Etiket: maaşlı dede

  • ‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

    ‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

    PİRHA – AKP hükümetinin görevlendirdiği kişiler, Alevi köylerini, cemevlerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamaya tepki gösteren yurttaşlar, “Biz devletin Alevisi olmak istemiyoruz” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor. Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, maaşlı elemanlar arıyor. Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    1 Mayıs Mahallesi 2 Eylül Kuruluş Festivali’ne katılan yurttaşlar konuya dair CAN TV mikrofonuna konuştu.

    “HALKIMIZ BU ASİMİLASYON POLİTİKALARINI KABUL ETMEYECEKTİR”

    İbrahim Hakkı Eren, Alevi inancının başkanlık etrafında yeniden devlete bağlı olarak yapılması da bu asimilasyonun artık farklı bir noktaya taşındığını gösterdiğini belirterek devletin daha üst düzeyde meseleyi ele aldığını dile getirdi.

    İçişleri Bakanlığı’nın 1 yıldır Alevi köylerine ve cemevlerine yaptığı ziyaretlere dikkat çeken Eren, belirli Alevi köylerini devşirdiğini inanç önderleriyle köylere girmeye çalıştığını dile getiren

    “HALKIMIZ BU ASİMİLASYON POLİTİKALARINI KABUL ETMEYECEKTİR”

    Eren, şunları söyledi:
    “Alevilik, doğası ve inanç sistemi gereği aslında mevcut ana akım sistemin iktidarın dışında daha eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı nüveler birliğinde bir inanç sistemi. Dolayısıyla o inanç sisteminin kendisi bu uygulamaları bir defa kabul etmeyecektir. Bu geleneği, inancı yıllarca yaşayan, özümseyen halk da esas itibariyle bunu kabul etmeyecektir. Bugün değil dün de devlet bunu denedi. Alevilerin inanç merkezlerini kapattı, cem yapmayı yasakladı. Dolayısıyla bugün bu uygulamalar, belirli düşkünlerin sistemle iç içe bir arada yürümeyi ve topluma ihanet etmeyi seçen kesimlerin hizmet ettiği bir politika olacaktır. O da dar olacaktır. Halkımız bu asimilasyon politikalarını kabul etmeyecektir.”

    “MAKUL ALEVİLİĞİN KENDİSİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Gamze Toprak ise devletin makul Aleviliği oluşturmaya çalıştığının altını çizerek, “Devlet kendi çeperinde de makul bir Alevilik de tartıştırıyor. O bakımdan köylere giderek ‘sizi maaşa bağlayacağız’ diyerek aslında kendi etraflarında çizdikleri Aleviliği tasarlıyorlar. O bakımdan Alevilik yıllardır mücadelenin çok özel bir alanı. Makul Aleviliğin kendisini kabul etmediğimizi, kendi kültürümüzü yaşatacağımızı dile getiriyoruz.”

    “ALEVİLER BİRLİKTE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETMELİ”

    Gülhanım Aslandoğan ise, “Bugün devletin Aleviler üzerindeki en büyük politikaları ÇEDES adı altında okullara imam atamak. En son da köylerdeki dedelere maaş bağlamak oldu. Bu maaş bağlamanın altında yatan aslında Alevi inancını, kültürünü yok etmek, asimile etmek. Aslında kendi Alevisini, dedesini yetiştirmek gibi bir politika var altında. Bu politikaları yok etmenin, alt etmenin en önemli etkeni de Alevilerin gerçekten birlikte örgütlü mücadele etmeleridir” diye belirtti.

    “DEVLETLEŞTİRME VE ASİMİLASYON POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar ise devletin asimilasyon politikasının devam ettiğini vurgulayarak konuya dair şunları dile getirdi:

    “Bu ülkede kendi haklarını koruyan kesimlere karşı topyekün bir saldırı var. Alevilere yönelik de yapılan belirli baskılanmalar vardır. Bu baskılanmalar içerisinde ÇEDES adı altında okullara atanan imamlardan tutun da yine bugün maaşa bağlanan dedelere kadar devletleştirme ve asimilasyon politikası devam ediyor.”

    Festivale katılan diğer yurttaşlar ise devletin Alevisi olmayacaklarını belirterek uygulamaya tepki gösterdi.

