Etiket: madımak otel

  • Madımak’ta katledilen Asuman ve Yasemin Sivri’nin annesi Yeter Sivri Hakk’a yürüdü-VİDEO

    Madımak’ta katledilen Asuman ve Yasemin Sivri’nin annesi Yeter Sivri Hakk’a yürüdü-VİDEO

    PİRHA- 2 Temmuz 1993’te dinci/faşist kalabalıkların gerçekleştirdiği Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Asuman Sivri ve Yasemin Sivri kardeşlerin annesi Yeter Sivri Hakk’a yürüdü. 

    2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal’ı anmak için gittikleri Sivas’ta Madımak otelinde binlerce radikal dinci, faşist kalabalık tarafından yakılarak katledilen 35 candan Asuman ve Yasemin Sivri kardeşlerin annesi Yeter Sivri Hakk’a yürüdü.

    Yeter Sivri, yarın saat 12.00’de Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak olan Hakk’a uğurlama erkanından sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak.

    “ADALET GÖRMEDEN SONSUZLUĞA GÖÇENLERİN KERVANINA KATILDI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Yeter Sivri’nin Hakk’a yürüdüğünü şu paylaşım ile duyurdu:

    “2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nda katledilen canlarımızdan Asuman Sivri ve Yasemin Sivri’nin anneleri, Yeter Ana Hakk’a yürüdü. Hak ile Hak oldu. O çok istediği adaleti göremeden sonsuzluğa göçenlerin kervanına katıldı. Acımız da öfkemiz de büyüktür. Mekanın gönüller olsun Yeter Ana. Devrin daim ışığın bol olsun.
    Yarın saat 12.00’de Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak olan Hakk’a uğurlama erkanından sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa sırlanacaktır. Dostlarımıza duyurulur.”

    PİRHA/ANKARA

  • Karababa: Madımak Davası’nı bir soykırım davası olarak Lahey’e götüreceğiz- VİDEO

    Karababa: Madımak Davası’nı bir soykırım davası olarak Lahey’e götüreceğiz- VİDEO

    PİRHA-Madımak Katliamı’nda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa‘nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Madımak Davası’nda yaşanan süreci PİRHA’ya değerlendirdi. Davayı Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne götüreceklerini belirten Karababa, “Maraş, Çorum, Malatya, Gazi Mahallesi, birinci Sivas, ikinci Sivas, bunlar katliamlar serisidir. Davayı insanlığa karşı işlenmiş suç ve soykırım olarak Lahey’e götüreceğiz” dedi.

    Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te binlerce dinci/faşist kalabalık tarafından askerin, polisin, valinin gözü önünde yakılan Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden 33 kişinin yakınlarının 10 yıl önce yaptıkları bireysel başvurusunu geçen hafta görüştü. Anayasa Mahkemesi, Alevilerin zaman aşımına karşı yaptığı başvurunun ek rapor hazırlandıktan sonra görüşülmesine karar verdi.

    Madımak Katliamı’nda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa‘nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Madımak Davası’nda yaşanan süreci PİRHA’ya değerlendirdi.

    “1512’DE ALEVİLERE DÖNÜK FETVA VERİLDİ”

    1512’de Yavuz Selim’in Şeyhülislamı El Hamza’nın fetvasını hatırlatarak konuşmasına başlayan Hüseyin Karababa, Alevilerin her dönem yaşam haklarının yok sayıldığına işaret etti. Karababa, “El Hamza yayınlamış olduğu fetvada şunları söylüyor: ‘Osmanlı padişahı gerek ki bunların (Kızılbaşların) ileri gelenlerini öldürüp, mallarını ve kadınlarını dahi, çocuklarını İslam gazilerine taksim ede ve bunlar ele geçirince tövbeliklerine ve pişmanlıklarına inanmayıp öldürülmeli ve de bir kimse ki vilayette olup onlardan olduğu bilinirse ya da onlara giderken yakalanırsa öldürülmelidir’. Şimdi 1512 yılında bizim yakalandığımız, görüldüğümüz yerde öldürülüp, mallarımıza el konulması ve kadınlarımızın ve çocuklarımızın ganimet olarak taksim edilmesi, 1512’de Yavuz’un Şeyhülislamı El Hamza tarafından -ki Şeyhülislamlık hem hukuken hem de dinen en üst makamdır- fetvası geçerlidir.

