Etiket: madımak anması

  • PSAKD İzmir şubelerinden Madımak anması ve yürüyüş-VİDEO

    PSAKD İzmir şubelerinden Madımak anması ve yürüyüş-VİDEO

    PİRHA- PSAKD İzmir Şubeleri, Sivas Madımak’ta katledilenler için anma düzenledi. Yürüyüşün yapıldığı anmada, 2 Temmuz’da Sivas’ta ve bulundukları her yerde alanlara çıkma çağrısı yapıldı.

    Sivas Madımak Otelinde yapılan katliamın üzerinden tam 32 yıl geçti. Yaşamını yitiren 33 yurttaş için anma etkinlikleri sürüyor.
    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İzmir Şubeleri anma programı düzenlendi.

    KONSER ALANINA SLOGANLARLA YÜRÜNDÜ

    Metin Kemal Kahraman’ın konserinin gerçekleşeceği Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndan yürüyüşe geçen yurttaşlar, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, ” Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganları ile yürüdü.

    “UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi’nde yapılan anmada konuşan Cemevi Başkanı Barış Çelik, “Aydınlık yarınlar için mücadele edeceğiz. Yanan bedenlerdi ama beynimiz ve kalbimizi yakamadılar. Onların mücadelesi bizlerin mücadelesinde devam ediyor. Suriye’de Alevi katliamı devam ediyor. Her gün 2 Temmuz gibi yaşamamız gerekiyor. Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “YAŞANMIŞ HİÇBİR KATLİAMLA HESAPLAŞILMADI”

    Kurumlar adına açıklamayı yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Kemal Yıldız, 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık tarihinin en kara ve utanç verici katliamlarında biri olduğu vurgulayarak, “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı” dedi.

    “YENİ ANAYASA’DA ALEVİLER VE EZİLENLER YOK”

    Kemal Yıldız, yeni anayasa tartışmalarında ezilenlerin ve Alevilerin hak taleplerinin olmayışını eleştirerek , “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

    2 TEMMUZ ANMALARINA ÇAĞRI

    2 Temmuz’un hesabının sorulana kadar, Sivas için adalet mücadelesini büyüterek devam ettireceklerini belirten Yıldız, “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Karanlığa karşı aydınlık için alanlardayız. Pir Sultan Abdal’ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Tüm dostlarımızı 2 Temmuz’da Sivas’a ve bulundukları her yerde alanlara çağırıyoruz. Faşist ve şeriatçı kuşatmaya Karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    METİN KEMAL KAHRAMAN KONSERİ

    Anma sonrasında Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda Metin Kemal Kahraman’ın müzik dinletisi oldu.
    Müzik dinletisi izleyicilerin yoğun ilgisini aldı.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Madımak anması: Anadolu’ya ışık olmaya devam edeceğiz -VİDEO

    İzmir’de Madımak anması: Anadolu’ya ışık olmaya devam edeceğiz -VİDEO

    PİRHA- ABF, Madımak Katliamı’nın yıl dönümünde İzmir’de bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Siyasal İslam’ın hayatın her alanını karanlığa boğmaya çalıştığı süreçte bizler asla karanlığa teslim olmayacağız. Anadolu’ya ışık olmaya devam edeceğiz” mesajı verildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Madımak katliamının yıl dönümüne ilişkin İzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. “Madımak yanıyor, unutmadık, unutmayacağız” pankartı açılan açıklamada “Bu ülkede aydınların yakıldığını unutma, unutturma” ve “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok” dövizleri taşındı. Kentte bulunan siyasi parti ve kurumların yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamada sık sık “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı yakanlar, AKP’yi kuranlar” ve “Dün Maraş’ta, bugün Sivas’ta, çözüm faşizme karşı savaşta” sloganları atıldı.

    “ZAMAN AŞIMI KARARINI KABUL ETMİYORUZ”

    Açıklamada konuşan ABF Ege Bölge Sorumlusu Bahar Kaplan, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve zaman aşımı kararını kabul etmediklerini vurguladı. Katliamın üzerinden geçen 31 yılın 22 yılında AKP iktidarının olduğunu anımsatan Kaplan, “İktidarlarının ilk gününden beri de katliamcı zihniyetin lehinde taraf olmuştur. Katillerin avukatlığını yapanları milletvekili yaparak işe başlayan AKP, sonunda suçları sabit olan ve hüküm giyen katilleri de affederek serbest bırakmıştır. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olan bu katliamın yapıldığı Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması yönündeki taleplerimizin karşılanması bir yana, cezaevinde kaç kişinin tutuklu olduğuyla ilgili dahi bilgi verilmemektedir. Şu günlerde siyasette normalleşmeden bahsedilmektedir. Eğer normalleşme adına bir adım atılacaksa işe, Diyanet İşleri’nin bütçesini tamamen sıfırlayarak, okullarda zorla verilen din derslerini kaldırarak, Alevi köylerine cami yapılmasından vazgeçilerek, AHİM’in Aleviler ile ilgili verdiği kararları uygulayarak ve Madımak Oteli’ni utanç müzesi yaparak başlanmalıdır” dedi.

    “ANADOLU’YA IŞIK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Normalleşmenin Alevilerin tüm itirazlarına rağmen kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapatılmasıyla olacağını belirten Kaplan, “Biz Aleviler, ezilenler ve ötekileştirilenler bir kez daha diyoruz ki; katliamın üzerinden 31 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu acıyı ve öfkeyi unutmadık, unutturmayacağız. Adalet talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz ve gerçek sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Siyasal İslam’ın hayatın her alanını karanlığa boğmaya çalıştığı süreçte bizler asla karanlığa teslim olmayacağız. Anadolu’ya ışık olmaya devam edeceğiz. Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri olarak, 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın unutulmaması ve unutturulmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” diye belirtti.

    PİRHA/İZMİR

  • Sivas Madımak’ta katledilen 33 kişi Düzgün Baba Cemevi’nde anıldı -VİDEO

    Sivas Madımak’ta katledilen 33 kişi Düzgün Baba Cemevi’nde anıldı -VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, 31. yılında Dersim’in Nazimiye ilçesindeki Düzgün Baba Cemevinde anıldı. Anmada konuşan Pir Kazım Açıktepe, “Dünyada ve ülkemizde yaşayan halklar, inançlar arasında barış, huzur, dostluk ve kardeşliğe vesile olsun. Hiç bir coğrafyada çocuklar ölmesin, analar ağlamasın, acılar son bulsun” temennisinde bulundu.

    2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı’nın 31. yılı dolayısıyla Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’nde bir anma düzenlendi. Katliamda yaşamını yitirenlerin anısına çerağlar uyandırılıp lokmalar pay edildi. Pirlerin ve anaların Gülbeng (gulbang) verdiği etkinliğe çok sayıda kişi katıldı.

    Anmada Sivas’ta katledilenlerin isimleri tek tek okunarak ‘burada’ ve ‘yaşıyor’ denildi. Düzgün Baba Cemevi’nde Yol erkân hizmeti yürüten pir Kazım Açıktepe bir konuşma yaparak katliamı kınadı.

    “YAKTIKLARI IŞIK YOLUMUZUN IŞIĞIDIR”

    “Yaktıkları ışık yolumuzun ışığıdır” diyen Açıktepe, “Dünyada ve ülkemizde yaşayan halklar, inançlar arasında barış, huzur, dostluk ve kardeşliğe vesile olsun. Hiç bir coğrafyada çocuklar ölmesin, analar ağlamasın, acılar son bulsun” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ABF Genel Sekreteri Kaplan: Kimseyi dışarıda bıraktığımız yok, DAD ile bir çok alandayız-VİDEO

    ABF Genel Sekreteri Kaplan: Kimseyi dışarıda bıraktığımız yok, DAD ile bir çok alandayız-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Kaplan, DAD’ın tertip komitesinin toplantılarına katıldığı halde afişte logosuna yer verilmediği gerekçesiyle yaptığı açıklamaya yanıt verdi. Kaplan, “Arkadaşlarımızın dışarıda tutulduğu bir gibi söylemleri var. Eğer dışarıda tutulmuş olsalardı Ankara’daki miting tertip komitesinde Demokratik Alevi Dernekleri olmazdı ya da itiraz gelişirdi. Birçok alanda, birçok sahada olup sadece ses aracının üzerinde logonun olmamasını, hiçbir yerde olmamış gibi ifade etmeleri bizi üzüyor açıkçası” dedi. 

