Etiket: Maduro

  • DEM Parti ve DBP’den açıklama: İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!

    DEM Parti ve DBP’den açıklama: İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!

    PİRHA-İran’da halkların süren protestolarına dair açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanları ve DBP, “İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!” dedi.

    İran’da başlayan eylemler devam ediyor. Ezna’daki eylemlere katılan ve rejim güçleri tarafından kafasından vurulan Reza Moradi Abdrolvand (18) tedavi gördüğü Aligudarz Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Kirmanşah’ta ise 17 yaşındaki Kürt işçi Reza Kanbari, rejim güçlerinin direkt ateş etmesi sonucunda hayatını kaybetti.

    İran’da süren protestolara dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) açıklama yaptı.

    “İRAN HALKLARININ ONURLU VE MEŞRU MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları İran’da derinleşen ekonomik kriz ve artan baskılara karşı sokağa çıkan kadınlar, gençler ve farklı kimliklerden yurttaşlar ağır şiddetle karşılaştığına dikkat çekerek, “İran İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre protestolarda en az 19 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Yaralıların gözaltı merkezlerinde tutulması ve çocukların zorla itirafçılığa maruz bırakılması insanlık dışıdır. Başta Kürt kentleri olmak üzere İran genelinde can kayıplarına yol açan saldırıları kınıyoruz. DEM Parti olarak İran yönetimini, baskı ve şiddetle yönetme ısrarından vazgeçmeye; halkın refah, eşitlik ve adalet taleplerine kulak vererek demokratik çözüm kanallarını derhal açmaya çağırıyoruz. Emperyalist güçler tarafından Orta Doğu’yu, Afrika’yı yeniden dizayn etmek için düğmeye basıldığının farkındayız. Buna karşı koymanın birinci yolu başta İran olmak üzere bölgedeki her ülkenin halkların özgür iradesine saygı duyması; özgürlük alanlarını genişletmesi ve demokratik bir düzenin inşa edilmesidir. #İran’a da çağrımız bu yönlü adımların atılmasıdır. İran halklarının onurlu ve meşru mücadelesinin yanındayız” dedi.

    “DEMOKRATİK ADIMLARI AT!”

    İran’da kadınların, gençlerin, emekçilerin ve yoksulların; farklı kimlik ve inançlardan halkların yıllardır yükselttiği itiraz, yalnızca ekonomik çöküşe karşı bir feryat değil, eşit yurttaşlık, adalet ve özgürlük talebi olduğunu vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, şunları ifade etti:

    “DEM Parti olarak bu talepleri meşru görüyor; halkların iradesini bastırmaya dönük her tür zor politikasını kınıyoruz. İran rejimi, demokratik taleplere şiddetle yanıt vererek krizi çözmüyor; derinleştiriyor. Sokakları, meydanları ve özellikle Kürt kentlerini bir “güvenlik alanı” değil, fiilen savaş alanına çeviren yaklaşımı reddediyoruz. Gözaltılar, işkence iddiaları, yargısız infazlar ve ölümcül müdahaleler derhal durdurulmalıdır. Rejimi, milyonların sesine kulak vermeye; halkların ortak yaşamını güçlendirecek demokratik adımları atmaya, barışçıl çözüm yollarını açmaya çağırıyoruz. İran’da ve Ortadoğu’da tarih defalarca gösterdi: Dış baskılara, ekonomik sefalete ve toplumsal çözülmeye karşı en güçlü savunma, halkların rızasına dayanan demokratik bir düzen kurmaktır. Şiddetle yönetilen hiçbir ülke istikrara kavuşamaz; istikrarın yolu özgürlük, adalet ve eşitliktir.”

    “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK TALEPLERİNE KULAK VERİN”

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Ortadoğu, yüzyılı aşkın süredir ulus-devletçi, molla rejimi ve halkları yok sayan siyasal anlayışların yarattığı derin krizlerle sarsılmaktadır. Bölge halklarının iradesini tanımayan, farklılıkları bastırmayı esas alan bu rejimlerin ayakta kalma çabaları; savaş, yoksulluk, göç ve sürekli olağanüstü hâl koşulları olmuştur. İran İslam Cumhuriyeti de bu tarihsel ve yapısal krizin en sert örneklerinden biri olarak, halkların taleplerini yok sayan teokratik bir yönetim anlayışında ısrar etmektedir.