    Aşağıdaki yamyamlara yani Sivas’ta insan yakanlara o tarihten beri sürekli ödün vererek, ‘öldürün bunları, günahı yoktur, cennete gidersiniz. Sonra herhangi bir suç ceza görmezsiniz’ denildi. Bu alışkanlık, bu gelenek, devlet geleneği bizimle ilgili yürüttükleri antik propaganda, kirli propaganda, haksız propagandalar sonucunda aşağı tabanda iyi bir haydut çetesi yarattılar kendilerine. Soykırım halkalarından birini işlemiş oldu. Maraş, Çorum, Malatya, Gazi Mahallesi, birinci Sivas, ikinci Sivas, bunlar katliamlar serisidir. Bunların toplamına biz soykırım diyoruz. Çünkü 1945 Nürnberg Mahkemelerine baktığımızda soykırımı böyle tarif ediyor. Yerinden yurdundan etmek, kimliğinden yoksun bırakmak, öldürmek, sakat bırakmak, yaralamak bunların tümü var bu işin içerisinde” diye ekledi.

    “TARİHE NOT DÜŞMEK AMACIYLA RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A DAVA AÇTIM”

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davaya ilişkin zaman aşımı kararına ‘hayırlı olsun’ sözleri ile karşılık verdiğini, Karababa’nın o dönem konuyla ilgili Recep Tayyip Erdoğan’a dava açtığını belirten Hüseyin Karababa, şunları söyledi:

    “13 Mart 2012’de 1. Ağır Ceza Mahkemesi -o dönem 11. Ağır Ceza Mahkemesiydi- 7 kişi hakkında zaman aşımı verdi. Bunların içerisinde Cafer Erçakmak’ta var. O gün Recep Tayyip Erdoğan Başbakandı, mikrofon uzattılar, ‘Hayırlı uğurlu olsun’ dedi. Şimdi şöyle adam yirmi yıl aranmış ama hiç yakalanmamış, ceza da yatmamış. Dolaşması serbestleştirilmiş oldu. Başbakan olarak bunlara ‘Hayırlı uğurlu olsun’ dedi. Ben 12 Nisan 2012’de bir basın açıklaması ile birlikte Recep Tayyip Erdoğan hakkında bir dava açtım. Hayırlı uğurlu olsun demek düğün, bayram, nişan vesairesi olanlara denir. Peki bunlara, bu haydutlara, bu yamyamlara, hayırlı uğurlu olsun da benim anama ne olacak? Bize ne olacak? Bize ne diyorsun, Başbakansın sen!

    Eşitsizliğin daniskası, hukuksuzluğun daniskası… Sen bir başbakan olarak böyle bir davada laf etme, söz etme hakkına sahip misin? Ki şuradan söylüyorum Tayyip’e, bu kez ne diyeceksin? Evet, seni yargılatamadım çünkü meclis iç tüzüğünün 107. maddesi gereğince bakanlar, başbakanlar meclis kararıyla yargılanabiliyorlar. Ama ben tarihe not düşmek adına gittim davamı açtım. Amacım da buydu. Bakalım bu karardan sonra ne konuşacak? O zaman başbakandı şimdi cumhurbaşkanı. Bir daha konuşun, bir kez daha dava açacağım. Zaten bunun tümünü kitaba basıyorum, Uluslararası Mahkeme’ye Recep Tayyip Erdoğan’ın bu durumda olduğuna dair de evraklarla birlikte gidiyorum. Bir ülkenin başbakanı vatandaşlar arasında ayrışma, ayrım yaparsa; sokaktaki haydutlar, çeteler neler yapmazlar? Dolayısıyla 1512’de verilen fetva bizim üzerimizde devam ediyor.”

    “DAVAYI LAHEY’E SOYKIRIM DAVASI OLARAK GÖTÜRECEĞİZ”

    Karababa, Anayasa Mahkemesi’ne başvurularını 10 yıl önce yaptıklarını belirterek, kararın olumsuz çıkması halinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurunun önünün açıklacağının altını çizdi. Karababa, davayı Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne bir soykırım davası olarak götüreceklerini kaydetti ve şunları kaydetti:

    “Soykırımlar, katliamlar, baskılar bizim üzerimizde devam ediyor. Bu nedenle 10 yıl oldu, 2014 yılında biz Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. 10 seneden beri bu dosyayı Anayasa Mahkemesi ele almadı. Ne olduysa bayram değil, seyran değil son üç aydan beri hızlı bir şekilde ele almaya başladı. Geçen gittim Anayasa Mahkemesi’ne, oradaki hanımefendiye ‘ne zaman tekrar görülecek’ diye sordum. ‘Size söyleyemem zamanını, çünkü yanıltırım’ dedi. Haklıydı. Çünkü onun tek başına verebileceği bir karar değil. Ama ben hemen hemen haftada iki defa gidiyorum kapıya.