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Gerici/faşist kalabalık tarafından kaldıkları Madımak Otelinde yakılarak katledilen 33 kişiyi anmak için hazırlıklar sürüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, 2 Temmuz anma programlarının ardından 3 Temmuz’da Çorum Katliamı’nın lanetleneceğini, ardından ise 4 Temmuz’da Alevi Kurumlarının temsilcileri ile Hacıbektaş’ta bir toplantı yapılacağını söyledi.

    Kaplan, Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) tertip komitesinin toplantılarına katıldığı halde afişte logosuna yer verilmediğine ilişkin yaptığı açıklamayı PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “4 TEMMUZ’DA HACIBEKTAŞ’TA ALEVİ KURUM YÖNETİCİLERİ İLE BİRLİKTE TOPLANTI YAPACAĞIZ”

    2 Temmuz anmalarının ardından gerçekleşecek programa ilişkin detayları paylaşan Özgür Kaplan şunları söyledi:

    “2 Temmuz’dan sonra Çorum’a geçiyoruz. 3 Temmuz günü Çorum Katliamı’nın, Çorum direnişinin yıl dönümü olduğu için de Çorum’da anmamızı yapacağız. Çorum’dan sonra 4 Temmuz günü de Hacıbektaş’ta Alevi kurum yöneticileriyle birlikte bir toplantı yapacağız. Türkiye Alevi hareketiyle Avrupa’dan arkadaşlarımla olacağı bir toplantı yapacağız. Hacıbektaş Belediyesi’yle görüşeceğiz. Alevi kurumlarının programını belediyeye sunacağız. Çünkü biliyorsunuz her yıl ortaklaştırıyoruz. Fakat bu yıl farklı bir gelişme daha var. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı sözde bir Alevi kurumu oluşturuldu. Bu insanlar ‘biz devletiz istediğimiz zaman, istediğimiz yerde anmayı yaparız’ edasıyla hareket ediyorlar. Adeta dergahı işgal etme hamlesi içerisindeler. Biz hiçbir zaman devletin yetkili ve muhatap organlarıyla bu etkinliği yapmayalım dememiştik. Bu arkadaşlar zannedersem Hacı Bektaş anmalarına çok yabancılar herhalde. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın orada olmasından rahatsız değiliz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bünyesinde sözde Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nı herhangi bir şekilde meşru görmediğimiz için muhatap almıyoruz.”

    “SES ARACININ ÜZERİNDEKİ LOGOLAR HER YIL KULLANILAN LOGOLAR; DAD HER ALANDA VAR”

    DAD’ın 2 Temmuz tertip komitesinde olmasına rağmen logosunun afişlerde yer almadığına ilişkin yaptığı açıklamayı değerlendiren Kaplan, “Konuşmadan basına açıklama yapmaları da bizi üzdü açıkçası. Genel merkezimiz buradadır, arkadaşlarla sürekli görüşüyoruz. Arkadaşlarımızın dışarıda tutulduğu bir gibi söylemleri var. Eğer dışarıda tutulmuş olsalardı Ankara’daki miting tertip komitesinde Demokratik Alevi Dernekleri olmazdı ya da itiraz gelişirdi. Geçmişte yaşanan bazı problemler olmuş olabilir. Biz onu geçmişte bıraktık. Hatta bizim Tuzluçayır’daki Mamak Şubemizle beraber de Mamak’taki 2 Temmuz anma etkinliklerinde beraber iş tutuyor arkadaşlarımız. Birkaç ay öncesinde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun öncülüğünde ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de yoğun katkısıyla Madımak Hafıza Müzesi çalışması yapıldı.
    Mesela orada da Demokratik Alevi Dernekleri’nin logosu var. Dolayısıyla birçok alanda birçok sahada olup sadece aracının üzerinde logonun olmamasını, hiçbir yerde olmamış gibi ifade etmeleri de bizi üzüyor açıkçası. Bizim kimseyi dışarıda bıraktığımız yok. Ses aracının üzerindeki bütün logolar her yıl kullanılan logolar” diye konuştu.

    “KİMSENİN DIŞARIDA BIRAKILDIĞI YOK”

    Divriği Kültür Dernekleri’nin, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu’nun logolarının da olmadığını belirten Kaplan şöyle devam etti:

    “Bu iki örgütü özellikle söylüyorum. Çünkü Madımak’ta katledilen semahçıların 5’i Divriği Kültür Derneği’nin semahçısıydı. Biz o kurumların logosunu da koymuyoruz. Yani kimsenin dışarıda bırakıldığı yok. Dolayısıyla bir sorun yok. Biz arkadaşlarla otururuz, sohbet ederiz, muhabbet ederiz. Sorunumuzu konuşarak çözeriz, varsa bir sorun çözülür. Bizim açımızdan bir problem yok.”

    Eren GÜVEN-Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • ’12 yaşındaki Koray’ı, 15’indeki Menekşe’yi yakmanın zaman aşımı olmaz’-VİDEO

    ’12 yaşındaki Koray’ı, 15’indeki Menekşe’yi yakmanın zaman aşımı olmaz’-VİDEO

    PİRHA- Sivas’ta 31 yıl önce Madımak Otelinde gerici faşist kalabalıklar tarafından yakılarak katledilen 33 kişi, İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde anıldı. Yapılan konuşmalarda katliamcılar bir kez daha lanetlendi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ve Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği, Okmeydanı Cemevi’nde Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canı andı.

    Anmaya, Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Yöneticisi Sevim Yalıncakoğlu, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, 27. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu ve çok sayıda kişi katıldı.

    “12 YAŞINDAKİ KORAY’I 15 YAŞINDAKİ MENEKŞE’Yİ YAKMANIN ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

    Anmada ilk söz alan Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirterek, “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda da zaman aşımı olmaz. İnsan yakmanın zaman aşımı olmaz. 12 yaşındaki Koray’ı, 15’indeki Menekşe’yi yakmanın zaman aşımı olmaz. Katliamın ateşi yüreklerde sönmemişken alınan bu karar ne adalete, ne insanlığa ne de vicdana sığar. Bizler Aleviler, yakanları da aklayanları da affetmeyeceğiz! Onlar katilleri affedebilir ancak halkın vicdanında asla affedilmeyeceklerdir” dedi.

    “ONLARIN IŞIĞINI BUGÜNLERDEN YARINLARA TAŞIMAYA NİYETLİYİZ”

    Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Yöneticisi Sevim Yalıncakoğlu da “Biz barış tarafını seçtik. Barıştan yana, güzellikten yana, aşktan yana, sevdadan yana türküleri söyleyen ozanların anılarıyla o günlerden bugünlere geldik. Ve onların ışığını bugünlerden yarınlara taşımaya niyetliyiz. 30 yıl sonra da 60 yıl sonra da 100 yıl sonra da nice çocuklar onların anısını yaşatacak” dedi.

    “93’TE SİVAS’TA YAKILAN ATEŞ HALA SÖNMEDİ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise “93’te Sivas’ta yakılan ateş aslında hala sönmedi devam ediyor. O gün Sivas Madımak Oteli’ni kuşatanlar, bugün ülkeyi kuşatmış durumdalar. O gün Sivas Madımak Oteli’nde yükselen kara duman, Türkiye’yi sarmış durumda” diye konuştu.

