisi Orhan Tavlı hakkında Anayasal suç işlemesi ve yurttaşlık görevini yerine getirenlere karşı zor kullanmasından sorumlu olması nedeniyle “kamu düzeninin bozulmasına neden olmak” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulduğu bilgisi paylaşıldı.

    MÜCADELE SÜRÜYOR

    Akbelen Ormanı’nın binlerce ağacı katledilmiş olsa da kanunen ve ekolojik olarak orman vasfını kaybetmediğine işaret edilen açıklamada, orman bitki örtüsünün ve orman toprağının korunmasına devam edileceği kaydedildi.

    ÇAĞRI 

    Açıklamada, maden iş makinelerini, ormana sokmamaya kararlı olunduğunun altı çizilerek, yurttaşların mücadeleye ses vermeyi sürdürmesi istendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi heyetten direnişe ziyaret: Akbelen’den Cudi’ye, Dersim’e doğa katlediliyor-VİDEO

    Alevi heyetten direnişe ziyaret: Akbelen’den Cudi’ye, Dersim’e doğa katlediliyor-VİDEO

    PİRHA- Muğla Milas Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için devam eden ağaç kesimine karşı başlatılan direniş alanını ziyaret eden ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “AKP iktidarının doğaya, canlıya ve insana olan düşmanlığını biliyoruz. Bu rantçı zihniyet sadece Akbelen’de değil Cudi’de, Dersim’de ve daha çok yerde doğayı katlediyor, canlılara kıyıyor” diye konuştu.

    Muğla Milas Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için devam eden ağaç kesimine karşı başlatılan direnişe destek büyüyor.

    Bugün Alevi kurumlarından oluşan heyet İkizköylülerin başlattığı nöbete destek ziyaretinde bulundu. Heyette Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aytaç Ural, Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo ve Muğla’da bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu bileşenleri katıldı.

    Burada köylüler ile görüşen heyet, Akbelen Ormanı’nı korumak için bulundukları her alanda mücadele edecekleri sözünü verdi.

    “AKBELEN’DEN CUDİ’YE VE DERSİM’E DOĞA KATLEDİLİYOR”

    Görüşmenin ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Akbelen direnişini selamladıklarını söyledi. Akbelen direnişinin yalnız olmadığını vurgulayan Aslan, “AKP iktidarının doğa, canlı ve insana olan düşmanlığını biliyoruz. Bu rantçı zihniyet sadece Akbelen’de değil Cudi’de, Dersim’de ve daha çok yerde doğayı katlediyor, canlılara kıyıyor. Bizde buraya bizim için önemli bir günde geldik. Bugün Kerbela’da bu zihniyet İmam Hüseyin’i katletti. Torunları ise katliam yapmaya devam ediyorlar. Biz de mazlumun yanında, zalimin karşında olacağız. Akbelen’de mücadele veren, doğaya, canlıya sahip çıkanların direnişini bizde sürdüreceğiz” dedi.

    Aslan, ayrıca 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleşecek ‘Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık’ mitingine davette bulunarak, bölgedeki ekolojik yıkımı mitinge taşıyacaklarını kaydetti.

    PİRHA/MUĞLA

  • Akbelen’de direnen kadınlar: Bizi sürmek istiyorlar, öldürseler de izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Akbelen’de direnen kadınlar: Bizi sürmek istiyorlar, öldürseler de izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesimiyle geri dönüşü olmaksızın bir ekolojik yıkımın yaşanacağına dikkat çeken ve 4 yıldır direnen kadınlar, “Zenginler güçlü geldi ve devletin güçlerini karşımıza diktiler. Güneşin altındayız ama güneş yarası geçiyor; bunların yaptıkları yüreğimizden asla geçmez. Ağaçlar kesildikten sonra kömür mü yiyeceğiz?” diyerek mücadele edeceklerini vurguladılar.

    Muğla’nın Milas İlçesinde bulunan Akbelen Orman’ında Limak Holding’e ait Yeniköy Kemerköy Termik santralleri için şimdiye kadar 10 bin civarında ağaç kesildi. Ormanda kesim işlemleri devam ederken yaşam savunucuları ve İkizköylülerin direnişi de devam ediyor. Jandarmanın Limak Holding’in yararına köylüleri, kendi topraklarına sokmadığını söyleyen kadınlar, eko-sistemin geri dönüşü olmaksızın yok olacağına dikkat çekti.