    Tabii bizi çok ilgilendiren ana konu Hollanda Devleti. Hollanda Devleti’nin 30 yıldan beri burada vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katledildi. Vatandaşına sahip çıkmıyor Hollanda Devleti; avukat göndermedi, davalara girmedi. Son 2 yıldır bizim baskımızla birlikte bir gözlemci gönderdiler. Gözlemci de elin adamıymış gibi notlar alıp gözlemledi, gitti. Net bir sahiplenme söz konusu değil.

    “YAŞANAN KATLİAMLARDAN SONRA DEVLETTEN KİMSE YARGILANMADI”

    Bizim muhatabımız Dilan Yeşilgöz, yani Hollanda’nın Adalet Bakanı ve Hollanda Kralı Willem Alexander’dır bizim muhatabımız. Kral vatandaşına sahip çıkmak zorunda. Çünkü biz davayı Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne götüreceğiz. Soykırım davası olarak götüreceğiz, insanlığa karşı suç ve soykırım olarak gidecek. Lahey Hollanda’nın başkenti, mahkeme de Kral da parlamento da Lahey’de.
    İster ‘zaman aşımını onadım desin, isterse ‘hayır zaman aşımına uğrayamaz böyle bir dava’ desin bizim için fark etmiyor. Uluslararası Mahkeme’nin önü açılmış olacak.

    Biz her şekilde soykırım olarak götüreceğiz. Zamanında el atsalardı, bizi bu kadar germeselerdi bu noktaya gelmezdi. Devlet, bir adım atmadı. Devletten hiç kimse yargılanmadı bu davada, sorgulanmadı hiç, ihmalden bile… Maraş Katliamı’nda devletten hiç kimse yargılanmadı. Çorum’da devletten kimse yargılanmadı. Malatya Katliamı’nda devletten kimse yargılanmadı. Ne işse devlete ait kimse yargılanmıyor ve bu adamlar bir hafta boyunca katliamlar var, binlerce insan öldürülüyor ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’u oynuyorlar.”

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

  • Sarıhan: AYM’ye 10 yıl önce başvuruldu; süre uzuyor, kaygılıyız!

    Sarıhan: AYM’ye 10 yıl önce başvuruldu; süre uzuyor, kaygılıyız!

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi, Madımak Oteli’nde katledilen 33 kişinin ailelerinin zaman aşımına karşı yaptığı başvurunun ek rapor hazırlandıktan sonra görüşülmesine karar verdi. Başvurunu 10.Yılında olunduğunun altını çizen Avukat Şenal Sarıhan, sürenin uzanmasından dolayı kaygılı olduklarını belirtti.

    Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te binlerce dinci/faşist kalabalık tarafından askerin, polisin, valinin gözü önünde yakılan Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden 33 kişinin yakınlarının 10 yıl önce yaptıkları bireysel başvurusunu bugün görüştü.

    Anayasa Mahkemesi, Alevilerin zaman aşımına karşı yaptığı başvurunun ek rapor hazırlandıktan sonra görüşülmesine karar verdi.

    “BAŞVURU RAPORUN HAZIRLANMASININ ARDINDAN TEKRAR ELE ALINACAK”

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Avukat Şenal Sarıhan, başvurunun 10. Yılında olunduğunu hatırlatarak, sürenin uzamasından dolayı kaygılı olduklarını belirtti.

    Sarıhan, “Ek bir rapor istendiğine göre o raporun hazırlanmasından sonra tekrar ele alacaklar, süre verilmiş ise o süre içinde hazırlanacak. İstenilen ek raporun hazırlanmasından sonra yeniden ele alınacak ve karar verilecek. Tabii kaygılarımız var. Süre daha çok uzuyor, olumlu veya olumsuz verilecek kararla ilgili süre uzamış oluyor” diye ekledi.

    BİREYSEL BAŞVURU SÜRECİ

    AYM’ye 2014’te yapılan bireysel başvuruda, yargılama sürecinin etkili yapılmadığı ve adil yargılamaya ilişkin hükümlerin ihlal edildiği kaydedilmiş, Madımak Oteli’nin yakılmasına ilişkin eylemin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve bu sebeple zamanaşımına uğramaması gerektiği belirtilmişti.

    Bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nce 29 Haziran 2021’de görüşüldü ve incelenmesi ertelenmişti. Yüksek Mahkeme, 14 Aralık 2023’te başvuruyu tekrar ele aldı, görüşülmesini bir kez daha ertelemişti. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü en son 25 Ocak 2024’te, bireysel başvurunun Genel Kurula sevkine karar vermişti. Genel Kurul, başvuruyu bugün görüştü, başvurunun ek rapor hazırlandıktan sonra görüşülmesine karar verdi.

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    Madımak Katliamı, 15 Şubat’ta AYM gündemine geliyor
    Sarıhan: Madımak Katliamı Davası ile ilgili AYM’den adil bir karar çıkmasını istiyoruz
    AYM, Madımak Katliamı başvurusunu görüşecek; ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’ -VİDEO
    Hüsniye Çelik: AYM’de görüşülecek Madımak Katliamı davasına sahip çıkalım-VİDEO
    Hasan Gülüm: İktidarı mahkeme kararlarını uygulamaya zorlamamız gerekiyor-VİDEO

    Anayasa Mahkemesi’nden Madımak Katliamı kararı

  • ‘Madımak Alevi soykırımı; AYM’den olumsuz sonuç çıkarsa Uluslarası Ceza Mahkemesi’ne gideceğiz’

    ‘Madımak Alevi soykırımı; AYM’den olumsuz sonuç çıkarsa Uluslarası Ceza Mahkemesi’ne gideceğiz’

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi, dinci/faşist kalabalıklar tarafından Madımak Oteli’nde katledilen Alevilerin yakınlarının 10 yıl önce yaptığı bireysel başvuruyu 15 Şubat’ta görüşecek. Katliamda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, “Bu politik bir cinayet. Bence ‘insanlığa karşı suçtu’ diyecek mahkeme. Ancak olumsuz sonuç çıkarsa uluslararası mahkemelere gideceğiz, biz hazırlıklarımızı yapmış durumdayız” dedi. Karababa ayrıca Hollanda’nın vatandaşları Carina Cuanna Thedora Thuys’a sahip çıkması çağrısında da bulundu. 

    Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te binlerce dinci/faşist kalabalık tarafından askerin, polisin, valinin gözü önünde yakılan Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden Alevilerin yakınlarının bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde. AYM, başvuruyu 15 Şubat’ta görüşecek.

    2014’te yapılan bireysel başvuruda, yargılama sürecinin etkili yapılmadığı ve adil yargılamaya ilişkin hükümlerin ihlal edildiği kaydedilmiş, Madımak Oteli’nin yakılmasına ilişkin eylemin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve bu sebeple zamanaşımına uğramaması gerektiği belirtilmişti.

    Bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nce 29 Haziran 2021’de görüşüldü ve incelenmesi ertelendi. Yüksek Mahkeme, 14 Aralık 2023’te başvuruyu tekrar ele aldı, görüşülmesini bir kez daha erteledi. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü en son 25 Ocak 2024’te, bireysel başvurunun Genel Kurula sevkine karar verdi. Genel Kurul, başvuruyu 15 Şubat Perşembe görüşecek.

    Madımak Katliamı’nda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa‘nın ağabeyi Hüseyin Karababa, konuya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “30 SENEMİZ GİTTİ, KIZIMIZIN ARKASINI BIRAKMAYACAĞIZ”

    Anayasa Mahkemesi’ne aileler olarak birlikte başvurduklarını belirten Hüseyin Karababa, çıkacak sonuç ne olursa olsun davanın peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. Karababa, “Zaman aşımı olamayacağını iddia etmiştik. 7 katil hiç ceza yatmadan salıverildi, serbest dolaşmalarını sağladılar. Cafer Erçakmak da bunun içerisinde. Devlet şu an da sıkışık durumda çünkü bizim bunu soykırım olarak, insanlığa karşı suç olarak ispat ederek uluslararası mahkemeye gideceğimizi gördüler. Bir Alevi soykırımı olduğunu biliyorlardı, bizim de çözdüğümüzü gördüler. Hızlı adım atıyorlar dikkat ederseniz, 19 Ocak’ta ele aldılar hemen hızlı bir şekilde 15 Şubat’a çektiler.