    Anmada Hüseyin Korkankorkmaz, Delil Öncü, Özgün Güzel, Kenan Elmas, Yaprak Dengiz ve İlkan Işık deyişler okudu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD’den Madımak’ta katledilen 33 canın anmalarına katılım çağrısı-VİDEO

    PSAKD’den Madımak’ta katledilen 33 canın anmalarına katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), 2 Temmuz Madımak Katliamı anma ve etkinliklere katılım çağrısı yaparak, “Vahşi katliamın üzerinden 31 yıl geçti. Acımız ilk günkü kadar taze, öfkemiz ise her geçen gün katlanarak büyüyor. Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş zamansız suçlardan biridir ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olamaz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yaklaşan 2 Temmuz Madımak/Sivas Katliamı yıldönümü öncesinde Mülkiyeliler Birliği’nde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin aileleri, Alevi kurumlarının temsilcileri, katliam davasının avukatlarıyla demokratik kitle örgütleri katıldı. Açıklama öncesi Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için saygı duruşu yapıldı.

    Basın açıklamasını PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe okudu.

    “MADIMAK KATLİAMI İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ ZAMANSIZ SUÇLARDAN BİRİDİR”

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık tarihinin en korkunç katliamlardan biri olduğunu belirten Cuma Erçe, “Bu topraklarda direncin simgesi ve Alevi inancının temel direklerinden biri olan Pirimiz Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinin dördüncüsünün düzenlendiği Sivas’ta, semah dönen gençlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız, aydınlarımız, 33 canımız yani aydınlık geleceğimiz, 2 Temmuz 1993 Cuma günü, Madımak Otelinde vahşice katledildi. Bu vahşi katliamın üzerinden 31 yıl geçti. Acımız ilk günkü kadar taze, öfkemiz ise her geçen gün katlanarak büyüyor. Otuz bir yıl boyunca demokrasiyi, laikliği, Cumhuriyeti, çağdaş değerleri ve Anadolu halklarının bir arada yaşama arzusunu hançerlemeyi hedef alan bu katliamın hesabı verilmemiş, adalet sağlanmamıştır. Sivas’ta katledilen 33 canımızın aileleri, dostları ile derneğimizin 31 yıldır yürüttüğü adalet mücadelesi bir karşılık bulmadı. 31 yıllık hukuk mücadelesinde adeta ailelerimiz, Alevi örgütleri ve vicdanlar yargılanmıştır. Bu süreç içerisinde yaşam mücadelesi veren devrimci hasta tutsaklar ölüme terk edilirken, Ahmet Turan Kılıç, Hayrettin Gül gibi Madımak katilleri affedildi. Firari üç sanık Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş hakkında devam eden son dava da 30.  yılında zaman aşımına uğratıldı. Madımak Katliamı bir Alevi katliamıdır ve başta ailelerimiz olmak üzere Pir Sultan Abdal örgütlülüğümüz ve tüm Aleviler olarak bu mahkeme kararını tanımıyoruz. Herkes bilmelidir ki Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş zamansız suçlardan biridir ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamaz” dedi.

    “ÜLKE SARAYDAN VE YASA, HUKUK TANIMAYAN TEK ADAM TARAFINDAN YÖNETİLİYOR”

    2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta devletin gözetiminde gerici, şeriatçı ve faşist bir güruh tarafından gerçekleştirilen katliam sırasında atılan sloganları hatırlatan Erçe, “Ne demişlerdi: Yaşasın Şeriat, Kahrolsun Laiklik. Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak. İslamın ordusu, kafirlerin korkusu…
    Peki bugün hangi noktadayız? Demokrasiden, laiklikten, Cumhuriyet rejiminden eser kalmamış. Ülke saraydan ve yasa, hukuk tanımayan tek adam tarafından yönetiliyor. Yaşamın her alanı dinselleştirilmeye çalışılıyor. Güçler ayrılığı ve halk iradesi neredeyse tamamen ortadan kalkmış, parlamento işlevini yitirmiş, kendi yazdıkları yasalar ve anayasa ayaklar altına alınmış durumda. Anayasa mahkemesi ve AİHM kararları dikkate bile alınmıyor, seçilmiş milletvekilleri ve belediye başkanları hapistedir. Eğitim ve eğitim kurumları tümü ile tarikat ve cemaatlerin kontrolüne terk edilmiştir. Gerici, tekçi bir müfredat ve akıldan, bilimden uzak bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ortadan kaldırılmak istenmekte ve ceberut (acımasız) devlet anlayışı, baskıyı ve şiddeti her geçen gün artırmaktadır. Cezaevleri, demokrasi, emek, barış, hak ve hakikat mücadelesi verenlerle doldurulmuş durumdadır. Binlerce canımız düşüncelerinden dolayı içeride tutsaktır. Muhalefet edenler gözaltı ve tutuklama terörü ile karşılaşmakta, uyduruk gerekçelerle hakkında dava açılanlar hukukla açıklanamayacak ağır cezalarla cezalandırılmaktadır. Gezi ve Kobane davaları başta olmak üzere onlarca dava ve en son 1 Mayıs tutukluları buna verilebilecek en önemli örnektir” diye belirtti.

    “GERİCİLİKTEN VE IRKÇILIKTAN BESLENENLER ÜLKEYİ KAOSA SÜRÜKLEMEKTEDİR”

    Cuma Erçe açıklamasında “Sivas ile yüzleşmekten bilerek ve isteyerek kaçan dünün ve bugünün siyasal iktidarları, 2 Temmuz 1993 tarihinden bu yana daha birçok yüzleşilmesi gereken katliamın yaşanmasının sorumluları olmuştur” diyerek şöyle devam etti:

    “Sivas Madımak Katliamı, bugünkü siyasal iktidarın ve şeriatçı faşist politikaların önündeki engelleri temizlemeyi amaçlayan bir katliamdır. Halkın iradesini tanımayan ve her şeyi din ve onun kanunları ile açıklayan bu iktidar, ülkeyi derin bir ekonomik krize sürüklemiştir. Katliamlarla yüzleşmekten ve insani ve demokratik taleplerimizi görmezden gelen AKP/MHP koalisyonu seçilmiş belediye başkanları yerine kayyum atayarak, sandıklara darbe yapıyor. Madımak otelini utanç müzesi yapmamak için direnen AKP/MHP ortaklığı, işçilerimizin maden sahalarında daha fazla rant ve kar uğruna katledilmesine göz yumuyor. Dersim, Koçgiri, Zini Gediği, Sivas, Maraş, Çorum, Gazi, Gezi, Suruç, 10 Ekim Ankara Gar başta olmak üzere yaşanmış katliamların bütün yönleri ile açığa çıkarılması ve gerçek sorumlularının açıklanması talebimize kulağını kapatan AKP/MHP iktidar bloku “dindar, kindar ve itaatkâr bir neslin yetişmesi için özel programlar, projeler hazırlıyor ve yarının katliamcılarını yetiştirecek cemaat ve tarikatlarla protokoller imzalamaya devam ediyor.
    Gericilikten ve ırkçılıktan beslenenler halkımızı kutuplaştırmaya, ayrımcı politikalarla toplumu bölmeye, haksız ve hukuksuz uygulamalarıyla da ülkeyi içinden çıkılması güç bir kaosa sürüklemektedir.”

    “MÜCADELENİN EN BÜYÜK BULUŞMA NOKTASI 2 TEMMUZDUR”

    Sivas Madımak Katliamı’nı unutmayacaklarını belirten Erçe, yapılacak anma etkinlikleri olduğunu belirterek, “Yaşadığımız onlarca sorun, derin yoksulluk, derin kriz, buna bağlı olarak gelişen umutsuzluk, çaresizlik, işsizlik, açlık, intiharlar ne kadar olumsuzluk var ise hepsinin ana nedeni olan tekçi, katliamcı, Türk, İslam ve Erkek egemen sistem ve bu sistemin yürütücüsü siyasal iktidardır. Artarak devam eden kadın cinayetleri bu iktidar anlayışının eseridir. Bu iktidara ve maruz kaldığımız anti demokratik uygulamalara karşı birleşmek zorundayız. Faşist ve şeriatçı bir abluka altında yaşamak istemiyor isek laik ve demokratik bir Cumhuriyet için ortak mücadele etmeliyiz. Bu mücadelenin en büyük buluşma noktalarından biri 2 Temmuzdur. 2 Temmuz’da yine var gücümüz ile Sivas Madımak Oteli önünde olacağız. Ayrıca, Ankara Tandoğan Meydanı başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında alanlara çıkacağız. Hem, turnaların kanadında göğe yükselen 33 canımızı anacağız, hem de bu tekçi, ırkçı, inkarcı iktidara karşı taleplerimizi haykıracağız. Halkımızı, emekten, barıştan, demokrasiden, özgürlüklerden yana olan bütün kurumları çağrımıza destek vermeye ve alanlarda kol kola mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

    “KARAR DEVLETİN ALEVİLERE NASIL BAKTIĞINI GÖSTERİYOR”

    Avukat Şenal Sarıhan da “Bu olay insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Sanıklar bu cezaları çekmediler. İtirazlarımıza rağmen zaman aşımı kararı verdiler. Devletin dini olacaksa bu adalet olmalı. Davada verilen mücadeleyi çok değerli buluyorum” diye konuştu.

