Etiket: maden faaliyeti

  • Hacıbektaş’ta maden şirketlerinin saldırısına karşı eyleme geçiliyor!

    Hacıbektaş’ta maden şirketlerinin saldırısına karşı eyleme geçiliyor!

    PİRHA- Hacıbektaş ilçesinin Kızıldağ ve Keşlik mevkilerine yapılması planlanan maden faaliyetine karşılık Hacıbektaşlılar harekete geçti. İlçede platform oluşturmak adına toplantı yapılırken madenlere karşı bir an önce kitlesel tepkileri dile getirmek için önerileri masaya yatırıldı. Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy, toplantıya katılarak, yapılan tahriplerle doğanın dengesinin bozulduğuna dikkat çekti. 

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın da bulunması sebebiyle Alevi toplumunca büyük öneme sahip olan Hacıbektaş ilçesine dönük maden projelerine tepkiler yükseliyor.

    Kırşehir-Nevşehir il sınırları arasında uzun süredir maden faaliyeti yürüten şirketlerin, son olarak Kızıldağ ve Keşlik mevkilerine yönelmeleri üzerine Hacıbektaşlılar harekete geçti.

    Altın şirketlerinin, Keşlik bölgesinde faaliyete geçeceği bilgisi üzerine, karşı bir platform oluşturmak için Hacıbektaş Belediyesi konferans salonunda toplantı yapıldı.

    İnisiyatif geliştirmek için yapılan toplantıda, katılımcıların fikir ve önerileri masaya yatırıldı.

    Hırka Dağı’nda maden araması başlatılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan katılımcılar, bölgenin Alevi toplumu nezdinde büyük öneme sahip olduğunu belirttiler.

    Toplantıda konuşan Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy, “Avrupalı ve Amerikalı kötü insanlar, Avustralya’ya ilk gittiklerinde, oradaki yerlilere kötü muamele yapıp, doğayı tahrip ettiler. Bugün havaların ısınması, suların kesilmesi ve ardı ardına doğal felaketlerin yaşanmasını bunlarla ilişkilendirmek mümkün” dedi.

    “GEÇ KALINMADAN GEREKEN NEYSE YAPILMALI”

    Gazeteci Recai Aksu, maden faaliyetlerine dair belgeler ortaya koyarak bilgilendirme yaptı. Aksu, İliç’teki maden faaliyeti sonrasında yaşananlara işaret ederek, Fırat nehrindeki kirlenmeyi hatırlattı. Recai Aksu, Fırat nehrinde görülen kirlenmenin Kızılırmak nehrinde de yaşanabileceğini söyledi.

    Tayfun Ceyhan isimli yurttaş ise on yıl önce Hacıbektaş’ın Kalaba bölgesinde benzer bir altın madeni faaliyeti olduğunu hatırlattı. Ceyhan, “Geç kalınmadan, bir an önce yapılması gereken neyse yapılmalı. Hırka dağındaki hukuksuzluğa karşı durulmalı” dedi.

    “MESLEK HASTALIKLARI OLUŞMAYA BAŞLADI”

    Toplantıda konuşan Kubilay Özdağ isimli yurttaş ise “Ülkemizde sömürge tipi madencilik girişimi var. Teknik bilgileri elimize alıp mahkeme yoluyla toplumsal muhalefeti oluşturup bir güç odağı haline gelmeliyiz. İpin ucunu kaçırmamak gerekiyor. Zamanında müdahalede geç kalmamalıyız” diye konuştu.

    Katılımcılardan Ramazan Benian da su rezervlerinin 15 km yakınında Koza Madencilik tarafından yapılan çalışmalara işaret etti. Benian, “Siyanürün ısısı 20, 25 dereceye ulaştığında 50 km mesafeyi etkilediğini biliyoruz. Saniyede 160 ila 205 litre su harcanıyor. Kalaba’daki ayrıştırmada çalışan işçilerde siyanür etkisinden meslek hastalıkları oluşmaya başladı” dedi.

    Toplantıda söz alan Rüştü Kaya ise 1986-87 yılları arasında köyleri Akçataş’ta kimi kuyuların açıldığını söyleyerek “Her 10 metrede numune alındı. Burada uranyum var, yukarı köydeki arazilerde bakır madeni olduğu söylendi. Anlayacağınız uzun yıllardır bu bölgede maden arama faaliyetleri devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    MÜCADELE VURGUSU!

    Şenol Taşdemir adlı yurttaş konuşmasında ilçe kaymakamı ile konuya dair görüşüldüğünü, Hacıbektaş’ta yedi yerde maden araması yapıldığını bilgisini aldıklarını aktardı. Taşdemir, “Önerim, toplum ve kamuoyunun güçlü bir irade koyması, belediyenin bir imza kampanyası başlatması, mahalle ve köy muhtarlarının bu işin odağına alması önemli diye düşünüyorum” dedi.

    Bilge Orhan da “Yaşamın kendisini mi savunacağız yoksa yaşamın konforunu mu savunacağız? Topraklarımızda arazi taraması yapıyorlar. 250 metre inildiğinde Tuz köyünün seviyesine düşüyoruz ve sularımız kesiliyor, sularımız tuzlanıyor. Oysaki 2000 metrelerden bahsediliyor! Bir an önce örgütlenip, yürütme kurulu oluşturup mücadeleyi başlatmamız gerekiyor.