    Programın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

    Ezgi SOYSAL – Devrim FINDIK / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO

  • ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    PİRHA-Pir Hasan Erkişi, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevilere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasını değerlendirdi. Erkişi, her dönem Alevileri asimile etmek için projelerin uygulandığını vurgulayarak, “Alevileri parayla kendilerine bağlayarak, kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.
    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Pir Hasan Erkişi, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN ÇEŞİTLİ PROGRAMLAR UYGULANDI”

    2. Mahmut döneminden itibaren Alevilerin asimile edilmesi için çeşitli projeler uygulandığını hatırlatan Hasan Erkişi, “Bunlardan bir tanesi özellikle şehirlerdeki Bektaşi köylerine camii inşa etmek oldu. İkinci projesi ise Kızılbaş, Kürt, Alevi köylerine Kuran kursları açmaktı ve bunu birçok yerde başlattılar. Büyük ihtimalle 1840’lardan 50’lerden sonra özellikle Karadeniz’de, İç Anadolu’da, Marmara Bölgesi’nde, Akdeniz’de Alevi köylerine camiler inşa edildi. Kızılbaş, Alevi Kürt köylerinde de Kuran kursları açıldı ben hatırlıyorum yaşım 72, bizim köyde de öncelerde açılmış olan Kuran kursu vardı. Önceleri başkaları tarafından gelip öğretiliyor sonradan köyden yetiştirilen kişiler vasıtasıyla kuran kursları veriliyordu. Bu proje de o projelerden bir tanesi ve onun devamıdır” dedi.

    “DEDELERİMİZ BİN YILDIR BU ERKANI KENDİ KIRIK SAZIYLA YÜRÜTMÜŞLERDİR”

    Mevcut iktidarın dedelere maaş bağlayarak, kendilerine bağlı Aleviler yaratmayı amaçladığını belirten Erkişi, “İnsanları maddiyatla, parayla kendilerine bağlayarak kendi Diyanetine veya kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar, böyle bir amaçları söz konusudur” ifadelerini kullandı.

    Pir Hasan Erkişi şöyle devam etti:

    “Ne olursa olsun her halükârda kesinlikle Aleviyim diyen, Bektaşiyim diyen, hak ve hakikat yolunu savunan, pirim, dedeyim, babayım, anayım diyen kişilerin bu maaşlı işi reddetmeleri gerekiyor. Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür. Amir-memur ilişkisine dönüştüğü zaman da elbette ki amirin sana emrettiği konuları gündeme getireceksin veya o konuda mesaj vereceksin. İslami bir deyişle fetva, onların vermiş olduğu fetvaları sen de vermiş olacaksın. Tüm bunlardan dolayı kesinlikle doğru değildir. Gittikleri köylerde ki insanların, canların bunu reddetmesi gerekiyor. Karşı çıkmaları gerekiyor. Nasıl ki eskiden atalarımız, dedelerimiz, babalarımız bin yıllardan beri kendi kırık sazlarıyla, geceleri yol yürüyerek bu yolu sürdürmüşlerse, bu erkanları yürütmüşlerse o şekilde devam edilmelidir. O şekilde devam edilirse yolun gerçekleri doğrultusunda hareket etmiş olurlar. Aksi halde makam için, para pul için vicdanlarını satmış olurlar.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

  • Mat: Aleviler teslim alınmak isteniyor; maaşlı dedeler erkanımızın önünden geçemezler-VİDEO

    Mat: Aleviler teslim alınmak isteniyor; maaşlı dedeler erkanımızın önünden geçemezler-VİDEO

    PİRHA- AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AKP’nin cemevleri ziyaretini ve Alevi meselesine olan yaklaşımını değerlendirerek, “Yeni düzenlemeler adı altında kendi inançsal kimliklerini dayatacaklar. Bu büyük bir asimilasyon politikasıdır. Devlet parayla Alevilerin onurunu satın alma girişimi içerisindedir. Parayla, devlet gücüyle Alevileri teslim almak istiyorlar. Asla teslim olmayacağız” dedi.