    Katliamda yaşamını yitiren Handan Metin’in ablası Şehriban Metin de “Davada verilen karar; devletin Alevilere, bizlere, demokrasiye nasıl baktığını gösterir. Sivas Katliamı aydınlatıldığı zaman Anadolu yaşanılacak bir yer olacak. Sivas’ta kaybettiğimiz bütün canları özlem ile anıyorum” dedi.

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı çok sert bir şekilde üzerimize geliyor. Yüzyılın belki bin yılın en büyük katliamlarından biridir. Kendisine insanım diyen herkes lütfen hem Sivas’taki hem Ankara’daki anmalara destek olsunlar” diyerek çağrıda bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Madımak anmasında gözaltına alınanlar: Suç duyurusunda bulunacağız

    Madımak anmasında gözaltına alınanlar: Suç duyurusunda bulunacağız

    PİRHA- Sarıgazi’de Madımak katliamcılarını lanetlemek ve yaşamını yitirenleri anmak isterken polis tarafından gözaltına alınanlar, ters kelepçe, çıplak arama, fiziki şiddet ve ajanlık dayatmasına maruz kaldıklarını açıkladılar. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde bası toplantısı yapan Sarıgazi Tertip Komitesi bileşenleri, “Önümüzdeki günlerde işkencede bulunan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi. 

    Sarıgazi Tertip Komitesi bileşenleri, 2 Temmuz günü Sarıgazi ilçesinde yapılan Madımak Katliamı’nın anması sırasında gözaltına alınanların çıplak arama ve ajanlık dayatmalarına maruz kalmalarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı yaptı.

    “Baskıya, sömürüye, işkenceye karşı mücadeleyi büyütüyoruz!” pankartının açıldığı toplantıya, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, İHD İstanbul Şube Sekreteri Oya Ersoy ve birçok kişi katıldı.

    Komite adına basın metnini okuyan Devrim Edepali, AKP iktidarının baskı ve zorbalıkla iktidarını ayakta tuttuğunu dile getirerek, iktidarın saldırılarının arttığını belirtti. Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için bir araya geldiklerinde polisin saldırısına uğradıklarını söyleyen Edepali, polisin gerekçe olarak İbrahim Kaypakkaya’nın resmini gösterdiğini aktardı. Gaz bombaları ve polis kalkanları ile kendilerine saldırıldığını ifade eden Edepali, biri gazeteci olmak üzere 6 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.

    ÇIPLAK ARAMA, TERS KELEPÇE, YÜZÜ DUVARA DÖNME

    Edepali, “Gaz bombalı saldırıda fenalaşan yaşlı insanlara, yerlerde sürüklenen kadınlara yönelik insanlık dışı, vahşice saldırı hiç eksilmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “Polis saldırısında 5 arkadaşımız ve 1 basın emekçisi işkenceyle gözaltına alınırken, gaz bombaları, kalkanlarla, fiziki şiddetle insanlara saldıran polisin gözaltına alınan arkadaşlarımıza yönelik işkencesi karakolda da artarak sürdü. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın götürüldüğü Sarıgazi Karakolu’nda ters kelepçe, yüzü duvara dönme, çıplak arama, psikolojik şiddet gibi insanlık onuruna aykırı saldırılarda bulundular.”

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

    Polisin fiziki saldırısına ve çıplak aramaya maruz kaldığını belirten Esra Bilici, şiddetin karakol ve hastanede devam ettiğini aktardı.

    Bilici, “Polisler, çıplak aramak istediklerini ve eğer kendi isteğinle olmazsa zorla beni arayacaklarını söyledi. Bunu kabul etmediğim için tekrar işkenceye maruz kaldım. Gözaltı sürecinde yaşananlar gerçekten çok gerici bir uygulamadır. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz. Önümüzdeki günlerde işkencede bulunan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız” ifadelerini kullandı.

    AJANLIK DAYATMASI

    Polis tarafından kendisine ajanlık dayatıldığını belirten Diyar Sarıkuş da, “Mahallede yürürken, herhangi bir sebep yokken ‘senle görüşelim, dostane bir ilişki kuralım, karakolu ziyaret et’ şeklinde bir ilişki geliştirmeye çalıştılar” dedi.

    ORTAK MÜCADELE VURGUSU

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise devrimcilerin, sosyalistlerin, Kürtlerin, kadınların mücadelesinde bir eşikler ve önderlerin var olduğunu vurguladı. Önderlerle destekçiler arasındaki bağı kesmeye çalıştıklarını belirten Saki, şunları kaydetti:

    “Yalıtmak istiyorlar, her birimizi tek başına bir tecrit ortamında bırakmak istiyorlar. Dolayısıyla buna karşı topyekun bir kolektif örgütlenme ve mücadeleyle alanlarımıza sahip çıkmalıyız. Dayanışma içinde mücadeleye devam etmeliyiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Madımak anması ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla yasaklandı, kınıyoruz’

    ‘Madımak anması ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla yasaklandı, kınıyoruz’

    PİRHA- Alevilerin öncülüğünde yazar ve sanatçıların da katılımıyla Sultangazi Gazi Şehir Parkı’nda yapılması planlanan Madımak Katliamı protestosu ve katledilen canları anma etkinliği Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. Kaymakamlığın ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla anmayı yasakladığını belirten Alevi kurumları, 24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde anmayı yapacaklarını  duyurdu. 

    2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nde gerici-faşist kalabalıklar tarafından yakılarak katledilen 33 canı anmak için 24 Haziran Cumartesi günü Gazi Şehir Parkı’nda yapılmak istenen anma Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği/Gazi Şehitleri Cemevi, Alevi Kültür Derneği/Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği/Karayolları Cemevi
    Habibler Cemevi yönetici ve üyelerinin yapmak istediği etkinliğin yasaklanması tepki çekti.

    Alevi kurumları kaymakamlığın yasaklama kararına ilişkin bugün PSAKD-Gazi Şehitleri Cemevi’nde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, kaymakamlığın ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla anmayı yasakladığı belirtilirken, anmanın 24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacağı açıklandı.

    4 Alevi kurumu adına PSAKD/Gazi Şehitleri Cemevi Şube Başkanı Ferhat Aktaş’ın okuduğu açıklama şöyle:

    “Sivas Madımak Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçti. İnsanlığa karşı işlenen bir suç olarak tasarlanan ve gerçekleşen katliamda aralarında yazar, sanatçı, gazeteci ve dernek çalışanlarının bulunduğu 33 canımızı yitirdik. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen, dönemin Kültür Bakanlığı ve Sivas Valiliği tarafından desteklenen ‘’Pir Sultan Abdal Geleneksel Kültür Etkinliği’’ kapsamında, duyurusu yapılan programa katılmak üzere Sivas şehir merkezine giden canlarımız, 2 Temmuz Cuma günü camilerden çıkarak harekete geçen, gözlerini kin ve nefret bürüyen, Alevi-Kızılbaş düşmanlığıyla dolduruşa getirilen gerici-faşist güruhların hedefi oldu.

