PİRHA-Düzgün Baba Cemevi’nde muhabbet cemi yürütüldü. Alevi yolunun zor durumda olduğunu belirten Kureyşan Ocağı evladı Kazım Açıktepe, “Devlet Alevi inancını yok etmenin çabası içerisinde. Cemevleri açılırken kültür merkezi adı altında açılmasına izin verildi şimdi de bizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağladılar. İnancımıza yapılanlar bir darbedir, bir ihanettir” dedi.
Dersim coğrafyası ve Mezopotamya halkları tarafından kutlanan Gaxan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde de yaşatılmaya çalışılıyor.
Düzgün Baba Cemevi’nde, çok sayıda yurttaşın katılımıyla Gaxan ayında çerağlar uyandırılıp, gülbenk verildikten sonra muhabbet cemi yürütüldü. Cem erkanını Kureyşan Ocağı evladı Kazım Açıktepe yürüttü.
“DEVLET ALEVİ İNANCINI YOK ETMENİN ÇABASI İÇERİSİNDE”
Alevi yolunun zor durumda olduğunu belirten Kazım Açıktepe, “Devlet Alevi inancını yok etmenin çabası içerisinde. Cemevleri açılırken kültür merkezi adı altında açılmasına izin verildi şimdi de bizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağladılar. İnancımıza yapılanlar bir darbedir, bir ihanettir. Çünkü bizim inancımız Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sığacak bir inanç değildir” dedi.
PİRHA-Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisinden dolayı inanç yerlerinin de etkileneceğini belirten Sütlüce yöresi köylüleri, Dewres Mılız ve Sultan Paşa türbesinde çerağlar uyandırıp lokmalar pay etti. Köylüler ziyaretlerde yaptıkları konuşmalarda, ibadet yerlerinin çöp altında kalmaması için mücadele ettiklerini belirtti.
Dersim’de Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisine ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisinden dolayı inanç yerlerinin de etkileneceğini belirten Sütlüce yöresi köylüleri, Dewres Mılız ve Milli köyündeki Sultan Paşa türbesinde çerağlar uyandırıp lokmalar pay etti.
“İNANÇ MERKEZLERİMİZİN YOK OLMAMASINI İSTİYORUZ”
İbadet yerlerimizin çöp altında kalmaması için mücadele ettiklerini söyleyen köylüler, “Ziyaretlerimize gelerek farkındalık yaratmak istedik. Ekoloji mücadelesini sürdürürken inanç ve kültür boyutunu da gündeme almamız gerekiyor. İnanç merkezlerimizin bize getirdiği kültürel değerlerimizin yok edilmemesini istiyoruz. Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nun artık bu halkın taleplerini görmesini istiyoruz. Bizim başka gidecek yerimiz yok, bizim yerimiz yurdumuz burası artık bize karışmayın. Halkın inançlarına saygılı olsunlar” dediler.
Konuşmalardan sonra Ali Haydar Demir isimli yurttaş Sütlüce ile ilgili türkü söyledi.
PİRHA-AKP hükümetinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmasına tepki gösteren Ağuçan Ocağı Cemevi ve Zeve Köyü Cemevi yöneticileri ile çok sayıda Alevi yurttaş, “Sünnilik şemsiyesi altında Aleviliğin soluk alamayacağı, Aleviliğin izi kalmamak üzere silineceği açıkça meydandadır. Yapılanlar devletin Alevi kurumsallaşmasına, Alevi inancına yönelik darbe ve el koyma girişimidir” dedi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasına tepkiler gelmeye devam ediyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek. İsteyen dedelere ise kadro verilerek, maaş bağlanacak.
Ağuçan Ocağı Cemevi ile Zeve Köyü Cemevi yöneticileri ve çok sayıda Alevi yurttaş Hozat’ın Bargini köyünde açıklama yaptı. Açıklamayı Ağuçan Ocağı Cemevi ve Bargini Köyü Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Özcan Gürtaş okudu. Açıklamada, ‘Cemevi ibadetimiz, cemevi ibadethanemiz’ pankartı açıldı.
