Etiket: linç kampanyası

  • Dersim’de paylaşılan isim listelerine tepki: Linç ve itibarsızlaştırmaya karşı hukuku savunacağız!

    Dersim’de paylaşılan isim listelerine tepki: Linç ve itibarsızlaştırmaya karşı hukuku savunacağız!

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, WhatsApp ve dijital platformlarda dolaşıma giren isim listelerinin kişilik haklarını ihlal ettiğini, toplumsal barışı tehdit ettiğini açıkladı. Platform, somut delil ve yargı süreci olmayan paylaşımlara karşı hukuki yolların kullanılacağını duyurdu.

    Dersim’de son günlerde sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında dolaşıma giren isim listeleri, ağır suçlarla ilişkilendirilerek kişilik haklarını ihlal ediyor ve toplumsal barışı hedef alıyor. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, hiçbir kişi veya yapının yargı makamlarının yerine geçerek insanları suçlu ilan etme yetkisi bulunmadığını vurguladı.

    Platform açıklamasında, listelerin hazırlanmasının ve yayılmasının, siyasal müdahalelerle işlevsiz hale getirilmiş bir adalet sisteminin yarattığı boşluğun sonucu olduğu belirtildi. Uyuşturucu ticareti, fuhuş, çeteleşme gibi suçlarla mücadelenin toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade eden platform, ancak bu mücadelenin dedikodu ve ihbara dayalı listelerle yürütülemeyeceğini kaydetti. Aksi hâlde gerçek suçlular değil, toplumun vicdanı ve adalet duygusu zarar görüyor.

    Açıklamada ayrıca, paylaşılan listelerde yargı süreci olmayan kişilerin de yer aldığı ve kanıt olmadan toplumda şüphe ve güvensizlik yaratıldığına dikkat çekildi. Bu yöntemlerin, Dersim’in özgün inançsal ve siyasal kimliğine, tarihsel duruşuna yönelik bir itibar suikastına dönüştüğü vurgulandı.

    Resmî kurumların konuyu yeterince hızlı ve etkin ele almamasının kamuoyunda kaygı ve güvensizliği artırdığı belirtilirken, doğrulanmamış bilgilerin kontrolsüz şekilde dolaşıma girmesinin masumiyet karinesi, özel hayatın gizliliği ve lekelenmeme hakkını zedeleme riski taşıdığı ifade edildi. Platform, suçla mücadelenin yalnızca yetkili kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

    Dersim’in tarihsel olarak Alevi inancı, dili, kültürü ve muhalif yapısı nedeniyle baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığı hatırlatılan açıklamada, toplumsal değerleri hedef alan bu girişimlerin kabul edilemez olduğu belirtildi. Platform, somut delil ve bilgi olmadan yapılan isim teşhirlerinin toplumu tedirgin ettiğini ve gerçek suçlarla mücadeleyi de itibarsızlaştırdığını açıkladı.

    Son olarak açıklamada şu çağrı yapıldı: “Somut bilgi ve belgeye sahip olanlar iddialarını linç kampanyaları yerine meşru ve denetlenebilir yollarla gündeme getirmelidir. Aksi hâlde yapılan her paylaşım Dersim’in kimliğini, tarihini ve kişiliğini hedef almaktadır. Bu tür girişimlere karşı hukuki tüm yollar kullanılacaktır ve toplumun tüm dinamik kurumları olarak üzerine gideceğimizi kamuoyuna açıkça beyan ediyoruz.”

    Platform, Dersim’in kültürel ve toplumsal değerlerini hedef alan iftira, linç ve itibarsızlaştırma politikalarına karşı sessiz kalmayacaklarını vurguladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Musa Eroğlu: Amacım hakaret değildi, Alevilerin kutuplaştırılması beni üzdü

    Musa Eroğlu: Amacım hakaret değildi, Alevilerin kutuplaştırılması beni üzdü

    PİRHA- Sanatçı Musa Eroğlu, özel bir sohbette çekilen ve bir kısmı kesilerek yayınlanan ifadelerinin çarpıtılarak hedef gösterilmesi sonrasında yaşaşanlara dair açıklama yaptı. Eroğlu, “Ne kadar özensiz bir üslupla söylemiş de olsam, amacım yol ulularına hakaret etmek değil, aksine kadim kültürümüzün, ilimle ve bilimle barışık değerlendirilerek yaşatılması gerektiğini ifade etmektir” dedi. 