    AKP-MHP ittifakı Alevi kurumlarına yönelik ilgisini arttırıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tartışmalı Hüseyin Gazi Cemevi ziyareti sonrası Kültür Bakanlığı’nın Alevi kurumlarının etkinliğine alternatif olarak düzenlediği etkinliğe katılarak, “Ülkemizdeki 1585 cemevinin tamamı ziyaret edilerek Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın 8 bin 740 talebi belirlendi. 5 bin 600’ü hızla karşılandı. Diğer taleplerle ilgili olarak İçişleri, Kültür ve Adalet Bakanlığımız çalışma yapıyor” dedi.

    Alevi çatı örgütlerinden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ortak bir açıklama yaparak, “Alevileri asimile etmeyi hedefleyen devletin tutumu hiç bir dönemde, bu dönemde olduğu kadar gözü kara ve ideolojik bir hal almadı! Alevi toplumunun hükümetten ve Cumhurbaşkanından beklentisi nettir; İçimize oynamak değil, farklı kanatlarımızın ortak mutabakatıyla oluşturulmuş olan ortak taleplerimizin karşılaması, 85 milyon insanıyla anayasal hak ve yurttaşlık eşitliğimizin sağlanmasıdır. Burada bir kez daha ilan ediyoruz ki, betonla, çimentoyla, içimizden ayartılacak olanlara sağlanan dünyalıklar uğruna inancımızla oynanmasına, taleplerimizin saptırılıp geçiştirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerini ve iktidarın Alevi sorununa olan yaklaşımını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLER CUMHURİYETİN BİRİNCİ YÜZYILINDA ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİLER”

    PİRHA: Alevilerin hak mücadelesine ilişkin geçmişten günümüze devletin bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    HÜSEYİN MAT: Alevilerin sorunu AKP ile yaşadığımız bir süreç değil sadece. Cumhuriyet dönemine ait olan bir sorun da değil. Sorun çok çok geçmişlere dayanıyor. Aslında bu coğrafyada özellikle İslamiyetin hakim olması ile birlikte Alevileri kendilerine benzetme çabası her zaman olmuştur. Soykırımlar, katliamlar, ötekileştirmeler, baskı unsurları oluşturulması… Bu yüzyıllara dayanan bir sorun. Bu sorunları bir çırpıda çözebilmek kolay değil. Evet Osmanlı’dan cumhuriyete geçiş bir umut oldu. Ancak demokratik bir cumhuriyet oluşturulsa Aleviler burada kendilerine düşen payı alabilirdi. Aleviler cumhuriyetin kuruluşunda çok ciddi tavır belirledi ve taraf oldu. Osmanlı’ya karşı cumhuriyetten yana oldular. Ancak gördük ki devlette bir gelenek var, devamlılık geleneği var. Cumhuriyet maalesef Osmanlı’nın devamı oldu.

    Bir anayasa yazıldı, eşit yurttaşlık yazıldı. Anayasada devlete karşı dil, din, mezhep, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın herkese eşit davranılacağı yazıldı. Kişi hak ve özgürlükleri yazıldı. Din ve vicdan özgürlükleri yazıldı ama sadece yasalara yazıldı. Bunlar pratikte uygulanmadı. Sosyal yaşamda, gündelik yaşamda çok daha farklı şeyler yaşandı. Türkiye’nin kendine özgü demokrasi anlayışı var. Eğer benim gibi düşünüyorsan, benim gibi konuşuyorsan, benim gibi yaşıyorsan sorunumuz yok, eşitiz. Geçmişten bugüne gelen resmi bir ideoloji var. Cumhuriyet 2023 yılında 100. yılını tamamlayacak ve Aleviler cumhuriyetin birinci yüzyılında çok ağır bedeller ödediler. Koçgiri, Dersim, Sivas, Çorum, Gazi, Gezi gibi çok sayıda katliamlar yaşadık. Ama bu sadece Alevilere de yapılmadı. Kürtler de, Ermeniler de, Süryaniler de aynı bedeli ödedi. Yani makbul olmayanlar, resmi devlet tanımlamasının dışında kalanlar ödedi. Oysa Türkiye kozmopolit açıdan da baktığımızda farklı inançların, kimliklerin, medeniyetlerin bağrında yaşadığı topraklar. Solculuk, laiklik esas alınmış olsaydı tüm bunları yaşamamış olacaktık ama maalesef egemen zihniyet farklılıkları kendine benzetmek için farklı kesimleri ezdi.