“İNKAR POLİTİKALARI SİSTEMATİK OLARAK DEVAM EDİYOR”
Alevilere yönelik Kerbela’dan beri katliam ve inkar siyasetinin sistematik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Gürtaş, “20 yıllık AKP iktidarı da cumhuriyetin kuruluş kodlarıyla olaylara yaklaşmış sorunları çözme yerine erteleme, oyalama, red ve inkarı seçmiştir. Toplumun diğer sorunlarında olduğu gibi Alevi sorununu da iktidarını koruma aracı haline getirmeye çalışmaktadır. Bugün de açılım adı altında Alevileri asimile ederek Sünnileştirme ve devletin Alevisini yaratma siyasetinden başka bir şey değildir. Biz Alevilerin birinci önceliği maaş, ekonomik yarar, elektrik ve su giderinin karşılanması değildir. Bizim önceliğimiz eşit yurttaş olarak tanınmamız, kutsallarımıza dönük saldırıların durdurulması, cemlerimizin ibadet cemevlerimizin de ibadetgah olarak tanınmasıdır” dedi.
“ALEVİ İNANCINA DARBE VE EL KOYMA GİRİŞİMİDİR”
‘Cemevlerimiz kültür derneği veya müze değil ki Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlansın’ diyerek AKP iktidarının politikasına tepki gösteren Gürtaş, “Alevi dedeleri Kültür ve Turizm Müdürü değiller ki maaş bağlansın, maaşa bağlanmak isteyenler bizden değildir. Alevilerin en temel taleplerinden biri olan eşit yurttaşlık haklarının sembolik bir ifadesine dönüşen cemevleri ibadethanemizdir talebine bağlı olarak cemevlerimizin ibadethane statüsüne kavuşturulmasına dair hiçbir adım atılmamıştır. Yapılanlara bakıldığında Alevilik inançsal ve kimliksel özellikleriyle inkar edilmeye devam edilecek, Müslümanlığın biricik ve hakiki tek biçimi olarak devlet herkese Sünniliği dayatmayı sürdürecektir. Sünnilik şemsiyesi altında Aleviliğin soluk alamayacağı, Aleviliğin izi kalmamak üzere silineceği açıkça meydandadır. Yapılanlar devletin Alevi kurumsallaşmasına, Alevi inancına yönelik darbe ve el koyma girişimidir. Halkın seçilmiş temsilcilerinin yerine kayyum atanmasına nasıl karşıysak Alevi toplulukların öz ve öz kendi mekanları, kendi ibadethaneleri olan cemevilerine de devletin el koymasına aynı şiddet ile karşıyız” diye konuştu.
Basın açıklamasının ardından yurttaşlar Ağuçan Ocağı’nda lokmalar pay edip, çerağlar uyandırdı.
PİRHA-Dersim’in Hozat İlçesinin Bargini Köyünde Ağuçan Ocağı Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı yapıldı. Ocak ziyareti ve cemevi açılışına gelenlere kimlik araması yapılmasının ciddi bir saygısızlık olduğunu vurgulayan HDP Dersim Milletvekili Önlü, “Bu topraklarda inancımız, dilimiz ve kültürümüz asimile edilmek için kullanılıyor” dedi.
Dersim’in Hozat İlçesinin Bargini Köyünde Ağuçan Ocağı Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı yapıldı. Cemevi açılışına HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi ve yurttaş katıldı.
Ağuçan Ocağı Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı kurdelenin kesilmesinin ardından konuşmalarla devam etti.
“CEMEVLERİ YASAK OLAN ALEVİLİĞİN KAYBOLMASINI ENGELLEYEN KURUMLARDIR”
Son yıllarda artarak açılışları yapılan cemevlerine birini daha eklemenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Ağuçan Ocağı Cemevi ve Bargini Köyü Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Özcan Gürtaş, “Cemevlerinin inşası Aleviler için çok önemli, her cemevinin hem sembolik hem de işlevsel önemi var. Cemevleri sadece ibadethane değil aynı zamanda yasak olan Aleviliğin kaybolmasını engelleyen kurumlardır. Korkunun ve kültürel asimilasyonun tersine döndürülmesinin yeni merkezleridir” diye belirtti.