    Sanatçı Musa Eroğlu’nun özel bir sohbette çekilen ve bir kısmı kesilerek yayınlanan videosunda, Hz. Ali hakkında söylediği ifadeler sosyal medyada belli kesimler tarafından hedef gösterilmiş ve kendisine yönelik linç kampanyası başlatılmıştı.

    Eroğlu, kendisine yönelik hedef göstermeler ve linç kampanyasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yayınladı. Alevilik tartışmaları eksenindeki sohbetin geldiği noktanın kendisini üzdüğünü kaydeden Eroğlu, cümlelerinin özensiz bir üslupla söylenmiş olsa da amacının yol ulularına hakaret etmek olmadığını belirterek, Alevi camiasının bu tartışma üzerinden kutuplaştırılmasına, düşmanlaştırılmasına düşülmemesi çağrısında bulundu.

    Sanatçı Eroğlu’nun konu hakkında ‘ilk’ ve ‘son’ başlıklı açıklaması şöyle:

    “ÖZENSİZ BİR ÜSLUPLA SÖYLENSE DE AMACIM HAKARET DEĞİLDİ”

    Bir süredir sosyal medyada dönen ve tartışmalara sebep olan konu hakkında ilk ve son defa sizi bilgilendirmek istiyorum. Bu açıklamanın şimdi yapılmasının sebebi, tartışmaların, dost ortamında edilen sohbet kaydının içeriğini aşarak Alevilik, yol ve sürek tartışması eksenine çevrilerek politize edildiğini, hatta farklı düşünene hakaret etme fırsatı olarak değerlendirildiğini görmekten duyduğum üzüntüdür. Alevilik inancı, hoşgörüyü aşıladığı gibi ilim ve irfanın da yaşamın temeli olduğunu öğretir. Nitekim yolumuzun ulularından Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin, “İlimle gidilmeyen yolu sonu karanlıktır” sözü bu kapsamda benim rehberim olmuştur. Ne kadar özensiz bir üslupla söylemiş de olsam, amacım yol ulularına hakaret etmek değil, aksine kadim kültürümüzün, ilimle ve bilimle barışık değerlendirilerek yaşatılması gerektiğini ifade etmektir.

    “ALEVİ CAMİASININ KUTUPLAŞTIRILMASI BENİ ÜZMÜŞTÜR”

    Bu noktada beni üzen, sadece insanların inançlarını savunmak adına ilmi hiçe sayma ve hurafelere sığınma eğilimlerinden bahsettiğim bir dost muhabbetinin bilgim ve rızam haricinde dışarı sızdırılması değil, inancın kendisine de saygısızlık etme amacı güttüğümün düşünülmesidir. Bunun yanı sıra demek istediğimi anlayıp beni savunan insanların da hedef gösterilerek Alevi camiasındaki kutuplaşmanın desteklenmesi beni içten yaralamıştır. Bizim inancımız hoşgörünün, insan sevgisinin, düşünce özgürlüğü ve çeşitliliğinin kutlandığı bir inançtır; bu bağlamda, özellikle içinde bulunduğumuz hassas dönemde, aramızda düşmanlık yaratacak girişimlerin gerekliliğini sorgulamaktayım. İnancın akıldan bağımsız olamayacağına inanıyorum ve bunu her fırsatta ifade etmeye çalışıyorum .

    Mesajıma İbreti’nin şu sözleriyle son vermek istiyorum:

    ‘Gerçekler fark eder ilmi manayı,

    Samandan seçerler hemen taneyi,

    Kulağına koymaz hiç efsaneyi,

    Ariflerin ilmi irfanda imiş…’

    Birbirimizi daha iyi anladığımız sevgi dolu günlerde tekrar görüşmek üzere. Saygılarımla..

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hubyar Sultan AKD’den linççilere tepki: Dersim paylaşımı insanidir, Sarıbal’ın yanındayız

    Hubyar Sultan AKD’den linççilere tepki: Dersim paylaşımı insanidir, Sarıbal’ın yanındayız

    PİRHA- Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Yönetim Kurulu, Dersim Katliamı’nın yıl dönümünde CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yaptığı paylaşımdan sonra milliyetçilerin linç kampanyası başlatmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Orhan Sarıbal’ın yaklaşımı hem insani hem de demokrasinin gereğidir. Bu yaklaşımdan dolayı vekile yönelik siyasi linç girişiminin karşısında ve Orhan Sarıbal’ın yanındayız” dedi.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Dersim Katliamı’nın yıldönümünde, ‘Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim Katliamı’nda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum’ paylaşımı ırkçı, gerici çevreler tarafından tepki çekmiş, Sarıbal’a yönelik linç kampanyası başlatılmıştı.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Yönetim Kurulu yaptıkları yazılı basın açıklamasıyla yürütülen linç kampanyasına tepki göstererek Orhan Sarıbal’ın yanında olduklarını belirttiler.