    Bence “insanlığa karşı suçtu” diyecek mahkeme. Olumsuz sonuç çıkarsa Lahey’de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gideceğiz, biz hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. 30 senemiz gitmiş. Biz çocuğumuzu sokakta bulmadık, kızımızın arkasını bırakmayız” dedi.

    “YALNIZLAŞTIRILDIK, DAVA SIRADANLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI”

    CHP’nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu eleştiren Karababa, şu ifadeleri kullandı:

    “Karamollaoğlu ile barışarak, bizim adımıza helalleşerek bizi mahvetti. Partimiz yok, anamız, babamız yok. Yalnızlaştırıldık. Alevilerin tümü cahildir diye düşünüldü ama biz öyle değiliz. Biz okur, yazar bir aileyiz. Sıradanlaştırarak, sıradan bir ağıt haline getirmeye çalıştılar. Bu sıradanlaştırılacak bir şey değil; bu politik bir cinayet, siyasi bir cinayet. Bir inanç grubunu hedef alarak önceden tasarlamak suretiyle öldürme, yaralama, yerinden, yurdundan etme söz konusu. Mahkemeden çıkan karara göre konum alacağız.”

    “HOLLANDA VATANDAŞLARI CARİNA CUANNA’YA SAHİP ÇIKMALI” 

    Hüseyin Karababa ayrıca katliamda yaşamını yitiren Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys’tan da söz etti. Karababa, “Bu katliamda Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys hayatını kaybetti. Geldiğimiz noktada dava Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gidecektir. Başta Hollanda Kralı Willem-Alexander olmak üzere Hollanda Adalet Bakanı Dilan Yeşilyurt üzerlerine düşeni yaparak vatandaşlarına sahip çıkmalıdırlar” diye konuştu.

    SİVAS KATLİAMI DAVA SÜRECİ

    Sivas’ta, 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Kültür Derneğince organize edilen Pir Sultan Abdal’ı Anma Etkinliği sırasında Madımak Oteli’nde aralarında sanatçıların da bulunduğu 33 kişi yakılarak öldürüldü. Olaydan sonra 124 kişi hakkında ‘laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma’ suçlamasıyla açılan davalar güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya alındı. Ankara 1 No’lu DGM 26 Aralık 1994’te hükmü açıkladı. 26 sanık 20’şer yıl hapse çarptırıldı ancak katliamda Yazar Aziz Nesin’in tahrik ettiği iddiasıyla cezalar 15 yıla indirildi. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten 60 sanık 3’er yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yakalanamayan eski Sivas Belediyesi Meclis Üyesi Cafer Erçakmak’ın dosyası ayrıldı, 37 kişi için beraat kararı verildi.

    33 SANIĞA İDAM CEZASI VERİLMİŞTİ SONRA MÜEBBETE ÇEVRİLDİ

    Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise katliamın, ‘Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu’ belirterek DGM’nin kararını esastan bozdu. DGM’nin bozma kararına uyarak yeniden başlattığı yargılama sonucunda 33 sanık idam cezasına mahkum edilirken, 4 sanık 20’şer yıl, bir sanık 15 yıl, 27 sanık 7 yıl 6’şar ay, 2 sanık 5’er yıl ağır, bir sanık ise 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, ilk yargılamada 3’er yıl hapse mahkum edilen 11 sanık hakkındaki kararında direndi, 14 sanığın beraatini kararlaştırdı. 6 sanık hakkındaki dava dosyası ayrıldı, hükümle birlikte tutuklu 4 sanığı tahliye etti. Bu karar da temyiz edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu kez, 33 sanık hakkındaki idam kararını usul yönünden bozdu. Mahkeme, üçüncü kararını 16 Haziran 2000’de açıkladı. 33 sanığa idam, 4 sanığa 20’şer yıl, bir sanığa 15 yıl, dokuz sanığa 7 yıl 6’şar ay, bir sanığa ise 5 yıl ağır hapis cezası verildi, iki sanığın dosyası ayrıldı.

    Yargıtay, 20 yıl ağır hapis cezası alan sanıklardan Durmuş Tufan ile idama mahkum edilen Mevlüt Atalay ve Ali Kurt hakkındaki hükümleri, Pişmanlık Yasası’ndan yararlanma talepleri konusunda karar verilmemesi nedeniyle bozdu. Ankara 1 No’lu DGM, 4 Nisan 2002’de, sanıkların Pişmanlık Yasası’ndan yararlanma koşullarının oluşmadığına karar vererek, Kurt ve Atalay’ı idam, Tufan’ı da 20 yıl ağır hapis cezasına mahkum etti. İdam cezasının kaldırılmasının ardından idam cezaları müebbet hapse çevrildi.