“KENDİ İNANCIMIZDAN VAZGEÇERSEK YOK OLURUZ”
Yol ulularının “Hak olan Yol’dur, Yol’dan daha üstün bir yer yoktur” sözünü dile getiren DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bütün evren Hakk’tır ama Hakk’ın en mükemmel hali insandır, o yüzden bizim inancımızda kıblemiz insan ve inancımız ile dilimiz sevgi üzerine kurulmuştur. Biz kendi inancımızdan, itikatimizden ve yolumuzdan eğer vazgeçersek yok oluruz. İnancımızın, dilimizin ve kültürümüzün yaşaması için eğer bir olmazsak geleceğimiz olmaz” dedi.
“YOLUMUZ HAK VE HAKİKAT YOLUDUR”
Alevi inancının çoğu zaman ötekileştirildiğini belirten CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, “Tarihsel olarak çok zor dönemlerden geçtik ancak Alevi inancımızı en güzel biçimde sürdüreceğiz. Bizim kıblemiz insandır, bizim yolumuz hak ve hakikat yoludur” diye ifade etti.
“BATIDA HER ELEKTRİK DİREĞİNDE EZAN MI OKUTULUYOR”
Cuma namazına üst aranarak, kimlik sorularak mı gidiliyor diye sorarak cemevi açılışına gelenlere kimlik sorulmasına tepki gösteren HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Batıda her karakolda, her elektrik direğinde hoparlörle ezan mı okutuluyor. Bu topraklarda inancımız, dilimiz ve kültürümüz asimile edilmek için kullanılıyor. Zaten yezit zihniyetten zaten bir şey beklemiyoruz, hiç olmazsa kendi inancınıza, ezana saygı duyun. Bir ocak ziyaretine, cemevi açılışına arama ile geliyoruz, yapılanlar ciddi bir saygısızlıktır. Biz yezit zihniyeti Hardo Dewres’ten söküp atmadıktan sonra ocaklarımız nasıl işleyecek” dedi.
“ASİMİLE OLMAYACAĞIZ”
İbadet yerlerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen kabul edilmediğini vurgulayan CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, “Cemevlerine para yardımı yaparak kendilerine bağlayacaklarını düşünenler hiç unutmasınlar ki Alevi inancı maddiyat için değişmedi. Şimdi birlik olma zamanıdır, asırlardır bizi asimile etmeye çalışıyorlar ama biz asimile olmayacağız” diye konuştu.
Cemevi açılışı konuşmaların ardından lokmalar pay edilip, müzik dinletisi yapıldıktan sonra sona erdi.
PİRHA-Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü. Cem erkanını Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek yürüttü. Acı, keder ve katliamın olduğu yere Kerbela dediklerini söyleyen İçlek, “Kerbela bugün halen yaşatılmaktadır, inancımızın asimile ve inkar edilmesiyle birlikte hem fiziki hem de psikolojik Kerbela süreci devam ediyor” dedi.
Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü. Cem erkanını Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek yürüttü.
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri Kureyş Ocağı’nda ‘Ocak hizmetkarlarının ocak ile olan bağlarının güçlendirilmesi’ şiarıyla bir araya geldi. Alınan kararda 17 kişi karar makamı olarak 5 kişi de danışma kurulu olarak seçildi.
“KERBELA GÜNÜMÜZDE HALEN YAŞATILMAKTADIR”
Acı, keder ve katliamın olduğu yere Kerbela dediklerini söyleyen Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek ,”Kerbela bugün halen yaşatılmaktadır, inancımızın asimile ve inkar edilmesiyle birlikte hem fiziki hem de psikolojik Kerbela süreci devam ediyor. İnsanların dili, inancı ve cinsiyeti ne olursa olsun hiç kimsenin kanı dökülmesin” dedi.
Kureyş Ocağı’nda yürütülen cem erkanı lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.