    “HER ZAMAN YANIMIZDA OLAN DEĞERLİ BİR CANIMIZDIR”

    Yaptığı paylaşım nedeniyle CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın kendi partisinin içindekiler tarafından hedef haline getirildiğinin ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldığının belirtildiği açıklama da şunlar aktarıldı:

    “Orhan Sarıbal duruşuyla mücadelesiyle kendini gösteren bir vekildir. Anti demokratik uygulamalara, yolsuzluklara, adaletsizliklere ve tarımdaki yanlış politikalara karşı tavrı ve pratiklerini biliyoruz. Bu anlamda halkın ve hakkın yanındaki tutumu nedeniyle değerli bir Can’ımızdır. Sadece Alevi hak talep mücadelesinde değil, Alevilere düşüncesi ve duruşu nedeniyle açılan davalarda, eylemlerimiz ve basın açıklamalarımızda her daim yanımızda olması nedeniyle örnek demokrat tavrı bizim için önemlidir.

    “SARIBAL’IN YAKLAŞIMI HEM İNSANİ HEM DE DEMOKRASİNİN GEREĞİDİR”

    Sosyal medya paylaşımıyla Alevilerin halen acılarını derin hissettiği Dersim Katliamı’nda yitirdiklerimizi insani olarak sahiplenmesi birilerini rahatsız etmiş olsa da hassasiyetlerimizi görmesi, biz Alevilerle dayanışması ve acılarımız paylaşması açısından değerli bir yaklaşımdır. Orhan Sarıbal’ın yaklaşımı hem insani hem de demokrasinin gereğidir. Bu yaklaşımdan dolayı vekile yönelik siyasi linç girişiminin karşısında ve Orhan Sarıbal’ın yanındayız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Milletvekili Orhan Sarıbal’a destek: Irkçı-faşist çevrelerin lincini kınıyoruz

    Milletvekili Orhan Sarıbal’a destek: Irkçı-faşist çevrelerin lincini kınıyoruz

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim Soykırımı’ın yıl dönümünde CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yaptığı paylaşımdan sonra linç kampanyası başlatılmasını kınayarak, “Bursa CHP Milletvekili sayın Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışına yöneltilen saldırıları bir kez daha kınıyor, Dersim halkı ve tüm vicdan sahibi insanlarımızın Sayın Sarıbal’ın bu onurlu ve insani duruşunu takdir ettiğini vurguluyoruz” dedi.

    CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal’ın Dersim Soykırımı’nın yıldönümünde ,”Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim Katliamı’nda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum” paylaşımı çokça gündem olmuş ve ırkçı çevreler tarafından Sarıbal’a yönelik linç kampanyası başlatılmıştı.

    Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışı ile adaletin tecelli edilerek yaralar sarılabileceğini ve yeni acılara yol verilmeyeceğini ifade etti. Irkçı çevreler tarafından Sarıbal’a yönelik linç kampanyası kınandı.

    Açıklamada ayrıca, Seyit Rıza’nın 3. kuşak torunlarından Murat Yıldız adlı gencin hayvanlarına barınak yapmak için gittiği Ağdat köyü kırsalında SİHA ile aracı bombalanarak yaşamını yitirmesi protesto edilerek, 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararının yıldönümü vesilesiyle yüzleşme ve adalet çağrılarının yapıldığı günlerde Seyit Rıza evlatlarından bir gencin katledilmesinin acı verici ve manidar olduğu dile getirildi. 

    “DERSİM’İN TASFİYESİ İÇİN HAREKETE GEÇİLMİŞTİR”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    Bilindiği üzere, 4 mayıs 1937 tarihli Bakanlar kurulu kararının 84. Yıldönümü vesilesiyle Dersim kurumları, halkı ve dostları bu yıl da birçok etkinlik ve paylaşım gerçekleştirmiş, Dersim soykırımıyla yüzleşme ve adalet çağrısında bulunmuşlardır. 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı tüm hazırlıkları tamamlanan son Dersim seferlerinin start aldığı bir karar ve tarihtir. Osmanlı ve Cumhuriyet süreçlerinde devamlılık arz eden bir Dersim raporları süreciyle Dersim’in tasfiyesi yönünde bir kararlaşma yaşanmış, hukuki ve askeri boyutlarıyla hazırlık tamamlanmış, bu kararla da Dersim’in tasfiye edilmesi için harekete geçilmiştir.