    Tahran’da başlayıp kısa sürede İran’ın birçok kentine yayılan protestolar, yalnızca kötü ekonomi politikalarına karşı bir tepki değil; uzun yıllardır biriken siyasal, toplumsal ve kültürel baskıların dışavurumudur. Halkın sokaklarda yükselttiği demokratik taleplere rejimin silahla karşılık vermesi; şimdiye kadar onlarca insanın yaşamını yitirmesine, yüzlercesinin yaralanmasına ve tutuklanmasına yol açmıştır. Bu tablo, İran rejiminin halkları muhatap almaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

    İran’daki bu krizin, ülke içi ve ülke dışı dinamiklerle bağlantısı olduğu unutulmamalıdır. Bölgesel ve küresel güçlerin askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleleri, İran rejiminin hali hazırda var olan güvenlikçi politikalarını daha da belirgin hale getirmiştir. İran iktidarının tüm kaynakları savaşa ve güvenliğe yönlendirmesinin bedelini yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik içinde yaşayan halklar ödemiştir ve ödemeye devam etmektedir. Rejim yıllardır, her krizi halkların taleplerini bastırmak ve kendi iktidarını sürdürmek için bir araç olarak kullanmaktadır.

    Bugün yaşanan isyan dalgası, 2022 yılında kadınların öncülüğünde başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” isyanının sürekliliği niteliğindedir. Kadını kamusal yaşamdan silmeyi hedefleyen, bedenine ve kimliğine müdahaleyi meşrulaştıran politikalar; İran’da olduğu kadar Ortadoğu’nun tamamında derin bir toplumsal yarılmaya yol açmaktadır. Kadın özgürlüğünü esas almayan hiçbir siyasal sistemin özgürlük üretemeyeceği gerçeği, bugün İran sokaklarında bir kez daha açıkça görülmektedir. İran rejimi, halkların demokrasi talebini “dış mihraklar” söylemiyle bastırmaya çalışarak klasik ulus-devlet reflekslerine sarılmaktadır. Oysa gerçek açıktır: Kriz, dışarıdan değil; halkları yok sayan, farklılıkları tehdit olarak gören ve şiddeti yönetim biçimi haline getiren sistemin kendisinden kaynaklanmaktadır. Bu tablo ulus-devlet yapıları ve kapitalist modernitenin Ortadoğu’da artık çözüm üretmekten uzak olduğunu; aksine krizleri derinleştirdiğini göstermektedir. Çıkış yolu, baskıyı artırmak, isyanı bastırmak ya da savaş politikalarına sarılmak değildir. Çıkış yolu, demokratik dönüşümden, hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesinden, halkların ve inançların eşit ve özgür birlikteliğinden geçmektedir. Kürt halkı başta olmak üzere İran’ın kadim halkları ve inançları, özgür ve insanca bir yaşam talebinde birleşmektedir.

    Demokrasi temelinde gelişecek toplumsal ve siyasal bir modelin; yalnızca İran için değil, tüm Ortadoğu halkları için umut olduğu artık su götürmez bir gerçektir. Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz; eşitliğin, özgürlüğün ve kadın öncülüğünün esas alındığı bir demokratik dönüşüm, bölgenin kronikleşmiş krizlerine gerçek bir alternatif sunmaktadır.

    Kürt halkının, Ortadoğu’da mücadelesini verdiği ve hayata geçirdiği; eşitlik, özgürlük ve demokrasi temelli yeni yaşam modeli bu coğrafyadaki tüm halkların kurutuluş reçetesi mahiyetindedir. Dolayısıyla çözüm; savaşa, şiddete, eşitsizliğe, gericiliğe ve zulme karşı direnişi ve demokratik değerleri öncelemektir.