PİRHA-Paris Pir Sultan Abdal Dergahı açılışı yapıldı. Açılışta konuşan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Başkanı Demir Çelik, ”Devleti olmayan, iktidardan nasibini alamayan, bütçesinden yoksun olan canlarımızın çok değerli lokmalarıyla bu seviyeye getirildi. Lokmalarını pay eden canlara da teşekkür ediyorum” dedi.
Fransa’da Paris Pir Sultan Abdal Dergahı açılışı yapıldı. Paris’in Arnouville banliyösünde gerçekleşen açılışa FEDA Eş Başkanı Demir Çelik de katıldı.
“DİLİMİZDEN, İNANCIMIZDAN VE KÜLTÜRÜMÜZDEN UTANIR OLDUK”
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Başkanı Demir Çelik, ”Devleti olmayan, iktidardan nasibini alamayan, bütçesinden yoksun olan canlarımızın çok değerli lokmalarıyla bu seviyeye getirildi. Lokmalarını pay eden canlara da teşekkür ediyorum. Her dönemin hakikati olmanın onurunu yaşayan biz Aleviler onurlu mücadelenin parçası olarak tarihe not düşeceğimize, devletin ve iktidarın bizi itibarsızlaştıran propagandasının etkisinde kalarak dilimizden, inancımızdan ve kültürümüzden utanır olduk” dedi.
Konuşmalardan sonra dergahın kuruluş çalışmalarını içeren sinevizyon gösterimi yapıldıktan sonra lokmalar pay edildi. Paris Pir Sultan Abdal Dergahı açılışı, müzik dinletisi ile sona erdi.
PİRHA-Aleviler için kutsal olan Kara Çarşamba son günü nedeniyle yurttaşlar Dersim’de bulunan Gola Çetu Ziyaretgahına gelerek çerağlar uyandırılıp, lokmalar pay edildi.
Dersim’de Alevilerin inanışına göre, “Xızır Ayı” olarak da bilinen Şubat ayının arkasından gelen Mart ayının ilk üç çarşambası “Kara Çarşamba” olarak kabul edilir.
Yüzyıllardır devam eden bir gelenek olan “Kara Çarşamba” aynı zamanda baharın başlangıcı sayılıyor. Bugünlerde evlerde ve kutsal mekanlarda çıralar yakılır, kurbanlar kesilir ve lokmalar dağıtılır. Dersimliler bu ritüellerle yılın iyi geçmesini ve kötülüklerin defedilmesini diler.
Dersim’de Pülümür ile Munzur Çayı’nın birleştiği yer olan ve Dersim’de kutsal kabul edilen Gola Çetu Ziyareti, Kara Çarşamba’nın (Çarseme Şiya) son gününde çok sayıda yurttaş çerağ uyandırıp, lokmalarını pay etti.
PİRHA-Aleviler için kutsal kabul edilenHawtemal, Dersim’de bulunan Gola Çeto Ziyaretgahında Hawtemal’in Alevi inancındaki yerine değinildikten sonra lokmalar pay edilip, çerağlar uyandırılarak kutlandı.
Aleviler için kutsal kabul edilen Hawtemal, mart ayının ilk haftasında başladı. Hawtemal, Dersim toplumunda önemli bir yere sahip. Dersim’de Gaxan ile başlayan Hızır ayı ve ardından da Hawtemal ile devam eder. Baharın gelişini müjdeleyen Hawtemal yeni yılın da başlangıcı kabul edilir.
Hawtemal, çeşitli asimilasyon politikalarıyla birlikte bazı yerlerde unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek olsa da günümüzde hala kutlayanlar var. Aleviler için kutsal kabul edilen Hawtemal, Dersim’de bulunan Gola Çeto Ziyaretgahında Hawtemal’in Alevi inancındaki yerine değinildikten sonra lokmalar pay edilip, çerağlar uyandırılarak kutlandı.