    “DERGAHLARIN MÜLKİYETİ ALEVİLERİNDİR; BİZE SAYGISIZCA YAKLAŞILIYOR”

    -Aleviler bu süreçte yoğun bir şekilde gündem oluyorlar. Bunu neye bağlıyorsunuz?

    -Son 30 – 35 yıldır Alevi toplumu örgütlenmemiş olsaydı biz bu gündemi yakalayamayacaktık. Her toplumun hak mücadelesi var. O anlamıyla da her toplumsal mücadelenin, her toplumun kurtuluşu kendi ellerinde. Aleviler kendi özgün mücadelesini, örgütlenmesini sağlamamış olsalardı bugün bunlar tartışılıyor olmayacaktı.

    Son olarak Hacı Bektaş Dergahı’na üç koldan ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ yürüyüşü yaptık. Çünkü dergahlar bizim sadece ibadet ettiğimiz yerler değil. Dergahlarımız, cemevlerimiz Alevilerin kütüphanesidir, okuludur, darıdır, bütün sosyalleşmenin yaşandığı alanlardır. Yani yaşama dair her şeyi paylaştığımız bir alandır. Siz dergahlarımızı alıp müzeye dönüştürüp devletin tekeline verirseniz, cemevlerini bir kültür evi gibi işletirseniz o zaman varlık gerekçenizi kaybetmiş olursunuz. Sadece geçmişinizi kaybetmiş olmazsınız, geleceğinizi de kaybetmiş olursunuz. Sıradan herhangi bir sivil toplum kuruluşu olmuş olursunuz. Biz bu yüzden itiraz ediyoruz. Bu dergahların mülkiyeti bize ait. Dergahların mülkiyeti Alevilerindir. Sadece Hacı Bektaş Veli değil, Türkiye’nin sınırları içerisinde yüze yakın dergah var ve hepsi işgal altında. Hatta bazı dergahlarımızda Kur’an kursu açılmış, imam atanmış, utanmasalar yanına minare dikip cami yapacaklar. Ya bu kadar cami var, biz size saygı duyuyoruz ama bize saygısızca yaklaşılıyor.

    Bizim yakamıza yapışmışlar bizi çekiyorlar ve ısrarla ‘biz biriz’ diyorlar, biz kardeşiz, aynı dine, aynı kitaba, aynı Allah’a inanıyoruz diyorlar. Aramızda hiçbir fark yok diyorlar. Devlet, yıllarca örgütsüz bir toplumu horlayarak, dışlayarak, şiddet uygulayarak bastırmayı tercih etti ama amacına ulaşamayınca kendi şemsiyesi altına almaya çalışıyor. Son 20 yılı değerlendirdiğimizde, cumhuriyet tarihinin beşte birini yöneten bir iktidar var karşımızda. Bu iktidar Karacaahmet’e dozer mi dayamadı, Avrupa’daki Alevilere Ali’siz Aleviler deyip Türkiye’deki Alevilerle arasını açmaya mı çalışmadı, cemevlerine cümbüş evi mi demedi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinden dolayı alanlarda yuhlatmadı mı? Söylemediği hiçbir şey kalmadı.

    “TEHLİKELİ VE ACIMAISZ BİR YAKLAŞIM”

    -Bugün ‘Alevi açılımı’ konuşuluyor.