    2 Temmuz 93’te Sivas’ın cadde ve sokaklarını saatlerce süren linç saldırılarına konu eden gerici-faşist saldırganlar, dönemin iktidar ve düzen partileri sözcülerinin dillerine pelesenk ettiği gibi ‘’tahrik’’ nedeniyle değil, daha önceleri de acı bir şekilde deneyimlediğimiz Maraş ve Çorum katliamlarında yaşandığı gibi, egemen güçlerin himayesi altında tertiplenen, arka plan hazırlığı olan ve siyasal İslamcı odakların kullanıldığı katliam için harekete geçirildiler.
    Türkiye’de egemen güçlerin çıkarları doğrultusunda varlık gösteren siyasal İslamcıların tarihi kendilerini Alevilere, demokratik güçlere ve sola karşı kullandırmanın tarihidir. Bugün iktidara taşınmaları da işbirlikçi bu rolleri neticesinde mümkün olmuştur.

    Hatırlanacağı gibi; 2 Temmuz 93’te Alevileri katletmek için sokakları dolduran gericiler; ‘’Kahrolsun laiklik, Yaşasın şeriat, Müslüman Türkiye, Şeytan Aziz vb. ‘’ sloganlar atarak Madımak Oteli ile Hükümet Konağı’nın da bulunduğu noktayı kuşatmıştı. Alevilikle ilişkilendirdikleri her şeyi yakıp yıkma histerisiyle şehir merkezinde terör estiren gericiler, Pirimiz Pir Sultan Abdal’a benzettikleri, Kültür Bakanı tarafından açılışı gerçekleştirilecek olan ‘Ozanlar Anıtını’ yerinden sökerek caddelerde sürüklemiş, çığlık çığlığa naralar atarak heykeli parçalara ayırmışlardı. Sivas’ın üzerine yakın tarihin görebileceği en insanlık dışı katliamın karanlığı çökmüştü.

    Katliam için Madımak Oteli’ni çevreleyen gerici-faşist kalabalık ‘’Yak, yak’’ diye birbirlerini galeyana getirmiş, saatlerce oteli taş yağmuruna tutmuştu. Ve bu saldırganlara saatlerce tek bir müdahale de bulunulmadı. Havanın kararmaya başlamasıyla birlikte atılan taşlar yerini elden ele taşınan benzin bidonlarına bıraktı. Karar verilmişti. Canlarımız ateşe verdikleri Madımak Oteli’nde yakılarak katledilecekti. Önce otel önünde park halindeki arabalar tutuşturuldu sonra otelin içi. Dakikalar içinde alevler binayı sardı. Otelin koridorlarını kapkara bir duman kapladı. Yaklaşık 8 saat süren, kitlesel vandallığın tavan yaptığı saldırısı neticesinde, 33 canımız yaşamını yitirdi ve 51 canımızda yaralı olarak katliam yerinden çıkabildi.

    “DÖNEMİN SİYASİ SORUMLULARI SEYİRCİ KALDI”

    Dönemin siyasi sorumluları seyirci kaldıkları katliamın dumanı daha soğumadan durdukları yeri özetleyen ibretlik şu açıklamaları yapacaktı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.” Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Olay münferittir. Ağır tahrik var.’’

    Madımak Katliamı sonrası açılan yargılama süreçleri de katliam emrini veren asıl faillerin korunduğu, otelin önüne kitleyi yönlendiren provokatörlerin yakalanamadığı ve sadece katliama iştirak eden 33 tetikçinin ‘ceza’ aldığı bir davaya konu edildi. Ceza alan sanıkların bir bölümü de peyderpey salıverilmiştir. Son kertede katliam davası zaman aşımına uğratıldı. Halihazırda firari birkaç sanık hakkında açılan dava ise duruşmalar ileri bir tarihe ertelenerek aynı akıbete uğratılmak isteniyor. Ayrıca katillerin müdafiiliğini üstlenen siyasal İslamcı avukatlar sonraki yıllarda iktidar partilerinde bakan, milletvekili, belediye başkanı ve bürokrat yapılarak adeta ödüllendirildi.

    Unutulmamalıdır ki; Pirimiz Pir Sultan Abdal gibi darağacına da çekilsek, 33 can gibi ateşte de yakılsak türap eyledik cümle varlığımızı yol aşkına. Sivas’ta katliam için toplananlar, bastıramadıkları tarihsel korkuların esiri haline getirilen güruhlar Muaviye zihniyetinin, Hınzır paşaların ardıllarıydı.

    Yangın kavursa da bedenleri, rüzgâr savursa da küllerini, susturamadıkları sesimiz, ateşin közünde dile gelerek özge yüreklerde yankısını bulmaya devam etti. Tarihimiz tanıktır; hakikati çağıran sesimizin bendine sığmayan birikimlerine. Hak aşkına, ‘gerçeğin demine hû’ diyen ve davamıza niyaz eden canlarımız, sesimiz olup kanlarıyla tarihe yazdılar, eşitlik adına ödediğimiz bedelleri.

    “ALEVİLERİN BİR ARAYA GELMESİNDEN RAHATSIZLIK DUYUYORLAR”

    Madımak Oteli’nde ateşte semaha duran canlarımız, asırlar boyu devam eden insanlık davasının şehitleridir ve her biri onurun simgesi oldu.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 30. yılında Alevi kurumları olarak Türkiye genelinde örgütlenen anma programlarından birini de Sultangazi ilçesinde Gazi Mahallesi’nde gerçekleştirmek için Cemevleri olarak bir araya geldik ve 24 Haziran Cumartesi günü Gazi Şehir Parkı’nda anma etkinliğimizi düzenlemek için çalışmalara başladık. Anma etkinliğimizin sorunsuz bir şekilde yapılabilmesi adına da izin ve yer tahsisi için gerekli kurumlara başvurularda bulunduk. Afiş, pankart, el ilanı, davetiye, kapı ve sokak çalışmalarıyla katliam anmasına katılım açısından duyarlılığı büyüten hazırlık faaliyetlerimiz oldu. Halkımızın Gazi Şehir Parkı’ndaki anma etkinliğine yoğun katılım göstereceği anlaşılmış olmalı ki Alevilerin bir araya gelmesinden rahatsızlık duyanlar ‘nasıl engelleriz’ diyerek gerekçeler üretme arayışı içine girmişler. Dün Madımak Oteli’ni kuşatanlar bugün Gazi’yi kuşatmıştır. Onlara şu hatırlatmada bulunmak isteriz; ‘’Zalime biat eden zalimden beterdir’’ diyen İmam Hüseyin’in, ‘’Siz de Şah diyeni öldürürlerse, ben de bu yayladan Şah’a giderim’’ diyen Pir Sultan Abdal’ın, zulme başkaldırarak huruç eyleyen Kalender Çelebi’nin takipçileriyiz. Baskı, yasak, saldırı bizi yolumuzdan, şehitlerimizi anmaktan alıkoyamaz.

    “ANMAYA TAHAMMÜLSÜZLÜK, VAR, ÇİRKİN YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ”

    Gazi Şehir Parkı’nda düzenleyeceğimiz, aralarında sanatçı, yazar ve Alevi kurum temsilcilerinin bulunduğu, deyişlerimizin okunacağı ve semahlarımızın dönüleceği anma etkinliğimiz, Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklanmıştır. Aldıkları yasaklama kararında; kendi kurgu dünyalarında biz Alevileri ve Cemevlerimizi çeşitli örgütlerle ilişkilendiren, anmaya tahammülsüzlüğü bariz ifadelerle yansıtan, kayda değer bir gerekçe ortaya koyamadıklarından olsa gerek kendi ifadeleriyle ‘’teyide muhtaç’’ ibaresiyle yasaklamaya kılıf üreten malum bir tutumla karşı karşıyayız. Cemevlerimizin inançsal, sosyal ve demokratik faaliyetlerini çarpıtmak, kriminalize eden ithamlarda bulunmak kimsenin haddine değildir ve bu çirkin yaklaşımı asla kabul etmiyoruz.

    ANMA PROGRAMINDA GRUP YORUM YER ALMIYOR!