Dersim Belediyesi ve Dersim Kültür Derneği Gola Çeto’da Howtemal etkinliği düzenledi. Etkinliğe Kureyşan Ocağı piri Musa Çakmak, Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Saniye İldeniz ve Kureyşan Ocağı’ndan Kadir Bulut ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Aleviler için kutsal kabul edilen Hawtemal, Dersim’de bulunan Gola Çeto Ziyaretgahında Hawtemal’in Alevi inancındaki yerine değinildikten sonra lokmalar pay edilip, çerağlar uyandırılarak kutlandı.
“HOWTEMAL BEREKETİN VE HUZURUN İFADESİ OLARAK KUTLANIR”
Kureyşan Ocağı piri Musa Çakmak, “Newroz iyiliktir kötülüklere son vermektir, insanoğlu nasıl yaşlanırsa tabiatta kış geldiği zaman yaşlanır, Newroz geldiği zamanda yeşillenir” diye belirtti.
Yer ile göğün secde olduğu bir gün olduğunu vurgulayan Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Saniye İldeniz, “Gök yere secde ediyor ki toprağa can gelsin. Toprak olmazsa biz olmayız. Doğa insansız yaşar ama insan doğasız yaşayamaz. Gökyüzü ilk olarak Howtemal’de gürler ama şimdi biz insanoğlu doğanın dengesini bozmuşuz. Eskiden gök Howtemal’de gürlerdi biz de o zaman toprağa secde olurduk. Çocuklarımıza toprağın önemini öğretmeliyiz” dedi.
Kureyşan Ocağı’ndan Kadir Bulut ise, “Howtemal bizim inancımızda bereketin, huzurun ve toprağın canlanması olarak ifade edilir. Howtemal barışın, kardeşliğin, huzurun bir ifadesi olarak anılır ve kutlanır” diye konuştu.
Kureyşan Ocağı pirlerinden Musa Çakmak gülbeng verdikten sonra lokmalar pay edildi.
PİRHA-PSAKD Adıyaman Şubesi Demir Dede Türbesi’nde çok sayıda kişinin katılımıyla Hızır cemi tutulup Hızır lokmaları pay edildi.
Aleviler için kutsal olan, aynı zamanda bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeleyen Hızır ayı devam ediyor.
PSAKD Adıyaman Şubesi Demir Dede türbesinde çok sayıda kişinin katılımıyla Hızır cemi tutulup Hızır lokmaları pay edildi. Hızır cemine PSAKD Diyarbakır Şubesi üyeleri, Adıyaman Alevi Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı, KESK, HDP, CHP, İHD, Adıyaman Barosu üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Ağuçan Ocağı’ndan Mehmet Ali Tutal dedenin gülbeng okumasıyla başlayan Hızır cemini Zeynel Abidin Ocağı’ndan Abbas Öztürk dede yürütürken zakirliğini ise Ağuçan Ocağı’ndan Abidin Güzel dede ile Abuzer Gözaydın yaptı.
“HIZIR’IN GELİŞİ BAHARIN GELİŞİ DEMEKTİR”
Hızır dendiği zaman akıllara bereket, bolluk, bahar ve yeşillik geldiğini söyleyen PSAKD Adıyaman Şubesi eski başkanı Mahmut Yapıcı, “Eski geleneklerimizde Hızır lokmalarında, evler, aileler, kendi evlerinin bacalarından kaşıklarını atarlardı eğer kaşık, ağız üstü yerdeyse o sene o aileye bereket gelirdi ama eğer kaşık ters dönmüşse o sene bereket yok diye düşünürlerdi. Biz de bu sene Hızır’ın gelişini hayır dualarımızla kabul ediyoruz çünkü Hızır’ın gelişi baharın gelişi demektir. Bugün kendi dilimizle kendi mezhebimizle ilgili geleneklerimizi, göreneklerimizi, konuşmalarımızı yapamıyoruz. Hatta cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmiyor. İşte biz bunlara karşı diyoruz ki cemevleri ibadethanedir, ibadetlerimizi, cemleri cemevlerimizde yaparız. İşte böyle ziyaretlerimizde yaparız. Bunlar bizim geleneklerimizdir. Bize bu gelenekleri kimse yasaklayamaz. Kimse bizi dilimizden, mezhebimizden vazgeçiremez. Biz buna bunlara karşı her zaman ve her yerde direniriz. Asla bize hakaret edilmesini dilimize ve mezhebimize hakaret edilmesini, hiçbir yerde hiçbir zaman kabul etmeyiz” diye belirtti.