    Son süreçte Ankara’nın göbeğinde Alevi kurumlarına, cemevlerine saldırılar yaşadık. Bu sözler bunu yapan insanları cesaretlendiren söylemlerdir. Peki iktidar niye şimdi cemevi açıyor, Alevilere ‘statü’ vereceğiz diyor, dedelere maaş bağlayacaklarını söylüyorlar? Vereceklerini söyledikleri statü de bizim istediğimiz statü değil. Kültür Bakanlığı’na bağlayacaklar. Yeni cemevleri yapacaklarını söylüyorlar. Ancak bunlar cemevi değil, açık söyleyeyim mescit yapacaklar. Erzurum’da yapılacak olan cemevinden ne çıkar? Ben oralıyım, iyi biliyorum. Oranın sahibi Erzurum Belediyesi olacak. O cemevlerinde Ku’ran kursları da olacak, abdesthane yerleri de olacak, cemevlerinin üstüne cemevi ve kültür merkezi de yazacaklar ama ibadethane demeyecekler. Onun altında kendi inançsal kimliklerini dayatacaklar. Bu büyük bir asimilasyon politikası. Yapılan fiziki soykırım ve katliamlardan katmerce daha tehlikeli ve daha acımasız bir yaklaşım. Bunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor. Sadece bir AKP politikası da değil, bu devlet politikası.

    “DEVLET PARAYLA ALEVİLERİN ONURUNU SATIN ALMA GİRİŞİMİ İÇERİSİNDE”

    -Alevi kurumları olarak açıkladığınız bildiride “AKP iktidarı ve devlet kurumları Aleviliği tanımlama sevdasından vazgeçmelidir” dediniz. Bugün iktidarın bu kadar çalışmasına karşın bu söz ne anlam taşıyor?

    -Biz bu ülkede eşit değiliz, bağımsız değiliz. Bu ülkede eşit yurttaş muamelesi görmüyoruz. Ne kamuda, ne özelde Aleviler iş alamıyorlar. Alevi çocukları iş bulamıyor. Yüksek puanlar alıyorlar ama mülakatlarda eleniyorlar. Bu kadar büyük yalan silsilesi olamaz diye düşünüyorum ama maalesef burası Türkiye, oluyor. Alevi olmayanlar Alevilere nasıl olmaları gerektiğini dayatıyor. Aleviler hiçbir siyasi partiye bağlı olmamalı, onun güdümünde hareket etmemeli. Aleviler bağımsız olmalı. Alevi tarihine baktığımızda yaşanan katliamların temelinde zalimin karşısında yer aldığı, mazlumun yanında tutum sergilediği görülür. Bu yüzden bu kadar acıları yaşamışızdır. Cumhurbaşkanı bir cemevini ziyaret etti ve özellikle iktidar medyası koca koca manşetler attı. Sanki bir lütufmuş gibi. Ülkeyi yönetiyorsanız tabii ki gideceksiniz. Bir de cemevi açacağız diye vaatlerde bulunuyor. Biz sizden cemevi açmanızı istemiyoruz. Biz sizden kimliğimizi istiyoruz. AKP iktidarı cemevlerine yaptığı ziyaretlerle Alevilerin kodlarını çözmeye çalıştı. 1.800 tane cemevini ziyaret etmesi, camını, duvarını yapayım demesi sadece oy toplamadan ibaret değil. Bir istihbarat çalışmasıydı, bir refleks ölçmeydi. Alevilerin örgütlenmesini nasıl engelleyebiliriz, bunun hesabını kitabını yaptılar.

    “MAAŞLI DEDELER BİZİM ERKANIMIZIN, ÖĞRETİMİZİN ÖNÜNDEN BİLE GEÇEMEZLER”

    Türkiye’de son yıllarda bir yoksullaşma sorunu var. Ve bu çok yoğun yaşanıyor artık. Bu yoksullaşma genel Türkiye yoksullaşması ama bunun yanında Aleviler ve Kürtler daha fazla yoksullaştı. Çünkü iş bulamıyorlar artık. İç göçten çok, dış göç yaşanıyor. Biz devletten cemevi istemiyoruz. Yoksullara, çocuklara, gençlere, doğaya yatırım yapsınlar. Biz anadan doğma yasal haklarımızı istiyoruz, biz kimliğimizi istiyoruz. Devlet parayla Alevilerin onurunu satın alma girişimi içerisindedir. Parayla, devlet gücüyle Alevileri teslim almak istiyorlar. Asla teslim olmamak lazım. Bizim inancımızda dedelerimiz her zaman toplumun rızasını almıştır. Maaşlı dedeler bizim erkanımızın, öğretimizin önünden bile geçemez. Bu bize terstir. Bunu da şimdiden söylemiş olalım.

    Diren KESER-Melis CİDDİOĞLU/HACIBEKTAŞ