    Kaymakamlığın yasaklama kararında somut bir gerekçe olmadığı için ‘müneccimlik’ vakası söz konusudur. Birazdan basın emekçileriyle de örneğini paylaşacağımız yasaklama tebligatında geçtiği gibi; “Grup Yorum’un sahne alabileceği şeklinde teyide muhtaç bilgiler elde edilmiş.’’ Aynen böyle yazılmış. Haftalar öncesinden açık tüm mecralarda duyurusunu yaptığımız anma programımıza katılan sanatçılar arasında Grup Yorum yer almıyor. Kendileri açısından da bu durum bilinmesine rağmen ‘ya katılırsa’ diyerek bir nevi göle maya çalmaya çalışmışlar. 2 Temmuz Sivas şehitlerini anma etkinliğimiz etkinlikte yer almayan muhalif müzik grubu Grup Yorum ‘’katılabilir’’ iddiasıyla yasaklanmıştır. İbretlik, pes dedirten ve kurgu bocalayan bu yasakçı anlayışı kınıyoruz. Halkın sanatını yapanlardan korkuyorlar, deyişlerimizi söylememizden rahatsızlık duyuyorlar, katliamları unutmadığımızı-unutturmayacağımızı göstermemizi engellemek için güncelde yaşadığımız gibi yasaklamalara başvuruyorlar. Son olarak günümüz koşullarında da Hınzır paşa olmaya heveslenenlere, Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın şu sözleriyle sesleniyoruz; “Ben Musa’yım sen Firavun, ikrarsız şeytan-ı lain, üçüncü ölmem bu hain, Pir Sultan ölür dirilir.”

    “ANMA AKD-SULTANGAZİ PİR SULTAN ABDAL CEMEVİNDE YAPILACAK”

    30. yılında Sivas Madımak şehitlerini anma etkinliğimiz yasaklama kararından kaynaklı olarak Gazi Şehir Parkı’nda yapılamayacak. Tüm canlarımızı 24 Haziran Cumartesi günü (yani yarın) saat: 17.00’da AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevine çağırıyoruz. Gazi-Son Durak bölgesindeki Cemevimizin bahçesinde deyişlerimiz ve semahlarımızla Sivas şehitlerini anacağız. Davamız şeriata, yobazlığa karşı insanlık davasıdır. Gelin canlar bir olalım!”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    > Alevilerin, Gazi Şehir Parkı’nda yapacağı Madımak anmasına kaymakamlık yasağı

  • Paris Alevi Anıtı önünde kitlesel Madımak anması: Zulme karşı mücadelemiz sürecek

    Paris Alevi Anıtı önünde kitlesel Madımak anması: Zulme karşı mücadelemiz sürecek

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri Paris’te bulunan Nelson Mandela parkındaki Alevi anıtı önünde andı.

    Sivas Katliamı’nın 28. yılında yurtiçinde ve yurtdışında Madımak Oteli önünde katledilen aydın, sanatçı ve yazar, semahçılar için bir çok kentte anmalar ve açıklamalar yapılmaya devam ediliyor.

    Paris’in Sarcelles ilçe belediyesinin resmi töreni ile birlikte, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun belirlediği program çerçevesinde, Sivas Madımak’ta faşistlerce katledilen canlar için geniş katılımlı anma yapıldı.

    ALEVİ ANITINA ÇELENK BIRAKILDI

    FUAF ve Sarcelles Belediyesi’nin ortak anma programı resmi törenle başladı. Günün anlamını ve önemini belirten Türkçe ve Fransızca konuşmayla başlayan program, kurumlar adına Alevi Anıtına çelenk bırakma ile devam etti. Başta Sarcelles Belediyesi’nin ve FUAF’ın çelenk bırakmak töreninden sonra, sırasıyla Milletvekili Pupponi François, FUAF Kuzey Batı Bölgesi, FUAF Kuzey Doğu Bölgesi, Mulhouse AKM, Strasbourg AKM, Altkrich AKM, Hagueneau AKM, Essonne AKM, Le Havre AKM, Bordeaux AKM, Nantes AKM, Paris Dersim Kültür Merkezi, Dreux AKM, Nurhak AKE, Sarcelles Ermeni Kültür Derneği ve Keldaniler Kültür Merkezi adına anıta bırakılan çelenk töreninden sonra saygı duruşu yapıldı.

    “ZULME KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Nazlı Ana’nın Türkçe, Can Şenol’un Fransızca gülbeng okumasında sonra, FUAF Genel Sekreteri Doğan Koyupınar Fransızca bir konuşma yaptı.

    Koyupınar, “Bizi Anadolu topraklarında Dersim katliamıyla başlayan, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Ankara-gar, Suruç ve daha sayamadığım birçok yerde hunharca katlettiler. Anadolu toprakları soykırım da dahil her türlü barbarlığın şahididir. Tüm bu zulümlere rağmen elbette bizim mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCINA YÖNELİK SALDIRILAR DEVAM EDİYOR”

    FUAF Eşit Başkanı Hakan Alca ise yeni Sivas katliamlarının yaşanmaması için daha güçlü bir arada olmaya işaret ederek, şunları söyledi:

    “Yüreğinde adalet, eşitlik ve sevgi ateşi olan yanan insanlarla bir arada, omuz omuza, 1993 Sivas-Madımak’ta yaşanan ve yaşatılmak istenenleri bir kez daha unutmadığımızı ve öfkemizi haykırmak için bir aradayız. 33 canımızı tekbirler eşliğinde diri diri yakarak gerici zihniyet ne kadar barbarlaşabileceğini tarih bize göstermiştir. Bu din istismarcılığı üzerinden yetiştirilen kafatasçı anlayışlara gelecekten, daha fazla Sivaslar yaşatanlara müsaade etmemek için, daha güçlü, daha birlik ve beraberlik içerisinden olmamız gerektiği kaçınılmazdır. Günümüzde, Alevilerin inanç ve birliğine yönelik içeriden ve dışarıdan saldırılar devam etmektedir. Alevileri doğasından koparmak, özünden uzaklaştırmak isteyen bu faşist saldırılar karşısında, ne yazık ki içerimizdeki bazı canlarımız örgütlülüğümüze zarar verdiklerinin farkında olmada, bu oyunlara meydan vermektedirler.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ankara’da Sivas anması: Devlet yaptığı katliamlarla yüzleşmelidir

    Ankara’da Sivas anması: Devlet yaptığı katliamlarla yüzleşmelidir

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Ankara’da anıldı. Madımak’tan önce de sonra da ezilenlerin hedef alındığına dikkat çekilen anmada, “Devlet yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir” çağrısı yapıldı.

    Ankara’da demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcileri, Sivas katliamında yaşamını yitirenler için Mimarlar Odası Ankara Şube binası önünde anma etkinliği düzenledi.

    Etkinlikte Madımak Otel’de katledilen 33 aydın ve sanatçının fotoğrafı birer karanfille tek tek duvarlara asılarak sergilendi. Serginin girişinde ise “Karanlığa meşale olanlar küllerinden yeniden doğarlar! 2 Temmuz Madımak Katliamı unutma unutturma” pankartı asıldı. Etkinlik müzik dinletisiyle başladı.

    “KATLİAMLARI AYNI ELLER GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR”

    Müzik dinletisinin ardından etkinlikte katılımcılar adına basın metnini DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak okudu. Madımak katliamını devletin organize ettiğini belirten Karabudak, “Yalnızca Alevilere değil, ezilen, ötekileştirilen her kesime yapılmış bir saldırıdır. 33 canımızı yakarak katleden devlet, o günden bugüne hala ezilen halklara saldırmaya devam etmektedir. Daha geçtiğimiz günlerde HDP İzmir İl Örgütü basılmış, yine faşist bir tetikçi tarafından Deniz Poyraz katledilmiştir. 2 Temmuz’dan önce ve 2 Temmuz’dan beri ezilen halkları hedef halan her katliam, aynı eller tarafından gerçekleştirilmektedir” dedi.