“ALEVİLİK TÜRKİYE İÇİN ZENGİNLİKTİR”
PSAKD Adıyaman Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Dolaş ise, “Biz yıllardan beri kendi kültürümüzü, inancımızı yaşamak istiyorduk ama yıllarca hep engel olundu. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci sınıf vatandaşıyız biz vergimizi ödüyoruz, askerliğimizi yapıyoruz. Devlete olan sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz fakat ne yazık ki ödediğimiz vergilerle diyanette 12 bakanlığın bütçesi ayrılıyor bizler de dışlanıyoruz. Biz diyoruz ki hiç kimse dininden, ırkından, dilinden dolayı ötekileştirerek dışlanmasın. Bizim inancımızın adı barıştır, sevgidir, hoşgörüdür bu nedenle de Alevilik Türkiye için bir zenginliktir” dedi.
Hızır cemi semahlar dönülüp Hızır lokmaları pay edildikten sonra sona erdi.
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi’nde Gaxan programı düzenlendi. Alevi doğmakla Alevi olunmadığını belirten Kureyşan Ocağı evladı Kazım Açıktepe, “Bundan sonra cemlerimizde yolumuzu, erkanımızı anlatmamız gerekiyor” dedi.
Dersim coğrafyası ve Mezopotamya halkları tarafından kutlanan Gaxan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde de yaşatılmaya çalışılıyor.
Düzgün Baba Cemevi’nde, çok sayıda yurttaşın katıldığı Gaxan programında çerağlar uyandırılıp, gülbenk verildikten sonra muhabbet cemi yapıldı. Cem erkanını Kureyşan Ocağı evladı Kazım Açıktepe, Kureyşan Ocağı’ndan Ana Selvi Açıkgöz ve Zakir Hıdır Çelebi yürüttü.
“BİRLİĞE, BERABERLİĞE VE DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Alevi doğmakla Alevi olunmadığını belirten Kazım Açıktepe, “Bundan sonra cemlerimizde yolumuzu, erkanımızı anlatmamız gerekiyor. Biz eşitlik istiyorsak önce evimizde başlayacağız. Alevi tarihi katliamlarla doludur, o yüzden birliğe, beraberliğe, dayanışmaya ihtiyacımız var” dedi.
PİRHA-Dersim’de Pirdesur (Kırmızı Köprü- Saldaq) köylüleri tarafından Pülümür ilçesinde sonbahar mevsimindeki doğal güzelliklerinin tanıtımı amacıyla gerçekleştirilen gezide Kırmanckî gülbenkler eşliğinde lokmalar pay edildikten sonra, 10 kilometrelik parkurda doğa yürüyüşü yapıldı.
Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte Munzur ve Pülümür vadilerinin ormanlık alanlarındaki ağaç ve yeşil bitki örtüsü, kartpostallık doğal görüntüler ortaya çıkardı.
Salördek’te her yıl geleneksel olarak düzenlenen doğa gezisi bu yıl da yapıldı. Etkinliğe CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, İl Genel Meclisi Üyesi Hüseyin Arslan, Prof. Dr. Şükrü Aslan, Erzincan Yalınca Cemevi Başkanı Selçuk Güzel, Sanatçı Şenol Akdağ, İl Genel Meclisi Üyesi Meftun Kılıç ve köylüler katıldı.
Doğa gezisi öncesi kurbanlar tığlanarak, lokmalar pay edildi. Ardından yaklaşık 10 kilometrelik parkurda Salördek doğa yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşün ardından ise etkinliğe katılanlara yemek ikram edildi. Etkinlik, Erdal Erzincan Gezici Bağlama Atölyesi’nin Kırmızıköprü’deki dinletisinin ardından sona erdi.