    Bizler bu haliyle; İran rejimini derhal şiddet kullanmaktan vazgeçip, halkların ekonomik sorunlarına çözüm üretmeye, demokrasi ve özgürlük taleplerine kulak vermeye ve farklı inanç ve kimlikleri tanımasını gerektiğini vurguluyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Venezuela karanlığa gömüldü

    Venezuela karanlığa gömüldü

    PİRHA – Venezuela’da yaşanan iç çatışma dinmek bilmezken ülke genelinde elektrik kesintisi nedeniyle okullar ve devlet daireleri tatil edildi.

    Venezuela’da üç gündür devam edene elektrik kesintileri nedeniyle hayat durma noktasına geldi. Ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı ülkede eğitime ara verilirken, devlet daireleri de hizmet vermeyi durdurdu.

    Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatı doğrultusunda ilkokuldan üniversiteye kadar ülkedeki tüm eğitim kurumlarının bugün tatil edildiği açıkladı.

    HAYAT DURMA NOKTASINDA

    Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Jorge Rodriguez, fabrika ve alışveriş merkezleri gibi özel iş yerlerinde de çalışma yapılmayacağını açıkladı. Rodriguez, katıldığı bir televizyon programında ülkedeki internet erişimini dahi sekteye uğratan krizi bir an önce aşacaklarını da dile getirdi. Hükümet, kesintilere sebep olarak ülkenin doğusundaki hidroelektrik santrali ve dağıtım merkezi Guri’ye yapılan bir sabotajı işaret etti.

    Muhalefet kanadı, elektrik kesintisi sebebiyle hastanelerde 18 kişinin hayatını kaybettiğini iddia ederken sağlık bakanlığı bu haberleri yalanladı. Elektrik krizi sebebiyle ayrıca akaryakıt istasyonlarının önünde uzun kuyruklar da oluştu.

    ÜLKEDE YAĞMALAR BAŞLADI

    Kriz nedeniyle başkent Caracas’ın Baruta bölgesinde yağmalar baş gösterdi. Büyük bir grubun alışveriş merkezi ve süpermarketlere girerek gıda malzemelerini yağmalandığı açıklandı. Bolivarcı Ulusal Polis (GNB) mensupları 50’den fazla kişiyi gözaltına aldı.

    “MADURO’YA DESTEĞİNİZİ KESİN”

    Krizin yükselmesiyle birlikte kendini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido ise düzenlediği basın toplantısında, askerleri Devlet Başkanı Maduro’ya destek vermeyi kesmeye çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

    Fotoğraf: euronews

  • ABD: Maduro rejimine son verme zamanı

    ABD: Maduro rejimine son verme zamanı

    ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Venezuela’da ”rejim” olarak nitelendirdiği Maduro hükümetine son verme zamanının geldiğini ve bütün seçeneklerin masada olduğunu söyledi.

    Pence, Miami’de yaşayan Venezuelalılarla buluştuğu etkinlikte, Maduro ”rejimine” karşı harekete geçilmesinin vaktinin geldiğini belirtti.

    Washington’ın, Venezuela’da barışçıl bir geçiş ve kendini geçici devlet başkanı ilan eden Meclis Başkanı Juan Guaido’nun iktidara gelmesi için çalıştığını dile getiren Pence, “Maduro rejimine son verme zamanı geldi.” dedi.

    Venezuela’da diyalog zamanı olmadığını ve bütün seçeneklerin masada bulunduğu kaydeden Pence, Trump yönetiminin Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu daha da zayıflatacağını sözlerine ekledi.

    Çoğunluğu muhalefetin elindeki Ulusal Meclisin Başkanı Guaido, muhaliflerin mitinginde kendini geçici devlet başkanı ilan etmiş ve başta ABD olmak üzere Avustralya, Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler tarafından tanınmıştı. Son olarak Avrupa Parlamentosu (AP) da aynı yönde adım atmıştı.

    Rusya, Küba, Çin, Meksika, Türkiye, ve Bolivya ise Venezuela Devlet Başkanı Maduro hükümetine desteklerini yinelemiş, Maduro da gelişmeler üzerine ABD ile diplomatik ve politik ilişkileri kestiğini ancak ticari ilişkinin süreceğini açıklamıştı. HABER MERKEZİ