    Bir imparatorluğun dağılma sürecinde onlarca halk bağımsızlık ilan ederken, Koçgiri ve Dersim özelinde sadece Alevi Kürtler değil, Sünni mezheplere mensup Kürtlerin de özerklik ve ortak yaşam talepleri katliamlarla karşılık görmüş, on binlerce savunmasız insanımız katledilmiş, yaşam alanlarından koparılarak sürgün edilmiş, sayısını dahi bilemediğimiz çocuklarımız gasp edilerek götürülmüş ve akıbetleri bugüne kadar öğrenilememiştir.

    “ÇOK YÖNLÜ ŞİDDET POLİTİKALARI KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR”

    Dersim halkı yüzleşme çağrısında bulunurken bir intikam histerisiyle hareket etmemekte, yüzleşme ve adalet çağrısında bulunmaktadır. Dahası Dersim meselesi tarihte yaşanıp geride kalan bir olay olmaktan çok hala yaşanmakta olan, yeni acılar ve travmalara yol açan bir süreç biçiminde devam etmektedir. Gerek Dersim gerekse tüm Kürtlerin toplumsal-insani hakları hala tanınmamakta, çok yönlü ve sistematik şiddet politikaları kesintisiz biçimde sürdürülmektedir.

    Tarihsel yaşam alanlarımız neredeyse insansızlaştırılmış, halkımız dünyanın dört bir yanına savrulmuş, dil ve kültürümüz, inanç kimliğimiz yok edilişin sınırına sürüklenmiştir.

    “MURAT YILDIZ’IN KATLEDİLMESİ ACI VERİCİ VE MANİDARDIR”

    Çeşitli gerekçelerle insanlarımız hala katledilmektedir. Tüm diğer acılarımıza eklenen Nupelda ve Ayaz çocuklarımızın, masum u paklarımızın acısı hala tazeyken, Seyit Rıza’ın 3. kuşak torunlarından Murat Yıldız adlı gencimiz izin belgesi alarak mantar ve ışkın toplamak için gittiği bölgede SİHA ile aracı bombalanarak katledilmiştir. 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararının yıldönümü vesilesiyle yüzleşme ve adalet çağrılarının yapıldığı günlerde Seyit Rıza evlatlarından bir gencimizin katledilmesi acı verici ve manidardır. Aileye başsağlığı diliyor ve bu saldırıyı protesto ediyoruz.

    “ORHAN SARIBAL’IN DUYARLILIĞI ANLAMLIDIR”

    Yarınlar kan dökerek ve yeni travmalar yaratarak inşa edilemez ve hiç kimse bu ülkede barışı, huzuru yaşayamaz. Şüphesiz ki ne Dersim halkı ne de bir bütün olarak Kürt halkı toplumsal haklarından vaz geçemez. İşte tam da 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararnamesi yıldönümü bağlamında Dersim halkı sesini duyurmaya çalışırken gerçekleştiren bir twitter paylaşımı üzerinden Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik bir linç kampanyası başlatılmıştır. Bir Dersim Kurumu olarak Sayın Orhan Sarıbal’ın duyarlılığını anlamlı buluyor ve linç kampanyası yürütmekte olan ırkçı-faşist çevreleri, hezeyanları kınıyoruz.

    “SARIBAL’ A YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ”

    Yarınlar insan düşmanı ırkçı hezeyanlarla değil, Orhan Sarıbal gibi vicdanının, yüreğinin sesine kulak veren insanlarımızın çabalarıyla güzelleşecek, adalet tecelli edecek ve yaralar sarılabilecek, yeni travma ve acılara yol verilmeyecektir. Bu ülke 84 milyon insanın tamamının yaşam alanıdır, rızalaşma ve ikrarlaşma ile eşitlikçi, özgürlükçü yarınlar yaşanabilecektir.

    Bursa CHP Milletvekili sayın Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışına yöneltilen saldırıları bir kez daha kınıyor, Dersim halkı ve tüm vicdan sahibi insanlarımızın Sarıbal’ın bu onurlu ve insani duruşunu takdir ettiğini vurguluyoruz. Bugüne umut, yarınlara ışık olalım. Sayın Sarıbal’ın vicdani tutumunu Anadolu’nun tüm insanlarında görebilme umudunu canlı tutuyoruz.”

    PİRHA/İZMİR