    “İNKARCI TEK TİPÇİ VE BASKICI ANLAYIŞ DEVAM EDİYOR”

    Karabudak, AKP’nin Kürt sorununu bir demokratikleşme sorunu olarak değil, bir “güvenlik” sorunu olarak gördüğüne dikkat çekerek, “İnkârcı, baskıcı ve tek tipçi bir anlayışla hareket etmeye devam etmektedir. Roboski’de 34 Kürt, savaş uçaklarının bombalarıyla katledilmiştir. Savaşa karşı barışı savunan 103 canımızı Ankara Garı önünde gerçekleştirilen bombalı saldırıda yitirmiştik. Yine Suruç’ta barışı ve kardeşliği savunmak isteyen 33 anarşist ve sosyalist genç bombalı saldırıyla katledildi. Diyarbakır, Antep başta olmak üzere Sur, Cizre, Nusaybin’de onlarca canımız katledildi. Yine bu devlet, cezaevlerini siyasi tutsaklarla doldurup, bir iradeyi dize getirme planları yaparak baskı, zulüm ve işkencelerine devam etmektedir. Yaşanmaz olan cezaevi koşullarını protesto eden tutsakların açlık grevlerini görmezden gelen iktidar, hak ihlallerini ve tecridi devam ettirerek insanlık suçu işlemektedir. Diğer taraftan Madımak katilini yaşlı ve hasta diyerek affedip tahliye ederken yüzlerce hasta tutsağın tedavi olmalarına bile izin vermemektedir” diye kaydetti.

    “DEVLET TÜM KATLİAMLAR İLE YÜZLEŞMELİDİR”

    Madımak katliamının üzerinden 28 yıl geçtiği hatırlatan Karabudak, 2012 yılında Madımak ana davasının zaman aşımına uğratıldığına ve kapatıldığına dikkat çekti. Karabudak, “Gelinen süreç firari üç katil yakalanmadığı için onlar üzerinden devam etmektedir. Üç katil Almanya’dadır ve adresleri bellidir. Ancak katliam sanığı olarak haklarında kırmızı bülten çıkartılmadığı için yakalanıp iade edilmemektedir. Bizler Aleviler, Kürtler, sol, anarşist, sosyalist, demokratik güçler, ezilen, ötekileştirilen ve yok sayılanlar olarak, bizlere yapılan bütün katliamların hesabını soralım. Devlet yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir. Yüzleşmek hakikatin ortaya çıkmasıdır. Gerçek suçluların adalet ve hakikat önünde hesap vermesidir. Yaşasın hakların ve inançların kardeşliği, 2 Temmuz Madımak katliamını unutma, unutturma” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Madımak’ta devletin parmağı değil kendisi vardır!’ VİDEO

    ‘Madımak’ta devletin parmağı değil kendisi vardır!’ VİDEO

    PİRHA- Yol Erenleri ve Pir Sultan Kültür Derneği Bornova Şubesi çok sayıda yurttaşın katılımıyla Sivas anması gerçekleştirdi. Anmada konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Madımak’ın arkasında koca bir tarih var. Fiili katliam vardı. Bir katliam dizisidir. Madımak’ta tüm halklar katledildi. Devletin parmağı değil kendisi vardır” dedi.

    Yol Erenleri Derneği ve PSAKD Bornova Şubesi, Madımak Katliamı’nın 26. yıl dönümünde yaşamını yitirenler için bir anma gerçekleştirdi. Bornova Atatürk Mahallesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen anmada, ‘ Eşit yurttaşlık, demokratik anayasa istiyoruz’, ‘ Asimilasyona hayır, zorunlu din dersleri kaldırılsın’, ‘Sivas’ı unutmadık’ pankartları asıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ve sinevizyon gösterimi sonrası HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve PSAKD Bornova Şube Başkanı Kamil Yücer divanda yerini aldı. Kısa bir konuşma yapan Yücer, “Yıllarca bastırıldık. Bunları artık yıkmamız lazım. Nerede olacağımızı, sahipleneceğimizi bilirsek daha çok omuz omuza durabiliriz” diye konuştu.

    “MADIMAK’TA HALKLAR KATLEDİLDİ”

    Anma etkinliğinde söz alan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Madımak Katliamı’nın arkasında büyük bir tarihi gerçekliğin yattığına vurgu yaparak katliamda devletin insanlığa karşı suç işlediğini söyledi. Bülbül, “Madımak’ın arkasında koca bir tarih var. Fiili katliam vardı. Bir katliam dizisidir. Madımak’ta tüm halklar katledildi. Devletin parmağı değil kendisi vardır. Devlet insanlığa karşı suç işlemiştir. Alevi toplumunun, kurumlarının temel görevi devrimcileri, Kürtleri, Ermenileri, Süryanileri kısacası mazlumları bir araya getirmektir. Bundan bir sorumluluk çıkarmaktır. Börklüce’nin katledilip köy köy gezdirilmesi de bir katliamdır. Türk-İslam sentezi tarihini gerçekleştirmenin bir parçasıdır. Türkmen halkı sistematik olarak katledilmiştir. Devşirme usulünü sürdürmüştür Türkmen halkının kimlik talebini ortadan kaldırmak için katliamlar uygulanmıştır” diye konuştu.

    “KOÇGİRİ KATLİAMI DEVLETE GÖRE MADIMAK’IN YARIM KALMIŞ HALİ”

    “6 Mart 1921 Koçgiri Katliamı devlete göre Madımak’ın yarım kalmış halidir. Laiklik adı altında tekçi bir rejim kurulmuş, Diyanet eli ile devlet dini oluşmuştur” diye sözlerine ekleyen Bülbül,  Alevi inancın toplumsal, inançsal, kültürel değerleri ile sürekli sisteme karşı oluşunun beraberinde katliam girişimlerini de getirdiğine dikkat çekti. Bülbül, şunları vurguladı:

    “Bütün Alevi katliamları Maraş, Adıyaman, Antep, Malatya ve Sivas hattında olmuştur. Bu güzergahta yürütülen katlimlar Türkmen Aleviler, Kürt Aleviler, Arap Aleviler ve Roman Alevilere olmuştur. Egemen kimlik hiçbir kimliği tanımaz, hak vermez. Önce Alevilerin kimliği kabul edilecek sonra hak talep edecek. Bütün bu katliamların temel sebebi 1960 yıllardan sonra kentlere göç etme, esnaflık yapma ve şehrin sosyal yapısında yer alması, söz sahibi olması sistemde bir algı oluşturuldu. Bundan dolayı müdahale edildi. Diğeri ise Selçuklu ve Osmanlı’da vergi alınmasıdır. Aleviler vergisini talibi olduğu ocağa verir. Ocak’ta bunu eşit pay eder. Diğeri de asker vermemektir. Aleviler bunu da red etmiştir. Diğeri ise hukuktur. Aleviler sorunları kendi içinde çözmüş, şeyhülislama taşımamasıdır. Sorunlarını kendi inanç sistemi içinde çözmesidir. Dördüncüsü ise toplumsal örgütlenme sistemidir. Bir tür özerk yaşamdır ve sistem tarafından aykırı görüldüğü için hedef olmuştur.”

    “ŞİİRİMİZ, KÜLTÜRÜMÜZ KATLEDİLDİ”

    “Hangi Alevi uluları sizi utandırdı?” diye soran Bülbül, Alevilerin utangaç ve sıkılgan tavırlarından bir an önce kurtulmaları ve kendilerini öz güven ile haykırmaları gerektiğine vurgu yaptı. Madımak’a sahip çıkmanın halkların özgürlüğünü sağlamak ile gerçekleşecebileceğine dikkat çeken Bülbül şöyle devam etti:

    “Utangaç, sıkılgan tavırdan vazgeçmeliyiz. Hangi Alevi uluları sizi utandırdı? Bunu öz güvenle haykırma zamanıdır. Madımak’ın, Ali İsmail’in, Berkin Elvan’ın hesabının sorulması için neden bir ittifak olmasın. Kadın katliamları Madımak’ın devamıdır. Madımak’ta şiirimiz, sazımız, kültürümüz, Türklüğümüz, Kürtlüğümüz katledilmiştir. Türkiye’nin Alevi toplumuna çok borcu vardır. Biz ülkeye Aşık Mahsuni’leri, Nesimi Çimen’i, Hallacı Mansur’u, Aşık Veysel’i armağan ettik. Onlar olmasa halk müziği olmazdı. Madımak’ta yakılanlar Pir Sultan’ın mücadelesini güncelleyenlerdir. Bu davaya hizmet etmek için gittiler.”