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutupMuharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Bu ritüelin unutulmamasını istediğini vurgulayan Ayaz; “Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başlandı. Ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlayacağım. Umarım herkes belki beni örnek alır ve bu yola sahip çıkar” dedi.
Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutup Muharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Çerağlar uyandırılıp, gülbenkler verildikten sonra cem erkanı düzenlendi.
Cem erkanına Pir Zeynel Batar, Pir Baki Aydın, Pir Kazım Açıktepe, Pir Cemal Can ve çok sayıda yurttaş katıldı. Cem erkanından sonra lokma ve aşure pay edildi.
“BU RİTÜELİN UNUTULMAMASINI İSTİYORUM”
12 sene oruç tuttuğunu belirten Güner Ayaz; “Bizim kültürümüzde 12 sene oruç tutan birisi olarak 12 kazan kaynatmak istedim. Bu ritüelin unutulmamasını istiyorum, bizim kültürümüz unutulmasın. Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başladı inşallah ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlarım. Belki beni örnek alırlar ve bu yola sahip çıkarlar” dedi.
PİRHA-Ovacık Kadın Kooperatifi Tekstil Atölyesinin açılışı yapıldı. Açılışa ÇAĞSİAD, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Anka Dersim, Dersim Araştırmalar Merkezi ve çok sayıda kişi katıldı. “Bir toplumda dili, inancı yok olma aşamasına gelmişken aynı zamanda o toplumu var eden şeylerden biri de o toplumun giyimi, gelenekleri ve görenekleridir” diyen Sarıgül, “Geçmişteki geleneklerimizi, giyimlerimizi unutturmamak istiyoruz” dedi.
Ovacık Kadın Kooperatifi Tekstil Atölyesi’nin açılışı yapıldı. Açılışa ÇAĞSİAD(Çağdaş İş İnsanları Derneği), Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Anka Dersim, Dersim Araştırmalar Merkezi ve çok sayıda kişi katıldı. Açılış konuşmalar yapıldıktan sonra lokma paylaşıldıktan sonra etkinlik sona erdi.
“Bizler için en önemli şey çalışmak, üretmek ve ürettiğini paylaşmaktır” diyen ÇAĞSİAD Genel Başkanı İsmail Ali Şahin, “Bu anlamda kadın kooperatifine emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum, kadın istihdamı bizim için çok önemliydi, kadınların çalışma hayatında olması bizim için çok önemliydi. Bu anlamda bize maddi ve manevi anlamda bize destek sunan tüm ÇAĞSİAD ailesine, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e, kadın kooperatifinde çalışan arkadaşlarımıza ve Mehmet Ali Yıldız’a teşekkür ediyorum. Kadın arkadaşlarımız üretmeye devam etsin biz ÇAĞSİAD ailesi olarak yanınızda olmaya devam edeceğiz ve birlikte üreteceğiz” dedi.
En önemli katkıyı ÇAĞSİAD ailesinin verdiğini söyleyen Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de, şunları söyledi:
“Siz olmasaydınız bu sürede böyle bir atölyenin olmuş olması mümkün değildi. Para her şey değil ama başlarken de insanlar için en zor olanda maddi bir katkıyı sunabilmekti ve bunu da ÇAĞSİAD ailesinden aldık, pandemi şartlarına rağmen şartlarınızı zorladınız ve bu anlamda size çok teşekkür ederiz. Sizlerin katkılarıyla atölye bir şekilde kuruldu ama belediye olarak ne yapabileceğimizi bilen insanlar değildik ama Mehmet Ali Yıldız’ın katkılarıyla burada üretime başlamış olduk. Bu üretimin bizim için en büyük önemi geçmişten geleceğe aktarmak istediğimiz bir şey var bir toplumda dili, inancı yok olma aşamasına gelmişken aynı zamanda o toplumu var eden şeylerden biri de o toplumun giyimi, gelenekleri ve görenekleridir. Geçmişteki geleneklerimizi, giyimlerimizi unutturmamak istiyoruz.”