    “ZENGİNLER, DEVLETLE KARŞIMIZA DİKİLDİ”

    Milas Akbelen Ormanı’nın kesilmemesi için 2 yılı çadırlı nöbet olmak üzere 4 senedir mücadele ettiklerini söyleyen Ayşe Çoban, “Burada 40 yıldan beri termik santral var. Yerlerimizi satın almak istediler, vermedik. 2018 yılından beri mücadele ediyoruz ve 2 seneden beri nöbet tutuyoruz. Zenginler güçlü geldi ve devletin güçlerini karşımıza diktiler. Bizim taşımız, silahımız yok; köylüyüz. Ağaçlarımızı cayır cayır yakıyorlar. Bu çamlar bizim nefesimiz, suyumuz, ekmeğimiz gibi. Bütün köylülere mesaj atarak yüksek paralarla ağaç kesimi yaptırmak istiyorlar. Bizim içimiz yandı. Güneşin altındayız ama güneş yarası geçiyor; bunların yaptıkları yüreğimizden asla geçmez. Sizlerin vicdanınız yok mu?” diyerek tepki gösterdi.

    “TERMİK SANTRAL KANSER ETTİ”

    Yakın köylerden direniş alanına desteğe gelen Gülperi Türkmen de, termik santralden kaynaklı köylerinde kanser vakalarının arttığına işaret ederek, “Yakın köylerden destek için geldim. Orman kesimleri ileride bizim oralara da gelecek. Su kaynaklarımız gidiyor, hastalıklar çoğaldı. Kömür için çam ağaçlarını yok ediyorlar. Son senelerde köyümüzün derelerini kuruttular. Köylerimizde hastalık yokken artık kanserden her yıl 2 kişi ölüyor. Termik santral filtresiz çalışıyor. Zeytinlerimizin verimi azaldı” dedi.

    “ZEYTİNLER GİTSE KÖMÜR MÜ YİYECEĞİZ?”

    ‘Devlet arazilerimizi el koymak istiyor’ diyen Şengül Uslu ise, madeni çıkarmak için atılan dinamitlerin evlerinde deprem etkisiyle çatlaklar oluşturduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

    “Yıllardır eşimle uğraştık tarlalarımıza zeytin diktik. Bunlar kesildikten sonra çocuklarım kömür mü yiyecek? Suyumuzu kestiler, bahçelerimiz kurudu. Tarlamı elimden almak istiyorlar nereye gideceğim? Herkes bir dönem kömür santralde çalıştı. Buralara kadar geleceğini bilemezdik. Madeni çıkarmak için dinamit atıyorlar, deprem olmuş gibi evlerimiz sallanıyor. Duvarlarımızda çatlak var. Birazcık rahata kavuştuk şimdi de devlet arazilerimize el koyuyor. Öldürseler de arazimizi vermeyeceğiz.”

    “BİZLERİ KÖYÜMÜZDEN SÜRMEK İSTİYORLAR”

    Son olarak konuşan Ayşe Özdemir de zorla köylerinden sürülmek istendiklerini dile getirerek, “2 oğlum var rahatsız. Buradan bizi sürmek istiyorlar. Köyümden çıkıp nereye gideceğim? Şehirlerde kiralar çok yüksek” diyerek yaşanan kıyıma tepki gösterdi.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İkizköylüler: Türkiye’yi talan ettiniz, yeter artık!- VİDEO

    İkizköylüler: Türkiye’yi talan ettiniz, yeter artık!- VİDEO

    PİRHA- AKP’ye yakın beş büyük şirketten biri olan LİMAK Holding’e ait termik santral yapımı için Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine karşı köylülerin başlattığı direniş sonuç vermiş ve ağaç kesimi durdurulmuştu. KARDOK gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, ağaç kesiminin Kurban Bayramı’nda tekrar başlayacağını söyleyerek, kesime izin veren Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. İkizköy köylüleri ise; “Kesinlikle köylüler olarak bunların önünde duracağız” dedi.