    Son olarak toplumsal değerleri gerçekleştirmenin birlikte çalışmak ile var olacağının altını çizen Bülbül, “Ya halklara eşit yaşama özgürlüğü getireceğiz, yada bu sorumluluğun altında kalacağız. Duyguda düşüncede birlikte olalım. Toplumsal değerleri gerçekleştirmeye çalışalım. Hepimizin görevini Türkiye halklarını özgürleştirmektir” ifadelerini kullandı.

    Anma genç zakirlerin okuduğu nefesler ile son buldu.

    PİRHA / İZMİR

     

  • PSAKD Çeşme Cemevi Madımak şehitlerini anacak

    PSAKD Çeşme Cemevi Madımak şehitlerini anacak

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çeşme Cemevi, Sivas Katliamı’nın 26. yıldönümünde yaşamını yitiren canlar için kitlesel bir anma gerçekleştirecek.

    PSAKD Çeşme Şubesi ve Cemevi, Sivas Katliamı’nın 26. yıldönümünde, “Katliam, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı eşitlik, özgürlük ve adalet için 2 Temmuz’da alanlardayız” şiarıyla bir anma düzenleyecek.

    5 Temmuz Cuma günü saat 17.00’de Alaçatı Meydanı’nda başlayacak etkinliğe PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, CHP geçmiş dönem milletvekili Zeynep Altıok, Eren Aysan, Madımak Müze Komisyonu’ndan İsmail Ateş ve Öznur Korkmaz katılacak.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    ‘Madımak Katliamı ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliği ile hayata geçirildi’

    PİRHA- İzmir Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği ve Cemevi, Madımak Katliamı’nın 25. yılında kitlesel bir açıklamayla katliamda yaşamını yitirenleri andı.

    İzmir’de Narlıdere eski belediye önünde yapılan anma etkinliğinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile ‘Madımak yanıyor, unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açılarak yürüyüş gerçekleştirildi. CHP, HDP, EMEP, Haziran Hareketi, Eğitim-Sen 6 Nolu Şube ve hemşehri derneklerinin destek verdiği etkinlikte basın açıklamasını Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan okudu.

    “MADIMAK, ORTAÇAĞ ARTIĞI KATİLLERİN TETİKÇİLİĞİYLE HAYATA GEÇİRİLDİ”

    Katliamı gerçekleştiren sanıkların kollanarak hiçbirinin cezalandırılmadığını belirten Aslan şunları belirtti:

    “Bundan tam 25 yıl önce 33 canımız Sivas’ın ortasında tekbir sesleri eşliğinde devlet güçlerinin gözleri önünde yakılarak katledildi. Sivas Madımak Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, belediyesiyle, hükümetiyle organize ettiği ve ortaçağ artığı gerici katillerin tetikçiliğiyle hayata geçirdiği planlı bir katliamdı. Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden sadece birkaçına dava açıldı. Ya hiç ceza almadılar, ya kurtuldular. Bugün ise AKP iktidarı ülkeyi baskıya dayalı OHAL ile yönetmektedir. Bu bahaneler ile KHK’lerle yüzbinlerce insan haksız yere işten atıldı, muhalif basın organları kapatıldı, insanlar hukuksuzca kararlarla tutuklandı. Milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler hukuksuzca cezaevine atıldı. Eğitimde akıl, bilim, eleştiri ve sorgulamanın yerine akıl dışı doğmalara dayalı gerici ve ırkçı bir anlayış getiriliyor. Çocuklarımız tacizci vakıflara teslim ediliyor.”

    “MADIMAK ÖZÜNDE TÜM ÖTEKİLEŞTİRİLENLERE KARŞI BİR KATLİAMDI”

    AKP hükümetinin 24 Haziran seçimlerinden sonra kendilerinden olmayana karşı saldırgan tavırlarının ve tehditlerinin devam ettiğini belirten Aslan şunları vurguladı:

    “AKP iktidarı bilmelidir ki; Kerbela’da Şah Hüseyin Yezid’e karşı nasıl boyun eğmediyse, Pir Sultan Hınzır Paşa’ya nasıl direndiyse biz de bugün ezilenler olarak Şah Hüseyin, Pir Sultan gibi tüm baskı, sömürü ve zulme karşı boyun eğmeyeceğiz. Birlikte mücadeleyi büyüterek direnmeye devam edeceğiz. 2 Temmuz Madımak katliamı aslında özünde sadece Alevilere karşı değil ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır.”

    Anma etkinliği katliamda yaşamını yitirenler anısına çerağ yakılması ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • PSAKD Eyüp Şubesi deyişler ve şiirlerle Madımak şehitlerini andı

    PSAKD Eyüp Şubesi deyişler ve şiirlerle Madımak şehitlerini andı

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD)  Eyüp Şubesi Madımak Katliamı’nın 25. yılında anma etkinliği düzenledi.

    Madımak şehitleri başta olmak üzere tüm barış, eşitlik, kardeşlik ve demokrasi yolunda şehit düşenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan etkinliğe cezaevinde tutuklu bulunan PSAKD yöneticileri Erol Yeter ve Akın Demir mesaj yolladı. Yollanan mesajda zorlu bir süreçten geçildiği ve bu süreçte Sivas Katliamı’nın anmasına katılmanın önemine vurgu yapıldı.

    Anmada söz alan PSAKD Eyüp Şube Başkanı ve ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Sivas’ta ibadeti katlettiler, sanatı katlettiler, insanlığı katlettiler. Sivas’ta katliamın olduğu oteli bilim kültür merkezine çevirdiler. Bizler ise orayı utanç müzesi yapana kadar mücadele edeceğiz. Katliam yaptıklarından utanmayanlar birde katledenleri koruyarak katilleri korudular” diye konuştu.

    Etkinlik PSAKD Eyüp Şubesinin semah ibadetinin ardından,  Murat Güngör, Sinan Özkaya, Grup Yön ve PSAKD Eyüp Şubesi kadın korosu türküleri ve ezgileriyle sahne aldı. Sivas anmasına katılım çağrısının yapıldığı etkinlik çocuklardan oluşan Metin Altınok şiir grubunun Pir Sultan şiirlerini seslendirmeleri ve tiyatro gösterimi ile son buldu.

     

  • Adana Alevi Platformu: Madımak ateşi sönmedi

    Adana Alevi Platformu: Madımak ateşi sönmedi

    PİRHA- Adana Alevi Platformu, Sivas katliamının yıldönümüne dikkat çekerek, “Madımak katliamını unutmadık” dedi.
    Adana Alevi Platformu, 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Madımak Katliamının yıldönümüne dikkat çekmek amacıyla Seyhan Belediyesi önünde bulunan Barış Anıtı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Madımak ateşi sönmedi, unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartının açıldığı açıklamaya emek ve demokrasi güçlerinin yanı sıra 24 Haziran seçimlerinde seçilen HDP’li Tülay Hatimoğulları Oruç, CHP’li Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin katıldı. Basın açıklamasını Adana Alevi Platformu adına Murtaza Moroğlu okudu.
    MÜCADELEYE DEVAM VURGUSU

    Olayın üzerinden 25 yıl geçtiğini fakat unutamadıklarını kaydeden Moroğlu, hala katiller ve bu katilleri yönlendiren güçlerin yargılanmadığını ya da göstermelik yargılanarak gerekli hukuki yaptırımlar yapılmadığına değindi. “Bu da yetmediği gibi dönemin başbakanı, ‘çok şükür dışarıdaki halka bir zeval gelmedi’ diyerek talihsiz bir açıklama yapmıştır” diyen Moroğlu, “Barbarlığa karşı her zaman Kerbela’da olduğu gibi göğüs gerdik. Bizler, Gazi’de kurşunlandık, Maraş’ta, Çorum’da, Dersim’de, Suruç’ta, Ankara Gar Meydanında defalarca katliamlara uğradık. Her şeye rağmen hak, hukuk ve demokrasi için çocuklarımızın geleceği için eşit yurttaşlık için demokrasi mücadelemiz devam edecektir” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)