    Şinasi Topçu isimli yurttaş ise “Maden ocakları uluslararası sermayeye terkediliyor. Örgütlü olmamız gerekiyor. İlk görüştükleri kişiler köy muhtarları. Köy muhtarları çok önem arz ediyor. Muhtarları bu işin odağına almamız gerekiyor” vurgusunu yaptı.

    “KÖYLERDE BİLGİLENDİRME YAPILMALI”

    Toplantıda söz alan Leyla Kındış konuyla ilgili slaytlar hazırlanıp, halkın bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Kındış ayrıca köylerde bilgilendirme yapılması gerektiğini söyleyerek köy kadınlarının da mücadeleye dahil edilmesi önerisini sundu.

    Avukat Ali Ceyhab da Hacıbektaş’taki bütün avukatlarla birlikte hukuki girişimde bulunabileceklerini belirterek, “Ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” dedi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • İliç’te tüm ikazlara rağmen felakete göz yumuldu

    İliç’te tüm ikazlara rağmen felakete göz yumuldu

    PİRHA- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın defalarca kapasite artırımını onayladığı madende dün yaşanan çökme sonucu, tonlarca tehlikeli kimyasal toprağa karışmış ve 9 işçinin göçük altında kaldığı belirtilmişti. Konuya ilişkin uyarıların defalarca yapıldığı ortaya çıktı.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin tepkiler yükselmeye devam ediyor. Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold altın madeninde göçük meydana geldi. Siyanür ve sülfürik asit dağları çöktü.

    Atık havuzundan siyanür sızdığı şikâyetinin ardından 21 Haziran 2022’de faaliyetine son verilen altın madeni, 23 Eylül 2022’de yeniden açılmıştı.

    9 işçi göçük altında kalırken, söz konusu maden hakkında Temmuz 2022’de dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un cevaplaması üzerine CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un verdiği soru önergesi ortaya çıktı.

    “ÖNLEMLER ALINDI MI?”

    Soru önergesinde madenin çevre felaketine sebep olacak faaliyetleriyle ilgili önlemleri, bakanlığın olası bir çevre felaketine karşı acil eylem planının bulunup bulunmadığı soruldu.

    Önergede yer alan dört soru şöyle:
    • “Bakanlığınız, Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni sahasında büyük bir çevre felaketine neden olacak şekilde faaliyetlerine devam eden Anagold Madencilik firması ile ilgili idari bir inceleme yapmış mıdır, yapılmış ise incelemenin sonuçları nedir?
    • 18 Kasım 2021 tarihinde Giresun Şebinkarahisar’da Nesko Madencilik firmasına ait madenin cevher zenginleştirme tesisinde kullanılan siyanür, atık depolama tesisindeki patlama sonrasında tesis yakınındaki dereye karışmış ve büyük bir çevre felaketi yaşanmıştı. Bakanlığınız, benzer bir felaketin yaşanmaması için Anagold firmasına ait Erzincan İliç Çöpler Alto Madeni sahasında ne gibi önlemler almıştır?
    • Bakanlığınızın, Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni sahasında yaşanacak olası bir çevre felaketine karşı acil eylem planı bulunmakta mıdır?
    • Bakanlığınız, Erzincan İliç Çöpler Alto Madeni sahasında siyanür ve sülfirik asit içeren kimyasalların buharlaştırılarak atmosfere verilmesinden haberdar mıdır?”

    “TOPLAM SİYANÜR ÖLÇÜMLERİ DEDEKSİYON LİMİTİNİN ALTINDADIR”

    Murat Kurum’un önergeye verdiği cevapta ise şu ifadeler yer aldı:

    “Maden sahası içinde ve civar köylerde ÇED taahhüdü olarak 7 ayrı noktada sürekli HCN (Hidrojen Siyanür) gazı ölçümleri gerçekleştirilmekte ve bu ölçümler kayıt altına alınmaktadır. Bugüne kadar bu alanlarda HCN (Hidrojen Siyanür) oluşumu gözlemlenmemiştir. Bu detektörlere ek olarak proses alanlarında ayrıca İş Güvenliği maksatlı olarak işletilen 49 adet sabit HCN (Hidrojen Siyanür) detektörü daha mevcuttur.”

    Kurum‘un cevabında madenden siyanür sızdığı iddialarına karşılık olarak, “Bakanlığımızca konuya ilişkin olarak atık barajından alınan numunelerin analiz sonuçlarına göre, toplam siyanür ölçümleri dedeksiyon limitinin altındadır. Yani söz konusu atık barajında siyanür tespit edilmemiştir. Alanda sızdırmazlığa ilişkin gerekli tedbirlerin alındığı tespit edildikten sonra atık depolama izni verilmiştir” denildi.

    BÜTÜN İKAZLARA RAĞMEN FELAKET ÖNLENMEDİ

    2021 yılında kapasite artırımına karşı açılan davaya rağmen, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED gerekli değildir kararı verdi. TMMOB ve İliç’te siyanürlü altın çıkarılmasına karşı çıkan köylüler adına açılan ÇED iptal davası Erzincan İdare Mahkemesi’nce reddedilirken karar geçen yıl Haziran ayında Danıştay’da bozulmuş, Danıştay 6. Dairesi yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti.

    Murat Kurum’un başında olduğu dönemde, Çevre Bakanlığı’nın defalarca kapasite artırımını onayladığı madende yaşanan çökme sonucu, tonlarca tehlikeli kimyasal toprağa karıştı.

    (HABER MERKEZİ)