    2012’DE ZAMANAŞIMI KARARI VERİLDİ

    Davanın yakalanamayan sanıklarıyla ilgili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Mart 2012’deki duruşmada, zamanaşımı kararı verildi. Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ hakkındaki dava ölmeleri nedeniyle ortadan kalkarken, 5 sanık hakkındaki dava zamanaşımı nedeniyle düşürüldü. Müdahil avukatlarının itirazı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Temmuz 2014’te zamanaşımı kararını onadı.

    Sivas Katliamı ana davasında, Ankara 1 Nolu DGM’de tutuklu yargılanarak hapis cezası alan, Yargıtayın bozma kararı sonrası firari oldukları anlaşılan sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş’ın ise yargılanmalarına Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Mahkeme, 14 Eylül 2023’te, bu sanıklar hakkındaki davayı da zamanaşımından düşürdü.

    Binlerce dinci/faşist kalabalık tarafından askerin, polisin, valinin gözü önünde yakılan Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden Alevilerin yakınlarının bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde. AYM, başvuruyu 15 Şubat’ta görüşecek.

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    Madımak Katliamı, 15 Şubat’ta AYM gündemine geliyor
    Sarıhan: Madımak Katliamı Davası ile ilgili AYM’den adil bir karar çıkmasını istiyoruz
    AYM, Madımak Katliamı başvurusunu görüşecek; ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’ -VİDEO
    Hüsniye Çelik: AYM’de görüşülecek Madımak Katliamı davasına sahip çıkalım-VİDEO
    Hasan Gülüm: İktidarı mahkeme kararlarını uygulamaya zorlamamız gerekiyor-VİDEO

     

  • Sivas Katliam Davası’nda verilen zaman aşımından düşme kararının gerekçesi açıklandı

    Sivas Katliam Davası’nda verilen zaman aşımından düşme kararının gerekçesi açıklandı

    PİRHA-Sivas Katliamı’na ilişkin firari 3 sanığın yargılandığı son davada Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Eylül 2023 tarihinde, davanın düşmesine karar vermişti. Mahkeme kararın gerekçesini açıkladı.

    Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993’te 33 aydının yakılarak öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti davanın düşmesine karar verdi. Savcı, 30 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresinin 2 Temmuz’da dolduğunu söyleyerek üç firari sanık hakkında zaman aşımı uygulanarak davanın düşmesini talep etmişti. Sivas Katliamı Davası, 30 yıl sonra zaman aşımı nedeniyle düşmüştü.

    Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, sanıkların yargılanmalarının başladığı tarihte üzerlerine atılı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” suçunun, 5237 sayılı TCK’de “anayasayı ihlal” suçuna karşılık geldiği belirtildi.

    765 sayılı TCK’de sanıklara atılı suç için belirlenen 30 yıllık zaman aşımı süresinin 2 Temmuz 2023 itibarıyla dolduğu ifade edildi. Ayrıca, haklarında kaçak kararı verilen sanıklar için yeni TCK’ye göre uzamış zaman aşımı süresinin 45 yıl olduğu, ancak sanıklar lehine olan kanun uygulaması gerektiği, bu nedenle sürenin 30 yıl olduğu ve bu gerekçeyle davanın düşürüldüğü kaydedildi.

    Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’de “insanlığa karşı suç” tanımının ve yaptırımının bulunmadığı, bu nedenle hukukun temel ilkeleri gereği sanıkların bu suçtan dolayı cezalandırılamayacağı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canı anma programı belli oldu

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canı anma programı belli oldu

    PİRHA – 8 Alevi kurumunun, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canı anma programı belli oldu. 2 Temmuz Perşembe günü saat 12.00’de Madımak Oteli önünde anma yapılacak. Anmaya çağrıda bulunan PSAKD Başkanı Kaplan, Sivas anmasına duyarlı olan herkesi davet ederek, pandemi kurallarına uyarak gelmeleri uyarısında bulundu. 

    2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler için Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Demokratik Alevi Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği anma programını açıkladı.