    Orman Genel Müdürlüğü AKP’ye yakınlığıyla bilinen LİMAK Holding’in sahibi olduğu Yeniköy-Kemerköy termik santraline 740 dönüm Milas İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nı satmıştı. Hemen ardından termik santral yapımına başlanacak olan alanda bulunan ağaçlar kesilmeye başlanmıştı. Bunun üzerine Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine karşı köylüler direniş başlatmış, sonrasında da başlatılan direniş sonuç vermiş ve ağaç kesimi durdurulmuştu.

    Direnişleri sayesinde Şeker Bayramı’ndan önce son anda orman kesimini durduran İkizköy köylüleri durdurulan ağaç kesimine Kurban Bayramı’nda yeniden başlanacağını söyleyerek izni veren Orman Genel Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulundular.

    “ORMANLARIMIZIN KORUNMASI HALK SAĞLIĞI VE MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

    Konuya ilişkin açıklama yapan Karadam ve Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK) gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal şunları aktardı:

    “Aldığımız duyumlara göre Milas Orman İşletme şefliği ve LİMAK Şirketi, 15 Temmuz günü sabah saatlerinde ormanı yeniden kesmeye geleceklermiş. Şikayet dilekçemizde ve diğer dilekçelerimizde ısrarla belirttiğimiz üzere ormanların yok edildiği alanlarda coronavirüs 2,5 kat artarken, insanlara bulaşma riskinin ise %70 artmaktadır. Ayrıca coronavirüs salgınının en başta gelen sebebinin termik santraller ve madencilik faaliyetleri olduğunu ortaya koyan, keza termik santrallerin bacasından çıkan partikül maddelerin üzerine yapışan coronavirüslerin daha uzun yaşadığını ve mesafe katettiğini ortaya koyan bilimsel deliller vardır. Bu deliller doğrultusunda ormanlarımızın korunması halk sağlığı ve milli güvenlik meselesidir.

    “ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜ ŞİKAYET ETTİK”

    Bu nedenle ülke halkını öldürmek pahasına orman kesiminde ısrar eden Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Genel Müdür Yardımcıları Şahin Aybal, Hayati Özgür, Mustafa Özkaya ve Mehmet Çelik ‘i Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 2021 /5339 Savcılık Hazırlık no ile TCK md. 305. ‘Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak Üzere Yarar Sağlama’  ve TCK 257. md. deki ‘Görevi Kötüye Kullanma’ suçlarından şikâyet ettik. Kamuoyuna duyurulur.”

    “HEP BERABER OLALIM BU ORMANI KORUYALIM”

    KARDOK Başkanı Hasan Yorulmaz ise; “Ormanlarımızın tekrardan kesileceği yönünde duyumlar aldık. Bunun için ormanlarımızın kesilmesini önleyebilmek adına bir takım gayretler içerisine girdik. Bu ormanın bizim için, memleket için, herkes için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ve kesilmemesi için önemli gerekçelerimiz var. Orman hepimizin milli varlığı bizim içinse oksijen kaynağımız, su kaynağımız ve hayat kaynağımızdır. O bakımdan bu orman kesilmesin diye bütün ilgililere başvurduk. Onlardan da bizi desteklemelerini bekliyoruz. Anlayış bekliyoruz. Beraber olalım, hep beraber olalım bu ormanı koruyalım” dedi.

    “ELİNİZİ AKBELEN ORMANI’NDAN ÇEKİN”

    İkizköy köylülerinden Necla Yılmaz da tekrardan bir ağaç kesimine başlanıldığı takdirde yine direneceklerini belirterek şunları dile getirdi:

    “15 Temmuz günü Akbelen Ormanı’na kesim için geleceklerini duyduk. Çok sıkıntılıyız, çok stresliyiz. Bu kadar haykırmamıza rağmen, bu kadar sitem etmemize rağmen, burası bizim akciğerimiz kesemezsiniz dememize rağmen halen daha bunların planları yapılıyor. Hukuki sürecimiz başlamışken, davalarımız sonuçlanmamışken, biz buraya bilirkişinin gelmesini beklerken bayram tatilini fırsata çevirmeyi planlıyorlar. Kesinlikle köylüler olarak bunların önünde duracağız. Kesinlikle kestirmeyeceğiz. Elinizi Akbelen Ormanı’ndan çekin. Dünyayı, Türkiye’yi talan ettiğiniz yeter artık! Yeter!”

    PİRHA/MUĞLA