    Alevi Kurumlarının, Sivas Katliamı’nın 27. yılında ‘Sivas için adalet, herkes için adalet’ sloganıyla yapacağı anma 2 Temmuz Perşembe günü yapılacak. Saat 10.00’da PSAKD Sivas Şubesi ve HBVAKV Şubesi önünde toplanılacak ve Madımak Otel’ne yürüyüş yapılacak. Saat 12.00’de ise Madımak Oteli’nin önünde anma yapılacak. Alevi kurumları bir kez daha Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması için çağrıda bulunacak.

    “SİVAS İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET”

    Sivas anma programına ilişkin bilgi veren PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, anma programının ”Sivas için adalet, herkes için adalet’ sloganıyla yapılacağını söyledi.

    Sivas Katliamı’nın sorumlularından hükümlü Ahmet Turan Kılıç’ın serbest bırakıldığını hatırlatan Kaplan, “Bununla ilgili ilk davayı açtık. Hem Sivas’daki ‘Hoşgeldin Ahmet dede’ diyen yerel gazete hakkında hem de Cumhurbaşkanının serbest bıraktığı karar hakkında dava açtık” dedi. Kaplan, Sivas katillerinin terör listelerinde olmayışı ve Ahmet Turan Kılıç’ın serbest bırakılması, devletin mahkemelerde lakayt davranmasının da anmada dile getirileceğini söyledi.

    Anmaya katılımın pandemi süreci nedeniyle alınan önlemler kapsamında gerçekleşeceğini, katılan herkesin de buna dikkat etmesi gerektiğini belirten Kaplan, Sivas anmasına duyarlı olan herkesi davet etti. Kaplan, gelen herkesin pandemi kurallarına uyması çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Sivas’ta katledilen canlar 30 Haziran’da Malatya’da anılacak

    Sivas’ta katledilen canlar 30 Haziran’da Malatya’da anılacak

    PİRHA-26 yıl önce Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler canlar için Malatya’da 30 Haziran Pazar günü PSAKD öncülüğünde anma etkinliği yapılacak. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya ve Ören Şubeleri öncülüğünde 26’ncı yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nde katledilen canlar, 30 Haziran Pazar günü saat 16:00’da anılacaklar.

    Anma için Paşaköşkü PTT önünde toplanılıp, Emeksiz üst kavşağına yürünecek ve burada bir basın açıklaması gerçekleştirilecek.

    PSAKD Malatya ve Ören Şube yaptığı yazılı açıklama ile anmaya katılım çağrısı yaptı.

    Çağrıda şu ifadelere yer verildi:

    ”Üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen failleri ortaya çıkarılarak hak ettikleri cezaya çarptırılmamışlardır aksine milletvekili, müsteşar gibi makamlarla ödüllendirilmişlerdir. Sivas Katliamı gerçek failleri yakalanıp hak ettikleri cezaya çarptırılıncaya kadar, Madımak Oteli Utanç Müzesi olana kadar mücadelemiz büyüyerek devam edecek. 26’nci yılında katledilen canlarımızı anmak için yürüyüş ve basın açıklaması yapılacak. Tüm duyarlı Malatya halkını dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.”

    PİRHA/MALATYA 

  • Menemen PSAKD’de Sivas anması: O günkü karanlık zihniyet bugün KHK zulmüyle sürüyor-VİDEO

    Menemen PSAKD’de Sivas anması: O günkü karanlık zihniyet bugün KHK zulmüyle sürüyor-VİDEO

    PİRHA – 1993 yılında Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden 33 can İzmir PSAKD Menemen Şubesi’nde anıldı. Yapılan basın açıklamasında “O günkü karanlık zihniyet bugün KHK zulmü ile devam ediyor” denildi. 

    Haberin Videosu

    İzmir PSAKD Menemen Şubesi’nde Sivas Şehitleri anması gerçekleştirildi. Saygı duruşuyla başlayan anmaya çok sayıda kişi katıldı. Yapılan basın basın açıklamasında insanlık tarihinin en karanlık katliamlarından biri olduğunu dikkat çekilerek şunlar belirtildi:

    “Madımak Katliamı’nın 24. yılında da aynı aydınlık yüzlerimizle Madımak Oteli önünde olduk. Adımızdan, hak ve adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Bizleri katleden karanlığınıza inat 24. yılında da Madımak Oteli’nin utanç müzesine dönüştürülmesi talebini tüm kararlılığımızla haykıracağız” dedi.

    “O GÜNKÜ KARANLIK BUGÜN DE KHK ZULMÜ İLE YAPILIYOR”

    “Bugün içinde bulunduğumuz karanlık günleri, o gün onları bizden alanların eseridir” denilen açıklamada, “O gün Pirimiz Pir Sultan’ın heykelini yerde sürükleyenler bugün KHK ile OHAL zulümü ile kamu emekçilerini işlerinden atıyorlar. KHK VE OHAL’e karşı direnenleri tutuklayıp ölüme terk ediyorlar. Halkımızı açlığa ve sefalete sürüklüyorlar. O kara günde Madımak Oteli’nde 33 canımızı bizden alanlar bugün de aynı karanlık zihniyet ile sokak ortasında gençlerimizi katlediyor, geçlerimizi hedef alarak bizlerden koparıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Anma törenine sanatçı Gani Pekşen de katıldı. Etkinlik türkülerle son buldu.

     

  • HDK’den Beşiktaş Abbasağa’da Park’ında panel: Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız

    HDK’den Beşiktaş Abbasağa’da Park’ında panel: Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız

    PİRHA – Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Sivas’ta yakılarak katledilen 35 canın 24. yıl anması kapsamında bugün saat 18.00’de Beşiktaş Abbasağa Park’ında “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” şiarı ile panel düzenleyecek.

     

    2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas’a giden aydın ve sanatçılardan 33’ü, kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Bu katliamda 2 de otel çalışanı hayatı kaybetti. Ve toplamda 35 kişi Sivas Madımak Otel’in de katledildi.

    2 Temmuz 1923’te Sivas Madımak Otel’inde 35 canın gericiler tarafından yakılarak katledilmesine ve halen faillerinin yargı önüne çıkarılmamasına ilişkin HDK bugün saat 18.00’de Beşiktaş Abbasağa Parkında panel düzenleyecek.  (HABER MERKEZİ)

  • ABF ve PSAKD’den bir heyet HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etti – VİDEO

    ABF ve PSAKD’den bir heyet HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etti – VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticilerinden oluşan bir heyet, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay’ı ziyaret etti. Ziyarette 2 Temmuz Madımak Katliamı ve katledilen canları anması gündeme geldi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ile Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya’nın da aralarında bulunduğu Alevi heyeti, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay’ı parti genel merkezinde ziyaret etti.

    Heyeti, Kemalbay ile HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtulan karşıladı. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede, 2 Temmuz’da 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli’nde katledilenler için yapılacak olan etkinlikler gündeme geldi.

    Ziyarete ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Kemalbay’ı Sivas’a davet ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

    “Özellikle Türkiye’de 7 Haziran sonrasını kısaca değerlendirdik. Daha sonra kendilerini 2 Temmuz 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli’nde katledilenleri anma etkinliklerine katılması için davet ettik. Bizlere mutlaka MYK adına görevli bir arkadaşın katılacağını milletvekillerine görevlendirme yapacaklarını ifade ettiler. Tabi ki Sivas anmalarına her yıl katılmak önemlidir. Ancak bu yıl daha da önemli ve anlamlıdır. Çünkü demokratik kitle örgütlerini, siyasi parti örgütlerini, şube başkanlarını Sivas’a davet etmemizin nedeni var olan OHAL süreci. Bu süreçte anmada olmak anlamlı ve önemlidir.”

    SİVAS İÇİN ANKARA’DA YÜRÜYÜŞ GERÇEKLEŞTİRİLECEK

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu da 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde katledilenleri anma etkinliklerine katılması için bir davetiye götürdüklerini, kendisinin adalet yürüyüşünde olduğu için bırakıp gelemeyeceğini ilettiğini söyledi.

    Bu arada, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Sivas anması için Ankara’daki Kurtuluş Meydanı’ndan Kolej Meydanı’na saat 17.00’de kısa bir yürüyüş gerçekleştirileceğini de söyledi.

    “Sivas anmaları için 24 yıldır aralıksız Ankara mitingini  gerçekleştiriyoruz” diyen Kaplan, “Saha örgütlenmesinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile birlikte çalışıyoruz. Bu yıl gerçekleştireceğimiz Ankara mitingi Kolej Meydanı’nda yapılacak. Daha önceki yıllarda Toros Sokaktaki yürüyüş alanında yapıyorduk. OHAL vasıtasıyla bu yürüyüş alanını yasakladılar” diye konuştu.

    Kaplan mitinge katılım çağrısı da yaptı:”Mitingimize katılsınlar gücümüze güç katsınlar. Onların orada olması gerçekten bizlerin gücüne güç katıyor. Sahada da daha bir öz güvenle mücadele ediyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA